sorf tahtasi kalkmadi ki aft. adi mim oldu. yada mim'e gelene kadar, sorf tahtasi gececi bir panoydu. bilemiyorum ayrintisini o kadar. ilgilenmiyorumda zaten ayrintisiyla o kadar.
aslinda, yazilan bildirilerin icinde hep bir sorf tahtasi(mim) parcaciklari vardi. hatta, bildiriler mimlerden olusuyordu. ben oyle algiliyordum en azindan demek ki.
bu noktada, sorf tahtasi hep bana gereksiz geldi. cunku, belki 3-4 konuyu birlestirerek yazacagin bir bildiri, bolunmeler sebebiyle farkli bildiriler olarak onune cikiyor ve, ctrl tusuna basarak tek tek linkleri dolasiyorsun. fazla sey gormek acisiyla guzel ama, "bendende bu var" denilebilecek birsey olmuyor mimin icerisinde. "aferin, bulmussun guzel bir link" diyorum herseferinde icerisinde.
hatta, oluruna biraktik cok seyi bence. gidiniz 2 sene oncesi bildirgec arsivine, verilen yabanci linkler genelde "tercume edilerek" sunulmus. her bildiri degil ama bircogu.
nedenlerini arastiramazsiniz belki ama, ben kendi acimdan soyleyeyim. bildirgec ortak paydasinda icerige katkida bulunan herkesin bir blog sitesi var. dolayisiyla, yazilabilecek birsey orayada yaziliyor.
mesela ben israrla, turkce icerik sitesi acmiyorum kendi adima. enemy nicki aktif olarak buradadir birde zoque.forum'da.
algida yanilsamami bu? benim sitem olmazsa sayet, ben varolamazmiyim? bir icerik sitesinin yorumcusunun degeri yokmudur? yada, orta halli oraya icerik saglayan bir kisinin? ekipten olmasimi gerekir? yoksa, kendine ait bir ekibimi olmali?
problem buradan aciga cikiyor. cms'ler bunu bela etti basimiza. "senin varsa, benimde olmali" yani.
dolayisiyla, bildiri uzun girildigi muddetce, biri altina bir cevap yaziyorsa, "tamam, bu benim ilgilendigim seyle ilgileniyor" diyebiliyorsun %30 yanilma payini ekleyerek icerisine. ve, "ortam korkusu"nu uzerinden atiyorsun dogal olarak.
birazda buraya kaymali bence fikriyatlar.
dolayisiyla, bildirgec'in izledigi yol suphesiz bir ziyaretciden cok, site sahibi deneyimleri guzergahinda olmalidir. "enemy veya bir baskasi diyor diye" degil, 4 senelik birikimin merkezinde olanlarin soz soyleme hakki vardir. nihayetinde oyle yada boyle kullaniyoruz, oyle degil mi?
---
ve, benim icin onemli olan konu. kisilerin ne yediklerini, ne ictiklerini anlattiklari, okula, ise giderken yolda nelere sahit olduklarini anlattiklari bloglar yada hicbir duz mantik siteler ilgimi cekmiyorken, aslinda takip ettigim sitelerde derinligin olmasi cok daha doyurucu olacaktir sahsim adina.
cunku; girilen link elbet bir sekilde karsima cikacak benim. dolayisiyla, bu linki takildigim biryerlerde goruyorsam icini doldurulmus olarak gormek hosuma gider. bircok insanin hosuna gider.
tahta karsiti degilim. uzun bildiri sovenistide degilim. 1-2 sene once bildirgec'te sahit oldugum uzun ve doyurucu bildiriler epik hic degil.
---
yukarida da belirttim. problem burada basliyor. ben orada "devami" buttonunu goremezsem, cok ekstrem bir durum olmadigi muddetce, kendi payima adi gecen katilimin yorumlama fonksiyonunu faaliyete geciremem. cunku istedigimi tabir-i caizse splash screende aliyorum. dolayisiyla, irdelemeye gerek yok.
filmlerde de boyle, reklamda da ayni sekilde. beni heyecanlandiramiyorsan ve sunacagin seyi suslemeden veriyorsan, etkisi ne olacak uzerimde?
"bende soyle bir ornek vereyim" diyip soze girsem ve, "madem bu kadar basit bir amac uzerindeyiz ve 1 cumlelik linklemeler bizim icin onemli, neden drupal gibi komplike bir cms'e gectik?" diye sorsam(guvenlik aciklarini hallettik sayalim)
yonetimsel birimleri gelismis drupali, aksak ayak calisan ama kullanici dostu eski bildirgec alt yapisini tercih ederim diyebilirim rahatlikla.
dolayisiyla, blog birazda suslemektir. suslu olmayan birsey "kisa ve temiz" diye yigilmaz katilimlar dag gibi. cok enteresan birseydir ki, cekesin insanlari aksi halde, cok onemli bildiriler ilgisizlikten gume gider.
son olarak; her insan icin takip edilmek, urettigine ait feedback almak hosuna gider. afise ettiginiz zaman kendini daha cok motive eder ve bir baska baglanir. varsa icerisinde zatin yag, elinden geldigi kadar korla yaklasip eriteceksin. serin ve kati durus beklenilen etkiyi cok kucuk kitle harici yapmayacaktir.
hatta, istatistiklerine baktigin zaman bildirgec'in, bilmemkacbin ziyaret geldiginde yuzunde nasil bir tebessum olusuyorsa, bir bildiri girildigi zaman birilerinin ilgilenip yorum yapmasi, insanlarin icinde ayni duyguyu uyandiriyor.
bu sehrin sahibi aftermath ise, her accountunda bir sahibi var. suphesiz, emegi gecen herkes birileri tarafindan takip edildigini bilmek ister.
ayrica bu takip edilmek oyle afise edilmek, pohpohlanmakta degil. "aman ne guzel olmus, cicii, ciciii." diye commentler degil, altinin doldurulmasi meselesi.
yoksa, 100 bildiri sonra hicbir tepki alamiyorsam, buralarda yeralmamin anlami ne olabilir ki? benim paylastigim seylere ilgi duyacak insanlarla biraraya gelmeye calisma istegim, herkesin "kendine ait bir blog sitesi" olma istegi kadar saf, temiz ve insansidir.
yaniliyormuyum?
iste, tum bu ahval ve serait icerisinde dahi, insanlar birsey yaziyorlarsa buralara ve ilgisizlik karsisinda giklarini dahi cikarmiyorlarsa, sebebi muhtemelen bildirileri girerken aldiklari keyiftir. yoksa, turkce icerik sahsen ben birseyler yazarken cokca aklima gelen birsey degil.
bu, bildirgecten cok yazarlari kollama girisimi diye dusunuyorum ve benim hosuma gitti. cunku, yazarlarin bildirgece ihtiyaci yok. bildirgecin yazarlara ihtiyaci var. bildirgecin yazarlari varsa, kollamayida bilmeli.
degil mi?
bide, muthis deneylere dayali bir site olmaya devam ediyor bildirgec. kobaymiyiz biz? :)