evet bu soruyu kendimize sormalıyız... neden?
mesele bence sosyal, kesinlikle ferdi algılanmamalı!
sadece bir örnek olarak, çalışmak yerine yatmayı tercih ediyoruz... neden idaa'ya, sayısal loto'ya, ganyan'a vs harcanan para her geçen gün arttıkça artıyor? çünkü kolay paradan medet umuyoruz. üstelik medyamız arasından birileri çıkıp, "yapmayın etmeyin bunlar hoş işler değildir, ahlak mekanizmamız berbad oluyor" deyinde, vay dinci vay yobaz martavalı usanmak bilmeden tekrar ber tekrar okunuyor ve bundan da zevk duyuluyor.
kahvelerimiz işsiz başıboş insanlarla dolup taşıyor ve türkiye araştırmalarının çoğundan çıkan sonuç; insanlar iş bulamadıklarından değil, iş beğenmediklerinden işsizler. yani mesela ben dört sene lisans eğitimi almışım, o kadar parayla çalışamam ben zihniyeti...
üstelik kahvehanelerde yapılan en büyük ve en kutsi(!) vazifelerden biri de ülkeyi kurtarmaktır, artık sadece kahvelerde değil heryerde (burda bile benim yaptığım iş budur belki)... Birilerini tenkit etmek, en kolay yapılan işlerden biridir, açıkçası ben "türkiyemizin hâli n'olacak" yollu tartışmalardan bıktım usandım... Kimse işini yapmaya odaklanmıyor da, yok o hükümet yanlış politika izlemiş de efendim, bilmem hangi sağlık kuruluşunda yeterli desteği görmemişmiş, yok kültürel altyapımız bir türlü düzelememiş de tarihi eserleri yeterince koruyamıyormuşuz, ve hepsi devletin suçuymuş... ab'ye girmek lazımmış, atatürk buyurmuş, ama yok girmemeliymişiz çünkü hristiyan kulübüymüşmüş aslında... belediyemiz de hiç altyapı sorunlarıyla ilgilenmiyormuş, yağmur yağdığında heryer göl-çamur oluyormuş, onların yapacağı da bu kadarmışmış... yok neymiş almanya'da "çiçeklere basmayın yazısı türkçeymiş de, işte türkler hep böyleymiş" basit türk aşağılama çeşitlerinden biri.. eğitim sistemimiz berbatmış, allah belasını versinmişmiş bu yök'ün de öysm'nin de... o kadar ki "hepsinin gelmişini geçmişini" diyoruz...
ya iyi de sen ne yaptın bu konuda? "vatanıma milletime katkım olsun diye", işte efendim okudum, bir meslek sahibi oldum iyi bir aile kurdum çocuklarımı eğitiyorum vs vs... İyi de bunları cidden canımız vatanımız, milletimiz için mi yaptık yoksa kendimiz için mi? bir insan vatanının, milletinin iyileşmesini bekliyorsa bin türlü fedakarlıkta bulunmalı, iş yapmaktan korkmamalı, yanında can çekişen, ölen (kardeşi olmasına gerek yok) insan için kılını kıpırdatmaktan korkan insanlar var... Bunu israil'in bombalarıyla ölen insanlar için söylemiyorum, hemen yanıbaşımızda, türkiye'de yaşayan, yemeği suyu olmadığından hayat standartlarının çok çok altında yaşamk zorunda olan insanlardan bahsediyorum... kaç kişi böyle bir insan aradı taradı, "nasıl yardımcı olabilirim" diye çırpındı? hadi bunu yapmak zordu, bizim için birileri de yaptı, ama bunu yapan televizyonun adı kanal7 ya da stv olunca, onlara da yobaz dedik, hepsi gericiydi zaten...
tamam onu da geçiyorum, kaçımız sırf bu millet düzelsin diye, birilerinin (belki hiç tanımadığı insanların) çocuklarına bedavadan ders verdi, aradı taradı, bizim çocuğumuzdur, eğitimden nasibini almalıdır deyip dersine yardım etti, cebine parasını harçlığını koydu? hadi bunu yapamadık, kaç çocukla arkadaş olmaya çalıştık da ona hayatın çetin yollarında rehberliğinde bulunmak uhdemiz oldu?
çok mu meşguldük? e hadi tamam işimiz vardı peki kaç tane okul yapımında aktif rol üstlendik? kaç tane mahvolmuş okulun yeniden inşası için kolları sıvadık? hadi kolları sıvamadık, hiç olmadı para verseydik, kaçımız ciddi meblağlarda katkı yapmıştır?
ya bırak, milletimi, vatanımı seviyorum diyen insan boş işlerle uğraşmaz, sadece kendini de düşünmez, ben hiç bir zaman "ben bu vatan için çalışıyorum" demek gibi büyük bir laf etmedim, edemedim, edecek hissiyatı kendimde bulamıyorum, ben üzerime düşen vazifeleri yapmıyorum ki, hangi devletten, hangi milletten bir şeyler bekleme hakkını kendimde göreyim?
bunun hyundai'nin sorumsuzluğuyla ne alakası mı var? onu da siz düşünün be dostlar...
biz nasılsak, öyle yönetiliyoruz... yönetilmek deyince sadece siyasi olarak değil, ticari olarak da yönetiliyoruz, hyundai servisi de bizi yönetiyor, başımıza gelen pek çok şey toplumun duyarsızlığıyla o kadar doğru orantılı ki...
mesela(bunlar küçük örnekler, herkes bunları arttırabilir) sen bu başına gelen hadiseye karşı gidip dava açabiliyor musun? açsan da mahkemelerde sürünüyorsun, hyundai de bundan korkmuyor demek ki... devlet mekanizmalarımız iyi işlemiyor demek ki... biz iyi insan olamamışız hâlâ demek ki... bak bakalım başka hangi ülkelerde bu işler böyle oluyor? ortak noktaları farketmek zor değil...
yine de bu düşüncelerimi ilgisiz bulanlar çıkabilir, o yüzden, "demek ki kendimi iyi ifade edemiyorum, özür dilerim" demekten başka çarem kalmıyor.
biz böyle yaşamaya devam edelim, elbet gün gelir, altıma alacak hyundai arabam bile yok deriz.