focus dergisi blog yazısı için mtlda ile yaptığımız söyleşinin tam metnini:
mtlda: ne olacak bu işin sonu? gelecekte insanları nasıl etkileyecek?
bloglar sundukları olanaklar ile siber hayatı tanımamıza ve hayatımıza sokmamıza hız kazandırdı. internet yeni denebilecek bir mecra.. yazılı ve sözlü mecraların yeni kardeşi. aslında onlardan çok farkı yok. sadece kontrolümüz daha fazla. yapısını anladığımızda pek çok soru işareti ortadan kalkıyor.
bilgi, fikirler, düşünceler, söylemler dijital ortamda çok daha hızlı kopyalanabiliyor/yayılabiliyor. bir sayfanın fotokopisini çekme ve arkadaşınıza verme hızı ile bir e-postanın kopyasını bir arkadaşınıza gönderme hızı arasında çok fark var. veri, dijital ortamda daha çok kişiye çok daha kısa sürede ulaşma şansı buluyor. e-postalar gibi blog siteleri de bunu sağlayan en etkili araçlardan..
sunduğu hız, kolaylıkları ve basitliği nedeniyle kullanımı artacak, yaygınlaşacaktır.
mtlda: hakikaten medyanın sonu mu geldi? insanlar gazeteleleri çöpe atıp blogları mı takip edecek?
bu tamamen hayatı yaşayışımız ile şekillenecek olan bir durum. geleneksel medya olarak bildiğimiz medya, bir insana sunduğu deneyimler nedeniyle gelecekte yetersiz kalabilir.
günümüzde yaptığımız işler nedeniyle kendimize ayırdığımız vakit azalıyor. haberi daha hızlı, daha güncel, istediğimiz anda istediğimiz miktarda almak istiyoruz. internet de bu tür ihtiyaçların karşılanması için çok uygun bir ortam. geleneksel medyanın da yapması gereken bu duruma hızlı adapte olup ihtiyaçlara yanıt vermek.
blog siteleri bu noktada medya sitelerinin eksiklerini kapatıyor. daha az resmi oluşu tüketimini kolaylaştırıyor. denetlenmiyor olması daha özgürce konuşmayı sağlıyor. odağında içerik olması kullanımı ve okumayı kolaylaştırıyor, zaman kazandırıyor.
medyanın bu durumda yapması gereken, blog mevzusunu inceleyip ürünlerini daha kullanılabilir hale getirmek. bu durumda korkacakları bir şey kalmayacaktır. matbaa’nın 400 yıl geç gelmesi konusunda futursuzca eleştiriler yapmayı aydın olmak sayan kesimin, blog gibi bir yeniliğe karşı direnmemesi ve yararına çevirmeyi bilmesi gerekiyor. aksi halde tarih tekerrür edecek.
teknolojinin gelişimiyle paralel, kullanım ihtiyaçlarımız, hayatı yaşama biçimimiz ve tüketim yöntemlerimiz de evriliyor.
tabii blog sitelerini sadece haber verme/alma amaçlı düşünmemek gerek. kişisel veya ticari; yayın, iletişim veya kayıt tutma aracı olarak da kullanılabilir. standart bir içerik sitesini bir blog sitesinden ayıran özelliği sadece içeriği sunuş biçimidir. (bloglar yazı odaklıdır ve içeriği ters kronolojik sunar; tıpkı bir şeyin kaydını tutarken yaptığımız gibi..)
mtlda: dünyanın ve türkiye'nin en iyi 10 blog sıralaması?
dünya’da
- metafilter.com
- boingboing.net
- belledejour-uk.blogspot.com
- kottke.org
- waxy.org
- gizmodo.com
- coolhunting.com
- sethgodin.typepad.com
- problogger.net
- doc.weblogs.com
türkiye’de
- bildirgec.org
- hafif.org
- chatkapi.com
- e-vs.org
- 3yanlis.com
- portakalagaci.com
- siberkultur.com
- cemshid.gen.tr
- winmakerto.blogspot.com
- verkac.com/otium
öncelikle blog kavramını iyice anlamak gerek. bu yeniliği iletişim amaçlı, yayın olma amaçlı kullanıyor olabilirsiniz. bulunduğunuz ortam internet. internetin çıkış noktası olan linkler internet yayıncılığında önem kazanıyor. alıntı yaptığınız bir yazıya/görsele/dosyaya link vererek izleyiciye sunduğunuz deneyimi güçlendirin.
günümüzde türk internet medyasının yaptığı en büyük hatalardan biri link kavramını çeşitli kaygılar nedeniyle kullanmamak. türkçe içerik kendi içerisinde ne kadar geniş ve güçlü bir link ağına sahip olursa, o derece güçlenecektir. şu an için sahip olunan kaygılar yerinde gibi görünse de uzun vadede büyük zararlar getireceğini biliyoruz.
sadelik bir diğer unsur. eğer bir yayın olmak istiyorsanız rakipleriniz çok olacak demektir. bu sorunun üstesinden gelmek için başarılı bir ürün olmalısınız. çünkü alternatifiniz çok, ve daha da artacaklar. sunmak istediğiniz içeriği en sade arabirim ile ve en arı dil ile sunun. unutmayın ki internet başındaki insanın vakti kısıtlı ve odaklanma sorunları yaşıyorlar.
bu noktada tasarım öne çıkıyor. içerik her ne kadar kral olsa da onu ergonomik, rahat, tüketilebilir ve tercih edilir kılan tasarımdır. bu konuda yatırım yapmaktan çekinmeyin, en rahat kullanılabilir yapıyı elde etmek için gerekirse uzmanların yardımını alın.
internet üzerinden yayın yaparak hayatını daime etttirebilecek bir kazanç elde etmeyi isteyen yayınlar çoğunlukla sitelerini reklam ve gereğinden fazla görsel yoğunluğuna boğuyorlar. bu durum hem kullanılabilirliğinizi düşürür hem de reklam verenler tarafından tercih edilme şansınızı düşürür. sadeleşmek, uzun vadede kazandırır.
bahsettiğiniz konuyla ilgili türkçe sitelere link vermekten çekinmeyin. ne kadar çok link verirseniz o kadar çok link alırsınız. çok link almak çok insana ulaşmak demektir. bu konudaki kaygılarınızı bir kenara bırakın.
interaktiviteyi ve izleyiciye sunduğunuz deneyimin kalitesini arttırmanın yollarını arayın. bu konuda veri toplamak için en iyi yöntem tüketicilerinize kulak vermek. şikayetleri ve önerileri dinleyin, direnç göstermeyin. pazarlama araştırmalarına başvurun, anketler yapın, bol bol görüş alın.
eğer bu işe ticari bakıyorsanız, seth godin’in önerdiği gibi pazardaki diliminizi büyütmek kadar pazarı genişletmek de kaygılarınız arasında olsun. blog mevzusunu her fırsatta arkadaşlarınıza anlatın ve onları bu mevzuya girmeleri konusunda yüreklendirin.
bloglar yapıları gereği insani ve sosyal özellikler taşırlar. samimi ve iyi niyetli hareketler hem kaliteyi hem de başarıyı beraberinde getirir. ticari kaygıların ürün kalitesini etkileyen faktörlerin önüne geçmesine izin vermeyin; uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurur. unutmayın ki kitleniz blog mevzusunu anlayabilmiş, bilgisayar sahibi ve okuyan insanlar. bu zeki ve kültürlü okuyan kesime hakkettikleri şekilde davranın.
kendinize vakit ayırmaya değer bloglar belirleyin ve düzenli olarak takip edin, onlardan daha iyisini yapmaya çalışın.
fark yaratacak özelliklere sahip olmak için gerekirse yatırım yapın. eğer yaptıklarınızı başka yapanlar da varsa başarınız bir yerde tıkanacaktır.
okuyucunuzun güvenini kazanmak için dürüstlüğünüzden taviz vermeyin. alıntılarınızın kaynaklarını belirtin. yaptığınız hataları itiraf etmekten çekinmeyin.
internet medyası, blog mevzusu, insan algısı, insan eğilimleri, internet okurluğu, ürün tasarımının pazarlamaya etkisi gibi konulardaki sosyolojik ve antropolojik araştırmaları takip edin; bu konularda çalışmalar yapılması için ilgili kurum ve kuruluşları yüreklendirin. elde ettiğiniz verileri paylaşın.
- aftermath
- 4 yorum var
- 08 Temmuz 2005 13:59
« önceki yazı blog söyleşileri 1 |
sonraki yazı » fotoğraf harfler |
Yorumlar
focus'taki konunun tasarımının yanında bildirgeç ilanı da benden ;)
yalnız bir şey var, bildirgeçle ilgili yazılar, logolar tesadüf eseri ;) hep en üstte yer alıyor...
o kadar da olacak artık değil mi? :)
bildirgeç'i seviyorum...
| ONALTIKIRKALTI | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Temmuz 2005 15:32 |
böyle insider bilgileri dışarıya sızdırmasak diyorum onaltikirkalti bey :) ama bütün ipler sizin elinizde tabi ben daha telefonlara nasıl cevap verileceğini bile bilmiyorum hehe.
tasarımı da süper oldu bu yazı dizisinin.. kaçırmayın!
plasticwings ~ değişik konularda yazan birkaç kişinin web günlüğü. blogkardeşliği ~ blog yumağı
| plush | |
|
|
(0 puan) |
|
| 09 Temmuz 2005 12:40 |
çok meraklandırdınız vallahi. ne zaman görebileceğiz? ellerinize sağlık şimdiden.
1646, katkıların için ayrıca teşekkürler..
| aftermath | |
|
|
(0 puan) |
|
| 10 Temmuz 2005 01:03 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.


