ingiltere'de yayınlanan "Got Talent" isimli "popstar" tarzı TV şovunda harika bir olay yaşandı.
Opera söylemek isteyen Paul Potts isimli Cep telefonu satıcısının dış görünümü, güvensiz duruşu ve mesleği seyirciler ve juri arasında alay konusu oldu.
Potts sessizce başladığı şarkının sonunda juri üyelerini bile ağlattı.
Puccini’nin “Nessun Dorma” isimli şarkısını seslendiren Paul'un videosunu izleyelim.
Burada da başka bir video var.
Bu arad paul artık çok ünlü ve kendine ait bir albümü bile var...
sonraki yazı » şekilden şekile girin |
Yorumlar
baştan dalga geçilecek komik birşey zannediyor insan izlerken, ama sonra insanın gözleri doluyor, tüyleri müziğinde etkisiyle diken diken oluyor yaw!
| gaykedi | |
|
|
(0 puan) |
|
| 18 Kasım 2007 19:45 |
pek sevgili fikir atölyesi Tunç Kılınç abimiz 10 kasım tarihinde çok güzel bir yazı yazmıştı konuya dair. buyrunuz...
| byflipper | |
|
|
(0 puan) |
|
| 18 Kasım 2007 20:33 |
izlemiştim, gerçekten de etkileyici... nedendir bilmiyorum aklıma ibrahim tatlıses geldi...:)
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 18 Kasım 2007 23:49 |
"opera söyleyesim geldi"
söyleyecek bir şey bulamadım, bu çıktı.
| Ege | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 02:09 |
bunu bikaç ay önce e2 de izlemiştim adamlar başta onunla dalga geçiyorlar sonra hepsine geçiriyor adam adamın yerinde olsaydım nessundorma yı söyledikten sonra salonu terkederdim
| sissymbolrote | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 03:21 |
bu nasıl bir adam anlayabilmiş değilim. Şaka gibi.
o nasıl bir allah vergisidir .
merak ettiğim türkiye dede böyle bir amca çıksa Bülent Abla ne derdi acaba burdaki jüri üyeleri gibi davranabilirmiydi.
- yavrum iyi güzelde çok bağırıyosun olmuyor.
der heralde .
| bora35mm | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 09:38 |
İnsanoğlunun düştüğü en büyük hatalardan birisi bu işte. Önyargısına mağlup gelmek. Tam olarak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyoruz. Elbette ilk görüşte herşey hakkında fikir edinilebilir ama asıl önemli olan o fikrin doğru olduğuna inanmadan önce bir şans verip kanıt toplamak gerekliliğidir. Bu adamı sokakta gördüğümüzde itici sıradan bir tip olduğunu düşünmek normal. Sırf bu sebepten, kaç tane beceri sahibi insan kendisini gizliyordur kimbilir?
| positive | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 11:19 |
önemli olanın dış görünüş veya tavrın olmadığının en güzel göstergesi! helal olsun dumur etmiş adamları
| electro | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 11:49 |
İlgili videoda seyircilerin aklından geçenler :
- hahaha herife bak opera söyleyecekmiş sen donnu çek beahh
adam söylerken;
- aman tanrım utandık ama ne yapmalıyız bilemiyoruz kahretsin
derken biri alkışlar
- ohh evet bağırıp takdir edip yırtalım.
işte topluluk böyle adidir. kulaklarınızı tıkamalı aklınıza koyduğunuz şeyi bazen herkese rağmen yapmalısınız. yoksa topluluktan biri olur çıkarsınız. helal olsun adama diyorum. iyi ders vermiş.
| zee | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 13:40 |
popüler olmakla popülist olmak arasındaki kalın ayrım :))
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 23:21 |
önyargı demiş bi arkadaş, öncelikle bütün önyargılara karşı olmak da ayrı bir önyargı olmuyor mu? hani geçerken dokun-dur-mak istedim... yazan kişi üzerine alınmasın, bu hepimizin başındaki bir yazgı...hangimiz "farklı"yız ki...
bir öğrencimin bir sözü geldi aklıma... "eee hocam bizim kurstaki bağlama hocası diyorki, nota bilmeyenden sanatçı / manatçı olmaz"!
1- nota araçtır amaç değil, müzik notadan da önce vardır ( bu nota öğrenmeyi, müzik eğitimindeki nota bilmenin önemini küçümsediğim anlamlarına gelmesin, aman ha!)
sadece amaç ve araç ıskalamasına bir örnek diye buraya not düşüyorum. ha hemen aklıma geldi : aşık veysel'i dinlediyseniz anlarsınız, çaldığı bağlamanın akordu bozuktur, hatta alttaki telin akordu bozuktur ve aşık veysel nota falan da bilmez, yanlış hatırlamıyorsam -yanlışsa düzeltin lütfen - paco de lucia'da bilmez nota...
2- nota biliyorum diye "sanatçı"lığı nota bilmeyenlere reva görmeyenler...; bu tür insanların nota bildiği doğru olabilir ancak sanat / toplum / sosyoloji , sanatın işlevi vb konularda birşey bilmediği aşikâr değil mi?
3- sosyolojide buna sanırım "otorite figürü" deniyordu, yani birileri bizim adımıza birşeylere karar verir, onlar alkışla der biz alkışlarız, ıslıkla / yuhala der biz yuhalarız... bu tür daha çok "koyun"gillere giriyor... daha marksizan bir anlatımla "egemen algılama biçimleri" ya da "manüplasyon" denilebilir sanki.
vıyyy amma kafa ütülemişim akşam akşam....
bende madde çok ama başka bir "akşam"a beklerim...
saygı / sevgi bizden efem :)
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 19 Kasım 2007 23:32 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.


