Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Leon 'Sevginin Gücü'"


evet aydınımızın havaalanı dönüşü cevre yolunda pinik yapan insanlarımıza serzenişi.

otobüste okurken kendimden geçtim, sinirlerim bozuldu acaip. hangi ülkede bir aydın insanını bu derece yerden yere vurabilir, olayları değiş kişileri kritize eder ve günlük bi gazetede kendine bir köşe bulabilir?

İnsanları modern olamamakla, et yemekle, kıllı bacaklarıyla suçluyor. o kadar ucuz ki yazılanlar, "balık yeseler böyle hatur hutur kaşımazlar" gibisinden bi de formül bulunmuş. tam da cemil meriç' in tasvir ettiği toplumundan uzak aydını gördüm bu yazıda. zaten okumaktan hoşlanmadığım köşesini de bi daha okumamaya karar verdim.


 | 32 yorum var 
 | 27 Temmuz 2005 19:14 

Yorumlar

haberin doğru linki

We are accidents waiting Waiting to happen.
onerty |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 19:25

mine ablamız avrupa toprağı çiğnemiş , dünyayı gezmiş , görmüş , ama kabuğunu tiksinerek bakan bi ablamızdır. otuz küsur yaşında bisiklet kullanmayı öğrendiğine göre , sanırım bir aydın (!) olarak halkına karşı sorumluluk duymayı 123456515215 yaşında öğrenecek. elin damı demez mi şimdi : " bacım , toplumun ilerlemesi , dap erkan öğrenmesi için ne mücadele verdin. bir aydın olarak bu senin görevin değil mi? var sa söyle de bizde bilek , kendimizi çekip çevirek"

zaten plajında havyar yiyemiyorsak ne anlamı var ki hayatın :)

mastersound |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 19:39

Bu kadın artık kendini kaybetmiş durumdadır. Aşağılık kompleksinin son sınırlarında dolaşıyor. Son zamanlardaki yazılarının çoğu bu milleti aşağılamak üzerine. Ve aşağılamanın şiddetini her geçen gün artırıyor. Bu yazısında da olduğu gibi artık hakaret boyutuna varmış durumda.

Yıllar önce birkaç yazısında yeteneğini farkederek kendisini denk geldikçe okumaya devam etmiştim. Şüphesiz yazarlıkta çok yetenekli.

Ne yazık ki bu yeteneğini bu millete bir fayda sağlamak yerine bu şekilde aşağılık bir şekilde kullanıyor. Yazıklar olsun.

bilgehan |  (0 puan) 27 Temmuz 2005 22:09

yazılarını basından beri takip ediyor olsaydınız bu sekilde yorumlar yapmazdınız. anadolu topraklarında yasayan halklar gerçek medeniyet kavramının kurucularıdır. ancak bugun yasanan yozlasma gerici yobaz siyasetin ürünüdür. o insanlara yasadıgı topraklarda yasama hakkı verilmedigi, nasıl insanca yasanacagı ögretilmedigi icin bugun gordugu her yesilligi piknik alanı, her gordugu tahtayı mangal malzemesi zannediyor.

istanbul bir metropol, bir dunya baskenti, burada yasamanın bazı kuralları olmalı, bunlara uymayanlar uydurulmalı.

ablamıza laf yok.

iesus nazarenus rex iudeaorum
jesuschristsuperstar |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 00:51

@denizarkan: bu yazı hakaret içeriyor. ve eleştiri tamamen insanlara. ne demekmiş, tesettür annesi ve onun danaları. veya kıllı kısa bacaklı adamlar. bu insanlar toplumsal yozlaşma sonucumu kıllandılar bacakları kısaldı. avam kısmına ön insan muamelesi yapmak da ne oluyo, yakışıyomu hiç bir aydın' a? bu aydın kelimesini tırnak içine alıyorum, kendini aydın zanneden manasında. ele aldığı konu güzel evet, ama işleyiş biçimi yanlış. hem de acayip kırıcı. ülkeye karşı vatani görevlerini yapan, oğlunu şehit veren, kanını döken ya da en basitinden sırtından catır catır vergi alınan bir toplumun üyesine vıcık vıcık elitizmin içinden kimse bu sıfatları kullanamaz. masalarda ceket yakan, tabak kıranlara da dilini uzatıp "dana", vs. desin bakalım.

