kurtlar vadisi ırak'ın fragmanları televizyonlarda dönmeye başladı. 3 şubat'ta gösterime girecek film amerika'da izleyiciyle buluşacak mı bilmiyorum ama izlerlerse ne yorum yapacaklarını çok merak ediyorum. ırak'ta amerikan askerleri tarafından yapılan işkenceyi de gözler önüne sermesi, asker ailelerine sinemada zor dakikalar yaşatacak gibi görünüyor.
yönetmenliğini serdar akar'ın yaptığı, senaryosunu raci şaşmaz ve bahadır özdener'in yazdığı filmde titanic filminin kötü adamı billy zane de yer alıyor. dizinin finalinde ise andy garcia ve sharon stone'u oynatmak gibi bir hata yapmışlardı. ben hata diyorum, peki siz ne diyorsunuz?
film yaklaşık olarak on milyon dolara mal olmuş; türkiye'de ve yurtdışında başarılı gişeler dilerim. umarım ki kendi rezilliklerini izleterek ülkemize döviz kazandırır.
- sinefili
- 57 yorum var
- 24 Ocak 2006 08:53
« önceki yazı mermi fotoğrafları |
sonraki yazı » "AKOMCELL" HAYATA GEÇiRiLDi |
Yorumlar
Bende umuyorum ki Abd denen vampir ülkenin yaptığı rezilliklerini izleterek ülkemize döviz kazandırır.
| fatihturan | |
|
|
(0 puan) |
|
| 24 Ocak 2006 12:12 |
bu kadar yapay gündem oluşturup ülkeyi neredeyse yönlendirecek düzeye gelen teyyare bir dizi neden vardır ? Bölüm başı 75 milyar alan abd vatandaşı raci ve necati kardeşlerden başka kime ne kazandırmıştır ? bunları finansa eden karamemet ve aydın doğan neden her abd ye gittiğinde bir yahudi örgütünden nedeni bilinmez bir ödül almaktadır ? amerika malmıdır da amerika olmuştur ? soruladır cevaplanadır dır dır dır
| zee | |
|
|
(0 puan) |
|
| 24 Ocak 2006 15:59 |
ülkemize dövizi filan boş verin, bu sinemanın konusu değildir, zaten sinemayı kendine yada bir ülkeye yada bir kuruma döviz kazandırmak için yapıyorsan, sinema olmaz.Kurtlar vadisine gelince, bana göre kurtlar vadisi izleyince hoşuma giden ama boş bir dizidir.Bazı milliyetçi lafları hepimiz severek dinleriz ama yazarların bu laflara inanmadığını para için yaptıklarınıda biliriz. Sonuç olarak kurtlar vadisi ırak terminatör 3 ile aynıdır.1-2 si tutulduğu için para için çekilen bir filmden farkı yoktur.Yani bu sinema değildir. Bötle düşününcede içimden keşke para için sinema olayı denince akla gelen ilk iğrenç insan mehmet ali erbil kurtlar vadisinin başrolünde oynasaydı keşke demektende kendimi alamam. Ama genede her türlü kötülüğüne rağmen, her zaman kurtlar vadisini doğulu kıro para babalarının anlatıldığı ağa dizilerine tercih ederim, saygılar
| melo86 | |
|
|
(0 puan) |
|
| 24 Ocak 2006 20:13 |
zee'nin gündeme getirdiği sorular çok ilginç. bu konularda haberler okumak isterdim.
oyuncular bir bölümden 75 milyar alıyorlarsa dizinin haftalık geliri nedir meraktan çatladım. ayrıca belirtmek isterim ki kurtlar vadisi ırak adı valley of the wolves iraq'tan çok daha karizma. ırak'ın sona eklenişi hatalı zaten. iki nokta üst üste ile ayırmaları gerekir.
| azurenus | |
|
|
(0 puan) |
|
| 28 Ocak 2006 11:31 |
zee beni de merak ettirdin.
filmi gösterime girmeden önce izleme şansı yakalayan var mı içimizde?
| kuzine | |
|
|
(0 puan) |
|
| 29 Ocak 2006 23:53 |
flash tv'nin akıllara ziyan ana haber bülteninde rastladığım bir haberde kurtlar vadisi ırak filminin, başa çuval geçirme hadisesinden sonra bir nebze yarım elma gönül alma çabasıyla amerika tarafından da desteklendiği iddia ediliyordu. pek de mantıksız gelmedi bana.
| cenkcenkcenk-bildirgec | |
|
|
(0 puan) |
|
| 31 Ocak 2006 11:31 |
cenkcenkcenk, aynı şeyi tam ben yazacaktım ki baktım siz yazmışsınız. ABD'nin Ortadoğu'da ve özellikle Türkiye'de son zamanlarda başlattığı Halkla İlişkiler çalışmasının bir parçası olarak bu film iyi bir adım olabilir. Ayrıca Doğan grubu da bu manada eşsiz bir yerel ortak durumunda.
Malum Ortadoğu iyice ısınıyor. Konjektürde, Hükümetin ABD yanlı karar almasını engelleyecek, öfkeli ve intikamı alınmamış bir Türk Halkı bazı pürüzler çıkartabilir. Bu filmi tansiyonu düşürmek için bir nebze uygun bir halka ilişkiler çalışması olarak düşünmek çok uygun. Ayrıca bu kadar ABD sinema oyuncusunun destek vermesi de bu açıdan manidar.
Ne diyelim, adamlar bu işi gerçekten iyi yapıyor!
| elfiya | |
|
|
(0 puan) |
|
| 31 Ocak 2006 13:40 |
Merak edenlere, Necati Şaşmaz 75 milyar mevzuu
Şurada , dizinin reklam geliri üzerine bilgi 4-5 milyon dolar bölüm başı...
Şurada Karamehmet'in aldığı ödül lafı geçiyor...
Amerika mal mıdır da Amerika olmuştur cevap 1
gider böyle böyle...
| zee | |
|
|
(0 puan) |
|
| 31 Ocak 2006 17:26 |
Ha bi de bu vardı
| zee | |
|
|
(0 puan) |
|
| 31 Ocak 2006 17:28 |
ülkemizde en berbat diziler bile geniş halk kitlelerine ulaşarak onları yönlendiriyor, kaldı ki kurtlar vadisi, türkiye'nin derin mevzularını, tabanca-tüfek esirgemeden kendince yorumlayan bir diziydi... yarattığı etki ve tepkileri "kıro dizisi" diyerek göz ardı edemeyiz.
küçük bir örnek, bu gün abd'nin ankara büyük elçisi Ross Wilson ntv'nin canlı yayın konuğuydu ve bir çok önemli gündem maddesi hakkında konuştu... Bunlardan bir taneside ’KURTLAR VADİSİ-IRAK’tı. Koskoca abd'nin ankara büyük elçisi Ross Wilson...
| Dicky | |
|
|
(0 puan) |
|
| 31 Ocak 2006 20:28 |
dizisini izlemedim ama öyle enteresan bir tartışma oldu ki izlemek için sabırsızlandım; sizin yüzünüzden. :)
| aftermath | |
|
|
(0 puan) |
|
| 02 Şubat 2006 10:37 |
abd'nin çokta sallamadığı büyükelçi'nin sözlerinde gayet açıkça belli oluyor. bu filmi abd'nin ciddiye aldığı iddiaları, gişe hasılatı için yapılan bir oyundan ibaret.
| moroccom | |
|
|
(0 puan) |
|
| 02 Şubat 2006 11:51 |
film amerika'ya çok sert bir tavır takınmış. dizisi gibi mafya ağırlıklı olmaması beni sevindirdi. görsel efektler çok tatmin edici. aksiyon sahneleri başarılı.
beklentimin üzerinde idi.
amerikan düşmanlığı o derece pompalanmışki amerika filmi görmezden gelip sessiz kalabilir.
| sinefili | |
|
|
(0 puan) |
|
| 04 Şubat 2006 08:59 |
hala açık ve net söylüyorum ki kurtlar vadisi kadar tırt birşey görmedim. Değil 10 milyon dolar 1 milyar dolara çıksa da görmeyi düşünmediğim film. Dizisi zamanında, öğrenci yurtlarındaki erkeklerin %20 sini Polat Alemdar havalarına sokmuş bir dizi. O kadar kınadıktan sonra diziyi gidip te illaki Türklerin başarısı olacak diye gidip seyredemem. Ama şu bir gerçektir içimdeki merak duygusu beni bir şekilde gitmem konusunda yönlendiriyor. Rakip sinema yüzünden 10 sene önceiflas etmiş, Gaziantep'te ki Arı sinemasının da sırf bu film sayesine bir haftalık bütün biletleri satmış olması da ufak bir not. Yaşasın Efsane geri döndü. Arı Sineması kurtuldu.
| uncu | |
|
|
(0 puan) |
|
| 04 Şubat 2006 12:33 |
Alin Taşçıyan nasıl derler, geçirmiş :)
| zee | |
|
|
(0 puan) |
|
| 04 Şubat 2006 15:23 |
Çok hassas meselelerin yetkinlikleri olmayan insanlarca, popülerlik uğruna, cahilce irdelenmiş olmasına çok üzülüyorum. İnsanların bu, tek hedefi hasılat olan, filme olan ilgisi beni daha da çok üzüyor.
| Ege | |
|
|
(0 puan) |
|
| 04 Şubat 2006 16:13 |
"İki dirhem, bir çekirdek kibar Türk rambosu Polat ve komedi üçlüsünü andıran ekibi soluğu Erbil'de alıyor." Alin Taşçıyan
Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi :) hatta filmin afişlerine de yazılmalı :)
| cenkcenkcenk-bildirgec | |
|
|
(0 puan) |
|
| 05 Şubat 2006 01:34 |
o kadar bahsi geçince dayanamayıp son bölümünü izlediğim dizide sarfedilen büyük lafları hazmetmem zor olduysa da göreceğim filmi. mesele kendimi hazır edeceğim zamanı ayarlamak. inanın, zor...
| purple haze | |
|
|
(0 puan) |
|
| 05 Şubat 2006 13:27 |
filmin tek gerceği, gercek öykülerden olusması. mesele su veya bu su kadar para kazandı meselesi değil, mesele abd'nin filmde anlatılanları bire bir yapmasıdır. mesele sıranın iran'a geldiğini göstermektedir. aranızdan kacınız Casualties of War'i izledi bilmiyorum ama bu film türkiye'nin, o film abdlilerin. tek ortak noktası; paralı abd askerinin işgal sırasında karıştığı pislikler...
| wolf | |
|
|
(0 puan) |
|
| 05 Şubat 2006 13:47 |
yakın tarihimizde yaşanan ve yuce milletimizin değerleriyle bağdaşmayan dış kaynaklı bir olaydan yola çıkan kurtlar vadisi ırak filmi oncelikle bir sinema filmi olarak Türk sinemasının yüz aklarının en başına adını yazdırmaya hak kazanmıştır.eğer bir dizi bu kadar izleniyorsa,eğerki Türk halkı bu dizide kendinden birşeyler bulabiliyorsa eğerki bu diziye emek verenler emeklerinin karşılığını alabiliyorlarsa bu onur duyulması gereken birşeydir.necati şaşmaz artık polat alemdar dır.başka dizide oynayamaz,başka role burunemez,insanları gulduremez veya aglatamaz.o artık oyuncu değildir.o POLAT ALEMDAR dır insanlar onu artık hep oyle görecektir.kendisini rolüyle bu kadar bağdaştırabilen bu oyuncu tabii ki çok yuksek bir ucret alacaktır.yarın öbürgün yarışma sunamaz,şarkı söyleyemez,komedi adı altında yapılan zırvalarda oynayamaz.ne kazanırsa bu diziden kazanacaktır.bunun tartışma konusu olması bile bence çok mantıksız,gereksiz.75 değil 100 milyar almıştır umarım.o parayı o diziyi son bölümüne kadar büyük beğeniyle izleyen insanlar kazandırmıştır.eleştiri hakkıda o insanlara aittir.ve ben o insanlardan biri olarak diyorumki son kuruşuna kadar değmiş.çok iyi bir iş çıkarmışlar.ve o filme 2. hatta 3. kez de gidecem.ve çoğu kişide boyle yapacak.eleştirilere inat elde edeceği hasılat rekoru asla kırılamayacak bir film ortaya çıkaracağız seyirciler olarak
| testt | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 03:01 |
Dizi büyük bir keyifle izleniyodu ama film bence berbat.(Kimse yanlış anlamasın kendi görüşümü yazıyorum)4 tane adam birsürü amerikan askerini öldürüyor onların egemenligini sona erdiriyor.Konu güzel aslında ama cok yapay sahneler var.6-7 tane panzer ve birkaç zırhlı araç eşliginde neredeyse amerikan kolordusu tüm askerleriyle gelip bizim 4 silahşörü bi köyde kıstırıyolar.Birtek savaş ucakları eksik.Ama sonuc; bizim 4 silahşörler hepsini bozguna ugratıyo:)bu sacmalık amerikada kesinlikle vizyona sokulmaz!!!zaten sokulcak olsaydı bizim tarkan serilerinden amerikan film endüstrisi milyar dolarlar kazanırdı çünkü ikisi arasında fark göremedim pek:):)çok daha ciddi projeler yapmamız lazım!!!
| law_judge | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 03:44 |
ah sonunda mastırbasyon yapmanın yeni bir yolunu bulduk. herşeye bik bik eden ama gerek türk dünyası gerek müslüman dünyasının en ikiyüzlü bireylerinden olan bizler artık sadece konuşarak değil sinema ve dizi yoluylada mastırbasyona başladık. amerikanın ve israilin stratejik ortağı, ortadoğudaki bir numaralı destekçisi ve bekçisi olan biziz. onların bu bölgedeki öldürdükleri, yaraladıkları, tecavüz ettikleri her insandan yüzde bazında sorumlu olanlarda biziz. sınırımızın dibinde türkmen kardeşlerimiz kesilirken seyreden biziz. gemileri batırılırken, askerleri dünya önünde küçük düşürülürken hiçbirşey yapmayan biziz. bizimle aynı kültürü, coğrafyayı paylaşmış yüzlerce yıldır yaşadığımız, ağabeylik yaptığımız ülkeleri satıp kapağı avrupaya atmaya çalışan, avrupanın ayak işlerini yapmaya talip olan iki yüzlüler gene biziz. ben şimdi merak ediyorum bukadar iki yüzlü insanlar olarak bu filmlerle vicdanımızı mı rahatlatıyoruz? o filmde rambo polat'ın savaştığı herşeyin en önemli sorumlusu biz değilmiyiz? üç gün sonra olacak olaylarda sizi polat alemdar mı kurtaracak ah benim süperzekalı kardeşlerim? polat kafaya bandı çeker 3 şebekleride yanına alıp tüm düşmanları temizler değil mi? neyse film bitti, gerçek hayata döndük. şimdi amerika, israil ve avrupalı kardeşlerimizin ayak işlerini yapmaya devam edelim ve bugün ortadoğuda ölecek insanlar içinde kurtlar vadisi 2'yi bekleyelim ki polat abi onları gene kurtarsın.
| aptal | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 07:51 |
4 kişinin o kadar adamı alt etmesi Türk filmi olduğu için doğa üstü bir olay gibi görünüyor.ama 5 -6 tane filmi çekilen süper kahraman rambo,yiyebileceği en ağır darbeleri yiyip ayakta kalan rocky,pearl harbourda amerikayı kurtaran 2 pilot vs vs vs...bunlar çok mantıklı değilmi?vietnamı filmlerinde söz de 5000 kere ele geçiren abd liler çok mantıklı değil mi?sizin neyiniz var yaa?biraz gurur duymayı öğrenin.gün gelecek bizde ekonomik olarak güçlü konuma gelicez.o gün dünya yönetimi üstünde bizde söz sahibi olucaz.ama bugün ülkemizin tüm komşularını umarsızca tehdit eden bu güce karşı filmle vermiş oldugumuz cevap oldukça yerindeydi.mesaj apaçık ortada.biz ırak değiliz.sizin tankınız,askeriniz öyle elini kolunu sallıya sallıya bizim ülkemizde gezemez.bu ülkenin kocaman yüreği olan bir ordusu ve kahraman askerleri ve vatanı için herşeyi yapabilecek insanları var.saçma dediğiniz 4 adamın sıkışma sahnesi kıbrıs savaşında da benzer bir olayla cereyan etmiş 15 mücahit bulundukları rumların GRAMER SCHOOL mevkiini terketmeyi reddetmiş,100 den fazla rumla saatlerce çatışmış,komutanlarının verdiği destek güç gelene kadar o binadan çıkılmayacak emrini harfiyen yerine getirmiş ve kıbrıs türküne bugün yaşam alanlarını hediye etmişlerdir.destek güç geldiğinde mücahitlerin atacak tek mermilerinin kalmadığını ve binada metrekareye 100 den fazla mermi yediklerini gördüklerinde gözlerine inanamamışlar.bugun o mevkii gözlerinizi yaşartacak ve Türklüğünüzle bir kez daha gurur duymanıza vesile olacak bir müze şeklini almıştır.tıpkı savaştan ilk çıktığı günkü gibi tüm doğallığıyla korunmaktadır.tarihimiz bunun gibi kahramanlıklarla dolu.bu da mı saçma bu da mı olamaz?ne kadar kendini aşağıda gören insan var.tereddüte düştüğünüzde BİR TÜRK DÜNYAYA BEDEL sözünü hatırlayın.ve polat gibi milli duygularımızı okşayan kahramanları kösteklemeye çalışıp hala milli duyguları en üst seviyede olan insanları rencide etmeyin.onlar bu millete lazım.
| testt | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 13:13 |
bakın kurtlar vadisi dizileri yada filmi neden tartışılıyor? -izleyen herkesi düşündürdüğü; olumlu veya olumsuz tepki oluşturduğu için. izleyenlerin olumlu tepkileri genelde; Türklüğü sembolize edip, birlik ve milli duyguların kabarmasına neden olduğu için.(burda Türkler için konuşuyorum) olumsuz tepkiler ise; dizinin mafya dizisi diye nitelendirilmesiyle ilgili olarak milletin, devletin üstüne çıkması söz konusu.
FİLM için özel konuşacak olursam; Filmde; Amerikan karşıtlığı savunularak tarihteki ve şimdiki bazı gerçekler gözler önüne seriliyor.İşte bu kimseyi rahatsız etmesin..eğer basit bir konu, işleyiş, zamanlama ve amaç içerse yada amaçsız olsaydı ülkenin(Türkiye'nin)üst düzey yöneticileri bu filmi gösterimden bir kaç gün önce izlemeye gitmezlerdi.Amerika'dan birçok söz sahibi kişi de aynı sebepten izlemeye gitmez ve bu kadar sansasyon oluşturmazdı.
Bi arkadaş :"ne iki yüzlüyüz" demiş!.hem amerikan yandaşlığı yapıp (zülme boyun eğip,ortaklık edip) sonra da ırak,irandaki halkı savunmaya geçmişiz diyor. bu ne ayıptır insan ülkesine, milletine böyle kazık atar mı? ben iki yüzlü olduğumuzu kabul asla etmiyorum.neden?
Türkiye, ne Irak yanında savaşa katılıp gücünü ispatlamak gibi yanlışa düşecek bi ülke; ne de tamamen benliğinden kopuk Amerikan esirliğine boyun eğecek bi ülke..(iç işleri ayrı bir tarafa bırakalım.bütünlüğü bozma kaygıları..)
Aslında ülke yönetiminin dile getirmek istediklerini, içinde olan yaralarını ortaya çıkarmış bu film.(bir nebze de olsa). "Paran kadar konuş!" derler ya, bizim suskunluğumuz ondan(şu an çok iyiyiz söz sahibiyiz.2001i hatırlayın! Daha iyi yöneticilerle daha da iyi olacağız.). savunmaya geçersek Amerikaya karşı onların ekonomisi bizimkinden daha güçlü olduğu için bi süre sonra susturuluruz.bu gaflete düşmemek için ekonomimiz daha da iyi olana kadar sessiz savaş vermeliyiz.tamamen özgürlükçü, ilerici beyinlerin konuşması gereken zamandayız.Amerika bizi kullandıktan sonra atacak bir kenara plan bu.biz bunun farkında olarak onların yanındayız.herşey ekonomimizin güçlü hale gelmesine bağlı. bu ülkeyi kurtaracakların yolsuzluklara boyun eğmemesi eğdirmemesi gerekiyor..
Evet bu Kurtlar Vadisi Irak filmi gerçekten Türklerin aslında söylemek isteyip de söyleyemediklerinin tercümesi olmuş.söz konusu görünürdeki 4-5kahraman değil; onların amaçları yolundaki mücadeleleridir.bu film de amaçlara uygun işlenmmiştir.Şu veya bu tarikat ülke çıkarlarını savunmaya engel gösterilemez.Olmamıştır..
Ülkemiz çıkarlarını savunmak için olumlu tepkilere davet ediyorum sizi..
| astronom | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 17:31 |
işte testt harika bir örnek. hemen almış filmden gazını, uyduruk bir kahraman benimsemiş kendine. emin ol ataların seninle gurur duyuyordur. onlar kanlarını dökerek mücadele ettiler sen film seyrederek mücadele ettiğini sanıyorsun. amerikanın stratejik ortağı olmakla ve ikiyüzlü olmakla ilgili yazdığım hiçbirşeyi anlamadığın gayet açık. zaten bu gözükara cahillikle anlamanıda beklememek lazım.
savaş kazanmak için kocaman yürek yetmiyor malesef. o konsept ikinci dünya savaşında tarih oldu. savaş kazanmak için bağımsız, kendini besleyebilen, teknolojisini üreten bir ülke olmak lazım. türkiye gerek enerji üretimi, gerekse beslenme olarak dışabağımlı bir ülke oldu. bir savaş durumunda sadece soğuktan ve açlıktan ölen insanlarının milyonlar bazında olabileceğini hiç düşünmüyorsun tabi. ayrıca elektirik üretemeyeceğini yıllarca karanlıkta yaşayıp taş devrine geri döneceğinide hatırlatırım.
askeri alana gelince; bütün teknolojini dışardan alıyorsun. üretmiyorsun. ırak 10 sene ambargo yedi, teknoloji satın alamadı, 10 sene sonra amerikan tankları 1 tane bile kayıp vermeden yüzlerce ırak tankını menzilleri dışından çekirdek gibi yedi. ha sen diyorsan ki; ben bombayı havada tutarım, tanka taş atar patlatırım, bende öyle yürek var. ozaman aferin sana. ancak seni bukadar cahil bıraktığımız için bu toplumun bir bireyi olarak kendimi çok kötü hissediyorum. tarihinle gurur duy tabi, herkes duysun ancak vatanseverlikle aptallık farklı şeyler, birbirine karıştırma. aptalsan ve aptal olmakta ısrarcıysan istediğin kadar vatansever ol, vatanına en büyük zararı sen verirsin. özellikle polat gibi uyduruk kahramanlar üretip hayal dünyasında yaşayarak. çünkü gerçek hayatta seni polatlar kurtaramaz yada polatın gaz verdiği heyacanlı insanlarda kurtaramaz. bilim, eğitim, zeka, üretim kurtarır. bunlarda film seyrederek, hayal dünyasında yaşayarak, siyah ceket giyip tespih çekerek olmaz.
ayrıca o rambo filmlerini kim savundu ki? kendi kendini durduk yere ateşliyorsun. o filmler tüm dünyada mizah konusu, amerikada buna dahil. bizimde malkoçoğullarımız, battalgazilerimiz var. çok seviyoruz, bayılıyoruz ama ciddiye almıyoruz tabiki. ikisini ayırt etmek lazım.
testt, bu ülkenin en büyük sorunu senin gibi insanlar malesef. ilk yapmamız gereken iş; sizleri eğitip, okuyup araştıran, öğrenebilen, sağ duyu sahibi, kendi fikrini üretebilen, topluma katkı sağlayan bireyler haline getirmek olmalı. sana cahil diyorum diye kızma sakın, çünkü bunu söylerken bu toplumun bir bireyi olarak size gereken ilgiyi gösterip eğitemediğimiz için kendimden utanıyorum.
| aptal | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 18:28 |
birincisi askerlik görevini henüz bitirmiş bir askerdim.ikincisi iyiki senin gibi hocalarım olmamış.kusura bakmayın sizin gibi düşünemiyorum ve bununlada gurur duyuyorum.ben bu vatanın en uç köşelerinden birinde vazifemi yerine getirdim.belki sizin ancak haritadan bakıp adını bileceğiniz ya da hiç bilmediğiniz bir yerde.vatanın her köşesi bizim.vatanın tüm kahramanları bizim.polat alemdar sembolik bir kahramandır.yaptıkları hayal ürünüde olsa güzeldi.sizin gibi çok bilmiş MARJINAL takımına inat sonuna kadar polata desteğe devam.SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ.eleştirenlere karşı sonumu düşünmeden hertürlü SAVUNMAYI yapacağıma emin olabilirsin.eleştiri filmde eleştirilenlerin haddine düşmeli.onların zoruna gitmeli.onlar kıskanmalı.burada türkçe konuşabilen insanların değil.neyi kastettiğimi anladığınızı farzederek size iyi günler iyi avukatlıklar diliyorum.
| testt | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 18:48 |
astronom, yazdıkların iki yüzlülüğe iyi örnek olmuş. senin dediğin gibi köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı diyorsak bu iki yüzlülük değilde nedir? insanlar ölürken "ben önce kendimi geliştireyim, sonra kafa tutayım" diye hareketsiz kalıyorsan bundan büyük iki yüzlülük mü olur?
ayrıca türkiye gelişmiyor malesef. bunu nerden uyduruyorsunuz. türkiye'nin açık pazar haline gelmesi gelişmesi anlamına gelmiyor. çünkü türkiye hala teknoloji geliştirmiyor, teknoloji geliştiren ülkelerin ayak işlerini yapıyor. türkiyede üretim fabrikaları kuruluyor, arge laboratuarları değil. insanımız parçaları nasıl monte edeceklerini öğreniyorlar, yeni birşeyi nasıl geliştireceklerini değil. buna göz önünde bulundur bence.
en basiti, temelde eğitim sistemi hala berbat. türkiye eğitimli insan yetiştiremiyor, kendini eğitimli sanan insan yetiştiriyor. türkiye teknoloji, bilim üretemiyor. teknoloji birim üretecek bireyler yetiştiremiyor. burdan şunu söyleyebiliriz ki şu an eğitim sistemimize bakarak 1 nesil sonrasının bugünden farklı olmayacağına emin olabiliriz. ne zaman iyi bir eğitim sistemi kurarsak ozaman birşeylerin değişebileceğini umut edebiliriz. bunun yanında ticaret gelişebilir, türkiyenin maddi şartları düzelebilir ama bunların hepsi geçicidir, bunlar hep iyi gün dostudur. kötü günde hiçbiri yanınızda kalmaz. kötü günde insanın yanına sadece bilgisi, eğitimi, bilimi, teknolojisi kısacası yeniden üretebilecek gücü kalır. ama siz ayak işleri yapmaya devam ederseniz. üçgün sonra iş bulamayınca neyapabileceğinizi bilmemessiniz.
kurtlarvadisi gibi filmler insanlarda "üretmeliyim, öğrenmeliyim, gelişmeliyim, okumalıyım, teknoloji geliştirmeliyim, eğitmeliyim" gibi düşünceler yaratacaksa emin ol diyecek bir lafımız olmaz. ancak bu filmler testt gibi cahil insanları teşvik ediyor, kabadayılıkla, rambolukla birşeyler yapılabilecekmiş düşüncesini insanlara işliyor. üzgünüm ama bu filmler bizi ileri götürmez daha cahil daha gerikafalı insanlar yapar.
ayrıca unutmayınız ki gururlandığınız, kanlarıyla bu ülkeyi kurmuş atalarınız bir sonraki nesle ilim, irfan yolunda ilerlemelerini nasihat etmiştir ve bütün miraslarını bu yönde düzenlemiştir.
| aptal | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 18:55 |
elbetteki eğitim 1.planda. gelişmek için.ben birey olarak elimden geleni yapmaya çalışıyorum ülkem için.iki yüzlülük konusunda ise; ekonomik sebeplerle böyle olmak zorunda olduğumuzu dile getirmek istedim.ırak'ın yanıında bizim bu askeri gücümüzle bu teknolojimizle savaşa aktif katılma gibi bir olanağımız yok(pasif katılmadan zaten direkt zarar göreceğiz) işte anlatmak istediğim bu iki yüzlülük değil stratejidir. gelişme derken düzelteyim: eskiden borç filan almıyorduk.2000lerde krizi soktular bize onu düzeltiyoruz.gelişmeden kastım bu.. bizim asıl bu gelişme konusunda yetinmeyi bilmez insanlar olmamız gerekiyor.ancak başarıya doymayan insan yeni başarılar elde eder. üstelik devletin yaptığı hiçbişey beni tatmin etmiyor.bu gelişme dediğim olay ise vakıfların, devlete bağlı olmayan kurumların giderek yol kat etmeleridir daha çok. ör: tegv- eğitim gönüllüleri vakfı: "Vakıf amaçları doğrultusundaki faaliyetlerin yürütülmesi için, 2004 yılında ana varlık ve şartlı bağış gelirleri dışında, çeşitli etkinlikler yolu ile 4 trilyon 76 milyar TL (4 milyon 76 bin YTL) bağış ve gelir sağlanabilmiştir. Bu konudaki çabaları için Yönetim Kurulu ve Vakıf yöneticilerini kutlarız."
böyle çalışmalara her alanda kat kat başarılı olmuş halleriyle ihtiyacımız var! hep birlikte büyük düşünelim. Çalışalım..
| astronom | |
|
|
(0 puan) |
|
| 08 Şubat 2006 19:48 |
