Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "prison break'te beklenmeyen geri dönüş!"


Etiketler: , ,

belki bu konuda biraz cahilim, belkide postmodernizm kavramına olan karşı konulmaz rahatsızlık hissim yüzünden...

ama diyorum ki, sanat modernleştikçe soyut olana, kavranılamayana doğru mu yönelmeli? tuval üzerine rastgele boya döküp "bakalım ne çıkacak", "karmaşık oldu, esrarengiz oldu, gizemli oldu", "baksana şu ağlayan bi çocuk değil mi"... yorumlarına mı mağruz kalınmalı...

da vinci'ye bakıyorum,

yeteğinin limitlerde olduğunu bildiğimiz bu insan bile, hayatının son zamanlarına kadar ışık, gölge, ve gerçeklik çerçevesi içerisinde eserlerini bir adım ileri götürmeye çalışmış. anlaşılmayacak şeyler yapayım, gizemli olayım diye düşünmemiş hiç. ve sonuç olarak da ürettiği eserlerin etkileyiciliği bugüne kadar hiç azalmadan gelmiş.

şimdi ben ağlayan bir çocuk mu resmetmek istiyorum? evet. peki bunu neden açıkça göstermiyorum. flu resme, eksiltili sanata lafım yok ama ben inanıyorum ki "modern sanat ile uğraşıyorum, postmodern eserlerim var, postmodernizme gönül verdim" diyen bir çok bireyin bu işi sanat için değil, akşama vereceği partide sushi yerken önünde dikilip "bunu ben yaptım" diyerek hava atmak adına ürettiklerini düşünüyorum.

"görülecek hiç bir şeyin olmadıgı bir görüntü bollugu" -- baudrillard

"çagdaş görüntülerin büyük çogunlugu -video, resim, plastik sanatlar, görsel/işitsel sentez görüntüler- görecek hiç bir şeyin olmadıgı düz anlamda görüntüler, izsiz, gölgesiz, sonuçsuz görüntülerdir. tek hissedilen her birinin ardında birşeyin yok olmuş oldugudur. bunlar sadece birer olumsuz yogunluktan ibarettir." -- baudrillard

göze hoş gözüküyor olabilir bazen bu kategori içindeki sanat ürünleri. güzel olmasına bir lafım yok ama "öyle eçiş bücüş şeyler değil onlar, zeki olanlar onun altındaki gizemi anlarlar" tadındaki ukalalığı sevmiyorum. ha hakkaten bir gizli noktası vardır, biz göremiyoruzdur o vakit geri zekalılığı kabul ederim...

bu yediğim damgaya ragmen, bildiğimiz sanat ürünlerini tercih ederim.


 | 1 yorum var 
 | 07 Nisan 2005 20:09 

Yorumlar

İnsanları şekillerle insan bilgisi ile sınırlamadan yapılıyor soyut sanat. Herkes aradığını görüyor az çok. Soyut fotoğraflar çekiyorum, çok hoşuma gidiyor bu ne diye düşündüklerinde insanlar. Birşey olmak zorudna mı ? Soru bu. Realist çalışanlar yada soyut sanatı kilisenin zamanıda dayattığı realizm, danteizm, rönesans sanatı yüzünden reddedenler beğenmeye bilir. Ama heralde bu hakkı en çok soyut sanat tanır insanlara. Beğenmedim diyecek kadar özgüsündür.

Bir de aklıma geldi, matematik hocam sergiyi gezerken ressam arkadaşına sormuş " ne bunlar, güzel güzel de niye güzel, ben bir şey anlamadım " . Arkadaşıda " kanaryanın sesi güzelmidir ? " hocamın evet cevabına karşılık " peki neden güzel ? " demiş arkadaşı. Yaa işte böyle...

Türkçe internetin büyümesi için sevdiğiniz sitelerde reklamları gözden geçirip ilginizi çekenlere mutlaka tıklayın. Çok şey farkedecek !
zee |  (0 puan) 08 Nisan 2005 12:49

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

reklam

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

RSS Dosyası
pillikutu