Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Etnik Müzik Kahramanlarından Bir Diğeri Elvis PRESLEY"


\
BİTİŞ ŞARKISI

Her şey bitiyor, hayat, su, hava, nefes, sevgi, yaşanılmışlıklar, hatıralar... Bitirilişi yaşatan bir yaşam döngüsü içinde hızla geçip gidiyor günlerimiz… Mevsimler bitiyor, yüzler değişiyor, dostlar değişiyor, insanlar tükeniyor… Her bitişin ardında yeni bir başlangıç olduğunu sanırdım eskiden… Yeniler eskileri getirmiyor halbuki, hiç bir şey eskinin güzelliğini, yerini alamıyor. Yeniliği yaşatan her duygu, her olay, bitişi tekrarlatıp hatırlatır gibi, önümüze yığılı bir hatıra, bir resim albümü gibi seriliyor. Her bitiş yavaş yavaş kendi tükenişimizi hazırlıyor galiba.

Gün biter, su biter, kara gün geçer, mutluluk biter, sevgi, biter… Bitişin bu kadar çok yaşandığı bir dünyada başlangıçları çoğaltmak neye yarar?

Çok şey öğrendik, çok yol katettik, yürüyüşümüz çok uzun sürdü bu hayat yolunda, çok yağmurlar gördük ıslanmadan… Dışarıdan seyrettiğimiz çok fazla mevsimi içeride kendimizi tüketerek bitirdik her doğan günle… .Yazlar bitti baharı görmeden, çok kışlar eskidi soğuğu dondursa da… Bitiverdi… Çok dostlar kaybettik, çok fazla şeyler çalındı, tüketildi benliğimizden… Asl olan nedir, bilmek o kadar zor ki bu bitişin arkasında gizlenen meçhul bir yaşanılmışlık mecburiyeti mi, yoksa kendi kendimize ettiğimiz bir fenalık mı, her şeyi tüketmek?.. Son denilen her başlangıcı hazırlayan da bizleriz aslında…

Küçük, mini mini bir bebekti insan, önce gözyaşlarını tüketti, gereğinden çok fazla harcayarak… Büyüdüğü söylenilen zamanlara saklamayı düşünemedi.Kim söyleyebilir ki bebeklik ve ilk gençlik yıllarındaki kadar özgürce salıverebildiğini gözyaşlarını?.. Ağlamaktan da çok uzağız artık, belki kendimizden uzaklaştığımız kadar…

Küçücüktü, büyümek nedir bilmeden, özlemişti büyümeyi… Bilseydi , katı bir gerçeklik olduğunu, özler miydi?.. Masumiyet vardı o zamanlar, adı belli bir çaresizlikti koşan zaman içinde… Minik bir safiyet taşıyordu küçük ellerin yumuşaklığı… Kalbe yansımıştı, pırıl pırıl bir temizlik taşıyordu kalbini, ılık bir masumiyet veriyordu çevresine… Zaman gözlerdeki ışığı söndürdü, kaybetti, kalbe yansıttığı sertliğiyle bir yalan, çok bilmişlik bitirdi masumiyeti… Ellerimizi de kirlettik çok defa, yıkayamadan geçiverdi günler…

Barışı bitirdik kavgayı yaşamaktan, nefes almayı unuttuk barışçıl mevsimlerin sıcaklığında… Kavgalarımız da masumcaydı o zamanlar… Affedişler de , kavgalar kadar gerçeği yansıtırdı… O barışmalardaydı gerçek mutluluk belki de. Şimdi, barışın içinde gizli savaşa hazır insanlar… Duygularda, her söylenilen sözde art niyet arar olduk, her geçen günle artan bir inanmazlık duvarı ördük çevremize…

Ve büyüdük, büyümeyi bir marifet sanarak, her geçen yıldan kuvvet alarak… Bu büyüyüş bir nevi küçülüşe dönüştürdü yaşantımızı… Küçüldükçe sert bir duvara çarptı umutlarımız…

Büyümek bitirdi her şeyi, büyümeseydik mi ne?..

Bir şarkı dinlediniz büyümek üzerine, şarkı da bitti, nakaratları da…

ferkul

9 ocak 2008


  • siirimsi
  • 9 yorum var
  • 09 Ocak 2008 11:20

« önceki yazı
Cisco CCNA hakkında

Yorumlar

hafifte yayımladın ya, bu yazıyı. buraya göre bir yazı mı bu allah aşkına. Zaten yeri de orasıdır. Muhtevasıda onu gerektirir. Lütfen yani, herşeyi mi moderasyondan beklicez, biraz yayım da ahlakı.

@ampouble , Ben hafifi takip etmeyen biri olarak bu yazıyı burada gördüğüm için çok mutlu oldum , gayet de güzel bir yazı olmuş.Sanırım "Günlük" kavramına uyuyor bu yazı ve burada olmasında bir sakınca görmüyorum.

herkes her yeri takip edemez, değil mi?
teşekkürederim bluesband

ferkul

o zaman bu siteleri takip etmeyenlerin için şehirlerarası otobüs garlarına, belediye otobüslerine, billboard'lara vb.... yerlere de asalım. Herkes her yeri takip edemez, değil mi ?

yazık, niçin tartışma ortamı yaratıyorsun?
sen de yaz bir yazı, okuyalım, ister hafifte, isterse burada...

Bence yazımı oku

ferkul

isterse her ikisinde de,

ferkul

bu kadar büyük bir gururunuz var. Ben yeri değil diyorum siz

yazımı oku

diyorsunuz. Hem de böyle bir yazıyla isterik romantizme davetiye yazmanın ardından. Eseriniz edebi şerhini arıyor ve

madem yazıyorum, sanatıçıyım, madem sanatçıyım övülmeliyim...........

şeklinde 3. dünya ülkeleri ajitasyonlarına kaçmayalım

ayrıca da rasyonel otoriteden yanayım. Yani yazınızı beğenmedim......

@ampoube ,

o zaman bu siteleri takip etmeyenlerin için şehirlerarası otobüs garlarına, belediye otobüslerine, billboard'lara vb.... yerlere de asalım. Herkes her yeri takip edemez, değil mi ?

Eğer yazıyı yazan arkadaş oradaki insanlara da ulaşmasını isterse öyle bir yöntem de izleyebilir.Buna kimse karışamaz.Billboard'lar zaten insanlara ulaşmayı kolaylaştıran aracı yapılardır.Yani herkes her yeri takip edemez değil mi? cümlesinden yapılabilecek en kötü demogojiyi yapmaya çalışmışsın.Neyse , beğenilir ya da beğenilmez birileri birşeyler yazar birileri de okur.
Daha fazla tartışmanın gereği yok.

ampouble, yazıyı ister beğenir, ister beğenmez, isterse okumazsınız.Ben nasıl uygun gördüysem, ve site yönetimleri de onayladıysa sorun yok demektir.Daha çok okunmasını isteek şakşakçılık değildir.
YİNELİYORUM, SİZ DE YAZIN,HER İKİ YERDE DE OKUYALIM
sadece yorum , tartşma içeren ,sataşma cümleleriyle ,yazarak nereye varabilirsiniz? Yazık, yazımın konusu da bu konuyla alakalıydı, okumamışsınız bile, sizi sadece yeri ve çıkartabileceğiniz bir tartşma ilgilendirmiş demek ki..
Siz de yazın, biz okuyalım diyorum,tartşmayı uzatarak istediğiniz ortamı oluşturmaya yardımcı olmayacağım

ferkul

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.