subliminal messaging denilen bu olayı anlamak için güzel bir programcık yapmışlar. resim, yazı, resim+yazı şeklinde mesajlar yayınlama modu olan programı download ederek deneyebilirsiniz. aynı sayfada mac/os içinde bir versiyon download edilebilir durumda. mesajların içeriğini değiştirebilir, görünme frekansını ayarlayabilirsiniz.
sayfada ayrıca, reklam sektöründe tüketicileri etkilemek amacıyla daha önce kullanılmış olmasına karşın artık bir çok ülkede yasaklandığı belirtilmiş.
- ufopilotu
- 37 yorum var
- 21 Mart 2007 16:47
« önceki yazı Benzeşme mi ?! |
sonraki yazı » yazılım mühendisleri için en kötü şehirler |
Yorumlar
tam anlayamadım ama arkadaşların bilinçaltını farkında olmadan etkileyiebilicem galiba.
denemek lazım ama malesef veridiğin program resimdeki gibi değl ve kullanılamıyor tam sürüm olmadığı için.
| XPoSeidOnx | |
|
|
(0 puan) |
|
| 21 Mart 2007 19:18 |
resimdeki arayüz mac işletim sistemindeki arayüz. windows versiyonu çalışıyor. iki ayrı download var dikkat edersen ;) windows için olanı şu .
programın amacı, ilk etapta dikkat çekmeyen, çok hızlı geçen, belki farkedemediğimiz ancak beynimizin algılayabildiği sinyallerle alakalı. yazılı olarak nasıl gösterilebilir, onu göstermeye çalışmış. bu sinyal, 5 duyu organımızdan biriyle beyne iletilebiliyor olabilir.
peki neden özellikle görüntü? çünkü görüntü için ayrılmış kaynak, çok fazla. yaklaşık 550 megapixellik bir kamera kuvvetinde olan gözümüz, ki bu açık havada 800 megapixel kuvvetine kadar çıkabiliyor, her an beyninize sinyal gönderiyor. an be an kayıt yapıyorsunuz. yıllar öncesinden görüntüler aklınıza gelebiliyor. beynin bu kapasitesi, reklamcıların iştahını yıllar önce kabartmış.
dünyada herkesin bildiği bir içecek markası bundan yıllar önce tv ekranları başında masumca vakit geçiren insanların bilinçaltlarına, onların farkında olmadan reklam tıkıştırıyordu. insan gözünün frekans aralığının eşik değerine yakın değerlerde yayınlanan bu mesaj bir resim eşliğinde "beni iç beni iç" diye yanıp sönüyordu. bunu izleyen insanlar farkında olmadan o içeceği almak isteyebiliyordu.
daha kolay ve etkili bir örnek olarak fight club filminde bir sahne vardı. taylır dördın sinemada çalışırken, normal filmler arasına erotik, pornografik film parçaları ekliyordu. çok kısa süreli olan bu görüntüler onu izleyen çocukları ağlatıyordu....
bu gibi örnekler, bu konunun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor aslında. hatam varsa bildirin lütfen :)
1. arayüzde istediğiniz mesajı giriyorsunuz,
2. arayüzde yayınlanacak mesajın zamanlamasını ayarlıyorsunuz.
3. arayüzde mesajınız yayınlanıyor.
program arayüzleri
| ufopilotu | |
|
|
(-1 puan) |
|
| 21 Mart 2007 20:52 |
bana saçmalık gibi geliyor. görme organımız tarafından tespit edilemeyen hiçbir şeyin hafızama yazılabileceğine inanmıyorum. olayı yanlış algılamış da olabilirim ama tamamen kelimeler ile dolu bir sayfaya sadece bakmak, ne bana o sayfa hakkında bilgi verir ne de yazılanlardan bir şey anlarım. kaldı ki bu program min 1ms max 50 ms bir yazının ekranda görülmesiyle komut yolladığını düşünüyor. peki bu yazı orada 1 dakika dursa ne değişicek?
1ms durması mı iyidir 50 ms durması mı?
sonuç olarak görmediğim bir yazının ki beynim görmediğim bir şeyi nasıl algılar sorusu akla geliyor? 3. gözüm de yok.
insan gözünün kapastiesinin 500 mü 800 megapixel mi olduğuyla ilgisini anlamadım. yani sen deseydin ki insan gözü 100fps algılar (ki digital dünyaya ait terimlerin organlarımızın işlemlerini tanımlamada kullanılmasına karşıyım) ozaman daha inandırıcı olurdu. beyinimiz hafızaya bir şey almak için gördüklerimizin kalitesine bakmaz. bu 2 megapixel bunu almayım bu 640x480 çözünürlüğe sahip bunu at gitsin gibi muhakemeye de sahip değil.
bu program bana kalırsa, grafik programcılarının "hello world"'ü olmaktan öteye gidemiyor.
| trancemaster | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 04:03 |
her ne kadar inandirici gelmese de subliminal reklamlar yasaklanmistir. Sanirim etkisi olmasaydi boyle bir yasak getirilmezdi.
| arslanoguz | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 05:19 |
Malesef dediğin gibi program kullanılmıyor. Mesajlar var tmm zamanıda ayarladım ama başlat gibi bir şey yok onaylama butonu yani. ve programda mesajın belireceği yere tıkladığımda aşağıdaki başlat çubuğu kayboluyor. kullanamıyorum kısaca
| XPoSeidOnx | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 09:19 |
@trancemaster subliminal messaging sistemi pskilologlar tarafından bazı sinirsel hastalıkların tedavisinde, sigarayı bırakmada vs kullanılır. sana saçma gelmesi önemli değil çünkü bilimsel olarak kullanılan bir yapı. coca cola reklamları subliminal mesajlar yüzünde yasaklanmıştır. nasıl yani diyorsunuzdur. normalde izlediğiniz filmler 23 yada 25 fps hızlarındadır coca cola zamanında bu hızlara bir kare fazla ilave ederek 24 yada 26 fps hızlarında reklamlar yayınladı ve son karede coca colayı insanların alt belleklerinde canlandırmaları için ibareler verildi. yani markete gittiğinizde dolabı açıp kolanızı alırken eliniz ilk önce coca-cola damgalı şişeye uzandı, bunu size yaptıran neydi? cevabı biliyorsunuz. anlık görülen resim, yazı gibi etkenler alt belleği direkt olarak uyarır ancak dediğimiz gibi uyarılan alt bellek olduğu için zaten sizn bunu o anda algılamanız beklenmez. bir soru daha, insanlar neden sinemada patlamış mısır yer? hiç düşündünüz mü? cevabını kolayca bulabilirsiniz diye düşünüyorum.
| ufucuk | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 10:10 |
abi insan beynini kontrol etmek için yapmacağı şeyler yok ve ben şunu diyorumki hala böyle yayınlar devam ediyor yoksa türkiyede bu kadar insan nasıl bu dizilere magazine bağlanırdı.
| martraks | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 10:11 |
@trancemaster niye heyheylendin anlayamadım! hahahah bak baştan yanlış yaklaşman tüm yazını neredeyse heba etmiş. birincisi ben demişim ki;
peki neden özellikle görüntü? çünkü görüntü için ayrılmış kaynak, çok fazla. yaklaşık 550 megapixellik bir kamera kuvvetinde olan gözümüz, ki bu açık havada 800 megapixel kuvvetine kadar çıkabiliyor, her an beyninize sinyal gönderiyor. an be an kayıt yapıyorsunuz.
yani burda diğer kısımları beraberinde okursan insan beyninin bunun gibi bir bilgiyi nasıl bir kapasiteyle işlediğini düşün. bunu anlatmak için yazmışım. bant genişliği kavramını bilmek gerekiyor galiba burda. görüntü olayı çok farklı bir olaydır. taşınması ayrı bir muhteşem saklanması ayrı bir muhteşem olaydır.
peki bu yazı orada 1 dakika dursa ne değişicek?
1ms durması mı iyidir 50 ms durması mı?
gelelim senin bu yorumuna. ne kadar durup durmadığı önemli değil zaten. önemli olan sana çaktırmadan istedikleri şeyi telkin edebilmek! bir insana kırk defa bir şey dersen o olur deyimi bizim kültürümüzdendir. beyin sizin farkedemeyeceğiniz kadar hızlı çalışan bir organdır. sizin anlamanıza gerek kalmadan verileri işler ve size otomatik olarak sunar. hatırlamaya çalıştığınız bir şeyi belki 2 gün sonra durduk yerde hatırlıyor durumda olmanız, beynin o süre dahilinde sizin haberiniz olmadan o veriyi araştırıyor olmasıdır. diyorsun ki, digital dünyaya ait tanımların insanların organlarını tanımlamada kullanılmasına karşısın. iyi ama karşı olup olmaman bunu değiştirmeyebilir. belkide insan gözünün alabileceği veri miktarı sadece pixel hesabına göre çözülüyor. belki de pixel hesabı insan gözünün görüntü kalitesinin ölçümünde kullanılan tekniklerden sadece bir tanesi. fps de bir ölçüm birimi, frekansı belirten bir birim, neden onu kullanıyorsun peki? biraz lafın nereye gittiğini bilelim lütfen. ben şimdi sana sinir hücrelerinde şu kadar miliamperlik elektrik enerjisi var desem ona da kızacakmısın yoksa?
bu tarz konulara neden bu kadar önyargılı yaklaşılıyor anlamam.
@ceyhun aksan, teşekkürler, ben telkin kelimesini getiremedim yazıyı yazarken :)
@ufucuk, evet söylediğin aslında beyne etki eden dış bilginin nasıl kullanldığına bağlı. bilinçli ellerde her türlü müdehale beynin ne gibi bir kapasitesi olduğunu ortaya çıkarıyor.
@martraks bence durum dizilerle sınırlıysa şükretmeliyiz. diziler çok masum kalıyor bence bir yerde.
@XPoSeidOnx başlat çubuğu kayboluyorsa, program çalışıyordur. üstteki 3 numaralı arayüzde bir yazı yanıp sönmesi lazım. ;)
| ufopilotu | |
|
|
(-1 puan) |
|
| 22 Mart 2007 11:32 |
yazdığımı nasıl okudunuz anlamadım, herhangi bir subnimal mesaj da içermiyordu oysaki ben bu programın "intihar et!" mesajı yazdığımda beni intihara süreklemesinni imkansız olacağıyla ilgili bir bakıma. subliminal message, yani bilinçaltına mesaj yollamak elbetteki yapılabiliyor fakat bunun farklı farklı yöntemleri var. günümüz reklamları da bunu gayet iyi yapıyor. ne araya ekstra bir frame koyarak ne de garip sesler yapmak süretiyle beyin yıkayarak. gayet açık ve net yapıyor.
ayrıca bir arkadaşımız olayı türkiye'deki dizilerin neden bu kadar sevildiğine dair bir sonuç çıkardı. şimdi benim karşı çıktığım bu programlama mı yapıldı da benim yazdıklarım yalan, yanlış oldu?
dizilerde de bilinçaltımızı etkileyen ögeler var. duygusal millet olmamız ve sürekli duygusal karar vermemizden dolayı; biz-evet biz bu dizileri bayılarak izliyoruz. şu an vizyondaki dizileri bilmiyorum ama herhangi bir dizi de ağlayan insan, çaresiz insan görünce dizinin bilinçaltından yarattığı etkiyle diğer bölümlerini izliyoruz.
bir de cocacola olayına gelince, sanırım bu olay ben doğmadan önce yaşanmış. benim şu an cocacola'yı seviyor olmamı nasıl açıklayacaksın?
tabi ki reklamlarının etkisi çok büyük, ayrıca cocacola'nın formülü her ne ise pepsi, kristal, colaturka ve daha bilmediğim birçok cola'dan üstün kılıyor, tercih unsuru oluyor.
özetle benim anlatmaya çalıştığım günümüzde bilinçaltımızı [b]kazıyan[/b] çok harika reklamlar var. 19. frame'inde beni iç, beni ye, amerika kötüdür, israil şöyledir, türkiye böyledir gibi mesajların olmadığı.
programı yükledim ve sinirlenmemem gerektiğini bilinçaltıma işledim. sanırım bu yüzden @ufopilotu sinirlenemedim. enteresan. tüm yazdıklarım yalan oldu. şimdi intihara gidiyorum yanlışlıkla onu da yazmışım. :-)
edit: "bu olay ben doğmadan önce yaşanmış" derken reklamın tarafımdan görülmediğini belirttim.
| trancemaster | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 12:23 |
benim şu an cocacola'yı seviyor olmamı nasıl açıklayacaksın?
nasıl bi' sorudur bu yahu?
| ufucuk | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 12:42 |
@trancemaster :) avatarında bir kedi resmi var, kedileri de çok severim. bilinçaltı olarak sana olumlu yaklaştım yani :)
son yazdığını okuyunca coca colayı seviyor olmanı nasıl açıklayacağımı bilmeme rağmen, açıklamak için harcayacağım enerjinin boşa gideceğini düşündüm gerçekten. bazı konuların kapsamı ve ayrımlarını belli bir detay seviyesinin üstünde öğrenmezsen, doğru bildiğin ama yanlış olabilecek sanal doğrular üzerinde yoğunlaşır, kısacası takılır kalırsın. bence biraz tümevarımcı olmanı öneririm.
aman intihar falan etme sakın :) sen bize lazımsın!
| ufopilotu | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 19:01 |
bir de cocacola olayına gelince, sanırım bu olay ben doğmadan önce yaşanmış. benim şu an cocacola'yı seviyor olmamı nasıl açıklayacaksın?
koka kola o kadar kötü mü ki bir açıklamaya ihtiyaç duydun?
Ben gülmekten yarılacağım sanırım.:)
| bildigimiz son sey | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Mart 2007 20:18 |
burda çok güzel bir örnek var! tam dediğim gibi! kesinlikle izlemelisiniz!
@trancemaster, özellikle sen! :) ehehe
| ufopilotu | |
|
|
(0 puan) |
|
| 23 Mart 2007 11:01 |
@ufucuk ve @bildigimiz son sey sizler ayrı tellerdem çalıyorsunuz herhalde.
@ufopilotu ben hala bunların bizm üstümüzde etkisinin olmadığını düşünüyorum.
böyle şeyler çok var al bir tane de benden
http://coka.ytmnd.com/
yani kanıt değildir bu olayın gerçekten etkili olduğuna dair. yani yaptığımız her şeyin farkında olduğumuzu, birileri bilinçaltımıza `subliminal message` yolladı diye yapmadığımızı düşnüşüyorum.
| trancemaster | |
|
|
(0 puan) |
|
| 23 Mart 2007 13:09 |
bu programın bir benzerinin Türkçesi vardı sanırım.
Olayı inkar eden arkadaşlar da bir zahmet araştırıp ondan sonra yazarlarsa daha güzel olur kanımca.
| Optisyen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 23 Mart 2007 20:27 |
şimdi araştırdımda çok ürkütücü birşey şu subliminal
| yohtur | |
|
|
(0 puan) |
|
| 23 Mart 2007 22:51 |
"kaka kola'yı seviyor olmanın bununla açıklanmasına gerek yok. dünya çapında yaygın bir marka, içinde kafein gibi bağımlılık yaptığı açıkça söylenen bir madde ya da maddeler içeriyor. üstelik pek çok insan kolayı seviyor. istediğin açıklama buydu sanırım. yinde de bu ya da buna benzer bir açıklamanın, gizli bir görüntü reklamının olmadığıyla bir alakası yok ki. gerçekten var olup olmadığı konusu, dediğin gibi çok muallak, kafa kurcalayıcı bir şey. ama sorduğun soru yine de olayla o kadar da yakından ilgili değil" demek istedim. şimdi gönül rahatlığıyla gülmeye devam edeceğim müsadenle.
| bildigimiz son sey | |
|
|
(0 puan) |
|
| 23 Mart 2007 23:20 |
verilen örnek bunun üstüneydi o yüzden sordum. yani örnekte neden coalyı tercih ettiğimdi ben de dönüp tekrar sordum hepsi bu.
| trancemaster | |
|
|
(1 puan) |
|
| 23 Mart 2007 23:58 |
@trancemaster , kola şeker ve kafein içeriyor. iki maddede aşırı miktarda bağımlılık yapan maddeler. gizli ve açık reklamlar bunun destekçisi.
gizli ve kısa süreli sinyaller alındığında etkisi daha farklı oluyor.
bu konuyla ilgili olarak, hitlerin küçükken çok sıkı ve ciddi tuvalet eğitimi aldığı için şiddete yöneldiği söyleniyor. bilinç altı, çocuk yaşta alınan eğitimden çok etkileniyormuş ve özellikle tuvalet eğitimi çocuğa çok dikkatli öğretilmesi gereken bir konuymuş. cinsel sapmalar, davranış bozuklukları gibi tüm hayatı kökten etkileyecek sorunlara yolaçabiliyormuş..
eğer durum böyleyse, bizi haberimiz olmadan etkileyen kimbilir kaç değişik bilinçaltı silahı vardır. ;)
ırak savaşında da benzer taktikler kullanılıyor. hem savaş bölgesinde hem de propaganda yolu olarak.
bu buzdağının görünen yüzü bence.
| ufopilotu | |
|
|
(0 puan) |
|
| 24 Mart 2007 00:14 |
Bu konu belki bilmiyorsunuz hafif'te de daha önce işlendi ve bunu 4 ay deneyen deborahhh zaman kaybı olduğunu iddia ediyor.
| tachyon | |
|
|
(0 puan) |
|
| 24 Mart 2007 00:35 |
@tachyon, etki barajı zaten kesin olarak belirlenemeyen bir konu bu. yani, 3 saat izlersen şu olur, 8 saat izlersen daha bi bu olur gibi reaksiyonlardan bahsedemeyiz. deborah'ta işe yaramamış olabilir. o an için. belki bir zaman sonra ortaya çıkacak. neyi denediğini de bilmiyorum ama :)
| ufopilotu | |
|
|
(0 puan) |
|
| 24 Mart 2007 00:45 |
Subliminal message, mazisi cok eski bir efsane. Neredeyse sinema filmi tarihi kadar eski bir hikaye. Reklamcilik dunyasi icin muhtesem bir teori olarak ortaya cikmis. Denildigi gibi, icmedigim kola markasinin "gizli" reklamlarinin kapatilmasina kadar uzamis is. Ama tedbiren yapilmis bir engelleme bu. Cunku etkisi bilinmemekteydi o zamanlar ve de kulaga hemen cok etkileyici geldigi icin ve insanlarin "bilimsel" kisvesi altindaki her zirvaya tapmalari sayesinde yasaklandi. Boylece daha da populer hale geldi. Ancak size soyle soyleyeyim. Bir reklamdaki bira icen adam size ne kadar bira icme tahriki sunuyorsa bu da en fazla bu kadar tahrik olusturabilir. Alkol kullanmayan bir iradeye sahipseniz, zaten bu tahrik etkisinin acigi da size etki etmeyecektir, kapalisi da. Eger alkol kullanma konusunda herhangi bir iradi karsi tepkiniz yoksa, -yada bir alkolikseniz-, benim kullandigim bira kelimesi bile sizi bu mereti icmeye sevkedebilir. [Umarim bir alkoligi bu yorumumla buzdolabı başına gönderip alkol komasina girmesine vesile olmam :) ] ama demek istedigim sizin o uyariciya ne kadar acik oldugunuz onemlidir. Siz susuzsaniz cola subliminal message'i sizi buzdolabindan bir kutu kola almaya yonlendirebilir. -belki- Ya da nikotin azginliginiz sizi durttu ise sigara dumani fitilinizi tutusturabilir. Yada alkol aldirmaya yonlendirebilir vs. Ama acik reklamdan fazla bir etki gucu yoktur, belki daha az etkilidir. Reklam dunyasi da gectigimiz yuzyilin sonunda bunun hicte bu kadar onemli bir teori olmadiginin farkina varmistir. Artik sadece bu projeden haberi olmayan insanlarin gundemini mesgul eden bir efsane olarak kalmistir. Hatta goruldugu gibi bazilari bu efsaneyi hortlatmak adina program yapmaya bile kalkisiyor. Veyahut solcu gruplar, markalar ve tuketim karsiti manipulasyon yapmak uzere bunu gercekmis gibi sunmaya calisiyorlar. Halbuki esasinda reklamcilari elestirecek o kadar cok sey var ki. Olmayan bir etki uzerine konusmak cok gereksiz bir ugras.
| Anthro | |
|
|
(1 puan) |
|
| 28 Mart 2007 04:09 |
anthro'nun fikrine katılmıyorum bir filimde seyretmiştim ruh hastası bir insanı psikolojik bir merkezde bu sistemle kobay haline getiryorlardı ve adamın arabasının evinin televizyonuna bu sistem yerleştirlmişti adam
emirlere uymadığı zaman program başlıyor adam robot gibi verilen emirleri yerine getiriyordu.Buda amerikanın insan beynini kontrol etmek isteme projelerinden biri gerçi medya bu işi çok iyi yerine getiryorda.
| martraks | |
|
|
(0 puan) |
|
| 28 Mart 2007 19:41 |
Iyi de, iste, fantazi bu. Sinema kurgusu bu dedigin. Fantastik ve etkileyici bir teori sonucta. Insanlarda bundan faydalaniyor ellerinden geldigince.
Ama bir gorus icin, bu bir hakikat, bilimsel bir gercek diyebilmek icin onun labaratuvar ortaminda dogrulanmasi, bilimsel metodlarla sinanarak bilimsel bir bilgi haline getirilmesi lazim.
Iste bu asamaya gelemeyen bir iddia oldu bu teori. Bunu demek istiyorum. Ispatlanan bir guclu etkisi yok bu calismalarin.
| Anthro | |
|
|
(1 puan) |
|
| 28 Mart 2007 19:58 |
Ama bu tarz bilincaltini yonlendirmege donuk projeler oldugu da bir gercek. Bu konuda detayli bilgi icin bakiniz: Prof. Nevzat Tarhan.
Nevzat Hoca'nin bahsettiginiz konularda pek cok arastirma ve calismalari var. Ozellikle ABD'nin psikolojik savas taktikleri hakkinda.
| Anthro | |
|
|
(1 puan) |
|
| 28 Mart 2007 20:03 |
@Anthro, bence yanılıyorsun. bu fantastik bir teori olabilir, belki biz gözümüzün önündekileri göremiyoruz. öyle ya, algılarımızın bir sınırı var. gerçek dünyanın bildiğimiz gibi görünmediğini biliyoruz. yani aslında senin dediğine göre hiç birşey kesin değil :)
zamanında özellikle reklam sektöründe kullanılmış bu tür hilelere, o kadar para akıtılmazdı heralde :) bu içecek ve hamburger piyasasındaki şirketler işini bilir. onlar öyle yaptı diye biz gidip hemen yiyip içecek durumdamıyız? elbette hayır ama hayatta insanlar için doğrular çok değişken. sigara çok zararlı biliyorsunuz ve tirkyaki sayısı giderek artıyor. doğrular yanlışlarla karışıyor. psikolojide duyarsızlık ve alışma süreçleri insanlar üzerinde çok güzel deneniyor malesef...
| ufopilotu | |
|
|
(0 puan) |
|
| 29 Mart 2007 10:53 |
lost dizisindeki bir sahnede de bir çocuğun bilinçaltına mesajlar göndererek beynini yıkıyorlardı vidyo görüntüleri ve seslerle...bence gayet mümkün insan beyninin oryantasyonunu bozduğunuzda insan her şeyi gerçek sanabilir...
| timekiller | |
|
|
(0 puan) |
|
| 29 Mart 2007 18:02 |
Iyi, ben de size katılıyorum. Bu "gercegi" teyid etmek icin o zaman size bir yol onerecegim. Cok da isinize yarayacak bir yol. Once sevmediginiz birini bulun. Sonra sevmediginiz ikinci birini daha bulun. O ikinci kisinin bilgisayarina yukaridaki programi kurun. saniyede 1/25 fbps olarak gececek sekilde birinci adamı oldurmesini emreden yazilar koyun:
"X, Y'yi oldur."
"X, Y'yi oldur."
"X, Y'yi oldur."
"X, Y'yi oldur."
"X, Y'yi oldur."
1 saatlik izleme sonucunda amaciniza ulasmis olacaksiniz.
Tamam bu biraz uc ornek oldu. Adamlara da yazık olmasın. O zaman ekranda:
"ben basarili olacagim.",
"ben zengin olacagim.",
"ben dünyanin en bilgili kisisi olacagim."
vs. gibi istediginiz seyleri yazin. Bu sekilde hipnotize olarak basariya ulasirsaniz bu reklam denemelerinin de basariya ulasabilecegini anlayacagiz.
Bir de bu dev firmalarin, reklam paralarini bosu bosuna bu calismalara harcayip harcamayacaklarina gelince, merak etmeyin su anda dahi pekcok firma cok zarar edecegi ve geri donusumu, yapilan harcamadan daha dusuk olan reklam uygulamalarini gerceklestiriyor. Paralarini kendini "dahi reklamci" olarak lanse eden reklamcilara heba ettiriyorlar. Ama onlar icin hicte onemli degildir bu. Cunku reklam harcamalarini TV ve medya organlarina odeyen markalar degil, tuketicidir. Masraf urunun uzerine eklenir. Zarara ugrayanda biz tuketici olur.
Son olarakta bunun bilimsel teyidi var mi? Herhangi bir universitenin calismasi. Onu diyorum. Lost'ta soyle oldu. X Files'da falanca seyi yaptilar. 24'te su olay gerceklesti. Filmleri bosverin. Bilimsel teyidi var mi bunun?
| Anthro | |
|
|
(1 puan) |
|
| 29 Mart 2007 21:52 |
