Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan kodaman.org'da: "Siteniz için Online Döviz Kuru"

Diyelim ki Hyundai marka 2006 model daha çiçeği burnunda Starex Tipi panelvan bir minübüsünüz var. Arabayı alalı daha iki üç ay olmuş.

Ve bingo arabanız kendi salak şofürünüz ile başka bir salak şofürün salakca dikkatsizliği ile kaza yapıyor. Ve Full Kasko olan ticari arabanızı Bulunduğunuz şehrin en yetkili servisi ve aynı zamanda aracı satın aldığınız plazaya teslim ediyorsunuz.

Buraya kadar her şey normal değil mi ?

Peki şimdi soru geliyor...

Böyle bir dünya markası aracınızın genel müdürlüğü Hyundai Assan bulunduğunuz şehrin en büyük plazasında aracın tamirinin yapılıp teslim edilmesi için sizce ne kadar süre verir ?

Doğru cevabı bilene küçük bir hediyem var.

İpucu ; Aracın yürüyen aksamı ve motoru sağlam , Hasar tamamen kaporta ve arka iç kısımdaki sacda...

Spacer
Spacer
 | 34 yorum var 
 | 03 Ağustos 2006 18:50 

Yorumlar

3 ay :)

emsvizyon  |  (0 puan) 04 Ağustos 2006 01:25

4 ay 21 gün diyorum ben.
şehre, hyundai'nin modeline ve kaskonun da keyfine bağlı tabi.

impala[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 04 Ağustos 2006 03:54

bir sene mi geceçek yoksa:S ?

nimbus  |  (0 puan) 04 Ağustos 2006 11:40

1 ay'ı geçemez en azından yasal olarak. Plaza'lar işin göz boyama bölümü yani araçlarımızı niye plazalardan alırız ki?

logos  |  (0 puan) 04 Ağustos 2006 11:43

ödül ne?:) Üç buçuk ay diyorum

deborahhh  |  (0 puan) 04 Ağustos 2006 14:51

10 gün diyorum. araba sahibi 2-3 gün cevabını bekler. böyle bir tepki içni '10 gün' cevabı bile yeter bence. 2-3 aya gerek yok..

turkuas  |  (0 puan) 04 Ağustos 2006 16:28

365 gün 6 saat :)

JSCrst  |  (0 puan) 05 Ağustos 2006 03:54

Henüz bilen olmadı arkadaşlar.
Biraz daha gayret ;)

sbaskentli  |  (0 puan) 05 Ağustos 2006 15:12

@impala Kasko sorun cıkartmıyor full ödeme yapıyor. Aracın modelide yukarda yazıyor.Ve ayrıca şehir Bursa bilmem bi faydası olur mu ? :)

@logos bir ay doldu bile yasal bir bildiğin varsa paylaşda bizde faydalanalım:)

sbaskentli  |  (0 puan) 05 Ağustos 2006 15:16

iki ay falan olabilir. orjinal yedek parçaydı, zarttı zurttu, uzatırlar işi. "mal gümrükte takıldı abi" derler. olur böyle şeyler.

esatergun  |  (0 puan) 05 Ağustos 2006 16:19

ben nah alırsın diyecem ama abes kaçar. bence starex eskir, teknoloji gelişir, hyundai yeni varisi de müslüman olursa belki...

yusuph  |  (0 puan) 05 Ağustos 2006 21:19

Şu ana kadar en yakın cevap yusuph ve esatergundan geldi.

