Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Virtuosity"


Etiketler: , , , ,

Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler. Ama reklamın bundan iyisi olamaz. Şurda gördüm, ki Kuveyt İslam Bakanlığı'nın hemen hemen tüm Arap televizyonları için yayına verdiği reklam son günlerin en çok konuşulan konuları arasına girmiş. "pause" (durdur) sloganı ile verilen reklamlarda ezan okunduğunda herşeyin durması ve müslümanların namazın çağrısına uyması gerektiğini vurgulanıyor..

Allahın sopası yok diye bir deyim var. O doğru mu bilemem ama artık namazın da bir reklamı olduğu kesin.
Serinin devamını bekliyoruz, zekat, hac, oruç gitsin bu böyle...


  • ikuzgun
  • 7 yorum var
  • 09 Temmuz 2006 10:40

Yorumlar

keyifli bi reklam olmuş, fikir güzel :)

Esasında günde beş vakit reklam var, ama televizyonun ratingi daha yüksek.

hehehehe iyi güzel namaz kıl da o döktüklerini toplasana concon derler adama :)

ayrıca o parmak yanlış yerde kalkarsa selam söyle hitlere abicim.

@kuzgun
süper yaa....

bole yapmacık oyun oynian adam gormedim..

çok kötü bir reklam

www.tech4men.blogspot.com // www.googlebizelogoyapsana.com

Aslında namazın böyle bir reklama ihtiyacı yok.
Hiçkimse de, bu reklamı gördükten sonra kalkıp namaza gitmez.
Ama ben kendi senaryomu yazayım...

Farklı yerlerde, farklı şeylerle meşgul farklı insanlar...
Kimi zenci, kimi beyaz, kimi asyalı...
Kimi çalışıyor, kimi eğleniyor, kimi oturmuş düşünüyor...
Yüzlerindeki ifade ise, sıkıntı, keder, umutsuzluk, yalnızlık...
Birden ezan sesi duyuluyor.
Herkes, o an ezan sesinin geldiği yöne dönüyor.
Herkesin yüzündeki ifade, bir yolculuğa çıkan, bir hedefe yönelen
bir şekle bürünüyor. Herkes abdest almaya gidiyor.
Hemen ardından, herkesi alınları yerde, secdedeyken görüyoruz.
Ve secdeden oturuşa giderken görüyoruz aynı yüzleri.
Bu kez, herkesin yüzünde aynı ifade, teslimiyet, güven, huzur...

Bizlere küçükken namaz kılmamız tembihlenirdi.
Sureler ezberletilirdi. İnancımızı sadece biçimsel olarak algıladık.
12-13 yaşlarımda namazı bıraktım. Yanlış olan birşeyler vardı.
Eğer birşey aklıma yatmıyorsa, herşeye rağmen bırakacak kadar inatçıydım.
O anki halimi "öfkeli kominist" olarak adlandırıyordum,
yanlış olan herşeye, herkese, her olaya öfke duyuyordum.
Bu yolda "benden ileride" olan arkadaşlar, aile zoruyla bayram namazına giderken,
ben beş yıl kadar süreyle bayram namazlarına bile gitmedim.
Üstelik, annemin el öptürmeme tehdidine rağmen...
Halbuki o arkadaşlara oranla daha evine-ailesine bağlı biriydim.

Sonra zaman değişti, mekan değişti, koşullar değişti.
İslamın göründüğünden çok farklı olduğunu,
İnsanların göründüğünden çok farklı olduğunu,
Olayların göründüğünden çok farklı olduğunu gördüm.

Eski günlerimi düşünüp, binbir çelişki içindeki hallerime şaşırıyorum şimdi.

...bu o, anormal olan!

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.