Kısa süre önce Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğundan bahsetmiştim. yine onlardan kısa bir bilgi sunmak istiyorum.
Kısa adı SAİTEM olan bu topluluk, bu sene Türk Milletini gururlandıracak bir başarıya imza atacak. 1987 yılından günümüze kadar her 2 yılda bir düzenlenen WORLD SOLAR CHALLENGE yarışlarına Türkiye'yi temsilen, SAİTEM SAGUAR NL adlı araçlarıyla katılacaklar.

Saguar NL
Dünyanın en prestijli üniversitelerinin güneş enerjili arabalarının katıldığı bu yarışa Türkiye'den ilk kez bir takım gidiyor.
Peki, World Solar Challenge yarışları nedir. Kısaca tarihine bakarsak: 1983 yılında iki kafadarın oluşturdukları QUIET ACHIEVER isimli araçla, sadece güneş enerjisi kullanarak ortalama 23 KM hız ile 20 gün süren bir yolculuk yapmaları ile temelleri atıldı.
1983 yılından 1987 yılına kadar Hans Tholstrup ve Larry Perkins tarafından düzenlenen yarışlar, 1987 yılında Avusturya Hükümetine devredilerek resmi bir statü kazandı. 1999 yılına kadar 3 yılda bir yapılan yarışlar bu tarihten sonra teknolojinin daha hızla gelişmesi üzerine 2 yılda bir yapılmaya başlandı.
Bu yarışlarda önemli olan iki kriter var. Birincisi dışarıdan yakıt dsteği almamak. Yani sadece güneş enerjisini kullanarak yarışa devam etmek. İkinci kriter ise hızlı olmak. 23 Km ortala hız ile tamamlanan ilk yarışın üzerinden yıllar gecti ve WSC saatte 130 km gibi hızlara ulaştı.
Bu sene saguar nl den 3000 km'lik bir parkuru en kısa sürede tamamlaması istenecek. Normal sartlarda bu yarış 3-4 yarış günü sürmekte. Malumunuz güneş olmadığı için geceleri yarış duruyor ve gündüzleri devam ediyor. Bu da yarışın uzamasına neden olabiliyor. Yarışlar sabah 8.00 ile akşam 17.00 arasında yapılıyor. sabah 8.00'de start alan yarışmacılar akşam 17.00'da bulundukları yerde ekipleriyle kamp yapıyor ve geceyi orada geciriyorlar.
İşte Saitem ekibi saguar NL aracı ile bu yarışta Türkiyeyi temsil edecek. Tabi ki ilk sırayı kazanmalarını arzuluyoruz. Ama bazı şeyler onların önüne taş koymuyor da değil.
Topluluğun tamamı lisans düzeyi öğrencilerden oluşuyor. Tamamen beklentisiz bir özveri içinde geceli gündüzlü çalışan ekibin en büyük sıkıntısı sponsorluk. Ekip her ne kadar en iyi araç için çabalasa da yarışa gidebilmek için bile 100.000 ytl lik bir nakit gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu para için sponsorluk arayan ekip son zamanlarda meydana gelen ekonomik kriz ile epey zor bir duruma düşmüş durumda.
Mekanik ve elektriksel aksamın büyük kısmı Avrupa'dan geldiği için maliyet yüksek ve araçta maksimum verim alınabilmesi için gerekli bir çok malzemeden feragat edilmesi gerekiyor. Bu da bazı aksaklıkların yaşanmasına ve istenen verimliliğe ulaşılamamasına neden oluyor.
Ekip yaklaşık 1 senedir bu sene katılacağı yarış için yoğun bir sponsorluk arayışında. İnşallah en kısa sürede bu çabaları sonuca ulaşır ve Avustralya TÜRK gencinin azmine sahit olur.
« önceki yazı Obama'ya web'de başarı getiren 7 SEO 2.0 metodu |
sonraki yazı » Sağlıklı ve çevre dostu ürün değerlendirmeleri |
Yorumlar
Sponsorların insafına terkedilmiş bir teknoloji ilerlemesi olamaz, olmamıştır. Montaj sanayii ağırlıklı, acente belirlenimli, uluslararası petrol tekelleriyle bağlayıcı anlaşmaları bulunan türkiye sermayesinden böyle bir projeye can-ı gönülden destek bulmak çok ama çok zor iştir. Teknolojik ilerleme ancak bir devlet politikası olursa gerçekleşebilir.
Ayrıca sormak istiyorum, kendisini türkiye'deki tüm üniversitelerin üstünde, farklı bir kategoride gören ve değerlendiren Boğaziçi üniversitesi neden hiç böyle projelerde öne çıkmıyor? boğaziçi üniversitesi'nin temel işlevi amerikan üniversitelerinde yapılacak lisans üstü eğitimlere "hazırlık" mıdır? Hadi boğaziçi, şaşırt bizi...
Tebrikler Sakarya Üniversitesi!
| realidad | |
|
|
(3 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 11:41 |
Ülkemizde yeni teknolojilere yatırım yapmak felsefesi çok az. Biz açık konuşmak gerekirse kopyacıyız. önce başkaları yapar sonra biz para yatırırız.
Bu gençler Avrupada olsa çok daha büyük yatırımlar alabilirlerdi. Ki avrupada bu işe soyunan Üniversiteler tamamen sponsorların katkıları sayesinde başarılı oluyorlar.
Belkide adı sanı duyulmamış ünilerde bile sponsorluk konusunda sıkıntı yaşanmıyor. ama ülkemizde durum farklı ne kadar başarılı olursa olsun sponsorluk bulmak çok zor.
Neymiş efendim sponsor olmam için reklamımın iyi yapılması lazımmış. Peki neden bir kez de bu vatan ve millet için insanlar paralarına kıymazlar. Zaten bu sekilde düşünerek para yatırsalar o sistem kendilerine daha fazla reklam alanı çıkaracak ama bunu görmezden geliyorlar..
| sinnerxx | |
|
|
(1 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 12:04 |
hiç resimde görüldüğü gibi bir araç değil cebit'te gördüm ilk yapılan güneş arabaları gibi ama başlangıc için iyi, çok hantal bir görüntüsü var gereğinden fazla boşluk var güneş panelleri arasında ki boşluk azaltılıp daha fazla panel eklenebilirdi tasarım sorununu aşmaları gerekir
| Frosten | |
|
|
(-1 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 12:35 |
Boğaziçi üniversitesinin de aynı şekilde güneş enerjisiyle çalışan bir arabası var ama ne kadar başarılılar orası muamma. Ama mesela onun yerine Hidrojenle çalışan araba(BUHAR) gayet başarılı. türkiye'de düzenlenen ilk yarışta birinci oldu. Fransa'da ilk kez katıldığımız European Eco-marathon yarışında 1 litre yakıt ile 928 km yol kat etti.
Bir de güneş pilleri gerek arabalarda gerekse de teknelerde sınırlı tutuluyor. İstediğin kadar güneş pili koyamıyorsun sanırım. yani arabanın üstünde yer var diye koyabildiğin kadar güneş pili koymak mümkün değil. Zaten bu tip araçlarda amaç aracı en hafif hale getirmek, enerjiyi maksimum düzeyde hareket enerjisine çevirmek. Çünkü elde edilebilecek maksimum enerji miktarını neredeyse tüm araçlar eşit seviyelerde elde ediyorlar.
| afs | |
|
|
(2 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 13:34 |
Güneş enerjili araçların tasarlanması hem profesyonel bir ekip, hemde sınırsız kaynakla çok başarılı sonuçlar verebilir.
Yazıda belirtildiği üzere ekip tamamen amatör kişilerden meydana gelmiş durumda Aynı zamanda hepside öğrenci. Yani araca ayırdıkları zamandan daha fazlasını derslerine ayırmak durumundalar.
İkinci konu ise maddiyat. Ne kadar ekmek o kadar köfte misali araca ne kadar yatırım yapılırsa sonuç o kadar iyi olur. Araçta kullanılan güneş gözeleri eminimki en iyi kalite değildir. Güneş gözeleri pekte ucuz olmayan ve çok çabuk bozulabilen ürünler. Bu nedenle en iyisini almak mumkun olmuyor. Eldeki para ile en iyisi bu kadar olur bence.
Üst resimde bulunan araç bu sene ilk kez yarışa çıkacak olan NL modeli. WSC için tasarlandı ve AutoShow da sergilenmedi. Dizayn ve yapı olarak gerçekten bir önceki model ile çook farklı. Elbetteki insanları kendine hayran bırakacak bir tasarım olarak çıkarmak için yoğun emek harcandı.
Güneş enerjli araçlarda dış tasarımda pek fazla değişiklik yapmak mümkün değil. Çünkü enerjinin max. olarak alınması için geniş bir tavan olması gerekli. Bu nedenle araçların çoğunluğu geniş ve uzun oluyor. Ve dış yüzeye güneş gözeleri eklendiği için çok hassas ve değişimi zor oluyor.
| sinnerxx | |
|
|
(0 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 14:48 |
kendilerini tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. umarım istedikleri sponsoru da bulabilirler. bu tarz projeleri gerçekten desteklemek lazım, gençlere daha fazla imkanlar sunulmalı.
| Sonrisa | |
|
|
(1 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 18:04 |
Formula G'de ve uluslararası yarıslarda yarışan araçlar zaten öğrenciler tarafından yapılır, baskalarına yaptırılmaz.yani bu Sakarya Üniversitesi'ne özgü birşey değildir.İTÜ, ODTU,Boğaziçi,Uludağ'ın vb. araçları da bu şekilde üretilir. tamamen öğrenci emeği vardır.
WSC'den hiçbir takıma davet gelmez.takımlar araçlarını yaparlar,yarış bedellerini yatırıp gider yarısırlar. ayrıca söz konusu yarısa davet edilme gibi bir durum olması halinde bile bu davet 3 yıldır Türkiye'nin şampiyon ekibi İstanbul Teknik Üniversitesi Güneş Arabası Ekibi'ne gelirdi. bu takım 3 yıldır yarışlara 2 araçla katılıp 2 aracını da dereceye sokmaktadır.2 aracın getirdiği sorunları,her araca gösterilen ilgiyi,kullanılan emeği anlatmama gerek yoktur. yani Türkiye'nin en tecrübeli, en başarılı ekibidir.zaten bu yıl destek mali destek bulabilmesi durumunda WSC'ye katılıp başarılarına yenisini ekleyeceği de açıktır. ayrıntılı bilgi için;
http://itugae.com/
bir de yorumlarda Boğaziçi Üniversitesi'ne yapılan haksızlığa da değinmek isterim. Boğaziçi bu yıl Formula G'ye 2 takımla katıldı ve araçlarından biri 3. oldu. yani Boğaziçi de teknolojiyi takip eden, tabiri caizse Ar-Ge'ci üniversitelerimizden.
Sakarya Üniversitesi öğrencilerini de ayrıca tebrik ediyorum ancak biraz da gerceklerden bahsetmek lazım:)
| es3416 | |
|
|
(4 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 20:59 |
Reklam kokan hareketler bunlar başka birşey değil.
Yukarıda arkadaşın da dediği gibi WSC'ye başvurulur, ekip çağırılmaz.Oradan gelip vay sakarya üniversitesi türkiye'de 3.lük kupasına sahip olmuşlar çağıralım bu çocukları demiş olabilirler mi orasını bilemeyiz tabi ki :) (1.ye bile davetiye gelmedikten sonra )
http://itugae.com/
Sizleri buraya davet ediyoruz.
| FranTic | |
|
|
(4 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 21:28 |
verdiğiniz world solar challange sayfasına girip yarış kurallarını indirdim ve okudum. Ne anasayfada ne de başka bir yerde 2009'da davet edilen takımlar şeklinde bir ifade görmedim, aksine kuralları okuyunca yarışa ekiplerin başvuru yaptığını ve de başvuru ücretini yatırmayanların yarışa dahil edilmediğini gördüm. Saitem wsc'ye davet edildi diyen arkadaşın cahilliğine veriyoruz artık, kendi link verdiği sitedeki kurallardan haberi yok maalesef. gene de sakarya üniversite'ne wsc'de başarılar dilerim
| jayjay715 | |
|
|
(1 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 21:38 |
Eyyyy sakaryalı kardeşlerim,
Şimdi şöyle oluyor ki, biz de isteriz Türkiyeden bir takıma davet gelsin ama ne yazıkki bu işler davetle olmuo. Yarışa katılmak için katılım ücretini ödeyip yarışa katılıyorsun ki, bu tüm dünyadaki tüm üniversitelere açık.
Bununla birlikte neden sürekli bir biz efsaneyiz (Son aracın ismi de böyle new legend) havasındasınız. Ve sürekli talihsiziz biz modundasınız. size baktığımda karşımda küçük emrah görüyorum ne yazıkki. Bu işler talihle olmaz arkadaşlar. Bu işler hesap kitap işidir. Mühendislik işidir. Kim daha iyi mühendis ise o kazanır. Neden sizin lastiğiniz patlıyor. neden sizin enerjiniz yetmiyor oturup bir düşünün. AAAaaaa pardon unutmuşum siz yarış sırasında araçtaki verileri pitten okuyamıyorsunuz. telemetri sisteminiz yokh pardon....
Türkiyede kırılamıycak bir rekora imza atan tek takım İstanbul Teknik Üniversitesi Güneş Arabası Ekibidir. 4 sene üst üste yarışlara katılmış ve 3 sene üst üste 1.lik ve 2.lik almıştır. Toplamda 15 adet kupası vardır. Bunun 2 tanesi de özgün katkı ödülüdür.
Türkiyenin en hızlı güneş arabası bizimki diyorsunuz ama bir hız yarışına değil de bir enerji yarışına katılıyorsunuz. Siz zaten amacınıza yönelik olarak çalışmıyorsunuz bu buradan belli. ya da amacınız ne onu bilmiyorsunuz. Tubitak Formula G yarışını en hızlı değil enerjisini en verimli kullanan kazanır.
Keşke kendinizi oldugunuz gibi gösterseniz. Keşke yanlışlarınızı görebilecek kadar mantıklı olabilseniz. Ancak bu tavırlarınız sakarya üniversitesine yakışmayacak kadar kötü konuma düşürüyor sizi. düşünün ki tüm türkiye güneş arabaları yarışını izliyor olsa ve siz biz efsaneyiz deseniz ne derler size. "HADİ LEN ORDAN"
Sadece biraz daha objektif olmanız gerektiğini düşünüyorum. biraz daha gerçekçi. öyle en hızlı güneş arabasını yaptım deyip de aracın altından aspiratör borusu çıkarmakla olmaz bu işler.
