Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Lars and the Real Girl"

Bilim adamları, müzikle düzenli uğraşmanın çocukların sağ ve sol beyinleri arasında köprüler kurulmasına yardımcı olacağını düşünüyorlar
Bilim adamları, müzikle düzenli uğraşmanın çocukların sağ ve sol beyinleri arasında köprüler kurulmasına yardımcı olacağını düşünüyorlar 14 Nisan 2008

Düzenli ve şevkli işlenen müzik dersleri çocukların beyninin iki yarım küresi arasında kurulan bağları kuvvetlendiriyor. 1995'te sinirbilimci Gottfried Schlaug’un bulduğuna göre, 7 yaşından önce müzikle uğraşmaya başlamış profesyonel müzikçilerin corpus callosumlarının (iki beyin arasındaki bağlar) çok daha kuvvetli ve aksonların iletim hızı çok daha seri. Schlaug ve meslektaşları müzikal eğitimin sinirsel bağları kuvvetlendirebileceğini belirttiler. Fakat bazı muhalif çevreler, müzikçilerde bulunan bu kalın corpus callosumun sebebinin, müzik ile uğraştıklarından değil de; doğuştan sahip olduklarını ileri sürdüler (yani beyinleri buna yatkın olduğu için müzikle uğraşma eğilimi gösterdiklerini).
Bunu yediremeyen Schlaug ve meslektaşları Marie Forgeard ve Ellen Winner, Boston'daki Harvard Üniversitesi Tıp Bölümüne giderek 31 çocuk üzerinde araştırma yaptılar. Manyetik görüntüleme ile 6 ve 9 yaşlarındaki bu çocukların beyinlerinin ayrıntılı fotoğraflarını çektiler.

Gruptan seçilen 6 çocuğa haftada en az 2,5 saat olmak üzere, azimle musiki dersi (iki elin birlikte kullanıldığı; keman, piyano, vb çalgılar ile) verildi. Ve bu gruptaki çocukların, bahsi geçen corpus callosum larında %25 oranda bir büyüme gözlendi (3 yıl sürecinde). Ve geri kalan, haftada yarım saat ya da daha az musiki dersi alan çocuklarda bu derece bir büyüme (corpus callosumda) gözlenmedi.

Schlaug, bu çalışma ile iki elin hareketi ve koordinasyonundan sorumlu sinirlerin (beyinin ilgili yerinin) bu şekilde geliştirilebileceği sonucunu çıkardı. Şimdilerde ise araştırmada kullandıkları bireyleri inceleyerek, bu tip bir eğitimin hafızayı geliştirip geliştirmediği üzerinde inceleme yapıyorlar.

“Bu konu beni çok heyecanlandırdı” diyen Belçika Leuven Katholieke Üniversitesi sinirbilimcisi Steven Swinnen, “Herkes müziksel egzersizlerin beyinin yapısında ve işleyişinde değişime sebep olduğunu söylüyor, fakat eldeki verilerden çok, söylentiler ortalıkta dolaşıyor” dedi. Konuyu daha çok araştıracağını söyleyen Swinnen, “Bu çalışma, beyinin en ücra köşelerindeki hücreler arasında bağ kurulumu ve güçlü koordinasyon sağlanabileceğini ilk ortaya atan dedi.” Gelecek için ümit vaat edici bir çalışma olduğunu sözlerine ekledi. Bkz. faculty.washington.edu/chudler/music.html konu ile ilgili bir sayfa.

SAN FRANCISCO, CALIFORNIA
Haber Greg Miller tarafından hazırlanmış olup, 16 Nisan Tarihinde ScienceNOW haber sitesinde yayınlanmıştır.

 | 10 yorum var 
 | 26 Mayıs 2008 23:54 

Yorumlar

bunu bilimadamlarının araştırmasına gerek yok. bana sorsalar hemen söylerdim. :)

özellikle klasik müzik ve özellikle mozart dinlerken inanılmaz şekilde zihnim rahatlıyor. işime konsantrasyonum artıyor. düşüncelerim hem daha anlaşılır hem daha tutarlı hem daha sade geliyor. hele ki araba kullanıyorsam dahada güzel kullanıyorum.

müzik çok güzel bişey :)

zee  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 01:19

@zee bazı insanlarımızda klasik müzik çaldığını gördüğü zaman televizyonu kırmaya yelteniyorlar :) Ben seninle aynı şekilde düşünüyorum ama sadece klasik müzik değil, sesi çok fazla açmadan sevdiğim hemen her müzik bende aynı etkiyi yapıyor. Ses değeri çok yoğun olduğu zaman ise yorucu bir etki yapıyor.

