Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Hırka modelleri"

Etiketler: ,

ingilizler aşağılama politikalarına bir yenisini eklemek istemiş ama polis izin vermemiş...

Spacer
Spacer
 | 31 yorum var 
 | 26 Temmuz 2005 15:43 

Yorumlar

hay allah...bunlar da nerden çıkarıyorlar çocukların ülkemizde mendil sattığını anlayamıyorum....oysa ülkemizde bir çocuk ailesinden uzaklaşıp sokağa düşmeye görsün...gerek devlet,gerek ebeveynler ve gerekse sivil toplum kuruluşları anında görevini yapar,çocuğa gerekli barınma ve eğitim olanaklarını sağlayarak onun toplum dışına itilmiş potansiyel bir suçlu olarak yaşamasını engeller...acaba muhabirler hindistan'a gitmek isterken yanlışlıkla türkiye'ye mi geldiler...yok yok...kesin dış mihrak olarak gelip huzurumuzu kaçırmaya çalışıyorlar!

mishkin  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 16:34

hay allah...haberden çıkarım yapamamış bir arkadaş..haberde başka bir şeyden bahsediliyor,yoksa bazı realitelerden hepimiz haberdarız ve hatta içinde yaşıyoruz.hızlı okuma bende de bir alışkanlık ancak dün girdiğim mim'den sonra böyle yapmamaya karar verdim,saygılar..

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 16:43

bilmiyorum bu paranoyalardan ne zaman vazgececegiz. Ingilizler toplanip turkleri nasil asagilayabiliriz konulu egitim mi aliyorlar ki. Her yasanan olayda bakin bu defada bunu denemisler diyoruz. Hayir neyi kimden niye saklayalim, adamlar sucsuz bir adami oldurduler sakladilar mi, hos saklayamazlar da zaten, biz de saklayamayiz ama sefaletimizi.

Ha ayrica ben program icerigini cok begendim. Bu sorunu biz kendi aramizda halledemiyoruz madem, belki elin ingilizi gelirde bir fikir verir veya bir yardim eli uzatir. fena mi olur yani. Bir de Adana polisini hayal ettikce dusundum de yazik adamlara ya, programin iceriginden falan bahsetmeye calistilarsa bir de aldiklari cevaba bakin, biz izinsiz kagit mendil sattirmayiz, cocuklarinda calismasi yasak.

yagmurbaz  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 16:58

ayrıca türkiye televizyonları kendi vatandaşlarını aynı asparagaslar için kullanmıyorlar mı? bu ülkede 500 ytl için her türlü maskaralığı yapacak, her nevi aşağılanmayı kaldıracak kaç insan var; bir düşünün bakalım. ekrandaki kafada bardak kırma sahneleri nasıl çekiliyor, m. ali donunda salladığı insanları nereden buluyor, ya da arena'nın "gizli" kamerasında boy gösteren eroinmanlar kimler? çuvaldızı kendimize batırırken sorun yok, ama "ejnebi" iğnenin ucunu gösterdi mi veryansın... herkes önce kendine baksın.

mütecaviz sarhoşluk  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 17:30

@yağmurbaz merhaba;haberde vurgulanan başka bir şey var;ingiltere'de yaşayan bir çocuğun türkiye'de yetişmesi halinde ''muhtemel yaşantısı'' hakkında bir faraziyeden yola çıkarak yapmış oldukları çekimler.bu ne mi demek?meselâ benim çocuğum istanbul'da yetişiyor.buna ve bazı istatistiklere bakarak(üstelik büyük çoğunluğu saptırılmış,doğruluğu kendinden menkûl),onun yaşantısı hakkında birilerinin fikir yürütmeye (ahkâm kesmeye daha doğru olur)ne hakkı var.ne yani türkiye'de mendil satan çocukların var olması gerçeğinden,bütün çocukların ileriki yaşlarda mendil satacağı anlamını mı çıkaracağız?aciz bir genellemeden öteye gitmez bu durum.ayrıca ben elin ingiliz'inden yardım ummak bir yana,gölge etmemelerinden başka bir şey istemiyorum.

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 17:57

'ejnebi' yi tanımıyorum,kastedilen şey yabancı anlamındaki ecnebi ise ; iğneyi canı neresi çekiyorsa oraya batırsın.bu yabancı sevdasını da anlamış değilim,hayırdır inşallah..şu yazmış olduğunuz salaklıklar başka ülkelerde olmuyor mu sanıyorsunuz @mütecaviz sarhoşluk..?türk'ün türk'e yaptığını hiçbir memleket başaramadı, nedenini ve bununla ilgili yapılan tonla espriyi de daha iyi anlıyorum..

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 18:06

selam cebrailiye "ingilizlerin aşağılama politikasına bir yenisi eklendi" sözü nasıl bir genelleme o zaman sorabilir miyim sana?

yagmurbaz  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 18:10

bu bir genelleme değildir yağmurbaz.eğer ben deseydim ki ; ''ingilizler bizi sürekli aşağılarlar'' işte o zaman bu bir genelleme olurdu.ingilizlerin çeşitli politikaları vardır ve bu da o politikalardan sadece bir tanesidir.bunları türetmemiz son derece mümkündür.yoksa ingilizler dünyanın en asil,en âlicenap insanlarıdır (! ), bana göre yani, aman kimse alınmasın..

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 18:19
esatergun  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 18:21

ingiliz dğil mi bu ... defaatle yazdım. her zaman yamuk bir işleri vardır bunların .

mastersound  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 18:27

yeri gelmiş madem bu da benim blog yorumum..

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 18:29

türk türke ne yapmış ki bu kadar matah olan sevgili @cebrailiye? eğer eleştirecek kudreti buluyorsak kendimizde, hatanın nereden geldiği, okların kime yöneldiği çok da mühim değil. ben kendimi türkiyelilere de ingilizlere de pek yakın hissetmiyorum şahsen. ayrıca riyakarlığın ulusu yoktur zannediyorum...

mütecaviz sarhoşluk  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 20:14

haberden çıkarım yapamamış biri olarak nasıl utandım,nasıl yerin dibine girdim anlatamam:) oysa bu haberden "necip türk milletinin" yabancıların bizi kötü tanıtımı tehlikesine karşı, polisiyle ve vatandaşıyla nasıl yek vücut olduğunu,"elin ingilizinin" gelip ülkemizde bizim sorunlarımıza karşı fikir yürütmesini "kahrolsun ingilizler" huşusuyla çıkarsamam gerekirdi...üzgünüm...çıkarsayamadım!her defasında tam olarak böyle bir çıkarsama yapmaya ne kadar yaklaştıysam da sosyal sorumluluk duygusu gelişmiş muhterem halkımızın, ihbarı "burada kağıt mendil satan çocuklar var,yabancı televizyonlar da çekim yapıyor,ülkemizi kötü örnek olarak gösteriyorlar" gibi turistik bir gerekçeyle yapmaları kafamı kurcaladı,kurcalamakla kalmayıp,genelde yabancı düşmanlığı özelde ise ingiliz düşmanlığı üzerine inşa ettiğim bir yığın çıkarsamayı güme götürdü.hani yapanlar türk televizyoncu olsaydı hiç sorun değil...dükkan sizin abilerr...ama gel gör ki ingiliz bunlar. ben, vatandaşların ve polisin, nedense sayıları gün geçtikçe artan sokak çocukları sorununa göstermedikleri hassasiyeti, bu hadiseyi "kötü örnek olma-kötü tanıtım" gibi turistik kaygılarla ele alıp anında çözüme kavuşturmalarını çıkarsayamamış, ve bir kez daha "necip türk milleti" önünde yerin dibine geçmiş bulunmaktayım. halbuki haber işimi de gayet kolaylaştırıyordu...apaçık bir şekilde bu haberin tek ve yegane sonucu vardı...ingilizler bizi aşağılamak için ülkemizde asparagas peşindeydi...neyine be adam senin, kalkıp da başka sonuçlar çıkarıp yüce türk milletinin metedolojisini eleştirmek. ayrıca bre mişkin! sen ki "acun firarda" nın yerlileri anlamadıkları bir dilde onlarla dalga geçip aşağıladığı bir programı keyifle izleyen,bakanlarının yabancı parlamenterlere fahişe dediği bir ırkın efradısın...kendine gel.

sonuç olarak yukarıdaki haberi sergilenen tavırların samimiyeti açısından ele aldım.bu arada sokak çocukları eskiden beri vardı bu toplumda...ama ne zaman ki bıçaklarını birbirlerinin üzerinden kaldırıp huzurlu hayatımıza çevirdiler, o zaman biz meseleye "sorun" olarak bakmaya başladık(bu ikiyüzlülüğe başka bir yazıda değinmeyi düşünüyorum)ingiliz muhabirlerin samimiyetlerini tartışmaya bile değer bulmuyorum ama bu, onlar ingiliz oldukları için değil,haber yaratmaya çalıştıkları içindir. ayrıca bu haberin gazetedeki biçiminden farklı bir algılanışla buraya taşınması da çok ilginç...haber yazısı baştan sona "ingiliz muhabirler" ya da "ingiliz televizyoncular" derken buraya "ingilizlerin aşağılama politikası" olarak yansımış...hem de "genelleme" olmama iddiası taşıyarak.belli ki biriken bir öfkenin dışavurumu. bir diğer konu "yabancı hayranlığı"...mantığın işleyiş biçiminde, kafadan bir düşmanlık oluşunca bundan sonra akl-ı selim düşünmek güçleşiyor doğal olarak...eğer bir olayın ele alınışında taraf tutmuyor ve hatanın kaynağını işaret ediyorsanız,otomatik olarak diğer tarafı tutuyorsunuzdur ve "yabancı hayranısınız"dır...o da olmadı vatan haini...geriye başka şık kalmıyor. oturup bu meseleyi "habercilik etiği" ya da "sokak çocukları ve ebeveynlerin tutumları" konu başlıklarını ıskalayarak "ingilizler aşağılama politikasına bir yenisini daha eklemek...vs." şeklinde yorumlarsanız abesle -iştigali bir yana bırakalım- feci şekilde dans etmiş olursunuz. umarım gene yanlış çıkarsamamışımdır:)

not: bu arada sevgili cebrailiye! üslubunda konuları konuşmaktan çok kişileri ele alan bir yaklaşımın var ve bu özelliğin polemiğe girme konusunda insanda inanılmaz bir istek uyandırıyor.ben ki köşesinde gıkı çıkmaz bir halde yazılanları izlerken kendimi bu yazıyı yazarken buluverdim...mümkünse konudan kopmak ve kişilerin yazdıkları konusunda kendince sonuçlara gitmek yerine, onların ne demek istediklerini anlamaya çalış... "kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına da yapma"(bu arada "da" edatı bu cümlede çok gereksiz...kulağı tırmalıyor..bir ara kaldırıver)

mishkin  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 21:28

mastersound defaatle yazmıştın gerçekten ben şahidim. insan bu hakkında konuştuklarınız arkadaşlar önce bunun farkına varmak lazım. tamam milletini sevmek de doğal bir duygu. sürekli içinde bulunduğunuz insanları sevebilir veya nefret edebiliriz. sonuçta elimizde doğru düzgün yargıya varacak bilgi vardır ama insanın tanımadığı, sadece başkalarının bilgileri sayesinde fikir sahibi olduğu toplumlar için nefret duymasını anlayamıyorum. eğer bu tip yargılar haklı olabiliyorsa onların da bizden nefret etmelerini haklı görmeliyiz. sonuçta yurtdışında türkler hakkında iyi şeyler anlatılmadığını hepimiz biliyoruz. ingilizler veya herhangi başka bir milletten nefret eden arkadaşlarıma sormak istiyorum. o ülkelerden tanıdığınız insanlar var mıdır? onlarla hiç samimi bir diyaloğa girmeyi denediniz mi?

