Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "chuck'ın yeni sezonda konukları var"


ortaya çıkarmış olduğu sıradışı eserler nedeniyle bazı kesimler tarafından "soytarı mı yoksa sanatçı mı" şeklinde düşünülen, çağdaş sanatın önemli isimlerinden biri olan Maurizio Cattelan, 1960 yılında İtalya’nın padova kentinde doğmuş.

\
Sanat egitimi almamış olan ve aslında mobilyacı olan sanatçının tartışmalara yol açan eserleri gerçekten görülmeye değerdir.
New york’ta bulunan modern sanat müzesi gibi dünya çapındaki seçkin müzelerde solo sergiler düzenleyen sanatçı, alakasız mekanlarda ve oldukça gerçekçi olan eserleri ile görenleri hayrete düşürmekle ünlüdür. Bunlardan en bilinen çalışmaları ise göktaşının altında ezilmiş olan papa, diz çöküp dua eden Adolf hitler, Frank & Jamie vb.
Sanatçı son olarak sanatını İtalya'nın Milano kenti sokaklarına taşımış ve boyunlarından asılmış olarak ağaçta bulunan üç küçük çocuğu izleyicilerine sunmakta. Bu son çalışması ile ilgileri üzerine çeken sanatçı, bu çalışmasıyla çocuklara uygulanan şiddete dikkat çekmeyi amaçlıyor.


  • xerre
  • 21 yorum var
  • 12 Mayıs 2008 13:49

Yorumlar

ortadoğuda bu görüntülerin gerçekleri oluyor, sanatçı arkadaş da 10 numara bi iş yapıp bunlara dikkat çekmiş. tebrikler.

Soytarılık yaptığı bir tarafını göremedim, eserleri de hem güzel hem de anlamlı.insan için sanat yapan doğuştan yetenekli biriymiş demek ki kendileri.

Gayet güzel iş çıkarmış adam soytarılık diyenlerin en alasını aynaya baktıklarında görmeleri mümkün.....

yes woman yes cry:)

işin ilginç tarafı,bu kadar önemli bir sanatçıdan hiç bir türkçe kaynakta tam olarak bahsedilmemiş.

Boş zaman makinası!

aman abi henüz bu adamı bizim ülke ile muhatap etmeyelim zira ülkemizde lahmacun için cinayet işlenebiliyor. bu elemanı yanlış anlar bizdeki büyük oranlı cahil kesim.

Eğitim ne dirki? Eğitim alınmadan sanatçı olunmuyormu? Peki ilk eğitim veren insan kimden eğitim almış. Bu şu demek biz eğitimisizlerin öğrettikleri ile eğitim aldık aslında. Benzer bişey IQ testleri içinde söylenebilir. Tamam çok zeki gösteriyorsun x şahsını ama iq testini hazırlayan kimseler ne kadar zeki???

Eğitim ne dirki? Eğitim alınmadan sanatçı olunmuyormu? Peki ilk eğitim veren insan kimden eğitim almış. Bu şu demek biz eğitimisizlerin öğrettikleri ile eğitim aldık aslında. Benzer bişey IQ testleri içinde söylenebilir. Tamam çok zeki gösteriyorsun x şahsını ama iq testini hazırlayan kimseler ne kadar zeki???

@kifo bu peygamberlik gibi birşey değil :)

ilk sanatçı kimdi sonraki halifesi kimdi gibi birşey yok yani.
eğitim almamış olmak belirli bir sanat görüşü ve estetik anlayışı tarafından yoğrulmamış demeye geliyor.

bu sanat görüşü ve estetik anlayışlarıda medeniyetlerin gelişimleri ve başka bir çok faktörle etkileşime girip zamanla gelişiyor. ve belli bir üslup oluşturuyor.

gökten biri aha bu sanatçı bu size bütün estetik anlayışını aktaracak. ondan sonra gelen halifeside bir sonraki insanlara aktaracak gibi bir durum yok sanatta...

cumhuriyetin temel ilkelerine karşı olanlar sözde sivil anayasa yapamazlar. demokrasi kullanılarak demokrasi yok edilemez.

Güzelmiş

S E S E B İ A N. C O M Hiçbirşey hakkında herşey!

çarpıcı...
şahane...
yalnız birşey dikkatimi çekti; papa'nın olduğu çalışmada yerdeki cam kırıkları...
acaba neye dikkat çekmek istemiş? göktaşı düşmüş ve doğal olarak camlar kırılmış diye gelebilir aklınıza hemen. iyi de yerde ayrıca beton, toprak parçaları da olması gerek miyor mu? özellikle neden cam'ı kullanmış acaba?!?
keşke ingilizce biliyor olsaydım :-(
not: @true'ye katılıyorum.

biSGen--bLoGSPot NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS !

Bence papa'nın üstündeki göktaşı değil. O boyutta bir göktaşı düştüğünde ısısı ve etkisiyle papanın buharlaşması gerekir. Bence sanatçı Tanrı'nın Papa'ya taş yağdırdığını anlatmak istemiş, Kuran-ı Kerim'de fil suresi'nde geçen ebabil kuşlarının attığı kayalar gibi, bilmem kendimi anlatabildim mi? :D

hitlerin olduğu da çok iyi.

sanat denilen, belli bir oranda soyutlama becerisi gerektirir. göktaşı altında ezilen papaya bakarak çok zorlanırsa bir hikaye çıkarılabilir; ancak ağaca asılmış üç kuklayı sanat diye yutturmaya kalkmasın kimse.. çok yüzeysel enstalasyonlar denilebilir; ki sanat yüzeyden derindir. bunun, masanın üstüne kedi ile köpek maketi koyup: "aha bak masaüstünde dostluk yaptım" demekten farkı yoktur.

katılıyorum @eloyer
ancak sanatta -her ne kadar arada çıksa da- kullanılan objeler,sesler,renkler,vb,(artık hangi sanat alanında eser üretiyorsa)... tesadüfi değildir çoğunlukla... "birşeyler" rastgele bir araya gelerek sanat eserini oluşturmazlar.
ve tabii ki sanatçının düşünmediği birşeyi çıkarmaya çalışmak da bazen, hatta çoğunlukla "uydurmak"tır.
sanatçı böylesi durumlarda şu repliği atıyor mudur acep?:"Hımm... evet aslında bunu bilerek yaptım. ( ben neymişim de bilmiyormuşum meğer! fay anasını bea ! ) ancak istedim ki başkaları bulsun, görsün. canım, herşeyi de anlatacak değilim ya, ben kendimi böyle ifade ediyorum işte !" kem, küm, mek, mük, cart, curt... ( bu zat-ı muhteremin sanat konusundaki muhtevasını açıklamaya gerek yok sanırım )
veyahut daha gerçekçi olan ve sözünü esirgemeyen sanatçı :"yoo, hayır ben öyle bir kurguya sahip değilim, sizin hayal gücünüz epey gelişmiş sanırım. güzel uyduruyorsunuz bakıyorum da."

ve herkesin yüzeyi farklıdır. belki sanatı ve sanatçıyı özel ve güzel kılan da burasıdır.

ve sanatçı soyutu somuttan çıkarıp tekrar somutlaştırır.

yazı çok mu soyut oldu ne :)
somutlayayım hemen:
şaka bir yana @eloyer, yorumunuzu ( mekanik algıya bir eleştiri ) olarak alıyorum ve destekliyorum.
ve yine ancak; bir eserle ( üç kuklayı sanat diye yutturmaya çalışmak ) bütüne dair yorum yapmanız biraz acımasız bir eleştiri olmuyor mu?
ne dersiniz?

biSGen--bLoGSPot NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS !

Bence o üç çocuklu eserinde sanattan çok mesaj verme kaygısı ağır basmış, heykel tarzında daha çok durup sanatçının vermeye çalıştığı mesajı anlamaya çalışırken, burada anladığımız mesajı sindirmeye çalışıyoruz. Sanatçının üzerine aldığı toplumsal sorumluluklarını göz önüne aldığımızda, günümüz şartlarında kabul edilebilir bir eser bence.

bu sanatçının işleri hakkında kısa da olsa bir yazı yaklaşık 3-4 sene önce okumuştum. artık yayından kalkan bir dergi (adını unuttum yahu).

sanırım birinci tiran bienali'ndeki işleriyle ilgiliydi.

bana kalırsa her yere lazım sanatçılardan birisi. Aslında kendini sanatçı olarak tanımlamıyor. o aramızdan birisi :) gerçketen başarılı, ağaçta ki 3 çocuk ise muhteşem olmuş.

üç çocuğu ağaca asmak sanal olarak da olsa sanat için de olsa cesaret ister. sanatçı dediğin adamların tek kaygısı kendi egolarıdır. sanatta asıl amaç egoyu aşmaktır. papaya taş atmak da cesaret ister, hitleri yalvartmak da. ne kadar sert çıkışlar yaparsan o kadar dikkat çekersin. kimsenin yapmadığını yaparsan ilk olursun. herkes aferin der. her yeni sert çıkışında egon biraz daha şişer. bi de bu durum sana para kazandırıyorsa oh ne ala. sanat nefs içindir. gerisi yalan.ağaçtaki üç çocuğa gelince sadece korkunç. böyle sanat adı altında gösterdikleri vahşet sahneleriyle , şiddeti meşrulaştırmaktan, insanları bunları görmeye alıştırmaktan başka birşey yapmıyorlar.

çok başarılı.

üzücü olan yaşadığımız yüzyılda çağdaş sanatın çarpıcı, şiddetli işler yapmadan sesini duyuramaması. kısaca şunu demek için debeleniyorum. dikkat çekmek için sanat da kendi içinde bir şiddet yaratıyor.

alt yapı üst yapıyı belirler...

biSGen--bLoGSPot NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS !

ben pek anlamlı bulmadım.belkide sanattan anlamıyorum.bumudur sanat 3 çocuğu as.papaya taş at.hitleri yalvart eeeeeeeee...
anamorph filmi geldi aklıma ordaki adamda kendini sanatçı sanıyodu.

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

Tutulanlar Banner

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.