sbaskentli  |  (0 puan) 06 Ağustos 2006 13:56

Süreden tam emin değilim ama bence 1 ay'ı geçtiyse sanayi bakanlığına şikayet etmende fayda var. Süreden emin olmak için alternatif bir firmadan bilgi alınabilir gibi geliyor bana.
4822 Sayılı Kanun ile Değişik
4077 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN
Satış Sonrası Hizmetler
Madde 15- İmalatçı veya ithalatçılar, sattıkları, ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi malları için o malın Bakanlıkça tespit ve ilân edilen kullanım ömrü süresince, yeterli teknik personel ve yedek parça stoku bulundurmak suretiyle bakım ve onarım hizmetlerini sunmak zorundadırlar.
İmalatçı veya ithalatçıların bulundurmaları gereken yedek parça stok miktarı Bakanlıkça belirlenir.
İthalatçının herhangi bir şekilde ticari faaliyetinin sona ermesi halinde, kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmetlerini, o malın yeni ithalatçısı sunmak zorundadır.

logos  |  (0 puan) 07 Ağustos 2006 11:27

bence rüşvet verip bir iki ayda alır.

nbakolik  |  (0 puan) 09 Ağustos 2006 13:20

ama olmaz ki sen bunu yazmışsın zaten,kim alacak süprizi:P

nimbus  |  (0 puan) 09 Ağustos 2006 17:39

Bu arada arkadaşlar şike ve rüşvet dedinizde bu yazı ile ilgili daha doğrusu sorunun cevabı ve ödül ile ilgili daha sonra dan iltilaf oluşmaması için yazının yayınlandığı tarihte doğru cevabı ve ödülü aftermath e söyledim.

Sevgiler Aftermath ;)

sbaskentli  |  (0 puan) 09 Ağustos 2006 22:42

ben kazandım biliyorum abi gelmez o araba en az 1 yıl 1ay 1hafta 1gün 1saat 1 dakika 1saniye sürmezse gel yanıma.

yusuph  |  (0 puan) 10 Ağustos 2006 21:11

Arkadaşlar doğru cevap ;

Süre belirsiz .

Evet doğru okudunuz adamlar süre veremiyorlar.

1 hafta , 1 ay , 1 yıl ,50 yıl , 100 yıl ya da herhangi bir tarih kavramı yok.

Neredeyse hergün arıyorum süre diyorum ::))

Cevap hep aynı ; :( bilmiyoruz.

Bu belirsizlik Kore den gelecek taban sacının Kore merkez tarafından tamam gönderiyoruz demesi ile ilgili , adamlar 10 yılda tamam gönderiyoruz demeyebilir. En azından ben burdan telefonda 10 yıl sürer mi dediğimde bilemiyoruz diyorlar.

Birde adamlar ordan okey gönderiyoruz dedikden sonra 3 hafta parçanın gemi ile mavi yolculuk yaparak Türk Karasularına gelmesini oradan da bizim servise ulaşmasını bekleyeceğiz.
öyle olunca parça daha sağlam oluyormuş hani deniz havası alıyor ya ondan herhalde,

Durun daha bitmedi , parça servise geldi diyelim hemen aracı verecekler mi sanıyorsunuz aynen şöyle bir nahhhhh işareti ile karşı karşıya kalıyoruz çünkü parça geldikten sonra da 4 hafta da servis süre istiyor teslimat için.

Sonuç olarak doğru cevap

5 hafta geride kaldı
belirsiz bir bekleme süresi
3 haftalık bir deniz yolcuğu
Ve ardından 4 haftalık tamir süresi

=

5 hafta + belirsizlik + 3 hafta + 4 hafta

=

12 hafta + BELİRSİZLİK

Ha birde ödül vardı demi ;

Ödülde inanın şike yapmadan açıklıyorum ;

Ödülümüz kocaman duble bardakta buz gibi soğuk su ...

Eh böyle bir sorunun ödülü de bu olur. Çünkü Hyundai da bana bilmem kaç milyarlık arabanın üstüne soğuk su içirdi . Ben de burda hepinizle paylaştım.

Yalan mı Aftermath ;)

sbaskentli  |  (0 puan) 11 Ağustos 2006 21:06

ueueheaha yaklaşmışım yahuuu. neyse zati soğuk birşeyler içiyordum. ödüle gerek yok.

araban mı var? derdin var!

yusuph  |  (0 puan) 11 Ağustos 2006 21:56

metroya binmeyi bu yüzden seviyorum diyecektim tam, ama geçen başıma olay geliyordu haberlerde izlediğiniz üzere. aşağı indim ve bekliyorum 1.3 ytl'lik jetonumu attıktan sonra. aşağıda bekleyenler, normalde o saatte olanların 3 katı filan. kıllandım önce. sonra anladım ki, 3 kere metro kaçmış zaten normal saatinde gelmeyerek. sonra metro geldi ve içinde, normalde o saatte olanların iki katı insan var ve camlar nefesten buğu yapmış! haliyle herkes binemedi. binsem bile astım olup inerdim sanırım. 1.3 ytl'ye mi yanayım, o trafikte maslağa nasıl gideceğimi mi düşüneyim.
o yüzden "araban mı var? derdin var!" özdeyişini, "türkiyede misin, dertlisin!" diyerek değiştirmek istedim nacizane.

impala[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 12 Ağustos 2006 04:15

hehe ben burda bu naçisane markaya "yuh satarken satmayı biliyorsunuz ama, iş hizmete gelince dırdır da dır dır diyorsunuz!" diye bir haykırışta bulunmak istiyorum. hatta diğer markalarında temsilcilerinin buraya yorum mahiyetinde "nanik" yapmalarını talep ediyorum.

deborahhh  |  (0 puan) 14 Ağustos 2006 16:58

aynı şeyi, duyduğum kadarıyla, bmw servisleri de yapıyormuş. arkadaşımın arabasını üç ayda teslim etmişler; bahanesi de "bıdıbıdı bilmemnesi zamazingosu yurtdışından gelecek" imiş. O da arabanın önünü tanınmayacak hâle getirmiş, doğrusu.

Ege  |  (0 puan) 14 Ağustos 2006 20:02

Bizim araca bekledikleri parça da keşke bıdı bıdı bilmemnesi olsa ;

Ne bekliyorlar biliyormusunuz :)

Panalvan minübüsün arka kısmında yani yük kısmında şasenin üstüne yerleştirilecek saçı bekliyorlar. Yani herhangi bir teknik özelliği yok .

sbaskentli  |  (0 puan) 16 Ağustos 2006 21:39

müstehakız...

bildigimiz son sey  |  (0 puan) 17 Ağustos 2006 19:11

Neden ?

sbaskentli  |  (0 puan) 17 Ağustos 2006 23:26

evet bu soruyu kendimize sormalıyız... neden?

mesele bence sosyal, kesinlikle ferdi algılanmamalı!

sadece bir örnek olarak, çalışmak yerine yatmayı tercih ediyoruz... neden idaa'ya, sayısal loto'ya, ganyan'a vs harcanan para her geçen gün arttıkça artıyor? çünkü kolay paradan medet umuyoruz. üstelik medyamız arasından birileri çıkıp, "yapmayın etmeyin bunlar hoş işler değildir, ahlak mekanizmamız berbad oluyor" deyinde, vay dinci vay yobaz martavalı usanmak bilmeden tekrar ber tekrar okunuyor ve bundan da zevk duyuluyor.

kahvelerimiz işsiz başıboş insanlarla dolup taşıyor ve türkiye araştırmalarının çoğundan çıkan sonuç; insanlar iş bulamadıklarından değil, iş beğenmediklerinden işsizler. yani mesela ben dört sene lisans eğitimi almışım, o kadar parayla çalışamam ben zihniyeti...

üstelik kahvehanelerde yapılan en büyük ve en kutsi(!) vazifelerden biri de ülkeyi kurtarmaktır, artık sadece kahvelerde değil heryerde (burda bile benim yaptığım iş budur belki)... Birilerini tenkit etmek, en kolay yapılan işlerden biridir, açıkçası ben "türkiyemizin hâli n'olacak" yollu tartışmalardan bıktım usandım... Kimse işini yapmaya odaklanmıyor da, yok o hükümet yanlış politika izlemiş de efendim, bilmem hangi sağlık kuruluşunda yeterli desteği görmemişmiş, yok kültürel altyapımız bir türlü düzelememiş de tarihi eserleri yeterince koruyamıyormuşuz, ve hepsi devletin suçuymuş... ab'ye girmek lazımmış, atatürk buyurmuş, ama yok girmemeliymişiz çünkü hristiyan kulübüymüşmüş aslında... belediyemiz de hiç altyapı sorunlarıyla ilgilenmiyormuş, yağmur yağdığında heryer göl-çamur oluyormuş, onların yapacağı da bu kadarmışmış... yok neymiş almanya'da "çiçeklere basmayın yazısı türkçeymiş de, işte türkler hep böyleymiş" basit türk aşağılama çeşitlerinden biri.. eğitim sistemimiz berbatmış, allah belasını versinmişmiş bu yök'ün de öysm'nin de... o kadar ki "hepsinin gelmişini geçmişini" diyoruz...

ya iyi de sen ne yaptın bu konuda? "vatanıma milletime katkım olsun diye", işte efendim okudum, bir meslek sahibi oldum iyi bir aile kurdum çocuklarımı eğitiyorum vs vs... İyi de bunları cidden canımız vatanımız, milletimiz için mi yaptık yoksa kendimiz için mi? bir insan vatanının, milletinin iyileşmesini bekliyorsa bin türlü fedakarlıkta bulunmalı, iş yapmaktan korkmamalı, yanında can çekişen, ölen (kardeşi olmasına gerek yok) insan için kılını kıpırdatmaktan korkan insanlar var... Bunu israil'in bombalarıyla ölen insanlar için söylemiyorum, hemen yanıbaşımızda, türkiye'de yaşayan, yemeği suyu olmadığından hayat standartlarının çok çok altında yaşamk zorunda olan insanlardan bahsediyorum... kaç kişi böyle bir insan aradı taradı, "nasıl yardımcı olabilirim" diye çırpındı? hadi bunu yapmak zordu, bizim için birileri de yaptı, ama bunu yapan televizyonun adı kanal7 ya da stv olunca, onlara da yobaz dedik, hepsi gericiydi zaten...

tamam onu da geçiyorum, kaçımız sırf bu millet düzelsin diye, birilerinin (belki hiç tanımadığı insanların) çocuklarına bedavadan ders verdi, aradı taradı, bizim çocuğumuzdur, eğitimden nasibini almalıdır deyip dersine yardım etti, cebine parasını harçlığını koydu? hadi bunu yapamadık, kaç çocukla arkadaş olmaya çalıştık da ona hayatın çetin yollarında rehberliğinde bulunmak uhdemiz oldu?

çok mu meşguldük? e hadi tamam işimiz vardı peki kaç tane okul yapımında aktif rol üstlendik? kaç tane mahvolmuş okulun yeniden inşası için kolları sıvadık? hadi kolları sıvamadık, hiç olmadı para verseydik, kaçımız ciddi meblağlarda katkı yapmıştır?

ya bırak, milletimi, vatanımı seviyorum diyen insan boş işlerle uğraşmaz, sadece kendini de düşünmez, ben hiç bir zaman "ben bu vatan için çalışıyorum" demek gibi büyük bir laf etmedim, edemedim, edecek hissiyatı kendimde bulamıyorum, ben üzerime düşen vazifeleri yapmıyorum ki, hangi devletten, hangi milletten bir şeyler bekleme hakkını kendimde göreyim?

bunun hyundai'nin sorumsuzluğuyla ne alakası mı var? onu da siz düşünün be dostlar...

biz nasılsak, öyle yönetiliyoruz... yönetilmek deyince sadece siyasi olarak değil, ticari olarak da yönetiliyoruz, hyundai servisi de bizi yönetiyor, başımıza gelen pek çok şey toplumun duyarsızlığıyla o kadar doğru orantılı ki...

mesela(bunlar küçük örnekler, herkes bunları arttırabilir) sen bu başına gelen hadiseye karşı gidip dava açabiliyor musun? açsan da mahkemelerde sürünüyorsun, hyundai de bundan korkmuyor demek ki... devlet mekanizmalarımız iyi işlemiyor demek ki... biz iyi insan olamamışız hâlâ demek ki... bak bakalım başka hangi ülkelerde bu işler böyle oluyor? ortak noktaları farketmek zor değil...

yine de bu düşüncelerimi ilgisiz bulanlar çıkabilir, o yüzden, "demek ki kendimi iyi ifade edemiyorum, özür dilerim" demekten başka çarem kalmıyor.

biz böyle yaşamaya devam edelim, elbet gün gelir, altıma alacak hyundai arabam bile yok deriz.

bildigimiz son sey  |  (0 puan) 18 Ağustos 2006 15:23

@bildigimiz son sey:

??!

Ege  |  (0 puan) 18 Ağustos 2006 22:34

Sende benim gibi dolmuşsun anlaşılan sadece Hyundai değil tüm memleket meselelerinden ;)

Ama merak etme ben sadece burda sızlanmakla kalacak kadar tembel değilim bu konularda.

Mesela burada yazdığım yazının amacı sızlanmak değil burada yazılan yazının linlerini Hyundai Genel Müdürlüğü ne , Kore Genel merkezine ve Uluslararası Merkezine açıklayıcı bir mail ile birlikte gönderdim. Ve hatta şöyle ekledim .

Biz burda eğleniyoruz sayenizde ödüllü bilmecemiz bile oldu . Buyrun sizde eğlenceye diye de bir not düştüm.

Haaa bunu ne kadar umursadılar ya da ne kadar okudular oda bir soru işareti bunu bilemeyiz. En azından tatışmaya iştirak etmediklerini ya da edecek medeni cesareti bulamadıklarını görüyoruz.

Yasal yollara gelince ;)

Yasal sürenin dolmasını bekliyorum.

Ama şöyle bir şey söyleyeyim gecen hafta bir başka açıklarını daha yakaladım ve genel müdürlüğe dava açacağımı gerekcesi ile birlikte farklı yollardan duyurdum (Servis ve Sigorta eksperi )

Sonuç mu ?

Dün bir telefon geldi. Ne hikmetse kaç haftadır Kore den ne zaman gönderileceği bile belli olmayan parça Pazartesi Düzceden yola çıkıp salı günü Bursa ya varıyormuş.

Gerçi bir kaç saatlik yolu alması nasıl olcakda 1 günü gececek oda ayrı bir soru işareti ama buna şükür diyoruz.

Tabi parçanın süprizzzzzz şekilde ortaya çıkmasına da sevinmeli mi gülmeli mi yoksa sinirden ağlamalı mı oda başka bir muamma ;)

sbaskentli  |  (0 puan) 18 Ağustos 2006 22:42

evet doldum, köpürmüşüm zaten kustum tüm nefretimi :))))

bildigimiz son sey  |  (0 puan) 18 Ağustos 2006 23:52

ya hyundai araba sanırım gelmiş :)

yusuph  |  (0 puan) 19 Ağustos 2006 02:28

Tanıdığınız varsa yada milletvekiliyseniz,maksimum 3 saatte kasko + tamirat işlemleri halledilir,hemde hiç sıraya bakılmaksızın ...

lonelycavalry  |  (0 puan) 24 Ağustos 2006 02:44

30 sene???

yase1907  |  (0 puan) 25 Ağustos 2006 01:32

İlginçtir gecen hafta mahkemeye vereceğime dair duyum aldılar. Kore den bir aydan önce gelemez dedikleri parça bu hafta birden bire bir sihirbazın marifeti edasıyla Düzcedeki fabrikadan çıkıverdi.

Gülermisin Ağlarmısın dedikleri bu olsa gerek

sbaskentli  |  (0 puan) 01 Eylül 2006 14:42

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu