Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Hot Shots aşkına!"

Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleşen intihar bombacısı olayından sonra aklı başında olan herkes bombacıya lanet okumuştur, hatta keşke ölseydi diyenler bile çıkmıştır. Peki ama bu insanlara bu kadar radikal bir eylemi yaptıran nedir?

\
fotoÄŸraf: milliyet.com.tr

Tahmin edilenin aksine çoğu intihar bombacısı normal diyebileceğimiz insanlardır. Sürekli güncellenen çalışmalar gösteriyor ki intihar bombacıları çevrelerinde ortalamanın üzerinde başarı gösteren ve daha iyi eğitim görmüş kişiler olmaktadır. Patolojik anlamda nadiren intihar eğilimi gösteren insanlardır. Tel Aviv Üniversitesi’nden psikiyatrist Ariel Merari 1983 yılından bugüne orta doğu bölgesinde intihar saldırısı yapan kişileri incelemiş ve çok azında ruh hastalığı, uyuşturucu veya alkol bağımlılığı tespit etmiştir.

Ayrıca intihar bombacılarının radikal İslamcı veya radikal din görüşü olan kişiler olduğu genellemesi de doğru değildir. 1980’lerde lübnan’da yapılan intihar saldırıları tutucu hristiyanlar tarafından gerçekleştirilmiştir, günümüzdeki anlamıyla intihar saldırısı kavramının yaratıcıları ise marxist-leninist görüşteki tamil kaplanları isimli gruptur.

Peki nasıl oluyor da sağlıklı ve iyi eğitilmiş genç insanlar sivilleri öldürmek uğruna kendilerini kurban ediyorlar? Cevap bombacılardan çok onları bünyelerine alan ve eğiten organizasyonlarda saklı.

Bilinen tarihteki neredeyse bütün intihar saldırıları militan grupların azmettirmesi ve yönetmesiyle gerçekleşmiştir ve hepsi aynı yöntemleri izlemektedir. İlk iş, uygun kişiyi bulmaktır. Genellikle grubun davasına yakın görüşler besleyen genç erkekler tercih edilerek küçük gruplar halinde toplanmaktadır. Sonra dava uğruna savaşma motivasyonu dini veya politik doktrinler vasıtasıyla verilmekte ve misyonlarının kahraman doğasından ve kendini kurban etmenin soyluluğundan bahsedilmektedir. En son olarak grubun bütün üyelerine yapacakları iş ile ilgili bir söz verdirilir. Bu aşamadan sonra psikolojik olarak dönüş çok zordur.

Merari ve konu üzerine çalışan diğerleri, kamikaze pilotlarından, 9/11 saldırılarına kadar gerçekleşen intihar saldırılarının hemen hemen hepsinde bu şemayı gözlemlemiştir.

kamikaze pilotu Hoshikawa Hachiro
kamikaze pilotu Hoshikawa Hachiro

Gruba duyulan görev bilinci herkesi potansiyel bir intihar bombacısına çevirebilir: önemli olan nokta, bunun kişinin psikolojisi ile değil grubun psikolojisi ile alakalı olduğudur. Birçok araştırma kanıtlamıştır ki normal ve mantıklı insanları bile kötü şeyler yapmak için ikna etmek doğru yönlendirmeler ile olanaklıdır. bu durumda birisini, kendini öldürmeye ikna etmek çok da fantastik gözükmüyor.

İntihar bombacılarına verilen ilk tepki onları hayvan olarak etiketlemek ve içlerinin kötülükle dolu olduğunu düşündürmektir. Fakat bu pek geçerli değildir. Kalabalık içinde kendini patlatmaları genellikle bu insanların hayatlarında yaptıkları ilk ciddi kötülüktür. Bu insanlardan çok onlara bunu yaptıran gruplar hastalıklıdır.

Ana Kaynak: New Scientist, Sayı: 2509, 23 Temmuz 2005, sayfa 18

Spacer
Spacer
 | 18 yorum var 
 | 01 Mayıs 2009 12:02 

Yorumlar

gerçekten bu insanları anlamak zor. yaptığı şey hiç şeyin çözümü de olmayacak sadece görev bilinçi ile kendi hayatını nasıl sonlandırır bir insan.

geçen günkü terorist de yazar çıktı. kitap yazmış ropörtajı var gayet iyi bilgili birisi. ama bu yolu neden seçerler. dağlara gitmiş eğitim almış. gerçekten amaçları ne 1 milyon askeri olan ülkemizde nasıl bir başarı elde edecekelrini umuyorlar.

zehirlenmiş düşünceler yazık gerçekten.

vectro  |  (-1 puan) 01 Mayıs 2009 12:13

intihar eden herkesin bilinç altında "etrafındaki insanlara bir ceza verme" duygusunun yattığını okumuştum...

ama bu bilimsel yazı sadece kendini öldürenler için yazılmıştı, sanırım intihar bombacıları bu ceza verme eğiliminin olabilecek en uç örneği oluyorlar.

gaykedi  |  (-2 puan) 01 Mayıs 2009 12:28

intihar bombacısı ile intihar eden kişinin aynı mantaliteye sahip olduğunu sanmıyorum. neticede biri intikam için diğeri ise ceza amaçlı.
bence bu adamlara görev bilincini nasıl veriyorlarsa artık, arkadaş bilmem kaç kilo tnt ile kendini ve bilumum insanı uçurabilecek cesareti kendinde buluyor?

body {height:1.75cm;weight:73kg;color:dark-gray;font-family:istanbul;}
earslan  |  (-2 puan) 01 Mayıs 2009 12:38

Sadece ceza verme değil aynı zamanda farklı ideolojilere engel olma amacı da yatıyor.. örgüt militanlarının intiharı "şehadet" mertebesinde görerek yapması da bu yüzden.. Güzel bildiri! Teşekkür ederim.

SonsuzluÄŸuBeklerken..
StilBerk  |  (-1 puan) 01 Mayıs 2009 12:42

intihar eylemlerine -ya da filistin mücadelesindeki ismiyle istişhâdî eylemler- uzaktan bakılınca çözüme katkı sunmayan, mantıktan yoksun bir davranış olarak görülebilir. Oysa intihar eylemlerine girişenlerin ezici çoğunluğu kendilerine karşı devam eden acımasız eylemler ve sürüklendikleri ortamlara son kertede bir tepki göstermiştirler.

Filistin'i düşünün mesela. En sakin olduğu günlerde bile örneğin en büyük kentlerinden biri Ramallah'ta hakim pozisyondaki tepelerde İsrail tankları namlularını kalabalıkların üzerine çevirmiş olarak beklerler. Seçimlerde (sadece Gazze şeridini kastetmiyorum) Hamas'ın galibiyetiyle sonuçlanması ve ardından el-Fetih'le yaşanan sorunlar ve nihayetinde Gazze'nin fiili olarak Hamas yönetimine girmesinden sonra Hamas'la İsrail bir ateşkes imzalamış olmasına karşın, İsrail son Gazze savaşına dek 900 küsür kere anlaşmayı bozacak eylemler düzenlemişti. Düzenlediği eylemler "örgüt içinde önemli pozisyonda" olduğunu düşündüğü kişileri, ailesini ya da arabasıyla geçtiği sokakta kimlerin olduğunu düşünmeksizin füze ile vurmaktı çoğunlukla. İlginçtir Hamas'ın ateşkesi bozduğu iddia edilen tarihe kadar İsrail'in yüzlerce kez saldırıları sadece nefs-i müdafaa olarak adlandırıldı. Bu süreçte örneğin İslami Cihad gibi Hamas'tan tamamen bağımsız ve daha küçük gruplar İsrail'e ölümle sonuçlanmayan ev yapımı füzeler gönderdiğinde Hamas sorumluları yakalayıp cezaevine gönderdi, sırf ateşkes bozulmasın diye. Tabi bu süreçte yeni yerleşimlerin açılması, yeni filistinli ailelerin göçe zorlanması (hemen savaştan önce Kudüste yüzyıllık geçmişi olan filistinli aileler mahkeme kararınca evlerinden çıkmaya mecbur bırakıldı) utanç duvarının inşasının devam etmesi durumu daha da vahim kılıyordu. İşin birde insani boyutu olduğunu unutmayalım. Kontrol noktalarında İsrailli askerler kadın erkek ayrımı yapmaksızın tüm sivilleri tek tek taciz olarak adlandırılabilecek seviyede aramayı sürdürüyorlar. Bağımsız Doktorların yaptığı araştırmada sadece bu kontrol noktalarında hastaneye yetişmesi gerekirken yetişemeyip hayatlarını yitiren insanların sayısı onları, yüzleri buluyor diyor.

Birde tabi İsrail'in 'sivil'liğini gözden geçirmek gerek. Bugün israil'in istisnasız tüm yerleşim noktalarında (ki eylemlerin büyük çoğunluğu buralarda oluyor) herkes silahlandırılmıştır. Bu siviller ortalama zaten her yıl en az 2 defa askere alınmakta, askere alınmadığı süre boyunca şinbet gibi iç güvenlik unsurlarının potansiyel elemanı konumundadırlar. Yani kelimenin tam anlamıyla bir asker-toplumdan söz ediyoruz. Böyle bir ortamda karısı her kontrol noktasında tacize uğrayan, ailesi hergün bir füze sesiyle yatağından fırlayan, yoldan geçerken bir bombanın seyir halindeki araca çarptığını gören, şarapnellerin çevredeki onlarca kişiyi jilet gibi kestiğine şahit olan, bütün bunları aymazlıkla korunma bahanesiyle açıklayan israile gören, adeta bir açık hava hapishanesinde yaşayan, seyahat edemeyen, duvarlarla örülü yaşamında sahilde yürümenin bile keyfi biçimde yasaklandığı (evet gerçekten öyle!) bir ortamdaki genç adam eğitim durumu vs. gibi koşulları düşünmeksizin can havliyle varlığını korumanın derdine düşecek, sevdikleri için harekete geçecektir. İşte intihar eylemi veya filistinlilerin değimiyle feda eylemi böyle bir arkaplanı barındırır. Bu sadece oraya özgü müdür? Kurtuluş savaşına veya çanakkale muharebelerine bakın. Ölümleri kesin olan birlikler orduyu korumak ve düşmanı durdurmak adına son personeline dek savaşmayı sürdürmüş. Komutanları onları ölüme gönderdiklerini bile bile ileriye sürmüş. Bir bakıma istişhadi / feda eylemi yapmışlar. Biz bu eylemi psikolojik bir rahatsızlık olarak mı niteliyoruz yoksa bir kahramanlık olarak mı?

İstişhadi eylem eğer bir halkı koruma, meşru yaşam hakkını savunma amacına yönelik en son eylem olarak beliriyorsa bir psikolojik sorun değil, kahramanlıktır. O nedenle filistin halkı örgütüne ve düşüncesine bakmaksızın istişhadi eylemle feda olmuş her bireyini içtenlikle sahiplenir, birer kahraman olarak görür.

mutezili  |  (0 puan) 01 Mayıs 2009 12:47

Ne yani şimdi 11 Eylül saldırılarının intihat saldırısı olduğunu mu söylüyorsun? BBC'ye göre saldırganların birçoğu hayatta.

darkhorn  |  (-3 puan) 01 Mayıs 2009 12:53

mutezili dediklerine hak veriyorum ama ordaki durum ile burdaki tamamen farklı yada kurtuluş savaşı. yapmazsan öleceksin gibi bir durum var ortada.yada cocuğun eşin ölecek kötü muamele görecek. bu durumda insanlar daha yatkın olur tabiki.

ama savaş yok, ölen yok sadece ideoloji farkından dolayı intihar eylemi yapmak pek mantıklı gelmiyor. tabi belirli grupların çıkarlarına hizmet için mantıklı görülebilir. yani grup için başarı birey için başarısızlık bireyin önemi yok zaten bu gibi bir durumda.

vectro  |  (-2 puan) 01 Mayıs 2009 13:07

vectro, söylediklerine katılıyorum. İstişhadi eylem bir son hamledir ve meşru müdafaanın kendini feda ederek gerçekleştirdiği son savunma girişimidir. Bunun dışındaki eylemlerde psikolojik bir rahatsızlık veya baskı unsuru aramak yanlış değil. Tıpkı savaş sırasında silah kullanmak meşru iken, durup dururken silahla ateş etmenin psikolojik bir soruna işaret etmesi gibi.

Ben bu şekilde bir kategorize etmeye karşı çıkmıyorum. Ancak sözü edilen araştırma ve benzerlerinde büyük ölçüde bir genelleme söz konusu. Sanki istişhadi / feda eylemi hangi koşullar söz konusu olursa olsun sağlıklı bir insanın yapamayacağı bir davranış gibi gösteriliyor. Çoğunlukla da bu kanıya o davranışın bir değişime neden olmaması örnek gösteriliyor. Oysa istişhadi eylemin ilk hedefi mevcut zulmü ortadan kaldırmak ya da kendinden uzaklaştırmak değildir. İstişhadi eylem 'teslim olmadığının' zulme ve işgale 'alışmadığının' dolayısıyla mücadeleyi sürdürdüğünün bir işaretidir.

İşte benim eleştirdiğim nokta bu gerçeği ve istişhadi eylemin yapıldığı ortamı / koşulları gözetmeden hepsine bir rahatsızlık / bilinçsizlik hali damgalamasını vurmaktır.

mutezili  |  (-1 puan) 01 Mayıs 2009 13:22

osmanlıca/türkçe sözlüğe göre istişhad = şehit demekmiş, neden herkesin anlayabileceği kelimelerle yazmıyorsunuz?

intihar bombacılarının şehit olduklarını söylüyorsunuz, sivilleri öldürseler de şehitlikleri kabül olur mu ya da şöyle sorayım intihar islamda büyük bir günah değil midir?

gaykedi  |  (-1 puan) 01 Mayıs 2009 13:31

İslam'da haksız yere bir kişiyi öldürmek tüm insanları öldürmek gibidir ki artık bu durumu siz düşünün. Haksız yere birilerini öldürürken kendiside ölen birisinin şehit olduğunu kim söylüyorsa ben de ona "bilmemek değil öğrenmemek ayıp" diyorum.

@gaykedi, intihar günahtır tabiki.

Şu dünyada barış içinde mutlu mesut yaşamak varken neden insanlar sürekli sorunlar, savaşlar ortaya çıkarır ki. Sanırım aç gözlülükten kaynaklanıyor bu.

[www.voiphone.at]
Tolga Cakiroglu  |  (-1 puan) 01 Mayıs 2009 13:51

türkmax, bununla konuyla ilgili bir film yayınlamıştı bir ara. filmin ismini ne yazık ki hatırlayamıyorum. film, bu konuyu öyle bir güzel anlatmıştı ki, size anlatamam.

koş; yoksa düşersin...
emrerokrc  |  (-1 puan) 01 Mayıs 2009 15:32

Ufak bir not. Tamil Kaplanları Marksist Leninist bir örgüt değildir. Tamil'lerin ulusal kurtuluşunu hedefleyen bir örgüttür.
http://en.wikipedia.org/wiki/Tamil_tigers adresindeki linkte de Ideology: Tamil nationalism olarak geçer.

cylon  |  (-3 puan) 01 Mayıs 2009 15:41

acikcasi sartlardan bagimsiz "+" yada "-" olarak yorumlamak tamamen subjektif bir bakis acisidir. bana gore su yakin zamanda yasanan intihar saldirisi hicbir mantikli ve kabul edilebilir aciklamasi yoktur. bu konuda kismen bile olsa "kabul edilebilir" diye dusunmek o zihniyetle ayni fikirde olmaktan baska birsey degildir. ulkesi , karisi , cocuklari , sevdikleri ... icin "caresizlik" ve "mecburiyet" durumunda yapilan cok farkli bir konudur. guncelde yasananla kismen bile olsa kiyas/benzerlik kabul edilemez.

Burhans  |  (-1 puan) 01 Mayıs 2009 23:50

müthiş bi bildiri özlediğim tipten harika.

Unidentifiedcard  |  (0 puan) 02 Mayıs 2009 00:23

@emrerokrc, sanırım bahsettiğiniz filmin adı "paradise now".

Bir şeyler uğruna başkalarını kitleler halinde öldürmenin meşru, bir şeyler uğruna kendini öldürmenin gayri meşru olarak tanımlanabilmesinde bir gariplik yok mu?

realidad  |  (-1 puan) 02 Mayıs 2009 02:16

Bence bu paradoxun kolay bir çözümü var. Hemde gözümüzün önünde ve unuttuğumuz bir çözüm; SEVMEK.

Hz. Mevlana'ya göre;
"Yaratılanı sev Yaratandan Ötürü"

Bir diğer sözünde de;
"'Allah onları, onlar da Allah’ı severler' (Maide, 54) ayetini iyi anla."

Yukarıdaki sözleri kendine ilke edinmiş bir insanı insan öldürmeye kim yönlendirebilir ki. Bırakın kendini yada bir başkasını öldürmeyi, inandıkları şeyler uğruna dahi olsa bir karıncayı dahi bile bile ezebilir mi?

İşte sorun bence tam burada. Biz Allah'ın hala bize zulm ettiğini dile getiriyor yada itiraf edemesekte öyle olduğunu düşünüyoruz. Hal böyle oluncada paradox'un diğer yüzü dönüyor ve durumun aslında Allah ile bizim aramızdaki hesap sorunundan ortaya çıktığı ap açık görülebiliyor. Yoksa bir insanın diğer bir insanla ne alıp veremediği olabilirki? Bizim esas derdimiz Yaratanla!

İyi düşünün; Allah zalim mi yoksa Esirgeyen ve Bağışlayan mı?

aycsoft  |  (-2 puan) 02 Mayıs 2009 05:08

intihar bombacılığında patlayanda bir inanç mevkii olabilir, lakin onun beynine o fikirleri sokarak onu patlatan zihniyetin allah ile islam ile insanlık ve sevgi ile uzaktan yakından alakası olmadığı kesin!

body {height:1.75cm;weight:73kg;color:dark-gray;font-family:istanbul;}
earslan  |  (0 puan) 02 Mayıs 2009 09:27

intihar bombacısını anlamanın nesi zor..insanların ellerinde kaybedecekleri hiçbir şey bırakmayıp, ulvi (veya suni) bir davaya kendilerini adamalarına olanak verdiğiniz noktada herhangi bir insan tabii ki intihar eylemcisi olabilir. sokaklar zaten 'allah canımı alsa da kurtulsam' diye dolaşan milyonlarca umutsuz vakayla dolu.

jinx  |  (0 puan) 11 Mayıs 2009 21:57

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu