Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Valiziniz aynı zamanda bilgisayarınız olacak"

ey günlük daha ilk defa yazıyorum sana bunu bilesin. attığım başlığın ciddiyetine bakma aslında bahsedeceklerim ufak bir ayrıntıdan ibaret. ne zamandır kendime söz vermiştim tv izlemeyeceğim diye. sözümde de duruyordum hani. lakin bu akşam şeytan mı dürttü bilinmez evde ses olsun diye açtım televizyonu. kanal d'de gönül yarası filmine rastladım. gerçi daha önce sinemada izlemiştim ama insan psikolojisi olsa gerek tv'de sevdiğin birşeye rastlayınca sanki daha farklı oluyormuş gibi bir de orada izlemek istiyorsun. film gerçekten güzel. keşke gözlerin olsaydı da sen de izleseydin. hayatında tüm defterleri kapattığına inanan idealist bir öğretmenin başına gelenler anlatılır filmde. herneyse. filmin en duygusal sahnelerinden biri geldiğinde (kızının nazım hocaya içindekileri döktüğü sahnedir) birden reklam giriverdi araya! tamam girsin ona lafımız yok ama reklam davut güloğlunun başrolde olduğu laçka bir dizinin reklamı olunca filmin tüm etkisi bi anda siliniverdi, tahmin edersin. herşey mi bu kadar yapay be günlük! hiçkimse kusursuz değildir tamam ama... anladın sen.

not : Royksopp ft Karin Dreijer - What Else Is There (Jacques Lu Cont Thin White Duke Mix). keşke kulakların olsaydı da dinleseydin günlük...

Spacer
Spacer
 | 4 yorum var 
 | 06 Åžubat 2006 22:40 

Yorumlar

kapitalizm... sokakta yürürken, işe giderken, tv izlerken, sevgili ile konuşurken, masum bir çocuğu severken, gülerken ve hatta ağlarken, yazarken kısacası yaşarken tüketmek ve tükettikçe birilerinin cebini doldurmak zorundayız. kapitalizm her yerde!

escape  |  (0 puan) 07 Åžubat 2006 05:50

kapitalizm insanın kötü olan herşeyi ona bağlamasıdır :P

as if existed  |  (0 puan) 07 Åžubat 2006 09:38

ve fakat kötü olan herşey kapitalizmin mahsulüdür. 600 yıla bakarsak cok net görürüz...

ve dahi herşey onun için, onun tarafından, ona ait..

.

murat kgirgin  |  (0 puan) 07 Åžubat 2006 14:30

kötü olan herşey ona bağlanamaz tabi ama benim canımı sıkan ve beni ilk günlük notumu yazmaya iten o filmin o anına o reklamın yaptığı etkiydi. rejideki arkadaşları tahmin edebiliyorum: "heh abi sahne çok iyi, birazdan film bitecek, hazır millet konsantre olmuşken sokalım şu son vtr'yi". bu satırları yazarken şöyle bir etrafıma baktım da mousepad'im apex'den, takvim sun'dan, postit superonline, kalemler oracle ve doxoft, not defteri oracle... ben mi çok beleşçiyim yoksa nedir :) bir ara tuvalet kağıtlarına reklam almayı düşünüyorlardı. noldu o proje acaba?

cenkcenkcenk-bildirgec  |  (0 puan) 07 Åžubat 2006 15:45

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu