Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Profil: James Purefoy"

İsrail'e dur!
İsrail'e dur!
Filistin'i kan gölüne çeviren, bir insanlık ayıbı yaparak resmen bir soykırım gerçekleştiren İsrail'e dünyanın dört bir yanından gelen tepkiler büyüyor! Dünyanın her yerinden sivil savunma örgütleri ve halk çeşitli mitingler ve gösteriler düzenliyor, İsraile destek sağlıyan bazı markaların ürünlerini almıyarak boykot ediyor. Tabi tepkiler sadece mitingler ile sınırlı kalmıyor. İnternet üzerinden yapılan kınama ve protesto girişimleri de oldukca ses getireceğe benziyor. israilikiniyoruz.com da, İsraili kınamak isteyenlerin, imzasını atarak tepkisini ortaya koydukları bir site. Tabi sosyal paylarşım sitelerinde duyarlı insanları oluşturdukları gruplar sayesinde de tepkiler hızla büyüyor. Facebook sitesinde oluşturulan bazı gruplar şu şekilde;
- Kahrolsun İsrail Diyenler
- İsrail Katliamı
- Israel is terrorist ( İsrail soykırım yapıyor. destekleyen şerefsizdir.)
- İsrail FİLİSTİN'e her gün ÖLÜM Yağdırıyor Eyy İnsanoğlu Ses Ver! Neredesin?
- israil katliamına karşı sessiz ve tepkisiz kalma!(ARKADAŞ LİSTENİ DAVET ET) ve daha onlarcası...
Spacer
Spacer
 | 119 yorum var 
 | 31 Aralık 2008 16:07 

Yorumlar

Bu günlerde insanlığın gerçektende duyarlı olması gereken bu önemli olayı burada işlediğin için öncelikle teşekkür ederim "tuncelik81" Orada Katledilenler sadece Filistinliler değil. Orada insanlık katlediliyor! Ben İnsanım diyen herkesin bu drama tepki göstermesi gerekiyor! Yazında belirtmemişsin ama bu katliama tepki gösteren insanları imza attığı bir plartforma da buradan ulaşabiliniyor. Bu gibi platformları ve bilgileri burada paylaşarak, insanlık adına gerçekten önemli bir adım atılacağını düşünüyorum!

HBM  |  (2 puan) 31 Aralık 2008 19:48

ewt arkadaşlar bencede insanlık namına cok kötü bir durum.egr biraz vicdanımız varsa bu olaya seyirci kalmayız.

hakk'a ve halk'a hizmettir gayemiz...
lordpolatt  |  (2 puan) 01 Ocak 2009 20:49

Evet hbm ve lordpolatt çok haklısınız! Ortada bir insanlık dramı var. Eğer bizler sadece seryirci olarak kalmayı tercih edersek bu cinayete bizler de ortaklık etmiş oluruz. Bu sebepten dolayı çok basit şeyler de dahi olsa herkez elinden geleni yapsın lütfen. En azından İsrail askeriyesine finansal destekte bulunan şu markaları boykot ederek üstünüze düşen görevin bir kısmını gerçeklertirmiş olursunuz.
Bu markaları boykot ediyoruz arkdaşlar!
ACE - ALDAYS - ALGİDA - ALO - ALARKO - ARİEL - AXE - BALLERİNA - BARCLAY - BIBO - BLENDAX - BRUT - CALVE -CAPPY - CARREFOUR - CARTEDOR - CARUSUN - CHESTERFIELD - CIF -CLEAR - CNN - COCACOLA - CORNETTO - DANONE -DISNEY - DOMESTOS - DOVE - DUNHILL - ELİDOR - FANTA - FEBREZE - HR ORGINS - IBM - IMPULSE - IPANA - JACOBS - JOHNMON - KENT - KITKAT - KIWI - KLEENEX - KNORR -KOMİLİ - KOROPLAST - KRAFT - LEGGS -LEVER - LİPTON -LM - LOREAL - LUX - MAGGI - MAGNUM - MARLBORO -MAX - MAXWELL - MC DONALDS - MILKA - MİS - NESCAFE - NESQUIK - NESTLE - NOKIA - OLD SPANAC - OMO - ORGANİCS - ORKID - PALLMALL - PANTENE - PARLIAMENT -PRIMA - PRINGLES - PROFILO - REJOICE - REXONA - RİNSO - SALEM - SANA -SARALLE - SCHWEPPES - SENSUN - SİGNAL - SOLERO -SPRITE - SUAVE -TANG - TIMOTE - TURKUAZ -UNIPRO -VAKKO - VARTA - VİECNETTA - VİM - WINSTON -YUMOŞ

tuncelik81  |  (3 puan) 01 Ocak 2009 23:06

Bu insanlık ayıbına insanlar göz yumuyorlar. Bu devlet terörünü meşru buluyorlar. Dünya her zaman ki gibi sessiz kalıyor.

Görelim Mevlam N'eyler, N'eyler ise Güzel Eyler...
escorpior  |  (1 puan) 02 Ocak 2009 10:38

Ama artık birşeyler değişiyor! İnsanlar artık bilinçlenmeye başladı. Yukardaki bahsettiğim grublardan bazılar yeni açılmasına rağmen şu an itibari ile 80 bin üyenin üstüne çıktılar ve çok hızlı bir şekilde büyüyor. Artık insanlar yıllardır bizi sömüren ve bizden elde ettiği gerlirin kimi zaman hepsini kimi zaman bir kısmını İsrail donanmasına bağışlıyan Coca Cola yazısnın anlamını biliyor! Artık insanlar hangi ürünleri boykot etmesi gerektiğini biliyor! Artık karşılarında saf ve kandırılmış bir toplum yok! Artık her geçen gün bilinçlenen, istikrarlı bir toplum var. Bakalım şimdi ne yapacaklar? Şimdik hangi paralarla İsrail'e finansal destek yapacaklar?

tuncelik81  |  (1 puan) 02 Ocak 2009 14:53

gruplara üye olunarak insanların hayatları ve devletlerin politikalarını değiştiremezsiniz malesef. para yiyecek giyecek yardımı yapmanız lazım somut birşeyler.. yapamadınız mı dua edin.. çok ihtiyaçları var çünkü..

insan tani merkezi
mkd  |  (4 puan) 02 Ocak 2009 16:11

Evet maddi ve manevi yardımlarımızı esirgememiz lazım. Ancak etkisiz olarak gördüğün o grublar, aslında gayet somut bir şeyler oluyor. Çünkü o gruplara üye olup takip eden insanlar oradan edindiği bilgiler ile bilinçleniyor. Bilinçli bir tüketici İsrail'e yardım etmez. Bizden yardım göremiyen İsrail, Filistinli kardeşlerimize bu kadar çok orantısız güç kullanamazlar. İsrail'in tek üstün yanı Finansal kuvvetinin olması. Bu finansal gücü de malesef senin benim gibi insanlar sağlıyor. Ama bilerek ama farkında olmadan. Ancak bu grublar insanları uyarılması gereken noktalardaki uyarıları yapıyorlar. Artık uyarıları önemseyip önemsememek insanların vicdanlarına kalmış bir şey.

tuncelik81  |  (1 puan) 02 Ocak 2009 16:50

Gerek boykot olsun,gerek mitingler olsun,gerek maddi manevi destek olsun biz müslümanlar olarak biranönce bişeyler yapmamız gerekiyor,Amerikan halkı bile buduruma tepki gösterebiliyor sokağa dökülebiliyorsa biz müslümanların çok daha fazlasını yapması gerekmiyor mu?

HBM  |  (2 puan) 02 Ocak 2009 17:11

Evet hbm çok haklısın. Geçen her saniye aleyhimize işliyor. Geçen her saniye orada bir insanın katledilişi demek. Sadece müslümanlar olarak değil tüm dünyanın insanları olarak bir şeyler yapmamız gerekiyor! Bahsi geçen gruplarda haber veriliyor ama Facebook üyeliği olmayan yada grupları eklemeyen haberi olmayan insanlar için küçük bir bildiri yapmak isterim. Bu pazar günü Çağlayan meydanında bu insanlık dramına tepki gösterme için çok büyük bir miting yapılacaktır! Türkiyenin her yerinden her görüşten insanın katılacağı bir miting olucağı için çok kalabalık olması bekleniliyor.
YER : ÇAĞLAYAN MEYDANI
TARİH : 04/01/2009 4 OCAK PAZAR GÜNÜ
SAAT : 12:00 DA MİTİNG BAŞLIYOR

tuncelik81  |  (2 puan) 02 Ocak 2009 17:57

inşallah bu mitinglerde de hamas'ı mücahit olarak gören gerzekler toplanmaz umarım.

insanlar bir teröriste kızarken diğerini de savunuyorlar çünkü...

bu yüzden orta doğu'da şii olsun, sünni olsun, yahudi yada hristiyan olsun hep dini arkasına alarak katliamlar yapıyor.

uykusuz kutup ayisi  |  (-2 puan) 03 Ocak 2009 00:45

Bence yanlış düşünüyorsun uykusuz kutup ayısı. Yani tabikisinde mitingin genel amacı diğer teröristleri savunmak değil. Kaldıki bana göre hamas ta terörist değil. Mitingin genel amacı barışın sağlanması için İsraile tepki göstermek. O mitinge Türkiyenin ve Dünyanın çeşitli bölgelerinden çeşitli görüşlerde ve dinlerde bir çok insan katılacak. Mensup olduğu din, Savunduğu görüş ne olursa olsun hepside hep bir ağızdan Bu insanlık dramını durdurmak için haykıracak. Şayet aynı durumda kendini düşün. Bizim başımızda böyle bir bela olsaydı. İşgal edilen topraklar bizim olsaydı ve her gün katledilen biz olsaydık, Şiisinden de Sunnisinden de Hristyanından da yahudisinden de ve hatta teröristinden de yardım beklerdik öyle değilmi? Kaldıki orda bir savaş yapılmıyor. Orda resmen bir cinayet işleniyor! Göz göre göre orada insanlık öldürülüyor! Eğer bizler sadece seyirci kalmayı tercih edersek, bizlerde bu cinayete ortak olmuş oluruz!

tuncelik81  |  (2 puan) 03 Ocak 2009 14:32

hamas da terörist, israil de...

hamas gidip israil askeri kaçırıp, yine israil'de yaşayan masum insanların üzerine füze atıyor. buna karşı israil'in yaptığı insafsızlık elbette hoş karşılanamaz ama hamas da hiç masum değil.

Hamas'tan ilk uzun menzilli füze

hamas da, el-kaide de birilerinin piyonu...

İşgal edilen topraklar bizim olsaydı ve her gün katledilen biz olsaydık, Şiisinden de Sunnisinden de Hristyanından da yahudisinden de ve hatta teröristinden de yardım beklerdik öyle değilmi?

orta doğu'da zaten dönen savaş din üzerinden dönüyor, aşırı dincilik bu olanların bütün nedeni... ve benim topraklarım daha önce işgal edildi ve ne yapıldığı ortada öyle değil mi?

uykusuz kutup ayisi  |  (-2 puan) 03 Ocak 2009 21:44

Ne demek istiyorsun sen? anlıyamadımki ben seni. ortada olan ney?

tuncelik81  |  (2 puan) 04 Ocak 2009 04:02

İsrail'li siyonistler bırakın müslüman kırmayı insanları katlediyorlar. Azıcık şerefleri olsa bunu insan katlederek değil bağışlayarak kazanırlardı oda yok bunlarda. Kahrolsun Siyonizm....

Ddelikan  |  (3 puan) 04 Ocak 2009 22:30

Şimdi kimin ne olduğu tartışılmamalı.Ortada büyük bir dram var. Ortada resmen işlenen bir cinayet var.Ortada bir insanlık ayıbı var. Tabi bu cinayeti işleyenlerin insan olmadığı ve hatta hatta hayvan bile olmadığı gün gibi ortada. Bunlar yaratılmışların en aşalığı. Şimdi orada bu zulme maruz kalan tüm müslümanların maddi manevi her türlü desteğe ihtiyacı var. Tutup bir hristiyan veya başka bir din mensubu bile bu durumu kınıyorsa hatta kendini israil tanklarının altına atıp canını veriyorsa onun dışında başka bir görüşü savunanların nasıl bir insan olduğu konusunda durup düşünmek lazım.

HBM  |  (3 puan) 05 Ocak 2009 10:47

Dürüst olun

İsrail saldırısının başladığı günden beri Türk basınını ilgiyle izliyorum. Türk basını, elbette “esas olarak Müslüman olan” okurunu gıdıklamak için, İsrail’e verip veriştiriyor. Duygu sömürüsü yapıp para kazanacak.

Bu doğaldır. Üstelik İsrail’in “sivil öldürmesinin” savunulacak hiçbir yanı yoktur.

Fakat bu bir savaştır, ve savaşlarda siviller de ölürler, kadınlar da, çocuklar da... Berlin bombardımanında hayvanat bahçesinin aslanları da kaplanları da, filleri de maymunları da ölmüştü.

Bazı arkadaşlar, bazı yazarları bu konuda “vicdansızlıkla” suçladılar neredeyse... Onların, “diğer yazarların da devlet adamı yaklaşımı göstermelerini istemelerini” uygunsuz buldular.

Bu lafın ucu bana da dokunuyor.

Evet, yazar, jeostratejik, jeopolitik, alafortanfonik açıları gözden geçirmek, değerlendirmek, yorumlamak zorundadır.

Öteki, “ucuz edebiyat” alanına girer. Bununla da görevli birtakım aşk yazarları, birtakım mutluluk perileri, yaşam bilmemneleri falan vardır basınımızda. Bizim işimiz o değildir.

“Amca teyze bir imza ver, çocuklar ölmesin, şeker de yiyebilsinler” edebiyatı, adı üstünde, edebiyattır ve “sanatçı yaklaşımıdır”.

Bu ne kadar muhteremse, savaşın sosyoekonomik, sosyopsikolojik ve de alafortanfonik yönlerini “irdelemek” de o kadar gazeteci işidir. Ben şair değilim, istesem de olamam.

Gözden kaçırılan, ve benim de saldırının başından beri ısrarla altını çizmeye çalıştığım bir başka gerçek var: Bizim burada, oturduğumuz yerden yapacağımız “insani edebiyatın” bu olayda hiçbir “kıymet-i harbiyesi” yoktur. Hiçbir İsrail yöneticisi, Türk basınını izleyip orada çıkan yorumlara göre politika değiştirmez. Pek pek Mossad bunun çetelesini tutar, bize karşı olanlar, olmayanlar şeklinde, o kadar.

Dolayısıyla da, kendi yüreğimizi soğutmuş oluruz, bir, asıl önemlisi, okurumuzu okşamış oluruz, iki. Başka bir halta yaramaz.

Bir önemli nokta daha: “Eşit güç kullanılsın” demek, salaklıktır.

Yani Hizbullah on beş Yahudi öldürdü, Tsahal da (İsrail ordusu) on altıyı geçmesin...

Aynı şeyi Türk ordusundan da istiyor musunuz? PKK on beş askerimizi şehit etti, on altı militan öldürmeyelim, ayıp olur... PKK helikopter kullanmıyor, biz de kullanmayalım, yakışık almaz...

Bitmez o savaş!

O zaman, Alman çocuklarının ne günahı vardı? Geceleri İngiliz uçakları, gündüzleri Amerikan uçakları durup dinlenmeden Almanya’yı bombaladığında kaç milyon kadın ve çocuk öldü, biliyor musunuz?

Herif durduğu yerde sivil hedefe saldıracak... Sabah kalkıp işine gelmekten başka bir suçu olmayan sekreter kızcağızları öldürecek... Koca bulmak için çırpınan zavallı Claire, Samantha, Miranda, Charlotte güme gidecek... Herif Tel Aviv belediye otobüsüne bomba koyacak, pazara giden Rebeka kucağında emzikli Mişon’la can verecek... Herif, “İsrail devleti yokolacaktır” diye çığlıklar atacak... Herif utanmadan ve sıkılmadan “Yahudi soykırımı olmamıştır, yalandır” diyecek... Ve karşı tarafın da eli armut toplayacak!

Sivil hedeflere saldıracaksın ama kendin de askeri hedef göstermeyeceksin, sekiz çocuklu ailenin alt katına roketatarları dizeceksin, sonra da bombayı yiyince “İsrail sivilleri hedef alıyor” diye ağlayacaksın... Atma Arap, din kardeşiyiz!

Sen de atma Türk gazetecisi, seninle de meslekdaşız.

engin ardıç'ın eski bir yazısındandır.

gaykedi  |  (0 puan) 05 Ocak 2009 12:32

ne demek savaş bu sivillerde ölür kadında çocukta??? Seni şiddetle kınıyorum. Birgün senide öldürürlerse savaş var diye, hemde hiç suçun olmadığı halde o zaman akıllanırsın, tabii biraz geç olur. İslama laf atacağına islamdan biraz insaniyet öğren. Sivil hiç bir zaman öldürülemez, başka bir caninin bunu yapmış olması Gazzaye saldıran canilerin bunu yapması için sebep olamaz. O da cani bugün Gazzeye saldıran da cani,yapılanları normalmiş gibi gösterenler ise cani katillerin en canisi.

Polemik içinde polemik yapıyorsun. Şanlı Türk ordusu teröristleri öldürüyor gidipte Kuzey Irağı darmadağan etmiyor, hem de çoluk çocuk dinlemeden. Bunu kim yapıyor sen çok iyi bilirsin.

Görelim Mevlam N'eyler, N'eyler ise Güzel Eyler...
escorpior  |  (4 puan) 05 Ocak 2009 22:39

Birkere ülkemizi bölmeye çalışan bir bölücü terör örgütü ile ülkesini yüz yıllardır koruduğu gibi şimdide koruyan şanlı Mehmetciği aynı kefeye koymaya çalışan bir zihniyetin, Filisitinde yaşanan katliamın bir savaş değil bir insanlık ayıbır denmesi beklenemezdi. Ben bu cümleleri sarf eden bir insanın bırakın müslüman olmasını, Türk olmasını, bir insan olmasından bile şüphe duyarım!

tuncelik81  |  (2 puan) 06 Ocak 2009 00:16

tanrım siz tam bir cahilsiniz, gene aynı yazardan devam edeyim iki satır, belki olayın derinliğini ve boyutunu bir parça kavrarsınız;

___________________________

1948 yılında, çiçeği burnunda Birleşmiş Milletler örgütü (o zamanlar bugünkü gibi göstermelik bir Amerikan kuklası değildi, önemli ve ciddi bir güçtü), iki halka da paylaşım önerdi: Hazırlanan ilk haritada İsrail devleti çok daha küçük, Arap unsuru çok daha avantajlıydı üstelik.

Araplar kabul etmediler, 'bu meseleyi savaş çözer' dediler, savaştılar ve yenildiler. Çok daha zararlı çıktılar.

Sonra ne zaman yeniden savaştılarsa gene yenildiler, hep yenildiler: 1956'da, 1967'de ve 1973'te... Arada bitmez tükenmez küçük çatışmaları da sayarsanız, savaş elli sekiz yıldır sürüyor.

Ne herhangi bir güç Yahudi halkını tekrar o topraklardan söküp atabilir, ne de herhangi bir güç Filistin Arap halkını ortadan kaldırabilir.

Dolayısıyla bu savaş bitmez. Bir taraf toprağın tümünü alamaz. O toprak, evet, Yahudi halkının atalarının binlerce yıllık toprağıdır. Ama Arap halkının da bin beş yüz yıllık toprağı değil midir?

Eskiden raconu Osmanlı kesiyor, 'ikinizin de değil, artık benimdir, kavga etmeden uslu uslu oturun bakayım' diyordu. Sonra racon kesme görevini elimizden İngiliz emperyalizmi aldı ama yürütemedi.

Arap halkının büyük hatası, İsrail'in varlığını tümden reddetmek, yoksaymak oldu. Yahudi halkının hatası da, yüzyıllardır çektiği acının acısını çıkarmaya kalkışmak. Gaddarlığa çok uğramış olduğu için gaddarlığa sığınmak.

Laga lugasını bir yana bırakırsanız, Abdullah Gül çok çok önemli bir şey söyledi: Filistin ve bütün İslam dünyası, İsrail devletinin varlığını kabul edecek ve tartışma konusu yapmayacak... İsrail de Filistin halkını oralardan sürüp çıkarma saplantısından vazgeçecek.

Barışın önşartı budur. Bu sağlanamadığı sürece, hikâyedir bir yanda Likud gitmiş Kadima gelmiş öbür yanda El Fetih gitmiş El Hamas gelmiş, birisi Golan tepelerini almış da öteki Gazze şeridini vermiş... Fakat iki tarafta da bu büzük yok.

gaykedi  |  (0 puan) 06 Ocak 2009 00:33

Dediğim gibi o zihniyetteki birisinin söylediklerini kaale almıyorum. Ayrıca olayın derinliğine indiği falan olmamış oldukca yüzeysel kalmış. Birden şurdan dinleyelim bakalım olayın gerçek yüzünü!
-----------------------------------------
Israil'in Kirli Tarihi

Bazi devletlerin kirli çamasirlari vardir. Ortaya çikmasini istemedikleri, bilinmesinden rahatsizlik duyduklari ve bu nedenle resmi tarihlerinden çikardiklari tarihsel gerçeklerdir bunlar. Örnegin Vietnam Savasi sirasinda ABD birliklerinin o ülkedeki sivil halka karsi uyguladiklari iskence ve katliamlar—ki bunlarin sonucunda 1.5 milyon Vietnamli yasamini yitirmistir—Amerikalilar tarafindan mümkün oldugunca unutturulmak istenir. Bu gerçek savas sirasinda ört-bas edilmeye çalisilmistir, savas sonrasinda ise Vietnamla ilgili olarak çevrilen Hollywood filmleri ile ayni yol denenmistir. Bu "Rambo" filmlerinde hep Amerikan askerlerinin Vietnam'da yasadiklari zorluklar anlatilir, Amerikali birliklerinin diri diri yaktiklari köylüler degil.

Yine de Vietnam savasinin içyüzü pek çok insan tarafindan bilinmektedir. Çünkü savas dünyanin gözleri önünde yasanmis bir olaydir ve bu nedenle tam anlamiyla ört-bas edilmesi mümkün olmamistir.

Ancak baska bazi devletler, kirli çamasirlarini çok daha basarili bir biçimde gizleyebilmislerdir. Bu devletlerin belki de en basarilisi ise, Israil'dir. Siyonizm'in 1930'lu ve 40'li yillardaki tarihi sözkonusu kirli çamasirlarla dolu iken, Yahudi Devleti bu gerçekleri yalnizca gizlemekle kalmamis, dahasi kendi lehinde bir propaganda aracina dönüstürmüstür.
Öncelikle Israil'in nasil bir imaja sahip olduguna bakalim.

Israil'in Iki Yüzü

Israil, onyillardir tüm bir ulusu isgal altinda yasamaya zorlayan dünyadaki yegane devlettir. 1948'de Filistin topraklarinin önemli bir bölümünü isgal etmis ve Filistinlilerin bir kismini kendi yönetimi altinda yasamaya zorlamis, bir kismini sürmüs, hatta bir kismini da "imha" etmistir. 1967'de tüm Filistin topraklari Israil isgali altina girmistir. Ayrica Israil; Misir, Suriye, Lübnan ve Ürdün topraklarini isgal etmis, yillarca bu topraklardan çekilmemistir. Israil'in isgal ettigi bölgelerdeki halka karsi uyguladigi devlet terörü ise oldukça ünlüdür. Israil ayrica dünyanin baska bölgelerindeki acilarda da pay sahibidir: Dünyanin dördüncü büyük askeri gücüne sahip olan Yahudi Devleti, Üçüncü Dünya'daki baskici diktatörlere, fasist rejimlere destek olmus, onlara silah satmis, onlarin ordu ve gizli polislerini egitmistir. Pinochet, Idi Amin, Bokassa, Mobutu, Marcos, Noriega gibi eli kanli diktatörlerin tümü, Israil'in yakin birer müttefiki olmuslardir.

Kisacasi, Israil, oldukça "kirli" bir devlettir. Birlesmis Milletler'de aleyhine en çok karar çikartilan, ama bu kararlarin hemen hiç birini tanimayan Yahudi Devleti, dünyanin dört bir yanindaki pek çok insanin gözünde saldirgan, zorba ve küstah bir çete devletidir.

Ancak Israil'in bir baska yüzü daha vardir. Daha dogrusu Israil çogu zaman bir baska yüzle insanlarin karsisina çikar. Bu yüz, Israil'in bir "çete devleti" degil, aksine bir "mazlumlar ve magdurlar yuvasi" oldugu imajini verir. Bati'daki pek çok insan da Israil'i bu yüzüyle tanir. Bu görüse göre, Israil, dünyanin dört bir yaninda irkçilarin hedefi olan yahudilerin yegane siginagidir. Bu düsünce, temelde "yahudi soykirimi"na dayanir: Buna göre Israil, Naziler'in Yahudi irkina yönelik korkunç iskence ve katliamindan kurtulan yahudiler tarafindan kurulmus bir siginaktir. Naziler 6 milyon yahudiyi acimasizca öldürmüslerdir. Bu bir daha asla yasanmamalidir. "Bir daha asla" seklinde sloganlasan bu mantik, Israilliler tarafindan son derece ustalikla kullanilmakta ve üstte sözünü ettigimiz tüm "kirli" isler, bu yolla hasir alti edilmektedir.

Bu yolla Israil'in isgalleri ve devlet terörü mesrulastirilir: "Israil, güvenligini saglamak zorunda, yeni bir soykirim mi yasansin?" mantigi kullanilir. Israil Devleti sürekli olarak soykirim konusunu gündemde tutmakta ve bunu varliginin bir numarali mesruiyet kaynagi olarak göstermektedir. Israil'i ziyaret eden her yabanci devlet adami, ilk olarak mutlaka Yad Vashem adli "Soykirim Müzesi"ne götürülür.

Tarihin Perde Arkasi

Israil'in sözünü ettigimiz iki farkli imaji, takdir edilir ki, birbiriyle uyusmasi oldukça zor olan imajlardir. Bir yanda açikça saldirgan, irkçi, isgalci ve baskici bir devlet, öteki yanda "mazlumlarin siginagi" seklinde bir görüntü vardir.

Iste "Soykirim Yalani" adli kitabi ortaya çikaran arastirmayi yapmamiza neden olan sey de, bu iki zit görüntüdür. Bu iki zit görüntünün ardinda farkli bir gerçek olabilecegini düsündügümüz için bu kitaba konu olan tarihsel bilgileri arastirdik. Ve sonuçta ortaya pek az kimsenin farkinda oldugu bir gerçek çikti.

Bu gerçek, özetle sudur: Israil devleti, ikili bir karaktere sahip degildir. Yani bir yandan baskici ve saldirgan, bir yandan da "mazlumlarin siginagi" degildir. Aksine, baskici ve saldirgan karakter, Israil devletinin, bu devleti kuran ve yasatan siyasi kültürün yegane özelligidir. Israil'in "mazlumlarin siginagi" olarak bilinmesine neden olan sey de, aslinda bu siyasi kültürün kendi halkina reva gördügü bir takim zulümlerden ibarettir.

Bu genel yorumu yapmamiza neden olan somut gerçek ise, öncelikle Nazizim ve Siyonizm arasindaki bilinmeyen tarihsel iliskidir. Soykirim Yalani adli kitabimizda bu konuyu ayrintilariyla gözler önüne serdik. Filistin'de bir Yahudi Devleti kurmak için yeterli sayida Yahudiyi Avrupa'dan göç etmeye bir türlü ikna edemeyen Siyonistlerin, II. Dünya Savasi öncesi dönemde Naziler'i—ve diger pek çok fasist hareketi—destekleyerek zoraki bir göç sagladiklarini ortaya koyduk. Almanya'yi Yahudiler'den arindirarak etnik yönden "saf" hale getirmek isteyen Nazilerle, bu ülkedeki sözkonusu Yahudiler'i Filistin'e götürmek isteyen Siyonistlerin nasil dogal müttefik olduklarini inceledik. Naziler'in Alman Yahudilerine yaptiklari baski ve zulümlerin, Siyonist liderler tarafindan neden sevinçle karsilandigini ve iki tarafin ne gibi isbirlikleri gelistirdiklerini ortaya çikardik.

Bu tablo açikça göstermektedir ki, Israil, antisemitizm (Yahudi düsmanligi) tehlikesinden kaçan Yahudiler için bir siginak degildir, aksine bu Yahudileri tehdit eden antisemitik hareketler, Siyonizm tarafindan en basindan beri desteklenmistir.

Bu gerçegin bilinmesinde ise büyük yarar vardir, çünkü bu gerçek, Israil devletinin kendi mesruiyetinin dayanagi olarak gösterdigi en büyük gerekçeyi çürütmektedir. Nitekim bugün Israil'in politikalarina, hatta varligina karsi çikan "anti-Siyonist" Yahudiler de bu tarihsel gerçege isaret etmekte ve Siyonizm'in Yahudiler için bir kurtulus degil, aksine en büyük tehlike oldugunu savunmaktadirlar.

"Soykirim Yalani" kitabinin verdigi en önemli mesaj, bizce budur. Israil, hem isgal ettigi Arap topraklarinin gerçek sahiplerine, hem de bu topraklara zor yoluyla getirdigi Yahudiler'e baski ve zulüm uygulamis bir devlettir. Israil'in resmi ideolojisi olan Siyonizm, bu nedenle asla ve asla gerçek anlamda baris yanlisi olamaz. Baris ve huzura dayali bir siyasi kültür, her irkçi ve fasist hareket gibi Siyonizm'in de yok olmasina neden olacaktir çünkü.

Israil'in bir "baris ve demokrasi" ülkesi olarak tanitildigi Türkiye'de, bu gerçeklerin bilinmesi gerekmektedir. "Soykirim Yalani", iste bu yönde atilmis önemli bir adimdir.

Soykirim Efsanesi Nasil Dogdu?

Nazi Almanyasi'ndaki Yahudilerin baski ve iskence politikasina maruz kaldiklari konusu, Nazilerin iktidara geldikleri 1933 yilindan itibaren Bati'daki yayin organlarinda islenmeye baslamisti. Medyayi bu konuda besleyen en önemli kaynak ise birer sivil toplum örgütü niteligindeki Yahudi kuruluslariydi. Nazilerin Yahudilere karsi toplama kamplarinda sistemli bir "soykirim" yürüttügü yönündeki iddialar ise, 1942 yilinda yogunluk kazandi. Bu iddialari dile getirenler Dünya Siyonist Örgütü ve onun Batili ülkelerin hemen hepsinde kurulmus olan kollariydi. Örnegin Yahudilerin Nazi toplama kamplarinda "sabun" haline getirildiklerine dair saiyalar, ilk kez Amerika'daki Siyonist hareketin lideri ve Amerikan Yahudi Kongresi'nin (AJC) baskani olan Stephen Wise tarafindan duyuruldu. Wise, 1942 yilinda resmi bir açiklama yaparak, "yahudi cesetlerinin Almanlar tarafindan sabun, yag ve gübreye dönüstürüldügünü" iddia etti. Gaz odalari iddialari da yine ayni dönemde resmi siyonist kuruluslarin temsilcileri tarafindan duyuruldu.

Bu iddialarin genel medya tarafindan desteklenmesinin ise iki nedeni vardi: Birinci neden, Yahudi sermayeli yayin organlarinin bu konuya gösterdikleri özel ilgiydi. Ikinci ve daha önemli olan neden ise, bu haberlerin Batili ülkelerin savas halinde olduklari Nazi Almanyasi'na karsi kullanabilecek iyi bir karsi-propaganda malzemesi olusuydu. ABD yönetimi bu propagandayi çok gerekli buluyordu; çünkü "kendi çocuklarimizi neden Avrupa'da savasmaya gönderdik" diye düsünen genis halk kitlelerini savasin gerekliligine ikna etmek için, "gaz odalarinda öldürülüp sabun yapilan" masum insanlari kurtarmak kadar iyi bir gerekçe bulunamazdi. Nitekim Almanlar hakkinda buna benzer gerçek disi bazi vahset hikayeleri, I. Dünya Savasi sirasinda da Amerikan kamuoyunu ülkelerinin savasa girmesine ikna etmek için üretilmisti.

Savas yillarinda bu sekilde üretilen Soykirim söylentileri, Nazi toplama kamplarinin Amerikan, Ingiliz ya da Sovyet birlikleri tarafindan 1945 yili içinde ele geçirilmesiyle birlikte iyice güçlendi. Çünkü müttefik ordulari bazi kamplarda, özellikle Dogu Polonya'daki Belsen'de binlerce yahudi tutuklunun korkunç durumdaki cesetleriyle karsilasmislardi. Bunlarin fotograf ve filmleri dünya medyasinda yayinlandi. Bu cesetler soykirimin açik birer delili sayildilar. Oysa sözkonusu cesetlerin ölüm nedeni Nazilerin her türlü önleme ragmen bir türlü basa çikamadiklari tifüs salgini ve savasin son aylarinda Alman tasima sisteminin çökmesi nedeniyle bazi kamplarda, özellikle Dogu Polonya'daki büyük kamplarda basgösteren açlikti. Buna karsilik, daha Bati'da yer alan kamplardaki Yahudi tutuklularin gayet sihhatli ve psikolojik yönden de rahat bir durumda oldugu gözlenebiliyordu.

Nürnberg Mahkemesi

Soykirim efsanesini "adli" bir anlamda tarihsel literatüre geçiren en önemli gelisme ise, 1946 yilinda Nazi savas suçlularini yargilamak için düzenlenen Nuremberg Mahkemesi oldu. Bu mahkemede bazi "tanik"lar kürsüye çikarildilar ve toplama kamplarindaki yahudi tutuklularin gaz odalarinda sistemli bir biçimde ihma edildigini anlattilar. Bu verileri degerlendiren mahkeme, "6 milyon Yahudinin Nazi toplama kamplarinda imha edildigini, bunlarin dört milyonunun özel üretilmis imha araçlariyla katledildigini" kabul etti. Bu mahkemede delil olarak sunulan malzeme ve ifadeler, Soykirim literatürünün hala en büyük dayanagidir.

Ancak mahkeme gerçekte pek dürüst ve tarafsiz bir ortamda yapilmamisti. Nazi Almanyasi'ni yenilgiye ugratmis olan müttefikler-ABD, SSCB, Ingiltere ve Fransa-Nazi rejimini ne kadar korkunç ve acimasiz gösterebilirlerse, kendi argümanlarini o kadar iyi savunacaklarini düsünüyorlardi. Bu nedenle Siyonistlerin savas sirasinda ürettikleri tüm Soykirim hikayeleri mahkeme tarafindan ciddiye alindi ve hepsi kabul edildi.

Yahudi kuruluslari tarafindan mahkemeye getirilen "görgü taniklari", toplama kamplarinda sahit olduklari gaz odasi manzaralarini anlattilar. Bu sahitlerin verdikleri ifadelerin çok büyük bölümünün gerçeklerle uyusmadigi bugün biliniyor. Örnegin mahkemeye çikarilan ve Dachau toplama kampindan kurtulduklari söylenen pek çok tutuklu bu kamptaki gaz odalari hakkinda detayli ifadeler vermislerdi. Oysa Dachau'da "gaz odasi" olarak gösterilebilecek tek bir bina dahi olmadigi için, Soykirim literatürünün savunuculari ilerleyen yillarda bu iddiayi geri almak zorunda kaldilar. Bugün Dachau'da gaz odasi oldugunu savunan hiç kimse yoktur.

Diger toplama kamplarindaki sözde gaz odalari ile ilgili ifadelerin çogu da çeliskiliydi. Bazilari gerçeklesmeleri bilimsel yönden imkansiz hikayelerdi.

Nuremberg Mahkemesi'ne sahit olarak çikarilan en önemli kisi ise Auschwitz toplama kampinin kumandani Rudolf Höss"tü. Höss, çok önemliydi, çünkü mahkemeye çikarilan sahitlerin ezici çogunlugunun aksine bir Yahudi degil, bir Nazi subayiydi. Hem de Auschwitz'de iki yildan uzun bir süre en üst düzey yetkili olmustu. Höss "itiraflarinda", Auschwitz'in içinde "Wolzek" adi verilen özel bir imha kampi oldugunu, kendi komutasi altinda burada 2.5 milyon yahudinin öldürüldügünü söyledi. Ama "Wolzek" diye bir yer hiç bir zaman bulunamadi, dahasi Auschwitz'de 2.5 milyon Yahudinin öldügü iddiasi da bir süre sonra Yahudi tarihçileri tarafindan geri alindi. Rakam önce 1.25 milyona, en son olarak da Yahudi tarihçi Jean Claude Pressac tarafindan 775 bine düsürüldü.

Peki Höss neden yalan ifade vermisti? Basit; Höss'ü sorgulayan Ingiliz gizli servisi, ona agir bir iskence yapmis, dahasi ailesini ve çocuklarini öldürmekle tehdit etmislerdi!... Bu, bugün ispatlanmis tarihsel bir gerçektir. Höss bu durumda kendisini ve ailesini kurtarmak için her seyi imzalayabilirdi, nitekim öyle yapti.

Soykirim hikayesi Nuremberg mahkemesine dayanarak hizla büyüdü. Yahudi tarihçiler mahkeme tutanaklarindan alintilar yaparak kitaplar yazdilar. Baska tarihçiler bu kitaplardan alintilar yaparak yeni kitaplar yazdilar. Ilerleyen yillarda yeni bazi "soykirim sahitleri" çikti ve bunlar yazdiklari kitaplarla Nuremberg'teki verilmis olan ancak sonradan "siritan" bazi ifadelerin yerlerine yenilerini koymaya çalistilar. Israil'de özel bir Soykirim Arastirmalari Merkezi kuruldu. Dünya kamuoyunun soykirimi kesin bir tarihsel gerçek sanmasinin en önemli nedeni ise, Hollywood'un Yahudi sermayeli film sirketleri ve Yahudi yönetmenleri tarafindan çevrilen 100'e yakin Soykrim filmi oldu.

Soykirimin sorgulanmasi ise 60'li yillarda basladi. ABD'deki Northwestern University'den Dr. Arthur Butz, Fransa'daki Lyon Üniversitesi'nden Robert Faurisson ve pek çok "best-seller" kitabin yazari Ingiliz tarihçi David Irving sözkonusu revizyonist akima öncülük ettiler. Revizyonist akimin bugün en önemli entellektüel merkezi, California'daki Institute for Historical Review adli kurumdur.

Israil'in Terör Gelenegi

Bir süredir "baris" rüzgarlarinin estigi Ortadogu, son bir hafta içinde Israil'in Lübnan'da gerçeklestirdigi bombalamalarla yeniden isindi. Bu durum, bazilari için sasirticiydi. Bir "baris ve demokrasi sembolü" olarak gördükleri Israil'in, içi küçük çocuklarla dolu bir ambulansi nasil olup da havaya uçurdugunu, ya da sivil yerlesim bölgelerini nasil olup da fütursuzca bombaladigini anlamakta güçlük çektiler.

Oysa, Bati medyasinin propaganda ilüzyonundan kurtularak ve Israil'in gerçek kimligini göz önünde bulundurarak vaziyete bakildiginda, Israil'in sözkonusu "gazap üzümleri" operasyonunun hiç bir sasirtici yönü olmadigini görebiliriz. Çünkü Israil, bir terör devletidir; terör, Yahudi Devleti için olagan bir dis politika aracidir.

Israil'in geçmisine bir göz attigimizda ise, bu tanimi kesinlestiren yüzlerce örnek bulmak mümkündür.

Terörizmden Basbakanliga

Israil'in kuruldugu yillar, ayni zamanda Ortadogu'nun da terörle tanistigi yillar olmustu. Yüzyilin basindan beri sistemli bir "devlet kurma" programi izleyen Siyonist hareket, 1940'li yillarda Filistin'de olusturdugu terör örgütleri ile bölgeyi kan gölüne çevirdi.

Sag kanat Siyonistler, Filistin'deki Araplara ve ilerleyen yillarda da Ingilizlere karsi savasacak olan Irgun Zvei Leumi (Ulusal Askeri Örgüt) ya da kisaca Irgun adli silahli yeralti örgütünü kurdular. Irgun ve 1940 yilinda ondan ayrilan Avraham Stern'in kurdugu LEHI (Lomamei Herut Yisrael-Israil'in Özgürlügü Savasçilari), Araplar'a ve Ingilizlere karsi kanli terör eylemleri gerçeklestirdiler (LEHI, kurucusunun adindan dolayi Stern Çetesi olarak da anilir). Irgun ve Lehi'nin iki aktif teröristi, yillar sonra tüm dünyanin taniyacagi isimler haline geleceklerdi: Menahem Begin ve Yitzhak Samir! Ikisi de, sirasiyla, Basbakan oldular.

Bu sag kanat teröristler ile sol kanat Siyonistler arasinda da gizli bir ittifak vardi. 16 Eylül 1948 günü Stern örgütünün teröristleri, Birlesmis Milletler'in Filistin arabulucusu olan ve Siyonistlerin isgal politikalarini elestirmesiyle taninan Kont Folke Bernadotte'u Kudüs'te öldürdüler. Yeni kurulmus olan Israil Devleti'nin Basbakani Ben Gurion, Stern militanlarinca gerçeklestirilen suikasti lanetledi ve Bernadotte'un BM karargahindaki cenazesine de katilarak taziyelerini sundu. Suikastin sorumlusu olan Stern üyeleri ise kayiplara karistilar. Ancak bir süre sonra bu militanlar ortaya çiktilar, hem de çok ilginç bir biçimde... Bernadotte'u vuran Joshua Cohen adli tetikçi, Basbakan Ben Gurion'un özel korumasi oluverdi birden bire.! Suikast emrini verenlerden Yitzhak Samir ise Mossad'in Avrupa masasi sefligine getirildi.(1) Ben Gurion'un basbakanliginin sürdügü bu dönemde, Samir'in de katkisiyla, çok sayida "Israil düsmani" Mossad ajanlarinca Avrupa'da öldürüldü. Kisacasi Israil'in liderleri aktif birer teröristtiler, ya da terörizmi el altindan destekliyorlardi.

Terör, Israil'in kurulmasiyla bitmedi, azalmadi da. Aksine, daha da çok kan dökmeye basladi.

Israil Tarzi Terör

... 80-100 kadar erkek, kadin ve çocuk öldürülmüstü. Çocuklari kafalarina sopalarla vurarak öldürdüler. Her evden en az bir kisinin canina kiyildi. Köylerde erkek ve kadinlar yiyecek ve su verilmeksizin evlere kapatildilar. Sonra da sabotajcilar gelip evleri havaya uçurdu. Bir kumandan, bir ere emir vererek, havaya uçurmak istedigi bir evin içine 2 kadin kapatmasini söyledi. Bu arada bir asker, öldürmeden önce bir Arap kadinin irzina geçtigini anlatti. Yeni dogmus bir çocugu olan Arap kadinina birkaç gün süreyle etraf temizlettirildikten sonra kadin ve çocuk öldürüldü. 'Harika bir adam' diye nitelenen iyi yetistirilmis, iyi bir egitim görmüs kumandanlar, asagilik katiller haline gelmisti. Hem de gelisen korkunç olaylarin içinde ister istemez bu duruma düsmüs degillerdi. Aksine soykirimi ve yoketme metodlarini bilinçlice kullaniyorlardi. Onlara göre dünyada ne kadar az Arap kalirsa, o kadar iyiydi...

Üstteki satirlar, Israil'in Davar gazetesinin 9 Haziran 1979 tarihli sayisinda yayinlandi. Yazilanlar, 1948'de Dueima adli Filistin köyünün ele geçirilmesi sirasinda yapilanlara taniklik eden Israilli bir askerin katliam hatiralariydi.

Önemli olan bu satirlarda anlatilanlarin, istisnai bir terör eylemini degil, Israil'in kutsal terörünün siradan bir örnegini tarif etmesidir. Bir diger "siradan örnek", Israillilerin devlet kurduklari yilda, 1948'de Deir Yassin köyündeki Arap halka giristikleri katliamdir. Menahem Begin'in yönettigi Irgun ve Stern teröristleri, Kudüs yakinlarindaki Deir Yassin köyüne düzenledikleri baskin sirasinda, hamile kadinlarin ve çocuklarin da dahil oldugu 280 kadar Arap köylüsünü önce sokaklarda dolastirdiktan sonra kursuna dizmislerdir. Ancak bir de önemli "detaylar" vardir: Öldürülen genç kizlarin çogunun irzina geçilmis, erkeklerin cinsel organlari koparilmistir. Siyonistler bazi kurbanlari öldürmek için biçak kullanmislardir. Raporlarda "ortadan ikiye biçilen" küçük bir kiz çocugundan da söz edilmektedir.(2)

Bu sekilde alti ay içinde Arap köylerine düzenlenen sayisiz baskinlarla 400 bine yakin Arap, yurdunu terketmek zorunda kaldi. Deir Yassin Katliami bu baskinlarin sadece birisiydi. Israilliler'in yillar içinde terör yoluyla bosalttiklari köy sayisi, Israil'in az sayidaki "muhalif" seslerinden biri olan Israel Shahak'in tespit ettigi rakama göre, 385'tir. Bu köylerde yasayanlarin içinde korku yöntemiyle kaçirilanlarin yaninda, Deir Yassin'le ayni kadere ugrayanlar da vardir.

Israil'in terörü, ilerleyen yillarda da kan dökmeye devam etmistir. Kibya ya da Sabra Satilla katliamlari, yine buzdaginin görünen kisimlaridir. Israilliler çogu kez bu açik eylemleri bile üstlenmemeye çalismislardir. Örnegin Israil'in 1982 yazindaki Lübnan'i isgali sirasinda Sabra ve Satilla mülteci kamplarinda öldürülen 1.500'ün üstündeki Filistinli'ler hakkinda Begin "yahudi olmayanlar, yahudi olmayanlari öldürdü, bize ne!" demisti. Oysa kisa süre sonra katliami gerçeklestiren Falanjistlerin Israil subaylarinin komutasinda oldugu ve Israil ordusunca silahlandirildiklari ortaya çikti.

Israil Tarzi Iskence

Israil'in kutsal terörünün önemli bir parçasini ise iskence olusturmaktadir. 1967'den bu yana iki milyondan fazla Filistinli'yi isgal altinda yasamaya zorlayan Yahudi Devleti, bu Filistinlilerin muhalefetini kirmak ve onlari göçe ikna etmek için sistemli bir iskence politikasi uygulamistir.

Yahudi Devleti'nin korkunç iskence yöntemleri, ilk kez Londra'da yayimlanan Sunday Times'in 1977 yilinda yayinladigi uzun bir arastirmada ortaya çikti. Belgelenen vakalar, 1967'den itibaren on yillik Israil isgali sirasinda iskence gören kirkdört Filistinlinin durumlarini ortaya koyuyordu.

Buna göre, Israil'in; Nablus, Ramalla, Hebron ve Gazze'deki hapishanelerinde, Kudüs'teki Rus sitesi ya da Moskoviya olarak bilinen sorgu ve gözalti merkezinde ve Yona, Ramle, Sarafand, Nafha gibi özel askeri hapishanelerde inanilmaz iskenceler uygulaniyordu. Sistemli dayak disinda, Israillilerin kullandigi iskence türleri arasinda; cinsel organlara elektrik verme, tutukluyu çirilçiplak buzlu suya sokma, gözleri baglanmis olan tutuklunun üzerine özel egitilmis köpekleri saldirtma, vücudun degisik yerlerinde sigara söndürme, arkadan tecavüz, tirnaklarin ve saglam dislerin sökülmesi gibi yöntemler vardi. Bazi tutuklularin kizlari da tutuklanmis ve bunlara babalarinin gözü önünde tecavüz edilmis, sonra da tutuklu kendi kiziyla cinsel iliskiye girmesi için zorlanmisti. Bazi erkek tutuklularin cinsel organlarina ince cam çubuklar sokulmus ve sonra da bu çubuklar organin içindeyken iskenceciler tarafindan kirilmisti. Erkek tutuklularin hayalarinin sikistirilmasi da çok kullanilan yöntemlerin biriydi. Bu iskenceler sonucunda çok sayida Filistinli tutukluda kalici sakatliklar meydana geldi. Çogunun cinsel fonksiyonlari sona erdi, görme ve isitme duyularini ve akli dengelerini yitirenler oldu. Bu fiziki iskencelerin yaninda psikolojik yöntemler de vardi. Siyasi tutuklular, kasten, Israil ordusuna çizme, kamuflaj agi, vb. malzeme imal etme islerine kosuluyorlar, reddettiklerinde fiziki yöntemlere basvuruluyordu.(3)

Sunday Times'in ortaya çikardigi bu vakalar, 1967-1977 yillari arasindaki iskence vakalariydi. Ilerleyen yillarda da Israil'in kutsal terörü ve kutsal iskencesi sürdü. Yalnizca 1987-1993 döneminde; Israil birlikleri tarafindan 1.283 Filistinli öldürülmüs, 130.472 tanesi hastaneye kaldirilacak derecede yaralanmis, 481 tanesi sürülmüs, 22.088 tanesi gözaltina alinmis, 2.533 ev mühürlenmistir. (4) Gözalti ve tutukluluk sirasinda kullanilan iskence yöntemlerinin hangi boyutlara vardigini bilmek de mümkün degildir.

Israil iskence gelenegi ile ilgili olarak en son 1995 Agustosunda ortaya bazi yeni bilgiler çikti. Emekli Albay ve tarihçi Mose Givati, "Çöl ve Alevlerin Içinde" adli kitabinda, 1948, 1956 ve 1967'deki Arap-Israil savaslarinda Israil ordusunun savas esirlerine inanilmaz iskenceler yaptigini yazdi. Buna göre, esir alinan Misirli askerlerin gözleri sigara ile oyulmus, cinsel organlari kesilerek agizlarina tikanmisti...

Burada önemli olan bir nokta var. Israil devlet aygiti, terör ve iskenceyi yalnizca pragmatik bir uygulama olarak degil, bunun da ötesinde kutsal bir misyon olarak görmektedir. Israil'in terörü, Livia Rokach'in ifadesiyle, "kutsal" bir terördür. Çünkü bu terör, yahudi dini kaynaklari tarafindan emredilir.

Terörün "kutsalligi"

Eski Ahit'in Tesniye kitabinda, 7. Bap söyle baslar:

"Allahin Rab, mülk olarak almak için gitmekte oldugun diyara seni götürecegi ve senin önünden çok milletleri, Hittileri ve Girgasileri ve Amorileri ve Kenanlilari ve Perizzileri ve Hivileri ve Yebusileri, senden daha büyük ve kuvvetli yedi milleti kovacagi; ve Allahin Rab onlari senin önünde ele verecegi ve sen onlari vuracagin zaman; onlari tamamen yok edeceksin; onlarla ahdetmeyeceksin ve onlara acimayacaksin ve onlarla hisimlik etmeyeceksin; kizini onun ogluna vermeyeceksin ve onun kizini ogluna almayacaksin... Çünkü sen Allahin Rabbe mukaddes bir kavimsin; Allahin Rab, yeryüzünde olan bütün kavimlerden kendine has bir kavim olmak üzere seni seçti."

I. Samuel kitabi 15. Bap'in basinda ise su ayet yer alir:

"Ordularin Rabbi söyle diyor: Amalek'in Israil'e yaptigini, Misir'dan çiktigi zaman yolda ona karsi nasil durdugunu arayacagim. Simdi git, Amaleki vur ve onlarin herseylerini tamamen yok et ve onlari esirgeme ve erkekten kadina, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden esege kadar hepsini öldür."

Ayetlerde geçen Hittiler, Yebusiler, Amalekler gibi kavimler, M. Tevrat'in yazildigi dönemlerde Ortadogu'da bulunan toplumlardir. Bu nedenle bu ayetlere (ve M. Tevrat'in içindeki yüzlerce benzerlerine) göz atan pek çok kisi, tarihin derinliklerinde kalmis birer siddet olayinin hikayesini okudugunu sanabilir. Oysa gerçek böyle degildir... Israil'in "güvercin" siyasetçilerinden Amnon Rubinstein, su satirlari yaziyor:

"(Israilli radikallerin) kullandigi lisanda, günümüzdeki Araplar; Yebusiler'dir, Amalekler'dir ya da Kenan diyarinin Tevrat tarafindan lanetlenen yedi kavminden herhangi birisidir... Tesniye'de, 'geride hiç bir sey kalmayacak sekilde' Amalek'i yok etmek üzere verilen emir, dogrudan bugünkü Araplar'a yönelik olarak yorumlanmaktadir... Israil'in savaslari da bu çerçevede anlasilmakta ve bu savaslarda bu 'yeni Amalekler'e karsi insancil davranilmamasi gerektigi söylenmektedir. Haham Menachem M. Kasher, 1967 savasindan sonra yazdigi bir yazida, Tevrat'in 'onlari sizin önünüzden yavas yavas azaltacagini ve yurtlarina sizi yerlestirecegim' seklindeki ifadesinin, Israil'in Araplar'la olan iliskisini tarif ettigini yazmistir... Bar Ilan Üniversitesi'nden Haham Israel Hess, daha da ileri gitmis ve 'Tanri'nin Amaleklere karsi girisilen savasa bizzat katildigini' söylemistir. Israel Hess'in konuyla ilgili yazisinin basligi ise, 'Tevrat'in katliam emirleri'dir." (5)

Kisacasi, Israil kimligi olusturan en büyük faktör olan "dinci" ekol, Muharref Tevrat ayetlerini bu sekilde yorumlamakta, ve böylece Yahudi Devleti'nin uyguladigi teröre teolojik bir mesru temel olusturmaktadir. Iste bu nedenle terör ve Israil, birbirinden ayrilmaz iki parçadir. Yahudi Devleti, mevcut ideoloji ve kurumlariyla ayakta kaldikça, terörü mesru bir siyaset araci olarak görmeye devam edecektir.

"Gazap üzümleri"nin bombalariyla ambulans içinde parçalanan çocuklar, bu gerçegin ne ilk ne de son kurbanlaridir.
Kaynak : http://www.facebook.com/group.php?gid=41827762033

tuncelik81  |  (0 puan) 06 Ocak 2009 01:10

engin ardıç'ı hiç sevmem ama çok doğru demiş.

hamas öyle bir hale geldiki iki de bir asker kaçırır saldırı düzenler...

en son yaptığı da barış'ı kendi elleriyle bozup kendi halkını hiç düşünmeden yine israil'e füze yollaması oldu.

kendi halkını düşünen yine kendi halkının arkasına saklanarak böyle şeyler yapmaz.

artık filistin'de eski direniş koşulları kalmadı hamas olayı çok farklı yerlere götürdü ve götürmeye de devam ediyor.

israil'e hiç değinmiyorum ama hamas'ın yaptıklarına hiç gıkını çıkarmayanlar şimdi ortaya çıkıp çocuklar ölüyor demesinler bu felaketin öyle yada böyle gerçekleşeceği süpriz değildi ne yazık ki...

uykusuz kutup ayisi  |  (-2 puan) 06 Ocak 2009 03:45

diyecek söz bulamıyorum, cahil olduğunu biliyordum ama bu kadarını ummamıştım tuncelik81, vakit gazetesi sallamasyonlarıyla utanmadan, vicdanın bir parça sızlamadan hitler yahudi soykırımı yapmamıştır diyorsun, yahudileri, israili eleştirmek başka, ırkçılık ve faşizm yapmak başka bir şey!

çok yazık çook, senin gibi insanlarla tartşacak bir şeyim yok, komplo teorisi okuyacağına git biraz dünyayı kendine kıçınla güldürmeyecek adam gibi kitaplar oku lütfen...

tanrım bizim faşistlerimiz ve yobazlarımız ne zaman adam olacak yaa :(

gaykedi  |  (0 puan) 06 Ocak 2009 04:56

"Günlerdir Gazzeliler'e cehennemi yaşatan İsrail, kendi silahıyla kendini vurdu. Yanlışlıkla açılan tank ateşinde, İsrail askerleri öldü.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde bir İsrail tankından yanlışlıkla açılan ateşte 3 askerin öldüğünü bildirdi.

Ordunun açıklamasında, İsrail askerlerinin işgal ettiği binaya açılan topçu ateşinde 4’ü ağır 24 İsrail askerinin de yaralandığını bildirdi." İşte bu haberdende anlaşılacağı üzere İlahi adalet tecelli ediyor. Daha durun.Allah mazlumları korur. Elbette bu siyonist köpeklerinin yaptıkları yanına kar kalmayacaktır

FİLİSTİN SABRET AZ KALDI
Dayan kanlı mescid Mescidi Aksa
Bu zulüm işkence sürmez asla
Kafirlerin yapmadığı kalmadı.
Filistin Filistin Rasul yılmadı.

Bir uyanışki dağlar inliyor
Bir kıyamki gökler gürlüyor
Bir cihadki kalpler titriyor
Toprağa rahmet yağmuru yağdı
FİLİSTİN FİLİSTİN SABRET AZ KALDI.

Zulüm sende kardeş sakın boş verme
Uyku bizi sarmış zehirli meyve
Sevdaların en yücesi sende
Kafirlerin yapmadığı kalmadı
FİLİSTİN FİLİSTİN RESUL YILMADI.

Bir uyanışki dağlar inliyor
Bir kıyamki gökler gürlüyor
Bir cihadki kalpler titriyor
Toprağına rahmet yağmuru yağdı
FİLİSTİN FİLİSTİN SABRET AZ KALDI. Dilerim Allah'tan hala bu olanlar karşısında ne oldukları belli olan kişilerin yazılarını savunanlarda hidayete erer inşallah.Ta dünya kurulduğundan bu yana islamiyet yok edilmeye çalışılmış ve halada devam ediyor. Böyle savaş durumlarındada kimin ne olduğu işte ortaya çıkıveriyor. Ne diyeyim Allah böyle kişilere hidayet nasip eylesin. Daha fazla birşey diyemiyorum.

HBM  |  (0 puan) 06 Ocak 2009 12:52

Biraz ağır ol bakalım gaykedi. bir kere benim eklediğim yazının kaynağı ucuz gazete köşe yazarlarının yazısından alıntı değil, sağlam delillere dayanarak yazılmış olan bir kitaptan alıntıdır. O yazı ne bir komple teorisini anlatıyor, nede ırfkcılık yada faşizimi destekliyor. Görmesini bilen gözlere İsrail'in kirli tarihini anlatıyor. Ancak senin gibi idrak yolları enfeksiyonu geçiren insanların bu konuyu idrak etmesi beklenemez tabikisinde. Sen beni ve benim gibi düşünen insanları cahillik ile suçlaya bilirsin, ama o sadece senin cahilliğin ile sınırlı kalır. Ben de sana bir suçlamada bulunurdum ama senin seviyene inerek erdemsiz bir harakette bulunmak istemem doğrusu.

tuncelik81  |  (-2 puan) 06 Ocak 2009 13:34

senin gibi insanlarla konuşacak, tartışacak bir şeyim yok tuncelik81.

gaykedi  |  (0 puan) 06 Ocak 2009 15:34

Vahşet yapan insanları savunmak ne zamandır marifet ve üste çıkma kaynağı oldu, tartışılır! Katillik yapanlar aşağılıktır onları savunarak da aşağılarla aynı fikirde olduğunuzu gösterirseniz, siz aşağıdamısınız yukarıda mısınız orasıda tartışılır. Buyrun tartışın yada tartışmayın siz bilirsiniz.... Savunulacak tarafı yok bu milletin çünkü Lanetlenmişlerdir.

Ddelikan  |  (-1 puan) 06 Ocak 2009 16:56

@ddelikan söylenmeyenleri söylenmiş gibi kabul edip haklı çıkmaya çıkacaksak senin söylediklerinden de ülkemizdeki siyonistlerin(!) ve yahudi kökenlilerin lanetlenmiş(!) olduğu için hepsini öldürüp kesmemiz gerektiği çıkarımı yapılabilir...

kapılarına tez zamanda boyalarla siyonist yazıp arabalarına da "bu siyonist malıdır(!)" türünden ibarelerle nazi avrupasında yapılanları yapmalıyız çıkarımı ortaya çıkar.

ama bu sadece senin söylediklerini çarpıtmak olur aynı senin yaptığın gibi...

belkide bunun yapılmasını destekliyor olabilirsin onu da sen söyle öyle mi?

uykusuz kutup ayisi  |  (-4 puan) 06 Ocak 2009 17:10

@uykusuz kutup ayisi İslam konusunda yaklaşımın imzandan anlaşılıyor. Yok yakalım, yok çizelim. Ben öyle bir yorum yapmadım, nasıl anlıyosun yada neresinden tutarak anlıyorsun, çözemedim. Allah 'lanetlediğini' kuranda bildirmiş. Haşa ilahi kudretten daha mı bilgilisin?!

İkincisi imzanı yeni gördüm "türban yazın giyilen eldivendir, işlevselliği unutulmuş meta haline gelmiş bir eldivenden farksızdır... ayrıca mantar yapar, sağlıksızdır!" yazmışsın. "SANANE" insanların taktığı türbandan. Elbeziyle aynı kumaştansa kimsalları aynıdır işlevselliği değil, bilinçsiz!

Ddelikan  |  (1 puan) 06 Ocak 2009 17:14

yahu bırak onu bunu olayı kişiselleştirme, ben senin söylenenleri nasıl çarpıttığından dem vuruyorum...

aynısı sana yapılınca nasıl oluyormuş anla işte.

uykusuz kutup ayisi  |  (-2 puan) 06 Ocak 2009 17:32

(...)
"Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. iki taraf da kaybeder!"
(...)
Trevanian (Rodney William Whitaker) / Şibumi

Ve Çocuklar
Dayanmak onlara düştü
Onların haline ağlamak bize
Seninle daha çok konuşuruz
Böyle birbirimizden uzak
Böyle kendi kendimize
Topraktan ekmek.
Pancardan şeker.
Tezgâhtan çulâki.
Ama gene insanların ekmeği yok.
Ama gene çocuklar kemik veremi.
O çocuklar,
Karlar içinde,
Feshane yolundalar,
Üşümüş kuşlar gibi.

Şiir: A. KADİR

:(

biSGen--bLoGSPot .... YaratıcıDrama ... biSGenMySPACE NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS!
biSGen  |  (2 puan) 06 Ocak 2009 17:40

topraklarimizi bu hizla satmaya devam edersek ayni duruma dusmeyecegimizin garantisi yok :(

wowo  |  (0 puan) 06 Ocak 2009 19:18

@wowo'nun dediklerine istinaden:
4.Murat durmadan çevredeki küçük ülkelere borç verirmiş..
Dayanamamış Vezir, bir gün Padişaha;
- "Yüce padişahım, biz bu ülkelere niye durmadan para veriyoruz ki!" demiş...
4.Murat'da;
- "Borç almaya alışan, emir almaya da alışır!" demiş...

biSGen--bLoGSPot .... YaratıcıDrama ... biSGenMySPACE NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS!
biSGen  |  (1 puan) 06 Ocak 2009 23:47

İsrail'in Filistin'de tam olarak "kıyım" boyutuna vuracak şekilde güç kullanması evet karşı durulması gerekilen bir şeydir, Müslüman ya da değil, insanlığın ileride utançla bakacağı bir olaydır. Yalnız unutulmaması gerekir ki, Hamas da Filistin'in yönetiminde bulunmasına ve çözüm isteklerini uluslararası siyasette tartışma olanağına yetkili kişiler olarak kavuştuğu halde, İsrail içerisinde terörist eylemlerde bulunmaya devam ederek, adeta bu duruma davetiye çıkarmıştır. Hamas'ın öldürdüğü 3-5 kişiyi göz ardı edip, İsrail'in 600 kişiyi öldürmesini protesto etmek, bir şekilde savaş saflarına "İsrail'de de daha fazla kişi ölsün!" diyerek dahil olmaktır. Halbuki ihtiyaç duyulan, bu savaşa daha fazla taraftar toplamak değil, bu savaşın bitmesidir. "Akıl" ve "mantık" kullanarak, "din", "para" gibi değerlerden uzak bir şekilde düşünüp, bu işe bir çözümü en acil şekilde bulmak lazımdır. Dini açıdan, anti-Yahudi bir yaklaşımla Yahudi mallarını protesto etmek yerine, "Müslüman" dünyası olarak Hamas'ı silahlı eylemlerine son vermeye ikna etmek, bu savaşın bitmesi - yenilerinin de başlamaması- açısından daha etkin bir yol değil midir? Silahlı çatışmalar bittiğinde, siyasi çevrede daha kolay ve etkili bir şekilde yardımcı olamaz mıyız Filistin'e? Daha dün, bir takım özelleştirmelerle, limanlarımızı İsrail'e satıp, bugün de televizyonda İsrail hakkında atıp tutan bir yönetimin ve onların yandaşı olan medyanın gazına gelip, savaşa taraf olmayın. İsrail'i kınamak için yanıp tutuşurken, Filistin'deki çocukların daha fazla savaşa değil, oynayacakları sokaklarına, gidecekleri okullarına ihtiyaçları olduğunu unutmayın.

antepian  |  (1 puan) 07 Ocak 2009 13:10

İsrail’i lanetlemek mümkün mü tüm Yahudiliği toptan düşman ilan etmeden? Hamas’ı cezalandırmak için tüm Filistin’i yakıp yıkmak mı gerekiyor? Dünyada İsrail’den daha gaddar devletler yok mu? Hamas’tan daha uzlaşmaz örgütler yok mu peki? Herkes bi durup ona kadar sayamıyor mu içinden? O noktayı çoktan geçtik mi? Kahveden adam toplasak, 24 saatte Tel Aviv’i alır mıyız? #

gaykedi  |  (-2 puan) 07 Ocak 2009 19:05

Sen bu soruların cevabını biliyormusun gaykedi?

tuncelik81  |  (0 puan) 08 Ocak 2009 00:42

Ne diyeyim? Yazdıklarım kimseyi memnun etmez. Savaş iğrenç. İki çocuk bile birbirlerini itiştirince kızıyoruz. İki adam birbirine vurunca araya giriyoruz. İki millet birbirini boğazlarken, her nedense sadece yaşadığımız ülkeye coğrafi yakınlık ve sanki yaşı büyümüşlerin canı can değil de patlıcan gibi, kaç çocuk ölmüş sayısına bakarak dertlenip dertlenmemeye karar veriyoruz.

İsrail’de tamamen ruh hastası bir güruh, taaa Amerika’nın Brooklyn’inden göçüp, Filistin halkının hakkı olan topraklara yerleşiyor. İsrail Devleti çıkartmaya çalışıyor, yok. Dövüyor, tutukluyor; umurlarında değil. Benim görüşüm, bu Yahudi yerleşmecilerin üzerine böcek ilacı püskürtülmesinin etkili olacağıdır.

(elif savaş'a ait bu güzel yazının tamam şurada @tuncelik 81 mutlaka oku diyorum, pek çok sorunun cevabını bulacaksın)

gaykedi  |  (2 puan) 08 Ocak 2009 06:00

@gaykedi, masal anlatmışsın, kime dost olduğun belli! İnsanı katledenlere hala ılımlı bakmak nerden tutarsan dökülecek bir tutum.

Ddelikan  |  (0 puan) 08 Ocak 2009 09:21

masal anlatmak, barış hayalleri kurmak faşist, yobaz ve ırkçı olmaktan iyidir ki bahsettiğimiz şeyler hiç de masal değil, sadece iki tarafda da aşırı görüşten insanların işine gelmeyen acı gerçekler...

gaykedi  |  (1 puan) 08 Ocak 2009 09:29

@ddelikan

@gaykedi, masal anlatmışsın, kime dost olduğun belli! İnsanı katledenlere hala ılımlı bakmak nerden tutarsan dökülecek bir tutum.

Hamas, İsrail içerisinde terörist eylemlerde bulunurken, insan katliamında bulunmuyor mu? Bir tarafın eylemlerini görürken, madalyonun öteki yüzüne niye bakmıyorsunuz ki? Asıl sizin neye nasıl ve niye taraf olduğunuz belli değil, anlaşılmıyor.

antepian  |  (-1 puan) 08 Ocak 2009 11:47

görüntüLer korkunç ve insan olup da utanmamak mümkün değil.
Lanet oLsun savaşı icat edenlere, sürdürenlere, insana kıyanlara, yuh...
yüz kere, bin kere yuh :((

biSGen--bLoGSPot .... YaratıcıDrama ... biSGenMySPACE NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS!
biSGen  |  (3 puan) 08 Ocak 2009 12:45

Avrupa'da yahudi soykırımını inkar etmek bugün suç teşkil eder. Yani AB de olsaydık bugün Tuncelik81 6 aydan başlayan bir hapis cezası alacaktı.

Şu an Avrupa'da birliğe üye ve üye olmayan pekçok ülke var. Daha Ukrayna yahudilerinin durumu ortada işte... Tüm Avrupa'nın tanık olduğu birtakım olaylar, Auschwitz ortada... Yine de düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında bunu inkar etmenin suç olduğuna katılmıyorum. Ancak böyle bir ortamda fazla birikimin olmadan gelip tek yönlü kaynakları gösterirsen cehaletini anlayan birileri okur, mahcup olursun...

Taraf gazetesinde ilginç bir yazı dizisi var. herkesin okumasını tavsiye ederim.

Olaya humanizmin ötesinde din kardeşliği ile yaklaşanlara da aşağıdaki yazıyı öneriyorum. Sizin anladığınız İslamiyet bu ise, gideceğiniz gösteride bilinçli kitleler yerine rüzgar göre yelken açan şakşakçılardan başka birşey bulamazsınız...

http://fuckyourightback.net/sehit/

5posta  |  (-1 puan) 08 Ocak 2009 14:21

@antepian,

@gaykedi, masal anlatmışsın, kime dost olduğun belli! İnsanı katledenlere hala ılımlı bakmak nerden tutarsan dökülecek bir tutum.

Hamas, İsrail içerisinde terörist eylemlerde bulunurken, insan katliamında bulunmuyor mu? Bir tarafın eylemlerini görürken, madalyonun öteki yüzüne niye bakmıyorsunuz ki? Asıl sizin neye nasıl ve niye taraf olduğunuz belli değil, anlaşılmıyor. "

Hamas, yetim çocukları ve kadınlarıda vahşice öldürüyor muydu?! Gafilce konuşmayın Allah aşkına...

Ddelikan  |  (2 puan) 08 Ocak 2009 16:03

@gaykedi Ben senin bu yazılarından sonra dinindende şüphe duymaya başladım gerçekten he :) yapma arap, din kardeşiyiz yazmışsın ya. Şunu da belirteyim Arapların Dini İslam...

He Bide @gaykedi yazdıkların çok saçma bi en baştan okumaya başla galiba kafan sağlam değilken yazmışsın :)

Selametle!

xhatipx  |  (2 puan) 08 Ocak 2009 16:26

Evet Gay kedi, Linkini verdiğin Elif SAVAŞ' a ait yazıyı okudum. Ve yazının altındaki sana ait şu yorumu da okudum " ah elif ahh, bildirgeç’te konuyla alakalı bir yazıya ben de bir kaç düşündürücü yorum ekleyeyim dedim, bizim faşistler, yobazlar kudurdular, tüm yahudilerin lanetli olduğuna inanan, hatta hitler’in yahudi soykırımı yalandır diyen sitedeki cahil dangalak yamyamlar beni de ellerine geçirseler eminim bir kaşık suda boğacaklar, bu insanoğlu akıllanmayacak galiba" Birkere şunu bilmeni isterimki, Bütün dünya bu katliamı kınarken, hatta Yahudiler bile kınarken, Sen hangi kimlik ile bizim kınamamıza bu denli tepki göstererek bizi faşistlik ile yobazlık ile suçluyorsun. Ben kimliğimi saklamıyorum. Ben bir Türk'üm ve 'Türk bayrağına yapılan hakaret' adlı yazım da bayrağımıza yapılan hakarete tepki gösterdiğim gibi aynı zamanda kimliğimde dini kısmında İslam yazdığı için aynı dini paylaştığım inasanların hakkını gözetmekte mükellefim. Ama sen yine o yazıda da olduğu gibi burdaki yazımdada kuyruğuna basılmışcasına teppi göstermiştin. Hayırdır Gay kedi, kuyruğunamı bastık yoksa? Sen yoksa Türk değilmisin? Yada Türksünde Müslüman mı değilsin? Bak eğerki bir yahudi isen göstermiş olduğun tepkiye saygı duyarım ve seni taktir ederek bunu anlayışla karşılarım. Ama bu tepkileri Türk ve Müslüman kimliği altında yapman beni gerçekten üzüyor. Kaldıki Benim tepkim Tüm yahudilere değil. Benim tepkim Siyonistlere ve siyonist düşüncede olanlara. Evet ben kimliğimi belirttim. Sıra sende, Bir hristiyanmısın? ( "tanrım bizim faşistlerimiz ve yobazlarımız ne zaman adam olacak yaa" diye bir yazın var üst yorumlarda ). Genelde müslümanlar Allah kelimesini kullanır dua okurken. Yada bir pkk yanlısımızın? Pkk yanlısı olmanı hissetirecek yazıların var ( Aynı şeyi Türk ordusundan da istiyor musunuz? PKK on beş askerimizi şehit etti, on altı militan öldürmeyelim, ayıp olur... PKK helikopter kullanmıyor, biz de kullanmayalım, yakışık almaz...) gibi. söyle bakalım nesin sen? Eğer söylemiyeceksen kimliğini buraya yazılar yazıpta insanların aklını karıştırıp durma!

tuncelik81  |  (0 puan) 08 Ocak 2009 17:05

yahu israil de hamas ta birbirinden beter... israil sivilleri vuruyor evet... Allah belalarını versin diyorum ben. .......... şu noktalı yerleri de en galiz küfürlerden en beter beddualara kadar doldurabilirsiniz size kalmış.

Ama durun bi düşünün... hamas canlı bombaları pazar yerinde, alışveriş merkezinde patlatınca sivil katletmiş olmuyor mu? aynı kefeye girmiyorlar mı israille?

şimdi kimse din iman demesin. insaniyet gözüyle baksın olaya.

çünkü filistin müslüman değil hristiyan bi ülke olsa eminim faşist deyince pek kızan ama o faşistliğini de üstünden bi türlü atamayan yurdun insanı yesin birbirini kafirler diye keyiflenirdi...

fireelf  |  (0 puan) 08 Ocak 2009 17:28

- insan ömür çok kısa,70 yıl diyelim,
- sanki acelemiz var,
- hemen tükenir tek varlığımız,
- evrimin acelesi yok,
- milyonlarca seneyedir sürüyor ,
- sabırla oluşturur kainatı ve canlılarını,
- birçok kaidesi var,
- biri ilahi adalet 'i,
- günlük hayatımızda buna,
- bugün bana - yarın sana deriz
- israiloğulları torunlarının geleceğini belirliyorlar,
- 20 ve 21 yüzyıllarda,
- bir gün ilahi adalet,
- ödeme gününü belirleyecek,
- torunları israiloğullarının,
- dedelerinin borcunu ödeyecek...

Tevfik Özden Finrub Teknikeri
tefoski  |  (0 puan) 08 Ocak 2009 18:45

"türk bayrağına yapılan hakaret" yazında ki yorumlarda yaptığın şovenizmi hatırlatırım sana @tuncelik, şimdi de utanmadan beni pkk yandaşı yapiyorsun, zeka ve aklindan ya da iyi niyetinden gerçekten şüphe etmeye başladım.

gaykedi  |  (-3 puan) 08 Ocak 2009 18:49

Soruma halen daha cevap vermedin gaykedi. Ayrıca ne zamandan beri Milliyetciliğin adı şovenizim olarak değişti? Bayrağını, vatanını, ülkesini seven herkes şovenistmi oluyor sence? Belki senin için çok önemi yoktur ama Bayrağımızın benim için çok büyük bir önemi var. Eğer cedtimiz o bayrak altında hür yaşamamız için göznü bile kırpmadan canını feda ettiyse, biz nankörlük yapalım diye yapmamıştır bunu. Elbetteki O şanlı bayrağa yapılacak her saldırı benide rahatsız edicektir ve gerekirse ben de atalarmın yaptığı gibi gözümü bile kırpmadan canımı ortaya koyarım. Sen buna ister şovenistlik olarak atlandır ister başka bir şey. Ama bana göre bunun adı bayrak sevgisidir.

tuncelik81  |  (-1 puan) 09 Ocak 2009 00:06

@ddelikan

@antepian,

@gaykedi, masal anlatmışsın, kime dost olduğun belli! İnsanı katledenlere hala ılımlı bakmak nerden tutarsan dökülecek bir tutum.

Hamas, İsrail içerisinde terörist eylemlerde bulunurken, insan katliamında bulunmuyor mu? Bir tarafın eylemlerini görürken, madalyonun öteki yüzüne niye bakmıyorsunuz ki? Asıl sizin neye nasıl ve niye taraf olduğunuz belli değil, anlaşılmıyor. "

Hamas, yetim çocukları ve kadınları da vahşice öldürüyor muydu?! Gafilce konuşmayın Allah aşkına...

Hayır tabiki de! Hamas otobüs bombalarken özellikle içerisinde sadece askerlik çağına gelmiş erkekler olanları seçiyordur mutlaka..! Kusura bakmayın, dalgınlığıma gelmiş...

antepian  |  (-3 puan) 09 Ocak 2009 00:35

antepain, Şu varki bir kediyi bile bir köşeye sıkıştırdığınızda kedi pençelerini çıkarır saldırıya geçer. ( tabi bazı kedileri tenzih ederim ). Hamasın yada bir başkasının bu tutumunu elbetteki destekliyor değilim. Ancak yapacak başka bir çare kalmayınca bu yönteme başvuruyorlar. Çünkü İsraililerin canı çok kıymetli oldukları için bu tür saldırılardan korkarak, Filisitindeki askerlerin geri adım atmasını sağlamak, orda insan katliamı yapmasını bir nebze önlemek adına yapılan bir girişimdir bu. Eminimki bu girişimi yapmadan önce İsrail yetkililerine askerlerinizi geri çekin yoksa intahar eylemi yapıcaz gibilerinden ikazı da veriyorlardır. Yoksa o eylemi gerçekleştirmeinin bir anlamı kalmazdı. Kimse pisi pisine üzerine bomba döşeyerek patlatmaz öyle değilmi? Ve merak ediyorum, kendini şu durumda görsen, bir takım askerler eve bir baskın düzenlese, gözlerinin önünde çocuklarını, anneni babanı kurşuna dizse yine gözlerinin önünde, karına tecavüz etse ve öldürse. Bütün bunlara şahit olsan veyahultta olmasan bile eve geldiğinde o manzara ile karşılaşsan yani bütün ailen katledilmiş, Sen o manzaradan sonra artık sağlıklı düşünebilirmisin? Birşeyler yapmak istersin, Eğer yapmassan geri kalan akrabalarını da bu şekilde yapıcaklar. Artık yaşamanın ve ölmenin pek önemi kalmaz. Ne demek istediğimi anlıyormusun? Elbetteki desteklemiyorum. Ama yapana değil yaptırana bakman gerekir.

tuncelik81  |  (0 puan) 10 Ocak 2009 15:51

tartışma boyutları ne korkutucu olmuş ya. üzülerek söylüyorum ki burda sadece aynı dine mensupsunuz diye yada pkk konusunda bahsederken aynı ırka mensupsunuz diye savunuyorsunuz. bırakın artık birşeyleri aynı aramayı herkes insan hepsine ses çıkarın yada ayrım yapmadan susun. Faşizm kokan sözlerden usandık bu ülkenin aydınlık insanlara ihtiyacı var. Kaçınız Güney Amerika da Afrikada yada Doğu Asya'da yaşanan sözde çatışma gerginlik ortamlarında yok olan insanlar için kaçınız ABD kurulurken ölen Kızılderililer için aynı duyguları paylaşıyorsunuz? Kaçınız öldürülen ermeniler için aynı duyguları paylaşıyorsunuz? Paylaşmazsınız çünkü işinize gelmez. Şimdi saatlerce yazıcaksınız öldürülen diplomatlarımız bilmem nerde bize yapılan katliamlar vb. O zaman önce kendi içimize bakalım Sivas'ı Madımak'ı Maraş Katliamını, darbe dönemi Diyarbakır Cezaevini, hayata dönüş! operasyonunda yaşananları sorgulayın onlar da Türk onlarda din kardeşiniz ama hiç üzüldünüz mü onlar için?

XmeG  |  (1 puan) 10 Ocak 2009 16:13

www.gazzedekatliamadurde.com
sağolasınız bunu da ekleyin.

webci  |  (2 puan) 10 Ocak 2009 17:33

xmeg, hadi diyelimki onlar için üzülmedik, peki ne yapalım yani onlara üzülmedik diye bundan sonrakilerede mi hiç üzülmeyelim? ne yani üzülmekle şimdi suçmu işliyoruz? Hadi diyelimki biz Müslümanlar olarak filistinli kardeşlerimizin haline bizden oldukları için üzülüyoruz. Peki Filistin davası için hayatını feda eden Amerikalı barış eylemcisi Rachel Corrie, bir Filistinlinin evini yıkmasını engellemeye çalıştığı İsrail buldozerinin altında ezilerek 23 yaşında can veren o gencecik kız da mı bizden di? Bütün dünyada tepkilerini gösteren, Yahudiler, Hristyanlar, japonlar, çinliller ve daha neler nener onlarda mı bizden? Bana kalırsa evet onlarda bizden. Çünkü onlar da insan. İnsan olan herkesin bu katliama dur demesi gayet normaldir. Bunun din ile, siyaset ile, ırk ile bir alakası yok! Tepki gösteren herkes insani duygularının harakete geçmesi sebebi ile yapıyor bunu. Tabi insanlıktan nasibini alamamış kişiler, öküz altından buza arıyarak halen daha bu insanların niye tepki gösterdiklerini anlıyamıyorlar bir türlü!

tuncelik81  |  (-1 puan) 10 Ocak 2009 18:04

tepkileri çok haklı buluyorum ben de tepki gösteriyorum kaç gecedir israil konsolosluğu önünde eylemlerdeyim kaç gündür insanları bilinçlendirmek için çabalıyorum. ancak benim demek istediğim şu spesifik olaylarda tepki göstermek yerine her olayda tepki gösterilse en azından tıpkı dediğiniz gibi sadece insan olduğu için tepki gösterilse emin olun dünya bu halde olmaz. şurda açık açık bir düşünsün herkes filistin için üzülen tepki gösteren herkes bir düşünsün her ölen askerin arkasından çeşitli kişi ve kurumlara yada yapılara küfreden herkes bir düşünsün bakalım ölen her insan için aynı tepkiyi veriyormuyuz? En basit örnektir benim gözümde gazeteci Hrant Dink öldürüldüğünde tepki gösterenlerin gördüğü tepki çok daha büyüktü. politik yönünü bir kenarı bırakın bir insan öldü diye tepki göstericez ya; e ne oldu da Dink'in ardından yaşanılan olaylara tepki gösterenler toplumda hain ilan edildi. en baştan beri söylemek istediğim buydu aslında şu ölüyor yetişin çocuk öldü ağlayın din kardeşim vuruluyor. bu dünyada sürekli birileri öldürülüyor bakın ömrü dolmuş ölmüş demiyorum öldürülüyor diyorum. bunların hangisi için üzüldünüz? eğer tepkili olacaksak ayrım yapmadan olalım lutfen. Ben kendi adıma olayları seçip üzülen ağlayan zırlayan yada kamu oyu oluşturmaya çalışanlara şunu söylüyorum: Madem bu kadar insani yönün gelişmiş madem bu kadar duyarlısın o zaman neden Guantanamo hava üssünde yaşananları ses çıkarmadın bugune kadar? o zaman neden bu ülkede polisin vurduğu baran tursuna ses çıkarmadın? neden bu ülkede hala birileri düşüncelerinden dolayı tutuklanırken, üniversite önlerinde protesto gösterileri düzenlerken yada 1 mayısta hakkını ararken birileri polisin kontrolsüz gücüne maruz kalıyor. bunlara ses çıkarmazsan yaptığın ironik bir durum almaz mı? yaşamak insan hakkı ise düşünerek yaşamak konuşarak yaşamak ve tabiki yazarak yaşamak da aynı şekilde insanın doğal bir hakkı değil midir? bunlara neden itiraz etmiyoruz o zaman? çünkü polisten dayak yiyen çünkü cezaevlerinde işkence görenler... onlar insan değil dimi?

XmeG  |  (-2 puan) 10 Ocak 2009 21:00

xmeg, eminimki onlar için de üzülen insanlar vardır. Onların üzüntüsünü burda dile getiren insanların olmamasının sebebi, konunun İsrail-Filistin ilişkisini ele almasından kaynaklanıyor. Konumuzla ilgisi olmadığı için burada bahsettiğin olaylar ile ilgili tepki gösteren kişilerin olmaması, bu konulara hiç tepki gösterilmediği anlamına gelmez. Çeşiştli kurum yada kuruluşlar tarafından elbetteki gereken tepki gösterilmiştir. Dediğim gibi konumuz şu anda Filistinli kardeşlerimiz için birşeyler yapabilmek. Belki hayatını kaybetmiş kardeşlerimiz için bir şey yapamayız ama hayatta kalanların ölmememsi için bir şeyler yapabiliriz. Bu sebepten bu konuda tepki göstermek çok önemli bir şey. Çünkü ne kadar hayat kurtarırsak kardır.

tuncelik81  |  (1 puan) 11 Ocak 2009 19:31

İsrail'in fiilen ikiye böldüğü Filistin'e ve Filistinlilere yönelik insanlık dışı uygulamaları hem politik hem de askeri yönden devam ediyor. 28 Aralık 2008 tarihinde Gazze'nin İsrail uçakları tarafından bombardımana tutulmasıyla başlayan, yeni yılın ilk günlerinde kara harekâtına dönüşen ve ilk iki haftasında 800' den fazla Filistinlinin ölümüyle devam eden işgali sürüyor.
İsrail devletinin bu harekâtı dünyanın ve Türkiye'nin birçok noktasında protesto edilmeye devam ediyor. Ancak bizler biliyoruz ki, bu işgal harekâtı kadar tehlikeli bir başka şey de, İsrail devletinin bu politikalarından topyekün Yahudileri sorumlu tutmaktır; diğer bir ifade ile anti-semiztizm hastalığına tutulmaktır. Bu politikalar İbrani halkının politikaları değildir, bu politikalar siyonist İsrail devletinin politikalarıdır.
Türkiye ve İsrail Devleti'nin Ortadoğu üzerindeki uluslar arası emperyalizm tarafından biçimlendirilen ittifakı stratejiktir ve birçok alanda yapılan işbirliklerine dayanmaktadır. Açıktır ki, Filistinlilerin üzerine atılan her bombada ve uygulanan her ambargoda Türkiye'nin de sorumluluğu vardır. Açıktır ki bölgedeki Arap devletlerinin rejimleri ve yöneticileri de en az Türkiye kadar, İsrail' in bölge politikalarına ve Filistinliler üzerinde uyguladığı şiddete sessiz kalarak, yine bu politikaların destekçisi ve sorumlusudurlar.
Biz aşağıda imzası bulunanlar; İsrail'e 'Dur' diyoruz! Ve İsrail' i bu politikalarından alıkoymanın ilk adımı olarak Türkiye'nin İsrail ile olan stratejik işbirliğinden vazgeçmesini istiyoruz. Bu sebeple, en acil şekilde;

  • Filistin halkının yanında olduğunu şifayen belirten AKP hükümetini somut adımlar atmaya ve samimiyetini ortaya koymaya çağırıyoruz,
  • İsrail Devleti ve Türkiye arasında, başta 1996 yılında imzalanan ve İsrail savaş uçakları pilotlarına Konya'da eğitim verilmesini sağlayan 'ikili askeri eğitim antlaşması' olmak üzere tüm gizli ve açık askeri antlaşmaların önce kamuoyuna açıklanmasını sonra da tek taraflı feshedilmesini istiyoruz,
  • Başta, kendi Filistinimiz olan Kürt sorununda çözümsüzlüğü sürdürmek gibi, bölge halkları arası barışın önünde engel olan politik ve tarihsel tüm sorunların siyasal ve demokratik olarak çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz,
  • Türkiye'nin başka hesaplar içerisinde, Filistin' e asker gönderme propagandasından biran önce vazgeçmesini istiyoruz,
  • Bölge barışının önünde duran en büyük engellerden biri olan Türkiye'deki ABD ve NATO üstlerinin derhal kapatılmasını talep ediyoruz.

İmza atmak için tıklayın

utanmaz adam  |  (1 puan) 12 Ocak 2009 23:37

Türkiye ve İsrail Ordusu arasındaki 10 fark:
BİR: İsrail ordusu, mücadele ettiği unsurları ‘düşman ordu’ olarak tanımlamaktadır. TSK için PKK, bir ‘terör örgütüdür.’

İKİ: İsrail ordusu için ele geçirilen bir Filistinli savaşçı, ‘savaş esiridir.’ TSK için ele geçirilen PKK’lı savcıya teslim edilen, bağımsız yargı önüne çıkarılıp, tutuklama kararı sonrası cezaevine konulan ve normal yargılama süreci başlatılan bir ‘teröristtir.’

ÜÇ: İsrail ordusu, yerde yaralı yatan Filistinli’yi eğer o sırada fazladan bir ambulans veya bir doktor yoksa ‘görmezlikten gelir’ veya çiğner geçer. TSK, dağ başındaki yaralı teröristi kurtarmak için helikopter kaldırır.

DÖRT: Herhangi bir penceresinden ateş edilen bir bina, İsrail ordusu için tank ateşiyle yok edilmeyi hak etmiş bir binadır. Teröristin ateş ettiği bir bina, TSK için, ‘özel harekat timlerinin’ göreve çağrıldığı, mümkünse teröristin de sağ ele geçirilmeye çalışıldığı bir nokta operasyonu hedefidir.

BEŞ: İsrail ordusunun sivil yerleşim birimlerinin içinde tankla gerçekleştirdiği, topçu mermisi kullandığı harekatlar giderek çocuk katliamına dönüşebilir. TSK için sivil yerleşim biriminde ölçülü güç kullanmak ve masum sivil kaybı riskini sıfırlamak esastır.

ALTI: İsrail askeri kendisine taş atan 10-12 yaşındaki çocuklara mermi sıkabilir. Türk askeri kendisine taş atmaya zorlanmış çocuklar ile çikolata verip sohbet etmeyi tercih eder.

YEDİ: İsrail askeri için savaştığı unsur net bir algılamayla ‘ötekidir...’ Türk askeri için savaştığı teröristin anası, babası ve akrabaları vatandaşıdır ve asla ‘öteki’ değildir.

SEKİZ: İsrail ordusunun ana stratejisi ‘kontrollü kaos’ ortamı yaratmak ve yaratılan bu ‘kan gölünde’ konuyla bağlantılı tüm tarafları ateşkese mecbur etmek üzerine kurgulanmıştır. Türk ordusunun ana stratejisi ‘istikrar sağlama’ ve tüm insanları ‘istikrarı koruma’ fikrinde birleştirme esasına dayanır.

DOKUZ: Bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak’ın kuzeyine girse bile yanında sahra hastanesini götürür, oradaki insanların sağlığına destek sağlamaya çalışır. İsrail ordusu için girdiği yerdeki hedeflerden biri de zaten ilaç ve malzeme sıkıntısı içindeki hastanelerdir.

ON: Türkiye Avrupalı bir güç, yarım yüzyılı aşan bir süredir NATO’nun en önemli gücünü oluşturan Türk Silahlı Kuvvetleri de Avrupalı bir ordudur. Bu nedenle, sınır ötesi bir harekata kalkışması bile müttefikleriyle gerçekleştirdiği çok sıkı istişarelere dayanır. Çağdaştır. İsrail ordusu Ortadoğulu’dur. Sırtını sadece Amerikan Savunma Bakanlığı’ndaki güçlü Yahudi lobisine dayamıştır. Teknolojik üstünlüğü vardır ama düşünce yapısında çağdışıdır.
(alıntıdır)

tuncelik81  |  (-1 puan) 13 Ocak 2009 12:28

Daha bugün TRT de israil halkının çoluk çocuk demeden savaş olan bölgede yüksek bir tepeden filistinlilerin öldürülüşünü sırıtarak izlediklerini gösteren bir haber programını resmen midem bulanarak izledim ve israillilerin ne denli vahşi yaratıklar olduğunu birkez daha maalesef görmüş oldum. israili savunanların hangi haklı gerekçeleri olabilir! çok merak ediyorum.Orada resmen insanlık suçu işleniyor.kullanılmaması gereken bombalar kullanılıyor. Daha ağzı süt kokan bebeler öldürülüyor. Ve kalkıpta bu vahşi mahlukları savunan ne olduğu belli olmayan yaratıklar sizlere sesleniyorum. Hepimizi yaratan büyük ALLAH var. Ve birde bir hesap günü var. Bu dünyada biz müslümanlar hakkımızı alamasakta ahirette elbette bunun hesabı sorulacaktır. Elbette orada gülenlerde biz müslümanlar olacağız inşallah.....

HBM  |  (0 puan) 13 Ocak 2009 13:18

@hbm;
o sırıtarak izleyen israillilerin, 11 eylülde ikiz kulelere uçaklar dalınca sokaklarda sevinç gösterisi yapan filistinlilerden bir farkı yok, burada kıçımızı yırtıyoruz anlatmaya çalışırken! neden bunu anlamak istemiyorsunuz yaa?

gaykedi  |  (-1 puan) 13 Ocak 2009 13:36

@tuncelik81 : bu söylediklerinin gerçekliğine inanacak kadar safmısın?
Türk ordusu sivil yerleşimi vurmaz mı? Eveeet vurmaz çünkü direk yakar.
Türk ordusu yaralı pkklıya ateş etmez mi? Eveet etmez çünkü kana susamış gibi komutanlar istediğinizi yapın der askerlere bırakır onlarda ya kulağını keser ya parmaklarını kırar. (Görülmüş duyulmuş şeyler sakın laf etmeyin. Doğuda çatışmaya girmiş tanıdık birine sorun aynısını söyler hem de ballandıra ballandıra çünkü yaparken zevk almıştır.)
Lütfen biraz gerçekçi olun lütfen sütten çıkmış ak kaşık olmadığımızı kabul edin. Silahın olduğu yerde insan hakları çiğneniyordur. Bunun terörü bunun savaşı olmaz. Silah varsa birilerinin yada iki tarafında hakları yok olmaya başlamıştır.

XmeG  |  (-4 puan) 13 Ocak 2009 19:53

Bizler burada kendi görüşlerimizi belirte duralım her ne kadar insanların beynini bulandırmaya çalışan bazı kişiler olsada Allah'ın kitabınıda inkar edebilecek kadar cesurlarsa buyursunlar etsinler. Bakın Kamer suresi 45.ayeti kerimesi ne diyor:" Yakında o topluluk bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır." Burada hangi topluluktan söz edildiği ortada. Hak elbette yerini bulacaktır. Herkes bu dünyada ektiğini ahirette biçecektir. Orada akla kara ortaya çıkacaktır.

HBM  |  (1 puan) 13 Ocak 2009 23:40

@hbm;
eminim kamer suresinin 45. ayetinin islam alimlerince en az 45 türlü tefsiri, yorumu vardır, bir ırka "lanetli & dinimizce lanetlenmiş" derken lütfen akıl ve vicdan diyeceğim ama nerdee!...

gaykedi  |  (-2 puan) 14 Ocak 2009 00:09

İsrailli subayın, bir başka askerin "o daha çocuk ve ölümden korkuyor" uyarısı yapmasına rağmen, silahını defalarca ateşleyerek 13 yaşındaki Filistinli bir kız çocuğunu öldürdüğü ortaya çıktı.

The Guardian gazetesinin haberine göre, İsrail askerleri arasındaki telsiz konuşmaları İsrail televizyonunda yayınlandı. Konuşmalarda, İsrailli subay "o daha çocuk" uyarısına, "üç yaşında bile olsa öldürürüm" şeklinde cevap veriyor.

İsmi sadece R. olarak belirtilen İsrailli yüzbaşı rütbesindeki asker, bu hafta silahını illegal olarak kullanmakla suçlandı. İsrailli subayın, silahındaki şarjörü geçen ay Refah mülteci kampı kenarındaki "güvenli bölgeden" yürüyen İman el Hams'ın vücuduna boşalttığı bildirildi. İsrailli katil yüzbaşının silahının şarjöründe toplam on mermi olduğu belirtildi.

İsrail ordusunun olay hakkındaki iddialarının aksine İsrailli katil yüzbaşının Filistinli kız çocuğu soğukkanlılıkla katlettiği ortaya çıktı.

İsrail ordusundan daha önce olayla ilgili yapılan resmi açıklaya göre, İman elindeki okul çantası ile birlikte askeri noktaya doğru yürüdü ve askerler kızın bir bomba taşıdığından korktular.

Ancak kaydedilen olay yerindeki askerlerin kendi aralarındaki telsiz konuşmaları gerçeği ortaya çıkardı. Kayıtlara göre, askerler ta başlangıcından itibaren kızın bir çocuk olduğunu biliyorlardı. Ne bombadan ve ne de bir tehditten bahsediliyor. Ve İman askerlerden en az 100 metre uzakta iken vuruluyor.

Telsiz konuşmalarından anlaşıldığına göre, askerler İman'ı "ölümden korkan 10 yaşındaki bir kız çocuğu olarak" kesinlikle farkettiler. Hatta İman, vurulduğunda askeri noktaya doğru değil, askeri noktanın uzağına mülteci kampının içine doğru gidiyor. Tam bu sırada katil yüzbaşı R. katletme kararını veriyor. Kızı önce başından vuruyor ve sonra öldüğünden emin olmak için silahının şarjöründeki bütün mermileri kızın vücuduna boşaltıyor.

Olay sırasında telsiz konuşmaları üç kişi arasında geçiyor. Gözetleme kulesindeki asker, karakolun operasyonlar odası ve birliğin komutanı yüzbaşı.

İmanı gördükten sonra gözetleme kulesindeki asker, İmanı gördüğü konusunda arkadaşlarını uyararak "Küçük bir kız. Savunmasız doğuya doğru koşuyor." diyor.

Konuşmalar şöyle gerçekleşiyor: embankment

Operasyonlar odası: 10 yaşın altındaki bir kızdan mı bahsediyoruz?

Gözetleyici: Yaklaşık 10 yaşında bir kız. Toprak setin arkasında, ölümden korkuyor.

Bir kaç dakika sonra İman, karakoldaki askerlerin biri tarafından ayağından vuruluyor.

Gözetleyici: Mevzidekilerden birinin kızı vurduğunu düşünüyorum.

İman yerde yaralı ve çaresiz yatarken birlik komutanı hemen harekete geçiyor.

Yüzbaşı R: Öldüğünden emin olmak için ben ve bir başka asker ileriye daha yakına gidiyoruz.... Durum raporu aldık. Ateş açtık ve kızı öldürdük.... Öldüğünden emin oldum. Bitti.

Görgü şahitlerinin anlattığına göre, yüzbaşı İman'ı başından iki kez vurdu, yürüyerek uzaklaştı, geri döndü ve şarjörünü kızın üzerine ateşleyerek boşalttı.

Refah hastanesindeki doktorlar kızın vücudunda en az 17 kurşun tespit etti.

Daha sonra yüzbaşı İman'ı neden öldürdüğünü şöyle açıklıyor: Bu komutandır. Bölgede hareket eden her şey, üç yaşında bile olsa öldürülmesi gerekir. Bitti.

Olay hakkında ilk önce ordu tarafından yapılan açıklamada, askerlerin ancak ilk ateşten sonra İman'ın bir çocuk olduğunu farkettikleri ileri sürüldü. Fakat telsiz kayıtları, askerlerin kızın çocuk, zayıf ve çaresiz olduğundan nasıl haberdar olduklarını ortaya koyuyor.

İman'ın katledilişi, Yüzbaşı R.'nin emrindeki askerlerin bir İsrail gazetesine giderek cinayet ile ilgili gerçekleri anlatmaları üzerine kamuoyuna malum oldu. Gazze Şeridi'nden sorumlu subay Tümgeneral Dan Harel tarafından bir soruşturma açıldı ve soruşturmada yüzbaşının "etik hareket etmediğine" karar verildi. Ancak askeri polis de bir soruşturma başlatarak birlik komutanı aleyhinde suçlamalarda bulundu.

İman'ın ailesi, İsrail ordusunu Yüzbaşı R.'ye küçük cezalar vererek olayı örtmeye çalışmakla suçladı ve katil subayın cinayetten yargılanmasını istiyor.

Dünya Bülteni

tuncelik81  |  (0 puan) 14 Ocak 2009 00:13

@xmeg bu söylediklerini bütün bir orduya atfetmekte kötü, silah konusunda haklısın ama istemeden de olsa tsk sadece bunları yapıyormuş gibi bir izlenim vermişsin...

@hbm konu niye allahın kitabına geldi şimdi :) yahu bir konu hakkında da haklı görünmek için allahı ve allahın kitabını zırh gibi kullanmaktan vazgeçelim lütfen...

şimdi bunu söyleyince de din düşmanı ilan edilirmiyim?

uykusuz kutup ayisi  |  (-3 puan) 14 Ocak 2009 00:17

@kutup ayısı;

ultra yobaz, dinci vakit gazetemsi şeyi, bazı yahudilerin vampir özellikleri olduğunu, çocukları kaçırıp, özel aletlerle kanını boşaltıp içtiklerini iddia etmiş :)

gaykedi  |  (-2 puan) 14 Ocak 2009 00:32

hiç şaşırmadım, devamlı düşmanlık tohumları ekip bundan beslenenler var işin kötüsü buna dini de alet ediyorlar...

uykusuz kutup ayisi  |  (-4 puan) 14 Ocak 2009 01:47

@gaykedi ;kamer suresi 45. ayetinin islam alimlerince en az 45 yorumu yapılmıştır diyorsun. Galiba Kuranı Kerimi incille karıştırıyorsun. Kuranı kerim ne şekilde yorumlanırsa yorumlansın sonuçta anlamında bir bozulma olamayacağını hiç bir tahribata uğrayamayacağını ama incilin ise değiştirilerek farklı yorumlar katılabildiğini anlamının bozulduğunu eminimki biliyorsundur ama bazı gerçekleri hazmedemediğinide düşünmeye başladım. Burada haklıdanmı yana haksızdanmı yanasın. Biz burada masum filistinlileri savunmaya çalışıyoruz. Ağzı süt kokan bebeleri yaşlı nineleri dedeleri savunuyoruz. Şu anda şiddet gören taraf onlar haksızlığa uğrayan taraf onlar ve en önemlisi onlar müslüman din kardeşlerimiz elbetteki onları savunmamız gerekir. Bunun aksini düşünenlerin ne tür ideolojiyi savunduğu hangi dine mensup olduğu ortaya çıkıyor zaten. Şu an bu topraklarda özgürce dolaşabiliyorsak bu atalarımızın iman dolu yürekleri sayesinde olmuştur. Onların uçaksavarları,tankları yokmuş.Ama iman gücü varmış ve bu topraklar onlar sayesinde korunabilmiş.sizlerde bu vatanın evladıysanız bu vatan toprakları üzerinde yaşıyorsanız bu atalarımız sayesinde olmuştur şimdi filistinde iman gücü sayesinde topraklarını yitirmeyecek hak adalet er geç yerini bulacaktır bunun aksini iddia edenlerin zaten ne olduğu ortadadır.
@uykusuz kutup ayısı
aslında gay kedi ve uykusuz kutup ayısı muhatabım olamaz çok farklı görüşlere sahibiz ben sadece hak olanı doğru olanı savunuyorum aksi görüşler muhatabım olamaz ama şunları söylemedende geçemeyeceğim. çünkü haksızlık karşısında susanlar zalimlerdendir o yüzdende hakkımı savunmak zorundayım.
1.si senin imzandanda belli olduğu üzere türban düşmanı olduğun her halinden belli.
2.si kimin düşmanlık tohumları ekmeye çalıştığı kimin beslendiği gün gibi ortada buna dini alet ediyorlar demekle işi çarpıtmayalım.Dinimize yaklaşımın ne oranda belli zaten.Şu an filistinde savaş varsa MÜSLÜMANLAR ÖLDÜRÜLÜYORSA BU DİNİMİZEDE AÇILAN BİR SAVAŞTIR.Elbetteki dinimizi savunmak en doğal hakkımız.Karşı görüşteysende hiç değilse saygı duy.İsteyen türban kullanır istemeyen kullanmaz isteyen müslüman olur istemeyen olmaz dinde zorlama yoktur zaten. Allah herkese akıl vermiş.İrade vermiş. Yaptıklarımızın karşılığını ahirette zaten alacağız. Bundan ötesini iddia edenlerin kendi düşüncesidir.Şimdi konu israili kınama konusuyken ortalığı bulandırmaya çalışanlar elbetteki Allah'ın izniyle hezimete uğrayacaktır.Ama bugün ama yarın. Bir gün bu olacaktır. O yüzden konuyu saptırıp olayı başka boyutlara getirmeyelim lütfen.

HBM  |  (0 puan) 14 Ocak 2009 11:06

@hbm; dinini, filisinlileri, müslümanları savunurken akıllı, mantıklı, gerçekçi ol, ırkçılık, faşizm ve yobazlık tuzağına ve kolaycılığına düşme, yüreğimi ye, bilmem anlatabildim mi?

gaykedi  |  (-2 puan) 14 Ocak 2009 11:24

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
??????????????????????????????????
..................................................
bende bilmem anlatabildim mi?

HBM  |  (-2 puan) 14 Ocak 2009 12:45

FİLİSTİNE AĞIT
Kardeşleri şanlar, hanlar içinde
Can verir kanlarla canlar içinde
Filistin Filistin kanlar içinde
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Bu ne bitmez kin bu ne bitmez şiddet
Bu ne vicdansızlık, ne bitmez hiddet
Gece-gündüz zulüm, vahşet ve dehşet
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Bir cephe, en modern silahlı câni
Bir cephe taş, nasıl olacak mâni?
Katliam çok korkunç, dondurur kanı
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

İnsan dolu evler; yakar, yıkarlar
Kundakta bebeğe kurşun sıkarlar
Ne utanır ne Allah''tan korkarlar
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Tutmuş nankör zırdelinin sarası
İnsanlığın; utanç, bu yüz karası
Kapanmaz asırlar geçse yarası
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Ey insanlık! Bu ne anlamsız ilke
Ezilen, yok olan millet, bir ülke
Kolay kolay çıkmaz bu kara leke
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Küsmüş, umut vaat etmez güneşim
Umursamam, öldürülür kardeşim
Ben ne kansız, merhametsiz kardeşim
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Dert öyle bir dert ki; hicran devâsız
Aç, susuz; çocuklar ana, babasız
Ana, baba kalmış kızsız, oğlansız
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Korkudan, dehşetten havlamaz itler
Kokar yıkıntılardaki cesetler
Seyreder kansızca hâmi devletler
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Yardım etmek isteyenler edemez
Her taraf eşkıya, destek gidemez
Zâlim destekçisi puştlar dur demez
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Bugün ona, yarın belki de sana
Yakışan yardımdır, düşkün insana
Korkma, uzan, ellerinden tutsana
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!

Boğar tükrüğümüz, tükürün bir kez
İnanın başka bir destek istemez
Zulüm vahşet, zâlim bitmeden bitmez
Bir dur diyen yok mu? Allah aşkına!
KKARAMAN(

bu şiir her şeyi anlatıyor zaten......

HBM  |  (0 puan) 14 Ocak 2009 12:47

Filistin nişangâhta

Neden gözlerimiz kapalı?
Kulaklarımız sağır on yıllardır, neden?
Yanı başımızda yitirilen canlar,
Umutları sönen insanlar
Eze eze bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, baskıda.

Silaha sapanla karşı duran
Babasından erk,le kuduran,
Ağızlarından kanlı salyalar akıtan
Susun efendiler susun, görmeyin sıra bizde
Yüze yüze bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, falakada, askıda.

İşbaşında emperyalistler
Doymadılar kanlarımıza
Senelerdir çocuk, kadın, erkek demeden,
Ağızlarından kan damlayan cani ve coniler,
İçe içe bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, işkencede.

Artık açık bir saldırıda
Hedefte siviller,
Hedefte çocuk ve kadınlar
Ne zaman bitecek bu zulüm, nereye kadar?
Vura vura bitiremediler Filistin’i
Ve Filistin, nişangâhta.

15.07 2006

Mazlum Zengin

tuncelik81  |  (0 puan) 14 Ocak 2009 13:34

arkadaşlar yanlış anlamayın eğitim durumunuz nedir bilimiyorum ama size okulda sonu her uyumlu biten kafiyeli kellimeler yığına şiir denmeyeceğini öğretmediler mi? bu yazdıklarınızın hiç bir edebi değeri yok, en azından bir Necip Fazıl, sezai karakoç, ismet özel'den falan yazsaydınız yahu :)

herneyse geçen sene rahmetli olan filistin'in ulusal marşının yazarı ve en ünlü şairi Mahmud Derviş'den bir şey ekleyeyim ben;

Kütükte kayıtlıyım.
Arabım.
Kartımın numarası elli bin.
Sekiz çocuğum var.
Dokuzuncusu yolda.
Yazdan sonra burda.

Kızıyor musun.
Kütükte kayıtlıyım.
Arabım.
Bir işim var, çalışıyorum.
Arkadaşlarım var, acı çeken,
sekiz de çocuğum.

Taştan çıkarıyorum ekmeklerini,
üstlerini başlarını, defterlerini,
taştan çıkarıyorum.
Dilenmiyorum kapı kapı,
olmuyorum iki büklüm
eşiğinde senin.

Kızıyor musun?
Kütükte kayıtlıyım,
Arabım.
Halktan biriyim.
Sabırlıyım.
Öfkeyle kaynayan topraklara
salmışım köklerimi.
Çağlardan çok uzaklara bağlı
babam benim,
yüzyılların doğuşundan çok uzaklara,
selvilerden, zeytinlerden çok uzaklara,
bütün bitkilerden çok uzaklara bağlı.
Nujub efendilerinden değil,
kara saban sürenlerden.

Büyük babam da köylüydü
yoktu soy ağacı.
Başımızı sokacak bir kulübe
benim yuvam,
kamışlardan, dallardan.

Hoşnut musun benim bu halimden?
Halkım ben.
Kütükte kayıtlıyım.
Arabım.
Saçlar: Kara
Gözler: Kahve rengi.
Özel belirtiler:
Alnında bir çatkı.

El ayası deniz kabuğunun içi gibi kırmızı.
Uyuşturur tuttuğu eli bu eller.
Ayrıca zeytin yağını,
bir de kekiği severim çok.
Arayan bulsun beni
bir yitik köyde,
adsız yollarda unutulmuş.
Tarlalarda ter döker insanları,
taş ocaklarında ter döker.
Özlüyor insanlar
insan gibi yaşamayı.

Kütükte kayıtlıyım.
Arabım.
Atalarımın üzüm bağlarını sen aldın elimden,
çocuklarımla ektiğim toprağı
sen aldın.
Bıraktın bu taşları
bize, çocuklarımıza.
Alacakmışsınız
elimizden bu taşları da,
doğru mu?

Bir daha diyorum!
Bir daha!
Kütükte kayıtlıyım.
Birinci sayfanın ta başına.
Nefret etmem insanlardan,
saldırmam hiç kimseye.
Ama aç korlarsa beni,
korlarsa çırılçıplak,
yerim etini beni soyanın,
hem de yerim çiğ çiğ.
Açlığımı kolla benim
ve öfkemi.
Damarıma basma.

gaykedi  |  (1 puan) 14 Ocak 2009 14:02

Gaykedi senin ile muhatap olmamak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum ama zorla muhatap ediyorsun kendini bana. Öncelikle paylaştığın şiir için teşekkür ederim ama şunu bilmeni isterimki çok şükür tahsilim neye şiir denip neye denmediği hakkında yeterli bilgiye sahip olacak durumda. Ben o şiiri paylaşırken burada edebi değeri'ni göz önünde bulundurarak eklemedim. Sadece konu ile alakalıydı ve içten yazılmış bir şiir olduğu belli. Hakeza 'hbm' nin de paylaştığı şiir konuyla alakalı. Eğer edebi değer taşıyan şiirler isersen binlerce şiir gönderiririm sana. Bunlardan bazıları şahsıma ait olduğunuda bildirmek isterim.

tuncelik81  |  (2 puan) 14 Ocak 2009 14:48

Arkadaşlar burada yorumlar biraz kısırlaşmaya başlamış. Müslüman Türk milleti her zaman, tarihin her safhasında hep ezileni korumuş ve bulunduğu yerlerde adeleti sağlamıştır. Biz ne müslümanlara yapılan eziyeti hazmederiz ne diğer dinden olanlara. Hepsine karşıyız.
Öldürdüğü insanların önünde hatııra fotoğrafı çektirecek kadar aşağılk yaratıklara en başta biz karşı çıkarız. Caniliği kim ve nerede yapıyorsa hepsine karşı çıkarız. Ne milli marşının içinde kadınınızı kızınızı öldürmeye geldik diyenler ne de insanlıktan nasibini almamış diğer caniler, hiçbiri bize insanlık öğretmesin.
Hadi hepiniz kalın sağlıcakla...

Bu arada müslüman google yeni çıktı, benim baya ilgimi çekti :)

Görelim Mevlam N'eyler, N'eyler ise Güzel Eyler...
escorpior  |  (3 puan) 14 Ocak 2009 22:01
Dinimize yaklaşımın ne oranda belli zaten.Şu an filistinde savaş varsa MÜSLÜMANLAR ÖLDÜRÜLÜYORSA BU DİNİMİZEDE AÇILAN BİR SAVAŞTIR.

@hbm ben sadece türbanın araçtan amaç haline dönüşmesini ve bir saç teline indirgenmesini eleştirdim ne daha fazlası ne daha azı...

ayrıca yahudi-müslüman düşmanlığı bugünlerde türkiye'den el-kaide gibi örgütlere katılımın artmasını besliyor.

seni saf duygularından yakalıyorlar, islamiyete saldırılıyor müslümanlara zülum oluyor diye sayısız insan bunları besliyor.

hamas'ta bundan besleniyor, hamas yahudileri yok edip şeriat devleti kurmak istiyor...

israil'de hamas'tan besleniyor, hamas'ın her terör eylemi filistin halkına dönüyor.

bakınız; Emine Hanım’a mesaj mıydı

uykusuz kutup ayisi  |  (0 puan) 14 Ocak 2009 23:16

israiloğulları kur'an da belirtildiği üzere lanetlenmiştir sizin kabul edip etmemeniz önemli değildir. ve hala israil kendini savunuyor diye düşünüyorsanız size şu karikatürü armağan ediyorum ey aydınlık insanlar :)

\
insan tani merkezi
mkd  |  (3 puan) 14 Ocak 2009 23:18

@kutup ayısı
burada bazı gerizekalılara laf anlamak sanırım imkansız :)

herneyse ben gene de konuya bir başka açıdan yaklaşıp, toplumsal ve dünyasal barış, her milletten ve dinden yobazın kuyruğunu kıstırması için, ‘laik’liğin ne kadar önemli bir kavram olduğu hakkında şu bilgiyi ekleyeceğim;

1948 yılında, İsrail kurulacağı zaman Arthur Koestler’i de çağırmışlar, gitmiş gezmiş ve devlet kadrolarını oluşturmaya çalışan iki rakip örgüte, daha sert İrgun’a da, daha ılımlı Haganah’a da öğüt vermiş:

Kuracağınız Yahudi devleti asla köktendinci olmasın, mutlaka ve mutlaka laik bir devlet kurun! Bu iki temeli atamazsanız başınız dertten kurtulmaz…

Dinlememişler, o da ‘ne haliniz varsa görün’ demiş, İngiltere’ye dönüp ‘diaspora’ yaşamayı sürdürmüş tabii…

gaykedi  |  (-1 puan) 14 Ocak 2009 23:29

ne yazık ki haklısın elden bişi gelmiyor...

ama söylediğin gibi olayın dayandığı nokta tamamiyle bu, yobazın dini milleti yok sonuçta.

uykusuz kutup ayisi  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 00:15

bu harika beyinleri kimler şekillendiriyor böyle diyordum :) vakit gazatasıymış elbette ki...

bundan yıllar önce bir amerikan eyaletinde beyaz derili bir adamın bir siyahı öldürmesi ırkçılıkla yargılanıp cezalandırılmasına neden olmuştu.

(o eyalette siyahların öldürülmesi ırkçılıkla cezalandırılmalarına neden oluyordu, pozitif ayrımcılıktı yani...)

sonra şu tartışılmaya başlandı; nedeni ne olursa olsun bir beyaz'ın bir siyahı öldürmesinin ırkçılıkla cezalandırılması bir ayrımcılık değil miydi!

öyle ya sonuçta bu da başka bir ırkçılıktı... farklı renkteki insanların biribirini öldürme nedenleri farkılı da olabilir, öyleyse ona göre yargılanmalıdır.

demem o ki dua'yı savaşın bitmesi için hep beraber edelim...

uykusuz kutup ayisi  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 12:33

uykusuz kutup ayisi ve gaykedi herkes sizin görüşlerinizi kabul edecek diye birşey yok.. kabul etmediler diyede geri zekalı deme hakkını kimse sana vermiyor gaykedi.. sen böyle düşünürsen o adamda derki bu gaykedi gerizekalı anlamıyor benim dediklerimi der.. sonucta görüşlere saygılı olmak zorundasın..

insan tani merkezi
mkd  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 15:22

vakit'çiler deşifre olmuş ben uğramıyalı :)

gaykedi  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 15:28

sizin gibi harika beyinleride! kimlerin şekillendirdiği ,okuduğunuz gazetelerden,yazar köşelerinden,kitaplardan bellli oluyor. mkd'ninde dediği gibi herkes sizin görüşlerinizi kabul edecek diye birşey yok.Kabul etmediğimiz için de gerizekalı,yobaz gibi basit ve kişilik haklarını zedeleyici kelimeler kullanma hakkını size kim veriyor. Unutmayın kötü söz sahibinindir. Aslında sizin gibi kişilerle muhatap olduğum için çok müteessirim. Ama dinimize türbana hakaret edilince sessiz kalamam elbetteki. Sizler ve sizin gibiler dünya kurulduğundan buyana hüsrana uğramışlardır ve uğrayacaktırlar. Konu İsraili kınamakken konuyu saptırarak ne yapmaya çalıştığınız belli.Ama kimin yobaz olduğu,kimin gerizekalı olduğu vs. belli değill mi diyecem ama sizin seviyenize inmiş olacağımdan demiyorum. Ve daha fazlada bu tartışmayı sürdürmek istemiyorum. Hak din İslama uzatılan eller kırılsın diller kopsun. Allah ergeç nurunu tamamlayacak ve islamı benimsemeyenler hakettiklerini bulacaklardır.

HBM  |  (0 puan) 15 Ocak 2009 17:37

harika beyin @hbm;
yazında kaç anlam, imla ve içerik yanlışı var sayamadım :))

kişilik haklarını zedeleyici kelimeler kullanma hakkını size kim veriyor
eller kırılsın diller kopsun
gaykedi  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 17:58

anlam ve içerik yanlışları olunca beyniniz tam kapasite ile çalışmıyor mu acaba ? :) size cevap verilince çamura yatıyorsunuz anca.. bu tartışmayı uzatmanın bencede anlamı yok gaykedinin tavrı apaçık ortada :)

not : vakit gazetesi ve türevlerinden hiç hoşlanmam asıl yobaz gaykedi gibilerdir insanları hemen bir kefeye koyup körü körüne onları eleştirdikleri için.

insan tani merkezi
mkd  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 18:57

insanları yobazlıkla suçlayanın yazdıklarına bakın hele :))

israiloğulları kur'an da belirtildiği üzere lanetlenmiştir.
gaykedi  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 19:31

gaykedi hahah dinin hükümlerini söylemek mi yobazlık ? sana ayet ayet gösterebilirim. ki senin o bizim inandığımız dine inanmadığın için sana normal gelebilir.. bir kaç yazındada gördüm kafandan müslümanlıkta gaylik normalmiş gibi tavırlar içindesin ama sen başlı başına hata içindesin o yüzden sana tek diyeceğim var oda hiçbirşey :)

insan tani merkezi
mkd  |  (1 puan) 15 Ocak 2009 19:39

@mkd keşke bu kadar düşmeseydin...

uykusuz kutup ayisi  |  (-1 puan) 15 Ocak 2009 22:21

evet @mkd, @kutup ayısı çok haklı. Keşke bu kadar düşmeseydin. Sende, ülkemizi korumak için uraşan mehmetciklerimize "kana susamış" gibi hakaretler etseydin de, sende dinimizin getirdiği emirleri yerine getirmeye çalışan müslümanlara yobaz, geri kafalı deseydin de, Sende Kuran-ı Kerim ve ayetler ile dalga geçseydin ve aşağlasaydında, Filistini değilde İsraili destekleseydin de, sende yemek yediğin kabı pisleseydin de, bu ne yidüğü belirsiz insanların gözünde bu kadar düşmeseydin!

tuncelik81  |  (0 puan) 15 Ocak 2009 22:39

uykusuz kutup ayisi senin ve gaykedinin gözünden düştüysem ne mutlu bana demekki görüşlerimde haklıyım :)

insan tani merkezi
mkd  |  (-1 puan) 15 Ocak 2009 23:29

vay be yine ne din düşmanlığım kaldı, ne ordu düşmanlığım, ne de israil yandaşlığım :)

insanları din düşmanı, günahkar ve lanetlenmiş diye mimleyenler de her zamanki gibi dinlerini ve imanlarını savunmuş birer cihad neferi olarak cenneti garantiledi!

sizleri bir tane bile yahudi bırakmayana kadar savaşa davet eden kurumlar başvurularınızı şurada kabul ediyor: İSLAM ÖNDERİ İMAM USAMA BİN LADEN!

uykusuz kutup ayisi  |  (-1 puan) 16 Ocak 2009 00:28
\
İsrail, Gazze'ye kıyameti yaşattı. Son 20 günün en şiddetli saldırısında taş üstünde taş kalmadı. Bir İsrailli pilot; "Gazze'de olanlara inanamazsınız" diyerek dehşeti özetliyordu.

Gerçektende Gazze'de olanlara inanmak güçtü. İsrail artık çığırından çıktı. Üç sivil hedefi vurdu. Biri gazecilerin bulunduğu otel, diğeri de BM mülteci binası sonuncusu ise bir hastaneydi...

Hastanede 500'den fazla yaralı vardı. O saldırı ile birlikte bina havaya uçtu, etrafı cesetler kapladı. BM bile isyan etti; "Ölü sayısının dayanılmaz boyutlara" ulaştığını söyledi.

İsrail bir ahlaksızlığa da imza attı. Önce BM'ye medya binasının koordinatlarını sordu. Hemen ardından da o koordinatlardaki binayı vurdu.

tuncelik81  |  (0 puan) 16 Ocak 2009 00:45

Arkadaşlar az kaldı! Bu millet ne zaman yükselmeye ve düşünmeye başlasa yobaz mobaz diyerek susturulmak isteniyor. Ne zaman demokrasiye ulaşacak olsa çelmelenmek isteniyor, ne zaman durulacak olsa karıştırılmak isteniyor. Ama uyandık çok şükür, kimin ne olduğunu herkes anladı, sap samandan ayrıldı. Bundan sonra dönüş yok Allah'ın izni ile. Asrın davası da başladı. Çaresiz bir şekile nereye saldıracaklarını, nereye toslayacaklarını, kinlerini ve nefretlerini nereye kusacaklarını bilemez haldeler. Son çırpınışları. Sizler dua edin ve üzerinize düşen aksiyoner vazifeleri eksiksiz yerine getirin gerisi Yüce Yaratıcı nın işi. Güzel günler, barış, dostluk, insanların insan olarak sevilecği günler çok yakın. Siz sukunetinizi, düşünme gücünüzü ve inandığınız yolda emin adımlarla ilerleme cesaretinizi yitirmeyin yeter.
Saygılar.

Görelim Mevlam N'eyler, N'eyler ise Güzel Eyler...
escorpior  |  (1 puan) 16 Ocak 2009 10:18

ırkçı ve dinci arkadaşlar okuyun lütfen;

Kur'ana göre Yahudiler lanetli ırk mı? Biz de bu soruları konunun uzmanlarına yönelttik... İlahiyatçıların tümü, Kuran'da ırkçı ifadelerin yeralmadığında hemfikir. Onlara göre lanetlenen Yahudi ırkı değil, sadece yoldan sapan Yahudiler...

Tüm ırkı değil yoldan sapanları lanetliyor

  • Prof. Dr. Süleyman Ateş (Eski Diyanet İşleri Başkanı): Kuran'da ırk düşmanlığı da Yahudi düşmanlığı da yoktur. Tam tersine, Yahudiler'in seçilmiş ırk olduğunu söyler. Kuran'da adı geçen 25 peygamberin 23'ü Yahudi'dir. Lanetli olsa, Allah bu ırka bu kadar peygamber gönderir mi ve Kuran'da onları anar mı? Ama sözkonusu ayetlerde Kuran tüm Yahudileri lanetlemiyor. Yanlış iş yapan her toplumu kınadığı gibi, yanlış yola sapan Yahudileri de kınıyor.

Yahudi düşmanlığı Kuran'ın ruhuna aykırı

  • Prof. Dr. Saim Yeprem (Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi):
    Kuran'daki olumsuz ifadeler hangi ırktan olursa olsun yoldan çıkan topluluklarla ilgili. Yahudi düşmanlığı Kuran'ın ruhuna aykırı. 'Lanete uğrasınlar' sözü Yahudi oldukları için değil, doğru yoldan saptıkları için. Bu ayrım çok önemli. Yahudi düşmanlığını İslam'a bağlamak siyasi maksatlı. Osmanlı İmparatorluğu'nun, Fransa'dan atılan Yahudiler'e kucak açması İslam'da Yahudi düşmanlığının olmadığının en güzel örneği.

Kuran'da hiçbir ırk ne lanetli ne seçkin

  • Doç. Dr. Hasan Elik (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi): Kuran'da hiçbir ırk yaratılıştan ne lanetli ne de seçkindir. Çünkü yaratılışta insanın bir iradesi sözkonusu değil. İnsan yaratılışta değer olarak nötrdür. Ancak sergilediği olumlu davranışlarla üstünlüğü hak ettiği gibi olumsuz davranışlarıyla da değer kaybına müstahak olur. Nitekim Kuran'da bütün Hıristiyan ve Yahudiler'in aynı değerde olmadıkları, içlerinde müminlerin ve kafirlerin bulunduğu da geçer.

Ayetler lanetlemez hadisler temizlensin

  • Tayyar Altıkulaç (Eski Diyanet İşleri Başkanı): Kuran tüm Yahudileri değil, yoldan sapanları lanetler. Yahudiler ile Müslümanlar, islamın ilk dönemlerinde huzur içinde yaşadı ve vatandaşlık akti yaptı. Bir süre sonra Yahudiler bu anlaşmayı bozdu. Hazreti Peygamber'in Yahudiler hakkında söylediği bazı sözlerin, o günkü şartlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerek. Ancak Yahudiler'i aşağılayan ve Hazreti Muhammed'e ait olmadığı tespit edilen hadisler de, kadını aşağılayan hadisler gibi temizlenmeli. (vatan)
gaykedi  |  (0 puan) 17 Ocak 2009 18:48

Katliyam yapanları savunan salaklara laf anlatmak develere hendek atlatmakdan daha zor be kardeşim, bırakın uğraşmayın, yok yobaz, yok dinci, yok bilmem ne.... gidin dinsiz bi memlekette yer bulun o zaman ayı, gay vs vs insanlar.... hadi naş...

KralKorsan  |  (3 puan) 18 Ocak 2009 00:50

şu küçücük çocuğun duası duygularımı ne güzelde ifade etmiş.

HBM  |  (0 puan) 18 Ocak 2009 20:22

BU 'CEZA' İSRAİL'İ ÇOK KIZDIRACAK!
Bu Ceza İsrail'i ŞOK EDECEK ! - İzle
Rap müziğinin Türkiye'deki önde gelen temsilcisi CEZA, son parçasını Gazze'de katledilen insanlar için söyledi.

Toplumsal konulardaki duyarlılığı ve sert şarkı sözleri ile tanınan Ceza, İsrail'in saldırılarına maruz kalan Filistin'e de yaptığı şarkı ile destek verdi. Ceza, "Katliama son. Filistin'e özgürlük. İsrail kahrol!" sözleri ile İsrail işgalini kınadı. İşte İsrail'e verilen en sert mesaj.. İzleyin...

tuncelik81  |  (0 puan) 18 Ocak 2009 20:22

evet ceza ne güzelde anlatmış değil mi? Bu sözler israilin suratına tokat gibi olur inşallah.sanatçılar,siyasetçiler,halk hep birlikte sesimizi duyuralım.insanlık ayağa kalk!...

HBM  |  (0 puan) 18 Ocak 2009 21:21

eee sadede gelelim? hani lanetli ırk diye saçmalayanlar, çok atıp tutanlar, hadi konuşsanıza sizi dinliyorum?

efendimm, sesinizi duyamıyorum, biraz daha sesli lütfen :))

gaykedi  |  (1 puan) 18 Ocak 2009 23:42

gay abi sen her halde kendinde değilsin orda insan oluyo hayvan değil.ama inş senin ğibi... düzğün konusucam senin ğibi düşünenler o insanlar yerinde omasını cok isterdim.belki o zamn bişileri anlardınız.Ama hiç sanmıyorum bu kafayla ancak gay olunur.!!! saygılarımla .FİLİSTİNE SELAM DİRENİŞE SELAM.DİYORUM.KENDİNE iyi bak gay abi.!!!

hakk'a ve halk'a hizmettir gayemiz...
lordpolatt  |  (1 puan) 19 Ocak 2009 00:48

sevgili 'lord'um sen konuya bilip bilmeden niye dalıyon, hakk'a ve halk'a hizmet sizin köyde böyle mi yapılıyor :p

gaykedi  |  (0 puan) 19 Ocak 2009 01:54

hala birileri ortalığı kızıştırmak için çok çaba sarfediyor ama arkadaşlar böyle tiplerin dedikleri kaale alınmaya değer olmayacağı için cevap vermeyede değmez dinden imandan haberi olmayanlar profluk taslıyor dikkate almaya değmez.

HBM  |  (1 puan) 19 Ocak 2009 11:48

din iman ırkçılıkla yapılmaz, israil kınanmalı hatta tayyip bey iç politikaya ayar vereceğine gidip filistindeki 2 bin türk'ü ülkesine getirtmeliydi...

karşı çıkılan şey kuran'ı yahudi düşmanlığına ve ırkçılığa alet etmek.

yoksa israil'i kınamışsın orada filistinde yapılanları kınamışsın buna kimse karşı çıkamaz bu herkesin paylaştığı birşey...

Arap, Kaka almak istiyor

uykusuz kutup ayisi  |  (-2 puan) 19 Ocak 2009 14:17

birinin gay kediye, sapmış yahudilerin şu anki yahudiler olduğunu anlatsın ve kelime-i şehadet getirmeyi bilip bilmediğini sorsun, yoksa şehtan azapta, yanına dost bekliyor :)))

Ddelikan  |  (-1 puan) 19 Ocak 2009 14:46

ewt gay bey.asıl köyde değil her yerde böylede senin dinden haberin omadıgı için böyle konusabilirsin sana izin veriyorum:):):)

hakk'a ve halk'a hizmettir gayemiz...
lordpolatt  |  (-1 puan) 19 Ocak 2009 15:20
tuncelik81  |  (-2 puan) 20 Ocak 2009 20:06

evet sanatçılarda sesini duyurmaya başladı.Hala vicdanları rahat olan var mı acaba?

HBM  |  (-1 puan) 21 Ocak 2009 00:53

her ölüm, her savaş üzücüdür. bunun dini, ırkı olduğunu düşünenlere şaşırıyorum.. müslüman olmasalardı sevinecekmiydiniz yani?? dinimize göre Allah'ın verdiği canı Allah alır, israilde ölenleri de unutmayalım lütfen.. ülkemizdeki israil düşmanlığını medyayı kullanarak hükümetin yarattığını düşünüyorum. yanıbaşımızda ırak'da olanlara kimse bu kadar tepki göstermedi. asıl tepki gösterilmesi gereken insanların duygusunu sömürerek ve dinimizi kullanarak siyasette prim yapmaya çalışan amerika yandaşı hükümettir.. yavaş yavaş ülkemizi satarak o acıdığımız filistin halkına dönme yolunda ilerliyoruz..

wowo  |  (0 puan) 22 Ocak 2009 18:18

FuckYouRightBack.net'den alıntı.

“We will have peace with the Arabs when they love their children more than they hate us”.
Golda Meir

Video için bloga gidin...

5posta  |  (1 puan) 23 Ocak 2009 04:34

eminimki çok para kazanmışsındır bu yazıdan:) (10$ dan az kazandığını sanmam:P)

http://www.bildirgec.org/yazi/turkiyenin-en-buyuk-akvaryumu
mehmetbastug94  |  (0 puan) 23 Ocak 2009 16:35

bu konuda bir yazının para kazanmak için yazıldığını düşünecek kadar küçük çaplı düşünenlerde varmış.desene küçük çaplı düşünenler çoğaldı.

HBM  |  (-1 puan) 23 Ocak 2009 19:25

her ne kadar öyleymiş gibi gözüksede öyle değil malesef. Ama zaten benim bu yazıyı yazmamdaki amacım para için değildi. Filistinli kardeşlerimiz adına birşeyler yapabilmekti. Bu haberi yazarak birilerinin dikkatini çekebildiysem ne ala bana.

tuncelik81  |  (-1 puan) 23 Ocak 2009 19:27

@gaykedi ve @uykusuz kutup ayisi'nin zamanla cok eksi alip yazilarinin silinmesinden korkuyorum..

..
JardeLGs  |  (0 puan) 23 Ocak 2009 20:14

siyon liderleri burada yazılanları aynen uygulamıyor mu sizce?

HBM  |  (0 puan) 24 Ocak 2009 19:18
tuncelik81  |  (1 puan) 31 Ocak 2009 20:00
Katliyam yapanları savunan salaklara laf anlatmak develere hendek atlatmakdan daha zor be kardeşim, bırakın uğraşmayın, yok yobaz, yok dinci, yok bilmem ne.... gidin dinsiz bi memlekette yer bulun o zaman ayı, gay vs vs insanlar.... hadi naş...

gelde katılma şimdi bu yoruma ... yanlız eksik mi olmuş nitelendirme, belhum adal filan da denebilirdi.. Fakat görüş senin saygı duyuyorum...
Ddelikan  |  (0 puan) 01 Şubat 2009 17:43

çok kan döküldü çok...

maybebe  |  (0 puan) 24 Mayıs 2010 00:31

İsrail Şerefsizlerinin, insani değerlerden ne kadar uzaklaştığı herkes tarafından bilinen bir gerçek ama, Gidipte İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı'na ait olan ve yardım malzemesi taşıyan Türk gemlerine saldıracak kadar cüretkar olabileceklerini beklemiyordum doğrusu. !!!!

tuncelik81  |  (-2 puan) 31 Mayıs 2010 13:49
Boykotlu ürünler
Boykotlu ürünler

Lütfen bundan sonra biraz daha bilinçli bir tüketici olalım ve bir ürünü satın alırken sadece kalitesini ve fiyatını göz önünde buludurarak değil, Alırken desteklediğimiz kuruluşların, Elde ettiği finansal gücü nerelerde kullandığınıda göz önünde bulunduralım!
tuncelik81  |  (-2 puan) 04 Haziran 2010 21:30

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu