Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Motifli hırka"


\
Büyük Britanya' daki Oxford üniversitesi ve Amerika' daki Brook üniversitesinin bazı bilimadamlarının yürüttüğü araştırmaya göre; günümüzde yaşayan fillerin, 37 milyon yıl önceki atasının, bugün tapir adı verilen ve at ile gergedan arasında bir hayvana benzeyen toynaklı bir memeliye benzediği ortaya çıkartıldı. Araştırmacılara göre; söz konusu ata, Mısır’ın kuzeyinde ve Eosen döneminde yaşadığını kaydetti. Haberin detayı burada ve şurada

  • makaleci
  • 39 yorum var
  • 16 Nisan 2008 19:29

« önceki yazı
Annem!

Yorumlar

Hortumu da şnorkel görevi mi görmekteymiş acaba?

makaleci parayı vurdu yine... Bakın aşağıda yazılacak olan evrim yorumlarına... Yine bir tartışma ortamı.. herkes eski yorumlarını hazırlasın ve başlasın copy-paste...

Kulakları da solungaç mı acaba?

Ne evrimi yav? Harun yahya fenomeninden haberiniz yok mu? :)

osuruktan teyyareye selam söyle o yare.sanki adam 37 milyon yıl öncesinde hem fillerin ve hemde o hayvanların birlikte yaşadıkları neden kafaları almıyıor.

Gene evrim saçmalığı..

bilimde neymiş masallara inanırım ben :p

Cafer-i Sadık’tan alınmadır.. Yaradılış sırasında Hazreti Adem’e nasıl şekil verildiğini tarif eder..

“O altmış çeşit topraktan yaratıldı.. O yüzden insanlar birbirine benzemez.. Hz. Adem’in başı Türkistan toprağından, gözleri Beyt-ül Harem toprağından, yüzü Kâbe toprağından alınmıştır.. Kulakları için Turisina, alnı için Medine, dudakları için Berberi, dili için Buhara, dişleri için Harzem, boynu için Huten toprakları seçilmiştir..Kolları Yemen, parmakları Hıtay, göğsü Horasan, karnı Irak, sırtı Beyt-ül Mukaddes, zekeri* Hindistan, hayaları Kostantiniye, uylukları Hamedan, dizleri de Kırım toprağından yaratılmıştır..**

* zeker; penis
** selahattin duman da okumuştum.

ilk etkili şut @zeybekten geldi, bakalım top'u kim karşılayacak derken @gaykedi ortaya çıktı... zorlu bir mücadele olacak gibi gözüküyor...

@beder spikerliği bırak sen hakem ol diyeceğim ama "ibnee hakemm" diye tezahurat yaparlar sana sonra :p

makaleci,
Miami sahillerindeki daireni aldığında haberim olsun. Bir tatili hakediyorum sanırım. Biliyorsun Allah söyletmişti bana daha önce. :)

hiç değilse sadece tezahurat yaparlar...başkalarına başka yerlerde neler yapıyorlar neler... 11-11 maç yaparlar, toplarla oynarlar... hakemin topla işi olmaz ama nedense hakem maçı top'lar...

biz eğlenmeye devam edelim gene aynı yazıdan;

“İnsanlar arasında toprağı çorak yerden alınanlar kösedir.. Çayır çimenli yerden alınanlar kıllıdır...” *

* Mirat-ı Makassit adlı eserin “Beyan-ı Fıtret-i Ademiyet” kısmından.

atam sen çok yaşa...

we trust in trance

dinozorlarda zaten nuh'un gemisine sığmadığı için yok oldular hi ho haaa :p

dinazor diye bir şey yoktur...(düzeltilmiş...)

@gaykedi sen de Nuh diyorsun peygamber demiyorsun...

Evren, beraberinde bir dağ, ağaçlar ve bir cüce ile birlikte, görünmeyen ve saptanamayan bir Uçan Makarna Canavarı (USC) tarafından yaratılmıştır.

\

Pastafaryan olmayan kafirler cehennemi boylayacaktır!
RAmen

uffff evrimli bildiri. en sevdiğim. ama nedense sönük geçiyor.

Evrimciler; ilk yaratılışı tesadüfe bağladıktan sonra; bu tesadüften bütün canlıların türediğini iddia ederler... Oysa ki, mesela Türk alfabesinin harflerini taşıyan bir daktilonun tuşlarına saniyede bir defa rast gele basan birinin, yalnızca bir defa “evrim hipotezi” yazabilmesi için yaklaşık 317 milyar yıl uğraşması gerekiyor… Bu birincisiydi... İkincisi de şu; Hayat yeryüzünde evrimleşmişse, yeryüzü şartlarının da üzerinde yaşayacak canlıların hayat sürmesine uygun hale getirilmesi gerekir. Hava, su, ısı gibi canlılar için gerekli unsurlar hayat sahibi olmadığına göre, hayat sahibi, şuurlu bir Yaratıcının canlılar için bu şartları uygun hale getirmesi gerekir… Oysa evrimciler canlıların evriminden söz eder sadece, evrimleşen canlıların farklı ihtiyaçlarının olacağı ve bu sebeple bir yaratıcı ve düzenleyiciyi kabul etmek zorunda kalacakları için kâinatın da evrim geçirmesi gerektiğinden söz etmezler… Bir de şu var: Ara formlardan vazgeçen evrimciler "sıçramalı evrim" diye bir şey uyduruyorlar... "ara form yoktur... birden geçilmiştir" diyorlar "o zaman yaratılışa iman edenler de zaten, "ol deyince olunduğuna" iman ediyorlar, niçin biri bilimsel de diğeri bilim dışı"

bir insanın kanatlanabilmesi için kaç yıl kol çırpması lazım veya kendi kendine mi oluyor?
(!Bence bu gaykedinin anlattıklarından daha komik.)

ahmetözdemir,

ben de anlamıyorum, yani tam olarak anlamadığım kısmı işin şu; dediğin gibi, herşey evrimleşti diyelim, peki,

ama bu herşey dediğimizin bir ilk başlangıcı yani ortaya çıkış şekli nedir? yani o kocaman bir evrimleşme sürecini ilk başlatan ilk hücre, o minicik, tek hücrecik nereden gelmiştir, kim yaratmıştır?

bana bunu açıklayan bir kaynağa henüz rastlamadım...

@hfufihalf
O sistem bizde çalışmıyor. Bizde Boynuzlanma sistemi mevcut. Onda da tetiklemeyi bir başkası yapıyor, ucu bize dokunuyor. :)

ne yazık ki...
:)

@makaleci

evrim tanrı'yı inkar etmez, tanrıya inanan bir sürü evrimci bilim adamları da vardır, bu konuda papa'nın "evrim olmuştur, ama tanrının izniyle-gücüyle olmuştur"açıklaması var bizim tutucularımız o noktaya bile gelemediler daha.

@makaleci zengin oldun sen :),
cevabın

Four billion years ago, back when life began, our planet was a very different place. Earth spun more rapidly on its axis—a day lasted only four or five hours. The Moon was much closer, and giant meteorites pelted the planet. Under these conditions of constant, chaotic change, there was only one place of constancy—a warm spring in the relative safety of the deep ocean floor. There, protected from ultraviolet radiation, existed a place that never dried out, never got too hot or too cold, never became too acidic or too alkaline. Life began there, inside the membranous froth of minerals that surrounded these hydrothermal springs, and the minerals themselves catalyzed the first chemical reactions that made proteins and nucleic acids—precursors to the earliest living things. Every kind of life, including us, carries the mark of that first catalysis in the form of tiny mineral clusters at the centers of our enzymes, still doing the jobs they began so long ago.

http://www.americanscientist.org/template/AssetDetail/assetid/48545

canlı yaşamının ilk ortaya çıkışı hakkındaki bilnenler ve bilinmeyenler maalesef şu an evrim konusunda ortada olan ve her gün yenileri elde edilen maddi olguları çürütemiyor. "Şimdilik bilinmeyenler"e vuruş yaparak şu an elde olan maddi kanıtları inkar etmeye kalkan kişi eğer akademik terbiyenin ne demek olduğundan haberdar biriyse, düpedüz ahlaksızdır. Yapmaya çalıştığı ise konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmayanları aldatmaktır.

Çok kullandıkları şeylerden biri de süslü bilimsel terimleri (aslında onlardan nefret ettiklerinden emin olabilirsiniz) yerli yersiz kullanmak ve el çabukluğuyla yerleştirilmiş uydurma veriler kullanarak ilgiyi başka yere çekmektir. Sun tzu'nun savaş sanatındaki en önemli savaş hilelerinden biri bu. meselâ yukarıdaki 317 milyar yıl hikayesinin yazarken sallanmış bir rakam olma olasılığı çok yüksek. Nasıl olsa kimse nasıl elde edildiğini sormayacak, herkes "vay beee!" diyecek.
Rica etsek sayın @ahmetozdemir olasılık kuramları ve istatistik bilimi ışığında o 317 milyar rakkamının nasıl elde edildiğini bize açıklayabillir mi? Ama harun yahya hazretleri'nin birebir çeviri yaptığı ingilizce kaynaklardaki "evolution hypothesis" söz grubundaki harf sayısına göre değil, "evrim hipotezi" söz grubundaki harf sayısına göre. Böylece lafı söyleyeni değil, söyleteni de görmüş oluruz.

1'den 10'a kadar numaralanmış topları bir torbadan hiç bakmadan sırasıyla çekene renkli televizyon !

ben de, "Uçan Spagetti Canavarının Kutsal Kitabı" hakkında mı yazsam acaba :S :)

yorum haklarınıza dikkat ediniz =)

uffff evrimli bildiri. en sevdiğim. ama nedense sönük geçiyor.

reXus
sönük geçmesinin sebebi bildirgeç müdavimlerinin benzer bildiriden iki tane olması sebebi ile kafalarının karışmış olmasından olabilirmi?
:p

ben bilmem bu başlığın birbirlerine gerici, örümcek kafalı, kör cahil, ataits, satanis, budist, şamanist, gibi bilimum kelimeleri içeren, hakaretlerde dolu mesajlarla dolup taşması gerekirdi şimdiye kadar.

@reXus o yönde provakasyonlar oluyor ama provake olan pek olmuyor :)

daha sonra bu fil niye karaya çıktı fil olsam ne işim var karada insanlar var orada...

doğaya dikkatli bir şekilde bakıldığında insanların ve hayvanların coğrafi bölgelere ve yaşadıkları ortama göre kendilerini değiştirdikleri rahatlıklar görülebilir. en basit örn. kutup ayısının ve kutup tilkisinin renginin beyaz olması.

kahrolsun ...............

evet, harbiden renkleri beyaz! bir de sibirya kurtları var mesela...onlar da tam o bölge için uygun yapıya sahipler, mesela bir sibirya kurdunun alınıp Antalya sıcağında yaşamasına çok üzülüyorum:((

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.