beş dil biliyormuş ünlü kişi, ünlü ve saygıdeğer. bir de türkçe öğrense, altı eder...
ne zaman sıkışsam, imdadıma yetişiyor,eşsiz şair.her derdime cevap şiirler..yine rahmet istedi süreya. kusur aramak değil amacım,ancak ister istemez gözüme çarpıyor,(batıyor) hatalar.''acaba'' diyorum, ingilizce'ye gösterdiğimiz itinayı biraz olsun kendi dilimize gösteremez miyiz?sağım-solum ingilizce,yahu bunun bir ortası yok mudur?illa da öztürkçe olsun falan da demiyorum amma velakin,bu kadar sorumsuzluk da ''pes'' dedirtiyor insana.''imla yanlışları'' desen almış başını gidiyor.site yöneticilerinin gösterdiği özenin farkındayım,müteşekkirim.bu işin en can sıkıcı tarafını ise, şair pek güzel dile getirmiş,dört satırla.bir şey ilave etmem hadsizlik olur.haddini bilmek edepten gelir biraz da,durmamız gereken yeri biliriz,haddini aşanlara da bildiririz.ne şanslıyız ki;cemal süreya bizim şairimiz.ne ala memleketiz,ne ala (bir de şu şapkaları halledebilsem,o da benim ayıbım olsun)...
« önceki yazı Neden hep benim başıma geliyor? |
sonraki yazı » işsizlik yok |
Yorumlar
hepimiz aynı şeylerden şikâyet ediyoruz herkes birazcık çaba sarfetse daha iyiye gidecek bu işler. insanlık hâli harf hatası olur, evet bu kabul edilebilir, ara sıra gerektiğinde yabancı kelimeler de kullanılabilir (ya espri ya da açıklama için olabilir) bunlar bizim aramızda da pek sert eleştirilmez bence doğru olan da bu ama ya tv ve gazetelere ne demeli? stajyer üç beş çocuğa vermişler bu sorumluluğu, onlar da yarı bilinçsiz türkçe yarı tiki sözlüğüyle içine ediyorlar günlük konuşmanın. senin yazdığınla ilgili söyleyebileceğim en önemli şey (ve acayibi) ise şu: aşk kalmadı ki millet şiir okusun...
| ONALTIKIRKALTI | |
|
|
(0 puan) |
|
| 06 Haziran 2005 14:13 |
rivayet odur ki;bilmemek ayıp değilmiş.kuzum, şu şapka olayını nasıl hallediyorsunuz,bize de bi el atsanız diyorum.yoksa anlam falan kalmıyor,resmen sinir oluyorum.
| cebrailiye | |
|
|
(0 puan) |
|
| 06 Haziran 2005 15:16 |
ben mac kullanıyorum klavyem F ve benim olay bambaşka ama yine de söyleyeyim alt ve h harfine aynı anda basıp elimi çektikten sonra a harfine basıyorum oluyor sana şapka pc de q klavye kullananların da sanırım alt tuşu basılıyken elini kaldırmadan sayıların olduğu yerde 0226 tuşlaması gerekiyor eeee adam yapmış ingilizce sistem ingilizce klavye tabii ki böyle çetrefilli olacak bizimkilerin zoruna geliyor olacak ki problem yaratıyor diye bir de kaldırmaya çalışıyorlar şapkaları ki ben tamamen karşıyım ve şunu diyorum herkese fransızlar bilmiyorlar mı kardeşim şapkaları aksanları kaldırmayı biz salak mıyız niye iki de bir bu mevzuyu tartışıyorlar bilmiyorum...
çocuk girdi yaşına şapka ister başına diye de ne güzel bir türkümüz vardır halbuki... :)
| ONALTIKIRKALTI | |
|
|
(0 puan) |
|
| 06 Haziran 2005 15:32 |
öyle olmadı ama neyse yine de sağol,buldum ben shiftle 3'e aynı anda basıyorsun a'ya basınca şapkalı oluyor.çocuklar gibi sevindim valla,Allah kemâl'den razı olsun(aklı veren arkadaşım).ilk onun adını yazarak onore edeyim dedim.artık korkmadan yazabilirim.bu arada türkü de türkü olmuş yani...
| cebrailiye | |
|
|
(0 puan) |
|
| 06 Haziran 2005 16:43 |
mesela noktalama işaretlerinden sonra birer boşluk bırakıp yazmaya devam ederseniz kurallara daha çok bağlı kalmış olursunuz.
| annie | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 12:25 |
@annie:böyle bir kural var mı? hiç duymadım.duyan varsa kaynağını da söylesin öğrenelim.ama yukarıdaki cümlenin daha anlamlı olması için,en az 1 hatta 2 virgül,1 de noktalı virgül yakışır diye düşünüyorum (nazire yapıyormuşum gibi gelmesin :)).
| cebrailiye | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 13:59 |
şimdi başka bir tartışma konusu açıyormuş gibi olacak belki ama...yok ; o kadarda zengin bir değil türkçe.bu dil fukaralığı konusunda kabahat hepimizin. çözüm için pansuman bahaneler yerine önce bu zayıflığı kabul etmemiz gerekir.sevgili ONALTIKIRKALTI'nın başka bir yorumda örnek gösterdiği "düş" açılımı türkçenin zenginliğini değil , ben ce açizliğini gösterir. düşünün , bir tamirci dükkanın da 1 bıçak var , diğer tamirci dükkanında 5-6 çeşit tornavida var. vidanın tornavida oluklarının sağlığı bakımından hangisi daha ZENGİN dir? bıçakla çalışan tamirci mi? yoksa çeşit çeşit tornavida kullanan tamirci mi? evet , vida bıçakla da açılabilir...ama doğrusu , yıldız vida için yıldız tornavida , düz vida için düz tornavida kullanmaktır.
| mastersound | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 14:41 |
valla güzel bir örnek bulmuşsun (felsefe, mantık zekânın kuvvetli olduğu bir gerçek hakikatten verdiğin örnek inandırıcı gibi geliyor) ama bence teknik terimler (tornavida örneği gibi) zaten biz istesek de istemesek de dilimize (her dilde olduğu gibi) giriyor (by-pass, trafik, televizyon, kabin, jeton gibi binlerce örnek var) bir dil de önemli olan duygu ve düşünceleri tam ifade edebiliyor mu? Karşımızdakine yazılı, sözlü ne düşündüğümüzü bire bir aktarabiliyor mu? sorularının yanıtları değil midir? E ne oldu şimdi? bütün dillerde olan bir özellik bu zaten bu işlevi yerine getiremeseydi kullanılmazdı, demek ki başka bir şey var bizi rahatsız eden... o da özenti olmak (kesinlikle kimseyi suçlamıyorum bu çok yaygın bir şey başkasına söylesek bile kendimiz de çevrenin etkisiyle aynen beğenmediğimiz şeyleri söylemeye başlıyoruz) özentiden de anlatmaya çalıştığım şudur karşılığı varken elli yıldır herkes kullanıyorken (ve tam olarak yerleşmiş bir kelime varken) yerine yabancı kelime kullanıp bak ben oralara aitim ancak sende de bu kültür (eğer kültür denilebilirse bu komplekse) varsa benimle iletişim sağlayabilirsin mesajı çok sinir bozucu oluyor. örnek bugün çok "down"ım, adam çok "cool", ay çok interesting bir şey.... örnekler çoğaltılabir. işte sinir olan ve dili bozan şeyler bunlardır. Dünyada her ülkenin kendine göre doğası, kendine göre kültürü, stratejik önemi vardır, herkesin birbirine göre iyi ya da kötü yanları da vardır bu her konuda olabileceği gibi dilde de böyledir kültürler arası sidik yarıştırmanın bir manası yok. bizimkiler hamlet yazmamış da rubailer yazmışlar onlar milyonlarca şiir yazmışlar da ama "istanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" gibi bir şiir çıkartamamışlar... e tabii ki böyle olacak her ülke kendi kültürü içinde kendi döneminde kendi ihtiyaçları çerçevesinde dilini biçimlendirecektir önemli olan karşımızdakini küçümsemeyip değer vermek ve kendi sahip olduklarımızın da kıymetini bilmek. fransa da ve almanyada neredeyse bir tane ingilizce dükkân ismi yoktur biz de ingilteredekinden çok, işte kötü olan bu yaklaşım. adam kebapçı dükkânı açmış tabelayada "since 1992" yazmış hey allahım ne diyeyim ben şimdi bu adama, herif ellerinle hamur yoğurup dolapta leğende bekleyen kıymayla lahmacun yapıyor ama "since 1992". işte böyle olunca evinde yer sofrasında tarhana içip kurufasulye yiyen genç kızımız gece beyoğlunda kafede arkadaşına "ay burdan gidelim, zaten bugün çok "down" oldum, triplerdeyim diyecek. boris vian'ın gerçeküstü akımına yaptığı edebi estetik değerler hakkında ne düşünüyorsun desen cevap yok, akira abimizin en çok hangi filmini beğenirsin desen cevap yok, lynyrd synyrd mı, wishbone ash mi desen yanıt yok, izmirde kurtuluş savaşı döneminde yabancı ticaret adamları ve siyaset desen tek kelime yok, ferhan şensoy abimizi tiyatroda izledin mi desen ses yok, bir kez olsun merak edip baleye, operaya gittin mi desen yine yanıt yok e hadi teknoloji konuşalım o zaman madem bunları bilmiyorsun "e ben pek anlamam..." tarih yok, kültür yok, sanat yok, teknoloji yok, ondan sonra "down oldum"... yok arkadaş yok, senin down olmaya hakkın yok daha bin fırın ekmek yemen lazım.... neyse işte kaptırdım ben de kendimi tutamadım yine. etrafımız bu tarz insanlarla dolu zaten bir de ben sizin başınızı ağrıtmayayım... söz meclisten dışarı tabii buradaki arkadaşlar üzerine alınmasın ben durumu analiz edip yorumlamaya çalışıyorum. (bak şimdi farkettim) "türkçe'yi korumak 5000 üyeli koskoca sitede benim gibi bu işle ilgisi olmayan birine kaldı, dilimiz ne kadar sahipsiz kalmış gerisini siz düşünün artık...
| ONALTIKIRKALTI | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 16:20 |
@mastersound: ''türk dili,zengin,geniş bir dildir;her mefhumu ifadeye kabiliyeti vardır.yalnız,onun bütün varlıklarını aramak,bulmak,toplamak,onlar üzerinde işlemek lâzımdır...türk milletini ve türk dilini medeniyet tarihinin ve kültür dillerinin dışında görmenin ne yaman bir yanlış olduğunu bütün dünyaya göstereceğiz.'' bu sözlere katılmamak elde mi? kime mi ait,malumunuz vechile mustafa kemâl atatürk'e. şimdi bu sözlere sahibinden dolayı sığınıyorum sanılmasın,bu konuda idmanlıyım.
| cebrailiye | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 16:40 |
@16-46:kızma böyle yazıyorum diye,kirkalti falan bana ters geliyor biraz,ben ne yapacaktımmmmmm,ımmm hıh tebrik edecektim seni,döktürmüşsün yine maaşallah..iyi ki bu işle ilgin yok,ilgin olan işte nasıl olduğunu cidden merak etmeye başladım :)) ben senin kadar uzun uzadıya yazamıyorum,işlerden dolayı,ama sana sonsuz teşekkürler ediyorum,ilgin+bilgilerin için...
| cebrailiye | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 16:56 |
geçenlerde bir bildirye yaptığım yorumda ismet paşanın bir sözünü yazmıştım. ismet paşa bir vesile ile türk dilindeki yabancı kelimeler için: "lisanımızdaki ecnebi kelimeleri huruc edecaaz " diye coşmuş... buradaki tek türkçe kelime etmek filiidir. demeye çalıştığımşey şudur. ya yabancı sözcükleriatarsın , ya onlarla yaşarsın. bu hamile olmak gib bir şeydir. yabancı sözcük kullanıyorsan , kullanıyorsundur.kullanmıyorsan kullanmıyorsundurbunun oturmuşu kalkmışı olabilir mi?
hadi bakalım.... arapça , farsça , fransızca... ne kadar yabancı sözcük varsa çıkarın bakalım.... geriye kalanlarla nasıl iletişim kurarsınız. eğer iletişim kuramıyorsanız o zaman bu dilin zzenginliğinden bana kisebahsedipde beni güldürmesin.
| mastersound | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 18:07 |
sabaha devam etsek,valla bütün servis beni bekliyor..
| cebrailiye | |
|
|
(0 puan) |
|
| 07 Haziran 2005 18:19 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.


