Bilim adına hep konuştuğumuz, merak ettiğimiz şeylerden biri de acaba bir gün ışık hızına çıkılabilecek mi? Çoğu insana bu saçma gelir, bu konuda bilgi sahibi olan herkes bilimsel olarak çok zor bir şey olduğunu söyler. Şu an da zaten bununla ilgili hiçbir şey söyleyemeyiz elbette.

zaman
Işık, saniyede 300.000 bin kilometrelik bir hızla her zaman ve her yerde vakumdan süzülebilir. Ancak fizikçiler buna rağmen ilginç taktik ve özel ortamlarda ışıkla oynayabiliyorlar. Bu güne kadar ışınları güçlü bir şekilde frenlemeyi, durdurmayı hatta zamanı geri almayı bile başarmışlar. Dahası 300.000 kilometrelik hızını bile yükseltebildiler. Ama yinede Einstein'in, ışığın kesin bir hızına dayanan görelilik kuramını bozmadılar.Sonuçta ne bilgi, ne de enerji aktarılmıştı. Bunula birlikte bu deneyler sadece iyice soğutulmuş gazlar, rabidyum atomlarından oluşan kızgın bulutlar ya da çok soğuk kristal gibi özel ortamlarda gerçekleştirilmişti.
Fakat Rochester üniversitesi fizikçileri şimdi ışığı oda sıcaklığında durdurmayı başardılar. Matthew Bigelow' un Sience dergisindeki açıklamasına göre araştırmacılar ışık manipülasyonunda ender bulunan aleksandrit mineralinin bir kritalinden yararlanmışlar. Işığın yayılım hızı, kristalde soğutulan renk sayısıba bağlı olduğundan, birbirini etkileyen iki lazer ışını yansıtılmış mineralden. Bu şekilde ışık düzenli aralıklarla daha güçlü ve daha az soğurulduğundan hızı önemli ölçüde düşmüş. Fizikçiler uygun lazer rengini seçerek ışığı saniyede 91m (Saatte yaklaşık olarak 325km) kadaar yavaşlatabildiler.
Tabii ışık hızındaki oynamalar şimdilik fizik oyunlarından öteye gitmiyor. Ama bilim adamları gelecekte optik fren ve gaz pedalını iletişim alanında kullanabilmeyi umuyorlar. Ayrıca kuantum bilgisayarı ve kuantum kriptografi araştırmalarında da yararlanılabilecek.

zaman geriye gitmek
Belli mi olur, belki milyonlarca yıl sonra ışık hızıyla atlamalar olur, belki de zamanda geriye gidilir eğer gerçekse...
- cavo
- 66 yorum var
- 08 Mayıs 2008 18:37
« önceki yazı Pazarlık etme sanatı |
sonraki yazı » Emzirilen bebekler daha zeki oluyor! |
Yorumlar
adamlar yapıyo bizde bakıyoz. bakalım bakalım daha nerye kadar gidecekler. heyecanla izlemeye devam.
Akşam gazetesinin internet sayfasında "kuantum evrende tanrı" adında çok güzel bir yazı dizisi yayınlandı. Buradan ulaşabilirsiniz.
zamanda yolculuk mümkün olsaydı, eminim bugün gelecekten gelen misafirlerimiz olurdu. bugün böyle ziyaretçilere sahip olmamamız, böyle bir şeyin mümkün olmadığının en büyük göstergesi. tabi eğer ufolar gelecekten gelen bizler değilsek... ;) bu geyik bitmez...
Kardeşim bana link göster belge getir dermişim:)Eeeee birileri araştırır birileri bakar ve avcunu yalar 30 yıl geriden takip eder herşeyi:)hacı yakında herkes uzaya taşınır bizlerde ulan dünyayı keşfettik diye seviniriz......düşündümde ışık hızı ile ilk nereye gitmek isterdim...buldum lise 1'i okuduğum zamana gidip ingilizce hocamın suratına bir yumruk geçirirdim ilk olarak:)
evet eğer zamanda yolculuk mümkün olsaydı, bugün gelecekten gelen birileri olması lazım.
veya şöyle birşey uydurayım şimdi :D
bu teknoloji 1000lerce yıl sonra bulundu ama devlet kontrolunde ve çok gizli işler için kullanılıyor :)
her önüne gelen zamanda yolculuk yapamıyor olabilir :D
yav bari okuduğun derginin adını ver...
Okuduğum dediğin şeyler için bana kaynak gösteremiyorsan bu senin düşüncelerindir (yorumlamandır) ve bildiri değil günlük bölümünde yer almalıdır.
Bana göre zamanda yolculuk
arkadaşlar bu yazıyı bir zamanlar hürriyet gazetesinin ek olarak verdiği bir bilim dergisinden almıştım. İnternette yok sanırım link veremeyeceğim kusura bakmayın artık. Ama değerli yorumarınız için teşekkür ederim. Bu konu hakkında gerçekten bilgi sahibi olduğunuz açık.
