Bürokrasi, mum ışığına uçan kelebeğin elinde sadece kömürleşmiş bedeninin kalması gibi, fark ettirmeden yıllarca yakar ruhunuzu. Etrafınızdaki insanlar da muhtemelen aynı göstermelik hedeflere odaklanıp kaldıklarından her şey her zaman “normal” gelir. Hatta kabuğunu kırıp özgürleşmeye çalışanları hainlikle, düzene ihanetle suçlarsınız.
Herkesin anormalleştiği bir ortamda “normal”in gözünüze “anormal” görünmesi kaçınılmazdır. Bürokrasi toplumsallaşmanın en çok aile ayağından beslenir. Zira anne-babalar çocuklarının tıpkı örnek komşu çocukları gibi olmalarını isterler. “Salla başını al maaşını”larla büyüyen çocuklar düzenli bir hayatı, her ayın on beşinde banka hesaplarına yatırılan para olarak görürler.
Bürokrasi, birey lafını sevmez. Çarklarını daha kolay döndürmek, dişlilerini zorlanmadan batırabilmek için kendine hayat karşısında bükeç olan, bükülüp duran insan ister. Bürokrasi, yeri geldiğinde de öğütür. Sesi çıkan ayrıkotlarına hadlerini bildirmek için ara sıra dişlerini gösterir. Kendisine katılan çaylakları uyutması çok sürmez; uyutamasa bile oyalar. Bürokrasinin ağzı iyi laf yaptığı için, kendi argümanlarınızı sunmanıza dahi izin vermez. Yüksek sesle konuşmanın tartışmanın galibi olmak manasına geldiğini sanır. Bu tür sanıların nesilden nesle aktarımını sağlayarak kendini yeniden üretmeyi sürdürür.
- kahramancayirli
- 0 yorum var
- 24 Eylül 2007 15:36
« önceki yazı Bürokrasinin demir parmakları-1 |
sonraki yazı » 6 Adet Winamp Plugins |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

