Öncelikle bilgisayar toplamanın iyi bir fikir olup olmadığını kararlaştırmamız gerekli. Elbette bilgisayar kurtları için bu soru abes kaçacaktır. Çünkü kendi bilgisayarınızı topladığınızda sadece bilgisayarınızı daha iyi anlamakla kalmıyor, aynı zamanda hangi parçaları seçebileceğinize de karar verebiliyorsunuz. Özellikle de bunun yarattığı duyguyu bir düşünür müsünüz? Birkaç saat uğraşıp parçaları yerleştirdikten sonraki o ilk açma düğmesine basışınız ve hele bir de bilgisayarınız sorunsuzca çalışıyorsa, değmeyin keyfinize.
"Tamam, keyifli; ama gerçekten harcadığım emeğe ve zamana değer mi?" diye soracak olursanız; birkaç yıl önce cevap "Kesinlikle değer" iken, şimdilerde ise durum biraz değişiyor. Hazır bilgisayarlar orta kalite - kalitesiz arası değişken ucuz parçalardan üretilirken performans da berbat olabiliyordu. Artık bu biraz değişiyor gibi görünse de, halen pek çok hazır bilgisayarın kaliteli olduğunu söylemek zor.
Parça Seçimi
Pek çok bilgisayar satıcısı genelde hangi parçaları taktıklarını çok da fazla önemsemezler. işi bitirmek daha önemlidir. Bu tür bilgisayarlardan çok fazla bir şey beklememelisiniz. Ancak kendi bilgisayarınızı toplarsanız markası kaliteli, teknik desteğe ve sürücü desteğine ulaşması kolay parçaları seçmeniz çok daha basit olacaktır.
Fiyat
Çoğu durumda hazır bilgisayarlara yakın bir fiyatla bilgisayar toplanabiliyor. Ancak bu iki bilgisayarın eşit olduğu anlamına gelmez. Topladığınız bilgisayarın parçalarını kendiniz özenle seçtiğiniz için donanımsal olarak hazır bilgisayarlara nazaran daha üstün bir bilgisayarınız olacaktır.
Destek
Garanti
Hazır bilgisayarlar tam garanti ile gelirler. Ancak topladığınız bilgisayarın da tüm parçalarının büyük ihtimalle garantisi olacaktır. Bu nedenle iki durum arasında pek de fark yoktur.
Yazılım
- takip
- 19 yorum var
- 16 Mart 2008 23:51
« önceki yazı Spam için bir çözüm daha .. |
sonraki yazı » Nokianın yeni gözdesi N98 |
Yorumlar
popüler olmaya başladı ne demek?
insanlar "hadi gel dün bana sistem topladık, bugün de sana toplayalım." gibi birşeyler mi söylüyor yoksa?
ama yine de faydalı bir noktaya değinmişsin, teşekkürler...
Tabiki fikir olarak bakıldığında karşıdan iyi görünüyor. ama ram'in takılırken başparmakla işaret parmağının arasına sıkıştırılıp üzerindeki elektriklenmeyi almaktan tut da işlemcinin tırnaklarını oturtmaya kadar bi sürü püf noktası var bu işin :) Herkes kendi işinde en iyi olsa daha iyi olur die düşünüyorum. Ben beyin ameliyatına gireceğim yarın desem tabipler odası ne yapar acaba... bilgisayar teknisyeni falan değilim bu arada yanlış anlaşılmasın... Ama üslup bayaa bir etkileyici olmuş, alıp parçaları bilgisayar toplayacağı geliyor insanın :) ellerine sağlık @takip
eğer gerçekten bilgisayardan çok iyi anlamıyorsanız ya da elinizin altında özellikle ilk kurulumda, başınız sıkıştığında defalarca destek alabileceğiniz, kafasını şişireceğiniz bir arkadaşınız yoksa, bu işe kalkışmayın derim.
ha birde ilk satın alırken hazırlanan toplama listesinde, ben bu işten anlarım diyenlerin bile çok sık yaptığı, bazı parça uyum sorunlarını da unutmamak gerek.
o kadar abartmayın; bilgisayarın ''b'' sinden bihaberken bilgisayar topladım, işletim sistemi kurdum. insan merak edince mükemmel olmasa bile başarır. çoğu servis diye geçinenler bile ; ram frekansı, veriyolu hızı gibi şeylerden bi haber, onlara güveneceğime kendi işimi kendim yaparım daha iyi.
@nussman,
muhtemelen seneler önce yapmışsındır bilgisayar toplamayı...
o zamanlarda yüksek performans ürünleri yoktu sanırım. genellikle performans düşüklüğü donanım uyuşmazlığı yaşatan yüksek performans ürünlerinde görülüyor.
bunun dışında donanım uyuşmazlığı agp sisteme pcie ram almak gibiyse zaten o kullanıcı bilgisayar toplayamaz.
eğer 1950gt gibi bir ekran kartı alıp da 300w psu almışsa o da bilgisayar toplamamalı.
çünkü o ekran kartı min 450w psu gerektiriyor.
böyle böyle bir sürü şey üretebiliriz.
zaten kaaltcizgia'nın da dediği gibi bir sürü püf noktası var bu işin. onları öğrenmeden kalkışılmaması gereken bir iş.
kaalcizgia demiş ki;
ram'in takılırken başparmakla işaret parmağının arasına sıkıştırılıp üzerindeki elektriklenmeyi almaktan
o elektriklenme (esd) ram gibi insanlar tarafından oldukça çok kullanılan entegrelerde engellenir.. pad'lerde, ki bu padler senin içerdeki devrenin dış dünyayla bağlantısıdır, şaseye ters bağlı diyotlar, timer'a bağlı akım ölçerler falan vardır.. daha kim bilir neler var.. dünyada tek işi padlere koruma tasarlamak olan insanlar var.. senin elinden çıkacak dandik bir elektrik o şeyi kavuramaz.. alması gereken sertifikaları, lisansları alamaz zaten o ürün, senin eline de asla gelmez..
gidip de çok az kullanılan, özel üretim bir entegre alırsan, orda dikkat etmen gerekebilir işte.. adam zaten yer sıkıntısından hiç kasmamış, paketin içine korumasız tıkmış olabilir her şeyi..
ram'inizde, 4 tane entegre olur.. bunlar asıl bellek üniteleridir.. kartın geri kalanı da bunları bilgisayarla haberleştirmek için kullanılır.. işte o bellek ünitelerinin, tahmin ediyorum ki, en az %60ı padlerdir..
yani demem o ki; adam o kadar kasıp, daha sonra siz yanlış tuttunuz diye bozulabilen bir ürüne garanti vermez..
ayrıca lego gibi oldu artık bilgisayar toplamak.. elinizdeki parçayı takabileceğiniz bir iki yer var zaten.. ne kadar yanlış yapabilir, ne kadar yanlış soketleri zorlayabilirsiniz ki?
lego gibi olduguna katılıyorum.. ama entegrelere dokunmama konusuna bence de dikkat edilmeli. birde işlemci pin leri ne dikkat. o kadar parayı verdikden sonra bir pin yüzünden yazık olmasın dimi işlemcimize.
'bilgisayar toplamak' demek illa da parçaları kendiniz takacaksınız demek değil. önce bilgisayarınızın konfigürasyonunu oluşturup toplama bilgisayar satan güvenilir firmalara gitmek ve o konfügürasyonu satın almanız yeterli. gerekli montaj işini onlar yapıyor zaten.
bu işin en güzel tarafı, aynı konfigürasyona sahip markalı bir bilgisayara vereceğiniz ücretten % 10 - %20 daha az ödemek. tabii toplama bilgisayarlarda garanti parça üzerinden olduğu için, arıza durumunda parçayı söküp (yada kasayı olduğu gibi) sizin götürmeniz gerekiyor.
Bu konuyla alakalı bir dünya sorunla karşılaşıp tecrübe kazanmış bir insan olarak diyorumki;
Eğer bu mesleği yapmayı planlamıyorsanız hiç bulaşmayın...
toplama bilgisayarlar fiyat olarak daha cazip.destek konusuna gelince.servis ücretini ödedikten sonra her türlü desteği bulursunuz merak etmeyin ;) ha marka ha toplama ne fark ederki.yaşanan çoğu problem kullanıcı hatasına giriyor ve marka da olsa toplama da olsa servis ücreti alıyoruz.donanım ürünleri garanti şartlarına uyuyorsa zaten marka toplama fark etmez garantiye yollanır yapılır gelir..toplama pc daha avantajlı..
Çok zevkli bir uğraş aslında. İlk bilgisayarımı 2000 yılında markalı aldım. 17gb olan harddiskini arkadaşlarım gördüğünde ağzı açık kalmıştı ve "bu kapasite nasıl dolacak?" diye hayıflanmışlardı. Pentium 3 işlemciliydi ve 2007 yılına kadar dayandı. Az dağıtıp toplamadım içini. Tozlarını almak, upgrade etmek, gürültüsünü azaltmak için mouse padlerden küçük parçalar kesip vidalar arasına sıkıştırmak...
Bu bilgisayarı yenilemenin vakti çoktan gelmişti ama imkansızlıklar işte. Neyse ki yaklaşık 7-8 ay önce C2D işlemci, 8600GTS, 2GB ram gibi özelliklere sahip bir pc konfigüre ettim. Evet tamamen kendi bilgilerimle. Parçaların hepsini odamda topladığımda başladım kutularından çıkarmaya ve montaja. Bitirdikten sonra ilk bios ekranını görmek ve bir sorun olmadığını bilmek apayrı bir zevkti...
