garip bir durum söz konusu. gecenin bir vakti bir arkadaşımın telkinleriyle şöyle birine ulaştım. adı cem adrian. hikayesi şurda (mutlaka okunmalı).
illegal yollardan gece vakti şarkılarını edindik ve şoklardayız. bir insandan bu kadar farklı bu kadar çok ses çıkabilir mi? cevap evetmiş. hatta böyle biri bin yılda bir gelirmiş. gün ağırsın albümünü alacağız. kim bilir ne yetenekler var etrafta böyle, bizim berbat sistemimizde kaybolup giden..
« önceki yazı hepsiburada köy hizmetleri |
sonraki yazı » bekleyen derviş |
Yorumlar
geçmiş olsun kanka, kendisi manyak bi adam, 6. şakıya, özellikle sözlere ve back vokale (evet o da kendisi) dikkat.
| aziL | |
|
|
(0 puan) |
|
| 03 Nisan 2005 05:38 |
Kendisi zamanında Akademi Türkiye yarışmasına katılıp ilk aşamada elenmiş duyduğum kadarı ile. Fazıl SAY ise dinlediği gece arayıp buluşmak istemiş ve doktorlara, şeflere inceletip 1 yıl sonunda ilk albümünü çıkartmış. Pek bi güzel nükteli hindistani şarkısı benimde daha evvel denediğim tarzda olunca pek keyiflendim.
| zee | |
|
|
(0 puan) |
|
| 03 Nisan 2005 13:06 |
ah böyle şeyleri enson ben öğreniyorum nedense..
ben.
| aptal[pilli_silinen_hesap] | |
|
|
(0 puan) |
|
| 03 Nisan 2005 14:36 |
albümü aldığınızda hayal kırıklığına uğramayasınız diye bir bilgi; cem abi evinde kendi olanaklarıyla kaydetmiş albümü. fazıl say'dan sonra gelen popülaritesi sayesinde yeni bir kayıt yapılır sunulabilirdi tabi piyasaya ancak menecerinin dediği kadarıyla "orjinalitesini bozmak istemedik."
böyle yani, sorun sizin ses sisteminizde değil =)
| annie | |
|
|
(0 puan) |
|
| 03 Nisan 2005 18:01 |
cem adrian'ın sitesinde mart 2006 sonu için tek mucizem sevmekti adlı bir albüm duyurusu var galiba.. şu ana kadar daha detaylı bir bilgi edinemedim..
| Frosten | |
|
|
(0 puan) |
|
| 13 Mayıs 2006 20:27 |
ben cem adrian'ı hiç beğenmiyor, sevmiyor ve yaptığı müziğe de sabredemiyorum. hemen izah edeyim.
ses telleri normalin 3 katı söylemi beni olaydan kopartmak için yetmese de en büyük ilk darbedir cem'e karşı. fazlı say'ın öve öve bitiremediği bu adamın albümünü gerçek anlamda evimden hızlı adımlarla müzik markete giderek aldım. dinlediğim zaman son derece özensiz hazırlanmış, şişirilmiş bir işle karşılaştım. canlı dinlediğim zaman da bu adamın bu denli yüceltilmesine hiç anlam veremedim. evet bu tarz işler yapan, sese sahip insanlardan biri olabilitesi olan fakat yolun çok başında olan bir dostumuz kendisi.
fakat ne zaman ki birileri onun ses telleri 43 misli, yok eşsiz yetenek diye adamın zor bela radyosunda yaptığı demoyu albüm diye satışa çıkartıyor, ben bunu o müziği dinleyecek insana yani bana yapılmış bir ayıp olarak algılıyorum.
hikayesi ise beni asla ilgilendirmiyor, çünkü popstar'a katılmamı babam vasiyetinde yazmıştı gibi palavralardan benim hikaye kotam çoktan doldu. iş ve netice görmek istiyorum ben.
ne olacaktı yani cem adrian'ın sesinin son kullanma tarihi mi var? 1 yıl oturup uğraşılsaydı harika bir albüm yapılsaydı kendisine çok mu zor olurdu?
o sesleri çıkartmak evet zordur, o sesleri çıkartırsınız kabiliyetli, doğuştan sese sahipseniz. fakat eğitimiz yoksa ancak höö hüüü diye 1 parça ilgi çekecek 2. parçada tekrara girmekten başka çareniz kalmayan işler yaparsınız.
ayrıca ses telleri 3 misliymiş gibi bir ölçü birimini uydurmadan önce bir çok ustayı düşünmek, bu ustaları bizim de bildiğimizi varsaymak, bizi insan yerine koymak gerekir.
ben insan yerine koyulmuyorsam, cem adrian'da benim gözümde ne yazık ki ağaçların yok olmasına yataklık etmiş (cd kapağı) biri kadar garip bir özellik alarak dolabımın arkasında sonsuzla buluşur.
artık internet var, artık globalden öte minicik bir dünya var. sen şimdi kimi kime yediriyorsun 3 kuruş için... olur mu yahu...
bize ayıp her şeyden önce.
| f205 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 14 Mayıs 2006 05:13 |
f205, sana katılmamam işten değil. bu ikinci bir "can yücel" davası benim açımdan. hemen anlatayım:
can yücel'in sık duyduğumuz, şarkımsı ve beğenilen şiirlerinden etkilenen ben; nicedir ilk kez şiir kitabı yerine gidip "kendi sesinden şiirler" albümünü aldım rahmetli'nin. şimdi ölünün arkasından konuşmak gibi olmasın ama, hayatımda dinlediğim en kötü kaset-şiir-sesti. niye diyecek olursanız, onu da anlatayım efendim:
ortamı tarif edeyim önce. yurt odasında loş bir ortam yapılır kendimize. walkman tedariklenir. kulaklık tedariklenir. sonra play edilir. can yücel'in kulaklarınızı çınlatan "b"leri vardır kasette. "bummm!" efektini tek bir "b" harfiyle verebilmektedir çünkü. ve sözler şu şekildedir (gerçekten):
- "kabbbbız olmuşum! bbbbir haftadır ne o.urabbiliyorum, ne de s.çabbbiliyorum."
"b" harflerinde kulaklarım çınlar-kulaklığım cızırdar iken ilk şoku üzerimden atlattım ve yılmadım. erken yorum yapmak istemedim ve devamını dinledim efendim:
- "bbbıktım artık s.ki çarşafa dolanmış erkekler görmekten..."
ve saire, ve saire...
sanırım kapitalist düzenle dalga geçmek için yapılmış bir çalışma deyip yine rahmetliye yonttum fikirlerimi. inşallah öyledir.
cem adrian'a gelince. aynı niyetlerle uzun süre dinledim. özellikle o sırada evde kalan diğer 2 arkadaşın yüksek pohpohlama seviyeleriyle, "güzel ses be abicim" kıvamında dinledim. sonra ilk olarak, "ben bunu şarkıyı sana yazdım" şarkısı baydı. abicim tamam yazdın da, yahu başka bir cümle yazamadın mı koca şarkıya??? "b"leri cızırdatmıyordu, Allah var, ama o derece bunaltıcıydı.
özetle, potansiyel enerji her zaman kinetik enerjiye dönüşemeyebiliyor. ya da kabiliyetli insanlar dâhi bazen -bilerek ya da bilmeyerek- kötü şeyler üretebiliyor.
rahatladım vallahi.
| impala[pilli_silinen_hesap] | |
|
|
(0 puan) |
|
| 15 Mayıs 2006 13:04 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.


