Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Eğlenceli televizyon kılıfı"


Etiketler: , , ,

Ülkemizde böyle bir uygulama uzuuuuun bir zaman olamaz herhalde..olsun isteyenler var mı? yoksa banane mi diyosunuz?


  • hashoşaf
  • 73 yorum var
  • 20 Temmuz 2005 19:48

« önceki yazı
diablo 3 ?

Yorumlar

walla bence olmali. ozgurluktu bilmem neydi lafa gelince mangalda kul birakmiyoruz. dolayisiyla o arkadaslara da ozgurluk diyorum.

imam nikahı da olsun...

ben de ozgurlukten yanayım cok da zevklı olur bence

tabi ya ibret-i alem olsun !..

eğer lezbşyen olsaydım mutlaka yapardım hem nolcakki olsun canım bu arada gelin ben olcam kavgasına girmem partnerime saygı duyardım hem bi dakka ikimizde gelin olamazmıyız ki..

luth kavmiydi galiba. öğrenelim isteyip istemeyi.

birde bildiğim kadar affı olmayan tek günah - hemcinsinle ilişkiye girmek (ISLAM a göre)

deneloper (web developer network)

Ben onu kul hakkı olarak biliyordum junkie ama neyse. konunun uzmanı değilim sonuçta. ama uzman olmayı gerektirmeyen bir bilgi var ki o da kişinin günahlarının sadece o kişiyi ilgilendirdiği.

Kızgın kumlardan -->

.

yok , kul hakkı değil yaa :)))

luth kavimi diye hatırlıyorum ismini. milattan önce bir zamanda hep eşcinsel ilişkiye giren bir köy , hiç normal insan gibi ilişkiye giren yok. Allah tarafından cezalandırılıyor bu köy ve yanardağ patlaması oluyor (yada hepsi taş oluyordu) . böyle bir olay var onu kastetmek istemiştim.

deneloper (web developer network)

anladım ben de affı olmayan günah olarak kul hakkı yemekten bahsetmiştim. tercih meselesi sonuçta. ben tercih etmem ama edene de günah veya ayıp demem onu anlatmaya çalışıyordum. Kimseye zararı yok niye karışayım ki?

Kızgın kumlardan -->

.

bana dokunmayan yılan 1000 yaşasıncılık görüyorum sende ;)

deneloper (web developer network)

- Hoşgeldin kocacığım.
- Hoşbulduk kocacığım, bugün ne yemek yaptın?

lût kavmi diyebilsek,
türkçe'ye sokuşturduğumuz ingilizcemsileri arapçaya'da sokuşturmasak,
ingilizce literatür takip ediyorsak,çok da belli etmesek
ne de güzel olacak..

asmakilit

herdemtâzeyim

junkie:
luth kavimi diye hatırlıyorum ismini.
demişim. emin olmadığımı belirtmişim. , zeytinyağı triplerine girmesen çok daha enfes olur.

****
cebrailiye:
luth kavmi olarak hatırlamana imkan yok,türkçe'de th sessiz harfleriyle biten sözcük yok.iade alıyordunuz değil mi?

****
Junkie:
hala boş konuşuyosun , sana emin olmadığımı söyledim onu söylerken... th mış eü müş onu mu bilirim ben arapça alfabe mi basıyorum burda... sen hala bana türkçe kullanmaktan bahsediyorsun. hastamısın ? ****

yukarıdaki diyaloglar e-posta aracılığıyla gelişmiştir.paylaşmamak haksızlık olur diye düşündüm..

herdemtâzeyim

bence iletişimde esas olan karşındakinin seni anlamasıdır
bi köpeği ödüllendirmek istediğinde havlayamayacağın için ona kemik flan vererek iletişim kuruyorsun ve düşüncelerini belirtiosun.. (ilginç bi örnek oldu evet..)
burada da türkçe'deki karşılığının lût olduğunu bilmediği için ve derdini anlatmak istediği için önceliğini bu yönde kullanmış..
ben de mesela kelime bulamadığımda "spesifik" demek zorunda kalıyorum..
tam tersi de oluo tabi.. bi türkle ingilizce konuşmam gereken bi ortamda "tezat", "muamma" gibi kelimeleri de kullanıyorum

Who wills, can..
Who tries, does..
Who loves, lives..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..

@cebrailiye, ikinizin arasında geçen bu mesajlaşma beni ve sanırım bu sitedeki pek çok kişiyi hiç ama hiç ilgilendirmiyor, paylaşmamak haksızlık olur diye düşündüm... (üçnokta)

hayvanatbahçesi

arkadaşlar,ve özellikle de sevgili junkie...
baştan söylüyorum.lut kavimi ile ilgili kur-an da yazılanlardan bazıları..ilgisini çekmeyen hiç okumasın sonra bana ne alaka şimdi sorduk mu,yada bize ne şimdi demesin diye söylüyorum:)
_7/84-onlara azab yağmuru yağdırdık.işte bak günahlarının sonu nasıl oldu!
_27/58-o halkın üzerine kahredici bir yağmur yağdırdık.uyarılanların yağmuru ne kötü
_11/82-83-emirimiz gelince onların altını üstüne getirdik.üzerlerine Rabbin katından,işaretli olarak yığın yığın taş yağdırdık
_29/28- lut,kavimine şöyle demişti;siz toplumlardan hiçbirinin sizden önce yapmadığı bir fuhuşu işliyorsunuz
_29/35-aklını kullanabilen bir toplum için onlardan apaçık bir belge bırakmışızdır
_21/74-lut'a da hikmet ve ilim verdik.onu çirkin iş yapan milletten kurtardık.gerçekten onlar,yoldan çıkmış kötü bir toplum idi. arkadaşlar benim iki kızım var ve özür dileyerek,ne kadar özgürlükten yana da olsam unutmayalım ki benim özgürlüğümün başladığı yerde diğerinin ki biter....ben çucuklarımı sapıklığın doğal karşılandığı bir yerde büyütmek istemiyorum.eğer inanıyorsak kur-an'a, herhalde burda yazılanların bir hikmeti var.neden dinimiz bunu yasaklamış acaba,biraz düşünsek mi?

"herkesin dini kendine". eğer bu bir günahsa, yapanın yükümlüğülünde. size ne oluyor ki. binlerce yıldır dinleri kendi çarpık düşüncelerine alet eden insanlardan ve verdikleri zararlardan bıktık. hala aynı geleneği sürdürüyorsunuz. düşüncelerinizi fikirlerinizle savunun dininizle değil. böylece her sorunu dinle bağdaştırıp dinin sorun yaratan bir engel haline gelmesine, ucuzlamasına engel olabilirsiniz.

sevgili elif, bu günkü toplum yapımızda kızların malesef birer sex objesi olarak yetişecekler. ve hayatları boyunca bunun baskısı altında yaşayacaklar, hatta hayatlarını bu şekillendirecek. bence eşcinsellikten önce bu soruna odaklanman kızların için daha iyi olacaktır. zaten o sorunu çözersen eşcinsellikle ilgili problemlerininde ortadan kalktığını göreceksin.

evlenmelerine izin verilsede verilmesede eşcinsel sayısında bir azalma olmayacak. ama izin verilirse çocukların daha hoş görülü bir toplumda yaşama imkanı bulacaklar. ve bu hoşgörü denilen şey ortam bulduğu zaman çabuk yayılabilen birşey. buna ne kadar katkıda bulunursan çocuklarının hayatı o derecede engelsiz, özgür ve sağlıklı olacaktır. zaten çocuğunuz eşcinselse bu sizin engelleyebileceğiniz yada değiştirebileceğiniz birşey değil, doğası öyledir ve sağlıklı bir birey olması için bunu özgürce yaşayabilmelidir..

ama sapıklık kelimesi ise çok çirkin. biraz daha dikkatli olalım lütfen.

son olarak başkalarının özgürlüğü, senin özgürlüğünün başladığı yerde bitmez. senin özgürlüğün, başkalarının özgürlüklerinin başladığı yerde biter. üzerinde biraz düşünürsen aradaki önemli farkı anlayabileceğini umuyorum.

ben.

güzel arkadaşım;
lut kavimiyle ilgili bir polemik yaşandı ve ben bu konu hakkında bildiklerimi-ki çok şey bildiğimi iddia etmiyorum-yazma gereği duydum ve ekledim ilgisini çekenlere ...diyerek.elbette herkesin dini kendisine.
ben düşüncelerimi,fikirlerimi dinimle savunmak çabasında değilim.ama dini inançlarım gereği değil sdece ahlaki anlamda doğru bulmadığım birşey bu.
bahsettiğin diğer soruna glince;çocuklarımın bugün ki toplumda sex objesi olarak yetişmesi....istersen bunu ayrıca tartışabiliriz konu bu değil,sen belden aşşağı vuruyorsun konuyu saptırarak resmen saldırıyorusun.konu eşcinsellik....
senin bahsettiğin özgürlüğe gelince,ben haddimi biliyorum başkasının özgürlüğü elbette benimkini de sınırlar.ve eğer duruma daha bilimsel anlamda bakacak olursak eşcinselliğin iki nedeni var sanırım.doğuştan bir takım horman seviyelerinin olması gerektiği gibi olmaması halinde bu durumla karşı karşıya olabilirler.ve bununda tıp da çözümü var.ya diğeri??
evet sapık dedim....ve bunda israr etmeye devam edicem.bence sapıklık.

evet herkesin dini inançları kendini bağlar ama bağlar diye benim inancıma göre bu böyle diyemeyecekmiyiz. benim inancım bunu gerektiriyor ve karşıyım sözü sizin hangi yaranızı deşti anlayamadım?
size teşekkür ederim elif...lut kavimi değildi aslında konu ama madem oraya geldi,gerekenleri doğru kaynaktan bize aktarma lutufunda bulunmuşsunuz.umarım çocuklarınız sex objeleri olarak büyümezler.bunu haketmiyorlar,ne sizin çocuklarınız ne de başka çocuklar.onlara daha iyi bir geleceği gerekenden fazla özgürlük anlayışı içinde sapık tercihlerin yerleştiği ve doğal kabul edildiği
bir yapılanma hazırlığı ile sağlayamayacağımızı düşünüyorum.
ahh!bende mi sapıklık dedim buna hadi bakalım şenlik başlıyor demek ki....

@zazoo;
buraya taşıdığım mesajlar,özel değil,konuyla ilgili.olması gereken yere taşıdım,hepsi bu..
konu hazır istediğim noktaya gelmişken sorayım ;
arkadaşlar içinizde kaç kişi yarın-öbürgün çocuğu karşısına ''ben eşcinselim anne/baba'' diye geldiğinde,bunun üstesinden gelebilecek kadar güçlü merak ediyorum.Ben hazır değilim..

asmakilit

herdemtâzeyim

belden aşağı vurmak nedemek? burda birbirimizi yenmeye mi çalışıyoruz? Öncelikle kızlarınız için edişelendiğinizi belirttiğiniz için bundan bahsettim. Kızlarınızın sağlıklı bir toplumda yaşaması için bu sorun, eşcinsel evliliği sorunundan önce gelmeli. Hatta herşeyden önce gelmeli.
Ayrıca kadını seks objesi yapan mantıkla eşcinselleri kınayan mantık aslında birbirlerinden uzak değiller. İnsanları seksten ibaret gördüğünüz sürece farkında olmadan ikisinide destekleyeceksiniz. Yani sizin eşcinsel tepkiniz bir türlü kızların seks objesi olmasına neden olan düşünce yapısını destekliyor. Neden eşcinsellerin normal insanlar olduğunu, normal bir birey gibi yiyip, içip, çalışıp, insan ilişkilerinde bulunduğunu, herşeyiyle heteroseksüel insan ile aynı olduğunu sadece ufacık bir alanda farklılık gösterdiğini, bununda cinsel tercihi olduğunu kabul edemiyorsunuz? Bu fark sizin tuzlu benim tatlı sevmem gibi birşey olabilir, ya da sizin sarışınlardan benim kumrallardan hoşlanmam gibi bir durum olabilir. Bu kadar basit.

Hormon seviyelerine kim karar veriyor? Bir birey belli bir hormon seviyesinde doğduysa bunu onun doğası kabul etmek zorunda değil miyiz? Yoksa kendinizi tanrı yerine koyup onun yarattığı bireyin doğasına siz mi karar veriyorsunuz? Hormon tedavisine gelince; size erkek hormonu vererek sizi erkek yapabiliriz, ozaman sizin erkek olmanız gerektiğini düşünüp sizi de erkek yapalım, ne dersiniz?

Siz eşcinselleri hasta görüyorsunuz, ama kendileri dahil kimseye zararları yok, hatta belki bu sayede daha olumlu insanlar. Ama siz sağlıklı bir birey olarak diğer insanlara zarar vermeye çalışıyorsunuz. Şöyle uzaktan bakınca siz daha hasta görünüyorsunuz.

ben.

belden aşşağı vurmak terimini bir örnekle açıklayabilirim sana istersen ama gerek yok sanırım yazdıklarına bak..işte sana örnek.insanlar iki cins olarak yaratılmış.eğer bu doğal olsaydı yada saygı görmesi gereken birşey olsaydı 3.cins olurlardı eminim.demekki
sadece sapıklar.ben evli değilim çocuğum da yok.olur inşallah ve bu hiç etik olmayan bir avuç sapıtmış bireylerin nesli tükenir umarım ütopya benim ki ama eğer,saygı duyarım nolucak canım bu da onların cinsel tercihleri edasıyla,entellektüel olmaya çalışarak yaklaşırsam duruma rol yapmış olucam.bence sapıklık ve bunlara legal bir ortam kazandırmaya çalışmak ise sadece hainlik bence.

