Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Statusvertising"

Günlük yaşamımızda insan seslerini bozan veya karıştıran birçok durumla karşı karşıya geliriz, ama çoğu zaman söylenenleri sorunsuzca anlayabiliriz. Bunun nedeni, beynimizin kayıp ses parçalarını otomatik olarak yapıştırmasıdır, bu olgu “işitsel restorasyon” olarak adlandırılır. O kadar etkilidir ki bazı durumlarda kayıp seslerin gerçekten orada olmadıklarına inanmak zordur.

\

Bu olgunun güzel bir örneğini Makio Kashino’nun geçtiğimiz yıl yayımlanan çalışması göstermektedir. Kashino önce “Do you understand what I’m trying to say?” cümlesini kaydetmiş daha sonra da cümlenin içinden belirli kısımları kesip yerine sessiz parçalar koymuş. Bu durum cümleyi sanal olarak anlamsız hale getirmiştir. Fakat bu boşlukları sessiz parçalar yerine yüksek bir parazit sesi ile doldurduğunda cümlelerin mucizevi bir şekilde anlaşılır hale geldiğini keşfetmiş. (Acoustic Science and Technology, vol 27)

Kashino, duyduğumuz seslerin gerçek seslerin birebir kopyası olmadığını belirtiyor ve beynin boşlukları gelen bilgiye göre doldurduğunu söylüyor. Kashino’nun ses dosyalarını bu adresten dinleyebilirsiniz.

Başka bir güzel örnek ise beynin bozulmuş sine-wave speech diye adlandırılan sinyalleri algılama yeteneği, ki bence bu örnek dosyalara mutlaka göz atın çok şaşırtıcı bir deney. Sine-wave speech sesleri ilk duyulduğunda ıslık veya kuş sesine benzer anlamsız ve yabancı sesler olarak algılanıyor. Fakat eğer aynı cümlenin normal konuşma şeklini dinler sonra tekrar sine-wave formatına dönerseniz bir anda işitsel algınız değişiyor ve cümleyi anlıyorsunuz. Kendiniz deneyin, ilk dinlediğiniz örnekteki sesin içinde kelimeler olduğunu bile anlayamazken, normal versiyonu dinledikten sonra bütün cümleyi algılayacaksınız.
www.lifesci.sussex.ac.uk/home/Chris_Darwin/SWS

UK Medical Research Council, Cognition and Brain Sciences Unit in Cambridge’den Matt Davis bu durumu beynin konuşma ile aktive olan bağlantıları olmasına dayandırıyor. Bu bağlantılar konuşulan bir dil tespit edilene kadar aktive olmuyorlar. Sine-wave speech bu bağlantıları aktive edebilecek kadar kuvvetli değil, fakat orjinal cümleyi duyduğunuzda bu seslerin konuşma olduğunu biliyorsunuz ve bu bağlantılar aktive oluyor yani sine-wave cümle duyulabilir hale geliyor.

Spacer
Spacer
 | 9 yorum var 
 | 17 Nisan 2009 20:29 

Yorumlar

mp3, jpeg v.s + bir çok video sıkıştırma algoritması, işitsel ve görsel insan duyularının pek ayıramayacağı detayları kırparak bunu başarıyor bildiğim kadarıyla.

gaykedi  |  (1 puan) 17 Nisan 2009 21:41

Yine super bir bildiri. Tesekkurler @denizkar.

Ilk ornekteki sesleri sira ile dinleyince, ciddi bir fark oldugu kesin ama 2. ornege bayildim :)

Ilk Sine-wave olarak dinleyince biseyler tahmin ettim. Ingiltere yasiyorum onu da belirteyim. Ama orjinali dinledigimde, sonuc cok komikti :) alakasi bile yoktu.

1.de 'Do you still up with her life?' gibi bisey duyuluyor :)

hellim  |  (0 puan) 18 Nisan 2009 05:27

çok enteresanmış.

kalisteras[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 18 Nisan 2009 11:44

İki kişi konuşurken tiplerinden vs. bunlar yabancı dilde (bilmediğim bir yabancı dil) konuşuyor diye bir yargı oluşmuşsa ve ortam da biraz gürültülüyse söylediklerini anlamayabiliyorum. Sonradan Türkçe konuştuklarının farkına varırsam gayet net anlaşılıyor. :)

Fikirsel  |  (0 puan) 18 Nisan 2009 13:48

belkide yabancı bir dil öğrenirken konuşulanları anlamakta zorlanmamızın sebepi budur.bir metini okuduğumuzda anlayabiliriz ama sesli olarak ilk defa dinliyorsak zorlanırız.

darkwarrior  |  (0 puan) 18 Nisan 2009 16:07

Bildiride daha çok anlatılmak istenen kulak aşinalığı gibi birşey.. Kulak aşina oldumu artık o konuşma türünü anlamlandırabiliyor veya eksiğini tamamlayabiliyor.. Bu haliyle mevzu tamda Pragnanz'a uyuyor.

pisho  |  (0 puan) 18 Nisan 2009 22:59
Bildiride daha çok anlatılmak istenen kulak aşinalığı gibi birşey.. Kulak aşina oldumu artık o konuşma türünü anlamlandırabiliyor veya eksiğini tamamlayabiliyor.. Bu haliyle mevzu tamda Pragnanz'a uyuyor.

Evet kulak aşinalığından bahsedilebilir. anlatılmak istenen beynin gelen sinyallerin aşina olduğu birşey olduğunu farkedince konuyla ilgili diğer merkezleri (hafıza, dil, görsel merkez gibi) de aktif hale getirerek bütün verileri birleştirip eksik olan bilgileri tamamlaması.

İki kişi konuşurken tiplerinden vs. bunlar yabancı dilde (bilmediğim bir yabancı dil) konuşuyor diye bir yargı oluşmuşsa ve ortam da biraz gürültülüyse söylediklerini anlamayabiliyorum. Sonradan Türkçe konuştuklarının farkına varırsam gayet net anlaşılıyor. :)

bu örnek gayet konuya uygun mesela, konuşulan dilin türkçe olduğu farkedilince türkçe ile ilgili bütün bilgilerin olduğu kısımlar aktive olup gürültülü bar ortamında işitsel sinyal olarak gelemeyen ve kaybolan veriler onarılarak konuşma anlaşılır hale gelebiliyor.

denizkar  |  (0 puan) 20 Nisan 2009 08:41

tanıdığınız birisi ile ilk kez telefonda konuştuğunuzda kim olduğunu fark edene kadar sesini tanımanız mümkün değilmiş. lakin bir kez eşleştirme yapılınca bu beynimiz tarafından kayıt ediliyor ve her defasında bu ses duyulduğunda tanıma mümkün oluyor.

bunu aslında hepimiz biliriz: telefonda nezle olan kişinin sesini tanımakta zorlanırız ama o da aynı şekilde bir kez kayıt edildiğinde bir daha ki sefere: "nezle mi oldun sen?" diye sorarız.

kısacası beyin kendi gerçekliğini oluşturuyor. bu konuyla ilgilenen arkadaşların subliminal reklâm konusuna bakmaları da ilginç olacaktır diye düşünüyorum.

nicoteen  |  (1 puan) 20 Nisan 2009 11:08

biraz ukâlalık yapayım izninizle... bazı kavramlar yerine otursun hani.... ancak hemen söyleyeyim mümkün olduğunca "basit" anlatmaya çalışacağım.
müzikte kullanılan seslerin temel özellikleri:
1- Süre ( uzunluk - kısalık )
sözgelimi bir sesi oluşturduktan sonra ( sözgelimi flütte re üflüyoruz) o sesi 1 saniye duyurursanız kısa, 5 saniye duyurursanız uzundur.
2- YüksekLik/diklik ( incelik - kalınlık )
sözgelimi serçenin sesi vapur düdüğünün sesinden incedir, yüksektir.
3- Gürlük ( kuvvetlilik - hafiflik )
sözgelimi ninniler hafif, marşlar kuvvetli okunur
4- Tını ( bir sesi diğer sesten ayıran/farklı kılan özellik)
Telefonunuz çaldı ve siz karşınızdaki kişinin sesinden ( tut ki o telefonda isim hafızası yok) onun kim oLduğunu tanıdınız. İşte tanıdığınız şey aslında o sesin tınısı'dır.
++++++++++
bu alttaki bölüm şuradan alıntıdır. Benim yazdıklarıma göre daha nitelikli'dir.

Diklik, bir sesin ne kadar 'tiz' ya da 'pes' olduğunu ifade eder. Örneğin her nota ismi (Do, re, mi...) farklı bir dikliğe sahiptir. Aynı nota isimleri de hangi oktavda bulunduklarına bağlı olarak farklı diklikleri ifade edebilirler. Akustik olarak birimi frekanstır.

Yoğunluk, bir sesin gürlüğünü ifade eder. Müzikte nüans olarak da kullanılır (forte, piano, fortessimo...). Akustik olarak birimi desibeldir.

Süre, bir sesin ne kadar sürdüğünü ifade eder. Müzikte ikinin katları biçiminde ifade edilir (birlik, ikilik, dörtlük, sekizlik...) ancak nota değerlerinin yanlarına konan noktalar sürenin kendi değerinin yarisi kadar daha uzamasini sağlar.

Tını, bir sesin rengini ifade eder. Örneğin aynı oktavda aynı notayi ayni yoğunlukta ve aynı uzunlukta çalan bir kemanla bir flüt arasındaki fark tını farkıdır. Dört özellik içinde en karmaşık olan özellik budur. Akustik olarak tını, sesin doğuşkan (harmonik) yapısına bağlı olarak değişir.

Kendimi derste sandım bir an :)
coşa gelip daha fazla uzatmayayım iyisi mi :)
faydalı olması dileklerimle...

biSGen--bLoGSPot .... YaratıcıDrama ... biSGenMySPACE NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS!
biSGen  |  (0 puan) 01 Mayıs 2009 01:29

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu