
- Gigabyte
- 30 yorum var
- 05 Haziran 2008 19:23
« önceki yazı ilginç sırt ve el çantası tasarımları |
sonraki yazı » Eggdrop Nedir? Nasıl Kurulur? |
Yorumlar
bilmiyorum görebilir mi, ışık hızına ulaşılabilir mi ama olduğu takdirde dünyanın sonu olacağını biliyorum :)
çok ilginç bi araştırma yapmış amerikalı bilim adamı. bide bazı bilim adamları en başta einstein, ışık hızına ulaşıldığında geleceğe gitmenin mümkün olduğunu söylüyolar ki bu teori son zamanlarda yapılan bir deneyle ıspatlandı.
insanoğlu geleceği tabi ki göremez... geleceği sadece allah görür ya da o bildirirse peygamberleri de gelecekten haber verebilir... bu megapiksel ya da HD teknolojisinin sahasına giren bir konu değildir... artı, geleceği görmek de pek istenesi bir şey değildir.. insan 200 sene sonra öleceğini bilse, her geçen günle birlikte kafayı yer, bir adım daha ölüme yaklaştım diye. Ama geleceği bilmeme sayesinde, son anımıza kadar mutlu ve huzurlu yaşıyoruz.
haberin aslında anlattığının geleceği görüyor olmakla alakası yok.
Beynin topladığı bilgilerden 1/10 saniye sonrasında oluşacak görüntüyü derliyor oluşu ve bu şekilde oluşabilecek ve oldukça rahatsız edici olabilecek gecikmelerin önüne geçildiğinden dem vurulmuş. işte bu şekilde de şu anda anladığım kadarıyla tam net bir açıklamaya sahip olmayan görsel ilüzyonlar açıklanabilmiş. Misal özel olarak hazırlanmış sabit bir gif dosyasına bakarken kafayı sağa sola oynatmak görüntüyü hareketlendirir gibi olur. İşte bu durum da beynin 1/10 saniye sonra bu görüntü kesin hareket edecek diye düşünüp yanıltıcı bir yargıya varmasından oluyor denmek istenmiş sanki.
son olarak bundan da yola çıkarak yeni ilüzyonlar ve görsel şenlikler geliştirecek gibiler imiş.
bu konu altında dini vecibelerden bahsedilmesinin gerekli olduğunu sanmıyorum zira konunun geleceğin görülmesi ile yakından uzaktan alakası yok.
Ekstrapolasyon yapıyormuş beyin sadece.
Yoksa newtonu da taşlamamız gerekir idi ki hakeza adam y ve y+1 değerini kullanarak türev ile y+2'nin değerini tahmin edebiliyor.
Geleceği 1 saniye önceden görmek :) başlık çok komik olmuş yorumlar dahada komik.. geleceği 1 saniye erken görmek neyi değiştirebilirki?
bildirgeç'e bir de ulema bakışı köşesi açmak gerekecek bu gidişle...
Bahsedilen, gerçekte bir gelecek görme durumu değil. Hızla giden bir otomobili yandan izlerken, iki noktadaki konumunu gördükten sonra üçüncü bir noktadaki konuma ne zaman geleceğini öngörürüz. Bu bir tür tahmindir. Gerçekleşme olasılığı çok yüksek bir tahmin. Zihnin sürekliliklerl algılamada ve algı gecikmelerini telafi etmede kullandığı onlarca mekanizmadan biridir bu.
başlık sansasyonel olmuş!
realidad zati durumu açıklamış.
Makalede de belirtiği gibi bu kaybı gidermek için tahmini bir görüntü oluşuyor diyor.
Yani bizim gördüğümüz var olmayan bir gelecek.
Bir nevi Matrix, hepsi kafamızda :)
gözün ölü zamanlı bir sistem gibi çalıştığından bahsedilmiş. 1/10 saniyelik gecikmeye karşılık beynin de çok iyi bir kontrolör gibi çalıştığından bahsedilmiş.
ahmetozdemir'in buna yorumu afedersiniz ama son derece salakça olmuş. iktidarlar bu şekilde beyni sadece dine çalışan, zekası geri bırakılmış tek tip insanlar yaratmakta son derece başarılı.
ucanmanda, seni bu kervana katmayı başaramamışlar.
(Afedersin ama senin yorumun da çok salakça. Hemen olayı (ahmetözdemir'in sence saçmalamasını) iktidara -siyasete- bağlayıverdin.)
Bahsedilen, gerçekte bir gelecek görme durumu değil. Hızla giden bir otomobili yandan izlerken, iki noktadaki konumunu gördükten sonra üçüncü bir noktadaki konuma ne zaman geleceğini öngörürüz. Bu bir tür tahmindir. Gerçekleşme olasılığı çok yüksek bir tahmin. Zihnin sürekliliklerl algılamada ve algı gecikmelerini telafi etmede kullandığı onlarca mekanizmadan biridir bu.
:) hızlı giden arabayı yandan izlerken üçüncü bir noktadaki konuma ne zaman geleceğini öngörürüz ve bu bir gerçekleşme olasılığı yüksek bir tahmindir. eğer araba dümdüz bir yolda ise 5. 7. noktalardaki konumlarını da öngörebiliriz. "eğer yol dümdüz ise"... eğer sapaklar var ise şu sapağa yada bu sapağa dönebileceğini öngörürüz yada düz devam edecek deriz. sürücüyü tanıyorsak biraz da fazla şey söyleyebiliriz, ne iş yaptığını biliyorsak biraz daha, biraz daha ve böyle devam eder. bu da şunu gösterir ki elimizde kullanabileceğimiz ne kadar veri varsa ona göre öngörülerimiz şekillenir ve doğruluk payı artar. algıdaki boşlukları doldurmakta beyin bir takım mekanizmaları kullanıyor ise, bu bilgiyi yani veriyi işleme olabilir, yukarıdaki anlatılan gibi gözün bir fonksiyonu olabilir yada kullanacağı herhangi bir fonksiyon. geleceği görmek denilen konu da bu ve benzerleridir. "huuu" diyerek transa geçmek ve gaipten bir şeyler söylemek değildir sadece. hoş gerçi o da birtakım şeylerin fonksiyonu ya...
bu arada çok tatlı bir bildiri olmuş, eline sağlık.
Hataya bak türkiye gibi bir ülkede gelecek görülebilir mi diye konu açmak tam bir cesaret işi tebrikler:)
fetvalara karşı hazırlıklı olmak gerekli bilimsel bir şey konuşmak mümkün olmaz türkiye gibi ülkelerde...
sadece ek bilgi olarak yaziyorum, hic birseyi yargilamayacagim : )
aslinda bilim adamlarinin bu noktadaki aciklamasi yeni birseyi anlatmiyor bize. yorgun oldugumuz gunler, algilarimizin hassasligi dustugunde cogu zaman halisulasyon gorme olasiligimiz da yukselir.
gozun yakalayamadigi goruntuleri otomatik tamamlamasi veya devamini gordugunu sanmasi adeta beyinde bir koruma gorevi gorup paradoksa girmemizi engelliyor.
goruntunun yarisinin algilanamadigi icin goz tarafindan hiclik olarak gorunmesi, bir sabah uyandiginda karsinda kendisini gormesi kadar urkutucu cunku.
karabasan dedigimiz uyku rahatsizliginda insan nasil ertesi gun huzursuz kalkiyorsa benzer durumlar insani buyuk bir bosluga surukleyebilir.
"prediction", ongorme, onceden kestirme dedigimiz bu olay aslinda gozun sinirlerle beyne ilettigi sinyallere gerek kalmadan beynin bir sonraki hareketi tahmin ederek gozun algisina bir kac milisaniye olsa dahi gerek gormedigi bir an.
bununla ilgili olarak beynin bu ozelliginden yararlanarak bazi "first person shooter" (fps) benzeri oyunlar bunu uyguluyorlar. diyelim silah kullaniyorsunuz o anda sunucudan baglantiniz koptu, ama merminin gidip duvara saplandigini goruyorsunuz.
veya quake'de bir silahin uzerinden geciyorsunuz yaninizda biri daha var, silahi aliyorsunuz ve 1 saniye sonra elinizden aniden kayboluyor. demek ki silahi siz almamissiniz, yaninizdaki almis ve siz sadece "prediction"a denk gelmissiniz : )
cogu zaman algilarimiza hakim olamadigimi
"geleceği görmek caiz midir?"
"geleceği görürsek abdestimiz bozulur mu?"
"geleceği görebilen evliya mıdır?"
şeklindeki bildirilerin de yayınlanmasını ve tartışılmasını istiyorum..
ya ben hep insanoğlunun tanrının yarattığı en özel varlık olmasından dolayı, bu tarz doğaüstü kabul edeceğimiz şeyleri yapabileceğini düşünmekteyim. tanrı kutsal kitaplarda insanlığa, sizi çok özel yarattım, kendi ruhumdan üfledim demişse eğer, ve eğer bir tanrı varsa ve o tanrı bize kozmik bir yalan söylemiyorsa, bir takım tanrısal fonksiyonlarımız da olmalı diye düşünüyorum.
yani 1 saniye falan değil, daha da ötesi olmalı bu olayın. ama şimdi böylesi bilimsel bir bildiriye bile, haşa allahtan başkası gaybı göremez bre kafirler diye yaklaşan insanları görünce de, geleceği görmeyelim diyorum ben.
gwain, tanrısal fonksiyonlar mı dedin? Vallahi süpersin. Değer döndürecek miyiz? Boş gitmeyelim, eğer bir tanrı varsa ve o tanrı bize kozmik bir yalan söylemiyorsa.
geçmişi biliyorda ne oluyor ki :)
Konuyla ilgili:
Adam Fawer'in "Olasılıksız" isimli kitabını şiddetle tavsiye ederim...
Kitabın arkasından:
- Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
- Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı? Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mi yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız’ tam size göre bir roman..
bildirgeçte dine saldırmak moda oldu.
ve bunu bir vazifeymiş gibi yapıyorlar ya sanırım bir başka zevk alıyorlardır şimdi.
Bildirgeçte dine saldırmak değil her sözden her laftan dine aykırı bir anlam çıkarmak moda oldu.
xampiyonun da hafifçe teğet geçtiği gibi biyerde okuduğum bir yazıda aslında dejavunun insanın gözü ile beyni arasındaki bu gecikmeden doğan yanılsama sonucu aslında beynine daha önce giden bir görüntüyü algılama gecikmesi ve daha sonra bu görüntüyü gerçekten görmesi beynin algılaması ve "bunu daha önce görmüştü" diyerk bir karmaşa içine girmesi sonucunu doğuruyordu.
Ve bilim adamları "ruh" denilen manevi olayı daha aydınlatamadıklarına göre (aydınlatacaklarına eminim) ruh denen bu maddi olmayan şeyin zaman içerisinde hareketi ve/veya ileriyi görme özelliklerine sahip olma olasılığıda yok değil, tabi Ulema hazretleri fetva verirse.
Bu bildiri medyumluk ya da fal gibi gelecekten haber alma ile ilgili değil. Bazı arkadaşlar sadece başlığa bakıp yapıştırıyorlar yorumu:)
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