kesinlikle miğdemi bulandıran iğrenç bi yazıydı bu, sinirlerime hakim olmaya calisiyorum..

hem sormazlar mı ablaya, tamam biz bu halkla bi yere varamadık, peki siz ne yaptınız bu halk için? ahkam dan başka. havaalanı billboard larında göz kırpmakla, toplumun sadece bi kesmine hitap eden ırkçı yazılarla aydın olunmuyor malesef. hem gerçekten bu ülkeyi sevse, içinde yaşar tüm sıkıntılarına rağmen. kendini uzakta tutup, "bokun içinde yaşıyosunuz" demek iş mi?

İnsanlar bu ülkeli olmaktan utanıyorlar.. bu nefretle şekillendirilemez toplum. insanları kırıp budayarak.

özetle bu yazıyı ahlaksızlık olarak yorumluyorum.

We are accidents waiting Waiting to happen.
onerty |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 01:15

aslında söyleyeceklerimi bitirmiştim ama şu "sen bu topluma ne verdin" edebiyatını görünce dayanamıyorum. insanların kültürsüzlüğünü eleştirebilmek için illa nelson mandela, indra gandi mi olmak gerekiyor bu ülkede. ve birseyleri degistirmeye cabalamıs insanların tepesine sol omzunda nişanlar dolu, apoletli adamlar çökmediler mi, insanları sadece aydın oldukları için diri diri yaktıkları ülke burası degilmiydi. böyle içi boş halk adamı söylemlerinin yapılabilecegi bir ülke degil Türkiye. sen mine kırıkkanatın bu ülkenin yobazlarıyla nasıl bir mücadele içerisinde oldugunu, aldıgı ölüm tehditlerine karsı nasıl hiç korkmadan, söylemlerinden vazgeçmeden mücadele ettigini bilmiyorsun. yazısındaki iki satırı burada mimleyip, elitist damgasını yapıstırıyorsun.

iesus nazarenus rex iudeaorum
jesuschristsuperstar |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 04:47

mine hanım bu mücadeleyi hakaret ederek mi yapıyor? bırak yapmasın ozaman.

mastersound |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 09:44

mine hanım bu mücadeleyi hakaret ederek mi yapıyor? bırak yapmasın ozaman.

mastersound |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 09:45

aziz nesin de bu ülkenin yobazlarıyla savaşıyordu. aldığı ölüm tehditlerinden bahsetmeye de gerek yok, ve bu ülkenin % 80 i salaktır dedi. bunun hiç abes bi tarafı yok, en azından bence. fakat; "vücudu kıllı, atleti kirli, etobur" edebiyatını bu ülkenin yobazlarıyla savaşan aydın yapmaz.

iki satır yazısını mimliyorsuna gelince; onlarca mim çıkartabilirim, mine g. kırıkkanat' ın ırkçılığını kanıtlayabilecek, lakin hiç bu kadar ağzından köpükler saçarak yazdığına rastlamamıştım. ucuz halk adamı edebiyatı filan da yapmıyorum, çünkü bu sözlerle, hitler' in firinlari arasında bir fark göremiyorum.

We are accidents waiting Waiting to happen.
onerty |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 10:00

denizarkan+1 peki onerty! ne yazmasını isterdin mine g.kırıkkanat'ın? "adamlara hak vermek lazım ;çimlerle suyu görünce kendilerini köyde derenin kenerında hissettiler sanırım , iyi de olmuş" mu demeliydi! bi de öyle bi yazmışsın ki ;hani manzara senin çok hoşuna gidiyo da onlara katılasın gelmiş ama mine g.kırıkkanat seni de eleştirir diye yapamıyorsun.yok öyle onerty , adam köyünden kalkıp geliyorsa kente para kazanmak için burdaki bi takım yazılı olmayan kurallara uyacak ,uymazsa uyarılacak (üslup konusu tartışılır) ya da hiç gelmiyecek!!!

septikkerkenez |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 10:17

@septikkerkenez sanırım üslüp konusunu tartışıyoruz. mine hanımın hakarete varan nitelemelerinden bahsediyoruz. üslüp ve dap çok önemlidir. yoksa bir takım kent kurallarına uymayalım demiyoruz. bir aydın sineklere küfür etmez... bataklığı kurutmak için proje üretir ve çaba harcar.

mastersound |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 10:46

yukarıda yazdım; değindiği konu güzel fakat işleyiş biçimi yanlış, üslubu kırıcı diye. eleştirdiğim nokta orası zaten. ayrıca hiç de onlara katılasım filan yok, bende havaalanı dönüşlerinde o manzarayı kötü buluyorum, hatta daha nice kötü manzaralarda biliyorum istanbulda. ama yazıdaki tavır farklı, söylenmek-eleştirilmek istenen o değil.

hem büyük şehirlerde yaşamamanın kuralları olduğu gibi, eline kalem almanın da kuralları var.

We are accidents waiting Waiting to happen.
onerty |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 10:47

@denizarkan :

böylelerini avans verdikten sonra , yarın öbürgün afedersin kçında tommy , gözünde pilot gözlükleri sonra clubdan cluba koşsun . böyle mi kurtulacaksın yobazlıktan ? yoksa bu kadın mı yobazdır ? cevabını sen ver.

deneloper (web developer network)
junkie |  (0 puan) 28 Temmuz 2005 11:35

katılıyorum. yobazlık sanki sadece kılık kıyafetle bitiyormuş gibi görünüyor değil mi?

mastersound |  (0 puan) 30 Temmuz 2005 09:10

Aydinlik budur iste, "Şimdi bu sahillerde sabah yürüyüşleri yapan 'creme de la creme' Kadıköylüler, İslamistan varoşlarının işgal ettiği denizlerine ve kumsallarına bakıyor, lanet yağdırıyorlar halkımıza 1 milyon karşılığında plaj hizmeti sunan belediyelere. Ben de kendilerine sormak isterdim : Neredeydiniz o varoşlar oluşurken, hangi partiye girip kaliteli sesinizi, dünya görüşünüzü duyurmaya çalıştınız, ne kadar ilgilendiniz politikayla? Gecekondular denize inmez, eşkiya sizin yolunuzu DA kesmez mi sandınız? " Bu da ayni yazidan kimse bu elestiriye dikkat etmemis sanirim.

Bir aydindan ne bekleyecegimizi iyi bilmek gerekiyor. Aydin demek cozum uretici kurtarici demek degildir. Aydin toplumdaki diger insanlardan bir adim onde olup, dogru tespitler yapip, elestirileriyle cozum uretilmesine katkida bulunan kisidir. Sozunu kimseden sakinmayan kisidir.

nereye dogru...
yagmurbaz |  (0 puan) 30 Temmuz 2005 19:05

Nuray Mert'ten güzel cevap: "insanları seveceksin" .."Ciddiye alınıp tartışmaya değecek bir düşünce dünyasına sahip olmayan, hezeyan sahiplerinin köşe yazması, başlı başına ayrı bir sorun."..

knemo |  (0 puan) 02 Ağustos 2005 12:35

yirmiyedi noktayı koymuşş...daha doğrusu nuray mert ve cemil meriç... yazıyı yukarıda ki linkten okudum ve ağzım acık kaldı...bu kadının aydın olduğu yönünde ibarelere rastladım...allah aşkına bu mudur aydınlık..bu ise emin olun ben karanlığa razıyım...zira o karanlıkta bu kadar hakaret bu kadar salak saçması eleştri namına işler dönmüyor..sevmeyebilirsiniz,tasvip etmeyebilirsiniz ama çocuklara dana benzetmesi yapamazsınız,nasıl bir taksi yolculuğu ise yapılan -bahsi gecen- bu kadar detaylı gözleme(donuna kadar gözlemleme kabiliyetine) bravo...ne demek ümraniye inmiş caddebostan'a...bu milletin ümraniye ile alıp veremediği nedir...bilirmisiniz ki her Allah'ın günü Ümraniye belediyesinin sinema salonunda kültürel ve sanatsal faaliyetler yapılmaktadır,Kadıköy belediyesinde bir senede olan faaliyetler bir ayda yapılmaktadır Ümraniye'de..elbette ki bilemezsiniz zira Nişantaşı'larda oturup laptop ile starbucks'a gidip yazmak daha kolaydır...Nuray mert lafı söylemiş...İNSANLARI SEVMEK LAZIM HELE Kİ SENİ SEN YAPAN İNSANLARSA....

hashoşaf |  (0 puan) 02 Ağustos 2005 21:08

ya bu kadının kılları yok mu?herkez cillop gibi gezmek zorundamı.neyse canım.allahından bulsun bi hormon yollayıp ultra kıllı yapalım sonrada jilet milet vermeyiz.bakalım gidiyomu avrupalara falans...

timsahaysun |  (0 puan) 02 Ağustos 2005 21:16

"Faşizim, sadece bir yönetim biçimi değil, sorunlu bir zihniyet, hastalıklı bir insanlık halidir, hiçbir şekilde, geçit vermemek lazım."

bu bildirinin girilme nedenide buydu işte, güzel özetlemiş nuray mert.

bu da yıldırım türker' in konuyla ilgili yazısı

We are accidents waiting Waiting to happen.
onerty |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 01:18

edgy nedir ya yobazlık allah aşkına??kıllı bacaklı kadınların ''dana!''ları mı yoksa hiç günahı olmayan,evet az şey bilip daha dar bir çerçevede hayata bakan ve foto epilasyon ne hiç bilmeyen hatta yaptırmayı geçtim ne olduğunu öğrenmeye parası olmayan insanlara bunca hakareti yapan,bizlere çok çoook değerli bilgilerini,görüşlerini hakaret boyutunda yazılarıyla ulaştıran çok çoookk değerli bu aydın(!)zt-ı muhterem mi acaba??

elif |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 11:26

sevgili elif size aynen katılıyorum. bu yobaz lafına da gıcığım.ayrıca kimse memleket insanımın çocukları için dana terimini kullanamaz ayıp bu yaa...çok ayıp ..bu durumda yobaz kim?veya söyler misiniz...insana insan olduğu için değer verilmeli önce.eğer vermiyorsan ve bu kadar hakaret yüklü bir yazıyla eleştiriyorsan bu seni aydın mı yapıyor?bence sadece haddini bilmez yapıyor...

sedef |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 11:43

haa bu ara da...öyle reklem oldu ki bu yazılanlar mine ablamız için..eğer kendisini takip etmeyenler varsa bu yazılanları okuduktan sonra sanırım meraktan okumaya başlayacaklar kendisini..tühhh bee reklemın iyisi kötüsü olmaz lafı sanırım doğru bu durumda...:)

sedef |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 11:46

sedef...reklamın iyisi de olur kötüsü de...katılmıyorum sana bu zırvalıklara rağmen hala okuyacak kişiler varsa helal diyeyim...bir yazı yeter hele ki önyargılı bir toplum için..

hashoşaf |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 12:25

hashoşaf...gülümsettin beni:)

sedef |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 12:41

tavrı biraz ağır olsa da tespitler çok doğru, ayıcık ve zontacık kaynıyor orası da doğru ama o insanların çocuklarına da "danalar" yakıştırması konuya terbiyesizce gitmiş. olaya biraz daha smooth bir şekilde yaklaşsa zannediyorum hiç kimse tek laf etmez alkışlardı.

bir şeyi de belirtmiş. onlar da insan değil mi demiş. velakin buradan yola çıkarak da onların topluluk içinde donla gezip diledikleri gibi davranmalarına, sanki insan değil bir gütmelik küçükbaş sürüsü görüntüsü yaratmalarına haklı bir neden bulunamaz. mangalını gecekondusunun bahçesinde yapsın, mayo dediğin pazarda 2 milyon, piknik istiyorsa piknik alanları var gene 3-5 milyon verip girsin alıcağı etten 70 gr kısarak. budur yani

pek yardımsever, misafirperver nazik olmamızla beraber ayı olan yönümüzle de güzel bir milletiz.

monofactor - tasarım, reklam dünyası ve web üzerine

onuro[pilli_silinen_hesap] |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 13:26

@scottjr , bak ne güel yazmışsın , ne şiş yanmış , ne kebap...mine hanım çok aypı etmiş , ama doğru da söylüyor. :)

radyo programlarının efendisi sabah saat 08:00 - 11:00 arası aç , canlı dinle

mastersound |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 15:38

edgy herşey konuşulsun herşey söylensin...söylenmeyecek bişey yok.yeter ki uslup kırıcı olmasın..

elif |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 18:22

öyle mi sedef ne mutlu bana ;) nasıl becerdim...

hashoşaf |  (0 puan) 03 Ağustos 2005 18:33

şaşırıyorum.zira memlekette bu kadar yoğun dinamik bir tepki potansiyeli mevcut iken,mine g. kırıkkanat'ın yazısında ele aldığı ve bir çoğumuzun üslubunu haksız fakat eleştirisini haklı bulduğu insan halleri neden değişmiyor,değişemiyor.acaba aydın ve aydıncıklar olarak işin kolayına kaçıp sadece homurdanıyor muyuz?Yoksa mine g.kırıkkanat'ın yaşadığı tiksinmeyi başta nuray mert ve yıldırım türker olmak üzere bizler hiç yaşamıyor muyuz...yaşamıyorsak şayet bu koca kentin kaotik bahçelerinde dert üstü murad üstü bir hayatımız mı var...ya da bu plaj,mangal çılgınlıklarına tiksinerek bakıyorsak ve bu kadar çoksak, neden hiç bir şey değişmiyor.yoksa bizler sizler onlar bir yandan tiksinip bir yandan kuyruğumuzu kıstırıp apışaramıza uzaklaşmayı,çatışmamayı mı tercih ediyoruz.belki de bir hafta sonu güzel bir yürüyüş ve deniz havası alabilme adına, kırıkkanat'ın geçtiği yerden biz geçsek daha galiz küfürler sayarız görüdüğümüz manzara karşısında(ama içimizden)...zira halkımızla karşı karşıya gelmek, kendini garantiye almış kentli ortasınıf için oldukça risklidir.elbette bize yakışır bir kurnazlıkla sevgili halkımıza yönelen düzeysiz bir eleştiriye tepki göstermek daha kolay olacaktır.ve sanırım blog bu anlamda işimizi de epey kolaylaştırıyor...yani sevgili türkü dostları "tepki" hedefini şaşırıyor...sanki biraz kendimizi kandırıp rahatlamak isteyen bir ruh hali içerisindeyiz. zamanında donla denize girmiş biri olarak polemik hakkındaki görüşlerim bundan ibarettir:)

mishkin |  (0 puan) 04 Ağustos 2005 14:42

e-mine hanım,seçkinci olduğunu kabul ediyor.aldığı tepkilerden sonra söyledikleri..

asmakilit

herdemtâzeyim
cebrailiye |  (0 puan) 05 Ağustos 2005 10:12

serdar turgut ''kenya modeli'' öneriyor, ben en çok bunu tuttum.

asmakilit

herdemtâzeyim
cebrailiye |  (0 puan) 05 Ağustos 2005 10:37

Belki bu yaziyi okumak isteyen arkadaslar vardir. Baslik: "Mine G. Kırıkkanat ve Beyaz Türk Oryantalizmi"

Aman etrafinizdaki etoburlara dikkat!

dilek |  (0 puan) 08 Ağustos 2005 15:57

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan