bildirgeç tabii ki bir blogdur.
orijinal haliyle blogun ne olduğunu biliyoruz (weblog). hergün, konusu ne olursa olsun, yazıların, çizilerin, fotoların vs. yayınlandığı, esas olarak tek sayfadan müteşekkil yeni nesil web sitelerine kabaca blog diyoruz.
eee, bildirgeç bu tanıma uymuyor mu? gayet tabii uyuyor. bildirgeç'te hergün birşeyler yayınlanmıyor mu? yayınlanıyor.
blogları çeşitli kategorilere ayırabiliriz. içeriğine göre ayırırsak photoblog, yemekblogu gibi birçok alt dal sayabiliriz.
amaçlarına göre gruplandırırsak, (bu amaçlarına göre ayırmayı ben yapıyorum, başka yerlerde de yapılmış olabilir, haberim yok) iki ana alt dala ayrılır bloglar. birincisi kişisel bloglardır ki bunlar 'yazmak için yazarlar' para kazanma vs. amaçları da olabilir ama bu kişisel bloglarda esas olan kendi başına birşeyler üretmektir. ikincisi ise doğrudan tüketiciye/ziyaretçiye hitap eden ve kimi zaman tek yazarlı da olsa çoğunlukla çok yazarlı bloglardır.
yazar sayısına göre kategorize edersek bloglar tek yazarlı ve çok yazarlı diye ikiye ayrılır. çok yazarlılarına komünite deniyor.
şimdi, bildirgeç'i bu kategoriler altına sokacak olursak; içeriğine göre bildirgeç bir web blogudur. zaten bildirgeç'in sloganı da internet, tasarım... diye başlıyor. amacına göre ise bildirgeç doğrudan ziyaretçiye hitap eden, para kazanma amaçlı 'profesyonel' bir blogdur. son olarak yazar sayısına göre bildirgeç, çok yazarlı bir komünite blogdur.
en nihayetinde bildirgeç bir blogdur.