korku politikası değil korku kültürü altında irdelemenk daha doğru olacaktır. aile'den okula; işyerinden politikaya heryerde var.
politik olarak düşününce ana kaynakları amerika, ingiltere gibi büyük başlar var ama diğer alanlara bakınca ne kadar geri kalmışsa ülke o kadar çok.babadan korkulur(özellikle anne çocuk yaramazlık yapınca akşama baban gelince yaptıklarnı bir bir anlatıcam der), öğretmenden korkulur(sınıf başkanı tahtaya konuşanların ismini yazar) koku sonucu oluşan sahte bir saygı sözkonusudur. ki insanlar karşılarındaki insandan ne kadar kokuyorsa ya da karşıdaki insan ne kadar kuvvetliyse ona o kadar saygı gösterilir.şef odaya girince mühendis kalkıp ceketinin düğmesini ilikler ayağa kalkıp öne doğru 30 derece eğilinir vesaire.
amerika gibi ülkelerdeki korku kültürü ise patronlar ve başkanlar tarafından yani para ve iktidar tarafından kullanılır. çünkü mikro boyuttaki versiyonlarını zamanla kırmayı başarmışlardır.
diyeceğim o ki eğer ki bir problemin kökenleri varsa işe onları yoketmekle başlamak en iyisi olacaktır. bu sayede çocuk o kültürün içinde olmakla beraber daha bilinçli olur ve bir kaç nesil sonra büyük resim değişebilir.