@darkmode demiş ki ;
saygı duyarım nolucak canım bu da onların cinsel tercihleri edasıyla,entellektüel olmaya çalışarak yaklaşırsam duruma rol yapmış olucam.

doğru demişsin darkmode :)

deneloper (web developer network)

eyvallah junkie:))

darkmode ne güzel söylemiş,iki cins var ve eğer saygı görmesi gereken birşey olsaydı 3.cins olarak yaratılırlardı..
APTAL nick ile yazan arkadaş;
sizin düşünceleriniz ya da bu konudaki fikirleriniz anlaşılmıştır sanırım.eğer konuyu çocuklarıma veya şöyle söyleyeyim çocuklara taşıyacaksanız en iyisi sizle hiç uğraşmamak.bilemiyorum kimsiniz çocuk sahibi misiniz..eğer öyle değilseniz bu konuda ahkam kesmeyiniz.bu arada özür dilerim sizden ve şahsınızda tüm eşcinsel kimselerden...bunlar benim düşüncelerim.bence sapıklık.tıpkı geçici hevesleri için çocukları kullananlar,hayvanları kullananlar hatta kendi en yakın akrabasını kullananlar gibi,bu tür cinsel ilişkiyi ben sapıklık olarak görüyorum...ha şimdi diyeceksiniz ki geçici heves değil..daimi bir tercih bu onlar için.eh ne diyeyim,kim karı kim koca onların ilişkilerinde bilemiyorum elbette ama eşleriyle çok mutlu münasebetler dilerim kendilerine...inşallah çocuk sahibi olursunuz da endişelerimin nedenini bir parça olsun anlayabilirsiniz günün birinde.tabi aslında sizin tercihinizi de bilemiyorum.eğer çocuk sahibi olabilirseniz diyelim biz en iyisi...saygılar...okuyan herkese...

yaratmış işte üçüncü türü. kabul etmen için saçının rengini farklı mı yapsaymış? sense allah'ın yarattığı bu kula sapık adını takıyorsun.

korkuların, endişelerin, muhakeme edememenin ve kolaycılığın yarattığı at gözlüğüyle hayata bakanlar gerçekleri göremez, sanrı görür, onu da gerçek sanar.

çocuklarını üzecek kimseler hemcinslerinden hoşlananlar değil, tam tersi sizin deyiminizle "normal" tercihlere sahip kro insanlar olacaktır. aptal dediklerinde haklı. önce cinsel zorlama, eşitsizlik gibi sorunları çözün de sonra sıra eşcinsellere gelsin.

geçmişinizi düşünün. sizi en çok hangi tür üzdü? çocuğunuzun kaderi de pek farklı olmayacak.

w: [unofficial bildirgec.org blogu]

yazıyı ve yorumlerı okudum...anlamaya çalışıyorum.neyi tartışıyorsunuz siz?çocuklarınızın geleceğini mi yoksa eşcinselleri mi?onlar sizce evlenmeliler mi yani kanunlar izin vermeli mi buna?bence HAYIR ASLA...sanırım darkmode adlı arkadaş demiş 3.tür diye..kast ettiği ise eğer normal olsaydı bu 3.tür olurlardı,öyle yaratılırlardı.bence haklı.doğalarının gereğini yapmıyorlar.hem cinsleriyle ilişkiye giriyorlar.bu sadece iğrençlik.üzgünüm bende onaylamıyorum.onayıma ihtiyaçları yok.ne benim oyanıma nede başkasının bunun farkındayım.doğru bulmuyorum ama....hatta ne yazık ki ben de sapıkça buluyorum.siz şimdi diyeceksiniz ki,sende de at gözlükleri var.ne ağır bir itham bu..at gözlüğü ne ki? siz de biz de görebiliyoruz herşeyi.kendi pencerelerimizden elbette.size doğru gelebilir hatta tercihiniz bu yönde de olabilir.size mutlu cinsel yaşamlar diliyorum....
allahın yarattığı bu kul diyorsunuz anlayamadım allah mı onları eşcinsel yaratmış.sonra da indirdiği kutsal kitabında(elif adıyla yazan arkadaşımın açıkladığı gibi)yasakladığını belirtmiş.siz şimdi inanıyorsanız allaha ve kitabına,bunu da kabul etmelisiniz.dinimize göre bu çok net yasaklanmış.ama eğer inanmıyorsanız bu konu hakkında allah yaratmış falan demeyin.komik oluyorsunuz.

------
yaratmış işte üçüncü türü.
------

yok canım , o kadar da değil. konu yine Din e gelecek ama Kuran-ı kerim de 2 tür olduğumuz söyleniyor (yanlış hatırlamıyorsam) kadın ve erkek olmak üzere.

deneloper (web developer network)

homofobiden de öte.. açık bir nefret ve tiksinme görüyorum..
belki bir mahalle kahvesinde doğal karşılardım ama bildirgeç gibi bir yerde bu tek taraflı bakış açısı beni şaşırttı..
bu işi kutsal kitaplarda aktarılanlarla meşru kılmaya çalışırken, "Allah bunu yasaklamış" demiş oluyorsunuz.. bu durumda bu insanlar şeytanın işi mi? Yıllar önce Ataköy'de intihar eden liseli gençler de şeytanın işi ilan edildikleri için atlamadılar mı elele?
insanlara önyargıyla yaklaşmak o kadar kolay ki.. hele arkanızda sizin düşünce tarzınızı taşıyan ve 50 milyonu cahil bi halk olunca..
eşcinsellerin evliliğine dair bir kanun bu ülkede çıkmaz.. çıkarsa da belki torunlarım görür.. bi kere RTE'nin paranoya derecesinde bi homofobi sorunu olduğuna iddiaya girerim.. ayrıca politik bakımdan kimse böle bir şeye cesaret edemez bu ülkede..
ben, okulumun sivil duyarlılık projesi kapsamında (projeyi veremeyen mezun olamaz) cinsel sorumluluk projesine katıldım ve bir anket yapma amacıyla Taksim Lambda'da bir oda dolusu eşcinselle röportaj yaptım..
bu insanlar rol yapmıyordu.. ya da olmadıkları biri gibi görünmeye çalışmıyorlardı..
biri sormuş oğlunuz gelip size ben eşcinselim dese ne yapardınız die..
peki sen 15 yaşında eşcinsel olduğunu anlasaydın napardın? kendinden nefret eder, evrende yeri olmayan bir ucube olduğunu düşünür müydün?
peki şimdi nereden biliyorsunuz evrende onlardan daha önemli bir yeriniz olduğunu?
bunlar en korktuğum şeyler benim.. cehalet ürünü olan bir şeyin eğitimli bir beyin tarafından meşru kılınmaya çalışılması..
unutmayın ki gerçek ya da yanlış sadece kavramdır.. kavramın içini insan doldurur..

Who wills, can..
Who tries, does..
Who loves, lives..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..

50 milyon cahil halk....ilginç bir bakış açısı...sizinle aynı düşünceyi paylaşmayan cahil oluyor.vay be!
saygı duyarım nolucak canım bu da onların cinsel tercihleri edasıyla,entellektüel olmaya çalışarak yaklaşırsam duruma rol yapmış olucam.
darkmode un sözleri...valla aynen katılıyorum.

saygı duyarım bu onların cinsel tercihleri edasıyla yaklaşırsam bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık yapmış olucam.. rol yapmaktan çok daha kötü bir şey..
benimle aynı fikri savunmayanlar cahil olsaydı amerika'nın başkanı ben olurdum.. çalı diil..
ama ben farklı bakış açılarından görebilmek için eğitiyorum kendimi..
dogmalarla yaşayan bir aristokrat olacağıma herşeyi sorgulayan, sokakta sürünen biri olurum..
kendinizi ifade etmenize izin veriliyor.. ne kadar güzel değil mi.. rol yapmak zorunda değilsiniz..
herkes sizin kadar şanslı değil ama.. siz de hayatı onlar için kolaylaştırmak adına hiç birşey yapmayacaksınız.. çünkü siz üstün varlıklarsınız..
entellektüel.. intellectual.. intellect : The ability to learn and reason; the capacity for knowledge and understanding.
entellektüel, gördüğünü anlama kapasitesine sahip insanmış demek ki..
"entellektüel olmaya çalışmak" ne oluyor bu durumda? hatalı bir şey mi?
yoksa çok fazla mı magazin programı seyrediyorsunuz?

Who wills, can..
Who tries, does..
Who loves, lives..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..

hala kendi diniyle cevap vermeye çalışıyor einstein'lar. dininiz kendinize. ordan hiç bir şeyi bir destek, bir kanıt olarak kullanamassınız. çünkü herkes o dine inanmıyor. ikincisi değerli dininizi üzerinde tartışılan toplumsal bir olayın içine sokarsanız karşınızdaki insanlar dininizide tartışma, eleştirme imkanı bulurlar (hatta zorunda kalırlar, aynı benim şu an yaptığım gibi) buda sizi rahatsız eder. o yüzden dininiz kendinize, onu heryere malzeme edip basitleştirmeyin. tabi bu sadece bir tavsiye..

sizden bir şeyi anlamanızı, kabul etmenizi beklemiyor kimse. sadece "hoşgörülü" olmanız, başkalarının tercihlerine saygılı olmanız isteniyor. çünkü dünyada olan herşeyi anlayamassınız, okadar mükemmel olsanız tanrı olur din kitabı gönderirdiniz zaten hehe. kimse dünyada olan herşeyi anlayamaz, işte insanoğlu bunun için basit bir çözüm üretmiş; "hoşgörü". yani herşeyi anlamak zorunda değilsiniz, anlayamadığınız şeylerede düşman olmanız gerekmiyor. onu anlayanlara yaşam hakkı sunun yeterli. nasıl birileri size karşı hoşgörülü oluyorsa sizde başkalarına hoşgörülü olun. kendi işinize bakın, başkasının seks hayatına, yaşamına burnunuzu sokmayın. herkes nasıl istiyorsa yaşasın, sadece siz değil!

ben.

o zaman bu soruya cevap vermenin anlamı ne. soru hatalı demeliyiz. yok demeyeyim , herkesin sorduğu soru kendine. yanlışda olsa doğruda olsa bu onun tercihidir. doğru soru sormak zorunda deil herkes.

deneloper (web developer network)

yanlış soru diye bir şey yoktur sanırım.. yani en azından düşünüyorum da nasıl bi soru yanlış olabilir diye.. aklıma gelmiyor.. cevap yanlış olur.. ama soru yanlış sorulabilir.. politically incorrect dio gavur buna.. acaba TDK ne dio..
ama bu durumda soru yanlış değil.. olsun isteyenler var mı? yoksa banane mi diyosunuz?
şeklinde sorulan soruya kutsal bir kitaptan alıntı alarak cevap verildi.. bu benim düşünce tarzım denmedi.. bu doğru düşünce tarzıdır şeklinde konuşuldu..
din bence göreceli bir kavramdır.. inancıma güveniyorum ve içim rahat.. dinim iyi bir insan olmamı söylüyor.. ve öğretilerden bâki kalan da bu.. şartlar değişti, dünya değişti.. ve bu şartlarda iyi insan olmanın formülü neyse ben de onunla yaşamaya çalışırım..

Who wills, can..
Who tries, does..
Who loves, lives..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..

junkie durumu çok güzel anlatmışsın arkadaşım.ama onlar anlama özürlü olduklarından konuyu saptırmayı yeğliyorlar.yukarda kutsal kitaptan alıntılar yapan arkadaş bunu yazarken demiş ki ''eğer inanıyorsak''çok basit bir laf bu anlamaya çalışın...eğer inanıyorsak.kıtabımızda yazılanlar bu,eğer inanıyorsak elbette doğal bulmayız ve onaylamayız.bu size dinimizi tartışma konusu yapma hakkını varmez.siz inanıyorsanız deyin ki kutsal kitap beni bağlamaz ben doğal buluyorum,hoşgörülüyüm onlara karşı ve de destekliyorum...hepsi bu.ben de derim ki seni bağlamayan kitap beni bağlıyor ve ben onaylamıyorum.sizin hangi yaranızı kaşıdık da allah aşkın aboyuna herkesin de farkettiği gibi belden aşşağı vuruyorsunuz.şu andan itibaren ben de size saygı duyamayacağım ne yazık ki yaklaşımınız yanlış...aferin size siz düşünebiliyorsunuz bu yetiyi kazanmışsınız.ama işinize de çok yarıyor doğrusu görebiliyorum bunu...

niye saldırmaya başladın ki?
anlama özürlü olduğumuz için bize de mi hoşgörü göstermeyeceksin?
kutsal kitabımız aile ve komşu kavramlarına çok değer verir mesela..
bunlardan biri eşcinsel olursa ne yapılmalı?
töre cinayeti falan mı?
bir insanı.. herhangi bir insanı böyle dışlamakla töre cinayetleri arasında bir fark göremiorm.. hatta öldürmekten beter bence bu insanlar için.. sokakta otobüste yan yan bakan, ve terbiyesizce sesini duyuracak şekilde yorumlarda bulunan insanların arasında yaşamak..
saçı rasta olan bir arkadaşıma bile yapılıyor bunlar.. nasıl bir dar görüşlülüktür bu? bunu nasıl onaylayabiliriz?
diyorsan ki; "kutsal kitapta yazıyor, o yüzden bir yakınım eşcinsel olursa onu toplumdan soyutlamak için elimden geleni yaparım", o zaman tamam.. inancının arkasında duran bir insan olduğun için sana saygı duyarım..
ama hem iğneyi hem çuvaldızı başkalarına batıracaksan bir şey yapamam.. bu tartışma çıkmaz bir sokaktır..

Who wills, can..
Who tries, does..
Who loves, lives..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..

hayır güzel kardeşim onları dışlamak yada cinayet...sana sadece yuhh diycem.nerelere taşıyorsun konuyu.sadece laf olsun diye,saldırmış olmak için konuşuyorsun.ama ben seni bilgilendireyim.maden töre cinayeti falan diyorsun...
benim inancıma(dinii inancıma) göre eğer böyle bir komşuya yada arkadaşa ve hatta akrabaya sahipsem ona bu durumun yanlış olduğunu
anlatmakla yükümlüyüm.ve bunu da dışlayarak değil daha yakın davranarak yapabilirim sanırım.bu benim dinime ve kitabıma görebüyük bir suç.ama eğer dışlar ve sadece bana ne nasıl isterse öyle yaşasın dersem bu da suç.dediğim gibi dinime göre,bu gibi bir durumla karşı karşıya gelirsem onu uyarmakla yükümlüyüm.sadece bunun için değil
örneğin iftira eden biri ile karşılaşsam yada hak yiyen birini ..vs..vs..gördüğüm yanlışlara sessiz kalmak değil tersine elimden geldiğince(kendi inançlarıma göre)doğru olanı anlatmak görevim.bilmem anlatabildim mi..şimdi sen, artık işi iyice belden aşşağı politikasına çevirdin.resmen kural dışı vuruyorsun.çocuklar bitti konu buraya geldi...merakla bekliyorum sırada ne var:))

senden birşey yapmanı bekleyen kim?boşver bence çuvaldızı,iğneyi falan.laf bunların hepsi.sen birşey yapabilme kabiliyetine sahip olsan başta kimsenin dini inançlarını saptırırcasına alay konusu yapmazdın...resmen dalga geçiyorsun.ilk paragraf: kutsal kitabımız aile ve komşu kavramlarına çok değer verir mesela..
bunlardan biri eşcinsel olursa ne yapılmalı?
töre cinayeti falan mı?
konunun bu kadar ucuzlayabilmesine şaşırıyorum.siz nasıl insanlarsınız?hoşgörü diyorsunuz ama,saygı nedir onu bile bilmiyorsunuz..saygı duymayan höşgörü bekleyemez.

bu benim dinime ve kitabıma görebüyük bir suç
eşcinsel biri ile insan gibi konuşmak senin dinine göre büyük bir suç mu?
kimsiniz siz? nerede yaşıyorsunuz? nasıl insanlarsınız?
yaptığınızı gerçekten cinayetin yanında mühimsenmeyecek bir şey olarak mı görüyorsunuz?
bir insanın hayatı sadece fiziksel olarak mı sonlanıyor sizce?
işi hemen tartışmanın saygısına çekiyorsunuz.. anlama özürlü ilan edilen benim ama.. ben kime saygısızlık ettim?
yalan mı kutsal kitapta komşuya değer verildiği?
madem size karşıyım, dinle ilgili bütün söylemlerim de alay mı yani?
kendimden şüphe etmeye başladım şimdi.. siz mi aramızda yaşamıyorsunuz yoksa ben mi sizin aranızda yaşamıyorum.. benim ülkemin insanının tarihinde büyük çapta bir faşistlik, ırkçılık olmadı diye biliyorum ben..

Who wills, can..
Who tries, does..
Who loves, lives..

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..

yahu insan gibi konuşmadığımızı kim söylüyor onlarla.bu tercihlerini doğru bulmuyorum diyorum.ve ekliyorum,bu tür cinsel münasebet dinimize göre sapıklık.bu gibi bir durumla karşılaşırsam en uygun dille kendilerine yanlış seçim içerisinde bulunduklarını anlatıcam şüpheniz olmasın.
ha,siz bu yaklaşımı cinayetten farksız mı görürsünüz o da sizin sorununuz sanırım,kanunlar önünde nedensiz cinayet muebbet hapisle cezalandırılır,bir eşcinsele bu eğiliminin yanlış ve hem ahlaki anlamda hem toplumsal etik anlamında hem de insan sağlığı anlamında hatalı olduğunu söylemekse sadece tebrik mevzusu olabilir.

ayrıca okuduğum kjadarıyla gecen bi uzmandan da dinlemiştim;psikiyatrik açıdan da bu ve benzeri ilişkiler de psikolojik ve/veya psikiyatrik acıdan sorun kabul edilmekte...

@hashoşaf psikolojik ve/veya psikiyatrik ne demek? Kimin psikiyatrisi? Elektro şok verelim, lityum hapı verelim, kimyasını bozalım mı? Öyle mi yapalım?.

Genler, kromozomlar, hormonlar, koskoca dunya tarihi, ahlak, erdem, duygular ne demiş, homofobik kardeşlerim?

Burası ne olmuş böyle ya. Ortalama zeka, eksik vicdan!

MMIstanbul Adobe UG Bu dünyada şuna oldum ki kâni, musiki tahsile mâni....

dünya'nın son zamanlarını anlamamız için allah bazı ipuçları vermiştir biz kullarına işte bunlardan biride aynı cinsten insanların birbirleriyle ilişki kurmakta rahat olmalarıydı bu dini açıklamam.. bide eğer aynı cinsle ilişkiye girmek iyi birşey olsaydı allah hepimizi aynı cinsten yaratırdı buda benim düşüncem...

Sodamo ve gomora kavimlerinin olduğu yer isteyen araştırabilir İsrailde volkanik bir yapının üzerine kurulmuştu yukarıdan yağan alev toplarıyla değil yerden çıkan alevlerle yani lavlarla yok olmuştur.Peki roma ve antik yunanın başına böyle felaketler gelmişmiydi orada biseksüellik devlet tarafından destekleniyordu, tarihsel sürecte tabiiki her devlet imparatorluk vesaire gibi kurumlar yıkılmıştır hepsi bir felaket yasamamıstır, peki osmanlı kızmayın ama padişah haremlerinde ve osmanlı kültür yaşamında oğlancılık olarak adlandırılan cinsel tercihin çok yaygın olduğu biliniyor tabi miili eğitim bakanlığına ait kitaplar yazmaz bunları.Diğer bir boyut 1: dinlere göre ensest ilişkilerden çoğaldık bu konu üzerinde fazla durmayacağım.2:evrime göre önce dişiler vardı kendi kendilerini dölleyebiliyorlardı eşcinsellerdi, doğada hala varolan böyle canlılar var erkekler sonradan ortaya çıktı bir evrimsel hastalık sonucu olarak bu arada binlerce yıllık bir sürecten bahsediyorum tıpkı şu an hayvanların çoğunda olduğu gibi ensest eşcinsel heteroseksüelliğin karısımı bir haayt sürüluyordu, daha sonra insan geliştikçe ve doğaya karsı ustunluk sağlayıp düşünmeye vakit ayırınca kendince sorulara kendince cevaplar verdi.ve ahlaki değerlerini özellikle erkekler egolarıyla birleştirip bu duygu yada içgüdü demeliyim köreltildi.lütfen kimse bana adem havva ve cocukları acıklamasını yapmasın kuranı kerimde bu durumun acıklamsını okudum ayrıca bazı tefsirlerde.Sonuca gelince su an bende heteroseksuelim ama her insanın biseksüel olduğunu düşünüyorum tabbıkı bu tarz evlilikler yapılabilir, ayrıca cinsl tercih sadece sevişmekle acıklanmamalı bu bir yanılgı cinsel tercih sosyal yaşamlada doğrusal hareket eder ve düşünelim kim en cok hangi cinsle vakit gecirmekten hoslanıyor.Basit bir soru.Freud, wilhwlm reich ın ve varoluş uzrıne düşünen bir cok kişinin eserleri okunmalı, aynı zamanda antropoloji ve sosyoloji iyi bilinmeli boylelıkle neden sonuc ilişkisi kurulabılır ve kendımız için doğru cevaplar bulabiliriz.

Eşcinsel evlilik hakkındaki yorumları okurken kanımın donduğunu hissettim. Eşcinselliği sapıklık olarak görenler, ilaçla tedavinin mümkün olduğunu düşünenler, objektif bilimi eğip bükerek kendi görüşlerini doğru göstermeye çalışanlar, çocuklarının geleceğini bahane ederek kendi homofobik yaklaşımlarını sergileyenler ve entellektüel olmayı kötü gösterenler... bu yazıları yazan insanların, nasıl insanlar olduklarını düşündüm.

Bu kadar katı ve hoşgörüsüz yorumlar yapabilecek insan profilini çıkardım. hayatları boyunca hep başkalarının doğrularını kendi doğruları olarak kabul etmiş ya da etmek zorunda kalmış, bir şeyleri sorgulamadan, ilgilenmeden yarım yamalak bilgilenmiş ve çok katı kurallarla büyütülen ve bu yüzden başkalarının hayatını kendilerine göre yönetmeye çalışan insanlar!... Sizler için gerçekten üzülüyorum. Katı kurallarla çevrili bir yaşantınız var ve bunun bile farkında olamayıp, herkesin sizler gibi katı kurallarla yaşamasını istiyorsunuz. Adına da "dini kurallar, cennete gitmek için yapılması gerekenler" diyorsunuz.

Ben de, çocuğumun sizinki gibi katı kuralları olan hoşgörüsüz bir hayata sahip olmasını istemem. Böyle bir düşünce yapısına sahip olursa çok ama çok üzülürüm onun adına! Tıpkı sizler için üzüldüğüm gibi..
Yazık, kaybolmuş, ertelenmiş ve baskılanmış tüm hayatlara...

www.blogcu.com/yazarbozuntusu

bu mesajı yazarken asıl amacım din ve eşcinsellik konusunda bir polemik yaratmaktı. ama her zamanki gibi eşim sert düşüncelerim nedeniyle dini konulara girmemi uygun bulmadı. sadece şunu söylemek istiyorum. evet eşcinsellik tüm dinlerde yasaktır. ancak insanların gözden kaçırdığı--ya da bilinçli olarak gözardı ettikleri--bir diğer nokta var: üreme amacı gütmeyen, zevk amacı güden her türlü cinsel aktivite de çok açık ve kesin bir şekilde yasaklanmıştır.

meyra65, eşcinselliğin kıyamet alameti olduğunu yazmış.. bunu nereden bulduğunu ya da nereden okuduğunu bilemiyorum. söylerse sevinirim. islama göre kıyamet alametleri küçük ve büyük alametler olarak ikiye ayrılır. küçükalametler, yüksek binaların çoğalması, aletler ile müzik yapılması ve zinadır. eğer kendisi eşcinselliği zina kapsamına sokmakta ise bu konuda biraz araştırma yapmasını öneriyorum. büyük alametler şu anda konumuz değildir.

elif arkadaşımız ise demiş ki, "benim özgürlüğümün başladığı yerde başkalarının özgürlüğü biter." doğrusu "başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde benim özgürlüğüm biter" olmalıydı. çocuklarını sapıklıkların olduğu bir yerde büyütmek istemediğini söylemiş. ben de çocuklarımı dinin olmadığı bir yerde, bilim ve aklın rehberliğinde her türlü dini ve batıl inançtan uzakta büyütmek isterdim. ama bunu yapmam ne yazık ki mümkün görünmüyor. bu nedenle de çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum.

toplumsal hayat uzlaşma üzerine kuruludur. birşeyler verir ve alırsınız. herkes inançlarından, yaşam tarzından, sahip olduklarından ve olabileceklerinden ve özgürlüklerinden tavizler verir. barış içinde bir toplum oluşturmak için bu tavizleri herkesin vermesi gerekmektedir.

sonuç olarak ben eşcinsel evliliklerini sonuna kadar destekliyorum. onlar da insandır. insanları tanrı'nın yarattığına inanan kişiler bunları da tanrı'nın yarattığına ve eğer bir suç işlemişlerse--tüm suç işleyenler gibi--islami kurallar uyarınca zaten öteki tarafta cezalarını çekeceklerine inanmalıdırlar.

"en iyi yönetim en az yönetendir." henry david thoreau

eşime söz verdim; sorunun ve olayın köküne inmek için gerekli olmasına karşın din felsefesi konusunda polemiğe girmeyeceğim.

criminal idiot, dinlere göre insanların ensest ilişki yoluyla çoğaldığını belirtmiştir. seyf arkadaşımız ise olayı hakarete vardırarak "böyle bir konu yok" demiştir. kendisine adem ve havva'nın hayatta kalan oğlu olan kabil'den ensest ilişki olmadan insan ırkının nasıl ürediğini açıklamasını rica edeceğim. ayrıca bu başlık altındaki yazılarda sık sık dile getirilen lut peygamber de sodom ve gomore yokolduktan sonra kızları ile ilişkiye girerek insan soyunu devam ettirmişlerdir (tekvin:19:20-36). tevrat'ın islama göre meşruiyetini sorgulayanları da kuran-ı kerim 3:3. ve 3:48. ayetlere havale ediyorum.

gelelim oğlancılığa. 1600'lerin hemen başında celali isyanları adı verilen isyanlar anadolu'yu kasıp kavurmaya başladı. bu isyanlar ancak 1630'larda bastırılabildi. bu isyanlar neden çıktı dersiniz? bir gün konya'da medrese öğrencileri bir erkek çocuğa göz koyarlar. köylü vermek istemeyince de köyyü basıp herkesi öldürür, çocuğu da dağa kaldırırlar. sonra da bu güruh bir çığ gibi büyüyerek anadolu'nun altını üstine getirir. üniversite öğrencilerinin yaptıkları ahlaksızlık da dini konularda eğitim gören medrese öğrencilerinin yaptıkları ahlaksızlık olmuyor mu? inanmayanlar başbakanlık osmanlı arşivlerindeki 1598-1603 yıllarına ait mühimme defterlerine bakabilirler.

dinci partiler bugüne dek üniversitelerde hiçbir zaman bir varlık gösterememişlerdir. bunu kırmak için akp iktidara geldikten sonra yök ve üniversitelerle zıtlaşmaya başladı. yök'e, tübitak'a, türkiye bilimler akademisine ve üniversitelere kendi adamlarını yerleştiremeyince ve üniversiteler de bu girişimlere tepki gösterince üniversiteleri ele geçiremeyeceğini anladı ve cephe aldı. ne yazık ki akp'nin bu hareketi ortalama eğitim süresi 3.5 yıl olan türkiye cumhuriyeti vatandaşlarından da destek gördü. insanlarda üniversite düşmanlığı gelişti.

din hiçbir zaman üniversiteye bir alternatif oluşturamaz. bilim, ibadet yerlerinde değil, üniversitelerde, kütüphanelerde, laboratuarlarda öğrenilir ve üretilir. bilimin amacı, insanların yaşam kalitesini arttırmak ve insanlara daha uzun, sağlıklı ve mutlu bir hayat sunmaktır.

din ile bilim aynı yerde olur mu? olamayacağını defalarca gördük. yalnızca islamda değil, tüm dinlerde roger bacon, galilei, copernicus gibi bilim insanları tehdit edilmiş, işkence görmüş ve hatta öldürülmüşlerdir. buna karşı çıkan varsa lütfen bana laik olmayan--yunanistan ve israil de dahil olmak üzere--ve aynı zamanda bilimde ileri olan bir ülke söylesin.

seyf gibi insanlarımız üniversite düşmanıdırlar. ancak üniversiteler sayesinde sahip olduğumuz kolaylıkları kullanmaktan geri kalmazlar. örneğin internet; internet türkiye'ye 1993 yılında odtü, boğaziçi ve ege üniversiteleri ile tübitak'ın oluşturduğu bir konsorsiyum tarafından getirilmiştir.

örneğin tıp; seyf arkadaşımıza sormak istiyorum: hastalandığında acaba doktora gidiyor mu ve ilaç kullanıyor mu? kendisine hatırlatmak istiyorum: doktorlarımızı da üniversiteler yetiştirmektedir ve ilaçlar da üniversiteler tarafından geliştirilmektedir.

bugün kullandığımız herşeyde ama herşeyde üniversitelerin katkısı vardır. bu katkıyı yadsımak nankörlükten başka birşey değildir.

"en iyi yönetim en az yönetendir." henry david thoreau

repulse yazdıklarına aynen katılıyorum. Birilerinin hala aymazlıkla sanki hiçbir şey yazılmamış gibi aynı söylemleri tekrarlamaları, anlamamak için direnmeleri ve kulaklarını kapatıp "seni duymuyorum" demeleri sonucu yazmayı bırakmıştım. Uğraşıp, tamamen kaynaklara dayanarak, "anlayanlara" gerekli cevabı verdiğin için sana teşekkür ediyorum. anlamayanlar yine boş konuşmaya devam edecektir. Sakın üzerine alınma..

www.blogcu.com/yazarbozuntusu

ve afyondan seyf ortama bodoslama girer...

görüldüğü üzere arkadaşın yazdıklarının konuyla alakası yok, rasgele kusmuş. eşcinsel kelimesi kensini ateşlemiş ve patlama yaşamış.

ayrıca, ne kadar çok öfkeli insan var değil mi?
nazikce düşüncesini belirteceklerine, "arkadaşlar yanlış biliyorsunuz bakın doğrusu şöyle" deyip kendi bildiklerini paylaşacaklarına, kin kusuyorlar, hakaret ediyorlar, garip suçlamalarda bulunuyorlar***. mesela seyf'in yazısına dikkat edin, tanımadığı, 2 paragraf yazısını okuduğu insanlar için ne suçlamalarda bulunmuş. üniversiteyi zarzor kazandıklarını bile anlamış. hatta abartmış deniz'in yazdığı birşey üzerine deniz'in yerine düşünüp bir sonuca varmış, sanki o fikri deniz söylemiş gibide kendi cevaplarını vermiş. ne enteresan bir çeşittir yahu bunlar.

*** bunun sebebi aslında hiç birşey bilmiyor olmalaru olabilir mi?

Türkiyede enteresan sebepler war ewliliği gerekli kılan...bebekk sahibi olmak istiyorumm o yüzden ewlenicemler,yalnız yaşlanmak istemiorum lar,birlikte yaşamayıı daha doğall ,geleneksel we legall yaşamak isteyenler filan ...
ama eşcinsellerinn ancakk 2.ci sebepp kullanımlarına uyarr...çocuk yapamaslar we ewlenseler de geleneksel legalll aleni yaşayamslarr...

yenii ewlilik sebeplerii ortya çıkmış olur bölece.onlar da ewlensin...yaratıcılıımıs gelişirr..ufkumus açılırr...

seyf, kendisi üniversitede okuyor ve ünivesitesi mezunu bir babası var demek!!! Üniversitede eğitim görmüş bir babanın, üniversitede eğitim görmekte olan ve bu sayede geçimini kazanmaya aday çocuğu olduğuna inanmak güç... Üniversite mezunlarını kötüleyerek bindiğin dalı kesiyorsun. Üstelik sadece kendinin değil, babanın da bindiği dalı kesiyorsun. Benim büyükannem okur yazar bile değildi ama okumanın gerekli olduğunu senden daha iyi bilirdi. Eğitim almak; özgür düşünmeye yönelten ve bilimsel imkanları daha fazla olan üniversite ortamında daha kolaydır. Hoş, özgürlük ortamında bile senin gibi hoşgörüden yoksun ve özgür düşünceyi reddeden insanlar da çıkabiliyor.

Son olarak; hoşgörüden yoksun ve gelişmeye kapalı zihinli insanların, tahsil sadece cehaletlerini alıyor...

www.blogcu.com/yazarbozuntusu

şaşırmayın ya.. bunun özgürlüğü mü olur..
bu tarz bişeyin de alenileşmesi bir nevi ahlaksızlıktan başka da bişey olamaz. eh madem illa ki de özgürlük,ona karışan yok,kim ne yaparsa yapsın..ama illa da duyurma isteğini anlamak mümkün değil!

birçok başlıklı yazıyı okudum , dikatimi çekti .
tartışmaların hemen hepsi bir din eksenli tartışmaya dönüşüyor . içime kurt düştü , söylemeden yapamayacağım .
bana din propagandası yapılıyomuş gibi geliyo ;
radikal , din konusunda ilgili , sistemli bilgilere sahip arkadaşlarımız var .
ne dersiniz , ifade özgürlüğümü kullanılıyor , propaganda mı yapılıyor ? yoksa benim bu yaptığım mı çağdışı bir söylem ...

whenigoforwardsyougobackwardsansomewherewewillmeet

FITRAT MESELESİ ARKADAŞLAR BU İŞLER TOHUM MESELESİİİİİ?

ben bu ülkede daha büyük ahlaksızlıklar gördüm, bosna'ya yardım amacıyla toplanan paraların zimmete geçirilmesi gibi. savaştan kırılan bir halka yardım amacıyla toplanan para birinin cebine giriyorsa iki hemcinsin evlenmesi ahlaksızlık olmaz özgürlük olur.

@aptal, azurneus, normandy, denizarkan ve escape; sizlere (ve yukarıda dogmatik düşüncelerden bağımsız yorum yapabilen ama takma adları aklımda kalmayan diğer yazarlara) teşekkür etmek istedim mantıklı açıklamalarınız için.

Şimdi de kendi görüşlerimi belirteyim;
gördüğüm kadarıyla eşcinsel evliliğe sadece cinsel açıdan yaklaşılmış. Cinsellik konunun çok küçük bir bölümü. eşcinseller beraber bir hayat yaşamak istediklerinde karşılarına diğer çiftlere çıkan imkanlar çıkmıyor. Bunlardan en önemlisi de konumuz olan evlilik. Evliliği sadece cinsel ilişkiyi meşrulaştırmak olarak görenlerin eşcinsel ilişkiyi anlamasını beklemek çok yanlış. Öncelikle evlilik ne demek, onu söylemek gerekir. Evlilik, günümüzde, iki insanın (şimdilik, bir erkek ve kadının) yasalar önünde bir hayatı paylaşacaklarını belirtmeleridir. Bu tanım, öznel olmadığı gibi, evliliğe alternatif bir kurum olmadığından, çok hassastır da. Buradan iki şey çıkartılabilir. Bunlardan birincisi, eşcinsellerin de beraber paylaşacakları hayatı (eşcinselliğin bir hastalık olup olmadığına ilişkin yorumlar yapılıp, hastalık olmadığı ve normal olduğu açıkça yukardaki yorumlarda görülebildiğinden; bu konuya değinmiyorum) meşrulaştırmak istemelerinin doğal olduğu. Çıkarılacak ikinci sonuç ise bu kadar hassas olan bir kurumun değişmesinin ne kadar zor olduğudur. Genel olarak ele aldığımızda da, insanlar için en iyisinin, bu tür evliliklere izin vermek ama bunu hemen değil, yavaş yavaş ve toplumu hazırlayarak yapmak olduğunu anlayabiliriz.

bir de empati kurmayı deneseniz.. bi düşünün 15 yaşında bi gençsiniz ama karşı cinse ilgi duymuyorsunuz,tam tersine hemcinsinize içinizde çözümleyemediğiniz duygular besliyorsunuz.. sebebi belki hormonlarınız ama farketmez,sonuçta bastıramıyorsunuz.. ne yapacaksınız? isyan mı edeceksiniz ki dinimizde günah.. intihar mı edeceksiniz ki dinimizde günah.. siz hissetiğiniz duguları kendi içinizde anlamaya çalışırken,neden-sonuç biçmeye çalışırken çevreniz tüm bunlar sizin suçunuzmuş gibi üstünüze gelecek, hakları varmış gibi yargılayacak.. bu mu adalet? kendinizi onların yerine koyun ve yargılamaktan vazgeçin.. bu doğru,bu yanlış diyerek çözümlenecek bir şey değil bu.. biraz hoşgörü biraz empati hepsi bu.. unutmayın çoğunun kendi tercihi değil ve onların yerinde siz de olabilirdiniz..

bende eşcinselliğin bi hastalık olduguna inananlardanım...nasıl bir insana hasta oldugu için kızılamazsa,onun hastalığı normal bişeymiş gibi davranılamaz da...bu nedenle evlilik serbestisi getirmek bu rahatsız insanlar için çözüm değil...yani kimi ruhsal,kimi hormonal hastalıklı bu eşcinsel insanlara evlilik yolu açarak yardımcı olmuş olunmaz...tedavi yontemleri geliştirilip ihtiyaca paralel olarak artılırmalıdır...Sonuç olarak kesinlikle karşıym,diğer milletlerde durum nasıl beni ilgilendirmez...türkiyede evlilik serbestisi çok saçma olur...Ama yardımcı olmak gerekir,boyle insanlara destek olunmalı...Acil şifalar!!!!!

----Madem Türksün,Göster Korksun!!!!!----

@kilgor : eşcinselliğin hastalık olduğuna dair yaptığın veya okuduğun bir bilimsel araştırma var mı?

eşcinsellere falan karşı değilim ama eşcinsel evliliği çifte çocuk sahibi olma yada evlat edinme hakkı veriyormu acaba diye bir soru var aklımda...

doğal türk aile ortamında edinilmesi zor olan cinsel bilgileri eli klavye tutup 3.sınıf loş internet cafe köşelerinde deneme yanılmayla edinen çocukların varlığını düşününce 2 annesi yada 2 babası olan çocukların cinsel bilgiyle olan ilk izlenimlerini hayal etmek bile kötü...

öte yandan ülkemizde nüfusu zaten az olan "süper hatunların" başka süper hatunlar tarafından kapılmasını ilk "ciddi" sevgilisini bir lezbiyene kaptıran ben hiç hoş karşılamıyorum.

elbette okudum...2 çeşiti varmış:::
1-psikolojik
2-hormonal

ve ek olarak bana göre bunların bilincinden olmak,daha sonra buna gore yardımcı olmak gerekir...
Evlilik serbestisi vererek eşcinsellere yardımcı fln olunamaz...

@kilgor:
peki dünya sağlık örgütü'nün uzun zaman önce hastalık listesinden eşcinselliği çıkartmasına ne demeli? Bunu tartışmak bile saçma.

Bir de cesur'un ilk ciddi sevgilisi gibi biseksüel olan kadınlar ve erkekler var. bu durumda karşı cinsten biriyle birlikteyken normal ya da sağlıklı; hemcinsiyle birlikteyken anormal yani hasta mı diyeceğiz? ege'nin de dediği gibi eşcinselliğin hastalık olup olmadığını tartışmak bile saçma.

www.blogcu.com/yazarbozuntusu

"yapmasalarda yaptı derlerrr derlerrrr":)hayırlısı olsun ya kendi hallerine bırakmak lazım.

herkes istediğini yapmakta özgürdür densede asıl özgürlük yalnızca özgürm diyememekte...
ama hemcinsine karşı aşk tarzı duygu beslemek...hemde türk adetlerinde..

hayat sadece kağıdın kokusuyla bütünleşir bedenimde kalemde kanını veririse bana...

... bir de olur olmaza ... sonra vatan millet sakarya ya ... sonra da levhi mahfuz el ilaha girmişsiniz ... her şeyin ötesin de psikolojik bir bozukluk ......

Ex nihilo nihil fit. - Hiçlikten hiçlik çıkar. (Lucretius)

amsterdam, rotterdam veya utrecht'e birgun yolunuz duserse bolbol gorebilirsiniz. opusen ciftleri gordugumde bile hala kizaririm. lezbiyen bir cift ile alisverisimiz olmustu. 2 cocuklari, 3 kopekleri vardi. birisi zenci ve tombul 170ten biraz fazla, digeri sarisin ve uzundu herhalde 185-190 arasi.

ortaligi birbirine katan travestiler, usturalar, otoyol kenarlari ile tanidi millet escinselleri. musluman olma realitesi ile birlestirdiginizde kabul edilemez durumda. erkek ciftin ev yasantisina sahit olmadim ama, bayan ciftten gordugum kadariyla farkli olan teksey cinsel yasantilari. kadin-kadin. erkek-erkek.

isteyen gormezden gelebilir tabi hayatin icinde.
isteyen arkadas olabilir.
isirmiyorlar kesinlikle.

@minne:
psikolojik bir bozukluk mu? buna kim karar veriyor ben anlamadım. Başına bir "bence" ekleseydiniz belki daha mantıklı olurdu.

ben otorite değilim ki psikolojik bozukluk derken başına bence ekleyeyim ....

durduğum yer karmaşa ve kadastrof benden ötesi .. realite

Ex nihilo nihil fit. - Hiçlikten hiçlik çıkar. (Lucretius)

@minne:
başa "bence" gelmesi için otorite olmak gerekmez bence.