arandur  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 10:40

konu müzik eğitimiyle ilgili, ayrıca müzikle uğraşmanın insan zihnine her halükarda faydalı olacağı kanaatindeyim.

crestad  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 12:42

ozellikle iki elli çalgılara da deyinmiş. kordinasyonu ve el pratikliğini baya arttırıyor. ayrıca bizim okullarımızda eskiden fülüt öğretilirdi şimdi bilmiyorum ama (garip bir tutarsız avrupa adetini rötüşsüz eğitim sistemimize geçirilme hatası!) bence daha çok çalgı çeşidi olmalı.
ney, keman, saz, piyano, vurgulu çalgılar. ve öğrenci kısa bir dönem de olsa sevdğini bir süre öğrense fena olmaz, örnekler çoğaltılabilir tabiki.

yunusemreklk  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 15:38

Sol el beynin sağ lobu, sağ el ise beynin sol lobu tarafından kontrol ediliyor. Bunları dengeli şekilde kullanmak da aradaki bağı sağlayan corpus'u geliştiriyor. Lafın özü haber böyle.

O halde, iki el klavye kullanımının da bence bunun üzerine bir etkisi olabilir. Sonuçta orada da mükemmel bir uyum söz konusu. Klavyeye bakmadan yazan arkadaşlar, bir de klavyeye bakıp o harfleri nasıl ahenkle yazdığınıza bir bakabilir misiniz?

Şu an F klavyede Q klavye düzeniyle yazıyorum. Bu ise çok daha tuhaf bir duygu.

Neyse... Beyninizin iki lobunu da dengeli kullanmak size her zaman avantaj sağlar. Söz gelimi, bir konuya okuyarak çalışırken (sol lob) gözünüzle canlandırırsanız (sağ lob) daha iyi öğrenirsiniz.

Bu yolla 100 tane kelimeyi sırasıyla ezberlemek çocuk oyuncağı. Ya da 56. ve 32. kelimenin ne olduğu sorulduğunda, veya "tersten oku bakalım şunları" dendiğinde büyük bir kolaylıkla söylenenleri yapabilirsiniz. ve inanın bunu herkes, evet herkes yapabilir.

İnsan beyni mükemmel varlık. yeter ki eğitmesini bilelim.

takip  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 16:46

@yunusemreklk, keşke... keşke...
ancak;
İlkokulda müziğe neden blok flütle başlanır?

aynı sayfada flütle ilgili pek çok açıklama da mevcuttur.

biSGen--bLoGSPot .... YaratıcıDrama ... biSGenMySPACE NON-SCHOLA-SED-VITA-DISKUMUS!
biSGen  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 17:14

Şuradaki makaleye göz atarsanız, şiirin de aynı şekilde bilişsel yapıyı güçlendirdiğini de iddia edildiğini görebilirsiniz.

Uzun zamandır görsel şiir ile uğraştığımız için, entri ilgimi çekti. Sadece sağ/sol lob çalışması değil, daha çok şeyler arasındaki bağların daha yoğun birleştirilebilmesi için, insanın algı eşiğinin az çok mıncıklanması gerekiyor. Bunu şiir, özellikle deneysel sanatlar çok düzgün bir şekilde başarabiliyorlar..

hzhubble  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 17:24

su hanimefendi, yakin tarihte bu tip seyleri baslatanlarin basinda gelmektedir.

rakamlar ve mekanlar degismekle birlikte, degisik varyasyonlari ile anlatilan bir sehir efsanesidir.

muzik ruhun gidasidir elbette ancak, bokunu cikarmamakta da faide vardir.

not: "mozart effect" tir aslinda bu hadiselerin cikis noktasi.

enemy  |  (0 puan) 27 Mayıs 2008 18:29

ivan ippolitov ivanov'un kafkas skeçleri'ni dinlerken düşüncem durulaşıyor, her şey daha anlaşılır oluyor. Valla billa.

realidad  |  (0 puan) 28 Mayıs 2008 01:33

Müziğin insan üzerindeki etkisini görmek için August Rush isimli filmi izlemenizi tavsiye ederim. Deyim yerindeyse "tüyleriniz tiken tiken olacak" :)

aynshtein  |  (0 puan) 28 Mayıs 2008 11:09

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

pilli ilan

son yorumlar

pilli ilan

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu