Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Bebek battaniyeleri"

Şu anda çok uğraştığım bir proje üzerinden çok düşük bir not aldığım için kötü bir moralle yazıma başlıyorum;
Üniversitede Ders Geçmek;
Yükseköğrenimde ders gecmek için eşsiz ipuçlarına birazdan sende vakıf olacaksın.
Anadolu Uni. İnşaat Müh. Bölümünde test ettim diğer bütün universite ve bölümlerde de gecerli oldugunu dşünüyorum.
1.Gecmek istedğin dersi seç.
2.Evet çalışmaya başlıyoruz ama bu çalışma biraz farklı, ilk olarak hemen dersi veren hocanın odasına damla ve dersinizi seçtim nasıl çalışmalıyım, nasıl daha fazla verim alırım gibi cevabı önemli olmayan amacın sadece hocayı etkilemek olan sorular sor.
3.Derslerde ve boş zamanlarında düzenli çalış yani düzenli yalakalık yap, bişiy bilmene gerek yok biliyomuş gibi yap ama mutlaka yalakalık yap.
4.Vize günü rapor al (özel hastanede 20ytl karşılığında mutlaka alırsın)
5.Hocana iyi bi mazeret uydur ve sınava zorunlu olarak giremediğine inandır.
6.Kolay telafi sınavı, bol not evet hedefe uaştık böylece hocayı kafaya aldık sonuç olarak sınavlar,ders içinde yapılacak sunumlar, projeler hepsi tamam.Yüksek notlar garanti,sizinde farkettiğiniz gibi aslında hocaların çalışmak dediği ders çalışmak değil yalakalık yapmak.
7.Dersler tamam şimdi sıra deneyler,ödevler ve quizler; bunlarda da aynı yöntemi izleyelim ama hedefte asistan var haftada 30dk ayırarak bunlarıda yalakalıkla halledebiliriz.

...ve sonuç;
Bilgisiz, becerisiz, fikirsiz ama yüksek bir ortalamayla ve 4 yılda mezun olduk.
Amaç zaten öğrenmek değil...(Anlayana)

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 14 Ocak 2008 08:47 

Yorumlar

her yerde böyle işlediğini sanmıyorum. tanınma faktörü illa ki nota bir katkı sağlar ama direk yalakalık müessesesini kullanmak iyi sonuçlar getirmeyebilir.

dersin hocasını düzenli olarak gördükten sonra insan ister istemez derse de çalışmak zorunda kalır genelde, nitekim çalışmayınca artık hocanın da yüzüne bakamaz olmaya başlarsın.

asistan veya öğretim görevlisi olanlar da vardır bunu okuyan. öncelikle unutmamak lazım ki, onlar da insan. yani iyisi var kötüsü var. anlayışlısı da var her şeye kötü bakanı da var. sonuçta her yalaka öğrenci kolayca dersleri geçer diye bir şey yok.

dersi öğrenip öğrenmeme ise çok farklı bir mevzu zaten. odtü genetikte okuyan bir arkadaş bana bir vecize söylemişti, kaynağını tam hatırlamıyorum: "yapmak zorunda olduğumuz şeyleri yaparak öğreniriz" ya da benzer bir şey. dolayısıyla, eğer bir işle meşgul olursak ancak o işi öğrenebiliriz. teorikte, derslerde bir yere kadar geliyorsun ama işler piyasaya gelince ne kadar gereksiz şeyler öğrendiğini ve ne kadar gerekli şeyleri de öğrenmediğini görüyorsun. bu çoğu kez çalıştığın alanın dallanmasıyla da birbirine giriyor.

dolayısıyla üniversiteyi bitirenlerin çoğu da okuldan meslekleriyle alakalı genel kültür kazanıp mezun oluyorlar bence. bunun seviyesi öğrenciye ve üniversiteye göre tabii ki değişir ama hadi hocaya yalakalık yapalım geçelim anlayışı o kadar da işe yaramaz pratikte. şahsi kanaatim tabii ki.

bildigimiz son sey  |  (0 puan) 14 Ocak 2008 12:11

bizim üniversitede (boğaziçi) gel o tekniği dene bakalım ne oluyo.

ufucuk  |  (0 puan) 14 Ocak 2008 12:42

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu