Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Sony VAIO'dan Ödüllü Oyun"


\

Önceden ayarlanmış evlilik olgusu batılı ülkelere o kadar yabancı geliyor ki, çok çok zaman önce olduğu düşüncesi uyanıyor. Fakat bu gelenek hala dünyanın bazı ülkelerinde geçerli.
\

Hindistan’da görücü tipi evlilikler, aşk evlilikleri ile birlikte toplumda kabul görmekte.
LA Times’dan Swati Pandey’in kuzeninin yeni tanıştığı birisiyle evlenmesine olurken belirttiği düşünceler:
Bunca yıldan sonra; eski aşkları ve kalp kırıkları üzerine kurulmamış, yıllarını uygun birisini seçmek için arayan, evlenmek için son dakikasını bekleyen bir çift, benim beklediğim türde romantik bir yol değildi. 25 yıl boyunca Amerika’da büyümüş olmam, gelenekleri çok önceden bırakmış olmam bu güne kadarmış. Şimdi merak etmeye başladım.

Artık dünya üzerinde yavaş yavaş kalkmaya başlayan, bizimde gelenek ve göreneklerimizde bulunan görücü usulü, beşik kertmesi veya önceden ayarlanmış evliliklere dış basın ve dış dünya tarafından bakışı göstermek için bu yazıyı çevirmeye çalıştım.
Kaynak


  • mturkmen
  • 26 yorum var
  • 28 Haziran 2008 17:21

Yorumlar

rumeli kökenimle övünmek gibi olmasın ama, balkanlar'da ve trakya'da ne akraba evliliği, ne silah merakı ne başlık parası, ne görücü usulü, ne kız ve erkek çocuğu ayrımı vardır... eh yani gururla, bir mustafa kemal gibi dahi de boşuna çıkmamıştır derim bizim illerden :p

ama bütün bu eski adetler ülkemizin her yerinde azalıyor artık, parkta yiyişen türbanlılar bile pek normal vaka :p

görücü usulünün sevdiğim tek yanı genelde böyle evlenen kızlar pek bi laf dinler oluyo, bazen düşünüyorum sevgili kahrı çekilmez. eşe dosta buldurt bi tane kız saygı duysun sana bütün bi ömür :D aşkın önüne geçebilirsem düşünürüm belki...

internet, tasarım, popüler kültür, teknoloji, mimler ve mucizeleri

hangisine giriyo ?

kültürnet, sosyolojinet, biraz daha zorlarsak haberi; görücü usulnet, başlık paranet vee bir nevi tica-ret :)

biSGen--bLoGSPot NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS !

görücü usulü evliliklerde boşanmanın normal evliliklere oranla daha az olduğu da yazıyor mu? :)

@gaykedi, rumelili falan değilim ama ne diyim ahalinle ilgili söylediğin her şeyde haklısın. özellikle mustafa kemal hakkında... yani mustafa kemal keşke bandırmalı olsaydı ama değil işte :)

@gaykedi neden lafın arası türbanlılarıda sokuşturdun anlamadım. Senin dindar ve türbanlılarda bir alıp veremediğin mi var. ne demek yiyişen türbanlılar. Sen hayatında kaç tane parkta yiyişen türbanlı gördün ki. Çamur atmak için elinden geleni yapıyorsun sana bişey mi yaptı bu türbanlılar.

@codemachine ben çok gördüm, ayrıca demişsin ya sana bir şey mi yaptı diye, evet kardeşim yaptı. bu ülkenin kuralları vardır, ve alakasız din yorumları yüzünden, bu ülkeyi ateşe attılar. lanet olsun o kumaşa...

baba sen ne diyorsun yaa, engin ardıç kaç defadır bahsedip duruyor, dumur olmuş sinemada yiyişen çember sakallı oğlanla, türbanlı kızı görünce :p

arkadaşlar bildirgeçte ilk defa kendi yazıma affınıza sığınarak link veriyorum, daha önce hafif'te de bahsettiğim başımdan geçmiş, bu da böyle bir anımdır işte :p

Gözlerimle gördüm, yıllardır döner döner de yazarım: Bir sinema salonunun karanlığında, çember sakallı ve poturlu bir oğlanla türbanlı bir kız çılgınlar gibi yiyişiyorlardı!...

Haa, demek ki. doğa, imam yasağına da, baba baskısına da, töre cinayeti tehlikesine de direniyor.

Bu olaya iki şekilde yaklaşabilirsiniz: 'Vay zındık orospular, bunlar İslam'ın temsilcileri olamazlar' diyebilirsiniz. 'Yuuu, İslamcı'ya baaak, İslamcı'ya baaak' diye dalga da geçebilirsiniz.

Bendeniz üçüncü yoldan gideceğim: Antropoloji biliminde bu sakilliğe 'acculturation' denir. Bir kültürün öbürünün üstüne bastırması, ne birinden tam kopuş ne ötekine tam bağlanış, dolayısıyla ikisinin birarada, içiçe yaşaması.

1 # 2 # ve son vereceğim linkte kerhanede kalp krizi geçiren hacı amca'dan da bahsediyor bonus olarak :p

ya sabır diyorum...

yazacaktım, tutuyorum kendimi, susuyorum.

ve rica ediyorum, adam olun iki dakika!!!

ACİL SATILIK DELL AXIM x51v PDA - Navigasyon/Gps Alıcısı - En yüksek işlemci(624)

yarası olan gocunur, o güzelim yorumdan bi tek yiyişen türbanlılar bölümünü almışsın polemik yaratmaya çalışıyosun.

@gaykedi hacı amca dediğin hacı olabilir veya olmayabilir ama hacıya giden hata yapamaz mı? Bütün hacılar bir mi. Adamın biri bir salaklık yaptı diye topuna mı çamur atılır. Hiç birinden başı açıklar yiyişiyor lafı duydun mu. Yada hacı olmayan biri kalp krizi geçirdi diye. Neden türbanlıları ve hacı amcaları ayrıca belirtmek durumundasınız.

@xmenac adam konuyla alakasız bir şekilde türbanlılara laf atıyor ve ben mi polemikçi oluyorum.

@Gwain senin alakasız dediğin yorumların alakasız olduğunu nereden biliyorsun sen din alimi misin, hadi dediğin doğru olsun yorumu yapan türban mı?

herkes istediği gibi düşünür ben kimsenin düşüncesine laf etmem ama benim ve milyarlarca insanın değer verdiğim şeylere laf atamaz.

Şunu belireteyim sadece uyarmak için söylüyorum ve polemik istemiyorum bende ama uyarmam lazım türban Allah'ın emridir (Eğer müslüman değilseniz gerisini okumayın). Allah'ın Kur'an da belirttiği şeylerin aksini söyleyen küfre girer ve dini yönden büyük günahtır.

gerisi size kalmış istediğiniz gibi düşünün ama kendi değer verdiklerinize nasıl birisi bişey dediğinde kızırsanız karşınızdakileride düşünmelisiniz.

hacı amca'da ki ironiyi anlamamışsın çünkü zannediyorum orda bahsedilen yazıları okumamışsın.

"türban Allah'ın emridir, Eğer müslüman değilseniz gerisini okumayın" diyerek türban takmayanı müslüman saymıyorsun ya da onların müslümanlığını küçümsüyorsun, çok yazık, islamı bir bez parçasına indirdiniz ya başka birşey demek istemiyorum :(

hmm demekki türban, din, siyaset ile ilgili bildiriler parayı kırıyormuş...bunu öğrendiğim iyi oldu

Emo katliamına seyirci kalmayın,1 emoda siz öldürün.! www.sizofreniz.biz

türban allahın emri midir? yuh, bari benim yorumuma göre emirdir de. kuranda acaba marka da belirtmiş mi, şu marka farzdır diye, tekbir giyim mesela...

sanırım 3. bir yol da varmış ===>
ve hemen ardından bu 3. yola eleştirel bakış da buradan...

biSGen--bLoGSPot NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS !

arkadaşlar bizim içerlediğimiz mesele şu:
genelevde ölen hacı denilmiş bir insan olabilir.
parkta yiyişen "türbanlı" lakaplı insan da olabilir.
bu iki örnek namusuyla yaşayan başörtülü kardeşimle ve dilinden Allah lafzı eksik olmayan dedemle bir tutulamaz. yani olayı genellemeyelim.

@gwain,

Ahzap Suresi 59. ayet:
“Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve inananların kadınlarına örtülerini üzerlerine salmalarını söyle. Bu, onların (erdemli kadınlar olarak) tanınıp hakarete uğramamaları için daha elverişlidir. Allah Bağışlayandır, Rahimdir.”

Nur Suresi 31. ayet:
“İnanan kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, iffetlerini korusunlar ve açıkta olması gereken yerleri hariç, alımlı yerlerini göstermesinler. Örtülerini göğüslerinin üzerine kapasınlar. Vücutlarının alımlı yerlerini kimseye göstermesinler; ancak kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, diğer kadınlar, cinsel iktidara sahip olmayan erkek hizmetkarlar ve işçiler ve kadınların cinsel yönlerini henüz anlamayan çocuklar hariç. Gizledikleri alımlı bölgelerini sergilemek/bildirmek için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar, topluca Allah‘a yöneliniz ki başarılı olasınız.”

@buremba, evet ben de tam olarak verdiğin şu iki ayetten hareketle soruyorum. bu ayetlerde kadınların saçlarının tek telini bile göstermeyecek şekilde örtmelerinin emredildiğini, hangi mantıkla yorumlayıp çıkartabiliyor, bunu da dinin en önemli gereğiymişçesine, benim gibi bu iki ayette türbanı bırak, kadınların saçlarıyla ilgili hiçbir şey söylenmediğine inanan insanların üzerinde tahakküm yolu olarak kulanabiliyorrsunuz.

(bkz: codemachine'in yorumu)

türban Allah'ın emridir (Eğer müslüman değilseniz gerisini okumayın).

ve iki ayetin örtünmeyle ilgili olan kısımları:

örtülerini üzerlerine salmalarını söyle
gözlerini sakınsınlar, iffetlerini korusunlar ve açıkta olması gereken yerleri hariç, alımlı yerlerini göstermesinler

saç, tek tel, türban?? hani??

@gwain, öncelikle senin bunu sormandaki amacı bilmek istiyorum. bazısı var gerçekten öğrenmek için soruyor. bazısı var insanların kafasını karıştırmak için soruyor çünkü.
bkz:

üzüm suyunda sizler için hayır vardır ayetini biri alkol sizin için hayırlıdır olarak anlar biri tıbbi ilaçlarda kullanılınca sizin için hayırlıdır anlar. bakışa göre istediğin kadar fikir çıkartabilirsin yani.

gelelim asıl soruya:
peygamber efendimizin zamanından beri kadınlar başını örtmüştür. hala örtmeye devam etmektedir. sen şimdi diyorsun ki; milyonlarca insan bir yanlış anlama uğruna tüm hayatlarını dışarıda başı kapalı olarak geçiriyor. hz. hatice annemiz de o dönem kadın müslümanların hepsi de başını kapatmış. ayet geldiği zamandan beri (ki o zaman peygamber efendimiz de vardı yani onun kontrolündeydi herşey) süregelen birşey bu.
hem saç da kadınların şehvetli yerlerinden sayılır islamda. e ayette de alımlı yerlerinizi kapatın demiş. açıkta olması gereken yer haricinde demiş oralar da yüz ayak ve el. belki biz de bu sınırı biraz aşıyoruz ama doğru olan bu.
not: yeni aklıma geldi, televizyon reklamlarını ara sıra seyrediyorsundur. şampuan reklamlarındaki kadının saçı yüzünden oluşan durumlara da rasgelmişsindir heralde. işte günümüzden saçın şehvetli olduğunu gösteren bir kanıt daha. :)

üzüm suyunda sizler için hayır vardır ayetini biri alkol sizin için hayırlıdır olarak anlar biri tıbbi ilaçlarda kullanılınca sizin için hayırlıdır anlar. bakışa göre istediğin kadar fikir çıkartabilirsin yani.

ama kuranda alkolün kesinlikle yasak olduğuna dair ayet ve ayetler olduğunu bildiğim için buradan öyle bir fikir çıkarmaya uğraşmam.

bu arada öğrenmek için sormuyorum haklısın. insanların kafasını karıştırmaya mı çalışıyorum. hayır kesinlikle değil. kuranda da denildiği gibi, senin dinin bana, benimkisi de bana. türban üzerinden insanların hayatına tahakküm etmeye çalıştığı zihniyetin, çürümüşlüğü ile kendi çapımda mücadele ediyorum diyelim.

kadınlar başını örtmektedir, evet. ama peygamberimizin zamanından beri dediğin zaman ben sana bir dakka dur derim. özellikle arabistan yarımadasındaki kadınlar (orta ve güney için konuşmak gerekirse) peygamber zamanından beri değil, yaşadıkları coğrafyanın fiziksel koşullarından dolayı çok, çok daha öncelerinden beri başlarını örtmekteydiler. yani sen zanneder misin ki, ebu cehilin karısı başı açık geziyordu, hayır değil, çünkü buna zaten coğrafya izin vermez.

hem saç da kadınların şehvetli yerlerinden sayılır islamda

kuran dışında başka bir kitap daha geldi de, biz mi görmedik. nerede yazıyor kuranda kadının saçının şehvet yeri olduğu.

bana sevgilisinin saçlarını görünce doberman almaktan vazgeçip, fifiyle idare eden çocuktan örnek veriyorsun. o zaman ben de sana sorarım. bir kadının saçları mı daha çok tahrik eder bir erkeği, yoksa ahu bakışlı bir çift göz mü (rengine sen karar ver). el-ayak fetişi konusuna girmiyorum bile, çünkü o zaman kadını baştan aşağı mumyalamak lazım.

bir de kadının saçının bir erkeği tahrik ettiği varsayımını doğru kabul etsek bile, suç tahrik etmeme gibi bir şansı bile olmadan sadece insani bir özellik olarak saçı olduğu için tahrik eden kadında mıdır, yoksa iki tel saçtan tahrik olup, ağzının suyu akan erkekte mi??

düşünüyorum da, islam öncesi türk toplumlarında, bir erkekle tamamen eşit olan, anne olma özelliğiyle kutsallık atfedilip, hatun ünvanıyla ülke yöneten türk kadını 21. yüzyılda, hayatını tamamen erkeğin kontrolüne bırakmış, türban denilen bir garipliğin içine hapsedilmeye çalışılan (ve bu da kadına özgürlük ironisi içinde yapılan) bir pozisyona düşmüş.

bunun sebebi islam dini midir? hayır kesinlikle değildir. bunun sebebi 6-7. yüzyıl çöl arap toplumunun tüm kültürel özelliklerini (hatta yazıları da dahil, bu bile ne denli bi saçmalık olduğunu göstermekte) islam dini diye tamamıyla almamız, kuranı hiç sorgulamamız ve biraz olsun düşünmek yerine bilmem kaç yüzyıl önce fetva vermiş bilmem ne hazretleri kişilerinin fikirlerine bakıp hayatımızı yaşamaya çalışmamızdır.

biz herşeyi sadece kur'an'dan öğrenmiyoruz. Sırasıyla Kuran, Hadis, İcma, Kıyas, Örf ve Maslahatlar ile öğreniyoruz.

kadınlar başını örtmektedir, evet. ama peygamberimizin zamanından beri dediğin zaman ben sana bir dakka dur derim. özellikle arabistan yarımadasındaki kadınlar (orta ve güney için konuşmak gerekirse) peygamber zamanından beri değil, yaşadıkları coğrafyanın fiziksel koşullarından dolayı çok, çok daha öncelerinden beri başlarını örtmekteydiler. yani sen zanneder misin ki, ebu cehilin karısı başı açık geziyordu, hayır değil, çünkü buna zaten coğrafya izin vermez.

başı kapatmaktan kastım tamamen kapatmak. yoksa günümüzde de var sıcaktan rahatsız olmamak için başını örten.

ayrıca kadının bakışları filan daha fazla tahrik eder demişsin galiba. islam hayatı kolaylaştıracak ve daha iyi yaşatacak kuralları içerir. eğer insanın içinde yoksa zaten yapılacak birşey de yoktur demektir. işte başı kapalı parkta fingirdeyen kızların da çıkış noktası budur.

suç tahrik etmeme gibi bir şansı bile olmadan sadece insani bir özellik olarak saçı olduğu için tahrik eden kadında mıdır, yoksa iki tel saçtan tahrik olup, ağzının suyu akan erkekte mi??

demişsin. zaten bu kurallar erkeğin tahrik olmaması içindir. ayrıca dediğinin de konuyla alakası yok.
düşünüyorum da, islam öncesi türk toplumlarında, bir erkekle tamamen eşit olan, anne olma özelliğiyle kutsallık atfedilip, hatun ünvanıyla ülke yöneten türk kadını 21. yüzyılda, hayatını tamamen erkeğin kontrolüne bırakmış, türban denilen bir garipliğin içine hapsedilmeye çalışılan (ve bu da kadına özgürlük ironisi içinde yapılan) bir pozisyona düşmüş.

21. yüzyılda kadınların düştüğü durumdan bahsetmişsin. modern avrupa'da amerika'da genç kızların düştüğü durumları görüyoruz. ayrıca islam kadına layık olduğu değeri vermektedir. en basitinden osmanlı'da valide sultanları örnek gösterebilirim. ya da fıkıh kitapları okuyorsan evliler arasında erkeğin kadına görevlerini, boşandıktan sonra yükümlülüklerini vs. gösterebilirim. dikkatimi çekti "islam öncesi toplumlarda" demişsin. islam öncesi toplumlarda kadına verilen değeri bilmiyorum ama dikkat et küfre götürebilir kelimelerin. (samimi olarak söylüyorum)
ayrıca kur'an'ı sorgulamayız zaten. anca öğrenebiliriz ve araştırabiliriz. hatta bilim de bu yüzden vardır.

son olarak konunun yeri bildirgeç değil bence. daha önce de çok tartıştım bildirgeç'te hiç bir karara bağlayamadık tartışmayı.bu yüzden daha cevap yazmamayı düşünüyorum.
istersen pm atarsın konuşuruz ya da daha tatmin edici cevaplar arıyorsan bir cami imaına gidebilirsin ya da müftülüğün telefon hattı vardı orayı arayabilirsin. olmadı fıkıh kitaplarını okuyabilirsin.

biz herşeyi sadece kur'an'dan öğrenmiyoruz. Sırasıyla Kuran, Hadis, İcma, Kıyas, Örf ve Maslahatlar ile öğreniyoruz.

kuran hariç saydığın herşeyin kaynağı insandır ve dolayısıyla neden kendi yorumum dışında başka bir insanın yorumuna göre yaşamak zorundayım islamı bunu açıklayabilir misin lütfen??

ama dikkat et küfre götürebilir kelimelerin.

o kadar merak etmişimdir ki şimdiye kadar, dinden çıkmak bu kadar kolay mıdır?? kime göre dinden çıkmaktır?? bazı şeyleri sormakla gerçekten dinden çıkılır mı?? hadi dinden çıkıldı diyelim, ne olur?? yerine yenisi konar mı??

olayı direk dinle bağlamak ne kadar doğru? tartışılır - ki tartışılıyor zaten- bu konuda şunu belirtmek istiyorum, din ve gelenek yakın ama ayrı şeylerdir.
ancak @oky arkadaşımın şu tespitine ("görücü usulü evliliklerde boşanmanın normal evliliklere oranla daha az olduğu da yazıyor mu?")bir yorum eklemek istedim:
bunun sebeplerini tartışalım isterim, hatta sonuçlarını...
neden boşanma olmuyor?görücü usülü evlenen insanlar zaten kendi seçimini yapamayan ve başkalarının tanıştırmasına ihtiyaç duyan insanlardır, yani en azından günümüz koşulları için böyle. bu evliliği kötü de olsa mecburen sürdürüyorlar, sözgelimi boşanmıyorlar. sormak gerekir, mutlu oluyorlar mı? uzatmayayım, "hayır!"
bu arada şurada ve şurada keskin ama gerçekçi yorumlar varmış.

Mesela: "şimdi olay görücü usülüyle evlenenlerin çok daha iyi anlaşmasından ziyade, özellikle kadın tarafında genel geçer ata-erkil kabullenmeden dolayı gelen gizli baskıdır. görücü usülünü kabul eden ve o şekilde evlenen bir kadın boşanmayı veya anlaşamadığı noktaları savunmayı düşünememektedir bile. tek derdi yuvasını korumak, beyini alttan almak olduğu için boşanmaya cesaret edememektedir. tabi bunu sağlıklı bir davranış olarak görmemek lazım çünkü ortada hele bir de çocuk varsa, öncelikle çocuk ve diğer aile bireyleri sürekli huzursuz ortamı çekmekte, sırf aile kurumunun yıkılmasını önlemek adına mutsuz bir hayatı çekmeye devam etmektedir. tabi bunların yanında çok büyük bir etken olarak kadının ekonomik bağımsızlığı olmaması da bulunmaktadır."

biSGen--bLoGSPot NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS !

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.