Işık hızı ve ışık hızıyla alakalı şeyleri zamanda yolculuk ile nasıl bağdaştırabiliyoruz ki. Işık hızının onlarca katına çıkılabileceği kanıtlansa hatta böyle uçaklar arabalar yapılsa bunun sonucunda zamanda yolculuk yapmak yok ki. Tamamen tahmin bunlar. Zamanda yolculuk hakkında hiçbir şey bilmediğimiz birşey ve gelmiş ışık hızıyla bir arada kullanıyoruz. Bende zamanda yolculuğun pek mümkün olduğuna inanmıyorum. Ama ışık hızının aşılabileceğine kesin gözüyle bakıyorum. Hatta evrenin bilmediğimiz köşelerinde çoktan aşılmış olması ihtimali çok olası..
edit: Zaman yolculugu mumkun mu? adli konuyu okumamla düşüncelerim değişti.
Işık hızına ulaşıldığında sadece hızlı gidilmiş olunmuyor, araya zamanla ilgili şeyler giriyor...
Yani anladığım; ışık hızı sadece saniyede 300bin km değil... saniyede 300bin km ye çıktığınızda birşeyler ilginçleşiyor..
Daha hızlı, daha çabuk sağa sola gitmek değilde bunun yerine zamanın uzaması gibi şeyler...
@arctificial
Bence bu kadar emin olma. Önümüzdeki aylarda İçviçre'de Avrupa parçacık fiziği labaratuarı cern'de insanlık tarihi açısından çok önemli bir deney yapılacak. Bu deneyle veya deneyler dizisi ile matematik olarak zaten ulaşılmış olan öngörülerin gerçek olduğu ispatlanırsa insanoğlunun tüm inanış ve kabullerini yeniden gözden geçirmesi gerekecek. Örneğin yaşadığımız ve zamanla birlikte 4 boyutlu olduğunu kabul ettiğimiz evrenin aslında 11 boyutlu olduğu, yaşadığımız evrene paralel evrenlerin bulunduğu, bu paralel evrenlerde başka bizlerin olabileceği, sadece zamanda geçmişe veya gelceğe değil paralel evrenlerde de yolculuk yapmanın mümkün olabileceği ispatlanmış olacak.
belki de gelecekten gelenlerin ışık hızıyla zamanda yolculuk etmelerinin önşartı görünmez olarak gelmektir.nasıl terminatör'de elbise ve silah alınamıyorsa, belki de 2bin bilmemkaçta da böyle bir zorunluluk vardır.belli mi olur? (:
(heey, 50. kuşak torunum, geldiysen 3 kere vur :D )
@arctificial'a katılıyorum.
Geçmiş denen şey öldü.
Gelecekse daha doğmadı.
11 boyutlu evren varsada bunun içinde geçmiş veya gelecek yok.
Birinci olarak "Eller aya.. biz yaya" bunu söylemek lazım.. ikinci olarak ,
GigaByte.. abi kendini boşuna yorma.. çünkü insanları dogmalarından bilim bile ayıramaz.. cern de kaba tabirle (afedersiniz) "ak göt , kara göt" belli olucak.. ama gel gelelim bunu insanlara kabul ettirmek yine uzun yıllar alıcak..
Bkz: "galileo galilei"..efendim hepinizin bildiği gibi kendisi "Dünya Dönüyor" dediği için idam edilmiş.. idam edilmeden önce son bir şans verilip dünya nın dönmediğini söyle demişler , fakat kendisi ama dönüyor demiştir ve öldürülmüştür..
Yani anlatmak istediğim , bilim ne kadar doğruyu söylesede ne kadar bazı şeyleri kanıtlasada .. insanoğlu at gözlüğüyle yola devam ediyor..
ayrıca bir alıntı ;
Bizi zeka, duyu ve mantıkla donatanıp bunları kullanmamızı amaçlayan bir tanrıya inanmaya zorunlu hissetmiyorum..
@serhat7;
Bunun verdiğin örnekle ne alakası var.
Şu ana kadar ki bütün söylenenler varsayım.
Akla kara belli olduktan sonra göreceğiz.
Kimse geleceğe gidipte, "gitmedim" demedi.:)
böyle bir ispat (sadece kendi kişisel fikrim) tanrıyı da ispat edicektir kanımca. yani kader denilen olguyu ispat edecektir daha çok. kendi düzlemsel zaman akışımızda geçmişe veya geleceğe yolculuk yapmak bize her ne kadar imkansız gelse de , zaman boyutunun ortadan kaybolması veya üstüne atıyorum 11. boyuta kadar yeni boyutlar gelmesiyle, aslında geçmiş, şimdi ve geleceğin aynı anda yaşandığını görmüş olacağız ve bence işte kaderin tam tanımı kişisel iradelerimizi devre dışı bırakan değil, tam tersine kişisel iradelerimizin zaman mevhumu olmadan tanrının bilmesi olgusu olduğunu gösterecektir.
hfufihalf, eğer kesinleşmiş bir 11. boyut varsa ve dördüncü boyutun zaman olduğundan hareketle, zamanı bile etkileyecek yeni boyutlar demektir ki bu, içinde geçmişi de geleceği de barındırdığı anlamına gelir. geçmiş bizim sınırlı algılarımıza göre öldü ve gelecek de gene bizim sınırlı algılarımıza göre doğmadı ama insanoğlu bir gün tam olarak onu yaratan gücün istediği gibi bir aydınlığa kavuşacaktır.
gwain çok güzel yazmışsın ama şu son söylediğin kafama takıldı. belki efsane belki gerçek ama tevrat'ın yaratılış bölümünde de geçiyor şu satırlar:
"ve bütün dünyanın sözü bir, dili birdi. şarktan göçtükleri zaman sinear diyarında bir ova buldular, orada oturdular. birbirlerine 'gelin kerpiç yapalım, onları iyice pişirelim. onların taş yerine kerpiçleri, harç yerine ziftleri vardı. yeryüzünde dağılmayalım diye kendimize bir şehir, başı göğe erişecek bir kule yapalım' dediler. ve ademoğullarının yapmakta olduğu şehri ve kuleyi görmek için rab* indi. onlar bir kavm, hepsinin tek dili var. gelin inelim birbirlerinin dilini anlamasınlar diye onların dilini karıştıralım. rab onları oradan dağıttı ve şehri bina etmeyi bıraktılar. bundan dolayı onun adına babil dendi (Tevrat, Yartılış(Tekvin); 11:1-9)" İnsanoğlu onu yaratan gücün istediği gibi bir aydınlığa kavuşacaktır dediğin zaman aklıma geldi nedense.
yok hayır musevi değilim, pek müslüman da diyemeyeceğim doğru kendime, olsa olsa deist derim belki. arasıra ruhumu temizlemek için (her ne kadar başarıyoruz orası da meçhul ya) camiye giderim hepsi bu.
ama benim inandığım (ya da inanmak istediğim diyelim) tanrı, yarattığı kullarını sadece bakalım ne yapıolar, epey günahkarmış bu ha, atın o zaman kazanlara diyemeyecek ve bizi yaratmasının ve hatta en üstün varlık olrak yaratmasının sebepleri gerçek tanrısallığa ulaşmamızı istemesidir diye düşünüyorum.
zamanlarüstü yaşayabilecek, ışıktan (veya sınır neyse artık) daha hızlı hareket edebilecek, kendi vücutlarını, kendi geliştirdikleri yapaylıkları ile tamir edebilecek ve hatta (sınırlı da olsa) yepyeni organizmalar yaratabilecek, ve bunların tamamını yaparken de bencillikten, kibirden ve bunları kendisinin asla ulaşamayacağı tanrısal bilgelik vasıtasıyla yaptığını unutmaktan uzak kalacak. şu anda bu üst insan modelinden çok çok uzağız belki ama bir gün ulaşılacağını düşünüyorum, ilk örneklerini görmeye başladık bile.
o nedenle geçmişin tamamen bittiğine, geleceğin hiç başlamadığına ve bunlar arası yolculuklar yapılamayacağına körü körüne inanmamak lazım bence.
kesinlikle katılıyorum. bu arada yanlış anlaşılmasın bu sadece aklıma geldi yoksa bir yargı değildi. geçmişi anlatan bir kitap olduğu için gerçek olabilme ihtimali yüksek diye o örneği verdim. ama evet senin de dediğin gibi tanrısal olmamızı isteyen bir tanrı olabilir. herneyse uzayıp gider. zaman bu neresinden çekersen o tarafa gidersin (:
"eger zaman yolculugu mumkun olsaydi gelecekten misafirlerimiz olurdu" ne yanlis bir onerme oyle.
bunu dunyanin timeline'ina gore de reddedebilir, inanislar acisindan da reddedebilir olsam dahi ben fiziksel olarak reddetmeyi tercih edecegim ve:
zaman yolculugu yapan biri bizim gecmisimize mi gidecek gercekten? idea dunyasindan bakarsak algıda yaratılan soyut bir gecmise gidecek. ama materyalistik bakarsak hersey zaman bilgisi tasiyan increment'ler (zaman icerisinde uzerine yalnizca birseyler eklenmis) olsa dahi zamanda bir kirilma yaratilip sadece zaman yolculugu ile ilgili relatif (iliskili) olan nesneler icin zaman degisecek. (bkz: back to the future)
tavsiye; boyle sorularla koca koca bilim adamlariyla dogmatik tavirlarla alay edeceginize biraz bilim kurgu filmi izleyin.
@ Gigabyte
Deneyi biliyorum, uzun süredir merakla bekliyorum. Paralel evrenler konusu devreye girdiğinde çok daha içinden çıkılmaz oluyor işler. Aslında bu konuda hiçbir şeyin kesin olmadığını biliyorum, öyle de düşünüyorum. Yukarıdaki yazımda çok kesin bir anlam çıkmış. Ama zaten sonradan düzeltme ve önceki herşeyi hesaplamadan yorumumun üzerine zamanın o hızda farklılaşabilmesini öğrendiğimden bahsettim. Görelilik kuramını ve diğer etkenleri de devreye soktuğumuzda.. ne kadar mümkünlüğü yada anlaşılabilirliği tartışılabilir olsada zaman yolculuğu benim için olasılığı çok ta imkansız birşey değil.. Tabii ortada uzun bir yol var, en yakındaki CERN deneyi ve gelecekteki yapılacak diğer adımlarla durum belirlenecek. Çorba halini almış bu konuya biraz açıklık gelerek böylece kafalarımızın daha az karışması ve daha sağlıklı yorumlar mümkün olacak. Veya belki herşey çok daha çabuk bile olabilir. Kim bilir..
"The Theory of Everything" Yani herşeyin teorisi. Einstein'ın en büyük rüyasıydı. Tüm fizik yasalarını tek bir formül altında toplayıp tek bir yasa ile ifade etmek. Son nefesini verene kadar hasta yatağında dahi tüm enerjisini buna verdi. ona göre eğer herşeyin teorisini formüle edebilirsek tanrı'nın zihnini de okumak mümkün olacaktı. olmadı ömrü yetmedi. Dünyanın en zeki bilim adamları Cern'de 27 km'lik tünelin her iki ucundan çok yüksek hızda fırlatılan proton demetlerini çarpıştırarak yaratacakları küçük big bang ile evrenin ilk yaratılış anında neler olduğunu anlamaya çalışacaklar. Daha da önemlisi maddeyi oluşturan en küçük zerreciği ya da bir başka deyişle tanrı zerreciğini bu patlama esnasında görmeyi umuyorlar. Aslında pek de ummuyorlar, kesin olarak göreceklerini düşünüyorlar. Sicim teorisinde titreşen küçük sicimler olarak tanımlanan bu zerreler aslında birer enerji dalgasından başka bir şey değil. Gördüğümüz dokunduğumuz herşeyi yaratan hatta yaşadığımız olayları ve kaderimizi etkileyen şey ise Bu sicimlerin Farklı frekanstaki titreşimlerinden başka bir şey değil. Yaşanan gelişmeler fizikçileri tanrı fikrine daha çok yaklaştırıyor ve artık insanlık olarak einstein'ında en büyük hayali olan tanrı'nın zihnini okumaya çok yakın olduğumuzu ifade ediyorlar.
ve artık insanlık olarak einstein'ında en büyük hayali olan tanrı'nın zihnini okumaya çok yakın olduğumuzu ifade ediyorlar.
Hintlilerinkini belki...
Mesela şunu düşünelim..
Geçmişte bir hata yaptınız ve şimdiki zamanda onun acılarını çekiyorsunuz
Ve paralel boyutları düşünmeden bu konuya bir bakarsak şöyle bir tablo çıkıyor;
Geçmişe gidebilirsiniz. Geçmişte hatanızı, örneğin çok sevdiğiniz birinden bir sorun yüzünden ayrıldınız.
Geçmişe gidip bu sorunun hiç olmamasını sağlayabilirsiniz. Yada sorunun olmasına izin verip ama ayrılmayıp
sevdiğiniz kişiyle aranızı düzeltebilirsiniz.
Bu durumda yeni bir gelecek oluşuyor. Ve eski acı çeken ve eski şimdiki zamanda
ayrı olan siz ve sizin dünyanızdaki herşey etkilenmiş oluyor. Yani varsa sevdiğiniz kişinin evlendiği kişi,
varsa çocukları ve onlarla alakalı milyonlarca ufak ayrıntı.
Bu gibi birçok şey silinmiş oluyor. Tabii "EĞER TEK BİR BOYUTUN VAROLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSAK"...
Yani acı çeken siz ayrıldığınız geçmişe gidiyorsunuz ve ayrılma durumunu engelliyorsunuz.
Bu durumda yeni bir gerçek oluşur. Fakat düşünelimki sevdiğinizin evlendiği adamda geçmişe gidiyor ve o da sizin yaptıklarınızı engelliyor. O araya giriyor. Peki siz geçmişi değiştirirken gelecekte değişiyor.
E gelecek değiştiyse o adam nasıl tanımadığı biri için dönecek.
Gelecek değişmeden yeni bir boyut/evren açıldığını ve orada devam ettiğinizi düşünürsek
bu seferde aslında geçmişe gitmiş olmuyorsunuz
sadece sizin bilincinizden sizin geçmiş diye bildiklerinizden bir gerçek açılıyor.
Fiziksel değişimlerle geçmişe gitmiş gibi oluyorsunuz. Ama bununda zamanda yolculukla uzaktan yakından alakası yok.
Ayrıca bu duruma göre ekstra boyutlar hiç varolmaz.
Sadece zamanda yolculuk yapıldığında bu durum oluşabilir, yani siz geçmişe gidiyorsunuz istediğinizi yapıyorsunuz bu yeni bir boyut açılımına neden oluyor. Siz geçmişe gittiğinizi düşünerek tamamen farklı bir boyuta yaşamaya gidiyorsunuz.
Yani bu bir bakıma da sanal bir dünya. Çünkü asıl geçmiş değişmiyor, gittiğiniz yer geçmiş sayılamaz pek.
Bu durumda da acı çeken sizin varolduğu ve sevdiğinizin başkasıyla evlendiği evrene ne olacak.
Bir ihtimal sizin ve sizinle alakalı herşeyin yokolması ve hiç varolmamışsınız gibi bir durum oluşması.
Ama bu durumda da sizinle alakalı şeylerin bir kısmı evren tarafından onarılabilse bile paradox a neden olacak olaylar sorun yaratabilecek. Bu olayların herbirine yeni evrenler/boyutlar açılsa belki genede çıkmaz engellenemeyecek.
Ayrıca siz sadece geçmişe giderek en az bir boyut oluşturuyorsunuz.
Sizin gibi birçoklarının geçmişe gidip kendi hayalinde yaşaması ve binlerce milyonlarca boyut düşünelim.
Hem bu durumda şöyle birşey oluşacak herkes tek gerçekten vazgeçip geçmiş sandığı bir yere gidip orada bir yalanı yaşıyor.
Hemde milyonlarca boyuta hiperuzayın dayanabilmesi imkansız. En basit düşüncemizle evren aşırı yükte kalacak ve çökecek.
Yani bu durumda, kafamda anladığım kadarıyla geçmişe yolculuk eğer boyut değiştirme gibi bir şekilde oluyor/olacaksa
bu durumda hem geçmişe gitmiş sayılmayacağız, bu sadece bilincimizden kalan geçmiş diye bildiğimiz yalan bir yer olacak.
Hemde evrenin bu yüklenmeyi kaldırmasının olanağı olmayacak.
Bu durumda boyutlarla alakalı bir zamanda yolculuk hem tam olarak zamanda yolculuk sayılmaz hemde sakıncaları olan birşey.
Birde sizin gittiğiniz geçmişin yada geleceğin bir boyut olmadığını da tek bilinen boyut olduğunu düşünelim...
Bu durumda hayatın ve herşeyin kontrolü sizde oluyor. Veya tüm zamanda yolculuk yapabilenlerde.
Ve bu durumda da paradoxlar kaçınılmaz.
Örneğin şimdiki zamandaki siz bir felakete neden oldunuz, şimdiki zamandaki siz geçmişe gidip
geçmişte daha bilmediğiniz o felakete neden olan bilginin öğrenilmesini engelliyorsunuz. Bu durumda bu bilgiyi hiç öğrenmemiş oluyorsunuz.
Geçmişe gidip bu değişimi yapıyorsanız, geçmişte öğrenemeyen siz aynı zamanda öğrenmediği şeyi gelecekte de bilmemeli.
Ama geçmişe gidipte öğrenmenizi engellediğiniz şeyi şimdiki zamandaki bilginizle yapıyorsunuz.
Bu durumda geçmişe giden sizdeki bilgi nereden geliyor. En basitiyle bir paradox yarattık...
Bu durumda geçmişe gidipte sadece izleyici olarak kalmak, hiç değişiklik yapamamak durumu en uygunu görünüyor.
Bu da pek bir anlam ifade etmiyor....
Not: hiçbir iddiam yok ve kesin doğruluk içerip içermediği hakkında bilgim yok. Belkide tamamı yanlıştır, sadece fikirlerim..
Ya sn'de 350k km hız yapan bir aracım olsa nerede kullanacam bunu?
Düzeltme: birim eklendi :|
@arctificial
Son derece yerinde ve mantıklı tespitler. Boyut ve bilinç ilişkisini güzel yakalamışsın. Gwain'in de belirttiği gibi geçmiş ve gelecek diye bir şey yok. Herşey tamda şu anda ve burada birlikte yaşanıyor. Üstelik mümkün olan tüm olasılıklar ile birlikte. zaman sadece bir yanılsamadan ibaret. eski yunanda düşünürler, islam tasavvufu ve budizm bu görüşü asırlar boyu dile getirdiler. Kuantum fiziğinin kural tanımaz yasaları sonunda fizikçileri de aynı noktada buluşturdu. Seninde belirttiğin boyut ve bilinç meselesine gelince. Denklemin çözümü bu denklemin en zor parçası olan bilinçte gizli. Her şeyin ve bütün olasılıkların aynı anda varolduğu ve yaşandığı bu sonsuz olasılıklar denizinde bilincin varolmayı ya da başka bir deyişle var etmeyi tercih ettiği gerçek hangisi?. Bilinç dediğimiz şey seçimini nasıl yapıyor? Nasıl oluyorda her sabah aynı gerçekliğe veya bir önceki günün aynısı olduğunu sandığımız gerçekliğe uyanıyoruz. içinden çıkılacak gibi değil.
Işık, saniyede 300.000 bin kilometrelik bir hızla her zaman ve her yerde vakumdan süzülebilir.
her herde aynı değil ;
boşlukta : 300.000 km/sn
Suda : 225.00 km/sn
Camda : 200.000 km/sn ' dir .
@gwain ulaşman gereken hız daha düşük ancak yoğunluk v.b. sebepler yüzünden o hıza ulaşmak boşlukta 300.000 km hıza ulaşmaktan daha zordur...
zaman dediğimiz şey aslında bir kavramdır.
Herşeyi ölçmek ve birimler haline getirmek için birşeyler aramışız. Sonuç olarak ta karşımıza bu çıkmış.
Buradaki zaman kavramını da insan kendi algı sistemine göre bir şekil vermiş durumda. Nedir bu algı sistemi peki? Kaba bir hesapla ışık hızı diyebilirim.
Işık hızına yaklaştığımızda zamanın yavaşlaması, geçtiğimizde de zamanda geri gitmekten bahsediyoruz. Aslında bu olay bir tür yanılsamadan ibaret. Şu şekilde bir örnek vereyim size.
Diyelim herhangi bir yerdeki binada büyük bir patlama oldu.
Bu patlamanın oluşturduğu görüntü ışık hızı ile (saniyede 300.000 Km.) çevreye yayılacak.
Patlama anında ise oradan 3M Km uzakta olan, ve binaya bakan bir insan ise sadece binayı görecektir. Hiçbir değişim yok, çünkü görüntüyü oluşturan ışık henüz daha ona ulaşmadı. O bizden 10 Sn sonra patlamayı görecektir.
Oysa her iki yerde de ölcülebilir zaman aynı zaman.
Ve zamanda yolculuk kısmına gelelim.
Binanın yanında duran bir adam, patlamadan 3-4 sn sonra ışık hızının 2 katı bir hızla 3M km uzaktaki adamın yanına yola çıktı. Bu hızdaki adam ışık hızına yaklaştığında zaman durması dediğimiz olayı yaşayacaktır, çünkü görüntüyü oluşturan fotonlar ile aynı hızda gidiyor olacak. Daha da hızladığında patlama anına, sonra da binanın patlamadan önceki halinin bilgisini (görüntü olarak) taşıyan foton taneciklerine rastlayacağı için bu onda zamanda geri gidiyormuş hissini uyandıracak.
Yani zaman dediğimiz aslında tamamen algısal bir durum.
Eğer ola ki ışık hızı ile hareket eden bir gemi ile bir yıllık göreve gittiniz, ve de bir yıl sonra geri geldiniz diyelim.
Eve geldiğinizde torunlarınızın torunlarını değil, olsa olsa 2 yıllık birikmiş faturaları bulurusunuz. :)
Kuantum fiziği ile ilgi What The Bleep Do We Know? Rabbit Hole belgeselini mutlaka izlemek gerek. Kesinlikle yeni ufuklar açıyor düşüncelerinizde.
Bunun dışında Steven Hawking in Zamanın Kısa Tarihi kitabında zamanda yolculuğun sadece ileriye doğru yapılabilceği ve nedenleri hakkında çok güzel bir bölüm var, mutlaka okunmalı. Bu kitapta geleceğe gidiş için şöyle bir mantık sunar;
Yolcu diğerlerine göre daha az zamanda aynı tarihe gidebilir
basit bir tarifle gidilmesi gereken zamana hipotenüsten gidilebileceğini söyler.
Işık hızında yada ışık hızından hızlı gitmek aslında zamanı değiştirmiyor yani?
Ya da öyleymiş gibi görünüyor?
Veya sadece bizim için mi zaman değişiyor?
Yani ışıktan hızlı gitmek, zamandan hızlı gitmek midir? :)
Ve dolayısıyla zamandan hızlı gidilirse geleceğe zamandan hızlı ulaşılıp, geleceğe yolculuk mu yapılmış olacak...
Aslında anlaşılmakta sorun çıkaran yer ışıktan hızlı gitmenin zamanla ne alakası olabileceği...
Eğer düşündüğüm gibiyse, ışıktan hızlı gittiğimizde zamandan hızlı gitmiş oluyorsak
benim kafamdaki tüm soru işaretleri kalkacak...
Ama geçmiş konusu var birde..
İşte bu hiç girmeyi istemediğim bir kuyu.. :(
Onu da anlayabilirsem tam süper olucak.. :)
zamanda ileriye veya geriye gidebilmemiz için ilk önce zaman doğrultusunda hareket edebilmemiz gerekmez mi? ışık hızını geçmek sadece görüntülerdenden hızlı olmamızı sağlar, zaman içinde yolculuğu ise mümkün kılacağını sanmıyorum.
işik hizinda gitsek nolcakki,
bkz. eşşeğe altın semer vursan yine eşşektir.
Bildiriden değil de yazılan tüm yorumlardan 30 tane bilim kurgu filmi çıkar:) Hepinize teşekkürler çok güzel yorumlar.
arkadaslar zamanda yolculuk imkansiz demeyin,
seneler evvel bir teorim vardi, ama teorimin gerceklesmesi icin hayvani bir teknoloji gerek.
ayrica zamanda yolculuk olsaydi gelecekten bugune gelenler olurdu demissiniz, ama benim teorime gore zaten gecmisi sadece gorebiliyorsunuz, herhangi bir mudahale soz konusu degil. yanlis hatirlamiyorsam dejavu filminde benzer bir durum soz konusuydu, hatta filmi izlerken ohaa benim teorimi calmislar dedim :) ama o film oldugu icin biraz abartiliydi.
siz i$ik hizini gecin, ben size gecmisi gostereyim :)
Arkadaşlar yorumlarınız gerçekten bir harika. Eğer bu kadar kaliteli yorumlar yapılacağını bilseydim inanın yazıyı daha önceden yazardım... İlginiz için tekrar teşekkürler.
belki de gelecekten gelen arkadaşlara,gelecekte bir kağıt imzalatıyorlardır: "bak evladım gidiyorsun oralara ama bi halt yemeyesin de kırmayasın zamanı falan" diye , sanırım fazla çalıştım bu gece :P
arkadaşl kaç gündür ışık hızını aşma, zaman yolculuğu falan ne güzel tartışıyoruz da , lütfen aranızdan bir allahın kulu şuradaki soruma bir cevap versin yaw
ışık hızını geçersek sadece geçmişteki görüntüleri görebiliriz, zamanda yolculuk yapamayız! otobanda bir sıra giden arabaları düşünün sollamaya başladığınızda öndeki arabayı görebilmeye başlarsınız bu da aynı öyle olacaktır, ışık hızının abartılacak bir yanı yok, bu yorumların hepsi zamanında ses hızı için de yapılıyordu...
@antepian,
senin verdigin ornekte gelecegi gormus oluyoruz?
benim teorime gore; isik hizini gecersen ondeki arabayi degil, o an senin arabanin bulundugu yerden bir kac saniye once gecmis arabayi gorebilirsin.
gercek doga kanunlarini gormezden gelirsen ondeki araci gorebilirsin, doga kanunlarini da bir kenara birakip boyle bir seyin oldugunu var sayiyorum, ancak 0.000001 ms ilerisini gorebilirsin ki bu olayi da ne bir insan ne de bir cihaz fark edebilir.
gelecek diye bir sey yok, gecmisi de ancak teknoloji inanilmaz bir boyuta gelirse bir monitorden izleyebilirsin, gecmisi gorup mudahale edemedikten sonra n'apim o gecmisi diyebilirsin tabi :)
son olarak gecmisten kastim tas catlasin 10 dk falan oncesi, 10 dakika oncesi ne ise yarar dersen; bir devlet baskanina suikast duzenlendigini dusun, sadece o suikasti duzenleyen kisiyi bulursun.
@gwain
kagit imzalatmaktan cok, butun uzay/zaman surekliligi ve wormhole barindiran senaryolarda: gelecege donus'de ozellikle uzerine basilan, donnie darko'da, heroes'da ve hatta lost'da bahsedilen gelecekten gelen birinin yaratacagi paradoks ve paralel evrenler arasinda bunu dengeleyecek bir "course correction" yaratilacak olmasidir.
@laroux
sadece bilim kurgu izlemekle de bilim olmaz be canım. ben de izliyorum haddinden fazla... ama okuyorum da... önermelerimi beğenmemişsin ama sen de işi çok ciddiye almışsın, hafiften şova kaymışsın... gibi geldi bana...
einstein in bu isik-zaman konusundaki teoremi su sekildeydi yanlis hatirlamiyorsam: dunyada 1900 de dogan 2z kardeslerden birini isik hizi ile uzaya 27.5 yil gondersek ve 27.5 yilda da geri gelse dunyaya dondugunde 55 yasinda olacak , ama bu esnada dunya 1.000.000 yil yaslanmis ve dunyada zaman 1.001.900 olacak diye kalmis "gelecekteki" hafizamda.
ben mi ifade mi edememisim ki yanlis anlasilmis yazdigim?
"tavsiye; boyle sorularla koca koca bilim adamlariyla dogmatik tavirlarla alay edeceginize biraz bilim kurgu filmi izleyin."
eh, ne demisim? "sadece bilim kurgu filmi izleyin o size yeter"den ve "ben yalniz bilim kurgu filmi izliyorum, kitabi bile gerek kalmiyor"dan baska birsey soylemisim biraz burada.
@yenidem arabaları bizi geçip giden ışıklar gibi düşün dolayısıyla her bir araba aslında eski bir görüntü karesi oluyor anlatabildim mi? 10 dk'yı filan bırak çok öncesi görülebilir ama tekrar ediyorm sadece "görüntüdür" zaman doğrultusunda olmadığımız sürece g.t gibi olduğumuz yerde kalırız.
Aslında mantıklı olan bu, fakat zamanın doğrultusu ne ki? diye de düşünüyor insan. Belkide ışık hızı sıradan olmayabilir, belki zamanın doğrultusu tamda o.
Işık hızına ulaşıldığında tam olarak olacakları bilemiyoruz..
Ama bir gün ulaşılır elbet, (Albert'a katılmıyorum.. :) ) işte o zaman görürüz.... tabii biri çıkıp şu şu şu, şöyle şöyle olacak demezse..
zzombie'nin yorumu hepsi için yeterli bir açıklama kanımca. Biraz daha açıklamak gerekirse gerekirse, patlama noktasından uzaktaki adama doğru hareket eden adam için sadece patlama noktasındaki olaylar geri saracaktır. Yani bu adamın kayıt yapmakta olan bir kamera taşıdığını ve bizim de farklı bir noktadan o görüntüleri izlemekte olduğumuzu düşünecek olursak zamanın geri döndüğüne tanık olabileceğiz.
Aynı olayın farklı bir örneklendirmesi de, şu anda bulunduğunuz yerden sizi çekmekte olan bir kamerayı uzaya doğru ışık hızından daha hızlı bir şekilde fırlattığınızı düşünün ve bir yandan da kameranın çektiği görüntüleri izlediğinizi. Kamera sizin yaydığınız ışık fotonlarından daha hızlı olacağı için sizden çıkan görüntüleri geri sararcasına size aktaracaktır.
Kamerayı sıfır zamanda istediğiniz yerde konumlandırabileceğinizi düşünün. Bu durumda hayatınızı tam bir film şeridi gibi izleyebilirsiniz.
Tabi bu teoride hesaba katılmayan bir hareket birleşeni var ki, o da evrenin, güneş sistemimizin, ve dünyamızın güneş etrafındaki hareketidir, ki bu da bir bakış açısına göre ihmal edilebilir bir bileşen olup, pratikte bütün işi zorlaştırmaktadır.
ha bu kameranın bir wormhole olduğunu düşünün, o zaman işi kopardınız.
Zaman yolculuğunun ışık hızıyla ilişkilendirilmesinin nedeni hız arttıkça zamnın yavaşlamasıdır. Örneğin, ışık hızına yakın bir hızda hareket eden bir uzay aracında seyahat ediyor olun. 20 yaşında olduğunuzu varsayalım. 2, 2,5 yıl evrende seyahat edip döndüğünüzde dünyaya giderken sizinle aynı yaşta olan akranlarınızın 55, 60 yaşlarında olduklarını görüyorsunuz. Halbuki siz 22,5 yaşındasınız.
Siz ışık hızında seyahat ederken mümkün olup aracınızın camından biri sizi izlese bir ayakkabınızın bağcığını bağlamanızın 5, 6 saat aldığını (kendi zamanına göre) görecektir. Ancak bu sadece ileriye doğru bir zaman yolculuğu olarak düşünülebilir. Örneğin, seyahatiniz 15, 20 yıl sürse geldiğinizde tanıdığınız kimse hayatta olmayabilir. İşte gelecektesiniz. Ama öyle bir geleceğe kim gitmek ister ki...
@treks
bu yazdıklarınız sahiden de olan bir şey mi? :S
Malesef hayır. Bunların olabilmesi için ışık hızına ulaşılması gerekiyor. Eğer bu gerçekleşirse yukarıda yazılanlar da gerçekleşecektir. Hız arttıkça zamanın yavaşladığı bilimsel bir gerçek.
ben hala, zamanlar arası yolculuk yapılabileceği, bunun da hızla falan değil, üst düzey bir bilinç geliştirerek olacağını düşünüyorum...
treks'in söylediği doğru ve güzel bir bakış açısı, ama yinede bilmediğimiz o kadar çok şey var ki bu konuda... Yapılan her yeni deneyde farklı bir gerçek açığa çıkıyor ve görüşlerimizi değiştirebiliyor...
zzombie nin verdiği o güzel örnekde çok önemli bir nokta var. sanırım gözden kaçmış hemen konuyu açam ama aklımdan geçeni anlatması biraz zor olacak..:
diyelimki patlamanın olduğu yerdeki adam x adamı. 3m km uzakdan izleyende y adamı olsun.
x adamı patlamadan 4 sn sonra, ışığın 1o sn de varacağı yere vardı diyelim. ve 6 sn sonra patlamayı gördü ve geçmişi görmüş oldu. biz bunu geçmişe yolculuk diye tanımladık...
peki ama aga y adamı 3m km ilerdeki görüntüye bakarken biden bire yanına x adamı geliyo ve 6 sn sonra gelen patlama görüntüsünün içinde x adamının görüntüsünüde görüyo. yani x adamı geçmişden gelmiş oluyor.
bu yolculukda x adamı kendi zamanının 4 sn gerisini görürken aynı zamanda 6 sn geleceğede gitmiş oluyor!
bu adam uzayda aynı anda hem gelecek hemde geçmişe yolculuk etti!
doğrumu?
diyelim ki, 1998 dünya kupasında zidandan golü yiyen taffarelin yerindeyim, yani aşağı yukarı 10 sene önce... e diyelim ki insanoğlu ışık hızını aşmış... ee ne olucaktı, iki adım sağda durup topu mu alacaktım, hayır. çünkü dediğim gibi arkadaşlar, zaman yolculuğun yapabilmek için onu yapabilecek zihinlere ve zekalara ihtiyacımız var.
hızı istediğin kadar aş, saniyede 3 milyon km git istersen ama, gelmiş, bugün ve geleceğin aslında tam olarak bu anda yaşandığının farkında değilsen, ne zamanı çevirebilirsin, ne de insan olmanın en büyük kademesine erişebilirsin... en fazla seyredersin işte, bütün tarih boyu yaptığımız gibi ...
@ustaninduasi: x adamı patlama görüntüsü y adamına ulaştığı anda onun yanında bulunarak aynı anda iki yerde bulunmuş görüntüsü veriyor. ama sadece görüntüsünden hızlı hareket ederek kendini izlemiş oluyor. bunun için bir zaman yolculuğunun gerçekleşmiş olmasını iddia etmemiz şart değil.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
İlgili Yazılar
Bu Yazıyı Tutanlar
Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.
