Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Hot Shots aşkına!"

istanbul büyükşehir belediyesi ile dubai international properties isimli birleşik arap emirlikleri kökenli bir gayrimenkul şirketi istanbul'a dünyanın en büyük kulelerinden biri olacak yapıyı kazandırmak için anlaşma imzaladılar. ancak kafama takılan bir nokta var. proje çok güzel ve hoşuma gitti ama neden ismi dubai towers oluyor güzel bir türkçe isim bulunamaz mı? bence istanbul büyükşehir belediyesi bu konuda bir defa daha düşünmeli. ne dersiniz...

Spacer
Spacer
 | 22 yorum var 
 | 25 Ekim 2005 11:09 

sonraki yazı »
'Microsoft, Linux'u sildi'

Yorumlar

Isminin Iurkce olmasi konusuna sonuna kadar katiliyorum, zaten turkce isme sahip olmayan fazlasiyla alisveris merkezi, ismerkezi vs. var. Turkce dunya dilleri arasinda yapi olarak gercekten en iyi dillerden biri. Eger boyle devam ederse Turkce dilinin yozlasmasi katlanarak devam eder.

Impossible is nothing
lynch  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 15:17

iğrenç bir kule. boğazı gökyüzüne şaha kalkmış çük gibi yaran bir kule ile bok edecekleri için hepsine teşşekkür ediyorum. artık istanbulda kafamızı nereye çevirsek bu iğrenç kuleyi göreceğiz.

türkçe isim konusun duyarlı arkadaşlarım sizlere tavsiyem ismini cevahir kule koydurun, avrupanın en büyük alışveriş merkezi cevahir ile set olsunlar. sonrada cevahir cevahir gezersiniz bu "hoş" mekanları. ismi kabul ettirmek içinde bir gün cep telefonunuzu kapatın, aynı anda vergi dalgasınıda protesto ederek bir taşta iki kuş vurursunuz. hem aydın doğan amcanızda mutlu olur.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 16:09

ben isimden önce kuleye karşıyım. istanbul'da yeterince mimari yoksunu gökdelen ve alışveriş merkezi var. yeni bir taneye ne gerek var? biz niye dubai'ye özeniyoruz? istanbul avrupa'nın tarihi en zengin şehirlerinden biriyken bırakın onlar adını istanbul verdikleri bir eser yapsınlar.

bir puro yak geekunited

powerslave  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 17:04

yanlışım var mı bilmiyorum ama haberlerde bu kulelerin isminin istowers olucağını duymuştum.

fengshui  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 17:46

resimlerde dubai towers olarak geciyor. bence dubai towers yapilacagina, ayni mekana 300metre yuksekliginde dunyanin en buyuk minareli camisi yapilsin.

imam ezani okuduktan sonra asagi inip yukari cikana kadar bir sonraki vakit gelsin. muthis unik birsey olur.

yada buyuk bir fatih sultan mehmet bustu yapilsin. veya, ne bileyim. daha tarihi olsun.

enemy  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 18:05

isim konusuna açıklama getirmek amacıyla: Dubai Towers – İstanbul, ‘ Dubai Towers ‘ adını taşıyan ikinci Dubai International Properties projesi. İlk proje, yaklaşık 300 milyon dolara mal olan Katar’daki Dubai Towers-Doha. ritz carlton bile istanbul'da berbat bir görüntü kirliliği oluşturuyorsa, daha yüksekte levent'te 300 metrelik bir gökdeleni düşünemiyorum bile..

Lost.web.tr, 4 8 15 16 23 42 | nosce te ipsum
never  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 19:30

merak edene bilgiler;

dubai towers konusunda wowturkey forumundaki bilgiler ve yorumlar

Daha önce ünlü mimar santiago calatrava tarafından tasarlanan malmö deki burgu gökdelen

ilk olarak açıklanan ve bomba olan bosphorus towers projesi

Şu an inşa aşamasında olan yaklaşık 300metrelik boyuyla istanbul'un bittiğinde en büyük gökdeleni olması beklenen diamond of istanbul

şu anda dünyanın en büyük kulesi(705m) olması beklenen Burj Dubai

Lost.web.tr, 4 8 15 16 23 42 | nosce te ipsum
never  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 19:53

isminden ziyade, bu binada calisan onyuzbinmilyon baloncuk, ayni anda isten cikarsa trafigin hali nice olur?

i <3 3yanlis
glitch  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 21:37

Fay hatlarinin uzerinde olan Istanbul'a acaba boyle bir gokdelen gerekli mi? Umarim yapiminda Japonlar filan calisir da depreme dayanikli yaparlar. Istanbul tarihi guzelliklerini one cikaracakken baska turlu taninmak istiyor. Degisik bir proje..ve su an tarafsizim bu konuda

waking life  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 22:18

yaw arkadaslar öylede isim konusu trafik sıkısızlığı filan olcak ama deli gelismis bi ülke degilizki ama kullerin 2008 sonunda 30 bin kisiye iş vereceğinide unutmamak lazim sonuçta arap ülkelerinin paraları avrupadan kaçmaya başladi bizim ülkemize gelmesi için bir yerlerden baslaması gerekiyo sonuçta bu dedikleriniz alt yapı çalışmaları düzeltilebilir binanın sağlam yapılması ile de deprem sorununu ortadan kaldırabilirler sonuçta mütehatı veli Göçer olmayacak kullerin

gwaihir  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 22:46

Anlasma zaten imzalanmis, bu bina eninde sonunda dikilecek bunun onune gecilemez, sadece bu degil maslak ta mantar gibi plaza/kule yapiliyor. En azindan adini degistirme sansi olabilir. bkz: Mall of Istanbul to Cevahir Istanbul

Impossible is nothing
lynch  |  (0 puan) 25 Ekim 2005 22:55

sanırım 500 milyon dolar dış yatırımla yapılan bir projeye türkçe isim koymak yatırımcı firma için pek mantıklı bir davranış olmaz

arthur_dent  |  (0 puan) 26 Ekim 2005 00:00

bu bina nereye yapilacakmis? ayasofya yi mi yikacaklar bu bina icin yoksa yerebatan in ustune mi dikecekler arkadasi? bir sehir, tarihi zengin diye, modern yapilar yapilamaz mi? ustelik o sehir, 10 kusur milyon kisinin yasadigi, tum bir ulkenin teknolojisinden ekonomisine, sanatindan eglencesine kadar herseyinin kalbi olan, avrupa nin en buyuk sehirlerinden biriyse.

istanbul buyuk bir sehir ve oyle kalmasinin tek yolu zamanin getirdikleriyle kendini genisletmesi. istanbul'u su an tarihi kilan yapilarin yapildiklari zamanin en iyileri ve o zamanlarin son teknolojisi ile yapilan binalar olduklarini dusunuyorum. istanbul'u pek bilmedigim icin iyi bir ornek veremeyecegim ama, dolmabahce sarayi yapilirken 'burda topkapi varken gidip su binayi yapacaklarmis, sehrimizin yapisini bozacaklar' diye dusunenler var miydi acaba?

unutmayalim ki istanbul'da yasayanlarin cok buyuk bir kismi tarihi yapilar orda oldugu icin degil o 'gokdelen'ler orda oldugu icin istanbul'da yasiyorlar. cunku o cogunluk tarihi yapilardan degil o 'gokdelen'lerden para kazaniyor. tamam tarih turizm onemli ama bir sehri muze yapmak kimseye bir fayda getirmez.

buckmin  |  (0 puan) 26 Ekim 2005 01:05

bence tüm dünyada bir gökdelen çılgınlığıdır gidiyor.buna bir tek biz mi karşı çıkacağız. malezya bile petronas kulelerine turist çekebiliyorsa varın siz düşünün bu kulelerin nasıl iş yapabileceğini. istanbul'u cazibe merkezi yapmak için yapılan tüm çabaları destekliyorum öyle aman aman bir turist de gelmiyor istanbul'a. adamlar çölün ortasına diktikleri gökdelenlere milyonlarca turist çekerken biz hala ayak diretiyoruz.

an be an

moroccom  |  (0 puan) 26 Ekim 2005 09:25

ooo ne güzel; dejenere gençliğe canlı örnekler. para için ruhunuzu satacaksınız neredeyse. yok 30 bin kişiye iş imkanıymışta, yok iş sektörü için şartmışta. belli ki sizden öncekilerin geleneğini devam ettirmeye meraklısınız, şahsi çıkarlarınız için neyi yok ettiğiniz önemli değil. görünen o ki hayatımız sizin taş kafanızla mücadele ederek geçecek.

"ayasofya yi mi yikacaklar bu bina icin yoksa yerebatan in ustune mi dikecekler arkadasi? bir sehir, tarihi zengin diye, modern yapilar yapilamaz mi?"

bu arkadaşı iyi tanıyın çünkü hayatınız boyunca bunun gibi düz mantık kuran daha detaylı düşünmeye gerek duymadan hareket eden pek çok cahil insanla karşılaşacaksınız. dünyayı rezil eden insanlar genelde böyle tipler arasından çıkarlar. ayasofya orda ya, bunlar için sorun yok. çünkü bunların tarih, kültür bilgisi, ahlakı okadar zayıf ki istanbul'un tek tarihi zenginliğini ayasofya sanıyorlar.

"istanbul'u pek bilmedigim icin" madem bilmiyorsun ne diye ahkam kesiyorsun. bu ÅŸehri senin gibi bilmeyenler mahfediyorlar ediyor!

"unutmayalim ki istanbul'da yasayanlarin cok buyuk bir kismi tarihi yapilar orda oldugu icin degil o 'gokdelen'ler orda oldugu icin istanbul'da yasiyorlar"

ben doğma büyümeli istanbul'luyum ve benim tanıdığım kimse gökdelen için yaşamıyor burda. kendi uydurduğuna inandığın yetmiyormuş gibi birde onu buraya yazıyorsun.

"bence tüm dünyada bir gökdelen çılgınlığıdır gidiyor.buna bir tek biz mi karşı çıkacağız." İşte 2 numaralı cehalet temsili. Yabancılar yapıyorsa doğrudur mantığı! alternatif aramak, kendi coğrafyana uygun çözümler üretmek yok. çünkü yabancı düşündü mü doğru düşünür. Ayrıca bütün dünya diye birşey yok! bunları uydurma cesaretini nerden buluyorsunuz? çok amerikan filmi izlediğini için dünyayı amerikadan ibaret sanıyorsunuz heralde. Amerika hala yeni bir ülke ve koruma ihtiyacı duyacağı bir kültür kökü yok. orda senin istanbul'un gibi binlerce yıllık kültürün harmanlandığı şehirlerde yok. Orada bol bol modern binalar, kuleler görmen doğal. modern binayı 2 yılda yaparsın ama üzerine kültür sinmiş bir bina yüzlerce hatta binlerce yılda şekillenir ve eşi olmaz.

"malezya bile petronas kulelerine turist çekebiliyorsa varın siz düşünün bu kulelerin nasıl iş yapabileceğini" Senin kulene gelecekler değil mi? çünkü kendi ülkelerinde bu alışveriş merkezlerinin en kalitelisinden yok? Paris bu gün niye dünyanın en çok turist çeken şehri? Venedik niye bugün bu kadar popüler? İnsanlar buralara gökdelen gezmeye mi geliyor? Sen çıkarımı yapamassın belki diye söyliyeyim insanlar oraya yüzlerce, binlerce yıllık kültürü koklamaya gidiyorlar. Aynen bizim kapalı çarşımıza hayran kaldıkları gibi.

Ben yeni nesillerin daha iyi öğrenim gördükleri için eskilerden daha akıllı, kültürüne, kültürlere daha saygılı korumacı olacağını sanıyordum ama bu kültür kişiliksizliği eğitimle alakalı değil galiba. hayvansal bir içgüdü gibi..

İstanbul gibi şehirler "Dünya Kültür Mirası"dır, size ayrılan sürede onlara en iyi şekilde bakıp bir sonraki nesle aktarmak sizin göreviniz. Biraz kişilik sahibi olunda bu görevi hakkıyla yerine getirin!

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 26 Ekim 2005 11:25

'tebrik' ediyorum. ne kultursuzlugum kalmis, ne paraya ruhumu satmam ne de kisiligim. hakkaten iyi saymissiniz. ama yazinizda konuyla ilgili hic bir somut arguman (ozetle neden yanlis dusundugum ve aslinda dusunmem gerekenin ne oldugu gibi) yok. bana mine kirikkanat'in yakin zamanda yazdigi yaziyi animsatti. sadece rahatlamak istemissiniz, pek zannetmiyorum ama umarim rahatlamissinizdir.

buckmin  |  (0 puan) 26 Ekim 2005 17:17

somut argümanları göremiyorsan şaşı bak istersen buckmin, şaşıbak şaşır.

ayrıca rahatlanacak bir durum yok, her daim rahatsızım ben.

aptal[pilli_silinen_hesap]  |  (0 puan) 26 Ekim 2005 20:56

bir gökdelen neden yapılır? bir gökdelen nereye yapılır? tarih/kültür neden, neyden, nasıl korunur?

sayın buckmin ve sayın buckmin muadilleri, prestij, hava atmak, 30 bin kişinin sığacağı bina yapmak, "yow! aynı nüyork oldu baba yauw" demek için istanbul gibi bir şehrin kalbine kazık çakmanın ne kadar yanlış olduğunu anlatmak için sıralanabilecek somut argümanlar ile kıyaslandığınızda ne kadar gereksiz olduğunuzu idrak edip bu güne değin içinde yüzdüğünüz zavallı tele-ekran-beyinlerinizi, hollywood ahlâkınızı, advertising beğenilerinizi, "öğrenci joplayan polis" görüntüsü eşliğinde sindirilmiş kimliğinizi, "yeni iyidir, yamamak kötüdür, eskiyi at yenisini al" şartlandırılmışılığınızı, jöleli saçlar ve leviden kotlar ile sınırlı estetik görünüzü bir kenara bırakıp; insanın neden/nasıl insan, şehrin neden/nasıl şehir, kültürün neden/nasıl kültür, tarihin neden/nasıl tarih olduğunu anlamak için en az bir türkçe sözlük satın/ödünç alarak ya da çalarak çalışmaya başlayacağınıza söz verirseniz eğer, hakkında pek az kulaktan dolma şey bildiğim istanbul'un tarihi ve coğrafyası hakkındaki külliyatı devirip, bu kulenin neden orada olmaması gerektiğine dair 100 sayfadan az olmamak üzere sayfa yapısı tez standartlarında olan bir metin hazırlamaya girişeceğime söz verebilirim.

az bir ihtimal de olsa, belki kıvrak zekanızı kullanarak "istanbul'u bilmiyorsun da kulenin orada olmaması gerektiğini nereden biliyorsun?" diye dahiyane bir soru yöneltirsiniz diye şunu söyleleyim; "kapitalizm kural gereği kötüdür" işte somut bir argüman.

not: yukarıdaki cümleleri tek okumada anlayamıyorsanız vereceğiniz sözler de geçerli sayılmayacaklardır.

tga-bildirgec  |  (0 puan) 27 Ekim 2005 07:07

sayın tga, seviyeli cevabınız için teşekkür ederim. cevaplar daha çok karşıdakini sindirmeye çalışan ve sataşmaya yönelik. sizinki, gösterdiğiniz saygı ile diğerlerinden ayrılmış. hakkımda düşündükleriniz her ne kadar yanlış ve hayal ürünü olsa da üslubunuz teşekkürüm için yeterli sebeptir. yanlız diğerleriyle bazı yönleriniz ortak. sataşmaya yönelik cevaplar da sizin yazınız da kişiliğime karşı çok net, somut eleştiriler içerirken konuyla ilgili yazmaya başladığınızda bu netlik kayboluyor. örnekle "...ne kadar gereksiz olduğunuzu ... tele-ekran-beyinlerinizi ..." kısmını okurken gayet güzel aşağılandığımı hissediyorum ama "...istanbul gibi bir şehrin kalbine kazık çakma..." kısmını okurken anlam veremediğim için hiç bir şey hissetmiyorum. sonradan bu kısma da açıklık getirmişsiniz gerçi. levi giyerken ya da jöle sürerken zaten anlam veremeyeceğimi, konuyu bilmediğimi ima edip araştırma yapmamı öğütlemişsiniz. şu an sürem kısıtlı olduğu için geniş bir araştırma yapamadım ama baktığım bir kaç yere göre bildiklerimin çok da yanlış olmadığını gördüm. ama tabi karşılık vermek için yeterli miktarda araştıramadığım için bu konuyu erteliyorum. yani söz veriyorum bahsettiklerinizi araştıracağım.

kıvrak zekam gayet iyi biliyor ki o soru dahiyane değil aksine -benim için- fazlasıyla dar görüşlü. yapılan şey kaldırım değil sonuçta. elbetteki istanbul u bilmeyenler de bir şeyler düşünecek. gayet güzel tartışıyoruz, öyle bir şey sorarak kendimi sizin gözünüzde aptal yerine koymak istemem. somut argümanınızı okuyunca şu bahsettiğiniz metninize zahmet etmemenizi isteyeceğim. kapitalizm kötüdür diyen bir çok metin okudum bir çok insan dinledim, karnım tok, yeter artık.

bu arada benim de yazdıklarımda sizin "kapitalizm kural gereği kötüdür" söyleminize karşılık bir cevap yok, biliyorum. siz(ler) laf sokmadan ben söyliyim cevabını: bir, konumuz o değil ya da konumuz o kadar basit değil. iki, vereceğim cevabı dinleyeceğinize ve benim sizi anlamaya çalıştığım kadar sizin beni anlamaya çalışacağınıza inanmadığım için. inanmamamın da sebebi az önce bahsettiğim bir çok insan. yine de isterseniz başka bir başlık altında bunu tartışabiliriz.

buckmin  |  (0 puan) 27 Ekim 2005 16:11

fatih altaylı'da bizim gibi aynı soruyu sormuş bugünkü yazısında. niye dubai towers?

an be an

moroccom  |  (0 puan) 28 Ekim 2005 09:51

pek sevgili buckmin, genellikle kafası karışık bir insan olarak bilinirim. örneğin az önce size hitap ederken hangi kelimeyi kullanacağımı belirleyemedim. "pek saygılı" dedim, sonra "dur daha samimi bir hava yakalayarak ortamı biraz yumuşatayım, herkes ne kadar kibar bir insan olduğumu görsün de beni tutsunlar" diye "sevgili" yaptım. sonra "ulan bu da fazla y.vşak gibi oldu" dedim kendi kendime, değişik tarz denemeleri üzerine çalıştım ve giderek saçmalaştığımı fark ettim. en nihayetinde buna karar verdim yine.

bugün otobüste gelirken, ön tarafta oturmak pek alışkanlığım olmasa da öyle denk gelmiş, şoförü görüyorum. çok uykum var. durunca otobüs, durakta, açınca kapıyı soför, yaşlıca bir kadın inmeye yeltendi, bir adım 3 sn. şoför, "inişler arka kapılardan" dedi. kadın indi tabii önden yine, pek ilgilenmedi. ben de ilgilenmedim adamla en başta, "deli işte" dedim. geçenlerde babamın ölümünden dolayı mahkemeye gittik bir tanıdıkla. karşıyaka adliyesi. veraset ilamı alacakmışız. bir de kalabalık, sonradan uyandım kalabalığın bir kaç kadın dışında siyah takım elbiseli, yer yer 3. sınıf kiralık katil görüntüsüne sahip kimseler. bir cinayet mi işlenmiş? linç? herkes bu konuları konuşuyordu, ilgilenmedim, "delirmişler heralde" dedim. ben de delirmiştim canım, babamın yasını adliyede veraset ilamı almak için 3.5 ytl değerinde damgalık pullar satın alarak, x-raylerden geçip çantamı, saklı kutumu, şahsi eşyamı üzerindeki kıyafetlerinde ve cebindeki kimlikte polis yazan adamlara gösterip tutuyordum ve burada gerekli işlemleri yaparsam, babama ait mallar benim olacaktı. akşamına eve geldim, bildirgeç'de gördüm, neden dubai towers? ilgilenmedim, "eh işte, delilik" dedim. [bu arada moroccom, fatih altaylı dediğin gibi niye diye sormuş. biz neden diye sormuşuz. bunlar farklı şeyler değil mi?] sonra içeri girip okudum, sonra şoförü düşündüm. neden delirmişti? şehir. delirtiyor insanı. aslında bu tam olarak delilik de değil, doğal ortamdan koptuğu için değil ama doğal ortamı böyle olduğu için. empati diyorlar galiba onu denedim. mesai bitimi, karı dırdırı, çocuğun okul masrafı, kira, sendika, son duraklardaki çaylar, futbol, "gamze özçelik lan işte; yok lan değil baksana onun çenesi...", "kural gereği çocuklar bakım evlerinde dövülür" işte somut bir argüman. sizinle empati denedim ama bilemedim. sadece yazdıklarınızdan ne kadar olabilir ki bu? şoförün ki pek kolay olmuştu oysa.

cevabınızda gerek benim nasıl saygılı olduğumu söyleyişinizle, gerekse teşekkürüm için yeterli sebeptir gibi bir cümleyle istanbul beyefendileri gibi bir rüzgar estirmişsiniz. insanın içini gıdıklıyor, sonrasında küfür etseniz gülümseyecekmişim gibi. hani derler ya, yahu şu fransızlar ne güzel konuşuyor, hiç bilmem fransızca ama adam anama sövse gülümseyeceğim. baktım sizden sonra yazıp da hakaret eden bir aptal var, o da pek bir şey dememiş, ruh satma hikayesi kimi kırılgan kimseler için rahatsız edici olabilir, taş kafa da bir garip, ama komik be. aslında bence aptal sizin yorumunuzun üstüne moroccomun yorumunu okuyunca sinirlenmiştir. siz ıstanbul beyefendilerini bilir misiniz? "beyfendi" mi yoksa? yahu adını bile bilmiyorum. e tabii, izmirde efeler var, karşıyaka'da var öyle izmir efendisi ama. ayasofya'nın üstüne bina dikmeleri için daha var. mesele bu değil zaten, keşke becerebilecek olsalar, ayasofya bir çok kez restore edildi zaten. nasıl ki, bizanslılar paganlardan, türkler de bizansdan alıp bir şeyler eklemişler, şimdi de dubaililer bir şeyler eklesinler, neden olmasın? devir internasyonalizm devri değil mi? kapital bunu der. nasyonelliğimizden kurtuluruz. avrupaya'da gireriz.

kaldırım yapılsa da sorulmalı, konuşulmalı. sen benim her gün geçeceğim yolda o pislik otomobillerini rahat gezdirmek için asfalt döküp kaldırım döşeyeceksen. canım şehrime pisliğini saçacaksan önce benden izin almalısın. eh, kitle değil şehrini benliğini bedavaya veriyorken sermayeye, tek soru sormuyorken, nasılsa rahatız. şu üniversite kampüslerinde aptal kızlara dünyayı kurtalma masalları anlatan sosyalistlerden değilim, aman öyle bir intiba oluşmasın. ben 1984 ve fight club karmasını tercih ediyorum, kızlar daha çok meylediyor. bu bağlamda size de buradan anlatıyorum. diyorum ki; bizler, tolkien bey'in dediğine göre orklar oluyoruz. ya da şu orkların yanında savaşan insanlardan. fillere binenler. batının gücü ile ölü ordu ile birleşince nasıl da alt ettiler ama değil mi? peki bu kuleye harcanacak para, başka bir yere harcanamaz mı? ya da orkların şehirlerinde ne tür kuleler bulunur?

anlamanız gereken şu; benim de anlamam gerektiği gibi; adına kapitalizm de denen, günümüz toplumunun makine tarafından doğal ortamından koparılıp, sentetik ilaç ve gıda, dayanıklı tüketim malzemeleri, tele-ekran, petrol, alkol, sigara, kahve vs. ile"insan kapitali haline getirdiği bu yönetim şeklini sevmiyorum. bu konu üzerine düşünürken alternatif yönetimler başlığı üzerine düşündüğüm vakit, çok geniş kitlelerin bir arada bulunduğu tüm durumlarda, yönetim kötü olacaktır sonucuna varıyorum. bu nedenle, bu yönetimin getirdiği her şeye karşı şüphe, korku, nefret ile bakıyorum. işte tam bu sebeple, her yaptığına kaka diyorum ve yine yönetimin sayesinde öyle bir şekle sokulmuşum ki, sadece kötü demekle yetiniyor ve hiç bir tepki üretmiyorum. ne zaman ki bu türden bir tepki üreteyim, pasif olmayayım, diye kendimi avutmaya kalkıyorum işte tam o sırada size denk geliyorum. siz de, tıpkı g.w.bush yahut adolf hitler veya bukowski yahut papa, herhangi bir kasap ve benim gibi annenizin memesinden süt içtiğiniz günlerde semtinizin, ailenizin, sonrasında öğrenim görüğünüz okulların, erken gençlik döneminizdeki sosyal çevrenizin, yeni aldığınız ayakkabının ve tanrıların denkgelmenize izin verdiği her şeyin komunlandırdığı bir karakter ve düşünce yapısıyla diyorsunuz ki; kule iyi. kim bilir, belki de siz benim türkiye'nin önünü tıkamak isteyen yobazlar tarafından kandırıldığımı düşünüyorsunuzdur. ben sizin sistem tarafından kandırıldığınızı düşünüyorum. bu durumda yapmam gereken sizi her ne pahasına olursa olsun bu durumdan kurtarmaktır, kimileri bununla uğraşmaz, gerek görmezler, işe yaramayacağını düşünürler cool diyorlar bazen onlara ya da bazı durumlarda deli, kimi zaman ise sanatçı veya işsiz güçsüz serseri. sizi kandırmaya çalışırken (bunu başka konularda bir çok kez başkalarına yaptığım için edindiğim deneyime dayanarak) bir yok tutturmaya çalışıyorum. aptal bunu sizi rahatsız ederek yapıyor. hakaret diyorsunuz. bunu rahatsız etmeden yapmanın bir yolu yok ki? nezaket? sadece bir teknik, o da rahatsız eder. bir adama bunca yıllık yaşamını zavallı bir köle olarak geçirdiğini söylemenin ne kadarı nazik olabilir ki? evet evet, bu sadece ben söylediğim zaman doğru, yoksa elbette siz bambaşka bir şeyler yaşıyorsunuz. o kule; sadece, bilmem kaç milyon dolara bilmem kaç hayat kurtarılabilir, bilmem kaç hayat kolaylaştırılabilir, bir çok başka şey güzelleştirilebilir diye de olsa, yapılmamalıdır. aslında iyinin ve kötünün ötesinde konuşmak isterdim, tüm bu güzel, iyi denen şeylerin ne olduğunun belli olmamasından kaynaklanıyor zaten anlaşmazlık ama size mal gibi ortadaki gerçek hakkındaki düşüncemi anlatamazken, böyle bir konuyu denemem ahmaklık olurdu. elbette bunun sebebi her ikimiziz, sonuçta ben bunları bazı kimselere anlatabiliyorum, siz de bazı başka kimselerle baze başka meseleler konusunda anlaşabiliyorsunuzdur. sizi suçlamaya çalıştığımı düşündürüp kalbinizi kırmayayım. olur böyle şeyler.

bir kez daha söylemek isterim, nezaketinize şapka çıkartılır, sizin gibi görüşü kapatılmış birisi için son derece etkileyici. kapitalizm deyince konu dışına çıktığımı söylemişsiniz. keşke siz giriverseydiniz konuya, sürekli ne kadar saygılı olduğumdan söz etmişsiniz hep, kırıcılığımızdan. konu sizin ne kadar kırıldığınız değil ki kuzum? birbirimizi kırmaya çalıştğıımız yok, elimizden geldiğince bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz, nedeni nasılı belli mi bunun? konu kapitalizmden de geniş, demeye çalıştığım karasabanın icadına kadar gider bu konu. istanbul'da yaşayan 10 milyon kulelerden iş bulacakmış! lan deli misiniz? g.t kadar şehirde 10 milyonun ne işi var? o şehir olsa olsa 1 milyon olur, o da müze personeli ve animasyon ekibi olarak. tabii 5000 yıllık izmir öyle yatarken ne gereği var değil mi? para kazanmamız lazım, şehirleşme gerek bunun için, çağ bunu ister, makinenin devrimi, makine devrimi aloo! mesele burda diyorum, uykum var.

tga-bildirgec  |  (0 puan) 29 Ekim 2005 01:24

istanbul'un karakteri tarihtir, alışveriş merkezleri ve gökdelenleri değil. istanbul'un dünyanın sayılı şehirlerinden biri olması da bundandır, 10 milyondan fazla insan bu şehirde yaşıyor ve büyük çoğunluğu da istanbul'lu değildir daha sonra iş ve eğitim için gelmiş olanlar (bkz. ben). onlardan hiçbiri için istanbul'daki mimari deyince iş kuleleri veya metrocity gelmez, ayasofya, yerebatan sarnıcı, dolmabahçe ve topkapı gibi yüzlerce eser bu şehri dalgalandırır.

o gökdelenler niçin yapılacak? alışveriş merkezi mi yapacaksanız bir tane daha? bakırköy'de 3 tane, levent'te 2 tane ve şimdi de şişli/mecideköy'de 2 tane olmak üzere toplam 7 tane büyük alışveriş merkezi var. Yeni plazalar mı istiyorsunuz? Gidin önce Merter'deki ofisleri doldurun sonra yetmezse yeni gökdelenler yaparız. Şu an E-5 üzerinde peşisıra üzerinde kocaman kiralık/satılık ilanı olan senelerce önce bitmiş sıfır binalar var, doluluk oranları %50 bile değilken dubai towers ne yapacak? maslak'taki plazaların doluluk oranı nedir? tamamiyle dolu mu?

ülkeye girecek yabancı sermayeye karşı olduğum yok ancak yapılacak yatırımların ülkeyi ileri götürmesi öncelikli şarttır benim için. ülkemiz hizmet sektörü harikası değil ki yeni bir gökdelene ihtiyaç duyalım? zaten ülkeye gelen bankalar da yeni bir tane kurmak yerine olanlarla ortalık yapıyor, bu durumda da yer gibi bir sorun ortaya çıkmıyor. ayrıca şu an ülkemize yapılacak olan doğrudan yabancı yatırımı yoktur, giren sermaye özelleştirmeden ve ortalıklardan elde edilmiştir. daha ekonomi anca toparlanabilmişken, yatırımcılar yeni yeni kendilerine gelmişken ve ülkenin yatırım yapılabilecek diğer birçok sektörü varken dubaili parababalarına başka fırsatlar sunulması gerekir.

30 bin kişiye imkanı sağlayacak diyor gwaihir, bunun için ibb nasıl bir yol planı hazırlayacak. (sorum tabii ki gwaihir'e değil) burada çalışacak olanların asya yakasında oturduğunu da eklerseniz ortaya çıkacak olan artan trafik olacaktır, bunun için ibb ne gibi bir plan yaptı? akşam saatinde sıkışan e-5'e bir de tem'i mi ekleyeceğiz?

powerslave  |  (0 puan) 20 Kasım 2005 20:47

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu