insanın hayatında her şey kötü gidiosa,yaşamak için dahi umudu ve isteği kalmadıysa yani tabiri caizse dibe vyrduysa ne yapmalıdır?
insanın hayatında her şey kötü gidiosa,yaşamak için dahi umudu ve isteği kalmadıysa yani tabiri caizse dibe vyrduysa ne yapmalıdır?
« önceki yazı çizgi film aşkları |
sonraki yazı » bisiklete binmek istiyorum(?)Kiralama hakkında |
altın vuruş (: hehe şaka şaka....
Hiç bir şey yapmasına gerek yok,dursun ve geçmesini beklesin.
| natalie anne makker | |
|
|
(0 puan) |
|
| 25 Şubat 2006 00:03 |
Bu durumda olanlara bir çare bulunursa birileri banada haber versin..
Tek bildiğim çırpındıkca daha çok battığı
| sbaskentli | |
|
|
(0 puan) |
|
| 25 Şubat 2006 00:13 |
yaz okulunda 6 dersten kaldığımda en yakın eczaneye hızlı bir dalış yapıp: ağbi bana iyisinden bi anti-depresan var demiştim. sonrası malum, teselli etmeler, falan filan hey gidi günler
| dacryos | |
|
|
(0 puan) |
|
| 25 Şubat 2006 00:21 |
çevresindeki insanların da hayatlarını çaktırmadan kötüleştirmelidir.böylece etrafına bakıp,ehe ehe benden mutsuzları da var lann diye sevinebilir insan...tarafımdan denenmedi ama sen deneyip sonuçlarını bize bildirebilirsin.ha hayatın daha mı kötüye gitti,o zaman ters-düz yöntemiyle,sanki çok süper bi insanmışsıncasına hayatını mahfettiğin kişilere yardım edebilir ve böylece herkesin seni sevip saymasını sağlayıp,gözlerinde kıymete binebilirsin..herkes tarafından sevildiğine göre de durumu tatlıya bağlamış olduk,hayıflanmana gerek kalmadı.şimdi çık, arkadaşlarınla sinemaya falan git.kıymetli biri olduğuna göre de bileti birine ısmarlatabilirsin,böylece hem kıymetli hem de paralı bi insan olarak geceyi noktalarsın.
| rheia[pilli_silinen_hesap] | |
|
|
(0 puan) |
|
| 25 Şubat 2006 00:36 |
depresyon lüks bir hastalık,evden cıkmayacaksın ama sürekli eve yemek siparişi vereceksin,en iç bayıcı avrupa dramlarından bir sürü film kiralayacaksın,sağlam bir sezen aksu arşivini önceden oluşturmuş olanıda eklersek emin ol oldukça pahalıya patlayacaktır...tabii sürekli içilen sigara ve kahveleride unutmamk lazım...hala depresyona girmek istediğinden emin misin?
| deborahhh | |
|
|
(0 puan) |
|
| 25 Şubat 2006 23:42 |
uzaklara gidemiyorsam; hiçbir şey yapmadan öylece dururum. bazen sessizce ağlamak dibe vurmuşluğumu, zavallılığımı pekiştirir. Sonra kendime acımaktan yorulup, depresyondan çıkarım. Değişen bir şey yoktur aslında ama ben daha az depresif olurum. Tuhafım, biliyorum.
depresyon zamanlarında arkadaşlarla buluşmanın iyi olacağını söylüyor psikologlar ama ben hiç yararını görmedim. çevremde insanlar varken mutlu olmuyorum, mutlu rolü yapıyorum. rol yapmak da çok yorucu!
| escape | |
|
|
(0 puan) |
|
| 26 Şubat 2006 00:08 |
Seçenekler: -İntihar: Denendi. Sonuç beceriksizlik -Anti-depresanlar: Sonuç uyku, hissizlik. -Hayat devam ediyor manalı işler yap: Acıyı zaman zaman azalttı. -Aşk: Olası en iyi çözüm. Ulaşılması imkansızlığı ve sosyal kuralların yıpratıcı etkisi bu çözümü manasız kılıyor. -Nefes almaya devam çabası: Yorucu, acı artırıcı.
Genel Sonuç: Dibe vurmak gerekiyor. Yaşam da ölüm de neticesiz saplantılı uygulamalar. Aşırı mutlu ya da aşırı mutsuz olmak sonuçsuz girişimler.
Son Sonuç: İşkenceye yeterli cesareti göstermeyi başarana kadar devam.
| janus96 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 26 Şubat 2006 21:49 |
Sktr et yaa düsünme bunları yasamaya bak gününü kurtar oyle weya boyle..
| Dreamer0586 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 27 Şubat 2006 01:15 |
Aslında tğm dünyada yaşanmış örnekleri ile somut bir gerçek vardır..
Oda şu an kendi branlarında zirvede olan insanların bir çoğu zamanında dibe vurmuş , yok olma sınırına gelmiş ve o acının verdiği ızdırap ile harekete geçerek hayata dur ben burdayım ve daha bitmedim deme cesaretini göstermiş bireylerdir.
Budan basitçe formülüze edecek olursak gerçekten de dibe vuran her birey kendisini iyi analiz ederek sıçrama yapması gerekn noktayı yakalarsa zirve için potansiyel bir adaydır.
Ve dibe vuran insanlar artık kaybedecek bundan başka neyim var ki diyebildikleri için daha sağlam ve kesin kararlar alabilmektedirler. bu da onlara yürüdükleri yolda mutlak başarının kapılarını açar.
oysa henüz tam olarak dibe vurmamış olanlar , hala kaybedecek bir şeyleri olanlar ellerindekileride kaybetmek korkusu ile oldukları yerde saymaya devam ederler ve hatta gerileme süreçleri uzadıkca acıları ve sıkıntılarıda git gide artar.
Bu da bize gösteriyor ki normal hayatını sürdürme sıkıntısı içerisinde koşuşturmaya devam eden insanlar dibe vurmuş insanlardan daha kötü durumdadırlar çünkü onlar asla bu iş buraya kadar artık bende varım diyemeyeceklerdir. Dibe vuranlarsa artık zirveye giden yolun başına gelmişlerdir tek yapmaları gereken zirveye giden doğru yolu secmek ve arkalarına bakmadan yürümektir.
| sbaskentli | |
|
|
(0 puan) |
|
| 27 Şubat 2006 01:31 |
hayat pek öyle starwars gibi değil...
"sıçtım, dibe vurdum" dediğimiz anlarda aradığımız cevap "zirveye giden yol dipten geçer, ben körmüşüm" hiç değil.
bunalım girişi-çıkışı formülüze edilebilir birşey olsaydı adı bunalım olmazdı...
| Dicky | |
|
|
(0 puan) |
|
| 27 Şubat 2006 02:04 |
bunalımdan bahseden kim
banalım anlık hayat içerisinde yaşanabilecek belli bir süreçde ağırlığını arttıran bir duygu yoğunluğudur. Dibe vurmak la ilgili açıklama daha fazla yapmayacağım çünkü ikisi arasındaki farkı yaşamayan bilemez.
| sbaskentli | |
|
|
(0 puan) |
|
| 27 Şubat 2006 08:37 |
@ankaralı banalım anlık hayat içerisinde yaşanabilecek belli bir süreçde ağırlığını arttıran bir duygu yoğunluğudur. muş... değildir efendim... dolu görünsün diye yazmışsın bi ton gereksiz kelimeyi arka arkaya... bunalım dibe vurduğunda da ortaya çıkabilir zirveye çıktığında da... adı üstünde bunalım! bunalım bir süreç değil sonuçtur, dibe vurmaksa kocaman bi süreç( ki dip nerede kimse bilmez, en dipteyim diye ağlarken annesini, babası vuran bi tip gelir sana abi kardeşime araba çarptı öldü, çok moralim bozuk der, aynı zamanda bir kolu ve bir bacağı da yoktur, bunalımın götüne patlar, millete anlattığın salak depresyon mavalları küfür edesin gelir, hatta bu sefer şaşkınlıktan girersin bunalıma... ) arada bi fark arayan neyin ne olduğunu anlayamıyor demektir bu durumda... ve üstüne üstlük sübük bi aristo mantığıyla ve sıradanlığına isyan eder gibi arıyorsan bir sebep ve sonuç arasındaki farkı, tek sözüm, aramaya devam et... mevla da bulunurmuş arayarak... 'bakın şimdi... elmayla armudun farkı renkleridir.' heyy beee....
| profanum | |
|
|
(0 puan) |
|
| 27 Şubat 2006 14:57 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.