kötüyüm günlük... istifa ettim öğlene doğru...
direktörüm çökmüş gibi göründü bir an. zaten kendi içimde fırtınalar kopuyordu. bir de onun kızarmış gözleri, atmış rengini görünce kapak oldu nitekim.
reddedemeyeceğim bir ortaklık teklifi gelince; nerdeyse en başından beri içinde olduğum bu güzel ve çok cirolu şirketten ayrılmaya karar verdim. pişman değilim, ama bir çeşit "hem giderim, hem ağlarım" durumu söz konusu. işe aldığı bir kaç kişinin son zamanlarda istifa etmesi yüzünden benim istifamı da aynı kefeye koydu ve "üstlerime insan kaynaklarında sorumlu olduğum izlenimi verecek bu" triplerine girdi. o zaman anladım ki sorunu benim çıkıyor olmamla ilgili değil, bu istifaların üstüste gelmesiyle ilgili. o zaman biraz beynim rahatladı ama kalben bir haftasonuna ihtiyacım var en azından...
yazmak güç geliyor... belki başka zaman.