| serino | |
|
|
(3 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 21:47 |
ilk başta güneş araçlarında hız değil süreklilik, enerji hesabı ve enerjinin verilimli kullanılması önemlidir. bu kriterleri sağlarsanız hız size bir avantaj sağlayabilir. sakarya üniversitesi 115 km yaptığını iddia ediyor, doğrudur saygı duyuyorum. fakat bunu iddia eden insanlar zannedersem Formula G 2008 sıralama turlarını izlememişler:) bilindiği gibi sıralama turlarında araçlar tam dolu aküler ve gözelerden gelen enerjinin tamamını kullanmaya çalışarak en hızlı turu atmaya çalışır ve buna bağlı olarak yarış başında ön sıralarda yer almaya çalışır. Yani araçlar en hızlı turlarını sıralama turlarında atmaya çalışırlar. Formula G 2008 de sakarya üniversitesi ekibinin de gözleri önünde, İstanbul Teknik Üniversitesi araçları diğer bütün üniversitelere fark atmıştır. Sakarya Üniversitesi aracı 1 dakika 55 saniye civarında, ODTÜ aracı ise 2 dakika civarında turlarını tamamlamıştır. İTÜ Arıba II aracı ise yaklaşık 1 dakika 45 saniye civarında turlarını atmıştır. Pistte Arıba II den sonra en hızlı araç İTÜ-RA olmuş, fakat transponder hatasından dolayı tekrar piste çıkmış, boş akülerle tur atmışlar ve buna rağmen İTÜ-RA aracı 1. sırayı, Arıba II de 3. sırayı almıştır. Kısacası, dolu akülerle, İTÜ güneş araçları Sakarya Üniversitesi dahil olmak üzere pistte sıralamaya çıkan bütün ekiplere fark atmıştır. Lütfen bazı şeyleri söylerken gerçekleri gözardı etmeyelim.
Ayrıca, wsc den devet almak konusuna hiç girmiyorum bile:) Ama wsc gibi yarışlarda yarışmak kadar "yarıştığın aracın ne kadarını tasarladın ve ürettin?" sorusuna cevap vermek önemlidir. wsc ye uzun zamandır katılan araçların sitelerine bakarsanız (örnek: ) amaçlarının yarışlarda derece elde etmek kadar, kendi tasarımlarının da yarışlarda boy göstermelerini istemektedirder. Sakarya Üniversitesi, bu yarışta elektrik tasarımının ne kadarını dışarından satın alacak ve ne kadarını tasarlamaya çalışcaktır? Bu soruya gelecek cevap bence önemlidir. Tabi ki, bir sanayi tesisi kadar başarılı bir tasarım ve üretim öğrenci düzeyinde mümkün olmayabilir, fakat en azından bu araç için breadboard üzerinde bir devre denemeden, herşeyi yurtdışından satın alarak gitmenin Türkiye'ye ve mühendislik okuyan arkadaşlara Avustralya'yı görmek dışında bir faydası olmayacaktır. Bu yarışların amacı zaten öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri ve güneş enerjisine dikkat çekmektir. Amaç parayla herşeyi satın alıp devreleri araca monte etmek olsa, tahmin edilebilir ki MIT, Stanford gibi milyar dolar bütçeli üniversitelerin yanında bu yarışa katılmak sonunculuğu kabullenmek olurdu.
| recycle | |
|
|
(2 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 21:58 |
Bu arada çok güzel bir laf vardır onu da söyliiimm
Terazi var tartı var her şeyin bir vakti var!... Ekim 2009 daki yarıştan sonra yine konuşuruz ;)
| serino | |
|
|
(0 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 22:06 |
kimin ne kadar inançlı olduğunu bloglara yazdıkları değil, laboratuarlarda yaptıkları çalışmalar gösterir, ki itü gae de wsc'ye katılma konusunda tahmin edemeyeceğiniz kadar inançlıdır, siz hiç merak etmeyin ;)
| jayjay715 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 22:21 |
arkadaslar tuttuğunuz takımı savunacaksınız elbette ama biraz gercekler cercevesinde yapsak olmaz mı? diğer arkadaslarımızın yaptıklarını da göz ardı etmesek? boğaziçi de odtu de itu de katılabilir bu yarısa, basarılı da olurlar. bu odtulumus bu sakaryalımıs diye ayırt etmeden hepsiyle gurur duyarız,tebrik ederiz. türkiyemin her yerinden muhendis fışkırıyor maşallah:) hepsi de kendine güvenen ne yaptığını bilen gençler kimsenin şüphesi olmasın:)
| es3416 | |
|
|
(1 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 22:33 |
vaybee, *sakarya üniversitesine avustralya hükümetinden "nolur gelin bizim yarışmamıza da katılın" diye davetiye gelmiş, kendilerini en içten duygularla tebrik ediyorum, bir Türk olarak göğsüm kabardı açıkçası. *acaba neden kocaeli'ye, itü'ye, boğaziçi'ne, odtü'ye de böyle bir davetiye gönderilmediğini çok merak ediyorum. *sitenizi inceledim, 115km/h yapıyormuş aracınız, hangi koşullarda bu hıza eriştiğinizi açıklar mısınız? Düz yolda mı yoksa yokuş aşağı mı? *yarışmanın sitesine de girip kuralları okudum ve bazı kategoriler olduğunu farkettim. sakarya üniversitesi olarak hangi kategoride 1.liği hedefliyorsunuz? bu kadar iddialı konuştuğunuza göre bu sınıf "silicon-open" olabilir mi? *bir otomobil meraklısı olarak autoshowa gelmiştim ve yukarıda bir arkadaşımız aspiratör borusundan bahsetmiş, ben de görmüştüm ama soramamıştım size. o boru hakkında bilgilendirme yapabilirmisiniz, gerçekten çok merak etmiştim? *inanç meselesine gelince, herşeyden önce Allah'a inancınızı yitirmeyin, gerisi kolay. O'na inanan herşeyi başarır.
| vaybee | |
|
|
(1 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 22:39 |
elektronik aksamdan örnek verbilir misiniz? Örnek: motor sürücü olabilir, mppt olabilir, ölçüm devresi olabilir, smps olabilir, akü şarj ve koruma devresi olabilir. Bunların hangileri hakkında sakarya üniversitesi ekibinin tasarımı, bitirme çalışması veya hesaplaması var? Benim bildiğim kadarıyla motorunuz CSIRO, motor sürücünüz Drivetek, motor sürücünüz Tritium. Telemetri sisteminiz zaten şu anda yok. Hangi devreyi tasarlıyorsunuz veya hangi devrenin yazılımında iyileştirme yapıyorsunuz?
Ayrıca her yarışın sonucu zaten en hızlı olan araç yarışı 1. bitirir. Bu yarışın doğasında var zaten:)
Ayrıca karbon fiber jantların parasızlık yüzünden yapıldığı söylendi bana Sakarya Üniversitesi nin AutoShow fuarındaki makine ekibinden bir arkadaş tarafından. Burda bir çelişki yok mu?
| recycle | |
|
|
(1 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 22:40 |
- sponsorluk için Tübitak ya da karşılıksız AB çevre fonları araştırılabilir.
- her güneş arabası yapan teknoloji üretmiş olmaz. yani dayanıklı ve hafif bir gövde, daha verimli paneller, daha güçlü elektrik motorları, sürtünmeyi azaltan tasarım yapmak dışarıdan sipariş edilen parçalarla olmaz en azından aynı yolu izleyecek rakiplerin ötesine bu kanalla ulaşılamaz (bu sözleri, çalışmaları hakkında ayrıntılı teknik bilgi sahibi olmadığım saitem takımını kastetmeksizin sarfettiğimi bildirmek isterim).
- her üniversitenin bu tip yarışmalara ayrı ayrı bütçeler aktarmak yerine ortak bir takım oluşturmaları finansal olarak daha avantajlı olabilir.
- bu tip yarışmalardan öğrenciler için çok iyidir. bir çalışma nasıl yapılır, fonlar nasıl en verimli şekilde değerlendirilir, takım halinde çalışmak nasıldır, araştırma nasıl yapılır ...vs gibi deneyimler öğrencilerin iş hayatında daha başarılı ve cesaretli olmasını sağlar.
- bu araçlara sponsorluk yapması gereken bir sürü otomobil, yakıt üreticisi vardır. bu en azından onlar için "çevreci" gözükmelerine yardımcı bir halkla ilişkiler uygulaması olabilir. örneğin Toyota, GM gibi şirketler zaten çevreci otomobil geliştiriyorken, böylesi küçük bütçeli reklamlar tüketicilerinin onlar için daha olumlu düşünmelerine ve satışlarının desteklenmesine yardımcı olacaktır.
- bu konuda yerli sanayicilerin üretmiş olduğu teknolojilerin kullanılmasın da fayda vardır. sonuçta yarışma kazanılamayabilinir ama sponsorluk tamamıyla nakti olmasada hizmet sağlama yoluyla elde edilmiş olunur. ayrıca yerli üreticinin konuya ilgisi artar, ürününü pazarlama/tanıtma şansı olur, ürününü geliştirme fırsatı olur. Tübitak'ın üniversite- sanayi desteklerinden faydalanma sağlanabilir örnek vereyim anel grup türkiye'de güneş paneli üretimine girişecekmiş.
| zabun | |
|
|
(2 puan) |
|
| 05 Kasım 2008 22:42 |
Değerli Arkadaşlar ,
Bu başlık altında SAİTEM adına yazılan yazı ve yorumlar kesinlikle gerçeği yansıtmayan , bilgisizce ele alınan yazılardan ibarettir ve SAİTEM'in değer yargılarını işlememektedir.
Başlık altında İTÜ ve Boğaziçi üniversitelerinin projeleri hakkındaki yorumlar hakarete varan ifadeler içermektedir. SAİTEM olarak bu ifadeler bizleri de derinden yaralamıştır.
İTÜ'lü arkadaşların düzelttiği üzere WSC'ye davet gibi bir durum sözkonusu değildir. Ekipler projelerini sunar ve başvurularını yaparlar. WSC komitesinin tasarrufunda olan bir süre zarfında katılacak ekipler açıklanır.
Tekrar SAİTEM adına, bu başlık altında yazılanlardan ötürü özür diliyorum.
Fazlı Fatih Melemez
SAİTEM Başkanı
| nuyageva11 | |
|
|
(2 puan) |
|
| 06 Kasım 2008 00:39 |
Arkadaşlar,
heyecanımız yorumlarımızdan açıkça belli oluyor ancak yorum yazarken bu ekiplerin hepsinin karşılık beklemeden ülkemiz için çalıştığını, yaptıkları çalışmalarda amaçlarının Türkiye'yi iyi bir şekilde temsil etmek olduğunu unutmamalıyız.
Ekiplerin arasındaki ilişkilerin rekabet üzerine değil yardımlaşma üzerine kurulduğunu, asıl rakiplerimizin yurt dışında olduğunu hepimiz göz önünde bulundurarak yorum yazmamız amacımızı daha iyi yansıtır.
Yanlış anlaşılmaların sebebinin kesinlikle iletişim eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Herhangi bir yerde(web sitesi, Fuarlar, TV...) açıklama yaparken, ya da bir yorum yazarken, söylediklerimizin ekiplerin amacını daha iyi yansıtmasına ve yapıcı olmasına dikkat edelim.
Umarım en kısa zamanda ekipler arası iletişim biraz daha güçlenir, bu şekilde yanlış anlaşılmalar olmaz
Yusuf Adıgüzel
İTÜGAE Proje Sorumlusu
| Hades4024 | |
|
|
(3 puan) |
|
| 06 Kasım 2008 11:53 |
o kadar iyi öğrenci olsalardı sakarya üniversitesi yerine odtü,boğaziçi, itü v.s. kazanabilirlerdi. bu da çok da başarılı olmadıklarını gösteriyor. (bkz türkiye öss sınav sonuçlarına)
ayrıca başkasının yaptığı birşeyden neden ben gurur duyayım. o da türk bende türküm demekki o birşey yaparsa ben gururlanayım. bu nasıl bir mantıktır?
ayrıca yapılanlardan gurur duyan arkadaşım yapılamayanlardan eziklik duyman gerektiğinide hatırlatayım.
geçelim boş milliyetçi söylemler bunlar. zaten arkadaşlarda olayın balon olduğunu ortaya güzel bir şekilde koymuşlar. fazla söze gerek yok.
| patateskroket | |
|
|
(-1 puan) |
|
| 06 Kasım 2008 13:20 |
Bir kişinin okulla veya bölümle zekasının kıyaslanması, öss gibi bir sınav sistemi sonun da şu okullarda okuyanlar bu okullarda okuyanlardan daha zekidir diye bir şey çıkarılamaz.
Çok yanlış bir düşünce tarzı ve yanlış bir yorum...
| sinnerxx | |
|
|
(2 puan) |
|
| 06 Kasım 2008 16:49 |
muhtemel akademik başarısı tahmin edilebilir. odtü boğaziçi gibi üniversite mezunlarında akademik başarı yüzdesi anadolu üniversitemsilerinden anlamlı derecede yüksek.
akademik başarıdan kastım, bir buluş olabileceği gibi, kabul görmüş dünya üniversitelerinde kariyer v.s. gibi şeyler.
öss sınavı zekayı ölçmüyor tabiiki, ama disiplinli çalışma becerisi, temel matematik becerisi gibi konularıda hiç ölçmediğini söyleyemeyiz galiba.
| patateskroket | |
|
|
(-2 puan) |
|
| 06 Kasım 2008 20:45 |
ordan burdan alınma malzemeyle hi-tech mi yapılır allah aşkına...
| unlocoturco | |
|
|
(-2 puan) |
|
| 07 Kasım 2008 06:46 |
patateskoroket, olanak ile başarı'yı karıştırıyorsunuz. komik oluyorsunuz.
| realidad | |
|
|
(1 puan) |
|
| 07 Kasım 2008 12:16 |
batıda bulunan özellikle İstanbulda bulunan Üniversitelerin olanakları bugun anadoluya verilse inanılmayacak başarılar çıkabilir. Buna inanıyorum. ama şu bir gercek istanbul da okuyan, sakaryada okuyan, erzincan da okuyan veya diyarbakırda okuyan bir öğrencinin zekasını, bilgisini ve mucitliğini ne okulu, ne cevresi ne akademik kariyeri nede öss sınavı belirleyemez.
İstanbuldaki üniversitelerden mezun olup ta işsiz kalan az insan yok. veya 3-5 kuruşa asgari ücretle çalışmak zorunda kalan. Her mezun akademik kariyer yapmıyor, her mezun yükseklere kamp kurmuyor. Bu anadoluda da gecerli. Sonuçta bölge ve sehirlere göre insanlara değer vermek haksızlık olur. hele ki adil olmayan bir sınav sistemine göre gencleri parcalara bolmek pekde bize yakışır birşey olmasa gerek.
anadolu insanı ve gencine haksızlık etmeyelim...
| sinnerxx | |
|
|
(-1 puan) |
|
| 07 Kasım 2008 12:24 |
haticeye değil neticeye bakmak lazım.
tabiiki başarısız olan gençlerde daha iyi eğitim almış olsalardı daha başarılı olurlardı, daha iyi beslenme imkanları bulsalar daha zeki olurlardı v.s. ama tüm bunlar nedenler.
sonuç ise bazı insanlar daha yüksek başarı gösteriyorlar. bu onlara yapılan yüksek yatırımın bir geri dönüşüdür mutlaka.
burada başarısız olanları savunmak görüldüğü üzere neden-sonuç ilişkisinin gözden kaçırılmasına neden olmakta. sorunun çözümü açısından bu kötü birşey.
daha başarılı olan insanların ise başarısını küçümsemek daha kötü birşey.
| patateskroket | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Kasım 2008 12:59 |
hiç tartışmadan sadace tebrik ediyorum bütün ünilerimizden aynı başarıyı bekliyoruz...
| PSIKO54 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 13 Kasım 2008 15:08 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.


