Uykuyu, boşa geçip zaman olarak gören ve yaşadığım her anın farkında olmak isteyen BEN, bu sabah yine erkenden uyandım. Bulutlar kapatmıştı bu sabah gökyüzünü, hafif, serin bir rüzgar vardı sahilde... Önce güzel bir kahvaltı yaptım, sonrasında dün giydiğim elbiseleri tekrar giydim ve çıktım dışarıya... 1 saat kadar yürüdüm, günün en güzel zamanı olan sabah saatlerinde...
Sonrasında şirkete geldim ve geçtim bilgisayarımın karşısına...
Sanırım bugün yine dün'ümü tekrarlayacağım, tıpkı dün bir önceki günü tekrarladığım gibi...
ama şanslıyım ben, mutlu olduğum bir monotonluk benimkisi...
peki ya sizinki?!
.
- nick_bildirgec
- 9 yorum var
- 28 Mayıs 2005 10:17
« önceki yazı savsaklamalar |
sonraki yazı » bildirgeçi yalayıp yutalım öyle döktürelim mademki |
Yorumlar
ufak da olsa bir değişim olmalı bende ne bileyim yeediğim yemek giydiğim giysi en azından böyle ufak birşeyde ufak bir değişiklik yoksa bir haftadan sonra yorulurum.. ilginçtir yoruyor beni monoton bir hayat...
"olmalı" ayrı, "oluyor" ayrı birer durum. Hergün düzenli olarak yapmamız gereken işler vardır, dolayısıyla bu durum monotonluk yaratır. Biz ise bu monotonluktan mutlu olabilmeliyiz, olamıyorsak bile en azından kendimizi kandırmaya çalışmalıyız...
kapitalist sistemin girişimci dışındakilere monoton bir hayatı zorunlu kılması bundan boğulan insanları sıradışı yaşamaya itiyor. hatta bununla ilgili düzenlenen kurslar var.
dediğine katılıyorum aslında, monotonluk zorunluluk halini almışsa küçük detayları görüp keyifli hale getirmek mümkün. ne biliyim bulutları birşeylere benzetmeye çalışmak bile zaman zaman eğlenceli olabiliyor.
monotonlukla mutlu olabilmenin birçok yolu vardır aslında :)
bunun en güzel yolu ise;- monotonluğu bizi mutlu eden şeylerden oluşturmaktır :) Mutlu olduğumuz işi yapmak, mutlu olduğumuz yerde yaşamak, mutlu olduğumuz kişilerle zaman geçirmek gibi... Hergün tekrarlamamız gereken şeyler, yaparken mutlu olduğumuz şeylerse, zaten monotonluk bizi mutsuz etmeyecektir :)
ki ben bu sayede mutluyum monotonluğumda :)
umarım sizlerde benim kadar şanslısınızdır...
Yaşım gereği elimde olmadan zorlanarak yaşatılan monotonluğun içerisinde tek silahım hayyallerim olarak bunu biraz kırmaya çalışıorm. Her gun aynı okul forması aynı dersler aynı insanlar vee bunun üstüne işkence araçları sınavlarla beynimiz deşilmiş mankurtlara dönüyoruz. Tabi tek umut iki hafta kalan yaz tattiliğiyle monotonluktan çıkıp sıradışılığın suyunu çıkartmak.
İşte gerçekten herkesler nick_bildirgec kadar şanslı değil.(benm kadar bile şanslı olmayanlar vr o insanlar kahraman zaten)
bence bu konuda insanlar kendi şanslarını biraz da kendileri yaratır...
insan istedikten, çaba sarfettikten sonra istediğini başarabilir, mutlu olduğunu işi yapmak gibi...
yaşam sadece hareketler değil düşüncelerden de ibaretir. önemli olan düşünmeyi, duyumsamayı, hissetmeyi normal insanlardan farklı bir şekile sokabilmek. dolayısıyla hareketler ne kadar monoton olursa olsun hayat monoton kalmaz... hayaınızdaki tek monotonluk hareketlerse zaten dert etmeyin derim...
arkadaşlar , konu biraz da kişilik yapılarıyla ilgili, bilinen dört temel kişilik yapısı var. ve monotonluktan hoşlanan , süprizlerden haz etmeyen grup barışçıl soğukkanlı kişilik yapısı. kişiliğinizi tanıyın bence bu konulara derinlemesine bakmak ve empatik yaklaşım temeli oluşturmak için iyi bir kaynak.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

