Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Pınar, Annelerin Bir Tanesi’ni seçiyor!"

deprem
deprem
Yaratıcımızın biz insanlara vermiş olduğu en iyi nimetlerden birisi de yaşanan acıları ve üzüntüleri bir müddet sonra unuturup hayatın normal akışına dönmesidir. Eğerki yaşanan acılar ilk günki gibi tazeliğini korusaydı ve unutma özelliğine sahip olmasaydık hayat gerçekten çok sıkıntılı geçerdi biz insanlar için. Fakat şu da bir gerçek ki biz unuturken sadece acıları değil, almamız gereken tedbirleri ve bilmemiz gereken bilgileri de unutuyoruz.


Ders çıkarmamız gereken olaylardan ders çıkaramıyoruz. Ülkemizde bunun en somut örneği ise deprem konusudur.
deprem
deprem
Resmi istatistiklere göre Türkiye topraklarının yüzde 66’sı, nüfusun yüzde 71’i 1. ve 2. derece deprem bölgeleri içinde yer alıyor. 3. ve 4. derece deprem bölgeleri de dahil edildiğinde Türkiye topraklarının yüzde 92’si deprem tehlikesi altında bulunuyor.
deprem
deprem
deprem
deprem
1900’lü yıllardan bugüne Türkiye’de meydana gelen depremlerde 100 bin kişi öldü, 250 bin kişi yaralandı ve 600 binden fazla bina yıkıldı. En yıkıcı depremler içinde yer alan 1999 Marmara Depremi’nde ise resmi rakamlara göre 17 bin kişi hayatını kaybetti.
deprem
deprem
Türkiyede ise şimdiye kadar kaydedilen büyük depremlerin Listesi bu kadar kabarıkken peki biz ne kadar depremle yaşamaya hazırız? İSTANBUL’DA DEPREM OLURSA

7,5 şiddetindeki depreme göre hazırlanan ‘Mikrobölgelendirme Kayıp Tahmin Raporu’ndaki veriler:

550 bin binada hasar:

En riskli ilçeler: Avcılar, Küçükçekmece, Fatih, Eminönü, Bakırköy, Bayrampaşa, Adalar, Beyoğlu, Zeytinburnu, Bahçelievler S.O.S veriyor

Hastanede yer bulabilmek bile şans olacak:

Can kaybı ihtimali 10 bin-30 bin arasında. Hafif yaralı sayısı 140 bin

Yanıcı ve patlayıcı madde ihtiva eden 400 bina hasar görecek.

644 doğalgaz şebekesi, 17 bin doğalgaz kutusu, 456 içme suyu hattı kullanılamaz hale gelecek.

5,5 metrelik dalgalar 8 dakika sonra karaya ulaşacak: Tsunami doğuya paralel 10 kilometrelik kıyı şeridini vuracak.

Bu yazıyı hazırlamaktaki amacım, insanların gözünü korkutup, bunalıma sokmak değil, belki içlerinden bazılarının durumun ehemmiyetinin farkına varmasına ve aşağıda paylaşacağım sitelerden faydalanıp bilgilenmesine sebep olmaktır.

Benim bu konudaki tavsiyelerim ;
1- T.C. İstanbul İl Özel İdaresi İstanbul Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) tarafından uygulanan İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında olası bir

deprem
deprem
depreme karşı güçlendirme yapılacak okullarda bilgilendirme, bilinçlendirme ve sosyal rehberlik çalışması yürüttüğü Güvenli Yaşam Gönüllüleri Eğitim Programına Ücretsiz Kayıt Olun.

2- İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne ait bu sitede paylaşılan;
- AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI
- İSTANBUL PROJE KOORDİNASYON BİRİMİ
- SİVİL SAVUNMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
- KIZILAY
- KANDİLLİ RASATHANESİ
- DOĞAL AFET SİGORTALARI KURUMU
- FEMA(AMERİKA FEDERAL AFET YÖNETİM MERKEZİ)
- DAD-ERD
- TÜBİTAK MARMARA ARAŞTIRMA MERKEZİ,MAM
- ULUSAL DEPREM KONSEYİ
- Afete Hazırlık Eğitim Projesi
gibi deprem ve doğal afetler hakkında çeşitli bilgilere ulaşabileceğimiz sitelerden faydalanın.
3- Uzman kişiler tarafından videolu anlatım yapılan bu siteden Deprem çantasında neler bulunmalı? Deprem anında ne yapmalıyız? gibi soruların cevabını izleyerek öğrenin.
Benim bu konu hakkınsa sizlerle paylaşacağım tavsiyeler şimdilik bu kadar. Ben bu yazıyı toplumsal bilinçlenme niteliğinde gördüğüm için, yorum kısımıında sizlerinde paylaşabilceğiniz faydalı bilgiler veya tavsiyeler olursa paylaşmanızı önemle rica ediyorum.

Spacer
Spacer
 | 19 yorum var 
 | 06 Eylül 2010 15:36 

Yorumlar

Arkadaşlar yazıda bazı linkleri vermeyi unutmuşşum. Şu linki önemli bulduğum için buraya yazıyorum ; Güvenli Yaşam Gönüllüleri Eğitim Programına Ücretsiz Kayıt Olun.

tuncelik81  |  (0 puan) 07 Eylül 2010 11:29
tuncelik81  |  (0 puan) 03 Ekim 2010 23:24

Devletin deprem öncesi tedbirler konusunda üzerine düşeni yaptığı anlatan Prof. Dr. Işıkara, şu bilgiyi verdi:

'İstanbul'da okulların yüzde 75'i depreme hazır vaziyette. Geri kalanları da ya yıkılıp yeniden yapılıyor, ya da güçlendiriliyor. Türkiye genelinde de önemli adımlar atılıyor. Büyük Marmara depreminin ardından benim gündeme getirdiğim, İstanbul'da ki köprü ayakları, köprüler, viyadükler güçlendiriliyor. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önemli adımlar attı. İstanbul'da kamu kurum ve kuruluşlarının yönetsel binaları güçlendirildi. Ancak hastaneler konusunda devletimizin tekrar hassasiyet içine girmesi lazım. Depremden sonra hastaneler muhakkak ayakta kalması gereken kurumlardır. 17 Ağustos depreminde Kocaeli Tıp Fakültesi çöktü, Gebze'de SSK Hastanesi kullanılamaz hale geldi. Düzce'de Kalp Hastanesi aynı akıbeti yaşadı. Yaralılarımızı İstanbul'a taşıdık. Öyle hastalar vardı ki hemen müdahale edemedik. Sağlık Bakanlığı hastanelerin güçlendirilmesine başladı. İl, il, İzmir'de buna dahil tüm hastanelerin depreme hazır hale gelmesi lazım. Hastane binası yapısal ve aletsel olarak ayakta kalmak zorundadır. Hastane binası sağlam ancak tıbbi aletler, depremden zarar görmüş, yere düşüp kırılmış ise, ameliyathane hizmet veremezse, güçlendirmenin kıymeti kalmaz. Devletimizin bu konuya daha önem vermesi gerekiyor. Sorun biz de de var. Biz her şeyi devletten bekliyoruz. 73 milyona devlet nasıl yetişsin? Depremden korunma kültürü bireyden başlar. Kendimizi depreme hazırlamamız lazım.'

seslisohbet izmir| Volkan sohbet odası
KabusTurkey  |  (1 puan) 06 Ekim 2010 01:00

Doğru söylüyorsun kabusturkey. Benim aklım bir kere şunu almıyor. 17 ağustos depremi, nüfus bakımından istanbul ile kıyaslanamayacak bir ilimizde oldu ve kurtarma çalışmaları buna rağmen tatmin edici değil iken 13 milyon insanın yaşadığı bu koca şehirde kurtarma ekipleri nasıl her yere yetişicek. Dolayısı ile bana göre bu durumun en iyi çözümü böylesine riskli bir bölgede yaşayan her bireyin gerektiğinde kendisini bir kurtarma ekibinin içinde bulabilecek kadar eğitim görmesidir. Bu eğitiminde zorunlu hale getirilmesi gerekir. Daha geniş kapsamlı bir çalışma olması gerekir. Eğitmen ekiplerin gruplar halinde okullara, iş yerlerine, kahvelere , mahalle aralarına kısacası her yeri dolaşıp bu konuda eğitimsiz bir insan kalmayacak şekilde zorunlu bir eğitimden geçirilmesi gerekiyor. Tabi bu benim fikrim. Mantıklı bulmazsanızda saygı duyarım. Bu konu hakkında biraz kafa patlatıp beyin fırtınarı yapmak, insanlık adına hepimizin boyun borcu. Unutmayınki kaçınılmaz bir gerçek olan bu depremde sizde enkaz altında saatlerce kurtarılmayı bekleyen birisi olabilirsiniz, veya kendiniz kurtulsanız bile kurtarılmayı bekleyen ailenizden birilerini kurtarmaya çalışıyor olabilirsiniz. Her işin kendine özgü yöntem ve tekniği olduğu gibi kurtarma işininde kendine göre bilinmesi gereken teknikleri vardır. Bu teknikleri hepimizin bilmesi gerekiyor. Umarım çok geç olmadan iş işten geçmeden, alınması gereken tedbirler zamanında alınır.

tuncelik81  |  (0 puan) 06 Ekim 2010 19:51
tuncelik81  |  (0 puan) 03 Kasım 2010 05:52

2011\'in İlk Güneş Tutulması

2011
2011’in ilk güneş tutulması bugün gerçekleşiyor. Tutulma İsveç'in kuzeyi, Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Orta Asya'dan izlenebilirken, Ay'ın gölgesi Dünya yüzeyine ilk olarak Cezayir'in kuzeyinden TSİ 08.40'ta değdi. Uzmanlar bugünkü tutulmanın ardından, bu yıl 3 parçalı güneş tutulması ile 2 tam ay tutulması daha beklendiğini söylerken, en son 2000 yılında 4 kez parçalı güneş tutulması meydana geldiği kaydedildi.

tuncelik81  |  (0 puan) 04 Ocak 2011 12:18

DEPREM ÖNCESİNDE ALINACAK ÖNLEMLER Yerleşim bölgeleri titizlikle belirlenmelidir. Kaygan ve ovalık bölgeler iskana açılmamalı, Gevşek toprağa sahip meyilli yerlere ev yapmamalıdır. Yapının genel ve deprem güvenliğine dikkat edilmelidir. Yapı Tekniğine ve İnşaat Yönetmeliğine uygun, sağlam olarak yapılmalıdır. Tüm bireylere, “Deprem, Alınacak Önlemler ve İlk Yardım” konularında gerekli olan bilgiler verilmeli, beceriler kazandırılmalıdır. İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki yerlere, dik yarların yakınına, dik boğaz ve vadilerin içine, çok kar yağan ve çığ gelen yamaçlara ev ve bina yapılmamalıdır. Mevcut binaların dayanıklılıklığı arttırmalıdır. Sigorta sistemine dahil olunmalıdır. Ev satın alırken yukarıda belirtilen konular göz önünde bulundurulmalıdır. Sorumluluk taşıyan her birey; aşağıdaki konularda bilgi ve beceri sahibi olmalıdır:
o Ülkemizde her an deprem olabilir. Her birey “Depremle Yaşamayı Öğrenmek” zorundadır. Bu nedenle “Deprem Öncesinde, Sırasında ve Sonrasında Alınması Gereken Önlemler” konusunda bilgi ve beceri sahibi olunmalı, gerekli tedbirler alınmalıdır. Olaylar karşısında bilinçli ve soğukkanlı davranıldığı taktirde olumsuzluklar en az zararla atlatılacaktır.
o Evlerde, okullarda ve işyerlerinde, içinde bulunanların güvenliğinin sağlanabilmesi ve kargaşalıkların önlenebilmesi için “Deprem Güvenlik Planı”, “Tahliye Planı” ve “Deprem Sonrası Buluşma Planı” yapılmalıdır. Planlar gereği, bilinmesi gereken bilgiler ve alınması gereken önlemler sağlanmalıdır.
o Bulunulan ortamda deprem olması halinde: nerelere, ne şekilde sığınılacağı, ne şekilde hareket edileceği, nereye, ne şekilde tutunulacağı bilinmelidir.
o Evlerde, okullarda ve işyerlerinde değişik büyüklükteki depremlere karşı senaryolar hazırlanmalı, zaman zaman tatbikatlar yapılarak hazırlıklı olunmalıdır.
o Yangın, gaz kaçakları, su ve kanalizasyon borusu patlamalarına karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.
o Yataklar; sabitlenmemiş devrilebilecek elbise dolabı, raf vb. eşyalar ile pencerelerden uzakta yerleştirilmeli, gece yatarken oda kapıları açık bırakılmalı, kapı arkasına yatak, yorgan, halı vb. malzemeler konulmamalı, cam kırılmalarının vereceği hasardan korunmak için perdeler kapalı tutulmalıdır.
o İlk yardım kurslarına katılımları sağlanmalı, gerekli bilgi ve beceriler kazanılmalıdır.
o Ev, okul ve işyerlerindeki elektrik, gaz, su şebekelerinin gerektiğinde kapatılabilmesi için ana şalter ve vanaların yerleri ve nasıl kapatılacağı öğrenilmelidir.
o Yangın söndürme cihazlarının nasıl kullanılacağı öğrenilmeli, evlerde de bu cihazların bulundurulması sağlanmalıdır.
o Hiçbir yerden yardım alınmaksızın 72 saat (Üç gün) veya daha uzun bir süre boyunca, evlerde, yurtlarda, işyerlerinde ve arabalarda hayatta kalma mücadelesini vermeye hazırlıklı olunmalıdır. Gerekli olan malzemeler depolanmalıdır.
o Deprem sırasında denizde meydana gelebilecek dalgalar, özellikle deniz kenarında yaşayanlar için tehlike yaratabilir. Gerekli önlemler alınmalıdır.
o Mahalle haritası edinilmelidir.
o Yerleşim birimlerine en yakın hastane, eczane, itfaiye, polis noktası, ambulans yükleme noktaları önceden öğrenilmelidir.
o Acil durum yetkililerine (Sivil Savunma, İtfaiye, Kurtarma Ekipleri, Asker, Polis… ) güvenilmeli, çocuklara bu kuruluşların önemi, telefon numaraları ve telefonla nasıl arayacakları öğretilmelidir.
o Aktif bir sivil savunma teşkilatı oluşturabilmek için görevlilere başvurulmalıdır. Bu amaçla kurulmuş gönüllü kuruluşlar teşvik edilmelidir.
o Ailede bulunan yaşlı, hasta ve özürlü kişilere nasıl yardım edileceği planlanmalıdır.
o Resmi ve özel büyük kuruluşlarda “Acil Kurtarma Ekipleri” oluşturulup eğitilmeli ve gerçek senaryolara göre tatbikatlar yapılmalıdır.
o Her sokak, site ya da apartman sakinleri deprem öncesinde içerisinde jeneratör, beton kırma, demir kesme, kaynak, kriko gibi alet ve makinelerin bulunduğu kulübeleri açık alanlara inşa ettirmeli, aletlerin periyodik kontrollerini yapmalı ve çalışır durumda tutmalıdır. Ayrıca önceden yeraltı içme suyu deposu da inşa ettirilmelidir.
o Bina ve çevresine ait yönlendirici ve bilgi veren krokiler yerleştirilmelidir.
o Deprem bölgeleri için ayrıntılı veri tabanları (Bina sayısı, nüfus, jeoloji, jeomorfoloji, yol, şehir, nüfus haritaları vb.) oluşturulmalıdır.
o Her birey için, acil durumlarda ihtiyaç duyabileceği malzemelerin bulunduğu KİŞİSEL ACİL DURUM ÇANTASI hazırlanmalı, kolayca ulaşılabilecek yakın bir yerde her an hazır bir şekilde bulundurulmalıdır.

tuncelik81  |  (0 puan) 15 Mart 2011 16:55

yorum = reklam anlayışı burayada taşınmış

mcmtsuz  |  (0 puan) 16 Mart 2011 15:22

mcmtsuz, reklam anlayışı buraya taşınmış derken, benim sosyal sorumluluk bilici olark gördüğüm ve hayat kurtarıcı bilgiler olan bu yazıları burada paylaşmamı kastediyorsan ne diyim senin reklam anlayışın biraz farklıymış.

tuncelik81  |  (0 puan) 17 Mart 2011 09:01
KİŞİSEL ACİL DURUM ÇANTASINDA bulunması gereken malzemeler:
  • Taşınabilir pilli radyo ve yedek pilleri
  • El feneri ve yedek pilleri
  • Düdük
  • İlk yardım çantası ve kitapçığı
  • Sürekli kullanılan özel ilaç
  • Yiyecek (Bisküvi, konserve, kurutulmuş meyve, meyve suları...)
  • Şişe su
  • Mendil
  • Tuvalet kâğıdı, temizlik malzemeleri
  • Telefon kartı
  • Bir miktar para
  • Battaniye
  • Eldiven, giyecek (iç çamaşırı, çorap, hırka ya da kazak), ayakkabı
    Not: Yiyecek ve sular belli aralıklarla yenileri ile değiştirilmelidir.
    Varsa, cep telefonlarının şarjlı olarak yakında bulundurulmasına özen gösterilmelidir. Ev, okul ve işyeri içinde güvenliği sağlamak için “Deprem Güvenlik Planı” yapılmalıdır.
tuncelik81  |  (0 puan) 21 Mart 2011 09:46

Bence İstanbul o büyük depreme hala tam anlamıyla hazır değil.Sizlerin de dediği gibi hastaneler doğal afetler sonrası ayakta kalması gereken tek kuruluştur.Devletin güçlendirme adına yaptığı çalışmalar tabii ki yadsınamaz fakat ben hastaneler için herhangi bir güçlendirme,sağlamlaştırma çalışması ne gördüm ne duydum.Devletin buna daha fazla zaman ayırması ve önem vermesi gerekiyor.Zaman ilerliyor ve ne zaman ne olacağını bilemiyoruz ne yazık ki...

www.haliyikamaa.gen.tr
handan2  |  (1 puan) 21 Mart 2011 13:19

Doğru diyorsun handan2. Olası büyük depremin ardından ihtiyaç duyulacak en önemli kuruluşlar hastaneler olacaktır. Bu sepeple gerektiğinde anında kurulabilecek prefabrik hastanelerin hali hazırda bekletilmesi gerekir. Yada hastane teçhizatı ile donatılmış büyük gemiler yapılması gerekir diye düşünüyorum.

tuncelik81  |  (0 puan) 21 Mart 2011 14:49

DEPREM SIRASINDA YAPILACAK İŞLER
Bina içinde: Sakin olunmalıdır . Depremin başladığı ve sarsıntıların hafif olduğu dönemde, deprem öncesinde belirlenen önlemler hatırlanmalıdır. Bina içinde çıkış yakındaysa, deprem anında 10-15 saniye içinde bulunulan yerden açık güvenli bir alana derhal çıkılabiliyorsa, kaçılmalıdır. Çıkış yakın değilse, açık güvenli bir alana derhal kaçılamıyorsa, bulunulan mekânda; kesinlikle KOŞULMAMALI... mümkünse Acil Durum Çantası alınarak daha önceden belirlenmiş olan güvenli ve hayat üçgeni oluşturulabilecek bir yere (sağlam bir masa, sıra, dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, çekyat, içi dolu sandık, para kasası, kalorifer petekleri, döküm küvet, mutfak tüpü, fırın, çamaşır-bulaşık makinelerinin vb. YANINA) yakında bulunan yastık, kitap... vb. malzeme ile baş korunarak ya da baş iki el arasına alınarak cenin pozisyonunda UZANILMALIDIR. Bir yere de tutunmaya çalışılmalıdır.
Genel ve deprem güvenliği olan sağlam binalarda; bilhassa küçük hacimli odalarda iki duvarın birleştiği köşelere, kolon-kiriş altlarına, kapı eşiklerine ya da masa sıra vb. altlarına cenin pozisyonunda uzanılmalıdır. Derin derin nefes alınarak sakinleşmeye çalışılmalıdır. Yer sarsıntısı durana kadar SAKLANILAN YERDEN ÇIKILMAMALIDIR. (En az 60 saniye ) Sabitlenmemiş ve devrilebilecek eşyalardan uzak durulmalıdır Merdivenlerden, balkonlardan, asansörlerden ve sütunsuz geniş sahanlı yerlerden uzaklaşılmalıdır. Ev içinde güvenli bir yere saklanılamıyorsa, pencerelere sırt dönük ve yukarıda sayılan sabitlenmemiş, devrilebilecek eşyalardan uzakta sırtı onlara dönük olmak suretiyle, yere diz çömülmeli, yakında varsa-yastık, battaniye, elbise, kitap ve bunun gibi, dirseklerle yüz korunarak, eller boynun arkasında birleştirilmeli baş ve boyun korunmaya çalışılmalıdır. Gazla ve elektrikle çalışan aletler (soba, ocak, fırın vb.) açıksa, kapatılmalıdır. Kapatılamıyorsa, bu aletlere yakın olan kişilere, kapatmaya çalışmaları, fişleri prizden çekmeleri söylenmelidir. Mümkünse ana musluk kapatılmalı, ana sigorta gevşetilmelidir. Uykuda iken depremin olması halinde; derhal yatağın yanına uzanılmalıdır. Yataktan kalkmak mümkün olmazsa, şiltenin altına girilmelidir. Tekerlekli sandalyede oturanlar, tehlike anında tekerleklerini kilitleyip, baş ve boyunlarını varsa, yakındaki yastık, minder, kitap vb. ile, yoksa elleri ile korumaya çalışmalıdır. Çıplak ayakla dolaşılmamalıdır. Yerdeki cam kırıkları vb. ayakları yaralayabilir. Mümkünse tüm çıkış kapıları ve çok katlı binalarda yangın merdivenlerinin kapısı açık tutulmalıdır. Bulunulan mekânlar terk edilirken baş, bir çanta, kitap, minder, yastık vb. ile korunmalıdır. Asansörler kesinlikle kullanılmamalıdır. Asansörde iken deprem olması halinde, kat çıkış düğmesine basılarak katta durdurulmalı ve asansör hemen terk edilmelidir.
Açık Alanda: Dışarıda bulunuluyorsa, dışarıda kalınmalıdır. Ancak binalardan, duvar diplerinden, pencerelerden, baca yakınlarından, kiremitlerden, bahçe duvarlarından, reklâm panolarından, balkon altlarından, uçurum kenarlarından, köprülerin üstlerinden ve altlarından, elektrik direklerinden ve tellerinden, çocuk bahçesinde kaydırak, tahterevalli, salıncak gibi oyun araçlarından uzak durulmalı ve güvenli bir açık alana doğru gitmeye çalışılmalıdır. Sarsıntı sona erinceye kadar orada kalınmalıdır. Etraftan gelebilecek tehlikelere ve binalardan düşebilecek yıkıntı parçalarına karşı hazırlıklı olunmalı ve tedbir alınmalıdır. Toprak kayması olabilecek, taş ve kaya düşebilecek dik kayaların yakınından ve yamaç altlarından uzaklaşılmalıdır. Deniz kıyısından uzaklaşılmalıdır. Yüksek yerlere doğru zaman kaybedilmeden kaçılmalıdır. Toprak altındaki kanalizasyon, elektrik ve gaz hatlarından gelebilecek tehlikelere ve yangınlara karşı hazırlıklı ve dikkatli olunmalıdır.
Araç Kullanırken Depremin Olması Halinde : Araç karayolunda seyir halinde ise; yolu kapatmadan sağa yanaşılıp durulmalıdır. Kontak kapatılıp motor durdurulmalıdır. Kontak anahtarı yerinde bırakılıp, pencereler kapatılmalı, araç içinde beklenmelidir. Ancak sarsıntı durduktan sonra açık alanlara gidilmelidir. Araç meskun mahallerde ise ya da güvenli bir yerde değilse; araç durdurulmalı, kontak anahtarı üzerinde bırakılmalı, dikkatli bir şekilde hareket edilmeli ve kapıları kapatılarak, derhal terk edilmeli, açık alanlara gidilmelidir. Araç köprülerden, alt ve üst geçitlerden, binalardan, elektrik direklerinden, enerji hatlarından, tünel giriş ve çıkışlarından, otoyol kenarlarındaki aydınlatma direklerinden, ses yalıtım duvarlarından, büyük kamyon ve tankerlerden, deniz kenarlarından uzak durdurulmalıdır. Sarsıntı sona erdiğinde de tedbirli olunmalıdır. Depremin zarar vermiş olduğu yollarda büyük yarıklar, çökmeler ve heyelanlar olabilir. Köprüler, viyadükler çökebilir. Depremin zarar verdiği yerlerden geçilmemelidir.

tuncelik81  |  (0 puan) 23 Mart 2011 09:19

DEPREMDEN SONRA ALINACAK ÖNLEMLER
Büyük bir depremden sonra hafif şiddette de olsa, artçı depremler olacaktır. Artçı depremler ek zararlar meydana getirebilir ve zarar görmüş yapıların tamamen yıkılmalarına neden olabilir. Depremin ardından kesinlikle panik olmamaya çalışılmalıdır. Sarsıntı geçtikten sonra bir iki dakika durarak sakinleşmeye çalışılmalıdır. İçinde bulunulan yapı (Ev, işyeri...) yıkılmamışsa, bulunulan mekanda tehlikeli bir durum olup olmadığı kontrol edilmelidir. Düşme tehlikesi olan kırık camlara ve yere düşmüş cam parçalarına dikkat edilmelidir. Yerinden oynayan çıkış yolu üzerindeki eşyalar kenara kaldırılmalıdır. Ortalığa dökülmüş kimyasal maddeler ile yanıcı, parlayıcı, patlayıcı özelliği olan maddelere karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. Tüp, elektrik, su ve varsa doğalgaz kontrol edilmelidir. En kısa sürede yangın kontrolü yapılmalıdır. Yanan sobalar varsa söndürülmelidir. Çevredekilerin yaralanıp yaralanmadığı kontrol edilmeli, ihtiyacı olanlara hızlı ve dikkatli bir şekilde ilk yardım uygulanmalıdır. Özel yardıma ihtiyacı olabilecek özürlü, yaşlı, bebeklere... öncelikle yardım edilmelidir. Buzdolabının içi boşaltılmalıdır. Bulunulan mekanda tehlikeli bir durum olup olmadığı kontrol edildikten ve gerekli emniyet tedbirleri alındıktan sonra, uygun bir şekilde giyinmeli, evde görülebilecek bir yere durumu bildiren bir not bırakılmalı, önceden hazırlanmış olan ŞAHSİ ACİL DURUM ÇANTASI ile acil durumlarda ihtiyaç duyulacak malzemeler; alınarak, bulunulan yer önceden belirlenen yoldan kontrollü, hızlı, dikkatli ancak sakin bir şekilde terk edilmeli ve buluşma noktasına gidilmelidir. Kurulan kriz merkezlerine gidilmeli ve bulunulan durum belirtilmelidir. Bina zarar görmemiş ise, içeri girmek için en az bir saat beklenmeli, ilgililerin görüşü ve duyurusu doğrultusunda hareket edilmeli ve onların izni alınmadıkça içeri girilmemelidir. Ailenin güvenliği sağlandıktan sonra, kurtarma ve ilk yardım konusunda yeterli, bilgi ve beceriye sahip, sağlıkça problemi olmayan birkaç kişi bir araya gelerek birlikte etraftaki evleri dolaşmalı, yıkılan binalarda yardıma ihtiyacı olanlara kurtarma, ilk yardım ve enkaz kaldırma çalışmalarında yardımcı olmalıdır. Çok acil durumlar dışında telefon kullanılmamalıdır. Mecbur kalınmadıkça trafiğe çıkılmamalıdır. Deprem sonrası trafiğe çıkılması halinde tedbirli olunmalıdır. Depremin zarar vermiş olduğu yollarda büyük yarıklar, çökmeler ve heyelanlar olabilir. Köprüler, viyadükler çökebilir. Depremin zarar verdiği yerlerden geçilmemelidir. Gelişmeler, önlemler, uyarılar ve açıklamalar pilli radyodan takip edilmelidir. Sadece uzmanların ve resmi kaynakların (Kandilli Rasathanesi, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Valilik, Kaymakamlık, Emniyet Müdürlüğü vb.) açıklama ve uyarılarına uyulmalı, kulaktan kulağa yayılan şayialara ve söylentilere itibar edilmemelidir. Bu gibi durumlarda hırsızlar, yağmacılar gibi kötü niyetli insanlar, evler boşalsın diye yanlış deprem alarmı verebilirler. Bunlara karşı güvenlik önlemleri alınmalıdır. Kurtarma, ilk yardım, sosyal yardım ve diğer hizmetlerin aksamaması için yardıma gelen görevliler, gerçekten gereksinim duyulmadıkça meşgul edilmemelidir. Panik ve kargaşaya yol açmadan ilgili ve görevlilere yardımcı olunmalıdır. Deniz kenarı yerleşimlerinde, dev dalgalar (Tsunami) ın oluşma olasılığına karşı deniz kenarından uzaklaşılmalıdır. Deprem sonrası çadırlar, yetkililerin gösterecekleri açık alanlara, geçiş yollarını kapatmadan yangın tehlikesi de gözetilerek 5-8 er metre ara ile düzgün sıralar halinde kurulmalıdır. Toplu iskân bölgesindeki kurallara ve yöneticilerin talimatlarına sabırlı bir şekilde mutlaka uyulmalıdır. Kargaşa, dedikodu ve huzursuzluğa izin verilmemelidir. Özellikle deprem sonrasında açılmış geçici iskan bölgelerinde halkın sağlığı için temizlik ve hijyen kurallarına uyulmalı ve uymayanlar uyarılmalıdır. Temizliğinden emin olunamayan sular içilmemelidir. Tuvaletler, yerleşim yerleri ve su kaynaklarından uzak, sineklere kapalı, koku çıkmayacak ve kolayca temizlenebilecek şekilde yapılmalıdır. Çöpler ağzı kapalı bidonlarda saklanmalı, sık olarak yakılarak ya da gömülerek imha edilmelidir. Ürkmüş evcil hayvanlar sakinleştirilmeli ve koruma altına alınmalıdır. Başkalarının da ihtiyacı olabileceği düşünülerek lüzumundan fazla yardım malzemesi talebinde bulunulmamalı ve alınmamalıdır. Artçı depremler ihtimaline karşı tedbirler alınmalıdır. Aile bireyleri birbirleri ile dayanışma halinde olmalıdır. Özellikle çocuklar olayın etkisinden uzaklaştırılmalı ve onlarla konuşularak moral verilmelidir.
Enkaz Altında Mahsur Kalan kişi;
o Paniklemeden, sakin olarak durumu değerlendirmelidir. Kurtarma ekiplerinin en kısa zamanda yardım için gelecekleri unutmamalıdır. Enerjisini korumak için, yardım ekiplerinin sesini duyana kadar mümkünse Hareket kabiliyeti sınırlanmışsa, çıkış için hayatını riske uyumaya çalışmalıdır.
o atacak tehlikelerden (kopan elektrik telleri, gaz kaçakları, cam kırıkları... gibi) kaçınmalıdır.
o El ve ayaklarını kullanabiliyorsa su, kalorifer, gaz tesisatına, zemine ya da tavana sert bir maddeyle vurarak, varlığını duyurmaya çalışmalıdır.
o Kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya, sesini kullanabiliyorsa onlara seslenmeye çalışmalıdır.

tuncelik81  |  (0 puan) 29 Mart 2011 13:43

benim oturduğum (yeni taşındığım) şehir de istanbul gibi 99 da depremden birinci dereceden etkilenen şehirler arasında..

şehire genel olarak şöyle bir baktığınızda bile farkedebilirsiniz bunu;

3-4 kattan daha yüksek binaya rastlamanız mümkün değil, işyeri binaları işhanları vs. genelde eski yapılar, yenilerine pek fazla ağırlık verilmemiş, mülk sahibi insanlar ev işyeri vs. binalarını mamur ve sağlam şekilde inşa etmişler ama genel anlamda şehir bakımsız...

esnaftan, yerli komşulardan büyük çoğunluğu depremi yaşamış ve bedeninde o olaydan bir hasar taşıyor:

-şu kadar gün enkaz altında kaldım, şu kadar saat kendimi bilmeden yatmışım yakınlarım haber alamamış, öldü sanmışlar...gibi anılarını hayretle dinlersiniz...

özetle; burda deprem hiç unutulmamış ve sanki çok yeni yaşanmış, üstünden yıllar geçmemiş gibi izleri taze tutuluyor...

ama insanlarında ne bireysel anlamda ne de idari birimler tarafından; tedbir namına hatırı sayılır bir etkinlik göremiyosunuz, malesef....

Bu Gün Hayatının Geriye Kalan İlk Günü...
cadikusu  |  (1 puan) 03 Nisan 2011 01:00

bizim genel olarak milletimizin bir şeyin tedbirini iş işten geçtikten sonra almak gibi bir alışkanlığımız oludğu için malesef yine aynı şeyin olması gerekiyor sanırım. Umarım bu sefer iş işten çokta geçmemiş olur tedbir almak için.

tuncelik81  |  (0 puan) 05 Nisan 2011 09:07

Doğruluk payı nedir bilmiyorum ama, internette karşılaştığım şu siteyi sizinle paylaşmak isterim. saysal verilere göre Depremi tahmin ediyor.

tuncelik81  |  (0 puan) 22 Haziran 2011 09:27

Tarih Saat Enlem(N) Boylam(E) Derinlik(km) MD ML MS Yer Çözüm Niteliği
---------- -------- -------- ------- ---------- ------------ -------------- --------------
2011.07.25 20:57:19 40.7318 27.9198 8.4 -.- 5.2 -.- MARMARA DENİZİ İlksel

tuncelik81  |  (0 puan) 25 Temmuz 2011 21:57

Faydalı olduğunu düşündüğüm bir alıntıyı burda sizinle paylaşmak istedim.

Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslar
arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu
makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.

875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma ekipleriyle
çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum, ve çok sayıda ülkede
birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca birleşmiş milletler
felaket 'azaltma' uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda gerçekleşenler hariç
dünyadaki bütün büyük felaketlerde çalıştım.

1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film
yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case
yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında
işbirliği yaptılar.

İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket 'çömel
ve korun' metodunu uygularken, 10 maket 'hayat üçgeni' metodumu uyguladı.
Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek
için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar
dahilinde direk olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta
kalma tekniklerimi uyguladığım film 'çömelip korunan/saklanan' kişiler için
hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu.

Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık
olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında
milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney
Amerika'da RealTV programında izlendi.

Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün
çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına
kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı
hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu 'ayıptı, gereksizdi' ve çocukların neden
koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara
bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum.

Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan
ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir
yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim 'hayat üçgeni' dediğim alandır.
Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir.

Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin
yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan
bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Heryerdeler.

Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir.

Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını kurtarma
hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü eğittim.
Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür. Bana
her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir:

'Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11 yaşındayken
çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972 yılında 70.000 kişini
öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin motosikletinin yanında oluşan 'hayat
üçgeni' içinde hayatta kaldım.
Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım ezilerek
öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat üçgeninin yaşayan
örneğiyim. Ölen arkadaşlarım 'çömel ve korun' örnekleridir.

*DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ ;*

1) 'Binalar çökerken basitçe 'çömelen ve korunan' kişiler istisnasız her
defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren
kişiler her zaman ezilirler.

2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana
rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde
bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma
içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe
ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın
yanında durun.

3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenliyapılardır. Sebebi basittir; ahşap
esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse
geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta
yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına
ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama
(beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan
düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller
müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık
veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde
çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden
dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin
yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..

6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür...Nasıl mı?
Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya
doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru
yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!

7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan)
farklı bir 'frekans aralığına' sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak
sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine
çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar.
Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç
şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun.
Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır.
Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan
insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan
kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden
geçirilmelidir.

8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın.
Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha
iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun
kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana
getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların
içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının
hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü.

Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla
hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının
yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün
araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3
feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.

10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu
ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini
keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar
bulunur/oluşur.

tuncelik81  |  (0 puan) 02 Kasım 2011 11:49

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu