Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Yeni Molpediniz Var Mı?"


Haberleşmenin gizliliği esastır. T.C Anayasası Madde 22

\

Yıllardır bilgisayarımıza kurduğumuz programların lisans sözleşmelerini (term of use) kabul ediyorum diyerek geçiverdik. Gerçi firmalar bu sözleşmeler üzerinde bir değişiklik yapmamızı sağlayacak imkanı sunmasalar da, ne biz ne de firmaların hukuk önünde bu sözleşmeyle bir yaptırım isteğinde bulunmamız; bu sözleşmelerin tarafımızdan sadece kabul ediyorum (accept) diyerek geçirilmesine sebep oldu. Hatta korsan kullanılan yazılamlarda bile dalga geçercesine lisans sözleşmesini onayladık. Bu sözleşmelerin güncel hayatımıza etkisi sadece hukuk alanında değil, şüphesiz yazılım firmalarının politkaları ile ilgili olmasıdır.
---
Bu yazı Microsoft’un sunduğu .net Messenger Hizmeti’nin Haberleşme gizliliğimiz açısından basit bir incelemesidir. Yazının ikinci bölümü, konu edilen sözleşmenin Türk Hukuk egemenliği alanına girip girmediğini inceleyecektir. Üçüncü bölümünde ise Microsoft’un gizlilik politikası eleştirisel bir yaklaşımla incelenecektir.
---

Günümüz mesajlaşma programlarından en önemlisi hiç şüphesiz Msn Messenger' dır. Msn Messenger’ın hizmet verdiği .net Messenger Hizmet ağının belirli bir kullanım koşulu vardır. Yani aslında programın kendisinin ayrı bir kullanım koşulu, servisin ayrı bir kullanım koşulu vardır. Bu sayede Microsoft, hizmeti sunmakla elde ettiği hakları,sisteme bağlanan diğer programlarla birlikte de sürdürebilmektedir. Peki kaçımız artık hayatımızda telefon hizmeti kadar önemli ve kişisel bir yer tutan bu hizmete hangi koşullar içerisinde sahip olduğumuzu biliyor? Belki de can sıkıntısı içerisinde biraz göz gezdirmişizdir. Telefonumuz kadar önemli, ve evimizin içini bile açık seçik ettiğimiz bu programın kişisel güvenliğimiz açısından hukuki durumu nedir ve gerçekten Microsoft bizi dinleyebilir mi, yok eğer dinleyemezse aşağıda bahsi geçen maddeler nedir ve orada işleri nedir?

Söz konusu kullanım koşullarına şu adresten ulaşabilirsiniz (bulunduğuz ülke diline göre çıkar). Sözleşmenin bizim konumuzla ilgili maddesi Gizlilik başlığı taşıyan 5.maddesi. Maddenin ilk paragrafı her ne kadar başka sözleşmelere(!) atıf yapsada, o sözleşmelerin iligli maddeleride gene bu maddelere atıflar yaparak ilerlemekte ve en sonunda hepside 5.maddenin ikinci paragrafında düğümlenmektedir. İkinci paragrafı önemli olduğu için buraya koymalıyız diye düşünüyorum.

İletişimlerinizin içeriği de dahil olmak üzere Hizmet kullanımınızın gizli olduğunu düşünüyoruz. İletişimlerinizi düzenli olarak izlemediğimiz gibi iletişimlerinizle ilgili herhangi bir bilgiyi kimseye açıklamamaktayız. Ancak, aşağıdaki durumlarda, ve gerekli olduğunu düşündüğümüz zaman iletişiminizin içeriği de dahil olmak üzere iletişimlerinizi izleyebilir ve sizinle ilgili bilgileri açıklayabiliriz: (1) yasalara uymak veya yasal işlemlere yanıt vermek; (2) bu sözleşmeye uyduğunuzdan emin olmak ya da (3) Microsoft'un, çalışanlarının, müşterilerinin veya kamunun haklarını, mülkiyetini veya çıkarlarını korumak.