Kızgın kumlardan -->

reoxy  |  (0 puan) 26 Temmuz 2005 21:44

şimdiii.. şimdiiiiii...diyerek sözlerime başlamak istiyorum.öncelikle çok mutluyum ; köşelerinde kendi halinde oturup,olup-biteni gıkını çıkarmadan izleyen arkadaşlarımı da,uzuuun-uzun yorum paylaşma gayretine sokabildiğim için.ancak da'yı nereye sokacağımı düşündüm-taşındım bulamadım ve öyle kalmasına karar verdim :P ingilizler'den canım kadar sevmesem de birçok arkadaşım,oldu,olmaya da devam edecektir belki , yaşayıp görmek lâzım.ancak bu konuyla ilgili görüşüm net anlaşılsın diye şöyle açıklamayı uygun buluyorum:vatanımı ailem gibi görüyorum.iyisiyle-kötüsüyle vatandaşlarımı da ailemin bireyleri gibi.şimdi kendi ailenizi düşünün;ebeveynlerinizle,kardeşlerinizle çok iyi anlaşamayabilirsiniz,aynı görüşte olmayabilirsiniz.atalarımızın dediği gibi ''beş parmağın beşi,bir olmaz'' değil mi?hatta nefret edebilirsiniz.ancak dışarıdan biri sizin kardeşinize kötü bir söz söylese veya el kaldırsa,hemen savunmaya kalkarsınız.ya da şöyle diyelim; en azından ben öyle yaparım.üstelik savunmakla kalmam,kaba kuvvete de başvururum,başvurdum ;) diyeceğim budur..

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 10:31

@reoxy ,bahsi geçen ingiliz insanlar değil mi? hani şu emperyalist , sömürgeci , burnubüyük , ukala , soğuk , etik yapıdan yoksun , zalim devletten , adına birleşik krallık diyen devletten bahsediyoruz değil mi? her halde bu devleti aborjinler kurmadı. ve halen aborjinler yönetmiyor değil mi? devletler toplumların özetetidir. sen ben biz neysek , devlet erkanıda öyledir. bakın bakalım türk insanına... birde devte... bundan daha fazlasını yazmak da söylemek de sanırım laf salatası olur.

mastersound  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 11:25

işte olayın düğümlendiği yer burası cebrailiye...refleks değil akıl üretmek gerekiyor yaşadığımız çağda...yani dışarıdan birisi ailene el kaldırdığında ve el kaldıran kişi şebinkarahisarlıysa kalkıp bütün şebinkarahisarlılara düşman olmak gerekmiyor(şebinkarahisarlıların konuyla örnek teşkil etme dışında uzaktan yakından bir alakaları yoktur)...ya da "şebinkarahisarlılar aşağılama politikalarına bir yenisini ekledi vs. " demek gerekmiyor...ayrıca biliyoruz ki iyi bir aile olmanın yolu aile içi sorunları çözebilme basiretinden geçer...sağa sola düşman olmaktan değil...ha düşman da olabilirsin tabi...hatta nefret de edebilirsin...ama bu bir şeyin çözümü olmaz.

ayrıca "da" edatını zaten başka bir yere koy demedim...kaldır dedim."da" edatı cümleye "....dahi" ya da "dahil" anlamı kattığı için bu cümlede gereksiz...örnek : "ahmet de okula gelmedi" cümlesinde okula gelmeyen başkaları olduğunu da anlarız,bu başkalarına ahmet de eklendiği için "de" edatı bu cümlede yerli yerindedir...senin cümlende ise "başkaları" sözcüğü zaten dahil olan ya da olmayan herkesi kapsadığı için, "da" edatı beyhude bir çaba,canhıraş bir gereksizlikle salınıp duruyor,salınmakla kalmayıp cümlenin anlamını tahrip ediyor(umarım bu nesnel konuyu da türkçe'ye göstermemiz gereken hassasiyetler bağlamında ele alır ve değerlendirirsin...zira yanlışta ısrar etmek cahillerin işidir)

mishkin  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 11:43

bakın bakalım arkadaşlar

mastersound  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 12:23

bakın bakalım arkadaşlar burada ne var. ingilizler devlet olarak öööle de halk olarak böööle... katranı kaynatsan kırk yıl olur mu şeker cinsini sevdiğim cinsine çeker

mastersound  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 12:26

Temel ve Dursun kahvenin önünde oturuyorlarmış. Bir turist gelmiş ve Temel'e İngilizce konuşarak yolu sormuş.

Temel’de ses yok. Turist bu defa Almanca konuşarak sormuş.

Temel’de yine ses yok. Turist bu defa Fransızca konuşmuş. Yine ses yok.

İspanyolca, yine ses yok.

Turist kızmış; bağırıp çağırdıktan sonra çekip gitmiş.

Bunun üzerine Dursun, Temel’e -Bir lisan öğrenmemizin zamanı geldi galiba?” demiş.

Temel ise Dursun'a dönerek:

-Boş ver, ne gerek var? Adam 4 lisan biliyor. Bir meramını anlatabildi mi?

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 13:21

@mastersound(bu arada rumuzun da pek ironik olmuş..hani ingiliz düşmanlığı babında)

illa birilerine düşman olmak istiyorsan sana da cebrailiye'ye önerdiğimi önermekten başka çare kalmıyor.lakin;

refleks ya da tepki, insanı rasyonellikten uzaklaştırdığı gibi insana bir yarar da sağlamaz...sana, yukarıda verdiğin vahim durumdan daha vahim bir haber söyliyim...bombacı olduğu sanılan ve bu yüzden öldürülen menezes olayından sonra yapılan bir ankette halkın %65'i bu tür durumlarda polisin aynı şekilde tedbir almasını doğru bulduğunu belirtmiş.

şimdi biliyoruz ki böyle bir bombalama olayı olmasaydı ve polis durup dururken menezes'i katletmiş olsaydı halkın %65'i polisin tavrını onaylayan bir ruh halinde olmayacaktı...zaten polis de muhtemeln o tür bir eylem içerisine girmeyecekti.Şimdi halkın %65 i, böylesine antidemokratik bir hadiseyi onaylarken senin ve senin gibilerin içerisinde bulunduğu "düşman" psikozu ile hareket edip genelleme yapmaktadır.ve bu düşmana karşı kendini koruma refleksi masum bir brezilyanın yok yere ölümüne neden olmuştur. ayrıca hiç bir ulus diğer bir ulustan daha yüce ya da daha üstün değildir.eğer böyle düşünebiliyorsan ve bunu olaylara bakışında -aidiyet,savunma gibi içgüdüsel tavırları bir yana bırakarak içselleştirebiliyorsan ulus olarak değil ama insan olarak bu durum seni farklı kılar...çünkü bu rasyonellik az önce sözünü ettiğin "etik" bir değerdir.

ayrıca,bir diğer husus, haberi ele alışına bu düşmanca duygunun fazlasıyla sinmiş olması...yapılan anketlerde müslümanların çoğunluğunun ingiltere'de kendini güvende hissetmediğinden bahsediyor ve bir takım tacizlere uğranıldığından söz ediyor...ama sen çok kaba bir mantık eşleştirmesiyle tacize uğrayanın genel oluşundan tacizi yapanı da genelliyorsun...daha açık bir ifadeyle tacize uğrayan taraftaki nicel çoğulluk tacizi yapan tarafın nicel olarak çoğunlukta olduğunu göstermez...ha londra'da yaşayan insanların % 70 gibi bir kısmı "radikal islam"cıların ülkeden çıkarılması gerektiğini düşünüyormuş...ama bu veriden hareketle sen oturup nedense "radikal islam" üzerine düşünmek yerine,islamı da bir yana bırakalım kaynağı ne olursa olsun "radikalizm" üzerine düşünmek yerine tüm ingilizlere düşman olmayı seçiyorsun.eğer yukarıda rakamlarla bahsettiğimiz ingiliz halkından birileriyle görüşme olanağım olsaydı burada yazdıklarımın belki de benzerini onlara anlatıyor olacaktım. sonuç olarak yüce ulus,üstün ulus olmadığı gibi masum ulus da yoktur...ama bu masum olmama onun "ulus" olmasından değil insan olmasından kaynaklanır.

mishkin  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 14:20

@mastersound sen aksam gazetesinde mi calisiyordun, sanki yazi senin elinden cikmis gibi de. Bence sen ve senin gibi dusunenler cogunlukta o yuzden boyle oluyor. yani her yerde boyle bu Ingiltere de bile. Bazi olaylar meydana geliyor buradan bir takim genellemelere gidiliyor ve sonuca variliyor. Kolay degil mi? Halbuki ben su anda bu gerceklerin icinde yasiyorum, bana yapistirilan musluman kimligimle Ingiltere nin tam ortasindayim. Kimse bana muslumanim diye kotu davranmiyor. Bir ingiliz gibi bende bir bombanin kurbani olmaktan korkmaktayim. garip degil mi. radikal islama bende karsiyim nedense. Acaba Turkiye'deyken de Hsbc bombalamasini yasadigimdan mi. Bak ben her yerde terorle ilgili su slogani goruyorum, Turkiye'dekinin aynisi " terorun dini, dili, irki olmaz"

Ayrica yonetimin halki temsil ettigi yalanini birakalim artik, simdi beni su anda basta olanlar temsil ediyo diye ben her dusuncelerini, davranislarini olumlayacak degilim. Politika halki yonetiyor, hangi ingilizle konustuysam yasli, genc tony blair den nefret ediyor, onu amerikan usagi olmakla sucluyor. simdi ben bunuda mi genellemeliyim, o zaman tony blairi kim secti ama degil mi? demek ki bir takim genellemeler yaparken insan unsurunu goz onunde bulundurmak gerekiyormus. bana hic bir turkun yapmadigi iyiligi bir ingiliz yapti diye, ingiliz hayrani olacak degilim, turk bunu yapti diye de turklerden nefret edecek degilim...

yagmurbaz  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 15:06

avukatımı istiyorum. bukadar çok ingiliz hayranı varken hepsiyle tek başıma mücadele edemem.

mastersound  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 18:25

Tartışma döngüye girdi ama şimdi mastersound. hayran konusu burada işlenmişti ya.

Kızgın kumlardan -->

reoxy  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 19:29

kurduğun vatan ve aile benzetmesi etkileyici tabi ancak aynı duygular olduğu sonucuna varmak yanlış olur kanaatimce Cebrailiye. İnsanın belki de yaşam amacı olan, genetik devamlılığını sağlama güdüsünün bir sonucu olan ailesini koruma duygusuyla, aynı dili, dini, ırkı paylaştığı için daha kolay anlaştığı insanlarla kurduğu birliktelik bir tutulmamalıdır. Her toplum kademesinde bu birliktelikler vardır. Aynı vatan içinde nasıl hemşehrilere farklı bir yakınlık duyulabiliyorsa, dünya üzerinde de aynı millete mensup kişilerin de bu tür bir yakınlık duyması kadar doğal birşey yoktur. Ancak bu demin sözünü ettiğim tür bir içgüdüden değil toplumsal koşulların getirdiği zorunluluk ya da kendini daha güvende hissetme ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Aynı birliktelik ileride dünyaya karşı beliren bir tehlikede "dünyalı olma" şeklinde bir kavram ile daha farklı bir boyut kazanabilir. O zaman da hiç kimse bu söylediklerini hatırlamaz ve nefret ettiği bu insanlarla gayet kolay yan yana gelebilir. Bugün hissettiğiniz bütün bu duygular da birer ilüzyona dönüşür. Milliyetçilik bir içgüdü değil arkadaşlar. Kötü birşeydir demiyorum. Sadece daha güçlü olup güvende hissedebilmek için gerekli bir araçtır ve nefret etmek için kullanılmamalıdır diyorum. Aynı şey din için de, dil için de geçerlidir. Asıl olan insan ise tabi.

Kızgın kumlardan -->

reoxy  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 19:48

peki o zaman döngü dışında duralım...(aman allah'ım yoksa cebrailiye mi oluyorum) işte geldiğiniz ingiliz oyunu...onlar müstemlekelerindeki tebaın böyle davranmaları için çalışır. teba ın içindeki bilinçsiz işbirlikçiler de kendilerini elit sanır .anlaşılan o ki amaçlarına ulaşmışlar. bu çağdaş çıtkırıldımlığın altındaki zorbalığın görünmemesi için bu imaj örtüsünü çekiştirip durmanızı ne anlaya biliyorum , ne de tasvip edebiliyorum.zaten zalim kendini başka nasıl mazlum göstrebilir ki?

amaaannnnnn... bana ne yaaa.. iyi uykular arkadaşlar...

mastersound  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 19:49

Döngüden çıkamadık yine bak. Ben de tam aslında ilüzyon olarak bahsetmiştim düşünce şeklinden:) Herkes farklı görüyor anlıyorum. Böyle bir tartışmada hemen değişmesine de imkan yok kimsenin görüşlerinin. Birikim değil mi zaten hayatımız. Böyle görüşlerin de olabileceğini gösteriyoruz işte birbirimize. Gayet hoş oluyor zannımca.

Kızgın kumlardan -->

reoxy  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 20:01

"elinizde sadece çekiç varsa bütün sorunları çivi olarak görürsünüz"

ben gidip az ilerdeki develere hendek atlatıp geleyim en iyisi:(

mishkin  |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 23:02

bir deli kuyuya taş atmış kırk akıllı çıkaramamış

monofactor - tasarım, reklam dünyası ve web üzerine

onuro[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 05:37

ve..taş atılan kuyudan , nadiren de olsa kurbağa sesleri yükselir...

sevgili reoxy:hayatı algılayışımız yanılsama noktasında çakışıyor,çok sevindim.yine delilikle onurlandırılabiliriz bu noktada,ayrı bir şey.herkesin aynı doğruda gitmesine olanak yok,olmasın da zaten.kendi adıma, ben de bundan çok hoşnutum.

kendine yapılmasını istemediğin şeyi,başkalarına da yapma..

cebrailiye  |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 12:01

Artik parnoyakliktan kurtulmak gerek diye dusunuyorum. Yagmurbaz cok guzel bir sekilde Ingilizler toplanip turkleri nasil asagilayabiliriz konulu egitim mi aliyorlar ki demis. Yahu adamlar inanin "hadi bakalim bugun soyle bir sey yapalimda turkiye'yi asagiliyalim" diyerek gizli gizli toplantilar yapmiyorlar. :) Ne hikmetse biz basimiza gelen herseyi surekli olarak o meshur "dis guclere" bagliyoruz. Ikide birde "birileri yine dugmeye basti diyoruz". Hep ama hep birilerinin bizleri bolmeye calistigina inaniyoruz (belkide birinci dunya savasindan sonra osmanli'nin parcalanmasindan kalmis olan toplumsal-psikolojik bir mirastir bu Turk toplumuna). Bakiyorum buralarda ornegin iskoclardan bagzilari ayri bir devlet istiyor. Ingilizler'de "yine birileri dugmeye basti" diyen yok. Hatta ayri bir parlementolari var. Bakiyorsun gallerlilerde kendi dillerini kulturlerini oven konusmalar. kimsenin tikirinda degil..kimse "vatan elden gidiyor- dis mihraklar" diye konusmuyor. Gazeteler amerika'yi idam cezalari konusunda elestiriyor. Amerika'da "ingiltere bizim icislerimize karisamaz" diyerek gazete basliklari mi atiliyor yani? Her neyse bu liste boyle uzayip gider.:)

Birde irkcilik konusu var tabiki. Irkcilik nereden gelirse gelsin koku kazinmali bence. yasadigin/dogdugun ulkeyi sevmek ile irkciligi karistirmamak gerekir. Her ulkede kendi ulke insaninin diger ulke insanlarindan daha farkli, daha iyi, daha etik vs oldugunu dusunen bir suru insan var . (Tabi kimse cikipta ben irkciyim demiyor) Bunlar cogunluktada olabiliyor bazen (1945 almanya, gunumuzde sirbistan gibi). Yani demek istedigim ulkemizi ne kadar sevdigimizi gosterirken dikkatli olmamizda yarar var. Cunku irkciliklarin bir cogu "ulkemi ve insanini cok ama cok seviyorum- benim insanim digerlerinden daha ustundur":) diyerek baslamistir.

ap bloglardan basliklar

ap  |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 13:24

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu