Vatansoylu güzel söylemiş.. sadece "hokkabaz" hariç :) o bunlarla bir arada anılmayı hak-eden bir film değil..
bunun dışında bu tür filmler niye sinir bozabiliyor anlamıyorum. o kadar güçlüler mi yani sinirleri bile bozabiliyorlar. bırakın geçin nedir yani. bunun böyle olacağını tahmin etmiyormuydunuz ki böyle şaşırıyorsunuz. sinemadaki film sayısı arttıkça, insanlara "film çevirebiliyormuşuz ya, niye duruyoruz" cesareti geldikçe "çöplük" tarzında filmler de olacaktır elbette. bu gayet doğal bir gelişme. rahat olmalısınız. nedir yani amerika'nın bize gönderdiği ve senede vizyona giren filmler kadar mı film ürettiklerini düşünüyorsunuz. bunlardan daha ucuz nice filmler de üretiliyor. yani bir yerde sayıca çok üretim varsa onların içinde her türlü film olacaktır.
oysa biz ne yapıyoruz? gerçek adam-gibi-adam olan filmleri konuşacağımıza böyle filmleri tartışıp, sonra 100'lere varan mesaj sayılarından övünüyoruz. reklamın iyisi kötüsü olmaz. buradaki 100 mesaj bu filmlerin işine geliyor..
oysa bunların yanında oldukça güzel filmler de üretiyoruz ve vizyona sokuyoruz..
mehmet ali erbil var diye herkesin "iğrenç" olarak gördüğü dünyayı kurtaran adamın oğlu filmlerine bakıyorum tüm net camiasında "ben gitmem abi" haykırışları yükseliyor. yahu sen gitmiyorsun, o gitmiyor, bu gitmiyor. peki nasıl hasılat rekorları kırıyor bu filmler ?..
kısaca (tekrarlıyorum) reklamın iyisi kötüsü olmaz.. ve "çerez" sineması her zaman satar..