İlgili paragrafın 1 yan numarasıyla adlandırılan izleme durumu hariç diğerleri açıkça göstermektedir ki, Microsoft yasal işlem talebi olmadan hatta kendi ve çalışanlarının çıkarlarını korumak amacıyla bizi dinleme istediğine sahiptir. Dinleme yapmakla kalmayıp bunu yayabilmektedir de.Hatta bunu kullanım sözleşmesine yazarak bizi sanki bunu kabul etmişiz gibi göstermeye kalkmatadır. Peki gerçekten Türkiye’de Microsoft bunu yapabilme yetisine sahip midir? Sözleşmeye koyduğu iki yarım cümle ile biz Microsoft’a hadi gel bizi dinle demekte miyiz?

Bunu tek tek ve farklı yollardan incelemekte fayda vardır:

Bu sözleşmenin ilgili maddesi geçerli midir? Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun mad.6, yazının en başında bahsettiğimiz sözleşmelerle ilgili bir düzenleme getirmiştir. İlgili maddeyi aynen buraya almakta fayda vardır.

Madde 6. ? (4822. Değ) Satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.
Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.
Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.
Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.
6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ve sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik satıcı veya sağlayıcı tarafından derhal giderilir.
Bakanlık standart sözleşmelerde yer alan haksız şartların tespit edilmesine ve bunların sözleşme metninden çıkartılmasının sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirler.

Sizce de, Microsoft ile imzaladığımız sözleşmenin Gizlilik başlığı altında yazılanlar buraya girmekte midir? Bence kesinlikle. Peki Microsft bir mesafeli sözleşme olan bu sözleşmeyi 12 punto ve kalın harflerle mi sunmuştur. Hayır ince ve 8,5 punto ile sunmuştur. Tabii bunlar eninde sonunda bu tür sözleşmelere ilişkin özel maddeler, bununla birlikte genel kanunlarımıza da bakmakta fayda var.

Konumuzla iligli Anayasa maddeleri Özel Hayatın Gizliliğinin korunması başlığı altındaki mad.20 ve Haberleşme Hürriyeti başlıklı mad.22’dir. Bu maddeler kendi içlerinde sayılan sınırlama ölçütleri ve mad.13 bağlamında sınırlandırılır. Burada belirtilen sınırlandırma ölçütleri ve usul dışında bu maddeler ihlal edilemez. Hele biz bu maddelerde sayılan haklarımızdan, bu hakların Temel Hal ve Hürriyetlerimiz’den olduğu gerek Yargıtay gerek AIHM tarafından içtihatları ile sabit görüldüğü için, Anayasa’nın 12.maddesi gereği vazgeçemeyiz,devredemeyiz ve dokunulmasına izin veremeyiz. Bu da Microsoft ile imzaladığımız bu sözleşmenin ilgili maddesinin kanuni olarak hiçbir şey ifade etmediğini açıkça göstermektedir. Hatta Microsoft’un bu iligli maddeye dayanarak bizim iletişimimizi izlediği taktirde Türk Ceza Kanunu’ nun dokuzuncu bölümünde düzenlenen tüm suçları işlemektedir.


 | 20 yorum var 
 | 27 Eylül 2006 12:14 

« önceki yazı
Microsoft Ikonları
sonraki yazı »
.mobi alan adları

Yorumlar

bu konu çok gündeme geldi. kendi serverlarında tüm yazışmalar kaydediliyor olabilir ancak bu bilgilere sürekli bakmıyorlar. sadece önemli kişilerin bilgileri olursa bakarlar. ayrıca hiç de umrumda değil. istediği gibi izlesin. önemli bilgilerimi msn üzerinde konuşmuyorum. ayrıca ordu, devlet vs. bu msn i kullanıp özel bilgileri yollamadığına göre sorun yok. tedbir alınırı olur biter, bu kadar büyütmenin anlamı yok. son derece güçlü olan bir şirkete dava açıp yıllarımı harcayamam şahsen. akıllı olup önemli bilgilerini msn üzerinden paylaşmassın olur biter.

.: SaintEagle Buradaydı:. .:SaintEagle Was Here:.
SaintEagle |  (0 puan) 27 Eylül 2006 12:56

SaintEagle mesela aynı şeyi Türk Telekom yapsa, telefon görüşmelerini kendi şirket çıkarına aykırı birşeyler döndüğünü hissedip hakim kararı olmadan dinlese, mesela girdiğin bütün internet sitelerini hiçbir hakim kararı olmadan izlese yada mesela Turkcell senin cep telefonunu dinleyebileceğini söylerse, yada Digiturk izlediğin kanalların neler olduğunu takip ettiklerini söyleseler. Bunlar büyütülmeyecek şeyler mi? Mesela karşıda pencereden seni ancak elinde gerekli hakim izni olan kolluk güçlerinin izleyebileceği ilkesi; nasıl olsa karşı pencereden beni kolluk güçleri isterse izleyebiliyor, o zaman bütün apartman beni izlesin şeklindeki bir düşünce ile çürütülebilir mi?

fortis est veritas
dogukansavas |  (0 puan) 27 Eylül 2006 13:18

bunu sadece microsoft mu yapıyor? Yahoo,Google bunların hepsi yapıyor.Hatta NSA var bütün dünyayı takip ediyorlar ama senin benim konuşmalarımı ne yapsınlar? Benimkini kaydetsin gidip kaydetmeyin lan diye dava açamam,uğraşamam mektup yazın haberleşeceksiniz,kimse izleyemesin ;)

ozguryavuz |  (0 puan) 27 Eylül 2006 16:10

@ozguryavuz, tck der ki 'suçun muadilinin yapılıyorsa ve bu suçun işleyen halan yakalanmamışsa bile bu suçu düşürmez'.

yani google'ın, yahoo'nun da yapıyor olması Ms'i suçsuz yapmaz.

CNKT |  (0 puan) 27 Eylül 2006 16:31

Sevgili ozguryavuz ya ptt'de derseki ben kendi çalışanlarımın çıkarlarına ters düştüğünü hissetiğim an da ben de mektuplarınızı açıp okuyabilirim. O zaman ne yapacaksın. PTT benim mektuplarımı nasılsa okumuyor diyerek buna bir önlem almayacak mısın? Mektup haberleşmesi daha mı kişiseldir, daha özel hayatımıza yakındır MSN'e göre.

fortis est veritas
dogukansavas |  (0 puan) 27 Eylül 2006 17:05

evet daha yakındır.Tamam senin dediğini yapalım gidelim mice dava açalım.Adamlar yılda milyarlarca dolar vergi ödüyor ABD'ye,davayı kazanabilirmiyiz sence ? Eğer beni izliyorlar çok önemli biriyim ben izlemesinler diyosan msn,gtalk vb kullanma zorla kullandırtmıyorlar sana bunları.Boş işlerle uğraşmayın ...

ozguryavuz |  (0 puan) 27 Eylül 2006 17:08

Mektubu daha yakın hissetmenin tek sebebi, PTT'nin mektublarını okumyacağını bilmendir. Yoksa neden daha güvenlidir mektup göndermek?
Boş işler kısmı oldukça yaralayıcı oldu. O milyarlarca dolar vergi ödeyen şirketler AB'de,ABD'de, Tayvan'da bile Rekabet yasaları yüzünden milyonlarca dolar cezalara çaptırılıyor. Kişisel güvenlik için soruşturmalardan geçiyor. Türkiye'de ise bir davada ancak davacı kısmında oturuyorlarsa bir sorun vardır demektir.
Hele yok efendim sen çok önemli bir şahsiyetsin, kendini süper insan görüyorsun şeklinde retoriğin en ucuz örneklerini vermek oldukça sorumsuz. Mesela Türk Telekom sana telefon hizmetini kusurlu verirse, hayır efendim ne işim olur Türk Telekom'la, ben zengin ve önemli biriyim bütün paramı Turkcell'e verip buradan konuşurum. Yerim üstelik interneti o kadar önemli bir insanımki GPRS'ten internete bağlanırım mı diyorsun.
Birşeyi zorla kullanmak veya kullanmamak sorunu değil bu. Bir hizmeti alırken ona hukukun el verdiği ölçülerde sahip olmaktır önemli olan. Sen bugün bankada hesap açsan ve banka hoop diye hesap işletim ücretimi 10 ytl'den 200 ytl'ye çıkarsa, hooop zorla mı istiyoruz sizi gidin zorla mı tutuyoruz seni diyeceksin. Yada bu ülkede zorla mı yaşıyorsunki, sokaktaki adam evinin içine dürbünle bakınca polis çağırıyorsun.
Ama doğru eninde sonunda mektup daha önemlidir kişisel olarak, araya aracı sokmadan posta güvercini kullanmak mektuptan bir önceki ve daha güvenilir yoldur oysa?

fortis est veritas
dogukansavas |  (0 puan) 27 Eylül 2006 17:23
Mesela Türk Telekom sana telefon hizmetini kusurlu verirse, hayır efendim ne işim olur Türk Telekom'la, ben zengin ve önemli biriyim bütün paramı Turkcell'e verip buradan konuşurum. Yerim üstelik interneti o kadar önemli bir insanımki GPRS'ten internete bağlanırım mı diyorsun.

yanlış anlamışsın ben msn'den konuşmalarımızı kaydetseler bile kendimin çok önemli bir kişi olmadığını kaydetmelerinin benim açımdan önemli olmadığını söyledim ama öyle bir noktaya çekmişsin ki anlayamadım.Eğer sen dava açmak istiyorsan aç,bi de site aç microsoft'un allah belasını versin bizi gözetliyor diye.Uğraş kazanırsın belki bizde boş zamanlarını dolduracak iş arayan uzak doğu ülkelerinden biri gibi oluruz.
ozguryavuz |  (0 puan) 27 Eylül 2006 17:29

Evet boş zaman bunlar, sen de bu boş zaman uğraşlarına "aaa bakın boş işlerle uğraşıyorlar" diyerekten çok verimli ve çok dolu zamanından bize bu kırıntıları düşürdüğün için çok teşekkür ederim. Bir anda aydınlattın bizi, ne yapıyor muşuz biz ya.

fortis est veritas
dogukansavas |  (0 puan) 27 Eylül 2006 17:42

önemli değil efem boş işlerle uğraşanlara boş işlerle uğraşıyonuz demek için burada olacağım...

ozguryavuz |  (0 puan) 27 Eylül 2006 17:43

microsoft bizi izlemez. Ünlü ve/veya dünya için çok önemli bir insan olsam, endişelenirdim.

Ege |  (0 puan) 27 Eylül 2006 19:49

microsoft bizi dinler mi dinlemez mi, samanlikta bir igneyiz kim sallasin bizi demeden once @dogukansavas'a emek harcadigi belli bu bildiri icin tesekkur etmek gerek. hukuki yonden derinlemesine guzel bir inceleme yapmis. ayrica dava acmaktan bahsedildigini gormedim bildiride.

hamletk |  (0 puan) 27 Eylül 2006 20:19

@dokukansavas, bosver urasma. Her zaman Emre Kongar - Mehmet Barlas tartışmalarında da böyle oluyo. Mehmet Barlas diyo ki 'ne var önceki hükümetler de çalıyodu çırpıyodu' Emre Kongar'da 'öncekilerin yapması bunların da yapmasını gerektirmez' diyo.

bazılarında da maalesef 'kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek' mantığı sahip. 'ne var google da bilgilerimizi' topluyo ne demek ya... bir suçun heryerde işleniyor olması suç oluşunu değiştirmez.... kaç defa dedik...

CNKT |  (0 puan) 27 Eylül 2006 21:34

Gizlilik sözlesmesinin Türkcesine suradan ulasabilirsiniz

en sevdigim cümlesi bu..

"ÖNEMLİ NOT: BU SÖZLEŞME SORUMLULUKLARIMIZI KISITLAMAKTA OLUP BİZ HİZMETLE İLGİLİ OLARAK GARANTİ SAĞLAMAMAKTAYIZ. SÖZLEŞME, AYRICA TELAFİLERİNİZİ DE SINIRLAR."

Vista |  (0 puan) 27 Eylül 2006 21:54

helal olsun @vista bulmuşsun can alıcı cümleyi. ayrıca bu cumartesi değil ama sonraki cumartesi ( 7 ekim oluyor ). antalya'da oturanlar Milliyet Akdeniz alıp teknoloji sayfasını okuyabilirler. bu konu incelenecek.

CNKT |  (0 puan) 27 Eylül 2006 21:56

@doğukansavaş, yazı için teşekkürler ancak bu konuyla ilgili merak ettiğim daha çok şey var?

bir kovuşturma esnasında mailler veya messenger konuşmaları türk yargı sisteminde delil olarak kabul ediliyor mu? eğer ediliyorsa t.c. devleti bunlara nasıl ulaşıyor?

umarım bu tür sorulara 2. sini beklediğim yazında cevap verirsin.

venq |  (0 puan) 28 Eylül 2006 17:31

@venq, sorduğun sorunun cevabını buradan vermeye çalışayım. Aslında sorunun cevabı o kadar net değil. Davaları ikiye ayırırsal özel hukuk ilişkisinden doğan davalar ve kamu davaları olmak üzere, özel hukuk ilişkisinde seninde bahsettiğin verilerin delil olarak kabul edilmesi için elektronik imza ile imzalanmış olması lazımdır. Yada karşı tarafın senin makinenden senin tarafından değiştirilmeden yollandığını ispat etmesi gerekir ki bu da imkansız olduğu için delil olarak kabul edilmez.
Lakin kamu davalarının özellikle ceza davaları ile ilişkili olanlarında bu deliller, karşı taraftan değilde size o elektronik hizmeti veren kişi tarafından sağlanırsa işte o zaman bunun doğruluk karinesi gereği size ait olduğu kabul edilir taki siz onu defedene kadar.

fortis est veritas
dogukansavas |  (0 puan) 29 Eylül 2006 12:41

100 yıl önce, gece dışarı baktığınızda bir ışık görürseniz orada en az bir insan olduğunu anlardınız. şu an dünya üzerinde milaylarca sokak lambası var. teknoloji gelişiyor, derin devlet hiç olmadığı kadar ter döküyor, iletişim yolları artıyor ve bu takip performansını da zorluyor. küresel yönetim ve gelişimsel kararlılık hakkında herşeyi bilmediğimiz ise aşikar.

informix |  (0 puan) 30 Eylül 2006 02:33

internet'in kalbi nerede atiyor? amerika 'da. "yeterli sayida ip araligi kalmadigi" geregini bir kenara birakirsak, ipv6'nin modellenmesinde basrolu oynayan ve yonetimini alan kim? amerika(dolayisiyla pentagon).

buna siddetle cikan ve avrupa 'nin ipv6 uygulamasinin, isleyisinin icerisinde olmasini isteyen, hatta dunya internetinin avrupa baskenti olmayi isteyen ulke hangisi? hollanda.

amerika ipv6'ya neden onem veriyor? bilgi akisini kontrol edebilmek, "guvenlik" ile ilgili konularda "mecburi istikamet" "[internet]" 'in dizginlerini elinde bulundurmak.

avrupa neden en azindan %50'sinin dizginlerinin elinde bulunmasini istiyor? ayni sebep.

kita, ulke, bolge, sehir, ilce gibi bir hiyerarside nokta atisi yapabilen bir ulke, amerikacik.

ayrica, sadece microsoft'mu? buyrunuz, yahoo!terms

google'da "herhangi bir yasal durumda bendekileri paylasirim" diyor [2]

zaten amerika tabanli teknoloji sirketlerinin bircogu(ozellikle borsada yeralanlar/tamami), amerika copyright office'nin neredeyse butun kanunlari kabul etmis sayiliyorlar ve paylasiyorlar musterileriyle.

kisacasi kim big brother degil ki?

enemy |  (0 puan) 30 Eylül 2006 03:32

@ enemy; aslında burada sorun yasal zorunluluktan dolayı bilgilerin verilmesi değil. Eninde sonunda bu kanuni bir yol, sorun microsoft'un kendi şirketinin ve çalışanlarının çıkarı içinde bunu yapabileceğini sözleşmeye koyması.

fortis est veritas
dogukansavas |  (0 puan) 30 Eylül 2006 10:40

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

reklam

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

RSS Dosyası
pillikutu