Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan kodaman.org'da: "Sayfadaki bazı yazıları Google'dan saklamak"

\
Bir Can Dündar yapımı. Mustafa. Daha önce Sarı Zeybek adlı belgeseliyle tüm izleyenleri etki altına alan Can Dündar 29 Ekim'de vizyona giren bir güzel yapıma daha imza attı. Mustafa Atatürk'ü doğumundan ölümüne tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Fragmana buradan ulaşabilirsiniz. İlk 150.026 kişinin seyrettiği filmi bende yine ilk gün Ankara'da seyrettim. Film Atatürkle ilgili tekdüze yapıtlara hiç benzemiyordu ve açıkçası beni de çok etkiledi.
Filmin başında Atatürk'ün çocukluk psikolojisi, babasının ölmesinin üzerindeki etkileri ve dayısının yanındaki günleri anlatılıyor. Ayrıca Atatürk'ün üç yaşında ölen abisinin mezarının bir fırtına sonucu açılması ve cesedi de çakalların yemesi filmin acıklı sahnelerinden birisi.
Daha sonra Atatürk'ün yeniden evlenen annesine kırılıp ona danışmadan Manastır'daki askeri okula gitmesi, burada yaptıklarına yer veriliyor.
Sonra Mustafa Kemal'in harbiye yılları farklı kaynaklarla ekrana getiriliyor. Film süresince sürekli telgraf ve mektuplardan yararlanılıyor. Atatürk'ün Harbiye yıllarında çektiği para sıkıntısı ise o yıllarda tutuğu not defterlerinden anlaşılıyor. Ve Atatürk tam mezun olacakken yasadışı örgüt kurmaktan tutuklanıyor. Artık iki seçenek kalıyor ki onlarda idam ve sürgün. Önder Şam'a doğru yola çıkıyor. Bir Rumeli çocuğuna Şam çok soluk geliyor. Bu noktada Atatürk'ün ilk sevgilisi Madam Korin'le olan Fransızca mektuplaşmaları ekrana geliyor.Atatürk burdaki ilk savaşından sonra Çanakkale'ye geçiyor. Buradan Madam Korin'e yazdığı mektupta göğsündeki saati paramparça eden şarapnel parçasından bahsediyor. Film böyle devam ediyor. Biz şimdi birazda filmin esprili yönlerini el alalım.
1.Atatürk Milli Mücadele başında Ankara'da Ziraat Mektebi'nde kalıyor ve her an boğazlanma korkusuyla yaşıyor. Bİr gün pencereden birduman bulutu görüyor. Hemen yaverine "Oraya git ve eğer onlar isyancılar ise geriye doğru iki el ateş et" diyor. Yaver gidip bakıyor. Geri döndüğünde Atatürk "Hay Allah müstahakını versin." diye cevap veriyor. Gelen bir sığır sürüsü.
2. Atatürk istasyon binasında kaldığı günlerden birinde mum alacak parası olmuyor. Emir çavuşu Ali'ye diyorki éBn karanlıkta yatamam çocuk!" Ali hemen bir gaz lambası kapıp getiriyor. Sabah bir kalkıyorlarki Atatürk is içinde.
3. Afet İnan Cumhuriyet ilan edildikten sonra neden bu kadar kısa bir konuşma yaptığını sorunca Atatürk şöyle cevap veriyor: "Dişlerimi yeni çektirmiştim."
Bu filmi mutlaka izleyin.
 | 9 yorum var 
 | 03 Kasım 2008 15:06 

Yorumlar

can dündar bu filmde yada belgeselde kendi atatürk portresini cizmiş. aldığı kaynaklar ve seçimleri bunu gösteriyor. zaten en tartışma yaratan olay da bu...

ölen abisinin mezarının bir fırtına sonucu açılması ve cesedi de çakalların yemesi

mesela böyle birşeyin gerçekten olup olmadığı tam bir muamma. gerçekten böyle birşeyin olduğuna ilişkin bir belge yok.
-
can dündarın filmi kendi kafasında yarattığı karakteri fazla dramatize etmesiyle, atatürk'ü hep kaotik bir ortamda yanlız adam, işte çocukluğunda mektep de şöyle dayak yemiş sonra gidip devrim yaparak ondan öcünü almış gibi kendince kattığı yorumlarla sürüp gidiyor...
-
zaten kendisi de baştan beri "ben bu filmin tartışma yaratacağına inanıyorum ve zaten bunun için yaptım" deyip duruyordu.
-
o yüzdendir ki kaynak seçimiyle birşeyleri öne çıkartıp bazı şeyleri göstermeyip bir kişiyi istediğiniz gibi gösterebilirsiniz, iyi yada kötü amaçlı...
-
bu film de bir can dündar gözüyle atatürk'dür beğenirsin yada beğenmezsin.
-
ben şahsen beğenmedim.

daha dün tanrılar ölmüştü, bugün tabular yıkılıyor, yarın da yeniden doğuş gösterime girecek!
uykusuz kutup ayisi  |  (0 puan) 04 Kasım 2008 02:37

mükemmel bir film. okuyan , kültürlü bir insanın tanıdığı mustafa kemal'i anlatıyor .mustafa kemal'i bu şekil biliyorduk ama filmi yoktu . iyi oldu . eline sağlık can ..

promoder  |  (0 puan) 04 Kasım 2008 10:12

daha bir türlü izleyemedim ama sağduyusuna güvendiğim kişiler filmi beğenmişler.

--------------------------------

“Gerçekçi değil, gerçeklere uygun değil” diye bir eleştiri yapamam. Gayet tarihte bildiklerimize uygun. Atatürk’ün dehasına aykırı, herhangi bir hakaret de söz konusu değil. Zaten yakın tarihte her şey açık ortada. Ama film olarak seyirci çekebiliyor mu ona bakmak lazım.

İlber Ortaylı

---------------------------------

Can Dündar’ın belgesel filmi Mustafa tartışma uyandırdığına göre amacına erişmiş demektir. Sadece bilinenlerin tekrarına dayanan, herkesin benimseyip kabul ettiği görüşler üstünden ilerleyen bir film olsaydı Mustafa hiçbir anlam ifade etmezdi. Bir belgeselin içine gerçeğe ters düşen bilgiler koymak yoluyla tartışma yaratmak da mümkün ama kimsenin Dündar’a böyle bir şey atfettiği yok. Ortada cereyan eden “kamplaşma” bizim ezeli bir derdimizden kaynaklanıyor: Atatürk kimdir? (...)

Hasan Bülent Kahraman

-----------------------------

Deniz Baykallar, Müjdat Gezenler, Bekir Coşkunlar, birden bire karşılarına çıkıveren bu ‘insan Atatürk’, ilkokul üçüncü sınıfta onlara anlatılan ‘Süperman Atatürk’e benzemiyor diye çocuk gibi Atatürk’e küstüler. Hani utanmasalar travmatik bir çocukluk geçirdiği için, Anadolu’ya geçmeden önce Vahdettin ile görüştüğü için, devrimlerin konuşulduğu Çankaya sofralarında içki içip sarhoş olduğu için Atatürk’ü de kabarık Cumhuriyet düşmanları listelerine ekleyecekler.

Yıldıray Oğur

gaykedi  |  (1 puan) 04 Kasım 2008 11:11

Benim anlamadığım, bazı şeyler sanki ilk defa bu film ile ortaya çıkmış gibi anlatılması. Mesela içki konusu. Atatürk evet içki içerdi bunu da Atatürk hakkında en az bir kitap okumuş herhangi birisi de gayet rahat bilebilir. Bundan rahatsızlık duyan kesimin derdi ise Atatürk'ün içki içmesi değildir, bazı malum zihniyetlerin gençliği Atatürk'ten uzaklaştırmak için bu noktayı kullanacak olmasıdır. Bu konuda Mustafa filmini beğenmeyenler ile yapılan her aykırı işi beğenmeyi "aydın olma" sanan kişiler arasında tamamen farklı sebeplerden dolayı anlaşmazlık oluşmaktadır. Kaldı ki Can Dündar gibi tarih konusunda güvenilen bir insan film boyunca hala tartışılan bir çok konuyu kesin bir netlikle filmine taşıyarak bence çok büyük bir hata yapmıştır. Padişah Vahdettin'in Mustafa Kemal ile Samsun'a çıkmadan önce görüştükleri bir gerçektir, bunu kimse inkar edemez. Ancak görüşme sırasında "Paşa bu milleti sen kurtarabilirsin!" tarzı bir konuşma yapan Padişah, niye daha sonra aynı adam için yakalama hatta öldürülmesi emrini vermiştir? Mustafa Kemal'in milleti kurtaracağını söyleyerek filmde sempatimizi kazanmış Padişah, niye daha sonra milletin kurtulması pahasına O'na sahip çıkmamıştır da hep karşısında yer almıştır? Aslında düşündüğü milletten çok kendi hakimiyeti midir? Bu ve bunlar gibi ana başlıklarda olan bir çok düşünce, en kilit noktası film içinde geçmesine rağmen, konu itibariyle alakasız kaldığı için çoğu zaman yanlış ve yoruma açık bir şekilde kişilerin aklına yerleşmektedir. Böyle noktaların filmde ya hiç bulunmaması lazımdı ya da yeterince açıklayıcı olması lazımdı, tarihin doğru bir şekilde aktarılması açısından. Kısacası tarihi kısımlarını çıkarırsak, bence film "Mustafa Kemal" isimli bir kişiyi bile her yönüyle anlatmaktan geri kalan, kişinin zaaflarını, iç halini anlamaya yeterli görmüş bir eser olarak karşımızda durmakta. Bu filme giderek "Mustafa Kemal Atatürk" hakkında bir şeyler öğrenmek amacında olanlar ise bence film yerine bulundukları şehrin en büyük meydanına giderek en azından bir 10 dakika çevreyi izlesinler. Emin olun her gün çevremizde olan her bina, her insan, her bayrak daha çok şey anlatıyor.

antepian  |  (0 puan) 04 Kasım 2008 12:52

uykusuz kutup ayısı, bu yazıyı ben yazdım. Filmde belgeye dayandırılmayan hiçbir olay yok. Öğretmeninden yediği dayak doğru. İntikam alma gibi birşey ise tabii ki yok, o sadece işin esprisi. Film bence mükemmel.

http://xeforapid.blogspot.com
COMPUTER06  |  (0 puan) 05 Kasım 2008 20:01

@COMPUTER06 vahdettin'in atatürk'e @antepian'ın dediği gibi "Paşa bu milleti sen kurtarabilirsin!" tarzında bir konuşma yaptığı muallak kaldı ki vahdettinin daha sonra yaptıklarını da biliyoruz... burada önemli çelişkiler var.
-
bence öğretmeninden dayak yediği değil mühim olan zaten, can dündarın filme kattığı yorumlar sorunlu.
-
ölen abisinin mezarına olanların bir kesinliği de yok, bir söylenti.. bu söylentinin bir kağıda yazılması bir kanıt teşkil etmiyor, kaldı ki bunun gerçek olması da sorun değil, benim demek istediğim bu tür yorumlarla film fazlaca dramatize edilmeye çalışılmış.
-
birlerinin filmi beğenmeme hakkı varsa eğer ve her farklı sunulan şeyin iyi yada doğru olma gerekliliği de yoksa eğer ben beğenmedim...
-
beğenenler çıkabilir tabiki.

daha dün tanrılar ölmüştü, bugün tabular yıkılıyor, yarın da yeniden doğuş gösterime girecek!
uykusuz kutup ayisi  |  (-1 puan) 06 Kasım 2008 06:52

uykusuz kutup ayısı bende zaten filmi tutmuyorum artık. Yorumlarınız için teşekkürler.

http://xeforapid.blogspot.com
COMPUTER06  |  (0 puan) 18 Kasım 2008 11:39

benim anlayamadığım bir şey var...

sırf entellektüel görünmek için midir bir esere burun kıvırıp eleştirmek... can dündarı sevmem ama nedense yazdıkları hoşuma gidiyor. bu küçük burjuva bazen çok güzel yazıor. ve gerçekten hepmizi yazıyor, hepimizi aydınlatıyor. birileri ilk defa çıkıp güzel şeyler yapmaya çalışıyor, hemen karalama politikasına gidiyoruz yok beğenmedim, yok bilmem ne?... anladım aslında filmin daha ilk gununden... filme giden gitmeyen eleştiri yapmayı kendine borç bilio. hani eleştiri kavramınıda bilseler!!!

han ilk geliboyluyu mel gibson yapar sonra bizimkiler yapinca yok burası olmamış yok surası olmamış... mustafada öle bir film... yazık... çok yazık...

gidin can dündarın elini öpün derim (beğenmeyenlere)

ya kimse kimseye zorla atatürkü sevin filan diemez, ama saygı gösterin lütfen!!!

NİETZS'CHE
spekulatif  |  (0 puan) 19 Kasım 2008 01:41

@spekulatif bu esere burun kıvıranlar oldukları nokta açığa çıktığı için rahatsızlar , siyasi görünmek için karşılar , yoksa entellektüelite çok az insana nasip olur . bütün konu bu .

promoder  |  (-1 puan) 19 Kasım 2008 09:59

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

RSS Dosyası
pillikutu