Sizlerinde belirttiği gibi en kritik işlem, işlemci montajıdır. Fanını kastırırsınız bir türlü oturmaz. İşlemciyi yanlış mı taktım dersiniz. Dener durursunuz. Sonuç itibariyle kendine güvenmeyen bu işlere kalkışmasın...
@normandy demiş ki;
senin elinden çıkacak dandik bir elektrik o şeyi kavuramaz..
şimdi 'el' var 'el' var @normandy niye öyle diyosun :) şaka bi yana söyledim zaten
bilgisayar teknisyeni falan değilim bu arada yanlış anlaşılmasın...diye. Aynı taraftayız yani :)
hehe..
yok oransal konuşuyorum.. senin elin daha büyükse daha büyük impedans da gösterecektir.. sonuçta alete vereceğin akım, eli daha küçük olan bir adamınkınden az olacaktır.. bana böyle geliyor en azından.. elimdeki her entegrede "pinlerine dokunmamalıyım" paranoyası yapamam.. elimden geldiğinde plastik cımbızlar falan kullanıyorum ama 140-pin tqfp paket de "öeh be kardeşim" dedirtiyor insana..
el vakumları var.. karaköy'de bulması biraz zor sanırım, online sipariş falan gerekebilir.. minik bi aparat, sıkıosun, sonra entegrenin üzerine yapıştırıp elini çekiosun, yapışıo yüzeye.. bildiimiz vantuz efekti yani.. hayatınızı önemli ölçüde kolaylaştıracaktır eğer böyle şeylere dikkat eden biriyseniz..
@normandy;
elektronik mühendisliği son sınıf öğrencisi olarak şunu söyleyebilirim ki o dandik elektrik dediğin gerilim sandığının kat kat üzerinde.
çoraplarınızı halıya sürüyerek yürürken anlık olarak ortaya çıkan gerilim 35-40kV, yani 35.000-40.000V arası değişiyor.
@sku
elektronik mezunu olarak diyebilirim ki "koruma var" diyorum "gerilim düşük" demiyorum.. önüne geçme yöntemlerine bakarsan, adamlar epa gibi metodlardan bahsediyorlar.. hani bastığın yer kauçuk olur, vücudunu her zaman toprağa bağlı tutan bir bileklikle dolaşırsın falan filan..
senin vücut direncin ki megaohm'lar seviyesinde, entegrelere seri yük olacak şekilde dizaynlarda modelleniyorlar.. o nedenle o korkunç gerilim farkının büyük çoğunluğu da senin vücudundaki potansiyel farkından süregeliyor..
millet tesla coil'lerle müzik yapıyor, bu şeyleri fazla gözünüzde büyütmeyin..
ekran kartını yakıp, bozuldu diye parçalamıştım monitörü, geçende sata soketlerinden birini kopardım (kaldı bir tane).
deneyerek ve araştırarak kendi bilgisayarınızı toplarsınız ama teknik servisteki yada bir sistem yöneticisindeki bilgi birikimine erişmeniz mümkün değil.
sadece kendi pcnizle uğraşmak sizi geliştirmez. ya da sizi bu işin uzmanı yapmaz.
bu sözde (yüzeysel) eğitim zırvalıklarına da inanmasa insanlar daha güzel olur.
bu arada statik elektrikten ram harap eden var mı aranızda?
önüne geçilmesi için bileklik takıldığını filan biliyorum.

fakat epa olayını anlayamadım ben. anakartın içinde geldiği poşet antistatik, yani onun içi epa.

epa bilgisayarda yok ki.. esd koruması için epa örneği verilmiş diyorum.. senin bilgisayar parçaların, aldığın entegreler falan, öyle bir korumaya tâbi değiller.. çok pahalı olur ve kimse o tür standartlara erişemez diye düşünüyorum..
demem o ki; adamlar esd sorununu çok daha ciddi elektronik aletler ve ortamlarda çözmeye uğraşıyorlar.. çünkü sen $40'lık ram'ini bir şekilde yakmayı başarsan bile, esd probleminin daha ciddi olduğu ortamlar var..
sen şimdi durmadan saçını başını karıştırıp, elini üzerindeki kazağa sürersen, sonra da bir entegrenin bir ayağına dokunacak olursan, anlık (transient) bir akımla aleti kavurabilirsin.. olmaz değil.. ama zaten bu şeyler konusunda bilgiliysen, elektronik aletlere dokunmadan önce, en ilkelinden, elini bir duvara falan sürersin..
elini kasaya falan sür diyorlar:)
benim anlamadığım da bu, yüzlerce kez hiçbir önlem almadan pc parçalarını söktüm taktım ve hiçbirşey olmadı, olanıda görmedim, duymadım.
ram vs. harap eden var mı diye sormam da bu yüzden.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

