muhtemelen televizyonlardan duyduğunuz üzere tüketici dernekleri federasyonu tüdef akaryakıt zamlarını protesto etmek için bir girişim başlattı. buna göre 10 eylül'de akaryakıt almamak planlanıyor. bir başka protesto şekli de şu adresteki amblemi arabaların arka camına yapıştırmak şeklinde olacak. bir de sabahları tam 8:00'de aynı anda kornalara basılıyor.
- hikikomori
- 23 yorum var
- 22 Temmuz 2006 10:17
« önceki yazı a4'ten cd zarfı |
sonraki yazı » apple ican 2006 yarışması sonuçlandı... |
Yorumlar
kornalara basma eylemi nerdeyse 1 aydır var alem fm de nihat sırdar başlatmıştı onlarında araba için de yaptıkları bir logo var, tüyü yolunan bir kaz logoya burdan bakabilirsiniz
bence o etiketlerden basılıp belli başlı yerlerden dağıtılmalı.. arabam yok ama yayabilirim bu olayı..
şimdi bilmeyen de özel benzin koyduk sanıp, yarışmaya kalkacak. Sık sık caddeye düşer yolum, rezil olmayalım? :)
ekonomik terimlerde ekmek, inelastik olarak tanimlanir. yani fiyati artsa da dusse de tuketimi degismez fazla.
benzin elastik tabir edilebilecek bir yapida olmasina ragmen, turkiyede inelastikmis gibi davraniyor. dunyanin en pahali benzini burda ama dunyada nufusa oranla tuketilen benzin olarak da digerlerinden geri kalmiyoruz. hele benzin fiyatini gelirimize oranladigimizda aslinda arabaya el surmememiz lazim. ama olmuyor. bicok konuda oldugu gibi turkler bilimsel verileri dumura ugratiyorlar.
junkienin dedigi gibi, 1 gun benzin almamamiz kimseye zarar vermeyecek, protesto bosa gidecek.. cunku oncesinde ya da sonrasinda gereken benzini alacagiz; toplam tuketim sabit kalacak.
cikartmalar guzelmis. dagitilsa da yapistirsak. bi de ingilizcesi olsa. turistlere hava atariz.
benzin'in de, arabası olanların toplu taşıma araçlarına geçişinin ancak uzun vadede mümkün olduğunu göz önüne alırsak, kısa vadede esnek olmayan bir yapıda olduğunu görmek kolay; ancak, bu kadar zamandır hep yükselişte olan benzin fiyatlarından araba satışlarının pek etkilenmemesi ilginç. Şükürler olsun ki, daha az benzin harcayan modeller birbiri ardına piyasaya çıkıyor ve bu, sanırım, satışların korunmasındaki önemli etkenlerden biri. Diğeriyse, benzinin, aynı oranda olmasa da, tüm ülkelerde gittikçe yükselen bir fiyata sahip olmasından gelen bir kabullenme durumu. İnsanlar, otomobil alırken, yükselecek benzin fiyatlarını öngörerek tercih yapıyorlar.
turkiyedeki benzin yanilmiyorsam son 6 senedir dunyanin en pahali benzini statusunde. 2001 krizinden beri.. bu surecte birakin toplu tasima araclarina gecisi, ozel araca gecis hizlandi. ekonomik modeller oldugu dogru, keza dizeller cok populerlesti; ama tum dunyada zaten egilim bu yonde.
bu eylemler bi sonuc verecek mi acaba? yoksa agzimiza bir parmak bal babinda 10 kurus filan indirim mi yaparlar.
bilen arkadaşlar, fransızca ve almanca olarak da hazırlayabilirler mesela. şaka bir yana, ben yapıştırmayı düşünmüyorum; millet yanlış anlar :)
her şey tamam da kornalara basmayın kardeşim, zıvanadan çıkartmayın insanı, kornalara basmama kampanyası yapın asıl, benzinmiş. pıh!
@postexitus tepkisiz kalmayı mı öneriyorsun?
tabi ki bir gün benzin almamak hiçbirşeyi değiştirmez, maksat zaten benzin satıcılarını zarara uğratmak değil. bu sadece "biz herşeyin farkındayız bizi enayi yerine koymayın" mesajını verme amaçlı bir hareket. "koyun olursan güden çok olur" diye bir laf vardır. benzin almak zorunda olmasak zaten zamlar ona gelmezdi.

@adoxus:
işin esprisi, pahalı olmasını iyi bir şey gibi göstermek. "her gün de zamlanıyor" ibaresi eklenince, ironi kayboluyor.
Bu arada imzadaki sözü, red alert'tan mı hatırlıyorum? Ya bu, ya da buna çok benzer bir söz çıkardı oyun açılırken :)
efendim iktasat okumuşlar bilir,talebi fiyattan bağımsız mallar vardır talep esnekliği az olan(ekmek,benzin,ilaç,vs) lüks tüketim mallarında bu oran oldukça yüksektir,neyse maliye bakanlığının mantığı sabah öğle akşam zam da yapsam %70 vergi de dayasam benzin,mazot falan bunlar zorunlu tüketim malıdır millet yine de talep etmeye devam edicektir.bimukabil kazın ayağı pek de öyle diil,yani vergiler yükseldikçe(denk bütçemiz saolsun...)kayıtdışılık artıyo,falan filan...
@eratha:
yukarıyı okursanız, zaten bunun açıklaması yapıldı. Uzun vadede, benzin, bir zorunlu tüketim malı değildir, bana kalırsa.
nette bi biliminsanlarının gizlenmiş projeleri üzerine arama yapınca 2500'lerin medeniyetine bir anda geçebileceğimiz gibi bir sonuç çıkıyor. tüm hayattan tiksiniyorsunuz sonra. yapmayın. ;)
@ege
II. Dünya savaşından itibaren petrol üretimde kullanılan en önemli hammaddedir. Bu nedenle talebi her zaman yüksek olmuştur. Bunun yanında petrol piyasasında fiyat OPEC olarak bildiğimiz kartel tarafından belirleniyor.Ayrıca Keynes şöyle der "Uzun vadede hepimiz öleceğiz".
@eratha
Vergi kaçağı ekonmiminin genel sorunu ve bunun vergi oranları ile ilgisi yok tamamen denetimle ilgili bir konu. Bir örnek vermek gerkirse Almanya'da vergi denetim oranı %90'ların üzerinde Türkiye'de ise %10'lara varmış değil bildiğim kadarıyla.
Türkiye'de hükümetler özellikle 1980'den sonra sermayeden vergi almak yerine dolaylı vergileri(KDV , ÖTV gibi mal ve hizmet fiyatlarına dahil edilen vergiler) arttırarak geniş kitlelerden vergi almayı seçmektedir. Türkiyede kurumlar vergisi gelirleri vergi gelirleri içinde en düşük kalemdir. Vergi denetimi bu kadar düşük oranda olunca sonuç bu olmaktadır. Yani toplumumn en yüksek gelirli kısmı gelirine oranla toplumun diğer kesimlerine göre daha düşük oranda bir vergi vermketedir. Bütçe açığımızın nedeni budur aslında.
@A.S.K.:
benzin, bir petrol ürünü olmasına rağmen; fiyatı doğrudan petrolle ilişkilendirilemez. Hükümetimiz, benzin fiyatlarını arttırmayı bir tür gelir kapısı olarak görmektedir. Petrol talebi hep yüksektir, ama benzin talebi düşebilir. Bunlar ayrı şeyler. Petrol fiyatı, benzin fiyatında bir asgari nokta belirler, ama şu anki fiyat, bunun çok üzerinde.
ek: keynes de zaten gereğinden fazla zırvalamış bir adam, benden söylemesi :)
@ege
o asgari nokta bence en önemli noktadır. türkiye'de yapısal olarak benzin talebi katıdır.
ayrıca ben hükümetin bunu gelir kapısı olarak görmediğini iddia etmiyorumki, bir önceki yorumuda açıkladım neden böyle olduğunu.
keynese'e gelirsek; bu "zırvalayan adam" 1929 buhranından sonra önerdiği politikalarla kapitalizmin devamını sağlamış iktisatçıdır ve bence kapitalizmi en iyi anlamış bir kaç iktisatçıdan biridir. iktisat teorisine eksik istihdam dengesi kavramını ve spekülatif amaçlı para talebi kavramını getirmiştir.
tüm bunlara ek olarak bu teorileri bizzat uygulamış, bu sayede borsadan küçük bir servet edinmiştir.
okumak isterseniz burdan buyrun. zırvalayıp zırvalamadığına ondan sonra karar verin.
işe giderken gördüğüm bir servis aracının arkasında şu yazı asılıydı:
"Bana dünyanın en pahalı benzinini kullandırtanlar utansın!"
@a.s.k.:
Uzun vadede benzi talebi katı mıymış yoksa değil miymiş, ömrümüz yeterse görürüz. Sonuçta, dediğiniz gibi, hepimiz öleceğiz.
keynes'in hayatını zaten aldığı derslerden birinin içeriği dolayısıyla kendisininki gibi bilen birine söylenene bakın :) Ekonomi teorisi çökmüş ve üzerinde oynanmaktan ilk halinden oldukça uzaklaşmış onun. Bir ekonomist olarak ona sonsuz saygımın olmasını bir kenara bırakırsak, ortaya attığı bazı teorilerle, bir çok değişkeni görmezden gelerek, "zırvalayan adam" olmanın çok daha ötesine geçmiştir.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.



