Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "El yapımı"

ne gazetelerde ne de gazetelerin internet sitelerinde konu ile ilgili haber yok!.. Tarihte bugün sayfalarında bile yer almıyor. 11 Eylül ardından Amerika için ağlamaya devam ediyor gazeteler...

12 Eylül 1980 Sabaha karşı 4'te, Türk Silahlı Kuvvetleri, TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35.maddesi gerekçe gösterilerek "Türkiye Cumhuriyeti'ni koruma ve kollamak" adına ülke yönetimine el koydu........

ne gazetelerde ne de gazetelerin internet sitelerinde konu ile ilgili haber yok!.. Tarihte bugün sayfalarında bile yer almıyor. 11 Eylül ardından Amerika için ağlamaya devam ediyor gazeteler...

12 Eylül 1980 Sabaha karşı 4'te, Türk Silahlı Kuvvetleri, TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35.maddesi gerekçe gösterilerek "Türkiye Cumhuriyeti'ni koruma ve kollamak" adına ülke yönetimine el koydu. Siyasal partiler kapatıldı; parti başkanları ve aydınlarla birlikte çok sayıda mesleki ve siyasal örgüt yöneticisi tutuklandı. 4 Nisan'da, Fahri Korutürk'ün cumhurbaşkanlığının sona ermesinden itibaren boş bulunan devlet başkanlığı görevini, darbesinin lideri Genelkurmay Başkanı Kenan Evren üstlendi. 1986 yılına dek Türkiye'de: 650 bin kişi gözaltına alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. 49 kişi asılarak idam edildi. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlandı. 388 bin kişiye pasaport verilmedi. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi sakıncalı diye işten çıkarıldı. 3854 öğretmen, 120 üniversite öğretim görevlisi ve 47 yargıcın işine son verildi. 1402 sayılı sıkıyönetim yasasına dayanılarak 9400 kişi kamu görevinden atıldı ya da sürüldü. 937 film sakıncalı diye yasaklandı. 40 ton gazete, dergi ve kitap sakıncalı diye imha edildi. 13 ulusal gazete için 303 dava açıldı, yaklaşık 300 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

12 Eylül 1982: 1980 Askeri Darbesi'nin yıldönümünde, iki yıllık süre içerisinde 44 bin 117 kişinin tutuklandığı açıklandı.

Kaynak: plat-FORUM

Ben yine de Balık hafızalı yurdum insanına hatırlatayım istiyorum.

Spacer
Spacer
 | 10 yorum var 
 | 12 Eylül 2002 12:35 

« önceki yazı
0.82
sonraki yazı »
f1 sonuçları cebinizde

Yorumlar

yazık çok yazık

UmARsIZ  |  (0 puan) 12 Eylül 2002 23:25

yorum yok

lynx lynx  |  (0 puan) 13 Eylül 2002 02:18

yetmiş sonu ya da Seksen başı kuşaktansanız;

bugün bir iş yerine cv'nizi bıraktığınızda sizi iş görüşmesine çağıran zât şaşırıyor... bu kadar az zamanda, bu yaşına rağmen neler yapmışsın diyor.

sonra ekliyor, acaba biz mi bir şey yapmadık, diyor...

içlerinde gerçekten akıllı birini gördüm ve bunun cevabını kendi kendine verdi; "bu kuşak bizim gibi siyasal zırvalıklarla vakit kaybetmedi"...

--- yorumsuz, birebir aktarmadır...

abc  |  (0 puan) 13 Eylül 2002 11:56

Yorum yok! ya da No comment! yurdum 90'ların başında yıldızı parlamaya başlayan Özal'ın veliahtı! mesut yılmaz'ın sıkça telaffuz edilmesiyle öğrenmişti bu sözü. bilmem biliyor musunuz ya da hatırlıyor musunuz?

bu kuşak bizim gibi siyasal zırvalıklarla vakit kaybetmedi gibi lakırdı edebilecek kadar salak birini hayatımda tanımadım. Emin ol ki böyle birini hayatıma sokmazdım. siyasal zırvalık diye nitelenen şey senin, benim, sevgilinin, ailenin-ailemin kısacası tüm toplumun hayatıdır. kafana binbir renkli sahte dünyaların hayallerini sokup siyasete bulaşmamanızı sağlıyorlar, çünkü amaçları siz çalışın ban nasıl olsa o parayı sizin cebinizden alırım

ayrıca o diyalogtakilerin kafası çalışsaymış zırvalık olmazdı. Müdür kıvamındaki beyamca(yaşı kaçtı bilemiyorum) eğer karşısının yaşındayken kendi çevresindeki olanakları düşünseydi böyle bir soru sorma gafletine düşmezdi. Böyle zırva bir soruya böyle zırva bir cevap işte

siyasete direk olarak zırvalık demeye cesaret edemediğin için başkasına ait bir sözü buraya yazıp altına yorumsuz yazıyorsun. Hırsız mesut yılmaz gibi

Yazık!.. Sadece yazık

UmARsIZ  |  (0 puan) 13 Eylül 2002 12:35

spora siyaset karışmasın, bildirgeçede ;)

enemy  |  (0 puan) 13 Eylül 2002 13:33

siyasi zırvalıklarla uğraşmıyoruz hakkaten..

çünkü o zamanlarda yanlış ideolojiler(çok ağır oldu bir düşünceye bu denmemeli ama özür başka laf bulamadım...) için insan öldürmeyi göze alan insanlar vardı ve bunlar siyasi zırvalıklarla uğraşmaktaydılar.. lafı açalım biraz.. adam meclise girmeye uğraşmadan siyasi ideoloji değişikliği için uğraşıyordu .. öğrenciler ayaklandı bir takım insanlarsa bunlardan faydalandı..

hasan cemal in kimse kızmasın kendimi yazdım kitabında yazdıklarından bazı parçalar bunlar bir iki şey daha ekliym ordan.. mesela silahlı mücadele verilmesi konusunda hem fikirdik,devrimci şiddet devlet terörü neymiş biz iktidara gelince görürsün derdi,şiddetin övgüsünü yapmak ;şiddeti sistemleştirmek,tek amacımız askeri kışkırtmak

sanırım bunlara siyasi zırvalık denilebilir. tabi biraz ağır oluyor bu ben söyleyince.. ancak o kuşaktan biri bunu söyleyince o kadar da ağır olmuyor.. çünkü adam biz hata yaptık diyor..

o dönemde siyaet bu durumdaydı... uğraştıkça senden bi parça kopartıp alıyordu artık.. sadece takip et oyunu güvendiğine ver yada milletvekili ol şeklinde.. yani daha profesyonel bir vaziyette.. eskiden kışkırtılan kişi daha doğrusu biraz cahil olan kişiyi tatlı dille kendi tarafına çekebiliyordun artık bu böyle olmuyor...

qb  |  (0 puan) 13 Eylül 2002 17:16

fikir ve vicdan özgürlüğü diyoruz, kendi jenerasyonumuz olarak. bu öğretildi ama uygulamada gösterilemedi...

o zamanlarda ne fikir özgürlüğü ne de vicdan özgürlüğü varmış... o yüzden insanlar sağ sol diye ayrılmışlar. kendi benimsedikleri herşeyi doğru bilmiş, başka düşüncedekilere önce kendi beyinlerinde sonra ellerinden geldiği kadar pratikde yargısız infaz yapmışlar.

kendi doğru bildiğini insanlara zor kullanarak kabul ettirme hareketi...

peki bu ne kadar doğru?

umarsiz, sende burada önem verdiği bir şeye diğer insanların önem vermesi gerektiğini, bildiğin birşeyin herkesin bilmesi gerektiğini zorlayıcı ve hakarete varan bir düzeyde kabul ettirmeye çalışıyor, toplumun sadece tek bireylik bir parçası olmana rağmen kendi değerlerinle insanları yargılayıp suçluyorsun.

yaptığın şey ne kadar doğru?

fikir ve vicdan özgürlüğü Türkiye Cumhuriyetinde her ne kadar lafta kalsa da bulunduğumuz yüzyılın "medeniyet" kurallarından biri...

gereksiz atılımlar yerine biraz "medeniyet" bize iyi gelecektir, sana da tavsiye ederim...

siyaset, ülke yönetiminde kullanılan bir bilim dalıdır. bildirgec, arizadergi ve vs. gibi konu ile alakasız yayınlara bu işi karışmatırmakta yanlıştır...

abc  |  (0 puan) 14 Eylül 2002 01:03

hayatın her alanında vardır. siyaset hayatın kendisidir. bu yazının fazla uzamasını istemiyorum ama dün buraya 11 eylül ile ilgili bildiri atılabiliyorsa ve birileri bununla ilgili ahkam kesebiliyorsa 12 eylül ile de ilgili pekala kesilebilir. yoksa sizin duyarlılığınız sadece amerikan insanı ölünce mi gelişiyor. yukarıdaki rakamları tekrar inceleyin derim. 3-5 kişiden sözetmiyor orada.

öte yandan 80 öncesi hatalar yapıldığı doğrudur ama bu 12 eylül 1980'i ve 80 sonrası oluşturulan kültürü kutsallaştırmaz. mesut yılmaz beyefendi zırvalıklarla uğraşmış olabilir. ancak 80 öncesi insanların daha iyi bir türkiye için yaptıkları mücadeleyi (doğrusu vardır yanlışı vardır ayrı bir konu) tukaka ilan etme yüzssüzlüğünü de tanımamalı kendisine. en azından bu ülkenin okuyan ve düşünen beyinleri onun bu zırvalarına inanmamalı bence. 80 bir milattır evet. bu ülkede köşe dönmeciliğin, bana dokunmayan bin yaşasıncılığın, rüşvetin, yolsuzluğun, devletin malı deniz yemeyen keriz lafının meşrulaşmasının, petek dinçözlerin, reha muhtarların, okumayan, üretmeyen, düşünmeyen ve bunu marifet sayan bir kuşağın miladıdır. insanın insan olarak görülmekten uzaklaşıldığı, bütün ahlaki ve kültürel değerlerimizin yozlaşmasının miladıdır. evet arkadaşlar. siz zırvalamayın. öyle memleket meselelerine felan burnunuzu felan sokmayın ki onlar rahat rahat yağmalasın, talan edip ona buna peşkeş çeksin ülke kaynaklarını.

Chudo  |  (0 puan) 14 Eylül 2002 01:53

1. politik, dini, ülke sorunları gibi meseleler; bu meselelerle ilgili flaş haberler, tanıtımlar, eleştiriler veya bloglar;

Ben bunu okumamıştım. Sadece bir bildiri idi darkcrow' un da dediği gibi ;

hayatın her alanında vardır. siyaset hayatın kendisidir. bu yazının fazla uzamasını istemiyorum ama dün buraya 11 eylül ile ilgili bildiri atılabiliyorsa ve birileri bununla ilgili ahkam kesebiliyorsa 12 eylül ile de ilgili pekala kesilebilir.
Şeklinde düşünmüştüm.

Tartışma kavgaya dönüşme belirtisi gösterdiği anda konuyu noktalamak, alttan almak, ilkel benliğimizi susturmak eğer beceremiyorsak kavgayı e-posta veya herhangi bir özel ortama taşımak yangında ilk kurtarılacak 'beklentiler' arasındadır. zira birbirinize nasıl laf yetiştireceğiniz, kimin haklı olduğu veya kimin kazanacağı inanın bizi hiç mi hiç ilgilendirmiyor.Şekinldeki kurala uyarak tarışmanın sona ermesini istiyorum.

dip not:ABC seninle icq dan bir konuşalım hocam.

UmARsIZ  |  (0 puan) 14 Eylül 2002 09:06

@umarsiz: attığım 9/11 bildirisi, yıldönümünde sitelerin alacağı tavırdı. mesela, bildirgeç büyük depremde siyah kurdeleliydi, sonracıma 1 nisan günü sitelerin default 'larını değiştirmeleri gibi birşeydi amacı. "allah ladin 'in belasını verir inşallah" cinsinden bir bildiri değildi..

enemy  |  (0 puan) 14 Eylül 2002 10:25

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu