bence ağladığımız ya da üzüldüğümüz zaman "ya neden başıma geldi böyle bir olay" diye düşünüyoruz, o sırada farkına varıyoruz ki yakın bir zaman önce de cidden çok gülmüştük, sonra da o söz aklımıza geliyor.
halbuki hep gülen hiç mutsuz olmayan bir yapıya sahip olmak nerdeyse imkansız olduğu için kah ağlar kah güleriz. mutsuz olmayan adam nasıl olabilir, bunu hayal etmek bile güç. o yüzden böyle düşünmek, yani çok gülmelerimize binaen ağlıyor olduğumuz savı bence o kadar da doğru sayılmaz.
hayat sinüs eğrisi gibi, ama genliği değiştikçe ekseni de değişen bir yapıda :)) işler biraz iyi gidiyor, biraz kötü, ama ortası hep aynı kalmıyor. bazen uzun süreli kötü durumlar sonucu sefil oluyor insanlar, ama aynı durumdan yükselip umuda, hayata tekrar bağlananlar da mevcut.
hem güler hem ağlarız, bu normal değil mi?