
dünyada sorun çıkartan ülkelere ya da şahıslara tepkinizi iletin! artık giymediğiniz ya da sevmediğiniz ya da gördükçe sinir olduğunuz ya da ...herneyse, işte bu iç çamaşırlarınızı o insanlara ya da ülkelere gönderiniz ve barışı daim eyleyiniz!
"iç çamaşırı temiz olmalı, hastalık riski taşımamalı ya da bilinçli olarak bir kimyasal içermemeli (bizler terörist değiliz öyle değil mi?)" sitede bize verilen notlardan biriydi bu.
bir iç çamaşırı markası, bjorn borg, bu kampanyanın sahibi.
internet mecrasında sıradışı bir fikrin icrası için buyrunuz
- delizade
- 11 yorum var
- 04 Ocak 2008 17:38
« önceki yazı MS~ Ürünleri Kullanıcı İstatikleri |
sonraki yazı » Adobe AIR İle Yaratılan En İyi 10 Uygulama |
Yorumlar
bu tip salak haberlerden gına geldi artık, soytarılık bu, ya da bir iç çamaşırı firmasının fazla para harcamadan, büyük ses getirecek reklam yapmasının en kestirme yolu!
bu işi görüp de gülümsememek biraz zor öyle değil mi....ama saçma olması yorumunu kenarda tutalım, tabii ki gerçekçi olmayan ve doğrudan hayatımıza olumlu-olumsuz bir etki yapmayacakl bir iş. fakat bu bir tanıtım kampanyası.
ancak, bu fikrin ortaya atılması, sonrasında bunun kabul ettirilmesi, bu süreç sonucunda teknik olarak uygulanması ve bu sistemin çalışmasının sağlanmasını düşündüğümüzde, çok da kestirme bir yol olmadığını söyleyebiliriz.
çok kestirme yol, mesela yakın zamanda pepsi'nin bir mankeni yarı çıplak kullanıp internette öpücük yollaması olabilirdi mesela. işte bu bir kısa yol. bunun yanında da sanırım bu işe "özgün bir iş" dahi diyebiliriz.
böyle fikirler nedense bu gavurlardan çıkıyor. sanırım maddi rahatlığın ve örf adetin bu toplumlarda daha uygun olmasından.
gerizekalı olmalarından kaynaklı.
ayrıca benim giydiğim donun kimsenin örfünü adetini alakadar etmediğini sanıyorum =)
bildiriyi yazanı, onaylayanı hatta tutmuş bir aşağıda; hepsini öpüyorum =)
ben de tutayım da tam olsun. yalnız ngagerz sakın öpmeye kalkma :)
Bu eylem ister reklam amaçlı, ister bilumum başka amaçlı olsun bir şey değişir mi pardon? sonuçta hepiniz sokakta eylem yapan, hakkını aramaya çalışan insanları gördüğünüzde kanal değiştirmiyor musunuz? Ki! ne zaman kendini bir yerlere zincirlemiş veya başka bir eylem türü gördüğünüzde de hemen ilgi alanınıza girip izlemiyor musunuz? böyle yapmıyorum mu, diyorsunuz? o zaman kendi adıma cevap vereyim. ben böyle yapıyorum.
yaşadığımız çağda herşey sanal olmuşken. aşklarımız; modern- postmodern diye ayrılmışken, üstüne nuri bilge kendi filminde oynamışken, internetteki bu eylemin neresi garip geldi. meselenin don olması mı? kırmızı karanfil olsaydı onaylayacak mıydınız? amaç barışa dikkat çekmek değil mi?
barış için demiş, biraz romantik takılın bari. ayrıyeten bildirgeçte okuduğum en ilginç yazıdır. sırf bu yüzden teşekkür ederim, delizade.
afiyet olsun efendim.
ben markanın webdeki tüm işlerine bakmış değilim. bu kadar emek canımı sıkıyor kendimi tembel hissediyorum haliyle! ;)
barış kelimesi ne kadar ayağa düştü böyle...
birilerinin savaşlarda kolları bacakları kopuyor, can veriyor, kör oluyorlar, birileri de bunlarla skrotum geçercesi rant elde etmeye çalışıyor...
adamların slogana bak, seksi olmayan iç çamaşırınız için son bir görev....
analalarının babalarının ölülerini bile satar bu namussuzlar...kaldı ki, üçüncü dünya diye yaftaladıkları coğrafyalarda bir çocuk plastik mermilerle delik deşik olmuş ne gam...
son aksiyon olarak da savaşma seviş yazılı donları piyasaya sürmeyi planlamışlardır herhalde...
yaw, sakin. bu başarılı bir web fikri o kadar. siyasi/ideolojik bir durum değil.
üstelik, dünyada kurgusal savaşlar varken, barış tabii ki alay konusu olacaktır öyle değil mi?
şüphesiz başarılı bulmanız, başarı kıstaslarınıza bağlı sevgili delizade.
ben kimi kelimelerin (barış, din, ahlak, vb.) ticari hale getirilip tüketilmesine taraf değilim...zira öyle hızlı tüketiyoruz ki, içini boşaltıp posalardan ibaret hale getiriyoruz anlamları...misal ölümler, hergün haberlerde dahi bilanço kelimesi ile anılır hale geldi her bir vefat trajedisi...oysa ölenler insanlar...insanlar...
barışın da böyle bir hale gelmesi, zararsız görülen hamlelerle ufak ufak, azar azar anlamının törpülenmesi bence çok acı...bu kampanyaya katılan bir kişi, arkadaşlarına eylemini nasıl tanıtacak sizce? güzel bir iş yapmanın verdiği gururla mı, yoksa hakkatten dalga geçerek mi?
her neyse, söz uzar, bir çin atasözü ile sonlandırayım sözlerimi;
barış en büyük nimettir...
bende tam 1 donu bi hafta giymeye dayanabilirmiyim diye düşünüyordum :) sitede yazılan notu gördüm.Heralde donların %90 amerikaya gidecektir :)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

