Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Dark City - Karanlık Şehir"


Etiketler: 

"BEN 24 YAŞINDAYKEN KENDİMİ TÜRKİYE'NİN BAĞISIZLIĞINA ARMAĞAN ETMEKTEN ONUR DUYUYORUM"

Deniz Gezmiş'in kendi sesinde savunmasının son sözleri. Bu insanların mücadelelerini yüzüstü bıraktık. Yok saydık. Tek suçları bu ülkenin tam bağımsızlığını istemekti. Mustafa Kemal'e, cumhuriyete, devrimlere ve bu ülkeye sahip çıkmak zorundayız. Artık korkusuzca heryerde fikir ve düşünce özgürlüğü adı altında irtica bayraklarını açanlara karşı durmalıyız. Cumhuriyeti ve anayasayı yok sayarak kendi düşüncelerini benimsetmeye çalışanlara dur demeliyiz. Alkol yasağı ile başlayan ve artık insanları din ve görüşlerine göre ayıran bir anlayışın elinde tutsak olmamalıyız. Bu ülke bu insanlaraın eline bırakılamaz. Korkarak ve çekinerek sığındığımız sırça köşklerimizden çıkmak vaktidir. Ülkenin ve cumhuriyetin geleceğinin teminatı modern Türkiye'nin sahipleri artık sesimizi çıkarmanın zammanı geldi. Uyanın ve tepkinizi ortaya koyun.


  • badoer
  • 21 yorum var
  • 06 Aralık 2005 18:58

sonraki yazı »
İHTİYARLIK

Yorumlar

konunun deniz gezmiş ile ne ilgisi var anlamış değilim. bir kahramana ihtiyacınız varsa kendinizi sorgulamanızı öneririm, ayrıca önünüze engel olarak gördüğünüz her unsuru imha ederseniz, gün gelir sizde imha edilirsiniz.

problem bence bu kokuşmuşluğa karşı çıkmamakta... aynalara tükürmenin bir anlamı yok!

"ve ancak benim ülkemde kovalar çocukları bekçiler, çiçek topluyorlar diye."

maver |  (0 puan) 06 Aralık 2005 19:30

bu kokuşmuşluğa karşı çıkanlarında boyunlarına ip geçirilmekte. ip geçirenler ve geçirtnlerse bu ülkenin en tepesinde oturmakta.

badoer |  (0 puan) 06 Aralık 2005 23:57

sevgili badoer; bir yazı yazmışsın ve herşeyi birbirine karıştırmışsın. deniz gezmiş'le mustafa kemal atatürk'ü sırf birilerine çamur atmak için biraraya getirmişsin. tam bağımsızlık nedir ne değildir bir açıklama getirememişsin.

deniz gezmiş'in her söylediğini hiç sorgulama gereği duymadan beynine işlediğin için amentü bellemişsin. deniz gezmiş hataları yanlışları doğrularıyla bu ülkeden gelmiş ve geçmiştir. bir insanın suçluda olsa asılması doğru değildir. şimdi onun orkadaşları kapitalizm'in fildişi kulelerinde oturuyorlar bauder. (reklam sektörüne bakman yeterli sadece)

hayat değişiyor, fikirlerde değişiyor. hasan cemal "kimse kızmasın kendimi yazdım" isimli kitabında ülkede cunta rejimi kurmak için çalışmalar yapan yön dergisi kadrosunun (doğan avcıoğlu, ilhan selçuk) deniz gezmiş ve arkadaşlarını kışkırttığını yazmadı mı? demek ki birileri belki yanlış belki doğru bir amaç için mücadele etmişler ama belli ki birileri onları iyi kullanmışlar. o yüzden sana tavsiyem fikirleri beyninde sorgulamadan insanlarla paylaşma. ayrıca ülkenin bağımsız olmadığını kim söyledi. elinde bir belge mi var? sen bağımsız hissetmiyorsun diye ülke bağımsız olamaz mı? illa cunta rejimimi yönetmeli bu ülkeyi. o zaman mı tam bağımsız oluruz.

bu ülke bu insanların eline bırakılamaz diyorsun. iyi o zaman kurarsın partini ararsın hakkını. kazanırsan gelir kurtarırsın bizi bu alkolu yasaklayan zihniyetten. ama ortada seçim yok ve bu insanlar halkın oylarıyla gelmişler. memleketi 2007 kasımına kadar idare edecekler. yanlışları varsa halk görür ve bir daha seçmez zaten. (dsp, anap, dyp ve mhp nin hali ortada) üstelik ben sana bir şey söyleyim mi bauder. anket yapılsa halkın belediye tesislerinde alkol yasağından memnun olduğu görülür. istersen anketi sen yap sonucundan bizi haberdar et de bilgilenelim.

eğer halkın görüşlerine ve demokrasiye saygı duymuyorsan. o zaman hiçbir şey konuşmaya gerek yok. kendinizi, Ülkenin ve cumhuriyetin geleceğinin teminatı modern Türkiye'nin sahipleri zannederek ülkeyi enver hoca'nın arnavutluk'una çevirmeyin de

moroccom |  (0 puan) 07 Aralık 2005 10:42

Morrocom, Yazdiklarin arasinda katilabilecegim bir iki gorus var (ornegin parti kurma ,secimler, bir daha secmemek gibi) ama deniz gezmis ve alkol yasaklanmasi dusuncelerin .. ne biliyim ...bana biraz yuzeysel gibi geldi. Soyleki : Deniz gezmis olayini d. avcioglu ile I. selcuk 'un kiskirtmalarina indirgemek oldukca yalnis ve eksik. Bu konuda bir suru kitap/kaynak var. Dunyada yasanan 68 olaylari var; Bu ozgurluk haraketlerin Turkiye'ye nasil yansidiklari var. Batili ulkelerin goreli demokratikligi ve o eylemlere katilanlari turkiye'deki gibi cezalandirmamalari var.

Ayrica bagimsizlik ile cunta ayni kefede hic ama hic olmamistir/olmayacaktirda. Dolayisi ile sen D.Avcioglu'nun 69 larda 'devrimci junta' fikirleri dolayisi ile junta ve bagimsizlik dusuncelerini yani platformda goruyorsun.

Yazdiklarin arasinda asil katilmadigim ise icki satisi ile ilgili olay. Demokratik ortam yuz kisilik bir toplulukta 99 kisinin katildigi ama 1 kisinin katilmadigi ve o bir kisininde en az 99 kisi kadar hakki oldugu ve 99 kisininde o bir kisinin haklarina saygi duydugu bir ortamdir. 99 kisi belediye tesislerinde icki satisini istemiyor olsa da sirf o 1 kisi icin o icki satilmali ve o 99 kiside buna hos goru gostermeli. En azindan, devletin gorevi o 1 kisininde hakkini korumak olmali. Demokratik yasam ve demokratik anlayista bir devlet boyle olmali.

Yalnislik cogunlugun fikrinin demokrasi oldugu zannetmekte.

ap |  (0 puan) 07 Aralık 2005 13:03

ap, ben zaten ülkenin neden tam bağımsız olmadığını açıklamasını istedim bauder'in. ben bir iktidara oy vermedim diye o ülkede bağımsızlık kaybolmaz. ayrıca deniz gezmiş tabu değildir ve sorgulanması gerekir. deniz gezmiş'in her dediğini ciddiye almak aymazlıktır. ayrıca deniz gezmiş sadece sol görüşlerinden dolayı yargılanmadı. dosyası iy incelenmeli. bir görüşü hakim kılacağım diye orayı burayı yıkıp; birilerini rehin alamazsınız. tüm dünyayı saran 68 olaylarında hiç kimse abd büyükelçisini kaçırmadı, birilerini sebepsiz yere öldürmedi. işin içinden 68 olaylarıyla bağlantı kurup çıkamazsınız. bu konu derindir; ayrıca geniş bir zamanda tartışılabilir.

alkol konusunda da alkol düşünce özgürlüğü gibi birşey değil ki. her gün alkolun zararlarından bahsedip duruyor yetkililer. insan bir bardak aldığında şuurunu yitirebiliyor. peki özgürlük bunun neresinde?

"yanlışlık cogunlugun fikrinin demokrasi oldugu zannetmekte" demişsin doğru lakin bir yanlışlık daha var: "tıbben zararlı mir madde içmeyi insan hak ve özgürlükleri kapsamında değerlendirmek"

esrar, kokain ve fuhuş isteyen binlerce insan çıkabilir. hollanda uyuşturucu müptelasına günlük ihtiyacını veriyor diye biz de mi öyle yapalım peki. yanlış avrupa'da da olsa yanlıştır.

içki zararlı bir madde olduğu için ben yasaklanması taraftarıyım. hele ki belediye gibi vatandaşa hizmet götürmesi gereken bir yerin sosyal tesisinde, parkında hiç içilmemeli. içmek isteyen gider özel mekanlarda içer. kamuya açık yerlerde içip olay çıkarırsa bunun hesabını kim verecek. bile bile lades olmak değil mi bu. mesela eski hükümet zamanında akaryakıt istasyonlarında içki satışı yasaklandı. çok doğru bir karardı. demokrasi var diye heryerde satamazsınız ki. devlet vatandaşını koruyacak önlemleri almak zorundadır ap.

moroccom |  (0 puan) 07 Aralık 2005 14:58

Sevgili moroccom, Deniz gezmis olayini girmemek en iyisi burada. Deniz gezmis 'sarabi bir eskiyadir','luverden ilk firlayandir','en hizlisi ve ipi ilk gogusleyendir', 'ask olsun sana cocuk'taki cocuktur'-en azindan benim icin-

Icki olayinda ise, kusura bakma ama, bir tesiste bir kadeh sarabi yada bir duble rakiyi yasaklamak - bu cagda- iptidai ve azgelismislik orneginden baska hic bir sey degildir. Bu insanlarin ozgurluklerini kisitlamaktir. Birde hic kimse alkol kotu oldugu icin yasaklandi falan da demesin. Size ne? icen onun zararli oldugunu bilmiyor mu yani? (ickinin zararli olup olmadigi halen tartisma konusu bildigim kadari ile, ornegin asiri kirmizi et yersen de zararli.) Arti devlete ne? Devlet vatandasini koruyor da degil ki bu olay. Ayni dusunce daha sonra ornegin 'kizlarin etek giymesi karsi cinste cesitli seyler uyandirabilir ve bu istenmeyen sonuclar dogurabilir, o yuzden ben sizleri korumak amaci ile kizlarin etek giymelerini kamu binalarinda/tesislerinde yasakliyorum' derse ne yapacaksin? Sayet olay vatandasini korumak olsa sigara satmayi da durdurman da lazim ornegin . Ama olay kesinlikle bazi aktivitelerin 'gunah' olmasi nedeni ile o sekilde karar verilmesi olayi. Ve karar verme mekanizmalarina 'gunah' faktorunu kattiginda ise direkt olarak laikligin temel kurallarini cignemis oluyorsun.

Ve ciddi bir sekilde 'anti demokratik' ve herkesin karsi cikmasi gereken bir olay.

ap |  (0 puan) 07 Aralık 2005 15:42

tamam ap, senin mantığına göre tüm uyuşturucu maddeleri "içen onun zararlı olduğunu bilmiyor mu?" mantığından hareketle serbest bırakalım. kokain ve esrar'dan başlayabiliriz mesela. ayrıca kırmızı et'le alkol'u kıyaslamışsın helal olsun sana. türkiye'de trafik kazalarının en az %20'si alkol yüzünden. hiç kırmızı et yediği için trafik kazasına sebep olan birine rast gelmedim.

devlet gerekli gördüğü yerlerde gerekli kısıtlamaları yapar. mesela şeker pancarı sınırlı sayıda üretilir. herkes kafasına göre ekemez. hakeza haşhaş'ta öyle.

son olarak: herkes deniz gezmiş'i senin gözünle değerlendiremez. 71 muhtırası öncesi olaylara objektif bakarsan herşeyi daha iyi anlarsın.

sen yine sev deniz gezmiş'i ama değerlendirirken lütfen objektif ol.

moroccom |  (0 puan) 07 Aralık 2005 16:50

kirmiz et ile alkol olayini karsilastirmam tamami ile ickinin fazlasinin zarar oldugunu anlatmaya calismakti.

Seker pancari ekimine kisitlama getirmek ile alkol kullanimina kisitlama getirmek? bak Bunu hic dusunememistim..:)

Alkol kullanimini yasaklayan/kisitlayan ulkeleri aklima getiriyorumda. S. Arabistan, Pakistan vs. Bu devletler vatandaslarini ickinin guruhlarindan koruyorlar. Devlet gerekli gormus ve kisitlamalarini getirmis. Himm.. Bak bu olaya da bu sekilde hic bakmamistim.

Birde tabi insanin aklina o devletlerin ne kadar demokratik oldugunu geliyor. :)

ap |  (0 puan) 07 Aralık 2005 17:18

sevgili moraccom nrede yaşadığını bilmiyorum. ama olaylara sadece kendi yaşam alanından baktığını düşünüyorum. hem demokrasinin erdemlerinden bahsedip hemde bunu yalnızca bazışeyler için kabul etmek ne kadar doğru bilmiyorum. demokrasi insanların ihtiyacı olduğu zaman kullandıkları bir şey değildir. herkes için her yerde her zaman olmalıdır. deniz gezmiş ile Mustafa Kemal Atatürk'ü birilerine çamur atmak için kullanduğımı yazmışsın. Kimseye çamur atmak niyetinde değilim. Ayrıca Mustafa Kaemal Atatürk hiç bir şekilde bir şeylere çamur atmak için kullanılamaz. Deniz gezmiş'in mahkeme kayıtları diyorsun. bu kayıtların ne kadar doğru olduğunu yada suçlamaların ne kadarının gerçek olduğunu biliyor musun? bu konuda fazla konuşmak istemiyorum. şunuda eklemeliyim ben sadece bugünki iktidarı kastederek yazmadım. önceki iktidarlarında ne durumda oldukları görüldü. solcu geçinen bir parti bir tarikat liderinden yardım alıyor ve bir yerlere geliyorsa bunda sorun var demektir. sadece iktidar hırsı ile tüm değerlerden vazgeçiyor demektir. kaldı ki iktidar uğruna birçok ülkelerin desteği alınıyor. global dünya adı altında bir takım güçlerin hegamonyası sağlanmaya çalışılıyor. birilerinin bu doğru bu yanlış diye benim adıma karar vermeleri ne derece doğrudur. ben alkol kullanmıyorum. alkol yasağındaki durum sadece halka açık yerlerdeki yasaklama değil. birçok yerde satışları yasaklandı. eğer alkol zararı için yasaklanıyorsa en başta sigaranın yasaklanması gerekir. içki içilen bir ortamda yan masadakiler bunun zararını görmez etkilenmez sadece içenedir zararı. ama sigara içilen ortamdaki herkesi zehirliyor. rahatsız ediyor. ama sigara konusunda bir kısıtlama getirilemiyor. çünkü o günah değil ve birçok kişi kullanıyor. sende birşeyleri yargılarken lütfen objektif ol. neden bazı şeyler yasaklanmalı diğerlerine dokunulmamalı. kural ve yasaklardan bahsetmişken bu ülkenin anayasasında ve kanunlarındaki hangi yasaklara tam uyulup diğerleri gözardı edilmiş lütfen bir zahmet bakıver. kırmızı etten bahsetmişken biliyorsunki fazla kırmızı et tüketmenin kalp damar rahtsızlıkları ve gut hastalığına neden olduğunu biliyorsundur. buda insan için zararlı bir durum bunuda yasaklamak gerekir. herşeyin fazlası zarardır. bu mantıkla birçok şey yasaklanabilir.

tam bağımsızlık önce bireylerinin hür ve demokratik bir biçimde yaşama haklarının bulunduğu, sonra da birileri tarafından güdülmeyen bir siyaset izlenebildiği bir ülkedir.

badoer |  (0 puan) 07 Aralık 2005 18:25

soyle birsey desem. fabrikalari sehir disina cikartmaya calisiyor. kose basi heryerde bulunan ve gunun 5 vakti ezan okunan bu ibadet yerlerini yine sehir disinda tek merkezde toplayalim. boylelikle, gundelik ses kirliliginin bir kismini yoketmis oluruz.

veya her ilde sadece 1 cami olsun. diger camiler fen bilimleri ve arastirma enstituleri olarak revize edilsin.

kamu kuruluslarinin icerisindeki mescitler kaldirilsin. kaldirilmayacaksa diger semavi dinlere dahil olanlara da ibadet etmeleri icin ibadet yerleri yapilsin.

ilkogretim ve lisede yeralan islami egitim dersleri kaldirilsin yerlerine matematik veya fen bilimleri dersleri yerlestirilsin.

asli gorevi halka hizmet olan belediyelerde(ki her kamu kurulusunun gorevi halka hizmettir) icki ile birlikte, bunyeye zarar veren asitli iceceklerde kaldirilsin.

polisin isini guclestiren basortusu, burka, a.k.a. tum ortunme cesitlerinin kullanimi ve satisi kanunlar ile acik sekilde yasak edilsin, polise yardim edilmis olunsun.

ne bomba olur degil mi?

"icki" denildigi zaman, sarhoslar hemen akla geliyor ne hikmetse... "ortunme" denildigindeyse dini duygular.

"din" denildigi zaman "essedu" "dinsizlik" denildigi zaman ise anti-islam.

"cami" denildigi zaman allah'in evi, "bar" denildiginde fuhus yuvalari.

hep beraber, sordum sari cicegeee...

enemy |  (0 puan) 08 Aralık 2005 00:28

ap'a: senin mantığına göre devlet tüm okullarda içki satışını serbest bırakabilir. öğrenciye yasak olur yine ama öğretmenler rahatlıkla alıp içebilir. nasıl olsa azından birşey olmuyormuş. ayrıca üniversite kantinlerinde de içki satışı serbest bırakılmalı öyle değil mi? ayrıca ben içki yasaklansın demiyorum. devlet gerekli gördüğü yerlerde içki kullanımını yasaklayabilir diyorum.

badoer'e: ben olaylara kendi bakış açımdan bakmıyorum. sadece objektifim. sende biraz objektif olursan sorun kalmaz. en azından tutarsızlığın gider. ayrıca ben yazında, hem atatürk hem de deniz gezmiş'in hiçbir ortak noktasının olmadığı halde nasıl biraraya geldiklerini eleştirmiştim. atatürk ve deniz gezmiş farklı dünyaların insanlarıdır. atatürk bu ülkenin hiçbir ülkeye bağımlılığı kalmasın diye (senin tabirinle tam bağımsızlık için)uğraşırken; deniz gezmiş ülkeyi amerikan cenderesinden kurtarıp sovyet limanlarına sürüklemek istiyordu. atatürk sovyet rejiminden hazzetse zaten cumhuriyet'in ilk kurulduğu yıllar bunu yapardı üstelik lenin'in tüm yardım tekliflerine karşın.

son olarak deniz gezmiş'in yaptığı eylemler ve işlediği suçlar için mahkeme kayıtlarından önce gazetelere bakmakta fayda var. araba yakmak, birilerini rehin almak ilk önce vicdanlarda temizlenmeli. yine de asılması yanlıştır. onun yol arkadaşları şimdi en kapitalist kulelerde abd yardakçılığı yapmaya devam ediyorlar. ileride nasıl bir yaşam süreceği kendisine bırakılmalıydı.

burada dini konulardan bahsedilmediği halde kendi karın ağrısını ortaya döküpte dini mevzuları ağzına sakız edenlere ise diyecek birşeyim yok.

moroccom |  (0 puan) 08 Aralık 2005 13:45

Universitelerde icki satisi .. En son durum nedir bilemiyorum ama benim fikrim 'serbest olmali' seklinde. Gunun belirli saatlerinden sonra ogrencilerede serbest olmali. Yurt disindaki universitelerde alkol serbesttir. 18 yasinin uzerindeki bir genc, icki icip icmeme konusundaki karari kendisi verebilir. Bu konuda devletin onerisine, yasaklarina hic gerek yok. Isteyen gider , istemeyen/olayi gunah olarak gorenler gitmez. Bu Bu kadar basit. Devlet in tutumu? bu tur bir olayda -kendisini demokratik olarak niteleyen hic bir-devlet mudahele etmemeli.

ap |  (0 puan) 08 Aralık 2005 15:53

hasan cemal'in yazısından dünyada alkolizm sorunuyla mücadele için yapılanları anlatan küçük bir alıntı yapıyorum ap:

"Stockholm'de, sanıyorum, 1984 yılıydı. Kanal kıyısındaki görkemli Grand Hotel'in barında öğle saatinden önce alkollü içki servisinin yasak olduğunu, İsveç'te ayrıca çok pahalı olan alkollü içkinin ancak belirli yerlerde satıldığını öğrenmiştim. Amerika'da da farklı değildir. Bazı yerlerde 21 yaşın altındaki gençlerin barlarda içki içmeleri yasaktır. Alkollü içkinin satışında bazı sınırlamalar söz konusudur vs... Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesinde de alkolizm ile mücadele kapsamında alkollü içki konusunda yasaklayıcı, caydırıcı bir takım düzenlemeler vardır. Okulların, kutsal yerlerin, camilerin, kiliselerin hemen dibinde alkol alınan mekânları engelleyici mevzuata rastlanır. Anlıyorum bütün bunları. Caydırıcı olmayı önemsiyorum. Çocukların, gençlerin gözünde alkolü -elbette sigarayı da- sakıncalı kılmanın sağlıkla, ahlakla ilgili boyutu da göz ardı edilemez."

moroccom |  (0 puan) 08 Aralık 2005 17:17

moroccom'a sonuna kadar katılıyorum.

eklemek istediklerim var sadece;

olayın temelinde "din" kokusu alınsada aslolan bu hareketin doğru olduğudur.yanlış olan hükümetin siyasi ve dini yaklaşımlarının şüphe uyandırıcı olmasıdır. bu hareketi chp ya da dsp yapsa idi aynı tepkiler eminimki olmazdı.

devlete, halka ait yerlerde içki satılmamalıdır. ben alkol kullanmama rağmen böyle bir kararın sonun kadar arkasındayım. alkol kullanılacak yerler bellidir. insanlar bilerek giderler. ancak belediyeye ait, halka,aileye açık yerlerde alkol satılmamalıdır.

biz amerika ya da bir başka avrupa ülkesi değiliz. "demokratikleşme" söylemlerinden önce ülkenin gerçekleri ile yüzleşmek gerekir. "amerikan üniversitelerinde alkol satılıyormuş, bizde de pekala satılabilir!" anlayışı ile ülke gerçeklerinden kopuk bir yorumda bulunmak konuyu gitmemesi gereken taraflara çeker.

önce sokağa çıkalım ve insanımıza bakalım. hangi yorumdaydı bilmiyorum ama %99'luk oran yadsınamaz. gerçekten bir anket yapılsa bundan çok da farklı bir sonuç ortaya çıkmaz.

esatergun |  (0 puan) 09 Aralık 2005 01:12

Bugün ki gazete ve tv haberleri olayın nerelere kadar vardığını gösteriyor. fazla söze gerek yok.

badoer |  (0 puan) 09 Aralık 2005 01:21

esaterguna katılıyorum hatta gecenin bu saatinde nasıl toparlayıp yazıcam derken, onun toparladığını görünce çok da sevindm doğrusu. bazı özgürlük(!)ler için büyük bi eksiğimiz var. otokontrol. var bizim insanımız da bu diyen var ise, sözüm biter. kendi adıma deniz kenarında bira içme keyfinden mahrum olucam belki ama olsun. evime dönerken 3-4 sarhoşun tacizine uğramamak daha cazip geliyor açıkçası. deniz gezmiş'e gelince, akp, atatürk, alkol, deniz gezmiş falan hepsi bir arada konuşulmaz derim ben...

dikkat..!
iki2lem |  (0 puan) 09 Aralık 2005 04:01

bencede bu şekilde bir yerlere gelmemeliydi. ama tartışma buralara geldi. bu şekilde geliştiği için özür dilerim.

badoer |  (0 puan) 09 Aralık 2005 04:13

kime katılsam bilemedim. lakin toplumsal yapıyı içkiden daha fazla zedeleyen unsurlardan başlayıp,ardından da: "buyrun kardeşim içki de bize şöyle şöyle zararlar veriyor; dolayısıyla daha sağlıklı bir yaşam için bunu sınırlamamız gerekiyor" deseler, kabul edilebilir tarafları var aslında içki satışına sınırlama getirilmesinin. kişiselleştirmemek adına detaylandırmayayım en iyisi, zaten politik yönü sosyal yönünden daha ağır basan bi konu bu iktidar dolayısıyla.

We are accidents waiting Waiting to happen.
onerty |  (0 puan) 09 Aralık 2005 05:13

öncelikle neyi tartıştığımıza karar verelim, eğer konu belediye tesislerindeki içki yasağı ise hükümete oy vermemiş ve savunduğu politikaları desteklemeyen biri olarak bu kararı destekliyorum. belediye tesislerinin meyhane gibi kullanıldığını, içki yüzünden kavgaların çıktığını ve aşırı içkinin trafik kazalarına neden olduğunu düşünürseniz bunun son derece faydalı bir karar olduğunu göreceksiniz.

hükümetin bu kararı almasında dini görüşünün mutlaka payı vardır ancak bunu demokratik özgürlüklerin kısıtlanması olarak da anamazsınız. içki içmek özgürlük ise içki içenlerin çevreye zarar vermesini önlemek daha önemlidir. bunun deniz gezmiş veya atatürk ile hiçbir alakası yoktur, bu tamamiyle toplumun refahını koruma amaçlıdır. bir malın tüketilmesini engellemek hem de o mal kamu refahı açısından zararlı ise bunun tüketimini kısmak ya da kısmaya çalışmak doğru bir politikadır. irlanda'da sigara tüketiminin (her yerde, koşulsuz) yasaklanması da buna örnektir, bir malı tüketiyor olmak da özgürlük değildir.

cumhuriyetin ve anayasanın yok sayılmasından bahsetmiş badoer, anayasamızın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti devletinin sosyal bir devlet olduğunu ve bunun değiştirilemeyeceğinin veya değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceğini söyler. çıkarılacak olan yasanın topluma olumlu bir yönde etkisi olduğuna göre bu karar anayasaya karşı değil onun için alınmıştır.

akp'deki mutlaka bazı siyasetçilerin aklında içkinin tamamen yasaklanması ve eğlence mekanlarının kapatılması geçiyordur ancak bunun gerçekleşebilmesi gibi bir durum zaten söz konusu olamaz. iktidar partisi ne kadar muhafazakar olursa olsun, bazı sosyal konularda atamayacağı adımlar var. çıkartılacak olan kararın reina'yı ya da laila'yı kapsaması hem ilhan mansız'ın hem de sergen yalçın'ın futbol hayatını olumsuz yönde etkileyeceği için hükümet böyle bir kararı almaz :) bu iki eğlence mekanı gibi diğer birçok mekanın da yüksek kar yapıyor olması ve bu mekan sahiplerinin (böylesine iyi bir gelirden vazgeçmelerini beklemek de saflık olur) aynı zamanda iş adamı da olmaları bunu sağlayacak olan sebeplerin başında.

gelgelelim işin özgürlük kısmına. moroccom'un son derece haklı olduğu bir nokta var, sadece deniz gezmiş'in görüşleri özgürlüğü oluşturmaz; burada sizin ne düşündüğünüz hepsinden daha önemli. eğer deniz gezmiş'in özgürlükle ilgili bütün düşüncelerini dogma olarak ele alırsınız bu da özgür düşünceyi dışarıda bırakmanıza neden olur. siyasi görüşünüzle kafanızdaki özgürlüğü stalin veya george bush ile tanımlayabilirsiniz, bu onun tamamiyle doğru olduğu anlamına gelmez.

eğer ülkede özgürlüğün hiç edildiğinden bahsedecekseniz işin içine basını sokmanız lazım. eğer hükümet hatalıysa ve inatla bu yanlışa devam ediyorsa burada suçlu olan basındır; korkaklığı yüzünden. elinizde birçok televizyon kanalı, radyo ve gazete varken ve holdinglerle bir sürü dalda hizmet verip kar ederken bunun içinde girdikleri özelleştirmeler ve ihaleler olduğunu da unutmayın.

not : yola çıkmam gerektiğinden yazıyı burada bitiriyorum ancak bu akşam veya yarın sabah devamını getireceğim.

powerslave |  (0 puan) 09 Aralık 2005 09:39

herkes, sarhoşların tacizinden kurtulacağı için ya da içki yasağı konulduğu zaman trafik kazaları azalacağı için bu yasakalamayı kabul ediyor ama bu kolaya kaçış değil midir? zaten kendini bilen İNSAN ne kadar içmesi gerektiğini bilir ve sarhoş olup sağa sola çatmaz veya alkollü araba kullanılmayacağını bilir. insanları bu eğitim seviyesine çıkartmaktansa kolaya kaçıp içkiyi yasaklamak... herkesin karşı çıktığı, içki yasağı değil, bu yasağın arkasında yatan düşüncelerdir. bir yandan insanların özgürlüklerini kısıtlayarak içki yasağını getirirken, bir yandan da insan haklarını öne sürerek türban yasaklarının kaldırılmaya çalışılması... fazla söze gerek yok. bu hükümetin bizi nereye götürmeye çalıştığı açık ve net bir şekilde görülüyor.

Eğer bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir.
omurgurbuz |  (0 puan) 13 Ocak 2006 04:21

deniz gezmiş? bu insan banka soydu, adam kaçırdı, amerikan askeri kaçırdı, adam öldürdü(yani hem TC hem de uluslararası pek çok suç)... şimdi soralım bu devrimcilik, kokuşmuş düzene karşı duruşçuluk mudur, terörizm midir??? evet kesinlikle idam edilmesi yanlıştı bu ancak bugün anlaşılıyor bu tür yasalar yürürlükten kalkıyor. eğer ki bu konuda tartışmak istersen özel mesaj ile tartışmayı öneriyorum burayı meşgul etmenin anlamı yok.

alkol yasağı? doğam gereği yasak kelimesine bir antipatim olduğu için karşıyım.kim yaparsa yapsın, ne amaçla yapılırsa yapılsın farketmez. bu tip yasakları kabullenmek demokrasi bize iki boy büyük monarşi yeter bize demekten farklı değil. alkol yasağı yerine alkol yasası çıkartılmalıydı sanki. alkollü iken işlenen suçların affedilmemesi ya da normal haldekinin 3 katı ceza verilmesi gibi yasalar. bu sayede insanlar içmeden önce iki kere düşünür ve çevresine zarar vermeyecek şekilde içmeye başlar.

qb |  (0 puan) 13 Ocak 2006 05:34

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.