Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Oedipus kompleksi ve sanatla "ilişki"si"

İstanbul'da dönem dönem cereyan eden bir olaydır bu misyonerler ve onların faaliyetleri...Haftasonları İstiklal Caddesinde 5'erer 10'ar metre ara ile insanlar incil dağıtırlar.Haftasonu gezintisine cıkmış hemen her yaştan insanımız da bedava diyerek, içten uyanan merakla birleşir ve alır onlardan.Birkaç milliyetçi ve durumun farkında kişinin kendini kaybederek bu misyonerler saldırması ve polisin bu kişileri yakalayıp götürmesine kadar.Burada yer alan tanıma göre Misyoner Hiristiyanlığı kabul etmemiş ülkelerde bu dîni yaymakla vazifeli kimselere deniyor.Bu noktada gerek teorik gerekse de sistematik açıdan bir yanlışlık sözkonusu.Teorik açıdan hata içindeler çünkü temelde Hristiyanlığı neden Müslüman olan ülkelerde yayıyorlar.İslamiyet son ve en mükemmel olmasının yanı sıra Tüm insanlığa gönderilmiş bir din.Hristiyanlığın peygamberi bile giderken İslamiyet'in Peygamberini müjdelemiş,"Artık benim gitmem gerek" dememiş mi? Dağıtılan İncil'in de ne kadar deforme olduğu tüm dünya tarafından bilinen bir diğer gerçek.Sistematik yanlışlık ise izin almadan,karşı tarafın talebi olmadan çalışma yapmaları.İnsanlarımızın ne derecede eğitimli olduğu bir gercek,özellikle hemen her kesimden insanın gezdiği İstiklal caddesi gibi,Kızılay meydanı gibi yerlerde tabiri caizse ava çıkıyorlar. Sadece bu dağıtımlardan ibaret değil ki yapılan çalışmalar,burada son gelişmeleri ve ilginç raporları da görebilirsiniz.O kadar ilginç ki,şu anda sık sık kampanyalarla resmen sivil toplum kuruluşundan çıkıp markalaşan bir kurum olan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin başındaki isim Türkan Saylan ve dernek misyonerlik faaliyetleri raporunda başlarda yer almaktaymış.. Afrikalı bir yerli lider, şöyle anlatmıştır bu arkadaşları: " Onlar Afrika'ya geldiğinde ellerinde incil vardı, bizim elimizde ise topraklarımızın tapusu. Bize sözde bağımsızlık verdiklerinde ise; onların elinde arazilerimizin tapusu, bizim elimizde incil bulunuyordu."

Spacer
Spacer
 | 85 yorum var 
 | 05 Eylül 2005 13:55 

Yorumlar

Ben her zaman bu tur girişimlere garip yaklaşmışımdır. Herkes "kardeşim görmüyor musunuz din elden gidiyor" diye seslenirken ben sakin kalıyorum. Zaman zaman bu "misyoner" denen kişilere rastlıyorum nazikçe geri çeviriyorum ya da bazen broşürlerini alıyor ne anlatıyorlar akuyorum. Bu şekilde İncil edinmişliğim de var.

Ama açıkcası amaçları ne derecede kötü olursa olsun, kendi karakteri ve görüşlerinden emin olan biri için korkutucu değil bu kişiler. Incil'i aldım okudum ama hristiyan olmadım. Yani din değiştirmek o kadar kolay değil. Herhangi birinin söyledikleri ile din değiştirilmez.

Zaten şöyle de bir şey var. Doğma olarak gelmiş dinin herhangi bir yararı yok bence. "Annem babam müslümanmış ben de müslüman oldum işte" gibi bir görüş olamaz. Kimseye öncelikle kişinin kendisine hiçbir yararı olamaz. Insanoğlu aklını kullanabilir durumda ise dinini, etik kaidelerini, karakterini kendisi oturtmalı. Farklı şeyler söyleyen kaynaklara gözatarak, araştırarak, öğrenerek...

Bu şekilde kazanılmış bir Müslümanlığın çok daha "hayırlı" olduğunu düşünüyorum. ______________ www.anafikir.com fikrin kadar varsın...

anafikir  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 14:17

Olay cok vahim aslinda. Ne kadar az hos goru sahibiyiz!! Misyonerlere saldiranlardan bahsediyorum tabiki. Bu topraklarda binlerce yil baris icerisinde muslumani, hiristiyani, yahudisi vb yasadiktan sonra su geldigimiz duzeye bak.

Londra'da muslumanlar her an her yerde bildiri dagitiyorlar. Simdi, irkci ingilizler onlara saldirdiginda (saldirdilarmi bilemiyorum -muhakkak bir yerlerde saldirani cikmistir) bizler nasil cikip elestirilerimizi yapistiriyoruz aninda. Nasil 'irkciliklarini , az gelismisliklerini, hosgorusuzluklerini' elestiriyoruz aninda. (Umarim elestirilerimi sundugum insanlar o haberi okumamistir. Tum savunma mekanizmam elimden alinmis olur.)

Artik kendimize 'demokratik' bir toplum diyorsak, bu tur seylere alismamiz gerekiyor. Dunyanin hangi demokratik ulkesinde 'bildiri yada incil dagitan' insanlari polis goz altina aliyor? O insanlarin inanclarini oturup bir masada tartisirim kendileri ile ama saldirmak ne demek? Ben simdi Londra'da irak ile ilgili bir bildiri dagitmaya kalksam polis beni gozaltina alabilir mi? Veya kuran dagitmaya kalksam.. Onlara ne ki? Bizler, Demokratik toplumlarin '100 kisiden 99 unun hoslanmadigi tek kisinin dahi, o 99 kisi kadar hak ve ozgurlukleri olduklari toplumlar' olduklarini ne zaman yasama gecirmeye baslayacagiz?

Birde hiristiyanlikla ilgili olarak, o insanlarin muhammed'in son peygamber olduguna inandiklarini sanmiyorum. Inanmis olsalar musluman olurlardi herhalde. Ayni dusunce tarzi yahudiler icinde gecerlidir tahminim. isa'nin veya muhammed'in peygamber olduklarina onlar inamiyorlardir. Inanmis olsalar yahudi kalmazlardi.

quant'in her seyi arastirarak musluman olmanin 'cok daha hayirli' oldugu gorusune 100% katiliyorum. Keske 'muslumanim' diyen her musluman "Annem babam müslümanmış ben de müslüman oldum işte" gorusunun az bir sey disina cikip arastirsa , okusa.

ap  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 15:42

konu o değil ki, onların amaçları sadece dürüstçe dinlerini inançlarını anlatmak mı sanıyorsunuz...buraya bakın...

darkmode  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 16:35

Teorik açıdan hata içindeler çünkü temelde Hristiyanlığı neden Müslüman olan ülkelerde yayıyorlar.

Nerede yayacaktı... hıristyan mahallesinde değil ya...

Hem yaysa ne olur... senin halkın inançlı ise zaten farketmez. Yok inanır değiştirirse dinini kime ne... kendi bileceği iş.

mesmes  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 16:47

siz tamamını okumaya üşendiniz ve bir cümleyi çıkarıp koydunuz oraya madem bari ben önemli gördüğüm bir bölümü buraya aktarayım... ''Amaç sadece "Türk Hıristiyanlar" değil, aynı zamanda merkezi otoriteye karşı harekete geçirmek üzere Hıristiyanlaşmış topluluklar yaratmak. Sözde etnik farklılıklar yaratılarak Güneydoğu bölgemizde yürütülen faaliyetin özeti budur. Batı, hedefini sadece siyasi, iktisadi ve askeri operasyonlarla teslim almıyor. Ruhen ve ırken de hedef kitleyi kendisine bağlamak için bir dizi çalışma yapıyor. Somut örneği Güneydoğu'da bölgemizde yaşayan vatandaşlarımız üzerinde oynanan oyundur. Bölge belediyelerine AB'den aktarılan paralar, ABD, İngiliz elçiliklerinin hummalı sondaj çalışmaları bölge insanına Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından ayrı yeni bir kimlik yaratmak hedeflendi, belli ölçüde başarı sağlandı. Ancak bunlar yeterli olmadığı için 'Kürtler Aryen Irktır' tezini yeniden ısıtıp piyasaya sürdüler. Kamuoyunda yaygın kanı, bu tezin son 20 yılda Alman İstihbaratı tarafından geliştirildiği, propaganda ve örgütlenme faaliyetinde kullanıldığı yönünde. Oysa bu iddiayı ilk ortaya atan 1918 yılında İngiliz İstihbaratından Binbaşı Edward Novill'dir (Bazı çevirilerde Noel-U.Y.). Novill'den 80 yıl sonra Almanların yaptığı AB süreciyle birlikte ellerindeki 'sivil toplum kuruluşları' aracılığıyla bu tezi geliştirip yaygınlaştırmaya çalışmak oldu. Amaç irken, ruhen ve dini açıdan bölgedeki vatandaşlarımızı Batı'ya bağlamak. Çünkü İslâm sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda kültürümüzün temelindeki çok önemli bir yapıtaşı. ABD, İngiltere ve AB'yle birlikte İsrail'e bağlı kuruluşların da bu konuda bütün gücüyle yüklenmesi ve Kürt kökenli insanların aslında Yahudi olduklarını iddia etmesi boşa değil. İsrail ve uluslararası Yahudi Lobisi, propaganda aracı olarak, yeniden 'Hz. İbrahim de Kürttü' safsatasını yayıyor. Dolayısıyla mesele, Türkiye'nin ulusal güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır.''

sanırım adı geçen sivil toplum örgütlerinin hangileri olabileceği de sır değil bu noktada...

darkmode  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 17:00

arkadaşlar misyoner zaten bir misyonu görevi olan kişi anlamına gelir. bunlarında bir görevi var. bunlarda masonlar olsun lion vs. olsun bunların adları altına gizlenipte bu misyonlarını yerine getirmeye calısıyorlar ve yaptıklarıda aslında kendi içiımizde bizi bölmek empoze etmek istediklerine bakın. revaştalar ilgi göruyorlar populerler birçok kişinın gözündeler ve manşet oluyor zaman zaman. bu ülkemiz üzerine oynanan bir oyun. özellikle doguda yabancılara toprak satılmasıyla dahada hızlandı ve yavaş yavaş oralarda kliseler açılmaya başladı. iyi komsu kisvesi altında bizlere gelip sohbet ediyor arada surekli incilden birşeyler soyluyorlar bunlara aldanmamak gerekıyor cünkü bizi bölemediler birtürlü. şimdi ise yine darkmode un söylediği gibi kürtlerde yahudi kökenli safsatasını yayıyorlar. bizi birbırimize bağlayan milletimızi ayakta tutan aslında dinımiz ve bunuda korumamız gerekıyor. hatta sadece doğuda değil; istanbul da son yıllarda daha da artarak devam eden misyoner faaliyetleri dogrultusunda , orta halli semtlere yerleşen amerikalı, ingiliz, koreli .. vb kişiler ya da aileler müslüman komşularının sempatisini kazanmaya çalışarak bir yandan da kendi dinlerinin propogandasını yapmaktadır. bunlardan bazıları ; kilise de yemekli tplantıların düzenlenmesi , gençlere yönelik müzikli eğlenceli toplantılar, hristiyanlıga ozgu dini bayramlarda kilise de yapılan toplantılara çağrılar, her özel dini gün sanki müslümanlarında günüymüş gibi onlara hediyeler alınması yemekler ve özellikle tatlılar yapılması , christmas da mumlar yakılarak kapı kapı dolaşıp şarkılar söylenmesi, yılbaşı hediyelerinin alınması, sonsuz ilgi alaka, sevimli yüzler , sempatik davranışlar, muslumanlıga ozgu dini gunlerin de hatırlanması ama - bak bu da benim dinim deyip incil hediye edilmesi , akşam caylarına misafir gittikleri evde incil den parcalar okumak istemeleri ve daha birçok ilginc aktivite ... cunku dogudakı halkımızı kandırmaları daha kolay oluyor oysakı sızın bızım gıbı cahıl olarak yorumlanamayacak kıtleyı kandırmaları daha zor ama kazandıklarında ıse bu onlar ıcın kazanc cunku baglantılarınız sayesınde daha genıs kıtlelere hıtab edebılıcekler bu bos bır konud degıl ve oyle olmamalıdır. bu tamamen toplumsal bır meseledır. uyanalım arkadaslar!

dark side in the moon  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 17:28

hatta burdan bu bahsı gecen kısılerın calısma methotları hakkında bılgı alabılırsınız.

dark side in the moon  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 17:46

arkadaslar "relax" biraz;

simdi "turk tarihi" denilen 2000 yillik silsile icinde "milletimizin" hangi merhalelerden gectigini kısaca bi etud edersek, "paronayalarımızn" ne kadar komik oldugunu muhtemelen gorebilecegiz belkide....

hepimizin bildigi gibi "proto-turkler ve hun turklerive gokturkler" şamandılar. Gunese aya, yildizlara ve hayvanlara taparlardi "koktengri" mevzuunu hepimiz biiliyoruzdur...

Daha sonra uygurlar ve sarı uygurlar doneminde turk kabile yoneticileri ve kaganlarının baskıları sayesinde maniheizm e "topluca" gecis yapıldı. Lakin, insan oldurmenin ve et yememin en buyuk gunah sayildigi mani dinine ragmen ayni yillarda 200.000 cinlinin uygur akinlarindan olduruldugu yazilir tarihte..

Uygurlardan itibaren budizm, konficyusculuk gibi pek cok inanisda turkler tarafindan benimsenmistir.

Hazar Turk Devleti Musevi olmayi secmistir. Arap islam akınlarina ve tebliglerine ragmen hazarlar musluman gibi davranip musevi olmaya devam etmisler hatta kaganlari, endulusdeki yahudi hahamlarla mektuplasmislardir.

Bunların disinda, İtil-volga bulgarlari, batiya gocerek ortodox-hristiyan olmsular, uzlar-peceneler, macarlar da 1000 li yillarin basinda kitlesel olarak hristiyanligi secmislerdir.

Ayni yiilarda "turkmen" denilen kitleler harezm/cend/horasan dolaylarinda kitleler halinde "alevi/bektasi" ve sunni olmak uzere islamiyete gecmişler ve diger turk-mogol kabileleri tarafindan epey tepki gormuslerdir. Buyuk selcuklu devletini yoneten ve yonetilenler ve turk boylari arasinda da bitmek bilmeyen catismalarin en buyuk nedenlerinden birisi selcuklu sulalesinin ortodox-islami benimsemesi, abbasi halifesine tesne tavridir.

Selcuklulardan sonra, turk-mogol(samanist, barbar)kitleler, tum maveraunnehri, ırak ve turak'i vedahi mısır/iskenderiyedeki pek cok cami ve kiliseyi yerlebir etmisler, tum grek cevirilerini ve islam el yazmalarini tarumar etmislerdir...

Bunlara da ek olarak; bugun konya/karaman hududlarında yasayan 100binlerce ortodox hristiyan-turk (turkce konusurlar ve agirlikli olarak yunanistanda pire sehrinde yasarlar ve bunlara "karamanlis" denir...)mubadelede "yunanlı" olduklari saviyla "zorla" goc ettirilmislerdir.

selcuklular ilk anadolu akınlarinda, "ani ermeni kralligini", urfa ve antakya ermeni kralliklarini kusatip buralara camiler yaptirmislardir. Ayrica malzgirt savasi sonrasinda constantinapolis' e cami yapilmasini sart kosmuslardir.

istanbul'un alinmasiyla beraber, iznik ve istanbul' daki pek cok kilise camiye cevrilmistir. Aya sofya bunlardan en bilinenidir.

Bunun disinda anadolu' da ozellikle, gregoryen ermeni kiliseleri milletimiz tarafindan camiye cevrilmistir. Kayseri/sivas/urfa/diyarbakır/kars ve van da pek cok ornek gorebilirz. İkonalar ve kilise suslemelerinin uzerlerindeki siva ve plastik boyalarin zaman zaman kabarip dusmesine ragmen pek cok cami halihazirda milletimizin ibadetine aciktir.

Ermenilerden bahsetmisken, kadim ermeni kardeslerimizi anmadan gecmek istemiyorum.Koca Mimar Sinan, Balyanlar , Krikor usta ve adını bilemedigimiz pek cok ermeni mimar ve taş işcisi ve duvarci ustasinin selcuklu/osmanlı devletleri doneminden en son 100 yil oncesine kadar yapip bize hediye biraktiklari tüm camilerimiz için şükranlarımı sunarım.

Neyse ermenileri birakip bizim milletimize donelim...

Abdulhamit japonları muslumanlastirabilecegini dusunup japonyaya imam yollamistir.Ayni zamanda japonya da ilk cami sultan abdulhamit doneminde yapilmistir.

Bugun avrupada hemen her sehirde bir cami varken, 3-5 gariban meczub memleketimize gelmis cok mu?

Ha birde Türkiyede Son 100 yil icinde yapilmis bir (rakamla 1) tek kilise gosterenin kolesi olurum!

Çok şükür milletimizin %99.9 u musluman. Turk'e bisey olmaz yani. Misyoner gelse nolur? gelmese ne olur?

hokumetimizn global ekonomiye entegrasyon politikalari dolayisiyla "milyoner yabanci sermayle beraber misyoner de gelecektir... kacinilmazdir..Milyoner olan misyonerini gonderir.."

Bakınız fettullah hocamız' a 7 iklim 5 kıta da misyoner okulu acti..kimse bisey diyo mu? Ha pardon sadece "turkicumhiriyet kardeslerimiz darbe yapacak korkusuyla, kapatmakla tehtid ediyo son donemde o okullari di mi?

Son olarak;

oncelikle, burada son donemde dönen mevzuuların'in "bildirgeci, siber teoloji enstitusu veya siber tekke/zaviyeye" cevirmek uzre oldugunu eshefle izliyorum. Saygılarımı sunuyorum...

murat kgirgin  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 18:20

muratk'ya kronolojik ve tadı damağımda kalan tarihin tozlu sayfalarında yaptığı gezi sebebiyle teşekkür ederim.Fakat anlamadığım noktalar da yok değil elbette.Nedir? Açıklayayım hemen! Çok şükür milletimizin %99.9 u musluman. Turk'e bisey olmaz yani. Misyoner gelse nolur? gelmese ne olur? denilmiş ,bu istatiği merak etmekle beraber,Müslümanların din değiştiremiyeceğine dair bir kural olmamasının yanı sıra, değiştiren tanıdığım bildiğim insanlar var demek isterim.dark side in the moon'un dediği gibi bizim gibi olayların farkında olan ,bilen insanların "kandırılması" taraf değiştirmesi elbette zor ama herkes bilinçli değil ki.Kaldı ki quant'ın değindiği gibi anne babası Müslüman olduğu için Müslüman'ım diyen (maalesef) vatandaşlarımız da yok değil.Bu noktadan bakıldığından farklı tarzda yaklaşımlar ve beraberinde sunulan imkanları gören gelecek neslimizin de bu ve benzeri yollara sapması ihtimal dahilindedir sanırım.Bu sebeple "gelse ne olur? gelmese ne olur?" şeklinde bir yaklaşımı anlayamıyorum ve kabul edemiyorum."Misyoner olan milyonerini gönderir" gibi bir düzenin varlığından haberdarız derdimiz direkt olarak göndermeleri değil(göndermemeleri daha evla ya neyse).Derdimiz bu insanlarında yanlış yolda olduğunu söylemek,anlatmak,mümkünse bu insanlarında İslamiyet'i tanımalarını sağlamak ve/veya en azından halkımızı bu yollara girmekten biliçli bireyler olarak korumak,engellemektir.Ahlaki çöküntünün diğer ülkelerde ne boyutlarda olduğunu orada yaşamaya gerek kalmadan hepimiz duyuyor,okuyor,öğreniyoruz.Böyle ülkelerdeki aile yapısının,bireylerin davranışlarının ve düşüncelerinin böyle kötü olmasının altında yatan dinamiklerden birinin de "aslını kaybetmiş/bozulmuş" Hristiyanlık olduğunu düşünüyorum.Bu sebeple de bu ve benzeri çalışmaların gizli saklı yürütülmesini, insanlarımızın "kandırılmasını", basit bir şekilde sivil toplum örgütü adı altında kurulan,türlü ajitasyonlarla ciddi maddi ve manevi avantajlara sahip olan kurum ve kuruluşları da hazmedemiyorum.Ha birde "Türkiyede Son 100 yil icinde yapilmis bir (rakamla 1) tek kilise gosterenin kolesi olurum! "demişsiniz,kölem olmanızı elbette istemiyorum ama ciddi bir iddianız sözkonusu bir de aşağıda yazılan yazıya bakmanızı isterim.

Burada da rakamlarla anlatılmış,bir bakmanızı rica eder,şu paragrafa dikkatinizi çekmek isterim; Rakamlarla Türkiye'de misyonerlik

Misyonerler Türkiye'de dört ayrı teşkilata bağlı 53 cemaat halinde çalışıyor. 4 bin 970 kayıtlı üye ve 12 bin 564 kayıtsız sempatizanlarının olduğu iddia ediliyor. Sadece 2001 yılında İncil propagandası yapan 750.000 mektup posta ile yollanırken, son yıllarda bu faaliyetlerin bir kısmı ithal misyonerler yerine, Protestanlaştırılmış Türkler vasıtasıyla yürütülüyor. 1999 verilerine göre sadece İstanbul'da Hristiyanlaşan Türklerin sayısı 200'ü buldu. Yine, sadece İstanbul'da, yerli Hristiyanların yaşamadığı yerlerde dahi 19 kilise açıldı. Son dönemde dönen hangi konuların bildirgeci siber teoloji enstitüsü veya siber tekke/zaviyeye cevireceğini bilmiyorum ama böyle bir çabada olmadığımı belirtmek isterim,zira mevzuu benim açtığım konuda yer almaktadır.Böyle bir çıkarıma nereden ve nasıl vardınız onu da kestirebilmek güç ama insanları bilinçlendirmek,bilmeyenleri bilgilendirmek ve sorusu olan varsa da onlara kendi penceremizden cevap vermek temel amactır zaten.Burası bir forum sitesi,isteyen istediğini yazıyor,kimisi rakıya buz atılmaz diyor,kimisi haftasonu gittiği rock konserinde yaşadıklarından dem vuruyor kimi de sinir olduğu ve hoşlanmadığı konularla ilgili düşüncelerini paylaşıyor.Zaten isteyen istediğini okuyor,yani birilerine birşey empoze etmeye,sitenin formatını değiştirip kendi istediği konuları yazmak istemiyor,zaten istesede yapamaz ki. Saygılar.

hashoşaf  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 20:41

bildirgec forum degil.

1. misyonerlik tabirinin bizdeki karsiligi tevhid'dir. yani muslumanlar icinde asli gorev, anlatmaktir dinini. bunu yapmiyorsak, baska semavi dinler icin yapanlarada karismamaliyiz.

2. avrupa ulkelerinde de misyonerlik devam eder. mumkun oldugu kadar kilise gorevlileri, muslumanlarin adreslerini alarak evlerine kadar giderler, bedava kitap verirler ve dinlerini anlatirlar. yurtdisindaki muslumanlarin yaptiklari seyler ise; ogrenci evleri icin para toplamak, cami icin para toplamak, makbuz kesmek.

3. sahaflarda "altin yaldizli" diyerek fahis fiyatlar ile kuran satilacagina, herkesin elinin uzanabilecegi, saman kagidi dahi olsa herkesin alabilecegi cesitli baskilardaki kuranlar dagitilsa ne guzel olur. "bedava" ya dagitanlardan sikayetci olmayiz boylelikle.

sadece din icin konusmuyorum ama, herseyde ozendirmek onemli. ozendirebiliyorsaniz, yandas herzaman bulursunuz. dolayisiyla, belirli kaliplardan disari cikmamiz gerekecek. hazir oldugumuzu zannetmiyorum ama boyle olmali.

kuranlar ne zaman yastik altlarindan, gardrop ustlerinden cikacak veya ceyiz sandiklarindan yukari firlayip gun yuzu gorecek, o zaman istenilen kivama gelir hersey.

"misyonerlik" mevzusu belirli kesimlerin sisirmesiyle "ultra berbat" birsey olarak gosterilecegine, diger dinlere mensup insanlarin yaptiklari seyin ne kadar onemli ve kendi katlarinda ne kadar kutsal oldugu gozardi edilmemeli.

sizin(bizim) dinimizin anlatilmaya veya birilerinin gozune sokulmasina gerek yok belki neredeyse tamami musluman olan bir ulkede fekkkat, herseyin ortada olmasi gibi buda ortadaki dinini bilmeyen bir topluluguz.

enemy  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 21:15

muratk dostum hashoşaf'ın kölesi olmuşsun gördüğüm kadarıyka üzüldüm senin için. bu arada tarıh dersı ıcınde tesekkur ederım. efendım sımdı bırde bu olay okadar buyuk bır boyuttakı musluman bır ulkeyız ulkemızın %99.9 u musluman ama hasoşafa katılıyorum muslumanlar dın degıstıremezmı boyle bır kural oldugunu hıc duymadım. kı halkımızın zaten egıtım duzeyı belırlı ve aslında ımkansızlıklardan dolayı bıraz bırsey gordulermı her tarafa suruklenebılırler. egıtım sart yanı. egıtım sart derken soyle bır alıntı yapacagım .burdan da okuyabılırsınız. ama onemlı olan kısmını ben yazacagım "Temmuz 2004’te şu an görevde olan üst düzey bir siyasi yetkili, din eğitimindeki yeni anlayışı ile ilgili olarak bazı açıklamalarda bulunmuştur. "Din kültürü ve ahlak bilgisi dersini kaldırıp din eğitimi adı altında yeni bir sistematik din eğitimi uygulayacağız. Abdest, Namaz, sure ezberleme, Gusül abdestini öğretme gibi konuların yeni din eğitiminde yeri olmayacak İslamiyet gibi Hıristiyanlık, Yahudilik, Putperestlik, Alevilik de din eğitimi dersinde yer alacak. Din eğitiminde bütün dinler eşit olarak anlatılacak genç istediği dini seçebilecek" şeklindeki açıklamalarla Türk milli eğitimindeki din eğitimi anlayışı yeni hükümetle bu şekilde değiştirilirken isterseniz AB ülkelerinde din eğitimindeki durumun nasıl olduğuna bakalım." devamınıda okumanızı sıddetle onerıyorum varmı boyle bır durum yanı bu ve bunun gıbı grupların nerelere kadar gırıp de ulkemızı nekadar derınden sarsmaya calıstıgını anlayalım! kı bu konuyu hepınız duymussunuzdur. lısede olsun yada oncesınde yada sonrasında sız evde cocuklarınıza nekadar egıtım verıyorsunuz yada arastırmayı ogretıyorsunuz kı secmelı olsun dıyelım dersler neyı sececegını nerden bılıcek yavrularınız. suda var bu topraklar bız turklerın elımızde kalan tek varlıgımız. ejdadımızdan kalan bu hazıneyı kaybedersek bunlar ıcın dokulen kanlar ne anlam ıfade edıcek. yada degısen dunya sartları ıcın bırkac mılyon dolara delerınızın kanları ıle alınıan bu toprakları pesgesmı cekıceksınız. bu ulkeyı bolemedıler ama su an yapmaya calıstıkları ıle dogru yolda gıdıyorlar bunu turkıye cumhuruyetı vatandasıyım dıyen herkezın anlaması gerktıgını dusunuyorum. dın uzerınde oynanan bu mısyonerlık yada baska baska kımlıklerın altına saklanan sozum ona sıvıl toplum orgutlerı kımlıgımızı degıstırıp bızı bırbırımıze dusurme cabası ıcerısındeler. yapılan calısmalar gonderılen mektuplar dagıtılan ıncıller sadece alıstırma zaten ekonomık olarakta gucsuz olan halkımıza bunların yanında bırde guclerını gıt gıde arttıran bu orgutler yardım adı altında yakalasıp kendılerıne cektıkce, bunun nekadar onemlı oldugunu sanırım dahada ıyı anlatabılırım. enemy dostum yanı anlatmak buna lafım olmaz ama bunu sıyası, emperyalıst amaclar ıcın kullanmak ve bu sekılde bır ulkenın yanı bızım uzerımızde oynanan bu oyunlara goz yummak hıcbırımıze yakısmaz. bunu basıt bırsey olarak yorumluyorsun tabıkıde senın yorumun saygı duyarım ama bu olay okadar casıt degıl malesef. tevhid dedıgın ıse burdan bakabılırsın cok uzun yazamayacagım ıyı anlatmıslar.

dark side in the moon  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 21:20

eğer sadece iyi niyetlerle inançlarını anlatıyorlarsa, elbette kendi adlarına iyi birşey yapıyorlar. gerekeni, inançlarının gerektirdiğini yapıyorlar diyelim. merak edebilir ve sorabilirsiniz, başka insanların dini inançlarını, bu inançların gerektirdiklerini öğrenmek isteyebilirsiniz, bu konu hakkında öğrendikleriniz o milletin etnik yapısı hakkında da ip uçları verebilir size, bu bağlamda benden farklı inanca sahip insanlarla ilgili birçok şeyi öğrenmek isterim, gönüllü olup anlatacak kişileri de saygı ve memnuniyet içerisinde dinlerim.

ancak; eğer bu bir eylem taktiği anlayışı içerisinde, neredeyse ajan psikolojisi ile özel olarak eğitimden geçirilen insanlarca yapılıyorsa, eğer bu inancı tanıtma, öğretme ya da yayma işini komplike planlar eşliğinde bölmek, ayırmak ve bu ülkede yaşayan insanlar arasına nifak sokmak amacı ile yapıyorlarsa, ve eğer bu türkiye üzerinde oynanmaya çalışılan ve birazda başarılan farklı bir ''dejenerasyon'' methoduysa... sanırım bu işte iyi niyet aramak ve ''Hem yaysa ne olur... senin halkın inançlı ise zaten farketmez. Yok inanır değiştirirse dinini kime ne... kendi bileceği iş'' diyerek kayıtsız kalmak, kalabimek, ne kadar yanlış bir pencereden baktığınızı gösteriyor sanıırm.

ve.... muratk; tarih boyunca tüm milletler zaman içerisinde bir çok farklı dinle tanışıp, kendi maneviyatları içerisinde diledikleri yolla ''tanrı'' inancını yaşamışlardır. bu biz türklerin tekelinde mevzuat değildir ve asla da olmamıştır. ben de çok değerli bilgilerini bizle paylaşıp, hepimize çok önemli tarihi bir ders verdiğin için teşekkür ederim. ama ne alaka onu anlayamadım??konu misyonerlik değil mi?

Misyonlerlik; batılların üçüncü dünyâ ülkelerindeki çeşitli milletler, özellikle de Müslümanlar arasında Hiristiyanlığı yayıp bu milletler üzerinde hâkimiyetlerini artırmak gayesiyle ortaya çıkardıkları gizli ve açık hareketin adıdır..

konuşulan, anlatılmak istenen sanırım, ''neden bunlar müslüman değil veya neden hristiyanlığı yaymaya çalışıyorlar, bizim zaten bir 'din'imiz (!) var'' değil. bu işi terör eylemlerinden çok ayrı tutmuyorum ben.amaç aynı.insanları farklı uçlara taşımak.

saygı bizden hashoşaf...herkese elbette...

elif  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 22:08

"misyonerlik" kavramini ne kadar acmaya calistigini bilemiyorum. ne derece uzerimize ahim sahim saldirabilirler, onuda bilmiyorum. sorgulamamiz gereken cok fazla seyler varken, "vay efendim misyonerlik faaliyetleri bunlar, allah alllaaah" diye saldirmamak gerekiyor.

her kose basinda camisi olan memlekette yasiyoruz. bittabi, kuran kurslari, kuran egitim setleri, evliyalar setleri, rabbaniler, rahmaniler, devam ederde eder...

1 cami hocasi, 5 vakit namaz harici sadece kuran okuyarak geciriyorsa zamanini, yazik ediyor kendine. hafizi icinde boyle, cami temizlikcisi icinde boyle. hakimiyeti oldugu sokaklardaki evlere tek tek ziyarete gidecek. bir aci kahve icecek, bir kek, kurabiye yiyecek ve halk ile konusacak, dertlesecek, derdini anlatacak. derman isteyecek. bu dinin guzelliklerini anlatacak. kuran kurslari ile yigitlik olmaz. gidecek, sokak aralarinda 4 saat araliksiz top oynayan ve sucuk gibi terlemis cocuklarin genclerin yanina gidecek, 1 bardak su verecek. sohbet edecek. ben sizdenim diye bagiracak.

konunun acilimi budur belki. en azindan misyonerligin bizim dinimizdeki tam karsiligi bu olmasi gerekiyor.

degisik bir cizgiden bir kere daha bakalim. islamiyetin yalan olduguna inaniyorlar. iyiligimizi istiyorlar. diyorlar ki, "gelin dogru dine"

siz kac kere muslumanim diyen ancak zina yapan, icki icen, namaz kilmayan, oruc tutmayan birine gidipte "bak arkadasim, islamiyet bu degil. boyle muslumanlik olmaz?" dediniz.

kendi kendimize yapmadigimiz icinmi onlarin yaptiklari bize gereksizi, tehlikeli ve ocu geliyor?

enemy  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 22:11

o kadar yazdığım şeyde bildirgecin forum olmadığına dair bir ibare ile başlayan yazısı hasebiyle enemy'e bir iki şey söylemek istiyorum. Bildirgec nedir? konu ile ilgili bir unsur mu bu? bula bula bunu mu buldun demek istediğimi anlamış olmalısın?insanların üye olduğu girip düşüncelerini yazdığı bir site işte..eti budu bu...allah allah..çok garip yani...neyse sen bilirsin benim forum tabirim böyle ,öyle değilsede sorun değil..ben forum diye isimlendirdim. misyonerliği direkt kitap dağıtma olarak ele almayın,bence ve bu pencereden ele alındığında tevhid ile misyonerlik kesinlikle aynı zaviyede konular değl.Tevhid ve tebliğ İslamiyet'in önemli,temelde ve merkezde yer alan unsurlarının olmasının yanı sıra,Hristiyanlıkta böyle bir inanışın olmadığını sanıyorum,sanmakla kalmıyor böyle düşünüyorum.Yaptıklarının salt Hristiyanlığı yaymaktan öte,siyasi ve etnik,kültürel değişimler ve dejenerasyonları amaçladıkları da bilinen bir gerçek,bilmem anlatabildim mi.Tevhid inancının böyle bir düşüncesi olmamıştır.Sadece Allah'ı anlatmaktır amaç.Sorunun sadece maddi olmadığını düşünüyorum,her yerde sadece öyle dediğiniz gibi yaldızlı kuranlar değil,normal kuranlarda var.Onlardan da alınabilir kaldı ki mevzu bu da değil..Yani konuyu yanlış yerinden incelemektesiniz üstad.Özendirme konusunda söylediklerinizde haklı olduğunuz unsurlar var bence de...Kitabımız çıkarılmalı ve kullanılmalı... "sizin(bizim) dinimizin anlatilmaya veya birilerinin gozune sokulmasina gerek yok belki neredeyse tamami musluman olan bir ulkede fekkkat, herseyin ortada olmasi gibi buda ortadaki dinini bilmeyen bir topluluguz." bu cümle de kendi içinde celişmiyor mu enemy,işte bilmiyoruz dinimizi ,bu sebeple anlatmalıyız,diğer anlatanlara inanmamalı,kendimizi kandırmamalıyız bence. son olarak bu faaliyetler sadece incil dağıtma değil,verilen linkleri inceleyin lütfen,neler yapıldığını kimlerin isimleri olduğunu görün de derdimizin,şikayetimizin ne olduğunu anlayın da öyle yazın bi zahmet.. daha ayrıntılı bilgi için hemen yukarıdaki elif hanımın yazısına bakınız lütfen.Bu arada yazınız için teşekkür ederim Elif hanım. saygılar..

hashoşaf  |  (0 puan) 05 Eylül 2005 22:39

elif:"tarih boyunca tüm milletler zaman içerisinde bir çok farklı dinle tanışıp, kendi maneviyatları içerisinde diledikleri yolla ''tanrı'' inancını yaşamışlardır."

hiçbir millet tanrı inancını, kendi maneviyatları içerisinde dilediği yolla yaşamamıştır. özellikle türklerin müslümanlaşması bir politika sonucudur ve bu uğurda büyük kıyımlar, katliamlar yaşanmıştır. toplumsal açıdan bakıldığında türklere (daha doğrusu anadolu halklarına) çok da uygun olmayan müslümanlık; ancak son yüzyıl içinde gelişen milliyetçilik turancılık ideolojileri ile pekişmiş ve bugünkü halini almıştır. dünyanın en uzun süre iskan görmüş, çok sayıda millete ev sahipliği yapmış bu toprakların tamamının müslüman olduğu söylemi de (yüzde 99.9) oldukça yenidir. son zamanlarda misyonerliğe karşı oluşan refleks (bazı kişilerde bu refleks paranoyaklığa dönüşmektedir) milliyetçilik ile beslenen bir güdüdür. Toplumsal hafızamızın zayıflığı nedeniyle, aslında milliyetçi olmayanlar bile aynı refleksi göstermektedirler.

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 00:12

dedim ya... saygı bizden..:)) hashoşaf

elif  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 00:13

tarih öncesi bir çok millet çeşitli dinlere inanmışlardır evet...örneğin,japonların yerel dini şintodur,5. yüz yıla kadar. çinlilerden etkilenip budizmi benimsemişlerdir sonra. eski amerika yerlileri şovanizme inanmışlardır, beyaz amerikalılarda yine onlardan etkilenmiş bu inanışı benmsemişlerdir fakat bundan yerliler hiç hoşlanmamışlardır. dinlerinin dejenere edildiğini düşünmüşlerdir.iranlılarında yine mazdaizme (zerdüştlük)inandıklarını biliyoruz, bir dönem..

eğer politika sonucu diyorsanız aslında hepsi politika sonucu...eğer o açıdan bakacaksak.sadece türklerin ki değil.

anadolu halkına uygun değilse eğer islamiyet, neden çok eski tarihlerde bile tek tanrılı inanışları benimsemişleridr genellikle? frigyalılar ölülerini o dönemde yaygın olmamasına karşın kayalarda açtıkları oyuklara gömmüşler ve hatta arnavut bayleri onların bu inanışlarını taklit etmişlerdir.

bunun milliyetçilik veya turancılıkla ilgili olduğunu hiç sanmıyorum. kesinlikle konuyu siyasete taşıyarak dağıtmayı planlıyorsunuz. aslında konu türklerin önce ki dini seçimleri falan da değildi. çok açık; misyonerlik adı altında yapılan hummalı bir çalışma var. insanları başka konularda sokağa dökerken bu gibi konularda da ailesinden, çevresinden uzuklaştırıp birliği bozmaya dağıtmaya yönelik, denildiği gibi tamamen planlı ve dış güdümlü organizasyonlar bunlar. hani eski bir hikaye vardır ya, tek bir çubuğu kırmak ne kolayken, bir desteyi bir anda kırmak olanaksızdır. işte tam olarak bu. bizi tek tek avlamaya çalışıyorlar. :))) avlanmamak ümüdiyle:)

darkmode  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 01:44

önce gerçekler; anadoluya tek tanrı inancı hristiyanlık ile gelmiştir. anadolu halklarının çok eski tarihlerde bile tek tanrılı inanışı benimsedikleri yanlıştır. friglerin ana tanrıça inanışının bugün bizim bildigimiz semavi dinlerle alakası yoktur. hristiyanlığın anadoludaki yerel pagan inanışları yoketmek için büyük çaba harcamasının nedeni o dönem insanlarının başlarını göğe değil toprağa çevirmesiydi.

türklerin müslümanlaşması arap emperyalizminin bir sonucudur; baskılar ve katliamlarla birlikte kavimler halinde müslüman olmuşlardır ki; buna rağmen tam olarak müslümanlaşması asırlar almıştır. (selçuklu dönemini herkes bilir sanıyorum)

milliyetçilik kavramı geçen yüzyıl başında tüm dünyayı etkisi altına bir rüzgardı. bizde dönemin koşulları nedeniyle islam ile birlikte ivme kazanmıştır. (hristiyanlar ile savaşıyorduk) bu nedenle birbirinden ayrılamazlar; konunun kendisi zaten siyasidir. yıllarca okullarda tarih ve coğrafya derslerinde bir orta asya'yı öğrendik, bir arabistan'ı. (bizim emevilerle, abbasilerle ne ilgimiz var söylermisin.)

Asıl misyonerlik bu faşist ve ümmetçi eğitim sistemidir. Asıl misyonerlik sana sormadan nüfus cüzdanlarına asla silemeyeceğin bir damga gibi dininin yazılmasıdır. asıl misyonerler henüz doğruyu yanlısı kavrayamayan çocuklarını kuran kurslarına yollayan ailelerdir.

uzun zamandır bu kadar yaygın ve etkin biçimde sürdürülen (bir devlet politikası) bir misyonerlik gözümüzün önünde Türkiye'yi Arabistan'a yaklaştırırken; bunlara gözlerimizi kulaklarımızı tıkayıp 10 tane hristiyanı sayfalarca tartışmak koyuyor bana. yazılanları okudukça anlıyorum ki bahsettiğim devlet politikası işe yaramış; refleksler çalışmaya başlamış. allaha şükürler olsun, sizler varoldukça yüzde 99,9'dan bir ondalık bile kaybetmeyiz.

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 04:35

aynı şekilde avcılarda benim elime tutuşturmuşlardı "büyük yehova" filan yazan bir broşür. görmemiştim alırken , gördükten sonra gittim elemandan 4-5 tane daha istedim (3-4 kişi filanız biz :D) verdi , sonra gözünün önünde yaktırdım arkadaşlara. nihah çok kötüyüm :D ------- imlechv9mudesem12mi24mü

junkie  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 09:33

@enemy ne güzel demişsin... bizde cami imamları namazı kıldırdımı hayat geri dönüp eşinin üzerine açtığı bakkal dükkanını işletmeye devam ediyor.dini anlatmak ve yaşatmak değil adamın işi. şekil yapıp namazı kıldırmak. netice de işte bu...donanımsız namaz müslümanı karşısında donanımlı hristiyanı görünce panikliyor. ve adamlar öyle eğitimliler ki bir soru soruyorsana tam "hah şimdi sana kapak yaptım" dediğin anda bir bakıyorsun kendi kalene gol atmışsın. ama islam dini ile ilgili olarak donanımlı olman demek yanlışa dur diye sesini çıkartman gerek. bu da ne islamcıların , ne de islamcı karşıtı laikçilerin işine gelmiyor.

önce dürüstlük , sonra eğitim gerek. yoksa ne yaparsan yap bu adamlar islam dünyasından birilerini kooparım ateşe odun yapar. radyo dijital

mastersound  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 11:22

@junkie, heine ne demiş bak sana:

"İnsan da yakılır sonunda, kitabın yakıldığı yerde".

hayvanatbahçesi

zazoo  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 11:55

denizarkan demiş ki; özellikle türklerin müslümanlaşması bir politika sonucudur ve bu uğurda büyük kıyımlar, katliamlar yaşanmıştır. Bu ne zaman oldu yaaa,ben Türklerin,- abbasiler dönemi idi sanırım- savunma amacıyla asker olarak bölüm bölüm Abbasilere katılmaları ve müslüman olmaları yönünde bir malumata sahibim.Büyük kıyımları ve katliamları kim?ne zaman?nerede?niçin ve neden ? yaptı,acıkcası bunu merak ettim.Abbasilerle ne ilgimiz var demişsin sanırım Türklerin İslamiyet'e girişi Abbasiler dönemine denk gelir ki bu bizi ilgilendirir,Türk olmamız ve tarihi bilmemiz gerektiği hasebiyle.Kalkıp bize Amerikada'ki İnka'ları,Maya'ları yada yerlileri öğretecek halleri yok yaa..neyse zaten konunun tarihe kaymasını da anlayabilmiş değilim.Muratk arkadaş bir giriş yaptı millet çıkamıyor oradan.. Bir de asıl misyonerliğin bu eğitim sistemi olduğunu,nüfüs kağıdına sormadan dinini yazmaları demişsin,neden böyle düşünüyorsun bilmiyorum da zaten değiştirilebilir bir şey olsa gerek.Kaldı ki bunun misyonerlikle ilgisi olduğunu düşünmüyorum,ailevi,kültürel ve toplumsal acıdan böyle süregelen bir oldudur,doğan birine ailesi isim koyar,ailesinin dininden olur,ailesinin soyadını alır,zira bunun kararını kendisi meme emmekle mesgul olduğundan karar verebilecek zihinsel gelişmişliğe takdir edersin ki sahip değildir.Yanı sıra verilen linklerdeki tanımlara göre misyonerlik birilerinin dinini değiştirmeye çalışmaktır,dinsize(yeni doğan birine,çocuğuna kanından canından birine) din vermek değil sanırım,bu noktadan bakılırsa da senin tespitin sanırım yanlış oluyor.Kaldı ki mevzuu 10 tane tartışılan Hristiyan değil,Muratk ya verdiğim cevaptaki linke bakarsan sayıları görürdün.10 yada 20 ne fark eder ki..önemli olan bilinçli durabilmek diye düşünüyorum....refleksler her zaman işlemeli...her zaman calışmalı ,kaldı ki refleks istemdışı verilen tepkiler,bizim dediklerimiz refleks değil irade dahilinde olan düşünce ve davranışlar.Bir de kuran kursuna gitmekle konumuzun ne alakası var ,gitmenin misyonerlikle ne ilgisi var??varsa da eğer bu pencereden bakarak konuyu dağıtmadan bi zahmet açıklamanı beklerim.Zira sana göre doğruyu yanlışı ayıramayan cocuklar olduklarından Kur'an kursuna gönderilmemeliler,çünkü bu onlar için zararlı,doğru mudur hocam? nesi zararlı,o kitabın nesi zararlı anlayabilmiş değilim.Son olarak şunu söylemek isterim,belki bakışın değişebilir, "tüm kitaplar yalnızca bir tek kitabı anlamak için okunur" anlamak temennisiyle,saygılar tekrar...

hashoşaf  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 13:29

şu bildirgec'te çok insan gördüm ama bu junkie kadar miğde bulandıranını görmedim. "be sktrgt kardeşim" dememek için kendimi zor tutuyorum -ki kolay sinirlenmeyen mülayim bir insanımdır.

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 16:11

benim yaktığım kitap değildi. o kadarda eşşek değilim yani. ben verdiği broşürü "delikanlıysan ver ulen 1tane daha" baabında yaktım. yoksa ister hristiyan olsun ister ateist umrumda deil herkes kendinden mesul

@aptal , bende senin kadar nickine yakışan görmedim. insan kendine yakışan nicki kullanmalı doğru. anlamak için kullandığın organ beynin değilse benim yazdıklarıma yorum yapma. -------------- imlechv9mudesem12mi24mü

junkie  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 16:30

türkiyeyi arabistana çeiren nedir, kimlerdir söyler misiniz? ben anlayamıyorum şimdi konuyla alakasını bu gibi sözlerinizin. sanırım kimse verilen linklere bakma zahmetinde bulunmuyor...sadece konuşmak için konuşuyor. muhalefet olsun diye.....çok yazık... linki tıklamaya üşenenler için;

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Profesör Türkan Saylan, başında bulunduğu derneği, “Güneş Umuttan Şimdi Doğar” kitabında işte bu sözlerle anlatıyor. Ama, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın bir süre önce Başbakanlığa sunduğu ve Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerini anlatan bir raporda, Türkan Saylan’ın ismi ve başında bulunduğu dernek de yer alıyor.

Ülkemizde bir süredir misyonerlik faaliyetlerinin yoğunlaştığı tartışılıyordu. Geçtiğimiz ay, başında Sinan Aygün’ün bulunduğu Ankara Ticaret Odası bir “misyonerlik raporu” yayımladı. Rapora göre, görünüşte Hıristiyanlığı yayma amaçlı görülen misyonerlik faaliyetiyle, Türkiye’de etnik ayrımcılık ve dini ayrımcılık körüklenmekteydi. Rapor, “Asıl hedef devletin üniter yapısıdır” demekteydi. Misyonerlik faaliyetlerinin Ankara’da yolaçtığı rahatsızlık, yakın zamana kadar Başbakanlık Müsteşarı olarak görev yapmış olan Ahmet Şağar’ın bu konudaki demeçleriyle sürdü, misyonerlik yapan yabancı kuruluşlar hakkında yayınlar yapıldı.

MİT’in yazısına göre, Hıristiyanlığın bir kolu olan Protestanlığın Türkiye’de yayılması için faaliyet gösteren Dünya Kiliseler Birliği’nin ülkemizdeki temsilcisi durumundaki Amerikan Bord Heyeti, bu faaliyetini Sağlık ve Eğitim Vakfı eliyle yürütüyor. Yazıda Amerikan Bord adına Türkiye’de faaliyet yaptığı belirtilen Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın mütevelli heyetinin başında ise Gülseven Yaşer’in kocası Yaşar Yaşer bulunuyor.

Üsküdar Amerikan Lisesi, Üsküdar SEV İlköğretim Okulu, İzmir Amerikan Lisesi, İzmir SEV İlkoğretim Okulu, Tarsus Amerikan Lisesi, Tarsus SEV İlköğretim Okulu, Gaziantep Amerikan Hastanesi ile bağlantısı bulunan Amerikan Bord Heyeti’nin sağladığı eğitim hizmetlerinden dolayı Milli Eğitim Bakanlığı’na, sağlık hizmetlerinden dolayı Sağlık Bakanlığı’na, dini çalışmalarından dolayı ise Diyanet İşleri Başkanlığı’na karşı sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Profesör Türkan Saylan hakkında yapılan incelemede annesinin Raber Ragman ve Mina Verlig kızı, 1324 (1908) Bermingen İngiltere doğumlu ve Katolik Hıristiyan olduğu, Lili Mina Raiman ismini taşımakta iken 1936 yılında Leyla ismini aldığı hususları tespit edilmiştir.

Başkanlığını Profesör Türkan Saylan’ın yaptığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği hakkında, Atatürk İlke ve İnkılaplarını kalkan olarak kullanıp, bir çok kişi ve kuruluştan yardım adı altında para topladığı, ilgili bakanlıklardan izin almaksızın yurtdışından yardım aldığı, hiç bir yasal dayanağı olmadan kamuoyuna kendisini sivil toplum kuruluşları birliği olarak tanıtan çeşitli dernek ve vakıflarla işbirliği içerisinde oldukları yönünde yapılan ihbarlar sonucu denetime tabi tutulmuş ve Dernekler Kanunu 62 ve 85/2 maddesine muhalefetten 5 Şubat 2001 tarihinde Maltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yapılmıştır.

sizin için seçtiklerim bunlar. linki tıklamadan, olur olmaz yorum yapıp konuyu - hiç şüphem yok - tamamen bilinçli bir şekilde kaydırmaya, dağıtmaya çalışanların okumalarını ehemmiyetle rica ediyorum. sonra siz nüfus cüzdanlarına sorulmadan neden dini islam yazılıyor, yok arabistana çevrilmeye çalışılıyor bu ülke, yok kur'an kursları...bilmem ne, konuşmayın bunları misyonerlik konusunun yorumlarında bence.siz de bir link oluşturun, bildiri geçin biz de yorumlara yazalım bu konularla ilgili eğer gerek duyarsak..ayrı konu arkadaşım, ayrı...bilmem anlatabildim mi...

junkie, takma kafanı biz ne demek istediğini anladık..sen konuyu mizahi bir tarafından aldın, açık arayanlar atladı..aldırma:))

elif  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 21:31

ha bu arada dikkatınızı çekerim sizin refleks diye bahsettiğiniz konu mit tarafından raporlanmış ve ilgili yerlere iletilmiş bir mevzuu.ve çok kesin devlete iletilen belgelerden faydalanarak buraya aktarıldığını görüyorum. desteksiz birşey yok bu linklerde yani.

şimdi çok ilginç, bu bahsi geçen ''refleks'' e biz sahibiz, teşkilat sahip, mahkemeler bile sahip ki konu yargıda imiş (anladığım kadarı ile). tam olarak ne ile suçlanıyoruz bu durumda bunu anlayamıyorum. reflek dediğiniz şey bence sadece sorumluluk duygusu. farkındalık olabilir ancak. sorumluluk bilinci içerisinde, buraya link geçip bildiri yazan arkadaşı sanırım sadece vatanı ve milleti için, inançları için kaygılanmakla suçlayabilirsiniz.

elif  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 21:41

babanneme sormustum, "neden su parti?" diye."Rahmetli kocamda(buyumbabam) o partiye atiyordu." dedi. herkesin babannesi ananesi(bircogumuzun. %99.9 olabilir) muhtemelen o durumdadir.

sorun onlara, "neden islamiyet?" cunku, "son hak dini?" sorun tekrardan, "nerden biliyorsun?" cevap, "ssst! carpilacaksin!"

bunun adi munsubu oldugumuz dini tanimak degil. dupeduz sacmalik. ister adina cehalet deyin, ister kayitsiz sartsiz korku. heran carpilabilecegim bir din kusura bakmayin ama sadece agzimda varolur.

"misyonerligin zararlari nedir?" diye sorsam, kim bana 5 madde sayabilir? bu kadar ocu bir kavram icin konusuyorum tabi. 3 maddeyi bile kabul edebilirim.

incil'i anlatiyor adam. peki, incil'i ne diye bilirsiniz bozulmuslugunun haricinde? sevgi, saygi, hosgoru dini. yanlismi biliyorum yoksa? hz. isa degilmidir insanlara "birbirinizi sevin" diyen? peki, bumudur turk orf ve adetlerini yikmak icin olusturulmus lobilerde donen dumenler? bizim dinimizde de bu yokmu? eli kalem tutan her yazarin, her sairin satirlarinda, misralarinda da ayni teraneler yokmu? sevgi, saygi, ask. insan haklari kanunlari icerisinde yazili olan seyler degil mi bunlar?

bizim dinimizde anaya babaya sayginin hat safhada olmasi gerektiginden bahsediliyor ise, incil'de de buna benzer bircok sey var. biz, anamizin babamizin karsisina gectigimiz zaman el pence duruyoruz amma velakin, yurtdisinda herhangi bir gencin anne ve babasina "siz" diye hitap ettigini ve cumlelerini hep bu sekilde kurdugunu biliyormuyuz acep?

din, orf ve adetler uzerine etkilidir. kimi ulkelerde bir yasayis tarzi olarak benimsenmistir. dogrudur, yanlistir. toplumun tasarrufunda olan birseydir. fakat yapilan yanlislardan birtaneside semavi dinlerin yasayisa etkisinin tartisilmasi ve bu noktadan itibaren karsilastirilmaya tabi tutulmasi. bizim dinimizde yasayis baskadir, onlarin dininde daha baska.

dolayisiyla misyonerlik icerisinde barindirdigi diger anlamlar haricinde dinini seven insanlarin bunu ote diyarlara tasima cabasidir.

peki bizim tepkimiz ne oluyor? "zindiklara bak! kafirlere bak! benim topraklarimda misyonerlik! benim topraklarimda kilise, benim topraklarimda incil! oyarim lan ben adami! yararim kafasini nohut tanesi ile!"

tum kitaplar, tek bir kitabi anlamak icin okunuyor ise, okuyunuz efendim diger din kitaplarini. anlayiniz dinimizin ne kadar onemli oldugunu...

onlar bize 100 kisilik bir misyoner grubu gonderiyor, gidiliyor 2 gokdelen deviriliyor karsilik olarak. bir 100 kisilik kafile daha, londra sokaklarinda bomba patlatiliyor. o misyonerlik, bu da. o, onlarin tarzi. bu bizim tarzimiz.(muslumanlarin?)

musluman ulkelerde icsavaslar(problem misyonerlerin ama. ulkeyi boluyorlar). musluman ulkelerde kilicli iktidarlar. musluman ulkelerde domuz bagi vakalari. vesaireler.

daha bugun duyuldu. fasli bir kiz, annesinin okudugu kitabi alip "ne okuyorsun? aa kuran! birak boyle sacmaliklari" diyor ve kurani paramparca ediyor. sonra, kizin on 2 disi sivriliyor, arkasindan kuyruk cikiyor. fare oluyor. izlemedim ama televizyonda cikti diyorlar, izlemismidir diye hollandalilara sordum "izlemedik" dediler. duyan avrupalilar "hssktr! hanim, kalk kalk. biz yanlis yoldayiz. essedu...." diye din degistirmiyorlar.

%99.9'u musluman olan ulkemizde cuma ve bayram namazlari haric, yas ortalamasina ve cami icin nufusuna hic dikkat ettiniz mi? ediniz. muhtemelen, kisi basina dusen cami sayisinin cok fazla olacagini dusuneceksiniz. ayni tabloya cuma ve bayram namazlarinda bakiniz. 1-2bin tane daha cami yapilmasi gerektigini dusuneceksiniz.

Fettullah Gulen'de bir misyonerdir. Asya ve Afrika'da bircok insani Musluman yapmistir. Hizli bir sekilde de muslumanlastirma devam etmektedir. Bu Misyonerligin kaynagida Turkiye ve Avrupa'da yasayan Turk vatandaslaridir. Yarasin tosunuma karpuz kabugu diyerek ustume gelebilirsiniz, savunma mekanizmalarimi acmayacagim. Fakat cevaplariniz "son hak dinini yaymaktir, misyonerlik degil" yorungesinde olmasin lutfen.

Tekrar tekrar soyluyorum;

Akli basinda, neye inandigini bilen hicbir musluman bu tur faaliyetlerin kurbani olmaz, olamaz. Fakat akli basinda diye tabir ettigimiz muslumanlarin ibadet harici amaclarida, eglenceli, hos, cana yakin ve korkutmayacak sekilde bilmeyenlere, ogrenmek isteyenlere dini ogretmesidir, sevdirmesidir. Amaci, cami icin, ogrenci yurdu icin, kuran kursu icin makbuz karsiligi yardim toplamak olmamalidir.

Eger misyonerligin benim baktigim tarafina bakarsaniz, er kisi bir dini(tabi ki inandigi dini) tanitmak icin baska kitadan yada baska bir ulkeden biryerlere gidiyorsa kendi cabasi yada kilise yardimi ile, ogretmeye ve mensup kazandirmaya calisiyorsa dinine, bununla birlikte dininin gereklerinide yerine getiriyorsa herkesten daha cok gitmesi gereken yeri hakettigini gonul rahatligi ile soyleyebilirim. bu benim dusuncelerimdir.

@elif'inde dedigi gibi "saygi bizden". ama neden? cokmu bonkorsunuz saygi konusunda? @dark side; tevhid'i yapacak kisi lazim degil mi? peygamber niyetine. duzeltmis oldum boylece. @hashosaf bey mensubu oldugumuz dinimiz icin, kendi uzerimize bir mission(misyon) kilifi giyip, yine musluman olan ama tanimayan, koru korune bagli olan kisilere bir misyoner edasiyla anlatalim. anlatalim ki, diger misyonerlerin anlatacagi dinlere inanmasinlar. misyonerlerin kafalarini koparmakla engelleyemezsiniz. din derslerinde ogrendigimiz fatiha sureside ise yaramaz. kuran gibi bir ilim ve bilim kitabinin inceliklerini daha iyi kavramaliyiz ki, geri puskurtelim. arkasinda duralim bilgelerimizin.

derdim misyonerleri savunmak degil. bu misyonu uzerilerine alip birseyleri anlatmak icin daglar tepeler asiyor olmalarinin hastasiyim. yollarin seytaniyim. gecme beni, gecerim seni. tek rakibim thy.

enemy  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 21:52

@elif hanim, o israrla "okumayanlar icin" gozumuze gozumuze yapistirdiginiz adreste bulunan yorumlarida okurmusunuz? evladin biri yazmis birseyler, sonunada eklemis "MIT gibi bir teskilat, boyle bir raporda nasil boyle hatalar yapmis, hayret" diye.

ayrica, aksiyon dergisinin sahiplerinin hangi durusta oldugunu gozunuzden kacirmamanizda fayda ve salik goruyorum.

ve, saygi bizden ziyadesiyle.

enemy  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 21:58

babanneme sormustum, "neden su parti?" diye."Rahmetli kocamda(buyumbabam) o partiye atiyordu." dedi. herkesin babannesi ananesi(bircogumuzun. %99.9 olabilir) muhtemelen o durumdadir. sorun onlara, "neden islamiyet?" cunku, "son hak dini?" sorun tekrardan, "nerden biliyorsun?" cevap, "ssst! carpilacaksin!" bunun adi munsubu oldugumuz dini tanimak degil. dupeduz sacmalik. ister adina cehalet deyin, ister kayitsiz sartsiz korku. heran carpilabilecegim bir din kusura bakmayin ama sadece agzimda varolur. "misyonerligin zararlari nedir?" diye sorsam, kim bana 5 madde sayabilir? bu kadar ocu bir kavram icin konusuyorum tabi. 3 maddeyi bile kabul edebilirim. Misyonerliğin zararları 1-yaptıkları şey zaten yanlış savunulan din,olması gerkn ve hak bir din değil,aslı bozulmuş bir din,dertleri hristiyanlıkta değil anlatamıyorum sanırım hala,yada anlamamakta ısrara ediyorsunuz,çünkü inandıkları dinin önderi ve tebliğcisi de zaten İslamiyeti haber vermiştir. 2-sadece yaptıkları salt din anlatımı değil,kendilerini gittikleri ülkede grup oluşturup,siyasi ve ceşitli yerlerde insan elde etmeye calışıyorlar ilk yazımda ki son cümle gibi halkları sömürmeye calışıyorlar 3-çünkü bilmeyene de anlatıyorlar,bilmeyende buna kanıp aldanabilir,bu noktada git sen anlat doğrusunu deme lüksüne de sahip değilsiniz onu da belirteyim 4-yaptıkları legal değil..yasadışı yapılıyor 5-mit’in o raporu doğru ise oradan buradan kızlarımız için bilmem ne için alınan paralarımızın nerelere gittiği ayrı bir muamma.. 6-ülke içinde karışıklık çıkartılıp,düzene aykırı davranışlara imza atıyorlar... 7-insanların aklında soru oluşturmaları ve eksik bir yan varsa onu sorgulatmalarına bi yere kadar eyvallah denilebilir ama,çeşitli avantajlar gözboyama amaçlı imkanlar sunarak din değişimini sağlamak gibi bir misyonları da var bu da 7. gecenin 23,45 inde aklıma bu kadarı geldi,birazını da sen düşünüver yada o linklere bakıver arkadaşım. incil'i anlatiyor adam. peki, incil'i ne diye bilirsiniz bozulmuslugunun haricinde? sevgi, saygi, hosgoru dini. yanlismi biliyorum yoksa? hz. isa degilmidir insanlara "birbirinizi sevin" diyen? peki, bumudur turk orf ve adetlerini yikmak icin olusturulmus lobilerde donen dumenler? bizim dinimizde de bu yokmu? eli kalem tutan her yazarin, her sairin satirlarinda, misralarinda da ayni teraneler yokmu? sevgi, saygi, ask. insan haklari kanunlari icerisinde yazili olan seyler degil mi bunlar? Evet aynen böyle insan haklarındandır,kardeşim bu bizim dinimizde var adam niye gelip bana anlatıyor anlatacaksa da alsın eline kur’an onunla anlatsın.Madem onda da var gitsin,kendi ülkesine kimin eli kimin cebinde belli olmayan,tek gecelik ilişkilere imza atan insanlara,cinsellikle tanışma yaşının orta okullara düştüğü,yapılan her beraberliğin yarısının boşanmayla bozulduğu,fuhuşun,hırsızlığın legalleştiği,18 yaşından sonra git kendine yer bul dedirten aile yapısına sahip ülkelerde anlatsın,her ne anlatacaksa,bu bahsettiğin güzelim ülkede hele benim ülkemde bana martaval anlatmasın,kaldı ki anlatacak bilgisi var ise.İşte lobilerde dönenler bunlar değil,bu zaviyeden bakarsan eğer olayın zararlarını anlayacak yukarıda istediğin 3-5 maddeyi sen zaten bulacaksın. bizim dinimizde anaya babaya sayginin hat safhada olmasi gerektiginden bahsediliyor ise, incil'de de buna benzer bircok sey var. biz, anamizin babamizin karsisina gectigimiz zaman el pence duruyoruz amma velakin, yurtdisinda herhangi bir gencin anne ve babasina "siz" diye hitap ettigini ve cumlelerini hep bu sekilde kurdugunu biliyormuyuz acep? Yani?Bak arkadaşım bizim dinimizde var ise o misyonerlerin burada ne işi var,zira tekrar söylüyorum..Kur’an tüm insanlığa gönderilmiş,en son,korunmuş bir dindir.Sanırım cevabı olmuştur.Siz diye hitap eden cümleler mi? Güldürme beni yaa,aç bi iki saat cnbc’de dizi izle,sonra gel kim kime siz diyor?,aile yapıları nasıl ? bunu o zaman konuşalım. din, orf ve adetler uzerine etkilidir. kimi ulkelerde bir yasayis tarzi olarak benimsenmistir. dogrudur, yanlistir. toplumun tasarrufunda olan birseydir. fakat yapilan yanlislardan birtaneside semavi dinlerin yasayisa etkisinin tartisilmasi ve bu noktadan itibaren karsilastirilmaya tabi tutulmasi. bizim dinimizde yasayis baskadir, onlarin dininde daha baska. dolayisiyla misyonerlik icerisinde barindirdigi diger anlamlar haricinde dinini seven insanlarin bunu ote diyarlara tasima cabasidir. peki bizim tepkimiz ne oluyor? "zindiklara bak! kafirlere bak! benim topraklarimda misyonerlik! benim topraklarimda kilise, benim topraklarimda incil! oyarim lan ben adami! yararim kafasini nohut tanesi ile!" tum kitaplar, tek bir kitabi anlamak icin okunuyor ise, okuyunuz efendim diger din kitaplarini. anlayiniz dinimizin ne kadar onemli oldugunu... dinimizin ne kadar önemli olduğunu,ne kadar mükemmel olduğunu zaten biliyoruz,diğerlerine bakmaya gerek yok ki. Yukarıda demişsiniz ki “misyonerlik; icerisinde barindirdigi diger anlamlar haricinde dinini seven insanlarin bunu ote diyarlara tasima cabasidir.” Korkarım ki buna inanamıyacağım zira artık yazdıklarınızla sizde celişiyorsunuz,az evvel dertleri bu değil demiştiniz şu an ne dediniz.!!( peki, bumudur turk orf ve adetlerini yikmak icin olusturulmus lobilerde donen dumenler?) işte değilllllll...onlar bize 100 kisilik bir misyoner grubu gonderiyor, gidiliyor 2 gokdelen deviriliyor karsilik olarak. bir 100 kisilik kafile daha, londra sokaklarinda bomba patlatiliyor. o misyonerlik, bu da. o, onlarin tarzi. bu bizim tarzimiz.(muslumanlarin?) yanlış düşünüyosun,o kuleleri devirenleri müslümanlıkla zynı sayfada ele almasan daha iyi.Bir kişinin canını alan tüm insanların canını almış sayılır inancı olan bir din ile bu katilleri aynı düzlemde lütfen ele alma. musluman ulkelerde icsavaslar(problem misyonerlerin ama. ulkeyi boluyorlar). musluman ulkelerde kilicli iktidarlar. musluman ulkelerde domuz bagi vakalari. vesaireler. daha bugun duyuldu. fasli bir kiz, annesinin okudugu kitabi alip "ne okuyorsun? aa kuran! birak boyle sacmaliklari" diyor ve kurani paramparca ediyor. sonra, kizin on 2 disi sivriliyor, arkasindan kuyruk cikiyor. fare oluyor. izlemedim ama televizyonda cikti diyorlar, izlemismidir diye hollandalilara sordum "izlemedik" dediler. duyan avrupalilar "hssktr! hanim, kalk kalk. biz yanlis yoldayiz. essedu...." diye din degistirmiyorlar. Yalan kardeşim o haber,o bir heykel altı üstü...çünkü böyle din değiştirilmez... %99.9'u musluman olan ulkemizde cuma ve bayram namazlari haric, yas ortalamasina ve cami icin nufusuna hic dikkat ettiniz mi? ediniz. muhtemelen, kisi basina dusen cami sayisinin cok fazla olacagini dusuneceksiniz. ayni tabloya cuma ve bayram namazlarinda bakiniz. 1-2bin tane daha cami yapilmasi gerektigini dusuneceksiniz. Bu konuda haklı olabilirsin amma velakin konumuzla ilgisi yok ki...sanırım başka dallar aramaya başladınız ufaktan...gerek yok..Allah’ın evlerinin,imamların durumunu başka bir konuda tartışırız,uygun görürsen..Fettullah Gulen'de bir misyonerdir. Asya ve Afrika'da bircok insani Musluman yapmistir. Hizli bir sekilde de muslumanlastirma devam etmektedir. Bu Misyonerligin kaynagida Turkiye ve Avrupa'da yasayan Turk vatandaslaridir. Yarasin tosunuma karpuz kabugu diyerek ustume gelebilirsiniz, savunma mekanizmalarimi acmayacagim. Fakat cevaplariniz "son hak dinini yaymaktir, misyonerlik degil" yorungesinde olmasin lutfen. Herhangi bir devleti yıkmak amacıyla davrandığını düşünmüyorum,yaptığı sadece okul acmak ve İslam’ı tanıtmak,kimseyi bedava okutmuyor,gönülden İslam’ı yaymak için çabalayan kişilere vesile olmuş birisidir kendisi hepsi bu,sen verilecek en doğru ve en makul cevabı kendin vermişsin fakat bu yörüngede cevap vermeyin demişsin nedense....ilginç yani...Tekrar tekrar soyluyorum; Akli basinda, neye inandigini bilen hicbir musluman bu tur faaliyetlerin kurbani olmaz, olamaz. Fakat akli basinda diye tabir ettigimiz muslumanlarin ibadet harici amaclarida, eglenceli, hos, cana yakin ve korkutmayacak sekilde bilmeyenlere, ogrenmek isteyenlere dini ogretmesidir, sevdirmesidir. Amaci, cami icin, ogrenci yurdu icin, kuran kursu icin makbuz karsiligi yardim toplamak olmamalidir. Eger misyonerligin benim baktigim tarafina bakarsaniz, er kisi bir dini(tabi ki inandigi dini) tanitmak icin baska kitadan yada baska bir ulkeden biryerlere gidiyorsa kendi cabasi yada kilise yardimi ile, ogretmeye ve mensup kazandirmaya calisiyorsa dinine, bununla birlikte dininin gereklerinide yerine getiriyorsa herkesten daha cok gitmesi gereken yeri hakettigini gonul rahatligi ile soyleyebilirim. bu benim dusuncelerimdir. Düşüncelerinize saygı duyuyorum elbettee,lakin sizin tanımızla bizim tanımımız farklı oldukça farklı kutuplarda sanırım,işte dertleri din olgusu değil,salih bir düşünce ile gelmiş olsalar içimizden biride kardeşlim madem bu kadar din oldusu seni ilgilendiriyor,bu kadar önem veriyorsan işte İslamiyet der ve o da bunu Büyük ölçüde %99.9 olmasa da kabul eder.Akıllı biri anlar yani...@elif'inde dedigi gibi "saygi bizden". ama neden? cokmu bonkorsunuz saygi konusunda? Yoo ne alakası var ki,saygı duymak kişinin elinde olan ,inisiyatifinde ve aklına estikçe kullanan bir olgu değildir herkesin birbirine kişisel saldırı olmadıkca duyması gereken bir olgudur sizde bilirsiniz bunu,ne güzel ki elif hanım saygı duymayı zorunluluktan çıkarmış sevgi ile eşdeğer tutmakta,hem neden ki bu sizi bu kadar rahatsız etti..bonkördür sağolsun...hem size de duyuyoruz..... :)@dark side; tevhid'i yapacak kisi lazim degil mi? peygamber niyetine. duzeltmis oldum boylece. @hashosaf bey mensubu oldugumuz dinimiz icin, kendi uzerimize bir mission(misyon) kilifi giyip, yine musluman olan ama tanimayan, koru korune bagli olan kisilere bir misyoner edasiyla anlatalim. anlatalim ki, diger misyonerlerin anlatacagi dinlere inanmasinlar. misyonerlerin kafalarini koparmakla engelleyemezsiniz. din derslerinde ogrendigimiz fatiha sureside ise yaramaz. kuran gibi bir ilim ve bilim kitabinin inceliklerini daha iyi kavramaliyiz ki, geri puskurtelim. arkasinda duralim bilgelerimizin. derdim misyonerleri savunmak degil.

unutmadan fatiha kur’an’ın kalbidir...üstad anlayana o da yeter yani...hani sivrisinek saz vardır yaa işte o hesap,elbette savunalım dinimizi,bilgilerimizi paylaşalım ,yaptığımda bu zaten,bilmem anlayabildiniz mi? Derdim bu yani....bu misyonu uzerilerine alip birseyleri anlatmak icin daglar tepeler asiyor olmalarinin hastasiyim. yollarin seytaniyim. gecme beni, gecerim seni. tek rakibim thy. Tek rakibiniz............ vaay beee....hayırlı geceler....

hashoşaf  |  (0 puan) 06 Eylül 2005 23:56

elbette aksiyondaki yazılan yorumları okudum..''duruşu'' belli olan aksiyonda, bahsettiğiniz yorumları ise yine ''duruşu'' belli olan, ali rıza bayzan yazmıştır.kendisinin bu konuda ki düşünceleri şöyledir; bilmeyenler için, bir yazısını aktarıyorum.

bununla beraber, bayzanın bir başka yerde slayt gösterisi eşliğinde söyledikleri de ayrıca dikkat çekici diye düşünüyorum. işte kendisinin sözleri. Konuşmasını slayt gösterisi eşliğinde yapan Araştırmacı–Yazar Ali Rıza Bayzan da, geçmişten günümüze Türkiye’deki misyoner örgütler, çalışmaları ve yaptıkları faaliyetleri belgeleriyle izleyenlere sundu. Bayzan, Türkiye’de faaliyet gösteren misyonerlerin çok sistemli olarak hareket ettiklerini ve merkezi bir emir–komuta zincirine tabi olduklarını söyledi. ABD Başkanı Bush’un dinsel öğütçüsü olan Frank’ın Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) hakkında “deccal, şeytanın çocuğu” ve daha birçok ağır ithamlarda bulunduğunu, ABD’nin uyguladığı bütün politikalarda da bu insanların tamamen söz sahibi olduğunu vurguladı. Misyonerliğin bugün ortaya çıkmış bir kavram olmadığını, misyonerliğin mimarının Pavlus olduğunu, Pavlus’un uyguladığı yöntemin Hıristiyanlar arasında da tartışmalara yol açtığını söyleyen Ali Rıza Bayzan; Pavlus “Yahudi’ye Yahudi gibi, putpereste putperest gibi davrandığını, yılan gibi akıllı, güvercin gibi hassas” olması gerektiğini söylüyor. Yani iki yüzlülük, müslümana geldiğinde de bu insanlar, Pavlus’un öğretisi doğrultusunda müslüman gibi görünüyorlar ve bizi en hassas noktadan yakalıyorlar” dedi.

ve burda da 2004 yılında konuyla ilgili gerçekleştirilen bir panelden izlenimler..

ve yine ali rıza bayzanın kaleminden.

umarım bu konun sadece ''duruşu'' belli aksiyon dergisinin gündeminde olduğu fikrinden vaz geçmişsinizdir.

bununla beraber yine kendisiyle birlikte bir misyoner cemaatini ziyarete giden bir başka yazarın izlenimleri...

ama ben yine linki tıklamaya üşenenler olursa diye özellikle dikkatimi çeken bir bölümü buraya aktarmayı uygun gördüm... ...... Mormonlar, bulundukları ortamın zorluklarına aldırmadan büyük bir özveriyle çalışmışlardır. Kimi zaman bahşişlerle sıradan eğitimsiz ve yoksul kişileri bahşişlerle etkilemeye çalışmışlardır14. En ücra yerlerdeki eski hanlarda yatıp kalkmışlar15. Mormon misyonerlerinin Anadolu’nun çeşitli yerlerine düzenledikleri seyahatleri bisikletlerle yaptıklarını öğreniyoruz16. Güneydoğu Anadolu’da yapılan seyahatlerde silahlı kürtlerin eskortluk yaptıkları bilinmektedir17. Mormon düşüncesini yaymaya yönelik kitapların kapı kapı dağıtılması amaçlanmışsa da18 Osmanlı kolluk kuvvetlerinin farklı birimlerince yakın takibe alınmışlardır.

Hıristiyan kiliselerini bölüp, bunlar üzerinde hükümranlık kurmak isteyen Yahudilerin bu hareketi kurduğuna yönelik iddialar hayli ilginçtir19. Mormon kitabının birçok yönüyle Yahudi şeriatının tartışmasız külliyatı ve Tevrat’ın sözlü yorumu durumundaki Talmud’a benzemesi de dikkat çekicidir20.

Bu hareketin İsrail ile ilgili olarak bir de ekonomik boyutu da vardır. Birçok İsrailli ve Amerikalı Yahudi iş adamı Mormonlara parasal destek sağlamaktadır21. Ayrıca Mormon inancında yeni Kudüs’ün kutsal Amerika toprakları oluşu, Yahudi iş adamlarının özellikle desteklediği bir anlayıştır. Böylelikle Amerika’da yaşayan Yahudi iş adamlarına parasal kaynak sağlanacak, bu yeni kıta bir ticaret merkezi haline gelecektir. Hem siyasi hem de ekonomik hükümranlık için Amerika bir komuta merkezi haline getirilecektir22.

yazıdaki sayılar dikkatinizi mi çekti ve anlam veremediniz... o halde bir zahmet linki tıklayıp kaynakçalardan bilgi edininiz..

burda konuyla yakından ilgilenen yazarların araştırma ve incelemeleri bulunmakta..sanırım ve umarım artık bu ''misyonerlik'' hareketinin, bölücülük amaçlı yapıldığına inanmışsınızdır.

saygıyla...herkese...:))

elif  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 00:37

ya o kadar çok saçmalamışsınız ki (saygı da kusur etmek istemiyorum ama hiçbir dayanağı olmayan, sadece yazan kişinin kendi hüsnü kuruntusundan ibaret olan seylere ben sacmalık diyorum) hangi birine cevap vereceğimi şaşırdım. en çarpıcı olanlarına kısaca cevap verip bağlamaya çalışayım.

hashoşaf'tan "yaptıkları şey zaten yanlış savunulan din,olması gerkn ve hak bir din değil,aslı bozulmuş bir din,dertleri hristiyanlıkta değil anlatamıyorum sanırım hala,yada anlamamakta ısrara ediyorsunuz,çünkü inandıkları dinin önderi ve tebliğcisi de zaten İslamiyeti haber vermiştir." bunu nereden duydun allah aşkına, isa'nın islamiyeti haber verdiğini nerden çıkardın bir anlatırmısın (aksiyon dergisinde okudum deme sakın) hristiyanlığın islamiyeti bir din olarak kabul etmediğini bilmiyormusun, milyar tane hristiyanın hala isa'nın yeryüzüne tekrar inişini beklediğinide mi duymadın hiç. lütfen inandığın, olmasını arzuladığın seyleri bir yargıymış bir tarihsel, dinsel olguymus gibi yazma.

"yaptıkları legal değil..yasadışı yapılıyor" bir baska istek daha, misyonerliğin hangi yasa ile yasaklandığını söylermisin, dinini anlatmak nasıl illegal olur; hukuk karsısında su dini anlatmak yasal, bu dini anlatmak yasak diye kavramlar yoktur. yasalar bu şekilde yazılmaz.

"ülke içinde karışıklık çıkartılıp,düzene aykırı davranışlara imza atıyorlar." keşke bu şekilde seyler olsa değil mi. ama ne yazıkki fatih camisinde binlerce insan toplanıp şeriat isteriz diye bağırıyorlar; atatürk'e ve Türkiye Cumhuriyetine küfür ediyorlar. hiç kimse sesini çıkarmıyor, polis olaya müdahale etmiyor; basbakan keske polis müdahale etseymiş gibi saçma sapan bir laf ediyor. hep beraber izliyoruz.

"Herhangi bir devleti yıkmak amacıyla davrandığını düşünmüyorum,yaptığı sadece okul acmak ve İslam’ı tanıtmak,kimseyi bedava okutmuyor,gönülden İslam’ı yaymak için çabalayan kişilere vesile olmuş birisidir kendisi hepsi bu" sen düşünmediğin için olmuyor evet. fethullah gülen dediğin sahış su an türk hukuku tarafından suclu bulunmuş, infazı kesinleşmiş birisidir. bu konuya verdiğin cevapla senin buradaki insanlar gibi düşüncelerini yazan biri degil; bir taraf oldugunu düşünmeye başladım. Türkan Saylan hakkında yazılmış sözde iddiaları burada uzun uzun anlatırken, hukukun karsısında suclu bulunmuş bir kişiyi bu sekilde savunman seni ele verdi. daha fazla cevap vermekle kendimi yormayacağım.

Gelelim bu konunun basından beri beni rahatsız eden kısmına. Prof. Dr. Türkan Saylan:

  • İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı
  • Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı kurucusu
  • Uluslararası Lepra Birliği Kurucu Üyesi ve Başkan Yardımcısı
  • Kadın Sorunları Araþtırma ve Uygulama Merkezi Kurucusu
  • Türkçağ ve KANKEV Vakfı Baþkanı
  • Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu Üyesi
  • Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı
  • YÖK Üyesi
  • 2005 yılı Toplumsal Barış Ödülü Sahibi
Bu sıfatlara sahip bir tıp profesörüdür kendisi. Sivil örgütlenmenin yeni yeni filizlendiği bu ülkede zor olanı basarmış; binlerce gence okula gitme fırsatı vermiş bir insandır. bir programda izlemiştim, doğuya gidecek kitapların hazırlığı yapılıyordu; kendi elleriyle paketliyordu kolileri. Bu kitaplar nereden geldi diye soran muhabire İş Bankası hibe etti derken gözleri ışıl ışıldı. Ben bu hanımefendinin ellerinden öpmek isterim. Annesi bir İngiliz, evet; babasıyla tanıştıktan sonra müslüman olup Türkiye'ye gelen bir ailenin çocugu. Bunları zaten Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin sitesinden okuyabilirsiniz; aksiyondan okumanıza gerek yok. Ancak kendisi İstanbul'da doğmuş bir İstanbul hanımefendisi. Aksiyon gibi kimin maşası oldugu besbelli olan bir derginin yazdıkları, bu insanın yaptıklarını gölgeleyemez. Ama ne yazıkki sizin gibi insanlar bu yazıları linkliyorlar; o sitelerin referer'larını arttırıyorlar. Sonuç google'a Türkan Saylan yazınca gelen ikinci sonuç aksiyon dergisi. Çok yazık.

Sizin komplo teorilerinize karsı; benim komplo teorim. bu konuyu açan şahıs hashoşaf; kendisi isa'nın islamı müjdeledigini zannediyor; daha doğrusu buna yürekten inanıyor. dini anlatmanın yasak oldugunu sanıyor; daha doğrusu bunun sadece hristiyanlık için çıkarılması gereken bir yasa olmasını arzu ediyor. Türkan Saylan'ı misyoner diye damgalayarak hedef gösteriyor; bu sayede Türkan Saylan'ın yaptığı her seyi bu iddiaya baglıyor. Fethullah Gülen'i sadece okul açan bir islam sevdalısı sanıyor; aslında ona karsı derin bir sempati besliyor; daha fazlasını yapmasını arzuluyor. Açıkçası ben bunların hepsini bir araya getirince hashoşaf'ın aşırı dinci, yoğun milliyetçi biri oldugunu düşünüyorum. Ben de karsımda en azından birazcık rasyonel düşünebilen, olaylara az da olsa objektif bakabilen biri var sanıyordum. meğer kimlere laf anlatmaya calışıyormusum.

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 05:12

sanırım bır guruplasma oluyor burda ama arkadaslar bakın burdakı konu dını cekıstırmek yada hangı demek degıl. bunu belırlıyelım mısyonerlık evet dınını anlatmak, salt olarak benım dınım budur dıye alatan ınsana kımsenın bır soz soylıyecegını zannetmıyorum. ama turkeyede oynan mısyonerlık oyunu hırıstıyanlıgı tanıtmak degıl. tarıh olarak bagsedılmıs bır suru laf salatası yapılmıs. o acıdan baktıgımızda toplumumuz tarıhı kokenınden butun dınlerı bılmekte zaten 600 yıl boyunca bunlrın hepsını laık bır yapıda bunyesınde bulundurmustur. neyse asıl konu sudur mısyonerlık adı altında gecen konu kı gordugum kadarı ıle enemy ve denızarkan sızde bu oyuna gelıyorsunuz laıkız dıyorsunuz kımsenın sozu yok oyleyız lakın etnık ve dını ayrımcılık koruklıyerek Turke Cumhuruyetı Develtının yanı devletınızın tasıdıgınız nufus cuzdanın uzerınde yazan ulkenın, vatandası oldugunuz ulkenın, devletının unıter devlet yapısını hedef alıp ayrımcılık yaratmak ve bu ulkeyı bolmeye yonelık yapılan calısmalardır. kımsenın bu ulkede hrıstıyan olsun protestan olsun yahudı olsun yasamasına lafı olmaz ama bunu ayrımcılık yaparak lobı olusturup ınsanlarımızı bırbırlerıne dusurmek ıcın yaptıklarında bun goz yummamız nekadar mantıklı. bunlar basarıya ulastıgında hangı devletın vatandası olucaksınız cocuklarınız nasıl bır toplum ıcınde yasayacak, daha orta okulda uyusturucu kullanmaya baslayıp 15-16 yasında cınsellıkle tanısıp dejenere bır toplumun parcası olucaklar. mısyonerlık konusunda bukadar duyarsız olan arkadaslar gıdın hollandaya bakın ulkenın halıne gıdın gorun dıyorum sadece bu olaylar devletın uzerınde oynana oyun olmasının yanında toplumumuzu ayakta tutatn aıle kurumunu yıkmak ıcınde yapılıyor basarmıslarda enemy sen dıyorsun ozaman gıt aılene kafa tut neden musluman yazdırdınız dıye, yanındada neden erkek yazdırdınız dıye sor. senın cocugun oldugunda yapma boyle sızınkıler gıbı. ve cok guzel bır soz var. oku, baban gıbı essek olma.

dark side in the moon  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 10:47

1-İsa (a.s) gitmeden ben gideyim de Ahmet (Hz.Muhammed) gelsin demiştir.Bunu da nereden duydun deme bana git nerede olduğunu öğren ,öyle gel.Onunda linkini veriyim diycem de ona da bakacağınız muamma yaa neyse..Hadislerle,Kur'an ile sabittir bu söylediklerim kendi düşüncelerim,hayallerim yada rüyalarım değil bunlar. 2- din anlatmak yasaktır diye bir kanun olup olmadığını bilmiyorum zira hukukçu değilim,fakat İstiklal caddesinin göbeğinde infial uyandırıcı faaliyette bulundukları bilinen bir gerçektir,geçmişe bakılması yeterli..Böylece orada bir karışıklık karmaşa yarattıkları kesin.Senin hiç burnuna dayamadılar ve seni -son dönemde de popüler olan değişle- hiç irrite etmediler.Kaldı ki sen olmayabilirsin belki ama ben irrtite oluyorum,ayrıca tekrar ve tekrar söylüyorum yapılanlar sadece broşür ve İncil uzatmak-dağıtmak değil.Hala bu gerçeği güya "objektif bakış açısıyla" bakıyor fakat göremiyorsunuz.Yazık çook yazık!! 3-Fatih camisinde yaşananları tasvip ettiğimi kim söyledi,elbette onları yaptıkları da yanlış,bana bunları tasvip ediyomusun diye bir sorsaydın keşke.Oradakiler ne ise bunlar da benim gözümde aynı seviyede insanlar.Başbakan ne deseydi dostum,ne demesini arzulardın.Sallandırılacaklar ,uygun mu? Adam yanlış olduğunu emniyet güçlerinin engellemesini uygun görmüş,daha ne desin.Vay köpoğulları deseydi sonra bir intiharcı saldırısıylka ölseydi daha iyiydi sanırım haa ne dersin ?!!?!? saçmalamayınız lütfen yaaa,bir başbakandan ne demesini beklersiniz ki daha fazla...unutma başbakan olabilir ama kimse bu dünyada kendini hedef göstertip gebermek istemez,sen olsaydın acaba onun yerinde ne derdin....? 4- ben düşünmediğim için mi olmuyor.Ya dostum neler diyorsun sen yaaa...Bu insanın yaptıklarının neler olduğunu bir bilsen,eminim sende anlardın.Türklüğü anlatıyor,Türkçe öğretiyor ,Türkiye'yi tanıtıyor.Bülent Ecevit'inden ,Süleyman Demireli'ne,Tansu Çiller'inden Toktamış Ateş'ine hepsi bu kişinin yaptıklarını ayakta alkışlamış,saygı duymuş,hakkında çıkan kitaba önsöz yazmıştır , o yıkmak isteyen sizin gözünüzde de misyoner olan kişi hakkında. Düşüncelerimi yazıyorum,sende öylesin ama unutma sende bir tarafsın bende..İkimizinde bulunduğu bir çizgi,hayat görüşü var..Makosenlerini çıkarıp konuşan kaç kişi var ki bu dünyada..Senin algın,kategorizasyonun ,konuşman tüm eylemlerin senin bu kalıp yargılarının ve tutumlarının (eğilimlerinin) etkisi altında zaten,benim de bir tarafım,düşüncelerim var senin de....bunun konu ile ilgisi ne? çürütebiliyorsan çürüt düşüncelerimi...yoksa saygı duy ve sus,benim sana saygı duyduğum gibi neden bir iki karşşılıklı cevaptan sonra hemen sen busun senle konuşamam gibi saçma sapan trip yapmalara mazhar oluyorsunuz anlamak emin ol mümkün değill !! Bana cevap vermeyecekmisin neden ki? Belki savunacak dalın olmamıştır ondandır ne dersin? Suçlu birisi ha,iyi o zaman,hukuk sistemimizin ne olduğunu zaten duyuyoruz.Seninde karşı duruşta olduğun belli artık bende bu konu ile ilgili sana bir sey demiyeyim o zaman. 5- Ben Türkan Saylan misyonerdir demedim konu ile ilgili araştırma yaparken nedense Mit'in raporunda adı geçmiş allah allah ,ilginç hayret yaaa...oysaki bizim okulda hocaymış bak sennn,hem de tıp'ta ..yakında bu alemdaroğlu gibi rektör olmasın başımıza yanarız valla...Ben mi çıkardım dostum bu haberi,aksiyon dergisi haftalık çıkan bir haber dergisi..Araştırmışlar ve dosya hazırlamışlar,birinin maşası olma ile ne alakası var..diğer dergiler gibi kapaktan çıplak bayan teşhir etmekten daha iyi işlere imza attığı ortada...neden acaba gerçeklik payı olabilir mi diye düşünmüyorsunuz da,imkansızdır olamaz yazan yalan yazmış diyorsunuz...iyi peki sen öyle diyorsan öyledir haber yalan arkadaşlar.. yazık valla çok yazık...ben ne dedim ki,beni öyle bir lanse ediyorsunuz ki,sanki ben bu kadın kötüdür,vurun kahpeye mi dedim...İnsanların üzerine laflar söylerken dikkatli davranmanızda fayda var,ben sadece böyle bir dosyada kendisinin adını görmekten üzüntü duydum..o kadar yerde ismi gecen artık iyice marka olmuş bir kurumun başkanının böyle bir ilişkisi varsa verdiğimiz paralara yazık olmuş..sadece bu içten içe bir hayıflanma sadece...Bu kişinin yaptıklarını gölgelemeye çalışan yok,gölgelenemezde sanırım..Alenen belli herşey fakat bu güne kadar yapılanların altında böyle bir iddianın doğruluğu yatıyorsa acı sadece acı.. 6- sadece basit bir komplo...teori bile değil...şuradan yazdığım iki satır cümle ile beni tanınamaya hatta tanımlamaya çalışmayınız lütfen zira saçmalıyorsunuz,hakkımda söyledikleriniz yalan ve yanlış. Kimseyi damgalamadım,ben İslamiyeti seviyorum evet,sevmem gerekir çünkü öyle inanıyorum ,inanan biriyim,kimseye karşı aşırı bir sevdam da yok...kişisel düşüncelerinizi hatta stereotiplerinizi düzgün belirlerseniz sevinirim,zira benim hakkımda yalan yanlış şeyler kullanıyorsunuz...merak etme bu arada en az senin kadar rasyonel düşünen en az senin kadar rasyonel en az senin kadar objektif biriyle seviyeli bir tartışmanın içindesin..hepsi bu..meraklanma sen...saygılar..

hashoşaf  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 14:06

Olay bence hakikatten kitlesel bir paranoya. Bu paranoyanin kokleri ta osmanli'nin son donemlerine dayaniyor tahmin ediyorum.

Babam ile tartisiyoruz (yasli, egitim olmayan biri). Evrupa'dan birileri gelmis ve diyarbakir'a gitmis. Babamin sozleri: 'Ama neden oraya gidiyorlar?',' bak yine kurt olayindan bahsediyorlar', 'birileri yine dugmeye basti', 'bolmeye calisiyorlar'. Bende: 'ya baba birak gitsinler, gecenlerde clinton 'da kuyez irlanda'ya gitti..ne olduki?', ' yine clinton/bush surekli irlandalilardan bahsediyor,bosver', ' ne dugmesi baba? nerede bu dugme? kim? ne?',' niye calissinlar baba? kim onlar?' vs vs.:) bu olayi babam duymus olsa: 'bak ta icimize kadar geldiler, boluyorlar bizi' derdi. Bende ona 'yahu baba, bu tur misyonerler her yerde var. Pakistan'da bile rastladim -hemde alman hukumeti tarafindan finanse ediliyordu-. Pakistan'i niye bolsunlerki?' derdim herhalde.

'dini ve etnik ayrimciligi koruklemek'. Bence cok muglak bir kavram. Yoruma acik. Bir suru kisinin yaptigi bir suru sey bu kavrama -bakis aciniza bagli olarak- girebilir. misyonerlerin bildiri dagitmasi gibi.. Hatta bu yazi gibi. Birde 'ozgurluklerin kisitlanmasi, demokratikligin onunde durmak' kavramlari var. yine ornek misyonerler ve onlara saldirilmalari.

Ben cikip londra sokaklarinda 'bildiri dagitabilirim', ben cikip 'iskoclar sizden ayrilsin' diyebilirim. Cikip 'sizler irlandali'lari katlettiniz' diyebilirim (diyorumda zaten). Burada kimse bana saldirmaz. Kimse beni 'sen bizi bolmek isteyen orgutlere mi calisiyorsun' diye suclamaz. Polis bana kesinlikle dokunmaz.

Ayni ozgurlugu ben kendi ulkemin insani icin de istiyorum..Umarim bu istek asiri bir istek degildir. Ulkem insani buna layik cunku.

Biraz hosgoru, daha fazla demokratiklik, baska yasamlara-dusunceler-inanclara en az sizin yasaminiza-dusuncenize-inanciniza olmasi gerektigi kadarda anlayis lutfen.

ap blog arama motoru bloglardan derleme

ap  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 14:19

junkie,

yavrum az bile yapmissin. Bence ekibini toplayip "misyonerlerin" evini de basabilirsin, hatta gavurun malı da kanı da helaldir... Devam edin yavrularim %100 olacak turk ve musluman sayısı devam edin siz.. Yırtın , yakın kırın dokun ki bi daha gelmesinler.. Tımarhanemiz şen olsun.. hepimiz cennete erelim...

murat kgirgin  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 16:41

bak bir önceki mesajımda @aptal a ne demişim son paragrafta. o paragraftakini aynen aktarayım. idrak etmek için kullandığın organ beyin değilse , bana cevap yazma.

he @muratk benim böyle düşünmem seni ne kadar ilgilendiriyor ? ben broşür yaktım, istersem kitapta yakarım adamıda yakarım. sana batan ne burada. aşırı entel kesimdenmisin ? yoksa kapitalistmisin komunistmisin herneysen nesin. yahudimisin yoksa. ha çok merak ediyosan söyliyim. yerigelirse yahudide öldürrüm , yeri gelirse müslümanda öldürrüm. beni yargılayacak 2 yer var. 1incisi devlet 2incisi Allah. gerisi kimseyi ilgilendirmez. ha ilgilendirir diyorsan msn : junkie@imlech.com ------------- imlechv9mudesem12mi24mü

junkie  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 17:14

yaparsın yavrum hic suphem yok! öldürürsün asarsın kesersin, 19 yasindasin ama kasap gibi bisey olmussun simdiden aferim devam et.

http://www.imlech.com/junkie

elif bacı, darkmod, hashoşaf, misyonerleri birakinda once bunun gibi garabetleri islah edin, tedrisattan gecirin...

Junky, Bak sana biseyler diyeyim ben simdi.."misyon yapayım"

bundan tam elli yıl once bugun sadece istanbulda,

"ilk, orta ve lise derecesinde 32 Rum ve 8 Ermeni okulu tahrip edilmişti. İstanbul’da 74 kilise vardı. 70’i aynı zamanda yakılıp yıkılmıştı. Kiliseler dışında bir Havra, 8 Ayazma, 2 Manastır, 3 bin 584’ü Rumlara diğeri Ermeni ve Musevilere ait 5 bin 538 gayrimenkul tamamen yakıldı."

Bundan tam 50 yil sonra yine istanbulda yukarida adigecen "kutsal" yerlerin yanan fotograflarını yakmaya calisan bir grup tosun resim sergisini bastı. Yani yanan kiliselerin fotograflarını da yakmak istediler.

Yavrum kilisede allah vardır. Cami de allah vardır. "O" bize sah damarımızdan daha yakındır...

yakmak , kırmak öldürmek iyi bisey degildir. Ama kendini 2005 yilinda herhangi bir millete ve herhangi bir dine mensub goruyorsan. Adam öldürmekde kutsaldır ozaman. Mekanın cennettir. Öldürürsen gazi, ölürsen şehit oluyorsun..

Öldürün yavrum... devam edin..

murat kgirgin  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 17:37

1- 23 yaşında değilim. ne kadar dikkatli okuduğun belli yazıları. 2- kilisede de allah var sinagogda da camide de , ben sana cami bombalarım demişmiyim ? 3- imlech/junkie altında ne gibi birşey yakaladın ki islah edin tedrisattan geçirin diyorsun , bu hakkı sana kim veriyor ? 4- garabet sensin ki bu kadar konuştuğum lafı ısrarla kabaetinden anlıyorsun, yada anlamamak için direniyorsun ----------------- imlechv9mudesem12mi24mü

junkie  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 18:45

ha , bide senin o savunduğun misyonerlik olayları ile karşı karşıya geldin mi onuda merak ediyorum. büyük yehovanın sunduğu nimetler yurtdışında okumak, holdinglerde iş imkanı. benim Allah ım bunları vermiyor mu ? veriyor ama hakedene. Misyonerler kendi saflarına çektiklerine veriyor.

misyonerlik günah değildir. dinen herhangi bir suçu günahı yoktur. ama dinini sevdireceksin ki bunu yapan çok ünlü işadamları var. üniversite okuturum , cebine para koyarım , hergün farklı bir mankenle gezdirrim demek değildir. senin entel bakışınla öyle bir yaşam tarzı uyuşuyorsa okey , istiyorsan allahsız ol. banane senden , bir yerde özgür irade.

junkie  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 18:49

@dark side bilmemne; hollanda'da yasiyorum. televizyonlardan ve yanli kanallardan tanidigin misyonerlik, televizyonlardan tanidigin hollanda, vesaire...

beyin denen organinizin hala neyi anlamayi reddettigini benim dengesiz beynim anlayabilmis degil. hollanda'da %99.9 her cocuk, ailesindeki bireyler "siz" diye hitap eder. "Musaade ederseniz disariya cikmak istiyorum." gibi.

Hollanda'da kac irktan insan yasadigi ve kac kulturun biraraya geldigini bilmediginizi varsayarak, butun pisliklerin sadece Avrupa gencleri tarafindan(Turkiye'de dahildir) yayildigini dusunmenizi normal karsiliyorum. Ayrica, o cok nefret ettiginiz uyusturucu piyasasinin bugun buralarda bizim irkimizdan insanlarin elinde oldugunu ayrica belirtmek isterim.

Buradaki seks anlayisi, oradan ahkam kestiginiz bicimde olmamakla birlikte, bir genc kiz sevdigi kisiyi tanidiktan sonra amiyane tabirle altina yatmaktadir. Ve, herhangi biri(bu senin kizkardesinde olabilir darkside bilmemne) mini etekle, askili ve agir dekolteli bir kiyafetle gezdigi zaman neredeyse kimse bakmaz ve uzerinde goz hissetmez. Ve muthis bir rahatlikla mini etek ile bisiklet kullanan insanlara rastlayabilirsiniz. Camilerin Turk halkini dolandirmasi, buyuk Holdinglerin Almanya'da Turk hissedarlarinin paralarini hic ederek bir bir batmalari, hep buralarda. Haklisin!

--- @darkside bilmemne; "Anne", "baba" gibi 2 kutsal varligin adini, "Oku, baban gibi esek olma" gibi sadece eziklerin ve ezilmislerin tartisirken karsisindaki insana soyleyebilecegi bir cumle icerisinde kullanisinda herhangi bir sebep aramiyorum.

SEN ve senin gibi HERKES etrafta "muslumanim" diye ahkam kesip, anne ve baba gibi degerlerin agirliklarini kufurlerinizde, niyetlerinizde ve cumlelerinizde boyle lekelediginiz muddetce, birakin sizlerle belirli bir cerceve icerisinde kizmadan, sinirlenmeden, medeni insanlar gibi tartismayi, sohbet etmeyi; cehalet icinde kavrulan beyinlerinizin ne sekilde duzluge cikabilecegi konusunda ciddi sekilde dusunmeye basladim.

Simdi soyle bana darkside bilmemne; "Muslumanim" deyip, "oku, baban gibi esek olma" dedigin icin, sen mi essolesseksin?(nasil yaziliyor bu meret?) Yoksa, hala iyi niyetini koruyan ben mi?

Boyle devam edin cocuklar. Bu sekilde...

enemy  |  (0 puan) 07 Eylül 2005 19:17

buraya yazılan bildiriyi ve ardından yapılan yorumları yeni okudum. anlayamadığım birkaç şey var birileri beni muhattap alıp kişisel saldırılarda bulunmadan bana anlatabilirse çok sevinirim.

1- hashoşaf nickli arkadaş bir bildiri yazmış ve iki linkle izah etmiş. şimdi bu linklerden biri aksiyon dergisinin haberine dayanıyor. o haber ise mitin dosyasından faydalanarak hazırlanmış. soru- aksiyon ya da başka bir kaynak, sonuçta ilgili kurum mit değil mi bu dosyayı hazırlayanlar onlar ve aksiyon bunu duyurmuş sadece.aksiyonun verdiği habere dayanarak link oluşturulması neden bazılarını rahatsız etmiş olabilir?

2- görüyorum ki bir grup, misyonerlik kelimesinin tanımını yine linkler vererek anlatmaya çalışmış ve anladığım kadarıyla misyonerlik, batılıların, 3. dünya ülkeleri ve özelliklede müslümanlar arasında hakimiyetlerini artırmak için yaptıkları gizli ve açık harekettir...denmiş. soru- bu tanıma inananlar ve inanmayanlar kimler? yani gördüğüm kadarıyla kimse açıkça bu tanım yanlıştır, misyonerliğin gerçek tanımı şudur dememiş. inanmayanlar lütfen kendilerince doğru 'misyoner ve misyonerlik' tanımını yaparlar mı?

3- görüyorum ki konu bir ara tarih sayfalarında kaybolup gitmiş. eski medeniyetlerin dini inançlarının şu an ki konuyla(-ki benim anladığım konu şimdi yapılan misyonerlik faaliyetleri, güdülen veya güdüldüğü iddia edilen amaçlar ve getirebileceği sonuçlar)ne ilgisi var bunu anlamakta zorlandım. soru- eğer benim farkedemediğim bir alaka varsa bunları yazan arkadaşlar anlatabilirler mi, eğer yoksa da neden konuyu buraya taşıdıklarını anlatabilirler mi lütfen?

4- elif hanımın, bir yorumunda çeşitli kaynaklardan faydalanarak konuyla direk ilgili araştırmacı- gazetecilerin araştırdıktan sonra elde ettikleri bilgilerden faydalanarak yazdıkları yazılarını link edip bilgilerimize sunmuş. ve hatta farkettim ki bu gereği ise enemy nickli arkadaşın '' aksiyonda verilen bu haberin altına düşülen yorumları okuyunuz' tembihinin üzerine hissetmiş. ve bir çok kaynağı hedef göstererek hiç kimseye saldırmadan yani kişiselleştirmeden düşüncesini edebince savunmuş. soru- enemy nickli bu arkadaş bu savunmaya bir karşı fikir üretememiş midir ki acaba da, epeyce sustuktan sonra başka birine kişisel anlamda aklını takıp saygı sınırlarını zorlarcasına konuyla alakasız bir anlatım ve gereksiz sert bir üslub içerisinde saldırgan tavırlarına devam etmiştir? hatta hiç çekinmeden küfür ederek...

5- bir ara yine konu tamamen müslüman hoşgörüsüz hatta cahil toplumumuza! getirilip dayandırılmıştır. hatta bildiriyi bize ileten hashoşaf hakkında, aşırı dinci, yoğun milliyetçi gibi saptamalar yapılıp rasyonel düşünemesiyle ve objektif olamamasıyla suçlamış bu arkadaşı. ( ne haddine anlamadım ama...?) soru- kendisi bunun tam zıttı biri olarak aşırı dinci ( değil), yoğun milliyetçi ( hiç değil ) acaba rasyonel ve objektif olabiliyor mu? yani çıkan sonuca göre, eğer bir insan dindar ve milliyetçi ise objektif olamaz mı, sizlere göre sizinle aynı görüşleri paylaşmayanlar rasyonel düşünme yetisine sahip değiller mi?

6- konuyu bu denli kişiselleştirip birilerine ' yavrum', 'elif bacı', 'dark sida bilmem ne' gibi hitaplarda bulunan çooookk saygısız hatta densiz bir arkadaş da olmuş bu arada. soru- yavrunuz kim? hiç tanımadığınız (ki öyle tahmin ediyorum) bir insanla bu şekilde konuşma yetkisini size kim verdi, elif hanım demek bu kadar mı zor? bir bayana hitap ederken bu kadar küstah bir tavır takınma gereğini neden duydunuz, yoksa aldığınız adab-ı muhaşeret eğitimi çok mu yetersiz. hoş belki hiç de bilmiyorsunuz o ne demek??dark side bilmem ne diye hitap ettiğiniz arkadaşın tam adını (nickini) bilmiyor yani hepimiz gibi uzun olduğundan dolayı göremiyorsanız, dark side .... da yazabilecekken veya linkini tıklayarak muhattap olduğunuz kişinin tam adını öğrenme zahmetine katlanmanız icap ederken ' bilmemne' kelimesini uygun bulmuş olmanız sizce de sizi son derece haddini bilmez yapmıyor mu? bu kadar kin neden? nefretiniz gözlerimi kamaştırdı...hatta korkuttu açıkçası...

'saygılar' kelimesinin bile gereksiz konu edildiği, eleştirildiği insanlarla dolu bu bildiri sayfasında saygılarımı sunamayacağım. üzgünüm.

not(junkie'ye): belki konuyu ti'ye alarak anlattınız bu dağıtılan bildirileri yakma işinizi. ancak bu anlattığınız karşı fikri savunan grubu tahrik etmiş ve konunun sapmasına neden olmuş diye görüyorum. daha sonra ise aldığınız, kimi zaman fazla dozda tepkiler sonucu sinirlerinize hakim olamayıp asla yapmayacağınız (-ı tahmin ettiğim) 'vururum, kırarım, dökerim' tarzı söylemlerinizle karşı tarafı büsbütün tahrik etmiş oldunuz. sizin bu 'mahalle deli kanlısı' uslubunuz yüzünden bir rahatsızlığı gerçek ve araştırılarak elde edilen verilerle anlatmaya, aktarmaya çalışan diğer arkadaşlar amaçlarına ulaşamamışlar ve hatta emekleri de araya gitmiştir. konu sizin kızgınlıkla yaptığınız söylemler etrafında dönmeye başlamış ve misyonerliğin nedeni amaçları ve kimlerin yaptığı ile ilgili tartışma konusu, 'bakın işte, siz öldürün, yakın, kırın, dökün...' şeklindeki son derece anlamsız olan bu boyuta amaçsızca taşınmıştır.

bu durumda, sayenizde elif hanımın, hashoşafın ve diğerlerinin savunmaya ve anlatmaya çalıştıkları bu konu boyut değiştirmiştir, diye düşünüyorum. araştırarak, linklerle de destekli fikirlerini hazırladıkları yazılarla anlatmaya çalışan bu arkadaşların da emeklerini hiç etmiş bulunmaktasınız sanırım. rica etsem, bir daha ki sefere size kişisel anlamda saldıran arkadaşlara vermek istediğiniz kişisel yanıtlar için özel mesaj kolaylığını kullanır mısınız?

saydam  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 01:53

sinirlenmeden tane tane.. misyonerler geliyor, "biseyler yapalım kamuoyu yaratalım, Devlet onlem alsın, din elden gediyor" vesvesesi yaklasik olarak 400 yıldır sürüyor. 1500 tane ayaklanma yasandi bu topraklarda. 31 mart vakası, kubilay, seyh said, 28 subat' a kadar bi suru ayaklanma..

Din elden gidiyor paranoyası, bu ülkeyi kapkara bir çöle çevirdi. Siz içerdesniz. Bunu goremiyorsunuz ve asla da goremeyeceksiniz. MIT, MAH, teskilat-ı mahsusa, cia , fbi, mossad bunlardan aldığınız bilgi manipulasyondur. ve sadece 2. hamle icin verilmis bir at olarak bakınız... Yakında size de sah cekecektir.!

Ataturkun evi bombalandi teranesi yuzunden memlekette aydın kalmadı! Aziz nesin kemal tahir gibi insanları 6-7 eylul olaylarını tertiplemekle sucladılar. Neticede ne oldu? Kardeslerimiz gitti. Rumlar ve ermeniler ve yahudiler ve bulgarlar, yezidiler, nusayriler, asuriler gitti bu ulkeden...Çan sesi kalmadı.! dua ve ayinler sustu. İnsanlar öldü..

Kim kaldı geride? ne kaldi? Varolanla mutlusunuz. Kaybolan, kaybedilene üzülmüyorsunuz, ağıt yakmıorsunuz. "Türkcülük ve islamcılık" yuzunden ermeniler, rumlar, araplar, millet-i sadıka olmayı bıraktılar. Osmanlıdan da bizden de umutları kalmadı.

Bugün yekpare, cahil, yoksul bir insan kitlesine donustu halkimiz. Herseye ve herkese dusman. HEr yerde linc ve kavga var. Herkes birbirini oldurmekten bahsediyor. Kavgam "bestseller". 3 tane meczubun "inandığı dini yayması" 3-5 insanın dinini "degistirmesi" karsisinda tavir boyleyken adab da muhaseret de kalmiyor. Akl-i selim bitiyor...

Kendi kutsalınıza saygı gosterilmesini, en azından saldırılmamasını istiyorsanız, baskasının kutsalına saldırmamamalısınız. Hatırlatayim, senin dinin sana benim dinim bana...Bunu ben de isterim... Lakin "adamin elinden aldim dagittiklarini, gozunun onunde yaktim ekii ekiii"noktasına gelebilmis bir toplumsal ruh hali insanda adab da muhaseretde, yasama inancida birakmiyor!...

Genc ve cahil insanların "bir ornek" edilmesi ve "zır cahil" hale getirilmesi, sadece catisma ortamı icin "ucuz asker" yaratır. Bu ülkede asgari bir ahlak ve hosgoru ortami yaratilabilseydi onbinlerce genc olmezdi. ne kurtler devlet kurmak isterlerdi, ne suriye ile dusman olurduk. Ne rumlar anadoluyu terketmis olurlardi. O zamn hic bi kuvvet islam barbardir diyemezdi. Irakdaki insanlarda mutlu mutlu yasarlardi. Bunlari biliyorsunuzdur.

Bir gence "yavrum, yavrucum demek de yine de insani birseydir.. ben yavrum' u ve bacı sozunu kullanirken ahlak olculerini zorladigimi dusunmedim. Kufur etmedim..Kufr hem gunah hem de ayip biseydir...Hem de benim Karakterim degildir...

Misyonerlik meselesini pek cok mesele gibi yonu degistirilmis bir tabela gibi algilayiniz diyedir cabam... Nefis sekerli bi manipulasyon gibi algılayınız diyedir....

Irakta afganistanda 120.000 insan son 1 yilda, 1 milyon cocuk son 10 yilda ölmüsken. IMF' de calisan bir basbakanimizin oglu varken..İncirlikten hergun binlerce silah ve "yanki" ıraka gidiyor ve orada kadın coluk cocuk demeden bombalıyorken, suriye , iran, venezulla, kuzey kore ve tekmil dunya ve beseri mahlukat ve yer ve gok ve feza ablukaya alinmak uzereyken, bos islerle ugrasiyorsunuz demek istedim...

Buraya gelmis 3-5 misyoneri bagriniza basin.! Bisey olmaz onlardan. Buyukler wallstreet de, pentagonda. Savaşın tanrıları ve savaş dinleriyle ugraşın. O bilgileri hic bi istihbarat teskilati vermiyor bugunlerde. Hic bir gazete yazmiyor..

Hangi celik tekeli, hangi silah tekeli, hangi "şirket"...Onlar Tabelaları ters cevirince yanlis yere gidiyorsunuz..

coook eski ve yeni tarihimize bakalım istedim. Yani sanli turk ceddi, panteizmden, maniheizme, musevilikten, hristiyanliga, oradan islamiyet' e kosabilmis. İslam olanlar hristiyan olmus, bazilari musevi kalmis, bazilari ermenilerle evlenmmis, bazilari rumlarla, bazilari kurtlerle bazilari araplarla.. keldanilerle, gurculerle, lazlarla, megrellerle, cerkezlerle. hepsinin ayri bi devleti var simdi.Hepsinin "ulusal dilleri" 100 kelimelik. Bizim dilimiz gibi. Hepsinin uydurulmus yapim ekleri ve cekim ekleri var.. TDK, basindaki T yi atin , hepsi birbirinin aynisi...

Osmanlıcanin kelime haznesi 80.000 mis bilirsniz.. Simdi Junkie vb kardeslerimiz 50 kelimeyle hayatini donduruyor. 50 kelimenin ilk onu nefret, oldurmek, yakmak dokmek bunu gormuyorsunuz ... Bunun ne anlama geldigini bilmiyorsunuz... Ermenileri , yahudileri ve beni dahi oldurebilecek bu genc kardesimiz kac "takva" puani kazaniyor?...

Elif bacı, darkmode, hashosaf' a havale ettim bende kardesimizi. Benim ne tahammulum ne de umudum var artik. Eskiden olsa ugrasirdim..

vesselam...

murat kgirgin  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 04:41

arkadaslar konu dının elden gıtmesı yada gıtmemesı degıldır bu dınler dunya uzerınde var ve varolmaya devam edıcektır. lakın konu dını kullanarak ılk basta etnık olarak ayrımcılık yaratarak emperyalıst duncelerle yasadıgımız bu ulkenın unıter devler yapısını bozmaktır. yanı daha acık bır sekılde bu ulkeyı bolmeye yonelık calısmalardır. bu ulke olmadıgında nerede ve kımlerın hukmettıgı topraklarda yasacagız sorunumuz budur. bunu mısyonerlık yaparak yapmalarının dısında da farklı sekıllerdede yapıyorlar ama basaramıyorlar en tehlıkelı yaklasımları bu oldugu fıkrındeyım.

dark side in the moon  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 08:58

sıkı durun bir şey söyleyeceğim. toplumda din vatan -millet konularında özellikle son 1 aydır yükselen gerilimin farkında mısınız?sanki bir el bir düğmeye bastı ve hepimiz birden aynı konularda gerildik. gizliden gizliye sanki bir bunalım yaşıyoruz gibi geliyor bana. bu tartışmanın büyümesinin nedeni bu olsa gerek diye düşünüyorum

radyo dijital

mastersound  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 09:05

saydam ne güzel söylemiş....

6 maddede yorumları özetlemiş ve 6 da soru sormuş. muhattaplarından soruların cevapları merakla bekliyorum.

darkmode  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 10:20

KESKE HERKES SAYDAM GİBİ OLABİLSE,BİRAZCIK DAHA SAYDAMLAŞABİLSE...NE O SABAHIN 10'U DİYE Mİ CEVAP YOK KİMSEDEN ALLAH ALLAH....MİLLET NİYE SUSUYOR Kİ..O KADAR İTİNA İLE CEVAP YAZIYORUZ,LAKİN MİLLET SUSUYOR,BARİ "HAKLISINIZ" DENİLSE....TESEKKÜRLER SAYDAM....SAYDAM DÜŞÜNCELERİNİZ İÇİN....KONU DAĞITMAK İÇİN ÇOK ÇABALANDI,CEVAPLARA CEVAPLAR GELMEDİ,İLGİNÇ HERKES UYUYORDUR BELKİ DE....KİM BİLİR....

BU ARADA, TARTIŞMANIN BÜYÜMESİ KÖTÜ MÜ MASTERSOUND? AMACIM BU İDİ? TARTIŞMAK FİKİR ALIŞ VERİŞİ İDİ...GİZLİ BİR EL OLMA DURUMU DEĞİL YANİ ;)

hashoşaf  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 10:33

@saydam , aslında oraya taşımak istememiştim. orada söylediğim farklı bir konu gibi algılandı ve önce aptal sonra muratk tarafından beni bu tarza yöneltildim. zaten msnimi verdim gel konuşalım diye. onların kuralları ile oynamak zorunda kaldım. (sütten çıkmış akkaşık değilim)

konuya bakışaçımı açıkladığın içinde ayrıca teşekkürler. ---------- imlechv9mudesem12mi24mü

junkie  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 10:44

dark side in the moon darkmode mastersound hashoşaf junkie saydam

siz devam edin.. aynen boyle... paslaşa paslaşa, urettiginiz kendi gercekliginizle..Birey olmadan, gûruh seklinde..

iste bu yuzden torbaya doldurulmaniz cok kolay oluyor, benim minik şirinlerim...

aynen boyle devam edin...

"anahtar sözcükler: ÇYDD, Hristiyanlık, Misyoner, Misyonerlik"

yukaridaki anahtar sozcukler kafamizda analoji olustursun diye ozenle secilmis, bu cok bilindik bir totoloji ve ve totoliter toplumlarda olur boyle dusunceler anca... CYDD=Hristiyanlık=Misyoner=misyonerlik gibi bir esitlik kurmak icin cabaliyorsunuz Sizinde buradaki "misyonunuz" bu!. 3-5 dandik veriyle linkle bunu pekistirmeye calisiyorsunuz.

Burada herkes hepbir agizdan evet "misyonerlik memleketi sardi, din elden gidiyor" dese agziniz kulaklariniza varacak. Tıpkı dandik gazetelerde "helga islamiyeti secti, hans musluman oldu, hasan oldu" haberlerini okudugunuzdaki aldiginiz keyif gibi... Tamamen subjectif..

Cami yanında kiliseye, havraya, inanciniz yok. sadece camiye inaniyorsunuz cunku. Bu yuzden yakmak yirmak serbest iste. Oldurmekde serbest size. "mahalle kabadayisi" ni seviyorsunuz. seviniz... devam ediniz..

Bana son 100 yilda yapılmış bir kilise gosterin dedim yanit gelmedi.Son 100 yilda bu memlekette yakılmış yıkılmış kilise sayısı soyleyebilirsiniz belki artık. 78 kilisenin 70 i ayni gun icinde yakılmış, yıkılmış... Adam kilise açsa yakacaksınız cunku..

Tarih okuyun. Mitten, fbi in dandik gazetlerin dandik dosyalarindan daha cok sey var tarih icinde.

Tekrar ediyorum, beni şahsen kimin hangi dine gectigi baglamaz. Kimin neye inandığı. Sadece ilgimi cekiyorsa okurum ogrenirim adam neye inaniyor.Sizde boyle yapınız. Yapmak zorundasınız...

murat kgirgin  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 12:39

sayın muratk bey,nerenizden anlıyoresunuz,nerenizle okuyorsunuz,nerenizle yazıyorsunuz bilmiyorum ama kendini bi şey sanan az buçuk tarih bilgisine sahip birisi olduğunuza dair maalesef izlenim edinmeye başladım umarım yanılıyorumdur. Yemin ederim -hoş buna da inanmazsınız yaaa- o anahtar sözcükleri yazmamıştım,sonra önizlemede sarı mı yeşil mi bi renkle uyardı beni lütfen yazın gibisinden bende baktım bi ne olabilir dedim bunları yazdım anlık bir reaksiyon idi,kasten yapılmış bir durum tekrar namusum üzerine yemin ederim ki yoktur.Kafanızdan uydurup lütfen böyle şeyleri bana mal etmeyiniz.Paslaşa paslaşa mı ne demek insanlar birbirleri hakkında yorum yapamaz mı,bu bireyliğimizden ileri gelir zaten grup olsak kimse kimseye bi şey demez grup adına konuşulur bilmem anlatabildim mi? "Bana son 100 yilda yapılmış bir kilise gosterin dedim yanit gelmedi" demişsiniz lütfen yazılarını düzgün okuyun zira verdiğim bir linke göre (meraklanmayın aksiyon değil) siz benim kölemnsiniz.Bunu ben değil siz söylediniz,susup oturacağınıza hala kalkmış konuşabiliyorsunuz,ne kadar dikkatli olduğunuzu,ne kadar bilinçli birisi olduğunuzu bir kez daha ispatladınız.Ben nelerden bahsettim siz nerelere taşımaya çalışıyorsunuz konuyu.Tarihten dem vurdunuz,olmadı ona buna sataştınız olmadı şimdide kalkmış tarih okuyun falan diyorsunuz.Biz tarih okuruz da siz de sizi kaale alıp cevap verenleri bir okuyun,okuyun görün de sizi ciddiye alıp ne cevap vermişler...artık saygılar da yok,çünkü hakeden de yok zira..

hashoşaf  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 15:13

çydd ve benzeri sivil toplum örgütleri, akp'nin değişim yolunda almak istediği yolu en fazla tıkayan örgütlerdir(buna yargıtay gibi hukuki kurumlar da dahildir)...çydd'nin özellikle doğuda mgk tarafından desteklendiğini,hatta bir çok bölgede ortak çalışma yaptıklarını zaten biliyoruz(otoriteyle sivil toplumun yanyana geçtiği ender demokrasilerdenizdir). zaten geleneksel siyasetimizde yapmak istediğiniz değişim için meşruiyet sağlama noktası rasyonellik değil,sizi destekleyenlerin kafa sayılarıdır.yaygara yaratıp halk desteği alırsanız değiştirdiğiniz şeyin tartışılması ya da doğruluğu sorun değildir...önemli olan cemaatçi olan sosyal dokumuzla uyuşup uyuşmadığıdır. şimdiii...aksiyon hangi kaynağa dayandırmış bilgiyi? mit'e...mit kime bağlı çalışır?başbakanlığa...başbakan hangi partiden...akp'den...yani? zaten var olan ve saklanmayan bazı bilgileri, çok önemli istihbarati habermiş gibi, bazen kendinden yana bazen aksi tarafta bir yayın organına ver, patlat spekülasyonu...bu iktidarın ne işine yarayacak?..değişimin önündeki engellerin(bazen çydd olur ,bazen yargıtay vs) kamuoyu karşısındaki direnci azalacak...ve yapmak istediğiniz değişikliği sağlayacaksınız...bu ihl'ler olabilir,kamu kurumlarında türban yasağının kaldırılması olabilir...zaten akp uzun zamandır tabanı tarafından bu konularda henüz sonuç alınmaması nedeniyle yoğun bir şekilde eleştiriliyor...yeni şafak gazetesindeki çatlamaların da asıl nedeni bu. salt haber olarak ele alırsak, mesele misyonerlik üzerinden yürüyen bir iktidar kavgasından başka bir şey değildir aslında. var olan ya da şu ana kadar ortaya çıkmış polemik üzerinden bir şey söylemekte zorlanıyorum...zira "ötekini" hep bir tehlike kavramı ile örtüştürmüş olan bir "ak(ı)la" ya da mantığa anlatılabilecek fazla bir şey olduğunu düşünmüyorum. kafalarımızda kendi acziyetimizi kendimize makul hale getirmekten başka bir işe yaramayan komplo teorileriyle çok daha mutluyuz elbette.sorun yüzyıllardır yoksul ile varsıl arasındaki hesaplaşmadır oysa...kendi acziyetimizi en makul kılacak şey ise her zaman "top bizi sevmedi","saha çamurluydu","hakem taraf tuttu" gibi sorunun nedenini hep başka yerlerde arayan düşünme şeklidir.

mishkin  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 15:34

son 100 yılda burada yapılmıs hala bir kilise gostermediniz! Rakam veriyorsunuz. İnanmiyorum rakamlara...

"sadece İstanbul'da Hristiyanlaşan Türklerin sayısı 200'ü buldu. Yine, sadece İstanbul'da, yerli Hristiyanların yaşamadığı yerlerde dahi 19 kilise açıldı." seklinde bir alinti yapmissiniz...nerede bu kiliseler.? nerede!

Bodrum katinda kiralanmis dairelerden mi bahsediyorsunuz? Ben gercek kiliseden bahsediyorum. Ayasofya gibi. Ankaradaki kocatepe gibi. Suleymaniye, selimiye camii gibi yapilar...

ulke nufusunun yarisina yakinina sapik muamelesi yapan "diyanetimiz" alevileri hala tanimiyor. Tayyip erdogan alay ediyor... İste bu hep size yontan keseriniz donecek donecek bumerang gibi sizi vuracak yine. Kafanizdan uydurduğunuz "ötekiler" e "yeniden"aleviler eklenecek sonra. Maraş, çorum ve sivasta yaşanan katliamlar yeniden yaşanacak...

Dandik gazetelerdeki dandik istatistikler bu seferde alivilere saldirin diyecek onu da yapacaksınız..Sözle, sopayla, silahla...

80.000.000/200 kisi hristiyan mi olmus? az bile olmus! İsevilik semavi bir dindir. Milyarlarca insan bu dine inaniyor. Peki son 1 yilda kac hristiyan musluman oldu? bu sayi ya da muslumanmis gibi davrandi.? bu sayilar da var mı bi yerlerde?

son defa!

1) Misyonerlik tantanasi cok bildik bir manipulasyondur..Sonuclari her zaman katliam /linc olmustur.

2) Tarih cok genel birsey. Benim tapulu malım degil. Tarihe bakarsaniz, bir turkun musluman/hristiyan bir ermeninin katololik, bir cerkesin protestan olması sizi bu kadar rahatsız etmez..

Selahad'din Eyyûbi'nin en iyi askerlerinin ermeni olduğunu bilmeniz. Su anda icinde namaz kılıp cennete ermeyi planladığınız hemen hemen butun camilerde ermenilerin bi tuğlası olduğunu bilmeniz sizi daha hoşgörülü yapar. Yediginiz yemeklerin %80 ini hristiyanlardan devraldiginizi bilirseniz hazım sorununuz çözülür...

Anduluzya yı, kahireyi, antakyayi, istanbulu, bosnayi düşünürseniz bilirseniz. Kimseyi kesmek istemezzsiniz...

Tarihle kurduğum ilişki böyledir benim... Sizlere de boyle bakmanızı tavsiye ederim..

Hala bunların konumuzla alakası olmadığını düşünen kardeşlerimizin, mit' in, aksiyon' un ve fbi' in verilerini bir daha gozden gecirmelerini ve doğru yola girmelerini cenab-i hakk'dan niyaz ederim..

murat kgirgin  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 16:01

sımdı burdakı konu dının elden gıtmesı degıl, herkezın dını kendıne herkezde dınını ıstedıgı gıbı anlatır. fakat burda bahsı gecen konu bunları yapılmasındakı amaclardır. ordan burdan dandık dandık gazeterlerde dıyorsun. burdakı ınsanların fıkrı vardır belkıde orda dın elden gıdıyor denıyor ama burda bagsıgecen konu muratk kardesım, (bunu demelımıyım bılmıyorum) yasadıgın bu ulke elden gıdıyor aslanım bunu dın elden gıdıyor dıye one surebılırler benım dınımı benden kımse alamaz ben bunun karsısında durabılecek gucteyım. tek basıma bu ulkeyı savunamam ama, Turkıye Cumhurıyetı vatandasıyım dıyorsan sende bu ulkenın elden gıtmemesı ıcın ugras ver derım yoksa o nacızane kıcını nereye koyupta bu sekılde aklında (kı varmı onuda bılmıyorum) gecenlerı soylıyebılıceksın. bu ulke ıcınde ozgursun sen, sonucta aynı ulkenın ınsanlarıyız ve allah bılır senın aılendende bu ulke ıcın kanı akmıs olanlar var. nerenden anladıgın hakkında en ufak bır fıkrım olmamakla bırlıkte bu konu hakkında hashosafın sana verdıgı cevapları bıle okumadıgını son yazından goruyorum susman yada aksı varsa bunu ıspat etmen gerekırken satasıyorsun. barı bunu yaparken bırseylere dayan dandık gazeteler boyle yazıyor dıye bukadar ınsan boyle dusunmuyor gerceklerı goruyorlar. cunku yasadıkları toprakları sevıyorlar ve onların olarak kalmasını ıstıyorlar bende oyle ıstıyorum. bunu yaparken senın nacızne kıcını da rahatta tuttucagımı bılsem bıle bunu yapmaya devam edıcem. cunku bende bu ulkeyı sevıyorum. bu topraklar ıcın dokulen kanları boyle konustukca ejdadına nasıl hesap verıceksın dusunuyorum. burdakı konu senın algılayabılıcegınden ote gorunuyor burda bu ulke ıcın konusuluyor dın ıcın degıl bu sadece bır arac olarak kullanılıyor. sen ve senın gıbıler buna kanıyorsunuz ıste bıraz olsun karsısında durun dusunun (yapabılırsen olmadı ayaga kalkarak oku bastan yazılanları) anlıyabılırsın ne olmak ıstıyorsan ol. ve ozgurlukcu dusunce abıdesı olarak gordugun avrupanın canın ulkelerınde. ozurdılıyerek mı soylemelıyım bılemıyorum ama sıkıysa yap bak bu sekılde basına neler gelıcek. sonra gelıpte ne nerde nezaman hatırlamıyorum hersey bır anda oldu ben anlamadım bıle derken basına gelenlere ınanamıyacaksın. soylenın aksıne dunyada en ozgur ulkelerden bırı bu ulke ve bu sekılde yasamak ıstıyorsan yasamaya devam etmek ıstıyorsan anlamaya calıs burdakı konuyu.

dark side in the moon  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 16:09

bu günden itibaren yüzeysel bilgi krallığından istifa etmiş bulunmaktayım, kamuoyuna şehvetle duyurulur.

nahnu org; weblog falan

nahnu  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 16:16

Bir arkadaş İsa Mesih'in kendinden sonra Muhammedin geleceğini bildirdiğini iddia etmiş. Bunu kutsal kitap'ın hangi ayetinden aldığını yazabilirse sevinirim. Bir Hristiyan olarak sanırım kaçırmışım bu ayeti. Zaten böyle bir ayet varsa Hristiyanlık inanışıda yalandır. Merakla bekliyorum.

marco  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 17:33

Ayrıca Tanrı'ya inanıyorsanız O'nun herşeye kadir olduğunu kabul ediyorsanız kimin hangi inanışa ve yola gideceğini O'nun belirleyeceğinide bilmeniz gerekir değil mi?

marco  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 17:42

marco

marco  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 17:42

böyle bir ayet varsa neden hristiyanlık yoktur sebebi anlayamadım -------------- imlechv9mudesem12mi24mü

junkie  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 17:43

İşte incil'i okumadan yorum yapmanızın sonucu. Hristiyanlık nedir? İsa Mesih kimdir bilmiyor ve sadece yorum yapıyorsunuz. Ayrıca İncil'i okumak ile Hristiyan olunduğunu veya kiliseye giderek Hristiyan filan olunduğa inanmış olması insanların beni üzüyor. Gerçek bir İsa Mesih inanlısının tek düşmanı İblis'tir. Başka düşmanımız olamaz. Hele hele politik amaçlar, maddi kazanç için misyonerlik yapıldığı iddialarıda bizim kutsal kitabımızda iblisin yapacağı söylendiği taktiklerindendir. Bizim savaşımız sadece İblis ile. Bizim inanışımızda takım tutar gibi inanç yok. Ayrıca misyonerlik siyasi amaç asla güdemez. Eğer öyle bir amaçla yapan varsa oda ibliste demektir. Kutsal Kitab'ın değiştiğini iddia eden ve Tanrı'ya inandığını iddia eden arkadaşlar;Kutsal Kitap Tanrı sözüdür ve Tanrı kendi sözünü koruyamayacak kadar aciz değildir. Bunu ne yahudiler ne de İsa Mesih inanlıları asla iddia etmedi hiçbir zaman.

marco  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 18:08

marco

marco  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 18:13

marco, konu misyonerlik olmasına karşın ısrarla Hristanlıktan ve temel prensipleri olduğunu iddaa ettiğin ilkelerden bahsediyorsun. Hegonomik güç hristiyanlık prensiplerinde ise ve bu dediklerin doğru ise Hristiyan toplumların özellikle misyonerlik çalışmaları doğrultusunda ortaya koydukları uygulamaları izah etmek mümkün olmacaktır. Afrika'dan ve Latin Amerikan dan hangi şeytana karşı mücadele ettiler? Bugün Afrika'nın ve Latin Amerika'nın ekonomik, sosyal ve kültürel durumu tarih gözüyle incelediğinizde misyonerliğin ne kadar etkin bir rol aldığını görürsünüz.(Yada görmez, anlamamazlıktan gelebilirsiniz, bu irade siz de oldukça mevcut.) Bugün bahsi geçen topraklardaki büyük başarı (!) tamamen misyonerliğin amansız çabalarıyla ortaya çıkmıştır desek hakkını yine de verememiş oluruz.

Biz Hristayanlıktan bahsetmeniz gerekmiyor, ana,lamsız da! Misyonerlik daha müşahhas ve objektif bir alan. Kıvırmak mümkün değil (gerçi bu yeteneğin bazen hiç umulmadık bir eşiğe sahip olabiliyor). Hegonomik güç Hrstiyanlık değil, misyonerlik ve her şey bu düşünce için araç olabilir.(nasıl olsa Pavlus bu kapıyı açmış.)

elfiya  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 18:36

saydam arkadasımıza cevaplarını vereyim.

1- rahatsız eder; çünkü aksiyon dergisi yıllardır fethullah gülen cemaatinin yayın organlıgını yapmaktadır. bir haber dergisi değildir, ideolojik bir yayın organıdır. orada çıkan hiçbir haberin tarafsızlığına, arkasında bir dolap olmadan yazılmış olduguna inanmam; hele ki söz konusu bir mit raporu ise bunun kesinlikle ideolojik bir görüş oldugunu düşünürüm. çünkü mit dediğiniz kuruluş yıllardır devletin faşizan tetikçiliğini yapmış; bu ülkede ne zaman demokratik birseyler yada bir hak arama mücadelesi içerisine girilse; bizzat devletin sopası olmuştur. mit kurumunun bugune kadar hiçbir yararlı bir seyini görmedim. sonuc; zerre kadar güvenmedigim bir kuruluşun raporu, hiçbir haberine inanmadıgım bir yayın organına sızdırılmış. üstelik konu türkan saylan gibi bir hanımefendi. bana kimse bunu anlatamaz.

2- misyonerliğin tanımıyla çok fazla ilgilenmiyorum. zaten konu bu degil.

3- çok açık bunu nasıl anlamadın; bugun bizi hristiyan yapıyorlar diye bağıran arkadasların nasıl müslüman olduklarını anlatmaya calıstık. dinsel demografi hareketlerinin evrim gibi doğal oldugunu buna kısa süreli müdahalelerde bulunmanın ortaya nasıl vahim tablolar çıkardıgını; etnik, dinsel ve ırksal ayrımcılığın hiçbir zaman yarar sağlamadığını tarihsel örneklerle göstermeye çalıştık.

4- verilen bütün linkler taraflı yazarların, faşist fikirleriyle dolu.

5- faşistler ve aşırı dinciler tabiki rasyonel düşünemezler; tabiki olaylara objektif gözle bakamazlar; çünkü fikirleri dogmatiktir, bir seye sadece inanırlar onu sorgulamazlar; gerekirse uzun uzun din tartışmaları yapılabilir; ideolojiler masaya yatırılıp tartışılabilinir; ancak göreceksin arkadaslar bir arpa boyu dahi yol katedemeyecekler.

6- saygısız söylemlerin tümüne karsıyım; ancak diger taraftan da aynı örnekler bolca varken, neden sadece bir kişinin sözlerine takıldın ki? bak dark side in th.. neler yumurtlamış hemen yukarıda, digerlerini de bulabilirsin hepsi yukarıda yazıyor.

özetle dedigim gibi dogmatik düşünce içerisinde hapsolmuş insanlarla yapılan tartışmalarda hiçbir yol katedilmiyor. tartışmaların en basından beri aynı seyleri söylüyorlar; söyleyip söyleyip kendilerini haklı gördükleri için bir türlü anlamadıgımızdan şikayet ediyorlar. onların fikirleri altında ezildigimizi, onlara cevap veremedigimizi zannediyorlar; sonunda laf sokmaya calısan cocuklar gibi her yazılarından sonra meydan okuyorlar.

işte örnekler: "KESKE HERKES SAYDAM GİBİ OLABİLSE,BİRAZCIK DAHA SAYDAMLAŞABİLSE...NE O SABAHIN 10'U DİYE Mİ CEVAP YOK KİMSEDEN ALLAH ALLAH....MİLLET NİYE SUSUYOR Kİ..O KADAR İTİNA İLE CEVAP YAZIYORUZ,LAKİN MİLLET SUSUYOR,BARİ "HAKLISINIZ" DENİLSE....TESEKKÜRLER SAYDAM...."

"Bunu ben değil siz söylediniz,susup oturacağınıza hala kalkmış konuşabiliyorsunuz,ne kadar dikkatli olduğunuzu,ne kadar bilinçli birisi olduğunuzu bir kez daha ispatladınız.Ben nelerden bahsettim siz nerelere taşımaya çalışıyorsunuz konuyu.Tarihten dem vurdunuz,olmadı ona buna sataştınız olmadı şimdide kalkmış tarih okuyun falan diyorsunuz."

"burda konuyla yakından ilgilenen yazarların araştırma ve incelemeleri bulunmakta..sanırım ve umarım artık bu ''misyonerlik'' hareketinin, bölücülük amaçlı yapıldığına inanmışsınızdır." (burada bir meydan okuma yok tabiki; ancak yine de artık inanın demiş elif arkadasımız; neyi anlayacaksak)

daha yukarılara cıkmadım artık. oysa her birinin cevaplarını veriyoruz; özellikle muratk arkadasımız oldukça güzel bir anlatımla derdini anlatmış; nedense ben de orada yazılanlara herhangi bir cevap göremiyorum.

tüm yazılarımın sonunda kısa bir özetle konuyu baglamaya calıstım; artık yeni söyleyecek bir sey kalmadı. faşistlerin ve aşırı dincilerin bu ülke için asıl büyük tehdit olduklarını daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum. bu nedenle bir soru sormak istiyorum bu arkadaslara.

büyük bir tehdit olarak gördüğünüz bu olayları nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz; elinizde bir güç olsa ne yapardınız acaba? 6-7 eylül olaylarının 50. yıldönümüne gelmiş bu anlamlı tartışmada taraf olan arkadasların baska modelleri dısarıda sanki cevapları birer birer veriyor. bazıları fotograf sergisini basıyor; bazıları galeyana gelip amacı sadece bildiri dagıtmak olan insanları linç etmeye calısıyor; bazıları binlerce olup etnik ayrımcılığı çok tehlikeli noktalara tasıyacak biçimde savasıyor; öyle bir noktaya geldik ki, birisi kalabalık bir meydanda PKK'lı var diye bagıracak olsa hemen darağacı kurulacak, infaz gerçekleştirilecek. (asırı dincilerin seriat isteklerini unutmayalım, polisin film gibi izledigi eylemleri) çok merak ediyorum arkadaslar bu konularda neler düşünüyorlar; muhsin yazıcıoğlu gibi mi, ülkü ocakları baskanı olup sergiyi basan insanımsı gibi mi? ve çözümleri ne? (yine konuyu dagıttın falan deyip laf ebeliği yapmayın; bu konuların hepsinin birbiyle baglantılı oldugunu hepimiz biliyoruz.)

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 19:05

evet tartışmaya sonunda bir hristiyan arkadas da katılmış :) konuyla çok baglantılı seyler söylememiş ama cümlelerinin içinde ilginç bir anekdot var.

"Ayrıca Tanrı'ya inanıyorsanız O'nun herşeye kadir olduğunu kabul ediyorsanız kimin hangi inanışa ve yola gideceğini O'nun belirleyeceğinide bilmeniz gerekir değil mi?"

şimdi muhattap yazısını da koyayım

"yaptıkları şey zaten yanlış savunulan din,olması gerkn ve hak bir din değil,aslı bozulmuş bir din,dertleri hristiyanlıkta değil anlatamıyorum sanırım hala,yada anlamamakta ısrara ediyorsunuz,çünkü inandıkları dinin önderi ve tebliğcisi de zaten İslamiyeti haber vermiştir."

bu benim çok merak ettiğim bir durum, dogmatik degil rasyonel düşünen insanlar cevap versin lütfen. müslümanlık hristiyanlığın allahın dini oldugunu kabul ediyor ve incil'i bir kutsal kitap olarak görüyor. sonra da değiştirildiğini söylüyor. inanan arkadaslar pantheist olmadıgına göre bunu nasıl bir mantıkla açıklıyorlar çok merak ediyorum. (yıllarca mitoloji ve pagan dinleri okumuş bir arkeolog olarak tıpkı ilkel dinler gibi kutsal kitapların tümünün tarihsel bir bütünlük içerisinde bir timeline'da yer aldığını düşünüyorum; kalan bütün söylemleri de saçmalık olarak nitelendiriyorum.)

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 19:16

sevgili marco , şimdi sert kayaya çarptın dostum... işte karşında incili okumuş biri çıktı...

muhtemelen protestansın...ve bu beni hiç ilgilendirmez.

ben sana bir kaç şey sormak istiyorum.

neden incilde hep ayetler " isa şunu yaptı , isa bunu yaptı " gibi insan gözünden bir anlatım var? incil' bozulmamış tanrı sözüyse , neden kur'an-ı kerim deki gibi bir yaratanın ağzından anlatım yok?

neden luka matta yuhanna markos diye dörd bölüm(!) var ve bu bölümlerde hemen hemen aynı şeyler anlatılıyor?

istersen bab larla da örnek verebilirim.

incil'de hz. isa kendisinden bahsederken hep :" insanoğlu şunu yapacak , insanoğlu bunu yaptı" derken siz nasıl bir isa mesih inanlısısınız ki o kendine insaoğlu dediği halde o na "tanrı" yakıştırmasını yapıyorsunuz ? hatta ve hatta o na tanrının oğlu diyorsunuz?

sevgili marco , biliyorum işiniz gücünüz iblis ile ama sizden olmayan sizin için iblis olmasın?

ve sevgili marco... milliyetin senin (tabii bizim de ) tenin midir gömleğin mi? tenin olsa iyi olur... yok dinin tenin olmuşsa işte yukarıda bahsi geçen ve bir çok insanın feveran ettiği iş olmuştur. yani age of empire'de "wololo" nidası yükselmiş ,renk değişmiş demektir. ha... sen zaten hem türk değilsin , hem müslüman değildin...

bak o da mümkün... ama ozaman "wololo" demeyelim... diyenleri de uyaralım.

radyo dijital

mastersound  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 20:01

En son Hz. İsa da O’ndan çok bahsetmiş, İncillerin eldeki nüshalarında “Size daha çok söyleyeceklerim var; fakat şimdi siz bunları kaldıramazsınız. Ben gideyim, ta ki, dünyanın Efendisi, gerçeğin ruhu, hakkı bâtıldan ayıran Zât gelsin ve size bütün hakikatleri anlatsın.” (Yuhanna, Bab 16/12-14) demiştir.

yıllar önce duyduğum bir sözdür bu Marco,hadislerle ,rivayetlerle de sabittir....

Buraya yazı yazarken ki amacım milleti coşturup kavga çıkartmak birinin birine hakaret etmesini sağlamak değildi.Ama görüyorum ki millet 100 m koşusunda startta bekleyen atletler gibi birinin onların düşündüklerinin tersinde birşeyler yazmasını istiyorlar.Böylece hemen saldıracaklar.İki satır yazıyorsun sonra da güya kendini "objektif","rasyonel düşünebilen" ve "modern ve çağdaş" zanneden fakat yorum yaparken bile bunun aksinde hareket eden insanlarla karşı karşıyasın.Genelleme yapmak istemiyorum fakat bana denk gelenlerin çoğu bu şekilde idi.Bu insanları anlamak mümkün değil,yazdığın bir bildiri de beğenmedikleri bir yön olunca vay efendim bu sağlıklı ve objektif değil sen tarafsın ben senle tartışamam,işte şu işte bu....gibi saçma sapan yazılara imza atıyorlar.Hani sizin çağdaşlığınız hani sizin rasyoneliteniz ve objektif bakış açınız..Yazılanlar ile aynı kanaatte olmuyor olabilirsiniz,öyle düşünmüyor da olaiblirsiniz böyle ise hiiç yorumda bulunmazsınız ,sakin sakin yorumda bulunmak istediğiniz bildirilere yorumda bulunursunuz. Artık site içinde yazılı olmayan fakat belli kalıp yargılar gelişmiş sanırım örneğin bir linkin gecerli olabilmesi için Cumhuriyet ,Tempo,Aktüel ve Haftalık gibi mecralardan çıkması gerek.Çünkü bu ülkenin en çok satan 2-3. gazetesi olması ve her sene ödül alması bir şey ifade etmez,diğerleri 1 ytl olmadan evvel en çok satan dergi olmanız da birşey ifade etmez aynı şekilde %35 ile iktidara gelmiş bir partinin onların gözünde meşru olmaması ve bulunduğu yeri haketmemesi gibi....Ne saçma değil mi? Yani buradaki insanlar Türkiye Cumhuriyeti'ndeki insanlardan her 3 ünden 1'ini yok sayıyor..Ona oy verdiysen aman haaa,adres barına www.bildirgec.org yazayım deme,yazamazsın .....yasak.... Hoşlanmadığım bir konuyu dile getiremem ben ,zira getirdiğim an gerici,faşist,aşırı dinci ve milliyetçi oluyorum her nedense....Ama yine rakıya buz atılmasından hoşlanmayan birisine kimse "keşş","alkolik","git de başka yerde zıkkımlan" tarzı cümlelerde bulunmuyor. Neden? Bilmem.!! Anladığım an zaten dünyanın gizemini çözeceğim sanırım. Ne idi derdim -aslında yoktu yaa neyse- misyonerlik dönem dönem filizlenir hep,burslara başvururken 2 sene önce tanık olduğum bir oaly aklıma geliverdi mini bir araştırma yaptım...derken tanımını yazdım hani millet kime göre neye göre demesin diye...sonra da birşeylere tepki ve sosyal bilinçliliği hedef edinen lakin içine girince onun amaçları uğruna uğraştığın sivil toplum kuruluşlarından birisine gözüm ilişti...olabilir mi acaba dedim? ve bu kadar büyebilmesinin altında bizim aşırı "yardımseverliğimizin" mi yattığını düşündüm ardından da "belki de?!?!" dedim ve onu da ekledim...Hepsi bu idi...bildirgec üyeleri ne biliyor,biraz tartışır,düşünür fikir alış-verişinde bulunurduk.Lakin görüyorum ki buradaki kişilerin bir çoğu tutturmuş bir yol bu doğrudur sen yanlışsın...yav kardeşim senin yolun nasıl yolsa sana benimki de bana yol,sanane ? ben buraya kalktım 2 satır birşey yazdım tasvip etmiosan etme...hatta içinde kalmasın yazıver...ama işte sen busun,sen şöylesin demenin ne alemi var. Allahın emir ve yasaklarını uygulayan herkese saygım ve sevgim sonsuz ama bu anlamıyorsunuz ve anlamıycaksınız da artık bu misyonerlerin tek dertleri Hristiyanlığı yaymak değil,bunu ve savunduğum alt argümanları yukarıya yazdım,isteyen ilgilenen rasyonel düşünenler okuyabilir,diğerleri mouse'un topuna parmağını bile değdirmesin bir zahmet..Hristiyanlık ve İncil aslından kopmalar yaşamış,tahrif edildiği unsurları olan inanıştır.Bu sebepledir ki İslamiyet'in Tüm insanlığa gönderilmesi ve son din olması sözkonusudur. Artık ne diyeyim ki sizlere 80 milyon kişi değil 70 milyon ve bu 70 milyonda 200 kişi sadece tespit edilebilmiş olandır ve 200 kişinin açılımını tahmin etmek oldukça güçtür. Bazı arkadaşların kabullenmeleri bu konuyu kabullenebilmeleri,normal karşılamaları elbette mümkün ama bazılarının midesindeki genişlik beni enterese etmez...... Madem objektifsiniz,madem açık görüşlüsünüz yazdıklarıma açtığım konuya saygılı oluverin bir zahmet,bu haber birinin hayal ürünüdür,bu şunun maşasıdır,bu da bunun suyudur vesaire demeyin lütfen...Ülkedeki medya patronlarının ilişkisinin olmadığı ve tanımadığı kimse var mı,kimin gercekten doğru yazdığına kim karar veriyor.Bizler.İşte bence Aksiyon'da ,Mit'te doğru yazmıştır kaldı ki inanmayan arkadaşlara Elif hanımın sanırım bazı farklı referansları olmuştu....Ama onlarda faşizanmış....ilginç bu da kabul almadı elif hanım sizde nereden buluyorsunuz böyle faşist kaynakları,hadi ben yaptım siz de neden yaparsınız ki....aaaaaa...!!! Yeni bir hedefim var artık hatta bunu gelecekte terapi yöntemi olarak kullanabilirim bile....Bana Kategorizasyonlarını söyle sana adam mısın değil misin onu söyliyeyim...? Nasıl güzel değil mi? Bazılarının adam olup olmadığı konusu mu gündeme gelir şimdi? Banane canım yaaa.....Ben adam sandım yazdım?(içses) -yanlış sandın hashoşaf!! (ben) - hadi yaaaa,napalım sağlık olsun.....:)

hashoşaf  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 20:59

mastersound söyle yanlış bir sey yapıyorsun; incili tartısabilecek hiçbir altyapın olmadan garip garip sorular soruyorsun. sordugun sorular incili okuyup okumadıgını göstermiyor; ancak anlamadıgını acıkca gösteriyor.

incil İsa'nın yaşamının ve bildirisinin anlatıldığı kitaplar bütünüdür. hristiyanlık sözlü gelenekle başlamıştır; vahiy kavramı sadece islamda gerçekleştiği söylenen bir olaydır. incil Aziz Matta, Aziz Markos, Aziz Luka ve Aziz Yuhanna'ya mal edilen 4 kitaptan oluşur. İsa'nın sözleriyle ilgili derlemeler, mucizelerin hikayeleri, meseller ve İsa'nın yaşamının önemli bölümleri bir araya getirilmiştir. İsa'nın ölümünden sonra hristiyanlık inancını yaymak amacıyla bahsettiğim din adamları tarafından yazılmıştır. (bu noktada islam ile benzerlik göstermektedir; kuran-ı kerim'de Hz. Muhammed'in ölümünden sonra kitaplaştırılmıştır.)

diğer sorun da ne yazıkki hristiyanlık konusunda ilk bilinmesi gereken olgulardan biridir. hristiyanlık iki konuda diğer semavi dinlerden ayrılır. birincisi İsa tarihsel bir kişilik degildir, Muhammed ve Musa bir kavmin hatta bir devletin lideridirler; dinlerini siyasi ve askeri mücadelelerle yaymışlardır, oysa İsa yaşadığında henüz Hristiyanlık adında bir dinden sözedilemez. İkinci önemli olgu hristiyanlığın temel yapısıyla alakalıdır. Üç semavi dini karşılaştırmalı olarak incelersek, hristiyanlıktaki bir olgu tüm sistematiğin diger iki dinden ayrılmasına neden olur. Hristiyanlıkta birey, tanrı karşısında kendi yetkisini kullanarak karar vermek zorunda bırakılmıştır. çünkü bu sistematikte, İsa'nın Tanrı mı yoksa insan mı, yoksa aynı anda her ikisi mi; yada Tanrı'nın oğlu mu değil mi sorusuna muhattap olan bireydir. neye inanacagına karar vermesi gereken odur. diger bir deyişle, birey İsa'nın tanrı olduguna inanmak isterse İsa'yı tanrı yapar ve böylece aldığı karar gereğince kabul eder. istemezse durum değişmez. bu kez İsa'nın insan olduğuna karar verir. Karar'ın niteliği değişse de karar'ı alan birey değişmez. bu sadece birey için gerçeklik taşır, o kadar. Hristiyanlıkta iman etmeye karar vermek de, imandan kuşku duymak da insan'a ait olan bir haktır. bu yapısı içerisinde diger kitaplarda olan buyurmak, emir vermek gibi kavramlar incil'de yer almaz.

Lütfen bilmediğiniz konularda ahkam kesmeyin.

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 21:12

yaa bi zahmeett ya konu da dağılıyor ama değinmeden edemeyeceğim... denizarkan der ki; "incil Aziz Matta, Aziz Markos, Aziz Luka ve Aziz Yuhanna'ya mal edilen 4 kitaptan oluşur. İsa'nın sözleriyle ilgili derlemeler, mucizelerin hikayeleri, meseller ve İsa'nın yaşamının önemli bölümleri bir araya getirilmiştir. İsa'nın ölümünden sonra hristiyanlık inancını yaymak amacıyla bahsettiğim din adamları tarafından yazılmıştır." marco der ki; "Kutsal Kitap Tanrı sözüdür ve Tanrı kendi sözünü koruyamayacak kadar aciz değildir." eee,aslını yitirmiş ise noluyor şimdi..?? yanii??? sonuç hanginiz doğru...

bir de...yaratıcı deyin Allah deyin lakin Tanrı bilemiyorum yaaaa

son olarak saygı konusunda.... denizarkan biraz dikkat et lütfen, isa ,muhammed ve musa demişsin arkadaşlarından bahsediosun sanırım...onların yeri bu konu değil ama...madem bildiğin konuda ahkam kesiyorsun bu isimlerle kimi kastettiğini herkes biliyor ,lakin onlar böyle anılamazlar bilmem anlatabildim mi? bari başına "Hz." koy da kimden bahsettiğin anlaşılsın,saygısızlığın alemi yok.....

hashoşaf  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 21:31

"En son Hz. İsa da O’ndan çok bahsetmiş, İncillerin eldeki nüshalarında “Size daha çok söyleyeceklerim var; fakat şimdi siz bunları kaldıramazsınız. Ben gideyim, ta ki, dünyanın Efendisi, gerçeğin ruhu, hakkı bâtıldan ayıran Zât gelsin ve size bütün hakikatleri anlatsın.” (Yuhanna, Bab 16/12-14) demiştir."

İsa, bu hadiste baba, oğul ve kutsal ruh üçlemesinin işleyiş biçimini anlatmaktadır. Hadisin tam metni şu biçimdedir.

"Size daha çok söyleyeceklerim var; ama şimdi bunlara dayanamazsınız. Ne var ki, O, yani Gerçeğin Ruhu gelince sizi her gerçeğe yöneltecek. O kendiliğinden konuşmayacak, yalnız işittiklerini söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alacak ve size bildirecek. Baba'nın her nesi varsa benimdir, benim olandan alacak ve size bildirecek dememin nedeni budur. Kısa süre sonra beni artık görmeyeceksiniz; yine kısa süre sonra beni göreceksiniz.

Görüldüğü üzere bu hadiste Kutsal Ruh'un elçilik yapacagından ve sonrasında İsa'nın yeniden yeryüzüne ineceğinden bahsediliyor. Lütfen bunu Hristiyanlığın hiçbir şekilde İslam'ı din olarak görmediği çerçevesinden bakın.

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 21:32

arkadaslar bakın burdakı konu mısyonerlık ve bunun altında yatan nedenler. dını tartısmak degıl. bu tartısmayı ınsan oglu bınyıllardır yapıyor ve cozemedı cozegınıde sanmıyorum. bu ınanıslar var ve kım hangısıne ınanmak ısterse ınanır. konuyu dagıtmayın. mısyonerlıgın tanımını burdakı herkez bılıyor bu bellı. bunun altında yatan nedenler olarak kalır burdakı konu. bunun ızerıne devamedın yok arkadas etmem dersenız baska bır bıldırı yazın orda tartısın. mısyonerlıgın turkıyede yapılmasının bır nedenı varmı yokmu bunu konusalım burdakı olayımız bu olmalı. ama dınleyen yok ya tartısmayı bılmıyorsunuz yada soylıyecek soznuz yok. tartısmayı konusmayı bılmıyorsanız soylıycek sozum yok sızlere bu yastan sonra hıc bırınıze ogretemem konuyu alır degerlendırır bılgı toplar konusursunuz. ha soylıyecek soznuz yok ıse susun ozaman uzamanz ve kımse fal etmez kalır bu konuda burda. konuyu yanlıs sekıllerde dını tartısmak kımın neden nıye ınandıgına getırmek buranın konusu degıldır. bu yaptıgınızdan sunu anlıyorum burdakı bıldırı altındakı yorum tartısmasında benım soylıyecek bırseyım yok ama benımde adım gecsın pırım yapıyım goruneyım dıye sacma sapan (kımse alınmasın yerınde soylenmeyen dogru bıle olsa sacmadır yerınde soylenmelıdır) laflar etmeyın. varsa burdakı konu hakkında kı konu mısyonerlık yaparak tukıyenın unıter devlet yapısı uzerınde oynana oyunlar, etnık, kapıtalıst, emperyalıst, olarak etkılemeye ve parcalamaya calsmaktır. bu dogrultuda yoktur boyle bırsey dıyosanız yoktur deyın oturun. olmadıgına daır bır ıddanız varsa ISPATEDIN. boyle bır oyun dondugunden suphe eden dusunuyorsak kaynak gosterdık yayınları arastırmaları sızlere sunduk okuyun. askıne dusuncenzı belırtın, yoksa dusuncenız susun. varsa soyleyın ama konuyu dagıtmadan, ıncıl boyleydı kuran soyleydı protestanı budur katalogı sudur bunlar burda konusmamız gereken konu degıl. konuyu bolerek dagıtarak kacmayın bu konuda en usttekı baslık hakkındakı fıkırler lutfen.

dark side in the moon  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 21:40

hashoşaf ne olur yazdığım bir yazıyı anlamaya geyret et.

ne yazmışım. "Hristiyanlıkta birey, tanrı karşısında kendi yetkisini kullanarak karar vermek zorunda bırakılmıştır. çünkü bu sistematikte, İsa'nın Tanrı mı yoksa insan mı, yoksa aynı anda her ikisi mi; yada Tanrı'nın oğlu mu değil mi sorusuna muhattap olan bireydir. neye inanacagına karar vermesi gereken odur."

artık neyi sorguluyorsun, marco'nun inancını mı? hristiyanlığın inanç olgusunu mu? kimin neye nasıl inandığının ne önemi var senin tarafında. kutsal kitapları okumadan nasıl ahkam kesebiliyorsun bu kadar dar bir çerçeveden bakarak. hala aslını yitirmiştir, bozulmuştur gibi saçma sapan tartısmaların içine sokma konuyu. tamamen inanış ile ilgili bir konuda neyi kanıtlayabileceksin.

son olarak din konusuna bakış açımı yazdım. dinler ve kitaplar tarihsel bir timeline'da yer alan ögelerdir. peygamberler de baş oyunculardır; bazıları gerçekten varolmuşlar, bazıları söylence biçiminde yaratılmışlardır; (mitolojidirler) hepsi toplumsal kaostan ortaya çıkan ihtiyaçlardır. bu nedenle istediğim tarihsel figürden istediğim biçimde bahsedebilirim. sen de öyle yapabilirsin.

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 22:31

bu ifadeler bildirinin yazarına ait. Bildiri bize 200 kisi hristiyan olmayi secmisi bildirmiyo.

Bizi kara kitle ve guruh olarak goruyor ve propaganda yapıyor. ".İslamiyet "son ve en mükemmel olmasının" yanı sıra Tüm insanlığa gönderilmiş bir din. Hristiyanlığın peygamberi bile giderken İslamiyet'in Peygamberini müjdelemiş,"

Bu ifade şimdi objektif mi?. Bir semavi dinden bahsederken "herhangi bir meta" dan bahseder gibisiniz!

Hashoşaf arkadaş, teoloji profesörümü?. Hristiyanlığı yargılamak kime kalmış?

Ben yaparım arkadas diyorsan, bu ne ahlaki, ne de bilimsel bir yaklasimdir...Sen kendi dinini mesrulastirirken baskasinin inancini anlamsızlaştırmak zorunda degilsin..

Bu düşünce biçiminin sonu hic de hayra alamet degil... Bush ve evangelistlerde sizin gibi dusunuyolar cunku..Bence hic bi fark yok arada...

Buram buram skolastik kokuyor..Buram buram faşizm...

murat kgirgin  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 22:32

Misyonerliğin zararları 1-yaptıkları şey zaten yanlış savunulan din,olması gerkn ve hak bir din değil,aslı bozulmuş bir din,dertleri hristiyanlıkta değil anlatamıyorum sanırım hala,yada anlamamakta ısrara ediyorsunuz,çünkü inandıkları dinin önderi ve tebliğcisi de zaten İslamiyeti haber vermiştir. 2-sadece yaptıkları salt din anlatımı değil,kendilerini gittikleri ülkede grup oluşturup,siyasi ve ceşitli yerlerde insan elde etmeye calışıyorlar ilk yazımda ki son cümle gibi halkları sömürmeye calışıyorlar 3-çünkü bilmeyene de anlatıyorlar,bilmeyende buna kanıp aldanabilir,bu noktada git sen anlat doğrusunu deme lüksüne de sahip değilsiniz onu da belirteyim 4-yaptıkları legal değil..yasadışı yapılıyor 5-mit’in o raporu doğru ise oradan buradan kızlarımız için bilmem ne için alınan paralarımızın nerelere gittiği ayrı bir muamma.. 6-ülke içinde karışıklık çıkartılıp,düzene aykırı davranışlara imza atıyorlar... 7-insanların aklında soru oluşturmaları ve eksik bir yan varsa onu sorgulatmalarına bi yere kadar eyvallah denilebilir ama,çeşitli avantajlar gözboyama amaçlı imkanlar sunarak din değişimini sağlamak gibi bir misyonları da var bu da 7. gecenin 23,45 inde aklıma bu kadarı geldi,birazını da sen düşünüver yada o linklere bakıver arkadaşım.

Ayni seyleri farkli maddeler olarak cogaltmaya calismanizin sebebinin ne oldugunu anlamaya calisiyorum. Dolayisiyla, bunu saymiyorum. 23:45 uykulu oldugunuz bir an oldugu icin, zannediyorum ki saglikli bir saat diliminde bunu bir kere daha yapmaya calismaniz daha iyi olacaktir. Bununla birlikte, 10:00 gibi size cevap veremeyiyor olusumun sebebi; ailem, isim. ozur dilerim.

ben cevap verene kadar denizarkan konu ile ilgili butun aciklamalari pek bir guzel sekilde yapmis.

Olusturulmaya calisilan ortam su; "Sadece musluman muslumana yardim eder. Baskasi yapiyorsa, misyonerdir. Bir pislik vardir altinda. Kanmayin, dikkatli olun" (din ile ilgili birsey degil) Bakiniz Rotary kuluplerine. "Misyoner" damgasi yemediler mi bunlarda? Ben birilerine yardim etmek istiyorsam, illa bunu DenizFeneri ile mi yapmaliyim? Rotary'ye uyeysem, misyoner diye anilirmiyim? Misyonerlik algilamasi bir anlamda bu degil mi? Duskune, fakire, yoksula yardim ederler, el uzatirlar ondan sonra cekmek istedikleri yola cekerler.

Eger gercekten boyleyse yuzyillardir islerini o kadar profesyonelce yapiyorlar ki, bunlarin kendi yollarina cektikleri kisilerden BIRTANESI BILE CIKIP "Yahu biz bu sekilde kandirildik, mahvedildik. Misyonerlerin kuklalari olduk..." dememis. Muthis profesyoneller demek. Manyak birsey, hayret...

Lutfen, devlet kaynaklari ile subvanse edilen bir haber alma teskilatinin devamli degisen beyanlarindan, raporlarindan bahsetmeyiniz bana. Yaptiklari seyler sadece ve sadece kaynaklarin devami icin...

@elif; Alt tarafta yorum yapan kisinin, MIT gibi guvenilirligi cok yuksek bir kurumun yaptigi arastirmalarin tutarsizligi ile ilgili girdigi yorumlari isaret etmistim. Cok gizli belgeyse dogru olmali. Yoksa, Amerikan'in yaptigi yanlisa duser, nukleer silah var diye Irak'a dalarsiniz.

---

Misyonerler eger ulkeyi karistirmak icin kazani alttan kaynatiyorlarsa, bunlara ornek vermek en mantiklisidir. Bu misyonerler ne yapmislardirda ulkeyi alttan alta kaynatmislardir?

enemy  |  (0 puan) 08 Eylül 2005 23:14

benim anlatmak isteyipte anlatamadıklarımı enemy muratk ya anlatmış. büyük bir yükten kurtardın beni hakkaten. ama ben anlayacağından hala umutsuzum. durum itibariyle enemy içinde gavurun kanı ve canı helal asıp ve kesmek mübah. gel enemy el ele verip cennete gidek :P yine bunda ısrarcı olursun herhalde muratk -------- imlechv9mudesem12mi24mü

junkie  |  (0 puan) 09 Eylül 2005 08:16

@denizarkan , yazdıklarına inansaydım çoktan hristiyan olmuştum. söylediklerini aynen bana musallat olan misyonerlerde söyledi. hatta diyebilirimki noktası virgülüne. diyorsun ki: "incil Aziz Matta, Aziz Markos, Aziz Luka ve Aziz Yuhanna'ya mal edilen 4 kitaptan oluşur. İsa'nın sözleriyle ilgili derlemeler, mucizelerin hikayeleri, meseller ve İsa'nın yaşamının önemli bölümleri bir araya getirilmiştir. İsa'nın ölümünden sonra hristiyanlık inancını yaymak amacıyla bahsettiğim din adamları tarafından yazılmıştır. (bu noktada islam ile benzerlik göstermektedir; kuran-ı kerim'de Hz. Muhammed'in ölümünden sonra kitaplaştırılmıştır.) "

yani birileri hz.isa nın günlüğünü tuttu... ve hâlâ tanrı sözüdür değişmedi diyorlar...

anlamadığım şey dört kişi ( ki bunların sayısı yüzlerle ifade ediliyordu iznik de ne yapıldı? tanrı gökten inip "bunlar defolu , bu dördü fena değil , idare eder" mi dedi? )en iyi peygamber güncesi katibi mi?

kur'an la incili karşılaştırmak zaten anlamsız , her harfinin Allah kelamı olduğu o kadar belli ki... zaten okurken anlaşılıyor. hz muhammedin ölümünden sonra toplanıp kitap yapılmış olması incilmantığıyla asla badaşmaz , benzerlik de göstermez.

islam dünyasında da pek çok kişi hz muhammedin hayatını yazmıştır. ne yani bunları toplayıp içlerinde 4 tane cabbar kitap bulup buna da kutsal kitap mı diyeceğiz...

bu kadar saçmalık yeter... bu konuya bir daha yazmayacağım.

radyo dijital

mastersound  |  (0 puan) 09 Eylül 2005 10:07

faşistler ve aşırı dinciler tabiki rasyonel düşünemezler; tabiki olaylara objektif gözle bakamazlar; çünkü fikirleri dogmatiktir, bir seye sadece inanırlar onu sorgulamazlar; gerekirse uzun uzun din tartışmaları yapılabilir; ideolojiler masaya yatırılıp tartışılabilinir; ancak göreceksin arkadaslar bir arpa boyu dahi yol katedemeyecekler.

özetle dedigim gibi dogmatik düşünce içerisinde hapsolmuş insanlarla yapılan tartışmalarda hiçbir yol katedilmiyor. tartışmaların en basından beri aynı seyleri söylüyorlar; söyleyip söyleyip kendilerini haklı gördükleri için bir türlü anlamadıgımızdan şikayet ediyorlar. onların fikirleri altında ezildigimizi, onlara cevap veremedigimizi zannediyorlar; sonunda laf sokmaya calısan cocuklar gibi her yazılarından sonra meydan okuyorlar. ah bu tartışmanın özeti budur galiba. hatta bu sitede yüzlerce kullanıcı varken bu tartışmanın neden sadece 5-6 kişi arasında döndüğünün nedenide budur. biz bu tiplere okadar aşinayız ki; bunlarla "bir arpa boyu dahi yol" katedilemeyeceğini okadar iyi biliyoruz ki, kendi hallerine bırakıyoruz.

benim anlamadığım hiç ana sayfaya bakma gereksinimi duymuyormusunuz? bunun nasıl bir site olduğunu görmüyor musunuz? canavar bloglar, mimler dönüyor yaşam stili, moda, pazarlama, tasarım, teknoloji.. vb gibi bir çok konuda dergilerde dahi göremeyeceğiniz değerli bilgiler paylaşılıyor. insan bir ortama girdiği zaman önce bir gözlem yapar o ortama göre hareket eder. ama siz okadar garipsiniz ki ortamı direk kendi çöplüğünüze çeviriyorsunuz. buraya "forum" deyip bunu savunma yüzsüzlüğünü gösterenler bile var aranızda. daha 3 gün önce geldiniz bizim 6 senedir sakini olduğumuz siteyi bile kendi kafanıza göre değiştirip bize satıyorsunuz. böyle yüzsüzlüğe "yuh" derler kardeşim.

bu tiplerin en belirgin özelliği de şudur; profillerine bakın hiç birşey üretmezler. sadece kirletirler. bir tane adam gibi blogları, mimleri, araştırmaları yoktur. işte dinede böyle yaklaşırlar geliştirmek, güzelleştirmek, paylaşmaktan çok kirletmeyi, engellemeyi, kin ve öfke saçmayı severler.

siz ne derseniz deyin, biz hristiyanınıda, musevisinide, ermenisinide, kürtünüde, homoseksüelinide seviyoruz. hepsi anadolu insanının kardeşi, binlerce yıldırda öyleydi. kapıma misyoner kardeşlerim gelsin bana dinlerini anlatsınlar, dini bayramlarında ziyaret etsinler, sokaklarda ilahi okusunlar çok mutlu olurum. şu topraklarda sadece ezan sesi değil klise çanıda çalsın, diğer onlarca dinin sesinide duyalım. Çeşitlilik dünyanın en güzel şeyi. Siz gelmeden öncede bu topraklarda yüzlerce ırk, kültür, din beraber yaşamış, siz gittikten sonrada böyle olacak. benim aynı topraklar üzerinde solumaktan utandığım tek insan türü sizsiniz malesef. sizleri adam yerine koyup ciddiye almadığımız ve kendi halinize bıraktığımız için kendinizi "çoğunluk" sanıyorsunuz, ama yanılıyorsunuz.

bu arada azerunus'un bunlar hakkında süper bir yorumu var, böyle bir tartışmanın altında mutlaka bulunmalı; "aslında sana degil Allah'a yaziyorlar o mesajlari".

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 09 Eylül 2005 12:15

tabi tabii rakı'ya buz atılmaması,işte donut tarifi,google'ın son ve ilginç hizmetleri,sonra erotik bir blog sitemizin oluşunun manşetten verilmesi gibi haberler buraya yazılabilir değil mi,özür dilerim,site yönetiminden, siz "saygıdeğer" üyelerden çok özür....yaşam stili, moda, pazarlama, tasarım, teknoloji.. gibi unsurlar harici anlatılamaz neden sıkar sanırım sizleri...ii peki madem bir düzen var ona göre oynarız biz de oyunu...birbirimizle paylaşamak istediğimiz şeyleri yazmayız,ruhumuzu zenginleştirecek şeylerin avcılığını değil de millet ne istiyorsa ona göre davranırız....(bildirgec ne? linkinde yazmaktadır,hala bilmeyenlere duyurulur) aptal'da bayağı bir sahiplenmiş ortamı "go home yankee" edasıyla güya beni ve benim gibi düşünenlşeri kovuyor...bir tavsiye üye alırken ince eleyip sık dokuyun mesela pipo kullanır mı?,kendini ne kadar yaratıcı buluyor? işte ne biliim ne okur? nerede oturur vs belki üyelerinizi böyle şekillendirirseniz,bu ve benzeri veryansınlarda olmaz...belli bir kesimin bulunduğu hoş bir komün olur... yani ben bildirip geçtim sadece konu dallandı budaklandı,millette delirdi işte..hepsi bu...başta ne güzel konuşuluyordu...ama birçok kişiye teşekkür edeceğim,çünkü öğrendiğim ciddi şeyler oldu....Hepsinden Allah razı olsun...birçok kişiye de Allah'tan ihsan dilemekten başka elimden gelen bir şey yok maalesef...ama bu ve benzeri araştırmalar,yazılar yazarım herhalde yine...dayanamam...Ama bir ay yokum,işe başlıyorum,ardından kayıtlar ve okul..... ve sizlerden uzak kalacağım bazıları "ömür billah uzak kal" diyordur belki de içinden,o da olacak zamanı gelince...1 aya kadar ölmezsem,sizlerle farklı bir konuda buluşuruz...trt spikerleri gibi oldu değil mi? ağlasam mı acaba?,etkiler mi? haydi kalın sağlıcakla.... hashoşaf.

hashoşaf  |  (0 puan) 09 Eylül 2005 18:05

aptal'ın söylediklerine bir kaç sey ekleyerek ben de konudan affımı istiyorum.

kendi adıma ben sadece, bu arkadaslara; bu ülkede sizin gibi düşünmeyen, dünyaya sizin baktığınız pencereden bakmayan, yanlış bildiğiniz seylerin doğrusunu bilen insanların olduğunu göstermek istedim. Beyninize kazınmış bilgilerin gerçekliğinin sorgulanabilir olduğunu, okuduğunuz haberlerin arkasında başka şeyler de olabileceğini anlatmaya çalıştım.

Sadece yalnız olmadığınızı, bizim gibi düşünen insanların da olduğunu bilmenizi istedim. Çünkü arkadaş çevrenizde, sosyal yaşantınızda hep kendi aranızda konuşmaktan sizin gibi düşünmeyen insanların olduğunun farkında değilsiniz.

Biliyorum, fikirleriniz zerre kadar değişmedi; yine bir arpa boyu yol katetmediniz. Ama en azından başka cevaplar duydunuz. Bu da bir şeydir.

Saygılarımla

jesuschristsuperstar  |  (0 puan) 09 Eylül 2005 18:49

yoo ben baska düşünenlerin olduğunu biliyordum,bildirgec'in de ne kadar farklı bir yapısı olduğunu da biliyordum,bunu bile bile merak ettim ve yazdım...neden ve ne şekilde yol katetmemiz gerektiği konusu ise seni ilgilendirmiyor sanırım denizarkan.Yani katedilmesi gereken bir yol yok ki..paylaşım sadece paylaşım...ve merak..benim arkadaşlarımın nasıl kişiler olduğunu bilmeden hala böyle yorumlarda bulunabiliyorsun yaaa...helal sana...ve hala ne gibi çıkarımlar ne gibi geribildirimlerle düşüncelerimin nasıl bir boyut kazandığını kendi kafandan sallayabiliyorsun yaa....bravo...müneccimlikte sınır tanımıyorsun artık...harcanıyorsun sen buralarda....haberin ola...

hashoşaf  |  (0 puan) 09 Eylül 2005 19:14

denizkaran; ''bu ülkede sizin gibi düşünmeyen, dünyaya sizin baktığınız pencereden bakmayan, yanlış bildiğiniz seylerin doğrusunu bilen insanların olduğunu göstermek istedim.Sadece yalnız olmadığınızı, bizim gibi düşünen insanların da olduğunu bilmenizi istedim. Çünkü arkadaş çevrenizde, sosyal yaşantınızda hep kendi aranızda konuşmaktan sizin gibi düşünmeyen insanların olduğunun farkında değilsiniz.'' aptal; ''bu tartışmanın neden sadece 5-6 kişi arasında döndüğünün nedenide budur. biz bu tiplere okadar aşinayız ki; bunlarla "bir arpa boyu dahi yol" katedilemeyeceğini okadar iyi biliyoruz ki, kendi hallerine bırakıyoruz.

yanlış bildiğiniz seylerin doğrusunu bilen insanların olduğunu göstermek istedim.sizleri adam yerine koyup ciddiye almadığımız ve kendi halinize bıraktığımız için kendinizi "çoğunluk" sanıyorsunuz, ama yanılıyorsunuz.'' enemy; ''Olusturulmaya calisilan ortam su; "Sadece musluman muslumana yardim eder. Baskasi yapiyorsa, misyonerdir. Bir pislik vardir altinda. Kanmayin, dikkatli olun" (din ile ilgili birsey degil) Bakiniz Rotary kuluplerine. "Misyoner" damgasi yemediler mi bunlarda? Ben birilerine yardim etmek istiyorsam, illa bunu DenizFeneri ile mi yapmaliyim? Rotary'ye uyeysem, misyoner diye anilirmiyim?@elif; Alt tarafta yorum yapan kisinin, MIT gibi guvenilirligi cok yuksek bir kurumun yaptigi arastirmalarin tutarsizligi ile ilgili girdigi yorumlari isaret etmistim. Cok gizli belgeyse dogru olmali. Yoksa, Amerikan'in yaptigi yanlisa duser, nukleer silah var diye Irak'a dalarsiniz.

bu dünyada benim baktığım pencereden bakmayan insanların olduğunun gayet tabi farkındayım. ancak siz sanırım sizinle aynı pencereden bakmayıp, sizinle aynı fikirleri birebir paylaşmayan herkesin çok büyük yanılgıda olduklarına inanmaktasınız...öyle ki;''yanlış bildiğiniz seylerin doğrusunu bilen insanların olduğunu göstermek istedim.'' diyorsunuz. siz bunların doğru olduklarını nerden biliyorsunuz? mit bir belge sunmuş. ama sadece bu belgeye dayanarak değil, başka araştırmacıların yazılarına, belgelerine de baktım, inceledim. ben de asla ''mit ne diyorsa doğru diyor'' demiyorum. hatta bu yüzden farklı kaynaklara ulaşarak ''mit ne kadarını doğru diyor''u inceledim. benim ulaştığım sonuç buydu ve yukarıda anlatmaya çalıştım bu konuda benim vardığım sonucu. evet bence misyonerlik diye bir şey var ve kullanım amacı ne yazık ki anlattığım gibi. bu benim fikrim ve benim geldiğim sonuçtur. ben sadece kendi fikirlerimi ve inandıklarımı anlattım. hiç bir zaman '' neeee, bunlara inanıyorsanız, faşistsiniz, objektif değilsiniz, olamazsınızda, tüh tüh yazık size...sizi gidi dinciler'' tarzı yaklaşımınızı hakettiğimi de düşünmüyorum. birincisi sizinle aynı doğrultuda düşünmediğimiz için mi dinci, faşist damgasını yiyoruz? 'dinci' lafı çok yanlış ve sakıncalı bana kalırsa. 'din'in 'ci'si olmaz. sizlerden inancı daha kuvvetli insanlara dindar veya takva sahibi demek doğru bir yaklaşım , dinci ne demek?

hiç bir zaman hiç bir şeyin fanatiği olmadım, bununla birlikte, faşist diye adlandırdığınız kesimin ya da diğer tam tersi düşünceyi benimsemiş insanların anlattıkları şeyler beni ikna ediyorsa neden ''aaa, bu faşist, ne söylüyorsa gerçekler tam tersidir, haydi ben de iddialarının tam aksini savunayım'', şeklinde gözü kapalı ve yanlı bir eğilime gireyim ki? ancak sizlerde bunu gördüm. sizler 'takıntılı' insanlarsınız yukarda, yazımın başında sizin kaleminizden çıkan yazılardan benim çıkardığım tek sonuç budur.

'Siz gelmeden öncede bu topraklarda yüzlerce ırk, kültür, din beraber yaşamış, siz gittikten sonrada böyle olacak. benim aynı topraklar üzerinde solumaktan utandığım tek insan türü sizsiniz malesef.' aptal; bu ne kadar acınası bir açıklama..biz gelmeden önce..? biz kimiz? bu sözleriniz zaten ispat değil midir. siz zaten bu kesime, bu düşünce yapısını benimsemiş bulunan insanlara karşı önyargılısınız. bir de tutmuş, objektif olamamakla suçlanıyoruz. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler adama, eğer bu topraklarda beraber yaşamaya utanıyorsan, seni buna mecbur tutan biz değiliz. biz çeşitliliğin farkındayız, ve farklı düşünceler olmadan gelişim olmaz bunun da bilincindeyiz.

son olarak bizleri nefret, öfke saçmakla suçlamayınız... doğru değil çünkü. hattaki bu eğilimi ben sizlerde görüyorum. görülüyor ki sizin savunma taktiğiniz, '' saldır...daldan dala atla, aşşağıla ki kendilerini savunmaktan konuyu tartışmaya fırsat bulamasınlar'' şeklindedir. yazık sizlere.....

elif  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 09:58

hay allah... konu neydi nereye geldi... en iyisi özetleyelim ve böyle de bitirelim;

bildiri/ci- işte misyonerlik hakkında ulaştığım bilgiler ve işte kaynakları. ben bunları düşünüyorum. ya sizler?? haydi bu konuyu masaya yatıralım araştıralım. 1.yorumcu- dinin elden gittiği falan yoktur. zaten doğuştan kazanılmış müslümanlık kimseye fayda getirmez. araştırıp öğrenerek kazanılmış müslümenlık daha hayırlıdır... ( ben/içses ) allah allah iyi güzel. araştırıyorum ben zaten. de...bunun yani dinin misyonerlikle doğrudan bağlantısı... anlayamadım ya neyse bakalım. 2.yorumcu- alışın bu tip şeylere eğer demokrat olmak istiyorsanız tabi. londrada her an müslümanlar bildiri dağıtırlarken, onlara saldıran ingilizlere ırkçı, az gelişmiş bunlar.. diyoruz ama.. ( ben/içses ) haydaaa şimdi müslümanların yaptığı misyonerlik mi..evet aslında öyle de denilebilir belki her ne kadar amaçları ingiliz devletini bölmek olmasa da..neyse... 3.yorumcu- dayanamadım asıl konuya geri dönelim, anlatılmak istenen asıl mevzuu budur aha da linki...dedim. 4.yorumcu- hıristiyan mahallesinde yaymayacakya elbette müslüman mahalleleri hedef, bu gayet normal. (ben/içses ) ya tamam da, anladım gelsin anlatsın canım dinini. benim asıl derdim bu insanlar yani anlatımcılar özel yetiştirilmiş insanlar mı? eğer öyleyse bir amaç varsa dinlerini tanıtmamın dışında, işte bu kötü... neyse anlarız bakalım tartışıyoruz amaçları ne olabilir, ya da sahiden misyonerlik nedir.. öğreniriz nasıl olsa. konuya yorum yapanlar fikirlerini ve araştırdıkları, ulaştıkları gerçekleri linklerle bize aktaracaklardır herhalde... gene 3. yorumcu- dayanamadım konu dağılıyor yahu konuda kalsak bunu tartışsak ya...alakasız yerlere gitmeden... 4.yorumcu- arkadaşlar misyonerlik şudur.. (ben/içses) oh ya biri de şükür asıl konuyu ele almış... 5.yorumcu- türklerin din evrimleri böyledir, zaten f. hoca da yapıyor( ben ona gıcık oluyorum) müslümanlar misyonerlik yapınca bişey demiyosunuz ama...ben de müslamanlar yapınca gıcık oluyorum var mı..??? (ben/içses)darkmode sakin ol... f. gülenle ne alakası var bu konunun.. buna sakın cevap yazma..tahrik etmeye uğraşıyor işte..hepsi bu. bildiri/ci-hehe..köleciğim...ama sen dedin ben değil kölem oldun mu şimdi...işte yapılan birden fazla kilise ve işte linki...ancak bizim derdimizi tam anlamadınız sanırım.. diyorum ki misyonelik... 6.yorumcu- misyonerlik bizde tevhid demek..kur-an yastık altlarından, sandıklardan çıksın..o zaman istenilen kıvama gelir herşey..misyonerlik konusu belirli kesimlerin şişirmesiyle ultra berbat bir konu..... (ben/içses) valla bence de yastık altlarından çıksın evet evet...ama kim şişiriyor ki bu konuyu, yahu ne zaman doğrudan misyoner kime denir bu insanlar bunu hangi amaçlarla yapıyorlar anlatacak??neysee... 7.yorumcu- benim kimsenin dini inançlarıyla sorunum yok aksine hepsine saygı duyuyorum ancak;

eğer bu bir eylem taktiği anlayışı içerisinde, neredeyse ajan psikolojisi ile özel olarak eğitimden geçirilen insanlarca yapılıyorsa, eğer bu inancı tanıtma, öğretme ya da yayma işini komplike planlar eşliğinde bölmek, ayırmak ve bu ülkede yaşayan insanlar arasına nifak sokmak amacı ile yapıyorlarsa, ve eğer bu türkiye üzerinde oynanmaya çalışılan ve birazda başarılan farklı bir ''dejenerasyon'' methoduysa... sanırım bu işte iyi niyet aramak ve ''Hem yaysa ne olur... senin halkın inançlı ise zaten farketmez. Yok inanır değiştirirse dinini kime ne... kendi bileceği iş'' diyerek kayıtsız kalmak, kalabimek, ne kadar yanlış bir pencereden baktığınızı gösteriyor sanıırm...insanlarımızı bu yolla farklı uçlara taşımaya çalışıyorlar.. ( ben/içses ) oh ya sonunda... doğru söze ne denir? tek kelime...helal... 6.yorumcu,tekrar- islamiyetin yalan olduğuna inanıyorlar..iyiliğimizi istiyorlar hepsi bu işte... 8.yorumcu- son yıllarda gelişen, turancılık, milliyetçilik ideolojilerinin çıkardığı yeni bi kavram, misyonerlik. bu konuda oluşturulan refleks ki bazı kişiler bunu paranoyaya dönüştürüyor, milliyetçilikle beslenen bir güdüdür. (ben/içses ) :))))) one ya..turancı milliyetçi falan. ben bunu bir ideoloji türü olarak görmemekle beraber, kendimce milliyetçi bir insanım. yani vatanımı, insanlarımı seviyorum. şimdi ben misyonerlik yapanları tasvip etmiyorum diye turancımı oldum, ya da paronoyak??? çok güldüm işte buna, bu nasıl bir saptama, nasıl bir kategorize etme böyle...vallahi denecek laf yok. bunlar sanırım şaşırmışlar...saçmalıyorlar. 8.yorumcu, tekrar- uzun zamandır bu kadar yaygın ve etkin biçimde sürdürülen (bir devlet politikası) bir misyonerlik gözümüzün önünde Türkiye'yi Arabistan'a yaklaştırırken; bunlara gözlerimizi kulaklarımızı tıkayıp 10 tane hristiyanı sayfalarca tartışmak koyuyor bana. yazılanları okudukça anlıyorum ki bahsettiğim devlet politikası işe yaramış; refleksler çalışmaya başlamış.... ( ben/içses ) yok artık, bu kadarına pes valla... arabistana çevirmek isteyen kim? kimse çabuk çıksın ortaya mimliycem onu..kızıyorum ama .. 9.yorumcu- önce dürüstlük , sonra eğitim gerek. yoksa ne yaparsan yap bu adamlar islam dünyasından birilerini kooparım ateşe odun yapar. 10. yorumcu- junkie'ye... 11.yorumcu- junkie'ye ( ben/içses )yaa junkie ben ilk dakkadan beri ne zaman misyonerlikle ilgili ciddi ciddi konuşucaz diye beklerken, oldumu şimdi bu..ortalığı karıştırdın..zaten bu konuda ciddi ve tutarlı savunucu yokken..aferin sana millete malzeme verdin. 7.yorumcu yeniden-linki tıklamadan, olur olmaz yorum yapıp konuyu - hiç şüphem yok - tamamen bilinçli bir şekilde kaydırmaya, dağıtmaya çalışanların okumalarını ehemmiyetle rica ediyorum. sonra siz nüfus cüzdanlarına sorulmadan neden dini islam yazılıyor, yok arabistana çevrilmeye çalışılıyor bu ülke, yok kur'an kursları...bilmem ne, konuşmayın bunları misyonerlik konusunun yorumlarında bence.siz de bir link oluşturun, bildiri geçin biz de yorumlara yazalım bu konularla ilgili eğer gerek duyarsak..ayrı konu arkadaşım, ayrı...bilmem anlatabildim mi... ( ben/içses ) oh ya..bu kadını seviyorum:) lafı gediğine nasıl koydu ama...hadi şimdi cevap verin bakalım...haklı ve doğruları söyledi... yorumculardan biri- babanesine neden şu parti diye sormuş, o da kocam için, herşey onun için demiş:) merak uyandı bende de..hemen aradım babanemi, ''babaneciğim sen bundan 25 yıl önce,( ki bu benim doğduğum terihlere denk gelir) hangi partiye oy veriyordun? yani görüşün neydi?''cevabı,''...partiye, verdim çünkü .....idi'' ben yeniden,''peki ya dedem?'' cevap,''deden solcuydu..''...

bu böyle sürüp gitti ta ki arkadaşlar hadlerini ziyadesiyle aşıp küfre aşşağılamaya, konuyu tamamen saptırıp kendilerini haklıymış gibi göstermeye çalışana kadar. oysa unuttukları bir şey vardı. herkes kendi cephesinden haklı olabilir.tartışmak ne içindir? elbette fikir alış verişlerinde bulunmak için ben doğru bildiğimi ve inandığım düşüncelerimi anlatıp, ben böyle düşünüyorum, ya siz demek için yazdım... gördüm ki kimileri kendilerini üstün varlık gibi göstermeye çalışıp benim gibi insanlarla aynı toprak üzerinde yaşamaktan utanç duyuyormuş. bu ne aşşağılık duygusu, bu ne koplex... sizin aksinize sizlerle aynı toprak üzerinde yaşamak bana keyif veriyor. ve bir de amaç...inandıklarımı savunmak için daha çok araştırıp öğrenmek için bana neden variyorsunuz,iyi ki varsınız...:)))

darkmode  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 14:02

@aptal'a allah sana utanacak dert vermesin diycem ama, görüyorum ki vermiş... hayatta duyduğum ve duyabileceğim en yanılgı dolu söylem bu olsa gerek; Siz gelmeden öncede bu topraklarda yüzlerce ırk, kültür, din beraber yaşamış, siz gittikten sonrada böyle olacak. benim aynı topraklar üzerinde solumaktan utandığım tek insan türü sizsiniz malesef.... nefretinize nail olabiliyor muyuz sahiden merak ettim şimdi. bu ne büyük cahiliyet. ne büyük ayırım, insanı insan yerine koymayarak yapılan ne acı bir açıklama. sizin adınıza üzüldüm.

saydam  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 14:30

bu mükemmel retrospektif çalışma için darkmode sevgiler ve saygılar budur !! saydama da en içtem dileklerimle katılıyorum...hani insanın dilinin ucunda kelimeler vardır da dudaklarını sıkar,olmadı dişlerini sıkar da çıkmasını engeller yaa...işte kullanmaktan korktuğum kelimeler vardı lakin saydam'da çok güzel belirtmiş,aynen arkadaşım...

hashoşaf  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 16:20

"nefret"i nerden uydurdun saydam. kimseden nefret ettiğimi söylemedim. "ayrım" da yapmadım. hatta ayrım yapandan, kin, öfke kusandan utandığımı söyledim.

ayrıca o yazıda görebileceğin gibi; ben seni sevmek zorunda değilim ama ne senin kendini ifade özgürlüğüne nede senin yaşam haklarına müdehale etmiyorum. engel olmalıyız, yok etmeliyiz, yada susun konuşmayın demiyorum. hatta sizi mümkün olduğunca serbest bırakıyoruzki istediğiniz gibi takılın diye. sizden de bunu bekliyoruz; sevmesenizde başka insanların dinlerine, kültürlerine yaşama hakkına, kendisini ifade etme özgürlüğüne saygı duymanızı. ama sen daha benim bu düşünceme tahammül edemeyip "nefret" olarak algılamışken, senden farklı insanlara nasıl saygı göstereceksin ki.

elif, ben düşüncene karşı değilim. yukarıda yazdığım gibi başka insanları yaşam, inanç özgürlüklerini engelleme, kin, öfke, düşmanlık yaratmaya karşıyım. ikisini birbirine karıştırma. her türlü düşüncenin var olması lazım, çünkü bir düşünceyi aksi düşünceler olmadan değerlendirmek mümkün değil. karşı fikirler birbirlerini geliştirirler, bu çok gerekli ve faydalı bir durum. ancak yukarıda yaptığım alıntıda da dediği gibi, bazı düşünceler kendini soyutluyor ve ne karşı düşüncelere karşı kendini geliştirebiliyor, nede cevaplar üretebiliyor. kendi halinde zayıf, bilgisizlikten, kalıp düşüncelerden beslenen, baskıcı, engelci, düşman, kinci bir sistem haline geliyorlar. bizim hoşumuza gitmeyen bu. yoksa özgün yapısı olan, gelişmeye, cevap üretmeye açık her düşünceye bayılırız. ayrıca bir dinin "baskı sistemi" haline gelmesi çok üzücü birşey. buna dikkat etmek lazım.

"gelmeden önce - gittikten sonra"yı doğmadan önce, öldükten sonra gibilerden söyledim. yoksa herhangi birini buraya sonradan gelmiş biri gibi görmüyorum yada ayrımcılık yapmaya planlamıyorum. birde orda kişileştirdiğim şahıslar değil "düşünce yapısı"ydı. cümle biraz çarpık olmuş olabilir.

netice itibariyle hiç kimseye bir düşmanlık söz konusu değil. bu yazıyıda yukarıda söylediklerim ile ilgili ortaya çıkabilecek yanlış anlamalar için yazdım, yoksa bu konuda söyleyebilecek birşeyim kalmadı pek.

not: hashoşaf bunu yapma işte. yalakalık, sırt sıvazlama müessesinin burada bir işi yok. bu hareketlerinle konuya "sidik yarıştırma" havasında yaklaştığından başka neyi ispatlıyorsun ki. bu yüzden senin yazılarını okumadan geçiyorum ben, çünkü belliki henüz tartışma adabına erişmiş bir insan değilsin.

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 17:28

işte sende keşke terbiye nedir? i bilebilseydin.Birazcık olsun terbiye verilmiş olsaydı sana,birazcık adam olabilseydin.Birazcık kiminle nasıl konuşabilceğini öğrenebilseydin.Bak aptal,benden örnek alacak değilsin çünkü bende sinirle senin seviyene inmiş durumdayım ama anlaşılan o ki seninle bu şekilde anlaşabileceğiz.Senin literatürün bu sanırım.Sen benim yazılarımı geç tamam mı anlamazsın zaten boşuna gözlerini yorma,beynini de ,tabii ki varsa öyle bir organın.Tartışma adabı budur di mi,"Yalakasın" demektir adap," "be sktrgt kardeşim" diye yazmaktır değil mi edep.Bravo aptal,junkie'yi başta eleştirmiştim de adamı şindi daha çok anladım. Sen ne sanıyorsun ki acaba,o küçük beyninde ne kuruyorsun,ne senaryoları yazıyosun,halüsünasyonların da vardır senin...Kime yalakalık yaptığımı sanıyorsun ki sen,kimin sırtını sıvazlamışım.İnsanlar beğendikleri şeyler için buna vesile olan kişilere teşekkür ederler,bu tabii senin alışık olmadığın bir üslup olsa gerek anlamadığından belli... darkmode benim çok yakın bir arkadaşım gerizekalı insan.Ona nasıl davranacağımı elbette senden öğrenmeyeceğim,beğenimi nasıl ifade edeceğimi senden öğrenmiycem.Ben belki onun benim teşekkürrüme ihtiyacı olduğunu hissettim.Aynı şekilde saydam için de gecerli bu söylediklerim.Kalkmış tüm konuyu özetlemiş darkmode,hoş eğlenceli bir üslupla,ne var bunda...Bu belki ikimizin arasında özel bir şeydir bundan sanane...Birisi sana teşekkür etmiyor diye niye komplekse giriyorsun ki,anlamadığım yazdıklarımdan sanane..bunun için başka bir kelime vardır, bilirsin hani sana girip ......diye başlıyan ...anladın sen anladın..... tartışma adabından bahseden ukalaya bakın yaaw ,aynı yazısının içinde basit bir teşekkürden ötürü yalakalıkla itham ettiği biri var ve kalkmış,bana tartışma adabından bahsediyor.Bilmiyorki konuştuğu kişi ortaokulunda,lisesinde ,üniversitesinde sınıfında en saygılı en konuşmayı bilen en iyi tartışan insan.İşte hep bu seviyesizliğinin nedeni de budur yaa,bilmemesinden,bilebileceği şeyleri de anlamamasındandır. Nereye erişip nereye erişmediğimi senden öğrenecek değilim,bir fikrin varsa bırak içinde kalsın,çıkınca sana batıyor farkında değilsin zira...bir daha da benimle ilgili düşüncelerini beyan ederken ya adam gibi konuş yada 6 senedir üyeyim dediğin bildirgec'ten birşey öğrenmediğini saygısız ve seviyesiz biri olduğunu itiraf et.tamam mı aptal,bak bir de bu söz vardır, "biliyorsan konuş alim sansınlar,bilmiyorsan sus adam sansınlar..."

hashoşaf  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 18:06

darkmode cok guzel bır sekılde degerlendırıp olayı bıtırmıs. bundan sonra bu baslık altında uzerınde konusmaya degecek bır sey var ıse, oda nasıl bır tartısma yapılamadıgıdır zannımca. darkmode budur agzına saglık. hashosaf sakın ol dostum, sen guzel anlattın bosver bu gıbı gereksız tartısmalara gırme. elıf senınde yazdıklarını taktırle okudum. nasıldı. anlayan anlayacagını anlayacagı kadar anladı :)))) sanırım bunun gıbıydı.

dıger arkadaslar, sakın olun kımsenın kımseye hakaret etmeye hakkı yok, terbıyesızlık yaparak yada burdakı basıt bır tartısmayı kısısellestırerek hıc bırsey kazanamazsınız. aksıne saygınlıgınızı kaybedersınız.

dark side in the moon  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 19:34

oooh, kus rahatla be hashoşaf. ne diye medeni insan modeli yapıyorsunki bize, biz seni bilmiyormuyuz sanki. ha şöyle, özünü bul biraz, içindeki gerçek hashoşaf'ı serbest bırak. aslanım benim. forum kurdu seni.

junkie'ye gelince, onun şuçu büyük. kendini cin sanıyor. yazdığı yazıyı editleyip değiştiriyor sonrada "beni anlamaya zekanız yetmemiş" gibi süperzeki yazılar yazıyor. misket oynadığı arkadaşlarını kandırdığı gibi bizide kandırabileceğini sanıyor.

junkie değiştirdiği yazısında ücretsiz incil dağıtan birinden incil alıp hatta arkadaşlarımada alıyorum diye 3-4 tane alıp adamın karşısında yaktığını söylemişti. ikinizi yanyana görmek ne hoş. sarılın bakayım birbirinize.

ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 10 Eylül 2005 20:42

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

İlgili Yazılar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu