
http://www.bilimtarihi.org/
http://www.felsefe.gen.tr/default.asp
http://www.felsefe.info/
http://www.geocities.com/tfpsikoloji/
http://www.canaktan.org/politika/anti_leviathan/anasayfa-leviathan.htm
http://www.philosophyinassos.org/TR/index.htm
http://www.felsefe.ekibi.com/
http://mimoza.marmara.edu.tr/~avni/dersbelgeligi/
http://www.safsatakilavuzu.com/
http://sifirforum.com/
http://www.usatolyesi.org/
http://www.anatolianrock.com/forums41-1.htm
http://www.cinnet.org/
http://turkfelsefecileri.com.tr.tc/
http://www.korotonomedya.net
Dünya FeLsefe Gunu EtkinLikLeri Programını incelemek için: http://www.wpd2007.org/felsefegunuprog.htm
- biSGen
- 20 yorum var
- 02 Aralık 2007 18:30
« önceki yazı windows live messenger 9 |
sonraki yazı » Web Dersleri |
Yorumlar
bakın birileri bu konuda ne demiş :
birşeye bakarsın ama (başka bir şey düşünürsün) göremezsin, görmek; o baktığın şeyi kavramaktır!
görmek o baktığın şeyi hissetmektir!
bakmak:yüzeyseldir!
görmek:baktığımız şeyleri bilinçli ve dikkatli olarak gözden geçirmektir!
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 02 Aralık 2007 21:11 |
"Felsefe nedir? Bir beyin fırtınası mıdır felsefe, düşünsel anlamda kök sökmek midir, yoksa bir çile çekme yolu mu? Bu sorulara, "Hayır" yanıtını veriyor Afşar Timuçin ve ekliyor: "Felsefe bir sevinçtir! Anakapısını aralayıp da içeri girdiğinizde, bunu siz de onaylayacaksınız. Felsefe bir tutkudur, ona bağlanılır. Felsefe dostunuz olur, ona güvenebileceğiniz... Sıkıştığınızda, ondan sorup öğreneceğiniz konular olduğunu göreceksiniz. Hem de kimsenin size kolay kolay öğretemeyeceği nice konular..." Pekiyi, sevincin kaynağı nedir burada? Bu soruya da Timuçin, "Bilinçle yapılan felsefe bir sevinçtir!" yanıtını veriyor. "Bilinçsizce yapılan felsefe sıkıntılar getirebilir; ama bilinçli yapılanı sevinçtir!"
Afşar timuçin / Felsefe Bir Sevinçtir
afşar timuçin şiirlerinden bazıları
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 02 Aralık 2007 21:14 |
Baykuş: Felsefe Yazıları Dergisi
Sayı: I
İçindekiler
1.Doğan Özlem: Hermeneutik Felsefe, Gelenek ve Kopuş
2.Uluğ Nutku: Tarih Ontolojisinin Gelenek Kategorisi
3.Güçlü Ateşoğlu: Hegel Felsefesinde Gelenek Kavramı
4.G.W.F. Hegel: Felsefe Tarihi Üzerine Dersler, çev. Güçlü Ateşoğlu
5.Alain Badiou: The Adventure of French Philosophy, çev. Savaş Yazıcı
6.William Desmond: Between System and Poetics: On the Practices of Philosophy, çev. Meryem Uçar
7.Uluğ Nutku ile Söyleşi (Güçlü Ateşoğlu-Kaan Özkan)
8.Zeynep Direk: Levinas ve Kierkeegard: Etik ve Politika
9.Hasan Ünal Nalbantoğlu: Türkiye’de Bir Dans Sosyolojisi İçin Peşrev
10.Taylan Altuğ: Adorno’nun Estetik Teorisi’nde Mimesis Kavramı
11.Medar Atıcı: Felsefe ve Akademi İlişkisinde Çevirinin Yeri
12.Tozlu Raflardan: Selâhattin Hilâv: Felsefenin Başlangıcı, Doğu, Korku, Birey
13.Ali Galip Yener: Selâhattin Hilâv’ın Bir Denemesi Üzerine Notlar
14.Yıldız Silier: Mutluluk Nasil İrdelenme(me)li?
15.Doğan Göçmen: Tarihçi Revizyonizm (Domenico Losurdo’nun Tarih Uğruna Kavga adlı kitabının incelemesi)
bir diğer kaynak/özet
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 12 Aralık 2007 19:12 |
Felsefe nedir
Felsefe elbetteki düşünmektir. Genel olarak düşünmekten ayrı bir yanı olması gerekir, o zaman şöyle diyebiliriz: felsefe evrensel çerçevede düşünmektir. Bir başka deyişle bütün insanı düşünmektir. Felsefe yapmak, bütün insanla ilgili yargılar ortaya koyabilmektir. Bir Alman, İngiliz ve Fransız felsefesinden sözediyoruz ama bu felsefelerin tümü insanı Alman, İngiliz ya da Fransız olarak değil, insan olarak ele alıyorlar. Bir İngiliz felsefesinin, Alman ya da Fransız felsefesinin özelliklerini saptayabiliriz ama baktığınız zaman tümünün, tüm filozofların insana yöneldiğini görüyoruz. İnsan nedir sorusundan başlayarak insanın tüm özelliklerini, hatta tüm gizlerini ortaya koymaya çalışan bir etkinliktir felsefe.
Günlük yaşamda "benim hayat felsefem..." ile başlayan cümlelere tanık oluyoruz. Felsefe bir anlamda insana ve yaşama dair genellemeler yapmaksa, herkes kendi koşulları içinde bilinçli ya da bilinçsiz felsefenin alanına giriyor diyebilir miyiz?
Diyebiliriz elbette. Felsefe yapmak yalnızca filozoflara özgü değil. Gündelik yaşamda felsefeyle hiç ilgisi olmayan insanlar da rahatça felsefe yapabiliyorlar. Trende giderken bir teyze, "ben dünyada üç şeyden korkarım" dediği zaman felsefe yapmış oluyor ya da bir başkası "hırsızlık dünyanın en kötü işidir" dediği zaman felsefe yapmış oluyor. Burada aksayabilen şudur: gerçek anlamda felsefe terimleriyle ve o terimlerin arkasında var olan kavramlarla konuşmadımız zaman ileri geri sözler edebiliriz. Mesela felsefeden hiç haberim yoksa şöyle diyebilirim. "Ben dünyada üç şeyden korkarım: hırsızlıktan, ahlaksızlıktan ve dolandırıcılıktan." Ama dolandırıcılık da hırsızlık da ahlaksızlık değil mi? Demek ki burada düzenli bir düşünce yok. Yani felsefe yapmak, yaşamın koşulları çerçevesinde dizgesel bir biçimde düşünmeyi gerektiriyor.
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 03:04 |
Felsefe yapmak için yalnızca felsefe öğrenmek, felsefe bilgisi yeterli midir?
Yeterli değil elbette. Zaten felsefe eğitiminin yetersizliği de burda kendini gösteriyor. Genellikle felsefe öğreten kurumlar yalnızca felsefe öğretiyorlar. Yalnızca felsefe dediğimiz şey, ayakları yere basmayan, yukarıda duran bir bilgi birikimi olabilir ancak. Hani hokkabazlar kadını yukarı kaldırır da şaşarız ya, nasıl kaldırıyor, hiçbir yere dayanmıyor diye... böyle bir felsefe yapılabilir. Gerçi bizim hocalarımız da eskiden bir çeşit kesin bilgi verircesine bunu önerirlerdi, "aman" derlerdi, "felsefeyi toplumblimle, tarihle, başka alanlarla karıştırmayın." oysa insan yaşamına baktığımız zaman kültürün bir bütün oluşturduğunu görüyoruz. Yani felsefe, sanat ve bilim bir bütünden ibarettir. Sanatı dışta tuttuğunuz zaman felsefe yapamazsınız, bilimi dışta tuttuğunuz zaman sanat yapamazsınız. Bu üç alan birbirini doğrulayan, birbirine kan ve can veren alanlardır. Felsefenin yetersiz olduğu alan da salt felsefe bilgisiyle yetinme telaşıdır ki bu felsefe yapmak açısından son derece yanlış ve tehlikelidir. Yani ben Baudeleire'i, Flaubert'i, Dostoyevski'yi bilmiyorsam nasıl felsefe yapabilirim...
Peki felsefe ne işe yarar, bize ne katar, kaçınılmaz zorunlu bir gereksinim mi?
Eğer insanı tanımak diye bir gereksinimimiz varsa bunu bize felsefe sağlıyor. Yaşamın ne olduğunu bilerek yaşamak var, bir de bilmeyerek yaşamak var. Yaşamın ne olduğunu bilmeden yaşamak demek, bir anlamda içgüdüleriyle yaşamak demek. İnsan için de göreneklerle yaşamak demek. Yani anamdan, babamdan, dedemden böyle gördüm, ben böyle yaşarım demek... Oysa yaşam tartışılması gereken bir şeydir çünkü sürekli dönüşmekte olan bir güçtür. O zaman felsefenin bize sağladığı tek bir şey var, o da yaşamı öğrenmek. Daha doğrusu, yaşamı gerçekleştiren insanı öğrenmek. İnsanı bilmeden hiçbir üst düzey başarı elde etmemiz mümkün değil. Az önce söylediğimi biraz değiştirerek söyleyeyim: felsefe bilmiyorsak roman yazamayız, felsefe bilmiyorsak müzik yapamayız, felsefe bilmiyorsak kimya yapamayız. Kaba bir biçimde yapılmaz mı bunlar, yapılır. İnsanı tanımadan keman da çalarsınız, ama o çaldığınız kemandan tat almaz kimse...
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 03:06 |
Felsefe size ne kattı, yaşamınızda nasıl bir yer kapladı
Ben edebiyata meraklıydım. Edebiyata tutarlı yönelmem için bana çok yardımcı oldu. ben Fransız Dili ve Edebiyatı bölümüne gittim. Orda yapılan dersler bana çok eksikli göründü. Kendimde bir eksiklik hissettim. Tamam, edebiyatı çok seviyorum, elimden geldiğince de edebiyat yapıyorum ama burda bir sakatlık var. O zaman farkettim ki ben felsefe bilmiyorum. Yani ben insanı tanımıyorum, insanı tanımadan da edebiyat yapmaya çalışıyorum. İnsanı tanıdıktan sonra yaşamı da tanıdım. Yaşamı tanıdıktan sonra hem edebiyatta daha bir kolaylığım oldu hem de yaşamın kendisinde daha bir kolaylığım oldu. Annemin çekinikliklerini daha doğru anladım, babamın kaygılarını daha güzel anladım, bana düşmanlık edenlerin neden düşmanlık ettiğini çok daha sağlam kavradım, devletle ilişkimizin bozuk oluşunun nedenlerini daha doğru kavradım. Yani pekçok şeyi ben felsefe yaparak daha iyi kavradım. Zaten felsefenin böyle bir katkısı olmayacaksa neye yarar ki felsefe yapmak. Hiçbir şeye yaramaz. Yaşamı daha da yaşanır kılmanın ötesinde felsefe yapmanın bir anlamı yoktur diye düşünüyorum. Korkaklıklarımızı yıkacaktır felsefe bizim, kendimiz olabilmenin koşullarını getirecektir, özgür olabilmenin koşullarını getirecektir, ben insanım ve benim seçimlerim önemlidir diyebilmemizi sağlayacaktır. Bunları sağladığı için de, eğer ben bunları elde edebildimse, ne mutlu bana...
Afşar Timuçin
Söyleşi: Volkan Alıcı
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 03:07 |
felsefe, agzini actiginda disari hava (hoh) cikmamasidir, muhtemelen.
bu afsin bilmemne benzinci istasyonunda agziyla lastiklere hava mi basiyor acaba...
| Clicia x | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 03:44 |
bak kardesim, felsefe durdugun yerde yapilan bir sey degildir. felsefe yapmak istoyorsan, filozflarin yazdiklarini okuyacaksin, kendini agiteceksin ve... onlar gibi felsefe yapmayacaksin. ister Hint,ister Cin Ister Grekce olsun, enaz bir dil ogrenip o dild eyapilmis tum felsefe eserlerinio okuman ve tartisman lazim. bu demektir ki felsefe sadece okumakla olmaz, zihnin devamli calisacak ki kendi kendine de bir seyler uretebilesin.
bir de "felsefe konusunu dert etmek" kadar abes bir baslik dusunmeyi nasil basardin, neden "dert edecekmisiz"; bir coban da filozof olabilir eger niyet ederse; bunu dert etme gibi motivasyonu neden olsun; gokyuzunde yeterince dusundurucu bir dinamizm var- bulutlarin girdigi sekilller sana felsefeye giden yolda murekkep lekesi gibi rehberlik edecek; zaten insan zihni kadar buyuk bir eglence merkezi olabilir mi, ben yolda giderken aklima gelenler bana yeter de artar bile (yuzunde ilginc bir gulumseme ifadesi olan insan yani)...
| Clicia x | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 03:53 |
yani ise eflatun'dan baslayabilir, samosatali lucian'a kadar gidersin; bosver kant mis hegelmis musilmis nietzsche'ymis... kalin bagirsak problemli gothlarin yakin zaman felsefesi degil; anadolu'da neler olup bit mis bak , yeter de artar bile.
ne okuman gerektigini icindeki kara alev soyleyecektir, onu iyi dinle.
| Clicia x | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 03:56 |
@clicia x, afşar timuçin (....) ile ya da herhangi biri ile ilgili konuşurken "hoh"lamanı pek hoş karşılamadım.
"Kelimeler;gerçeğin beceriksiz avcıları!"
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 12:19 |
neden? dokunulmazligi mi var?
neden kisileri idollestirme ve her sozunu kanun olarak algilama egilimi var milletimin?
| Clicia x | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 13:35 |
ne yaptığının farkında mısın?
birinin yaptığına bir "şey" diyorsun ve o "şey"i mahkum ediyorsun.
insanlar hakkında hüküm vermek bu kadar kolay olmamalı!
not: polemik yapacak yaşta değilim artık...üzgünüm. sen devam et sevgili @clicia...
saygılarımla.
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 13:49 |
ben sana polemik yapmak icin degil, ciddi olarak sordum. yukaridaki yazisi icerikte zayif ve yuzeysel oldugu icin sordum.
sen filozofiyle ilgili olsaydin bana
neden boyle dusunuyorsun?
sorusunu sorardin, ne "yaptigimin" hesabini degil. yazdigin yaanitin ironisi de ayri bi boyutta (vaaz ettigini uygula!)
o zaman gercekten tartismana gerek yok burada. gule gule,
| Clicia x | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 14:03 |
eyvallah :)
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 22 Aralık 2007 14:12 |
liselerarası felsefe olimpiyatı sonuçları ---->
("Soru sormak zora dayalı bir müdahaledir. Bir iktidar aracı olarak kullanıldığında, kurbanın etini kesen bıçak gibidir." Elias Canetti/Kitle ve İktidar )
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 25 Mart 2008 00:55 |

Felsefe Söyleşileri 8 "Bilgi ve Bilim Felsefesi" 05 Nisan 2008 günü başlıyor.
05 Nisan 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Bilgi Felsefesi Nedir? Neden Önemlidir?”
Betül ÇOTUKSÖKEN (Maltepe Üniversitesi)
12 Nisan 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Hegel’de Fenomenal Bilgi ve Felsefe”
Kaan ÖZKAN (Maltepe Üniversitesi)
19 Nisan 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Marx’ta Bilim ve İdeoloji”
Kurtul GÜLENÇ (Maltepe Üniversitesi)
26 Nisan 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Bilim İdeolojisi’nin Çözümlemesi Olarak ‘Bilgi’ Kavramı ve Bilim Felsefesi”
Erkut SEZGİN (Kültür Üniversitesi)
03 Mayıs 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Kuhn’dan Lakatos’a “Bilimsel Araştırma Programı” Kavramı”
Bahattin AKŞİT (Maltepe Üniversitesi)
10 Mayıs 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Postmodern Bilim Anlayışının Olumsuz Sonuçları”
Cemal GÜZEL (Hacettepe Üniversitesi)
17 Mayıs 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Bilim Felsefesi ve Felsefi Antropoloji”
Tüten ANĞ (İstanbul Üniversitesi)
24 Mayıs 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Bilgide Kesinlik Arayışı”
Dilek ARLI (Maltepe Üniversitesi)
31 Mayıs 2008 Cumartesi
10:00-12:00 “Mimarlıkta Bilgi ve Bilim Felsefesi”
Meral ERDOĞAN (Yıldız Teknik Üniversitesi)
T. C. Maltepe Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü ile İstanbul Marmara Eğitim Vakfı’nın her yıl düzenlemekte olduğu ‘Felsefe Söyleşileri’nin sekizincisi, bu yıl 05 Nisan 2008 – 31 Mayıs 2008 tarihleri arasında düzenlenecek ve dokuz hafta sürecektir.
Söyleşilere katılım ücretsizdir. Söyleşileri düzenli olarak takip edenlere dokuz hafta sonunda bir katılımcı sertifikası verilecektir.
Kayıtlar internet üzerinden veya ilk etkinlik günü olan 05 Nisan 2008 Cumartesi sabah 09.00-10.00 saatleri arasında etkinlik yerinde gerçekleştirilebilecektir.
www.maltepe.edu.tr
felsefesoylesileri@maltepe.edu.tr
Tel: 0216 626 10 50 (1101-1102)
Fax: 0216 626 11 13
tüm detaylara (Başvuru Formu, Program ve ulaşım için kroki) buradan ulaşabilirsiniz.
| biSGen | |
|
|
(0 puan) |
|
| 25 Mart 2008 01:01 |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.


