Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Sakallı ip"

HoÅŸgeldin Ya Åžehr-i Ramazan
HoÅŸgeldin Ya Åžehr-i Ramazan

Her yıl büyük bir heyecanla karşılanır Ramazan ayı. Ramazan denilince akla ilk gelen "oruç" olur. Tabi "iftar" ve "sahur" kavramları da ilk akla gelenlerdendir.

Türkiye, Ramazan ayının en güzel yaşandığı ülkelerden biri değil, kanımca en güzel yaşandığı ülkedir. Ramazan ayını diğer aylardan ayıran en önemli özellikleri "gecelerin ayrı bir ışıltısının olması, her anın manevi bir değerinin olması, ailelerin bir araya gelerek iftar sofralarında buluşması, zenginin fakirle kucaklaşması" olduğu gibi ülkemizde birlik ve beraberliği sağlaması da dostluk ve huzur açısından önemli bir anlam ifade etmektedir.

Peki "iftar" denince akla ne gelir? Şüphesiz ki muazzam derecede lezzetli -annelerimizin binbir emek harcayarak yaptıkları- yemekler gelir. Çalışanlar iftarı sabırsızlıkla -bu yaz günlerinde iple çekmek desek daha doğru olur- beklerler. Belki de Ramazana tat veren de o bekleyiştir. İnsana haz veren, mükafatını alma umudu ile beklemektir belki de.

"Ah Nerede O Eski Ramazanlar" gibi klişe olmuş bir lafı kullanmak yerine günümüz ramazanlarını şenlendirmek, daha doğrusu istediğimiz ramazan haline getirmek bizim elimizdedir. Aile içi davetler düzenlemek, ilk yapabileceğimiz organizasyonlardan olabileceği gibi bir akşam ailenizi alıp güzel şehrinizin cıvıl cıvıl bir restoranında hoş bir akşam geçirmek de yapabilecekleriniz arasındadır. Ya da sizin aklınıza gelen herhangi birşey...

Ramazan şenlikleri de benzersiz bir güzellik verir bu güzel aya. Maniler okunur, cambazlar ve hokkabazlar gösteriler yapar, macuncular, kaymakçılar, bozacılar ve kağıt helvacılar ağızlarımızın tadını yerine getirir, gölge oyunu ustaları (hacivat-karagöz), meddahlar, ortaoyuncular sanatlarını sergilerler vesaire... Davulcularımızı da unutmayalım tabi.

Davulcu
Davulcu

Sitem etmeyi tavsiye etmem hiçbir zaman. Ama değerlerimizin üzerinin yontulduğu, bir başka deyişle üzerlerine çarşaf çekilip görünmezden gelindiği bu zamanda, ne olur sahiplenme duygumuzu açığa çıkaralım ki Ramazana has özellikler de yitip gitmesin. Bugün biz anlayamayız belki ama gelecek nesillerin büyük bir buhrana sürüklenmesi ancak geçmişlerini bilmemekle ve aile yapısını kaybetmekle olacaktır.

Son olarak birkaç video linki paylaşayım.
Ramazan Aynın Önemi için burayı,
İftar Vermenin Önemi için burayı,
Orucunuzun Sevabını Artırabilmenin Yolları için burayı tıklayabilirsiniz.

Binaenaleyh sayın kerdeşlerim böyle günler, aylar -yalnız ramazanı kastetmiyorum- bizi kaynaştırır ve değerini bilirsek bir işe yarar. Değerini bilebilmemiz umudu ile...

Umarım faydalı olabilmişimdir.

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 26 AÄŸustos 2009 19:58 

Yorumlar

nerede eski ramazanlar diyorum ve can dündar'ın geçen günkü yazısını okumanızı tavsiye ediyorum;

"Bir reklam yıldızısın artık...

Gazetede Kuran kuponusun, televizyonda israf çağrısı...

Öyle süslü püslüsün ki, iftar sofranda teşhire çıkıyor markalar...

Bir tek kola reklamlarında benziyorsun eski masum haline...

O da rol olsun diye...

Hazmettirici niyetine..."

gaykedi  |  (1 puan) 27 AÄŸustos 2009 01:56

can dündar gerçekten de olayı iyi özetlemiş.
"ama yine de herşey bizim elimizde değil mi" diyerek hala birşeyler yapabileceğimizi düşünüyorum, büyük çapta sonuçlar doğurmayacağını düşünerek.

sangarius  |  (0 puan) 27 AÄŸustos 2009 15:34

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu