Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "TOUCHPAD İçin Sayısal Yüzey Filmi"

\

4.6 milyon kişinin yaşadığı Norveç'te, Avrupa'da kabul edilen ROHS direktiflerinde belirtilen 6 adet kullanılması yasak olan maddeyi
(Kurşun, Civa, Kadmiyum, Krom 6, PBB, PBDE)
tüketici elektroniği kapsamındaki ürünlerde 18'e çıkartmayı planlıyor. Yasaklı malzemeler listesine Arsenik'de dahil edilmiş.
Arsenik, GaAs
entegrelerde ve diğer ürünlerde kullanılan ana materyallerden bir tanesi. Bu yapı yüksek frekanslarda anahtarlama işlemlerini düşük gürültü ve yüksek verimli bir şekilde yapabildiği için kablosuz iletişim ürünlerinde tercih edilmekte.
GaAs görüntüsü
GaAs görüntüsü

Arsenik yasağının gelmesi demek, ülke içerisine cep telefonu, kablosuz LAN, GPS ve benzer bir çok ürünün girmesinin önlenmesi demek olacağı için Norveç'in, bilişim çağında böyle bir kanunla kendini dünyadan izole etmesi ve sonuçları tartışılıyor.

Üçüncü nesil cep telefonlarının daha geniş bant genişlik talepleri ile popüler olmasından sonra birim başına yaklaşık 2.5$ olan GaAs maliyeti, 6$'a fırladığından ve şu anda aynı fiyat/performans oranını verebilen başka bir yapı bulunmadığından Norveç'in nasıl bir çözüm bulacağı tam bir muamma.

GaAs Moleküler yapı
GaAs Moleküler yapı

Benzer şekilde tüm Avrupa’da yürürlükte olan ürünlerde izin verilen maksimum kurşun seviyesini %0.1’den %0.01’e düşürdüler.

Norveç’e özel yasanın taslak dökümanına ulaşabilirsiniz.

Spacer
Spacer
proksima
 | 84 yorum var 
 | 27 Kasım 2007 08:16 

sonraki yazı »
mozilla +100

Yorumlar

ya bu durum tamamiyle "pilot uygulama" sistemiyle alakalı. sonuçta çok küçük bir ülke. türkiye ile kıyaslamak ne kadar doğru orası tartışılır ancak bir çok şehrimizin nüfusu norveçten daha fazla.

norveçliler üzerinde bu sadece bir deneme. işe yararsa (uygulamada yani pratikte), bunu denettiren kim ise diğer ülkelerde de benzer işlemleri yaptırmak için önerilerde ya da baskılarda bulunacaktır.

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 08:43

sony de artık sadece yeni çıkan teknolojilerin patentlerini satacak deniyor. çünkü playstation mühendislik dehası olsada titreşimlik kolun yani :; sinyal algılamalı vibratörün patentini alan bir uyanık yüzünden ps3 ün karizması çok kötü çizildi ! :(

taninmayan-68170  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 09:11

"norveç bilişim dünyasına kapılarını kapıyor"çok iddialı bir başlık, avrupa'nın değil, dünyanın en eğitimli, varlıklı ve çevreye duyarlı toplumlarından birisinden bahsediyoruz burada, vardır bir bildikleri merak etmeyin, en azından bir kaç dolar için ucuzunu tercih etmeyeceklerinden eminim :)

gaykedi  |  (-1 puan) 27 Kasım 2007 10:19

@gaykedi senin iddian başlıktan daha iddialı! hehe =) dünyanın en eğitimli insanları değiller o kadar abartmamak lazım. oransal olarak nasıl değerlendirilirdi bilmiyorum ama bunlar tamamen göz boyama.

norveçin insanı tahmin edilenden çok daha kaba ve şovenisttir. içlerinde en iyisi isveçtir ama onlarında aşağı kalır yanları yoktur.

http://www.youtube.com/watch?v=NnRAIYtAGdU

bu bir örnek sadece ama tabiki tüm topluma maledilemez demeden de edemiyorum...

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 10:28

"Çevreye Duyarlı"
etme @gaykedi, o kadar konuştuk bari sen etme......

Ampouble  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 10:48

adamlarda nüfus az, para bol, bir sürü ihraç ürünleri var, norveçte petrol de çıkıyor... artık adamlar ne yapsakta günü geçirsek diye düşünüyorlar boşluktan.

işlerin iç yüzü çok çok farklı. ha mesela sigara içen birisine tiksinerek bakabiliyorlar ya da en çok değer verilen şeylerden birisi vergi olayı. vergisini düzgün vermeyen vatan haini gibi algılanıyor. ordaki bilinç çok farklı yani.

imaj herşeydir anlayışı kuzey ülkelerinin çok değer verdiği bir anlayış. o yüzden normalde çok iyi gibi görünen ama aslında farklı olan bir toplum yapısı var kuzey ülkelerinin. mesela isveçin 9 milyonluk nüfusuna karşılık 9 nükleer reaktörleri var ve dünyanın en yoğun çalışan silah endüstrilerinden biri bu ülkede. görünüşte ise demokrasi ve barışın beşiği bir ülke =) öyledir de yani gerçekten! ama parlementer monarşiyle yönetilir. orası teknik detay... demokrasiye çok değer verirler ama onu elde ediş biçimleri tartışılır demek istiyorum.

bir de bu boyutlu bir konu, ne kadar konuşsanız bitmez...

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 11:25

"İçlerinde en iyisi işveç"
bu söz de çok su götürür, doğrudan ben sadece yüzlerce olaylarını anlatırım ama konuyu meşruu zemininden başka mihvale taşımamak için susuyorum.

Ampouble  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 11:27

"görünen köy de kılavuz istemez" be hani arkadaşlar, şu eğitim, kişi başına gelir ve çevre duyarlılığı konusunda istatistiksel verilerle sizi sıkmayayım, sonuçta dünyanın oldukça kalbur üstü bir ülkesinden bahsediyoruz, norveçlilerin genel karakteristik özellikleri gibi muğlak konulara girmeyelim yoksa çıkamayız, bu arada kızları ve erkekleri pek bir güzeldir :)

gaykedi  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 11:33

@gaykedi, bak o konuda sana katılıyorum! hahah erkeleri sen al! gerisi bana kalsın :P

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 11:35

Norvec dunyanin en egitimli ulkelerindendir, kaba olmalarinin egitimle alakasi yok; ezelden beri Isvecliler Norveclilere "koylu" gozuyle bakrlar zaten. Norvec ve Isvec'te kadin milletvekili sayisi 50%'ye yakindir ve kadin erkek esitliginin bilincli olarak gelistirildigi nadir ulkelerdendir. Kuzeyde yasama gafletinde bulunmus bir vatandas olarak, Norveclilerin bir takim kimyasal maddeleri disarida tutarak kanser vs riskini azaltmaya calistiklarini dusunuyorum. Eger Danimarka'daki gibi sperm sayisi problemi varsa umutsuzluktan ona aradiklari bir cozum olabilir (zira toplu halde yok olacaklar). GaAs hazard listesine suradan bakabilirsiniz.

Ayrica GaAs'in yerine kullanacak baska dusuk gurultulu entegre edilebilir teknolojiler mevcut; SiGe (silicon germanium) gibi. Norvec'in tuzu kuru cunku adamlarin IC teknolojileri genelde Fabless firmalarda yaratiliyor; zehirli maddenin cogunu kullanan ve cevreyi kirleten fabrikalar Cin'de zaten.

gaykedi, Norvec'ten muhtesem gorunuslu vikingler cikabiliyor ama, hic biri Kuzey Kafkasya erkekleri kadar ayni anda asil ve yakisikli degiller.

Clicia x  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 18:54

proksima., dunyanin en WIRED ulkelerindne Norvec'i boyle yaniltici bir baslikla tanitmani ofkeyle kiniyorum, norvec adina degil, boyle yaniltici oldugun icin.

Clicia x  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 19:05

"Neyin görünen kılavuzu" allah aşkına yaww. Lanse edilen rakamlar üzerinden içeriği ile bilgi sahibi mi olunur. Süreç hakkında bir lafza bile bilmeden. Eğer buna inananlar %50'yi geçtiyse, o zaman gerçekten resmi olarak 3. Selim ile başlamış batılılaşma sürecimiz "mutlu" sona ermiştir. Sonuçta artık orta seviyeli, uzmanlık alanı haricinde zır cahil "proseför"ler okullarımızı kaplayabilir. Artık başka bir ülkeyi "özgürlük ve demokrasi" adına işgal edebiliriz. Asya'daki ve afrika'daki rejimleri yada sistemleri işlemez hale getirip öldürülen insanlar için silah, bomba satabilir. Milyonlarca dolarlık silah satar üstüne 1-2 milyon dolar insani yardım yaparız. İşimize gelmeyen sistemin kilit noktasındaki adamaların "öldürülmesini" izler üstüne mülteci durumuna düşen milyonlarca insanı "ülkemizin yurttaşların haklarını korumak için" kapımızda ölmesini izleriz. İsrail ile nükleer silah geliştiririz. Fakat sokaktaki kurşunla, civayla... vb. uğraşırız. Sonra belkide bizim için "gelişmiş", "duyarlı", "eğitimli" diyen gayretkeşler çıkar..... Vaybe herhalde ormanı kaçırıp, ağacı görmede uzman oluruz, sonrada.....

Ampouble  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 19:33

ampouble yazdiklarin "simply incomprehensible" kusura bakma, ama kapsamina bakinca anladigim kadariyla "sozde demokrasi"yi elestiriyorsun.

eger tesbitim dogruysa, gercek dunyaya hos geldin Neo, hicbir zaman evrensel adalet ve demokrasi uygulayan bir ulke olmadi, olmayacak; bunun nedeni insanin "inherently corrupt" olmasindan kaynaklaniyor. hic bir kapali sistem baska sistemlerden enerji somurmeden kendi kendine gelisemez; orman kanunu gecerli bir dunyada yasiyoruz ve evet, "dunya adil degil".

o yuzden bunu kabullenecek ve hukmedilmemek icin savasacaksin. isin ozu bu.

Clicia x  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 19:41

@proksima...

Üşenmeyip yazmışsın teşekkürler. Norveçteki olay bizi ilgilendirmez elbet, ama bize geyik konusu gerek:). Burdan ne öğrendiğime gelirsek;
Çipleri yutmamalıyım... :)

hyro  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 23:12
ampouble yazdiklarin "simply incomprehensible" kusura bakma, ama kapsamina bakinca anladigim kadariyla "sozde demokrasi"yi elestiriyorsun.

eger tesbitim dogruysa, gercek dunyaya hos geldin Neo, hicbir zaman evrensel adalet ve demokrasi uygulayan bir ulke olmadi, olmayacak; bunun nedeni insanin "inherently corrupt" olmasindan kaynaklaniyor. hic bir kapali sistem baska sistemlerden enerji somurmeden kendi kendine gelisemez; orman kanunu gecerli bir dunyada yasiyoruz ve evet, "dunya adil degil".

o yuzden bunu kabullenecek ve hukmedilmemek icin savasacaksin. isin ozu bu.

clicia x, yazdıklarını okuduktan sonra "alderliefest" dilimizi neden katlettiğini uzun uzun düşündüm zira "apprehensive" de değildi bana kalırsa. Böyle "unbid" bir biçimde ifade ettiklerin doğru olsa bile "riggish" sıfatı yapışıverir adama.

her neyse, ülkelerin tamamının iyi veya kötü tanımlanmasını hiç sevmemişimdir. "bütün Türkler bilişimden haz eder"! Oldu mu? Hayır! "Bütün Türkler köylüdür"? Hayır! "Köylülerin hiçbiri, bilişimden anlamaz"! Yine olmadı... boş işler bunlar.

Ege  |  (0 puan) 27 Kasım 2007 23:36

güzel bir tartışma dönmüş, bildirgeç'in böyle şeylere de ihtiyacı var.

norveç'e gelince, bu tarz pilot uygulamalarda avrupa ülkeleri genelde görev üstleniyor. imaj kaygısı konusuna katılıyorum. bu şekilde yaparak "bakın biz nelerle uğraşıyoruz" havası yaşatmak istiyorlar iskandinav ülkeleri. geçenlerde yine norveç milyonlarca tohumun stoklandığı bir kıyametsonrası deposu yapmıştı sanırım. görünürde ne gerek var diyorsun ama adamları takdir ediyorsun.

nihilanth  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 00:02

proxima, herseyden once bu kadar ilginc bir konuyu dile getirdigin ve yanitlarimi dikkatle inceleyip tartismaya deger buldugun ve alt noktalari tek tek dile getirdigin icin tesekkur ederim. seni degil, yazdiklarini elestirdigimi hatirlatarak, zaman icinde madde madde cevap vermek istiyorum:

1) Alinti yaptigin bir “Trade Magazine” olup, bilimsel gerceklerden daha cok hype ve trendlere odaklanan , daha cok elektronik ticareti ve yatrimcilara yonelik bir teknik websitesi.

“would have a rough time remaining isolated from the information age equipment”i orada tamamen bir gazeteci diliyle, konuya ilgi cekmek, ehemmiyetini vurgulamak icin konulmus bir “istah acici” oldugunu anlatmak isterim. Ingilizce’de herseyi edebi anlamiyla cevirmek dogru degil. Burada anlatilmak istenen, henuz olusmamis ama olasi bir durumun cok ekstrem bir pozisyonunu sunarak, yaziya dikkat cekilmek istenmesi.

Neden baslik yanlis ifade iceriyor soyleyeyim mi?

Bir Iskandinav’i bilgisayarindan, internetinden, DotA’sindan ve mobil telefonundan asla ayri koyamazsin, kan cikar, ilk elden soyleyeyim. Cok uzun kis gunlerinde yapacak uc sey var: icmek, icmek ve yine icmek. Icmek kadar onemli bir baska sey internet ya da bilgisayarda harcanan zaman. Ayrica ulkeye gore degisen cografyanin zorluklari ile gelen inanilmaz izolasyonda mobil telefonun hayati onemini aciklamaya gerek duymuyorum.

Bilisim teknolojisi cok genis bir terim ve havadan veya telden yapilan her tur veri haberlesmesini icerir.

“Norvec Bilisim dunyasina kapilarini kapiyor”, demek buyukaridaki durum yuzunden kiya,met kopmasi demektir. Bu kadar buyuk bir genelleme yapilamaz. Zaten yukaridaki cumle de bunu soylemiyor, diyor ki Norvecliler cok zor durumda kalabilirler diyor. Boyle bir durum hasil olmayacak, olamaz. Adamlar isyan eder Oslo’daki AB kurumlarini kiliselerini yaktiklari gibi yakarlar valla.

Devami gelecek…

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 00:43

bir saniye sayin ampouble, once proxima'nin yanitlarina cevap vereyim, sonra seninanlatmaya calistigin noktalari tartisalim, lutfen musaade ;-)

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 01:48

Izninle 2 numarayi sonraya birakacagim sayin proxima, cunku en "juicy" olan ve tartismaya degen iki maddeden ilki. digeri de madde 5.

Hemen 8 numarali maddeyi acikliga kavusturalim, zira cok fena siritmakta. Ben onu "weird" yani tuhaf kelimesinin bi anagram'i olarak kullanmadim. "wired" literal anlamda telle baglanmis demek; ama bir internet jargonudur, internete baglanmis demektir. "wired" jargonu "wireless" i da kapsayan ironik bir kelimedir, yani kablolu ya da kablosuz nete bagli olma durumunu teskil ediyor. Hatta meshur bir tech sitesinin ismi WIRED dir.

ITU (Uluslarasi Telekommunikasyon Birligi)ne gore Norvec dunyanin en cok internete bagli besinci ulkesi. Asagida da bir BBC ingilizce dil alistirmasinda "wired" kelimesinin aciklanmasi:

"To be wired. Well, if you're talking about electricity that's not surprising I suppose, wires
join electrical things. But people being wired? If I say to you "are you wired?" or you say
to me, "yes, you're wired'? It's another one of those descriptive words that came in in the
1990s, based on technology. It really was referring to the I.T. world, the world where
computers connect to the internet, and because your computer was now wired in through a cable into a telephone line, people were said to be 'wired' meaning you are connected to
the internet.
"

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 02:06

3) Benim Norvec’in turizm elcisi rolu usteldigimi dusunuyorsun ve bu yuzden kiziyorsun? ne demek istedigini anlamadim.

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 04:40

4)GAAs wafer’i uretilirken cok buyuk tehlikeler teskil ediyor. Ozellikle grinding ve cutting sahfalarinda veya buhar depozitlemede. Fab’ler bu risklere gore degisik sahfalarda calisanlari icin gerekli onlemi alirlar. Senin bu yazi icin veri aldigin ve linkini vermedigin (tamam seni affediyoruz proxima) answers.com gaas sayfasindan
su makaleye ulastim. Burada sadece fab calisanlari yani gaas wafer gelistirenlein karsilastigi tehlikeler hakkinda yazilmis.
Gelelim elektronik malzeme kullanicilarinin guvenligine. Bir cep telefonunu acip kurcalamak cogu elektronik egitimi olmayan insnalarin da eglencesi. Adam soketinden cikardigi GaAs Power Amp entegresini ya da transistor’unu agzina atacak degil ya... belki kedisi, kopegi veya bebesi lakrits (bi sekerleme) sanip yer o baska mesele. diyelim ki bizim koylu Bjorn ya da Birgit cekicle mobil telefonunu ceviz gibi kirdi. Youtube’da buna benzer jackass kro videolari mevcut. Kirilan gaas entegre veya discrete transistorden cikan parcaciklar veya buhari nefes almak isten bile degil!

Iste bu yuzden Hukuki yukumlulukten korunmak icin entgre/discrete ureticileri veri sayfalarinda su kismi barindirirlar (sayfa 2);

The product contains gallium arsenide, GaAs.
GaAs vapor and powder are hazardous to human health if inhaled or ingested.
• Do not destroy or burn the product.
• Do not cut or cleave off any part of the product.
• Do not crush or chemically dissolve the product.
• Do not put the product in the mouth.
Follow related laws and ordinances for disposal. The product should be excluded from general
industrial waste or household garbage.

mobil telefon ureticilerinin sorumlulugu da “sakin kapagi acmayin garantisi tutmaz” vs gibi bir cunleyle ellerini yikayiverirler, isteee bu. ARGE'de cep telefonu tasarlayan muhendis arkadas bu sayfayi mutlaka gorecektir.
Ama bizim Bjorn ya da Birgit nereden bilsin bu lakrits gorunumlu entegre ya da transistorlarin bu kadar riskli oldgunu, hmmmm???.Kim korur Bjorn’u ve ailesini? Norvec devleti elbette. Unutma Norvec Amerikan tabiri ile “nanny state"’lerin anasidir. Vatandaslarini dogumdan olume koruyup kollayan. Senin verdigin link bi ABD kurumu. Adamlarin 2000 yil baslarinda cok ciddi yatirim yaptigi multi milyar dolarlik Gaas endustrisinin bi “paranoid Norvec devleti” tarafindan tehlikeye dusurulmesine, diger AB ulkelerine domino etkisi yaratmasina nasil izin verir? Elbette savunacaklar sattiklari seyin riski olmadigini, elbette uyduracaklar bi kiyamet alamet (teknolojiden kopacaklar) hikayesini. Internet’in cokusu gibi, yil 2000 bug’i gibi. Uzerlerine yoktur hype yaratmada ve isine geldigi gibi propaganda yapmada.

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 04:41

6) Dunya ulkelerinin arsenic trioxide(gaas tan daha zehirli), arsenic acid ve arsenic metal uretimi icin su linke bakalbiliriz. (Sayfa 3 tablo 3)

1999 da Arsenic trioxide miktarlari (metrik ton):

China 15 500
Belcika 724
Fransa 1410
Almanya 3

Pek de ayni gorunmedi bu miktarlar. Ab’deki uretim ceviz kabuguna sigmaz Cin’e gore.

Turkiye henuz Abde degil hatirlatayim. Turkiye’de oturmus can ve mal guvenligi bilinci var mi ki AB ulkeleriyle kiyasliyorsun? Hukuk kovboylarinin elinde talan olmus zavalli yasalarimizi karistirma bile derim. Ab en pis islerini Cin ve uzakdogu ulkelerine tasiylai yillar oldu, kisa mesafede de her tur toksik b*klarini bizim sahillere deviriyor zaten.

Bu adamlar "Denmark'ta azalmis sperm meselesinden korkusundan dolayi banliyor" olabilir tezimi savunan bi kanit mevcut. Oho oho. Sacmaliyo demeden once bi daha dusun.

yuregine su(!) serpecek baska bir tibbi makale'de de "gaas’in verildigi farelerde bagisiklik sistemi hucrelerinin islevini nasil etkiledigini "anlatiliyor.

Googlebook’tan su kitap da aci toxic gercekleri ortaya koymakta.

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 06:38

7) sakin olalim, durum “ciddi” gorunse de panik olmaya gerek yok. 5 milyonluk ufak bi pazar degil soz konusu olan. Gaascilara ve ve her yeri kirletmeye alismis elektronik devlere gore onemli olan “diger Ab ulkelerinin aklina bir seyler sokmamak” yani uyuyan devi uyandirmamak. Norvec bu oneriyi 15 aralikta sunacak, su anda halka acik bir tartisma, ve ocak1 2008de muhtemelen yururluge girecek. Sonrasi kimbilir ab bunu pilot proje olarak izleyecek, kimbilir kac yil sonra ab parlamentosuna gelecek de ab capinda bir banlanma soz konusu olacak. Ama sana bir haber vereyim, amerika’da ki gaas endustrisi de yavas yavas vestiyerden paltosunu almaya basladi. Nedenini madde 2 ve 5’te aciklayacagim. yavas olun yaaaa, tek tek gelin....

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 06:39

9)” mutlak bilimden, akıldan, izandan bahsedebilmeniz için …blah blah … didik didik inceleyeleceksin” demissin. Sen didik didik incelememissin ama!!! Cok adaletsiz ve onyargilisin be…. Yukarida yaptigim tartisma ve kanitlar mutlak bilimin tam da merkezinden, birinci elden gelmektedir, “cancagizim”. Haklisin ya, “aaazi olan konusmamali”, iyi ki benim “aazi”m degil agzim var. :-)))))

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 06:45

10) vay canina, iki satir yanit yazdim meger ne buyuk suc islemisim…halbuki mesela konunun basligini gaykedi de elestirmisti ona laf yok, bizi engizisyona yolladi. arkadas birden bildirgec emekcileri dayanisma ve yardimlasma dernegi baskani kesilivermis. :-))))) Ustelik "pat diye olur olmaz elestirilere maruz kalan diger yazilar adina" konusurmus hem de. Neyse.

Bak proxima bey kardesim, sirf KADIN oldugum icin benden KIBARLIK abidesi olmami ASLA isteyemezsin. Ben sizli bizli teferruat li Osmanlica kelimeleri samimi bulmuyorum kardesim var mi bi deiyecegin. Burasi TEKNIK bir portal ve herkes goruslerini, ISTEDIGI USLUPTE belirtme hakkina sahip. Anladin mi baby boy? Bence sirtindan Icarus kanatlarini cikarsan iyi olur, egon tavan yapmis; ucuyor da ucuyorsun… in bakayim bizim seviyemize. :-)))))

Bir yandan “kibarlik” bekliyor, ote yandan gemi yapimi teknolojisi disinda bir kapsamda “kic” kelimesini kullanarak kendinle celisiyorsun. Cik cik cik …

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 06:56

lanet olsun proxima senin yuzunden tezimi yazamadim. beni mesgul ettin!

neyse, son bolum, madde 2 ve 5 uzerine olacak. "nail in the coffin" tabiri caiz ise hehe.

:-))))))

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 07:00

hepsini okudum ama ucunu kaçırdım tartışmanın.. söylenenleri tekrarlarsam affola..

ilk önce burası olayın resmi sitesi.. buradan ulaşılabilecek Draft regulation, proxima'nın verdiği dökümanın ilk 4 sayfasını kapsıyor ve norveç'in tutumunu özetliyor.. RoHS bu konu gündeme gelince bir makale yayınlamış.. oradan alıntı yapacak olursak;

"Although the legislation will apply only to Norway this is likely to become the new defacto RoHS standard for Electrical and Electronic companies exporting to Europe as few companies will make a variant of a product solely for one market. The alternative is always there - don’t ship to Norway."

pilot uygulama ya da değil, sizin şirketiniz avrupa'ya mal veriyorsa, ya norveç'e satmayacak mallarını, ya da norveç'in kurallarına uyup onlara da satacak.. kimsenin iki ayrı ürün yapacağını sanmıyorum.. komik derecede fazla olur masrafı..

bilişim teknolojisi konusuna gelirsek.. şu var ki gerçekten yazıda verilen kaynak haber'de "kendini bilişim dünyasından soyutluyor" diyerek biraz magazine kaçmış, zira bu tamamen yazarın yorumu ve hiç bir resmi görüş yok ortada.. ancak, norveç'in bu kararı, ki adı pohs, tüm "consumer products" ailesini kapsıyor.. hariç tuttuğu konular; taşıtlar, gıda ürünleri ve bilişim sektörüyle pek de ilgisi olmayan, şimdi hatırlamadığım bir iki sektör daha.. onun dışında norveç vatandaşının kolundaki dijital saatin bile pohs uyumlu olması gerekiyor artık..

bu durumda, "soyutlama" yorumu biraz dramatik kaçsa bile gerçekten çok da uzak değil.. dediğim gibi, ya uyacaksın, ya da norveç'e satmayacaksın kardeşim.. 1 ocak'ta sunulduğunda avrupa birliği'ne, hemen kabul edilir de yürürlüğe girerse ve bütün avrupa'da destek görürse o zaman firmaların pek bir çaresi kalmayacak.. ama sürüncemede kalırsa, ya da direk reddedilirse, norveç'in tek başına bunu sürdürecek hali olduğunu hiç sanmıyorum.. ki zaten dikkat ederseniz bu öneri temmuz civarında ortaya çıkmış ve bürokrasi için inanılmaz bir hızla ilerlemiş.. halk bazındaki test süresi bile bir iki ay sürmüş.. norveç sanıyorum ki bu durumdan darbe yemekte.. ve "ne olacaksa olsun, şu olay artık çözümlensin de, kim kime uyacaksa devam edelim işimize" diye düşünüyorlar bence

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..
normandy  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 09:37

sonuç olarak icatlar ya zorunluluktan ya da tesadüfen bulunuyor bu da demekki mutlaka yerine geçilecek bir şey bulurlar. sonuçta bu kadar telefon vs benim spermlerimi, sonraki neslimi tehdit ediyor.
Bence akıllıca, yaşamayı seviyorlar demek ki.

Hengame | Oyundan biraz fazlası Site açıldı! Beta yayınında. Koray KIRCAOĞLU | SinirAdam the box said 'requires windows 95 or better'. so I installed linux.
mnc  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 09:44

@proksima boşver abicim, kendisi başka hiç kimsenin bilmediği şeyleri biliyor gibi davranıyor, hafif.org'ta da benzer bir tartışma yaşanmıştı hehe =) cahillik işte. :P

"kafkaslı, zeki, seksi bir erkek olarak ve aynı zamanda kültürlü olduğum için" :P bu tür şeyleri mazur görüyorum. hepinizi bir arada yakalamışken yanaklarınızdan da öpüyorum!

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 09:58

@proksima
oohahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahah
hahahahahahahahahahahahahahahahahahahahaha!

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 10:18

sayın @proksima
Bence bu konuşulanları lünpen bir s'idik yarışı olarak nitelendirmen, ne kaynaktan mülhem bilmem ama yapılması gereken en son şey bu işi sonunu bırakmaktır. Bu bana bir ingiliz deyimini hatırlattı

Türk gibi başlayıp, ingiliz gibi bitirmek

Aslında üslup ve bilginin değerlendirilmesi farklılıkları mevcut. Fakat asıl sorun olayın tez-antitez boyutundan boyutundan alınıp çemkirme boyutuna dönüştürülmesidir. Dinlemek ve argumentum ad hominem*'e kaçmamak bu iki arkadaşımıza nacizane tavsiyemdir. (sonuçta bizde bu işten nemalanıyoruz)

Ampouble  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 14:49

bildiri iiçin teşekürler.

yorumlara gelince 'norveç norveç olalı kendilerini bu kadar düşünen bir topluluk görmemiştir'.

yanlış anlamayın konu güzel fakat o kadar uzun yorumları okuyamıyorum. zaten bu bildiriye girenler üst dudak ve alt dudak arasını iyice açarak OHA demiştir :)

neyse herkes sağlıcakla bildirgeçi bildirilesin...

SCAR TISSUE  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 15:05

bildirgeç olarak norveç'e savaş açalım!

Ege  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 15:32

ege bence savaş açalım oraya gidince niyetimiz değişsin sevişelim :P nasıl ama?

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 15:40

@scar tissue
O zaman ben alatlı'nın bir sözü daha alayım. "Aydınlama değil merhamet"ten gogol üçlemesinin ilk kıtabından

Türk, dünyanın emniyet subabı olabilir.
Ampouble  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 15:50

Ulan proxima! Bastaki ilk paragraf gercekten samimiydi, konu secimi yani. Ama hitap mis kibarlik mis, guya benim uslubumu degistirttigini dusunmus de hayal kirikligina ugramismis… geciniz bu sahte kirilganliklari…. Ben uslubumu ASLA degistirmem, baskalarinin da (sahsima kufur disindaki oda hukuki risk tasir) uslubuyla degil , yazdiklarinin icerigiyle ugrasirim. Bastaki uslup degisikligi cok ince bir alay iceriyordu; alas; sende mizah anlayisi yok ki bunu farkedesin… yazidaki nice alaya eglenerek gulesin.

Ingilizce’de bir seyi oldugu gibi, literal anlamda cevirmek dogru degildir. Kaldi ki sen oyle bile yapmamis, olayi bir kiyamet alamet noktasina getirmissin. Ben sana bunun neden oyle olamayacagini denyimlerimle acikladim. Bana tesekkur edecegine inatla ayni noktadan kendini savunuyorsun. Yoksa sen bi bot musun?

Kalkıpda siteyi "magazin" mertebesine indirerek…. Demissin, vay be gozunde amma buyutmussun adamlari…sonra da bak guncel haberler icin faydalidir demissin… yani “magazin” oldugunu kabul etmisin de bi turlu cikmiyor agzindan.

Evet proxima, eetimes bir TRADE MAGAZINE (bak listeye)
Bunu ben uydurmadim, bu sahada 40+ senelik uzmanligi olanlarin coin ettigi bir terim. CMP adminini yakindan taniyorum, seminarlarinin iceriginin endustri bazinda birbirini koklamaya yarayan bi orgy oldugunu sokaktaki ali ile ayse bile biliyor. Regulasyonlarla ilgili haberleri bu tur endustride taraf tutan satilmis magazinlerde okudugunda verilen bilgiyi tarafli bilgiden ayiklayacaksin. “Take it with a pinch of salt” derler. Haberi aldin mi, haberin ciktigi asil dokumanlardan baska ciddiye alacak bir sey yoktur, cunku yaninda yazilan hersey trade magazine’nin sponsoru olan firmaya gore degisir. Anladin mi durumu simdi. Eger ben bi hukumetsem haberi sadece eetimes’dan aliyorsam ayvayi yemisim demektir J)))) . Resmi gazeteyi karistirma. Resmi gazete her gun katledilen anayasaya yakilan resmi matemdir. Yasalarin sehit listesidir, hic gelmeyelim oralara.

Evet uluslarasi consortiumlar bir araya gelip bazi karar alirlar sonrada regule eden bi kurum esliginde kural haline gelebilir. Mesela 802.11, 3G vs standardtlari gibi. Ama IEEE esliginde. Hersey bilimseldir, tartismalar firmalarin kiran kirana guc dovusu olmasina ragmen. Sen ticari magazinle asil aktif karar alan ticari kurumlari neden karistiriyorsun anlamadim. Ben burada ticarete karsi degilim ki, sadece magazinin belli ticari amaclara hizmet ettigini, politik ve tarafli oldugunu soyluyorum. Haberleri literal anlamda okumayacaksin diyorum. Satirlarin arasini okuyacaksin diyorum.

Teessuf ederim. Kuzeyde yasamis olmamin hersey hakkinda atip tutmaya “dogal hak kazanmak” “fetva”… bu ne demek ya? Ben adamlar zil zurna geberene kadar iciyorlar diyorum, sen fetvadan haktan falan bahsediyorsun. Sarhos diyorum, sarhoslar. Anladin mi? bunun genellemeyle ilgisi yok. Tum Iskandinavlar sizana kadar iciyorlar.

Ilk elden demek, bu olayin icinde yasamakla alakali. Ab'nin en buyuk entellektuel malvarligi ureten bilimsel merkezindeyim.

goruntu ve imaj bilmemne.. bunlar kuru onyargilar proxima, norvecliler bir karar aliyorlarsa bunun kesin mantikli bir nedeni vardir, bak mnc de oyle bir yanit vermis; imajla bilmemneyle alakasi yok. Adamlarda muthis bi sperm sayisi korkusu mevcut. Gaas dan tut batan nukleer denizaltina kadar kanser yapan ya da sperm sayisi dusuren her toxic maddeye korkuyla bakiyorlar. Cunku adamlar oluyorlar nesilleri tukeniyor anladin mi. Boyle kararlarda genelde norvec dik baslilik yapar, diger iskandinavya ulkeleri norvec'i ab de iskandinavlari izlerler zamanla. Isin dinamigi boyle.

Gaas’in carcinogenic materyal oldugunu o kadar delillerle gosterdik hala kanserle ilintilendiremiyormusun. Gosterdigim paper binlerce toxicology makalesinden sadece bir tanesi. Yari iletken veri sayfasi uyarilarini da mi iplemiyorsun? Bulup sana illa human immunology paperlarini mi arastirmami bekliyorsun? Pes valla. Ac bak medikal jurnallari biraz da sen arastir. Google kitap linkinde de yaziyor ac oku. Ayrica gaas entegrenin buharini solumak icin cekicle vurmak yetiyor, tornavidayla kapagi acip entegreyi yutmaktan daha buyuk bir olasilik.

Verdigim link 2007 ekim olmasi bu haberin taze olmasindan baska neyi gosterir anlayamadim. Amerikan gaas endustri elbette belli bir kac yerde kalmak zorunda, cunku gaas en cok Dod tarafindan radar uretiminde kullaniyor. Dunya tarihinin bu kanli surecinde, savaslarin peak attigi bi zamanda yasiyoruz. O haberin geldigi yerin yorumlarini degil sadece haberi gosteriyorum sana. Gaas firmalari cikis yapiyor diyor. Aman cikis yapiyor kiyamet kopacak elektroniksiz kalacagiz demiyor! Tekrar edeyim “Take it with a pinch of salt”!!

Arsenik yonunde verilen numaralar senin Ab'de uretilen toksik madde miktariyla Cin’le yarisamayacak kadar az olduguna dair bir bilgiydi. Yanlis anlamissin.

Onyargilarinla ugrasmaktan asil konudan uzaklastik be proxima. Madde 2 ve 5 bi dahaki sefere kalacak….elektronik disi arsenik konusuna aciklama geliyor.

PS: bbc’ den alinti yapmamak, jargon kullanmamak. Iyitten sacmalamissin. “Wired” kelimesini kullanmayacakmisiz… arkadas oyle buyuruyo… O zaman bildirgec iceriginin tumunden jargonu cikar, geriye ne kaliyor bir bak bakalim.

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 17:30

@clicia x!!! :P

var bor du nånstans? var jobbar du?
du snakkar bara skitsnack!
dina ointressanta meningar gör folk uppmärksamma!
jag kan slå vad om att alla vet google bättre än dig!!

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 17:47

insnalar merakli maymunlardir. merak her zaman yapici degildir. Youtube'da cep telefonunu jackass usulu harap edenleri seyrederseniz anlarsiniz.

bak bakalim hangi yontemlerle gaas buhari olusurmus:

Destroy Your Mobile Phone

Smashing A Mobile Phone

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 18:01

terbiyesiz duduklutencere pilotu. o zaman sen yaz da gorelim google'dan!!

dodu äror enon idodiotot.

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 19:10

Clicia x ben sana hakaret ettim mi hiç? =) hm? hemen o maskeni çıkarıp vahşice bana idiot diyorsun sen? delimisin sen? sana kimse yüz vermiyor mu? ne bu şımarıklık? hahahah

düdüklü tencere diye asıl sana derler! ahahahah terbiyesiz yüzeysel şey! bu kadar adam var onlar hiç böyle bişey dedi mi sana?

eee aileden alınan eğitim eksik olunca böyle vakalar çoğaldı. terbiyesiz cliciax! aksi geçimsiz ve terbiyesizsin! =) iyi ki senin gibi bir insan değilim! :P

ayrıca çok cahil ve görgüsüzsün! daha doğru düzgün yazamıyorsun bile! yarım yamalak ingilizcenle birşeyler zırvalayınca çok gülünç oluyorsun, hele o son yazdığına bittim!

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 19:19

du snakkar bara skitsnack! ne demek caydanlikpilotu? sensin bullshit konusan. sen hafif'te agzinin payini almistin, burada da isteniyorsun. kuyruk acisiyla ancak birileriyle birlik olup bir sey soyledigini saniyorsun. o derece korkak ve beceriksizsin yani. agzini acinca hava cikiyor. neymis yarim yamalak ingilizce, duduklutencere bozmasi, goster de gorelim. sen zaten bitmissin oglan cocugu.

proximas yaziklar olsun. sandigim gibi ciddi bir insan degilmissin. koseye sikisinca sen de yilisikliga vurdun. teknik konuda elestirilmeye hic ama hic acik degilsin, isi ego boyutlarina tasiyorsun.

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 20:50

Üzgünüm Clicia x, öyle görünüyor ki istenmeyen kişisin... :)

hyro  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 21:07

elestiri kaldiramayan egoist adam elbette dogrunun soylenmesini istemez hyro. ben konustugunun arkasinda saglam duramayan, yilisan adamlarin gorusunu neden ciddiye alayim ki. sizin beni kabul edip etmediginiz cok umurumdaydi sanki!

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 21:14

Clicia x ne demek? (cahilliğime verin)

Bir de "dodu äror enon idodiotot." nece?

hyro  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 21:23

cmp gibi uyduruk habercilerle dost oldugumu nereden cikardin? kendileriyle takismisligim var ve taniyorum. Erisimim birinci elden diyorum, entrepreneur, endustri ve akademi ile yuzyuze gorusmekten bahsediyorum. boyle bir konum kimseyi kutsal veya akilli yapmaz gulunc oluyorsun.

mosyo proksima, ben hic bir zaman akilliyim demedim, yalan soyluyorsun. en az senin kadar geri zekaliyim merak etme! ayrica bosuna ugrasma, ben kisilerle degil konularla iilgileniyorum. bandwidth istrafi olmadan git bence de. guzelim konunun icine ettin!

Clicia x  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 21:26

Abilerim, ablalarım...

Burada birbirinizi yemektense güzel beyinlerinizi neden daha yararlı yerlerde kullanmıyorsunuz...

Bakıyorum da yorum alanı açılan her sitede ve forumlarda bir tartışmak için heves, kavga gürültü...

Hepimiz kardeşiz... Norveçteki kurşun seviyesinden geldiğimiz noktaya bakın. Ayıptır...

16 yaşında bir bebe olarak :), sırf sizin için bir tartışma sitesi kuracam... Bildirgeçi egolarınıza kurban etmeyin... Neyse çok konuştum...

Unutmayın; Alttan almasını bilmekte büyük bir erdemdir...

"Kim bir mümin kardeşinin ayıbını örterse, Cenab-ı Hak da ahirette onun ayıbını örter."

hyro  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 21:39

@hyro, norveçte kurşun ala ala beyin kalmamış bunda! hahahah yılışıkmış! kendisi küfrediyor ondan sonra bir de iftira üstüne iftira! bir de tanımadan etmeden ingilizceni görelim yok aç görelim felan... bunlar çok seviyesiz, hatta yeryüzünde bunu ölçebilecek bir birim yoktur heralde!

\

cliciax şimdi sen konuyla ilgileniyorum diyorsun ama bırak konuyu nickimizden tut, kendi yakıştırmalarına kadar her ne yazmışsan tamamen hakaret ve seviyesiz, sığ, görgüsüz, terbiyesiz, ahlaksız, elverişsiz, edilgen, çalıngan, yamulgan, kırılgan, agresif, depresif, kompülsif, denejere... oooyyhh yoruldum! halbuki kaslı ve atletik olmama rağmen bunları yazmak bile beni yordu. gerisini sen düşün gayrı alyazmalım! hahahah

hafifte kuyruk acısı gibi bişey okudum heyecanlandım! hadi dürüstçe söyle! ititraf et! sende kuyruk var değil mi? kedimisin sen yoksa? pazar günleri keyfinden kuyruğunla oynamak en büyük hobilerin arasında mı yoksa? yoksa! aman allahım! herkesin kuyruğu var da benim mi yok!

ayrıca proximayı tanımıyordum bile! bu sitede senin gibi seviyesiz yazarak hasbihal olmaya çalışan insan sayısı çok az bu konuda seni temin ederim!

bak arkadaşım, senin sinirler cidden çok gerilmiş, bayağı bir darbe almışsın psikolojik açıdan. bari bu zamana kadar dinlemedin bundan sonraki cümleleri 1 defa oku! bunu yapabilirmisin? lütfen! gerçekten herkesi bu şekilde bir tarafa koyup etiket yapıştırıp, kafana göre anlamlar yüklersen çelişki ve zıtlığı yine kendi içinde yaşarsın. sonuçta kendi kendine zarar vermeye başlarsın ki, ben başlamayı geçtim, geç bile kalmış olabileceğimizi sanıyorum. ama hiç bir şey çözümsüz değildir. gerçekten seni tanımayan ancak seni dinleyebilecek insanlar bulur ve onlarla konuşursan bir öz eleştiri yapabilirsin. ne olur önyargılarını ve özellikle tekrar eden düşüncelerini bir kenara bırakmaya çalış. burası bir bilgi paylaşım sitesi, kavga etsen bile bir şeye yaramaz. eğer içinde 1 gram sağduyu kalmışsa bu yazdığımı dikkate alırsın, ama yok sağduyu gramla ölçülmez gibi bir tümceyle cümle kuracaksan....

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
ufopilotu  |  (0 puan) 28 Kasım 2007 22:17

Dikkat.. velhasıl olayı başından beri izlemekle iştigal ve bir çok şey öğrendiğim için (kastım @clicia x ve @proksima'dır) manevi olarakta tarafımdır. Ama halk edebiyatımızdan damıtarak söylersem "Ozan gördüğüne çalar" şiar'ı üzerinden belirtmem gereken bir şey var. Olay yapılan "kişilik" ile ilgili yorumlar üzerinden "sosyal şiddet" boyutuna döküldü. Bu iki taraflı olarak işleyen bir hal aldı. Bu @proksima belirttiği tdk'nın birinci anlam olarak verdiği sert tartşma ortamından, gerçekten halk arasındaki anlamına ağız dalaşına döküldü. Lütfen akıl, dimağ, us, şuur, muvazene, muhakeme adına lütfen. Bi son verin. Lütfen yani... manidar bir hikayedir 19. yüzyılda İstabul'a gelen bir protestan misyoner "Doğlular, camiden çıkıp gölgelik bir yerde nargileleri tüttürürken sonuç alamıyacakları tartışmaları girmeyi çok seviyorlar" demiş. Olayın sonlancağı nihai mecra bu olmasın. (benim burada ki olaya dahil olma sebebim bir sonraki aşamanı sinizm ve birbirinden husumet neşreylemenin olacabilieceği sonuçlara minval vermemek içindir. Yoksa bende bilirem ki, haddimi aşmaktayım. )

haşiye: Benim kulladığı sosyal şiddetin ağır bir nitelendirme olarak algılanırsa -ilgililere- önerim bir de şu kitaba göz atılmasıdır.Sosyal Şiddet ve Türkiye Gerçeği

Ampouble  |  (0 puan) 29 Kasım 2007 02:36

sayin ampouble durumun analizini yaptiginiz icin tesekkur ederim. Evet, yukaridaki sacma boy gosterisini ciddiye almadan konuya donelim.

Ne diyorduk?

Madde 2

Efendim gaas banlanirsa bilisim dunyasina norvec'in kapilari kapanirmis. Hayir efendim oyle degil. Ilk yanitimda gaas’in yerine yeni teknolojiler gelistirildigini soylemistim ve buradaki haddini bilmez zat tarafindan kursun yagmuruna tutulmustum. Hatta insanlar sirf "gaas yerine baska teknoloji gelistiriliyor olamaz" gibi cok garip yorumlarda bulunmuslardi.

Gaas’a alternatif teknolojiler son 30 yildir gelistiriliyor. Bunlardan en onemli ikisi complementary metal oxide semiconductor (cmos) ve silicon-germanium (sige).

CMOS ezelden beri digital devrelerde mantik, kontrol, hafiza vs iceren entegre devreler idi. Biliyorsunuz CMOS son derece entegre edilebilir, tum farkli fonksiyonlar ayni metodla gerekirse tek chip’in icine toplanabiliyor. Fakat yakin zamana kadar bu sadece digital/dusuk frekans analog devreler icin gecerliydi. Simdi 30 yildan fazla suren bir ARGE eforuyla bu tamamen degismek uzere. CMOS yuksek frekansta analog devre tasariminda kullaniliyor. Mobil telefonun almac kismi, piezoelectric/transducer/yuksek performansli devreler haric, CMOS sayesinde tek chip icinde birlestirilebiliyor. CMOS transistorlerin boyutlari gittikce kuculuyor ve performansi daha dusuk voltajda ve daha iyi olabiliyor.

Sige heterojunction bipolar transistor ve CMOS transistorleri ayni yerde yapmaya saglayan bi teknoloji ve git gide gaas'tan daha ucuz hale geliyor. Yuksek frekanslarda da gayet super performansi var.

Yakin zamana kadar gaas’in ustunlugu gondermec uzerinde yani telefonunuzun baz istasyonla haberlesmesi icin gerekli olan yuksek cikis gucunu saglayacak yukseltecinde (PA) ve baz istasyonun PA’Sinda akullanildigini goruyoruz. Nedeni , gaas ureticilerinin dillerine doladigi 40% PAE (power added efficiency)nin alternatif teknolojiler tarafindan bugune kadar basarilamamasi ama o d adegismek uzere! Su linkde gaas in sige ve cmos tarafindan nasil tehdit edildigini goruyoruz. Not: makale bir gaas firmaya ait, o yuzden gaas’tan elbette umudu kesmek istemiyorlar. Ama ister istemez gelismeleri dokumante ediyorlar.

Ama zaman ilerledikce olayin cehresi degisiyor. Su linkte Sige'nin gelismesini ve ucuzlamasini goruyoruz. Sige nin yavas yavas gaas’in coplugunde otmeye baslayan ve gaas’in fonksiyonun giderek daha yuksek frekanslarda ise yaramasina sebep olan bir gelisme icerisinde oldugunu dokumandan alinti asagidaki figur cok guzel gosteriyor(linkteki dokuman sayfa 7 de daha net gorunuyor). Not: Bu da Sige firmasi tarafindan yazilmis.

\

Yani iki yazi da tarafli. Neymis? Take it with a pinch of salt!

Yani olay senin ne tur bi haberlesme standardina gore alet tasarladigina bagli. Mobil telefonun dusuk frekanslarda ve dusuk guclerde calisiyorsa sige ve cmos gaas’in tahtini ele gecirmek uzere. Hele cmos, mems’le beraber bluetooth gibi tasarimi kolay standardlarda kullanilan full entegre tek teknoloji durumuna gecebilir. Cok yuksek frekanslarda calisacaksan, ki bu da ulkeye gore radar bantlari olur genelde, gaas kullanilabilir. Ama merak etmeyin yuksek frekanslarda da yeni alien teknolojiler gaas’i tehdit ediyor. Bunlar gallium nitride (gan) ve indium phospite (inp).

Gelelim madde 5’e.

Norvec neden sadece elektronikteki gaas kullanimini banliyor. Niye soyliim mi. yukaridakilerin isiginda ac bak bakalim 5 milyonluk norvecin ne gibi bi kazanci olabilir . ben cevabi yukarida vermistim. Norvecin en az iki cok basarili sige ve cmos fabless firmalari var.

Nordic Semiconductor

Chipcon AS (texas instruments’a transfer oldu)

adamlar tipki ingileteredeki bluetooth pazarina cmos entegre tasarlayan csr gibi, Sige-CMOS pazarindan guzel bir dilimi de kendilerine istiyorlar da ondan. O pazara yol acmanin en kolay yolarindan biri, once rakip gaas kullanimini banlamak, sonra iskandinavlarin sonra ab'nin ve belkide dunyada diger gelismis ulkelerin (japonya, kanada vs) bunu izlemesiyle yaratilacak bi domino efekti. Gaas banlaninca elbette onlar da sige ve cmos tasarimlarini satacaklar dunyaya. o yuzden diger endustrilere karismadan, elektronikten banliyorlar gaas'i.

kurnaz herifler ama degil mi. helal olsun. Daha iyi bir aciklama getiren olursa dinlemek isterim. Benim bir cimdik tuzum hep burada ;-)

Clicia x  |  (0 puan) 01 Aralık 2007 05:20

poxy mama gecmis baska threadlerde clicia'ya "hoyt var mi benim gibi erkek" tadinda zihin masturbasyonu yaparken bu thread'e deginmis, iyi olmus.

en son yazdigim teknik iddia'ya cevap veremeyen defteri durulmus poxy, kuyruk acisindan ne yapacagini sasirmis, tarikatci cuhelayla anti-clicia orgy yapma durumunda.

allah bilir bi gaas foundry'nin icine ayak atmamis bu uber-maganda vatandas, hicbir teknik yandas bulamayinca sagda solda gordugu hatunlara "alet show" yapmaktan baska caresi kalmamis.

vah vah.

Clicia x  |  (0 puan) 27 Aralık 2007 21:27

benim yukarida gosterdigim linki yeni bir sey gibi gostermisin, yazimi iyi okudun mu bre Allah'in bir numarali uckagitcisi. Bak bakalim yukarida ne yazmisim:

" Su linkde gaas in sige ve cmos tarafindan nasil tehdit edildigini goruyoruz. Not: makale bir gaas firmaya ait, o yuzden gaas’tan elbette umudu kesmek istemiyorlar. Ama ister istemez gelismeleri dokumante ediyorlar."

sen tut, benim koydugum bir linkin sadce anafikrini, neden oyle dediklerini tartismadan, kaynagini iyice anlamadan koy.

Adam bir GAAS foundry calisani sayin poxy, elbette "Ah yok GAas'in pabucu dama atilacak" diyecek kadar salak mi!

ben o yuzden endustri'nin SiGE tarafindan da kanit verdim ve

TAKE it with a pinch of salt

yani GAas foundrysi GAas'i, Sige firmalari Sige'yi savunacak diye bagira bagira yazdim yukarida. ama sen bu ilintiyi yapamayacak kadar basit dusunuyorsun, muhakeme yetenegin yetmiyor belki de. Sen bir tartismayi iki taraftan da belge vererek yurutebildin mi? hayir.

o zaman otur oturdugun yere. leblebiyi yutan sensin!

Clicia x  |  (0 puan) 27 Aralık 2007 23:54

Ikinci yanitinda arkadas nereye saldiracagini bilememis. Sige meselesi yukarida aciklandi, oku, bir daha oku, gayret edersen anlarsin.

Sonra Tutmus hafifte'ki bir thread'i buraya tasimis.

Vay IEEE bir meslek odasi statusune indirilmismis. Benim oyle bir iddiam nerede oldu goster bakalim, bekliyorum.

IEEE nin acilimi nedir?

"About IEEE

A non-profit organization, IEEE is the world's leading professional association for the advancement of technology.

The IEEE name was originally an acronym for the Institute of Electrical and Electronics Engineers, Inc. Today, the organization's scope of interest has expanded into so many related fields, that it is simply referred to by the letters I-E-E-E (pronounced Eye-triple-E). "

Dunyanin en buyuk muhendislik kurumundan bahsediyoruz burada. Ve Prof. Onural bu kurumun ve Turkiye'nin profilini yukselten gurur duydugumuz, cok kiymetli bir akademisyenimizdir. Ama kendisi sonucta bir muhendistir, muhendis olmak ayip degil, gurur duyulacak bir unvandir.

EGer bilim adami ile muhendis arasindaki farki bilmiyorsan sunu oku:

"Scientists versus engineers

Engineers and scientists are often confused in the minds of the general public. While scientists explore nature in order to discover general principles, engineers apply established principles drawn from mathematics and science in order to develop economical solutions to technical problems.[4][5] In short,

scientists study things whereas engineers build things.

But there are plenty of instances where significant accomplishments are made in both fields by the same individual. Scientists often perform engineering tasks in designing experimental equipment and building prototypes, and some engineers do first-rate scientific research. Mechanical, electrical, chemical and aerospace engineers are often at the forefront of scientific investigation of new phenomena and materials. Peter Debye received a degree in electrical engineering and a doctorate in physics before eventually winning a Nobel Prize in chemistry. Similarly, Paul Dirac, one of the founders of quantum mechanics, began his academic career as an electrical engineer before proceeding to mathematics and later physics. Claude Shannon, a theoretical engineer, founded modern information theory."

Prof. Onural simdi kuantum fizigi yapmaya veya information theory ile ugrasmaya baslasaydi anlardim. Ama uzmanlik sahasi Sinyal islemeciligidir, AB'nin IST projesi 3DTV koordinatorudur, bu proje bir teknoloji projesidir, bilim degil!

Clicia x  |  (0 puan) 28 Aralık 2007 00:21

merak etme, senin gibi kalinkafalilar icin degil, bunu anlayabilecek, tartismayi bilen, birikimli insanlar icin yaziyorum. okumayacaksan neden arkasi bos iddialarla, kapsam disi alintilarla saldiriyorsun?

Clicia x  |  (0 puan) 28 Aralık 2007 00:25

ben her zaman bilmeyene ogrenmesi icin acik kapi biraktim ve bildiklerimi paylasmaya her zaman gayret gosterdim.

her zaman da, acaba karsidaki bana yeni bir sye ogretebilir mi diye opti,mist beklentilerim oldu.

bu kadar guzel ve ilginc bir konuyu gundeme getirdikten sonra, problemin her ne idi ise, konuyu zevkle tartismak yerine, seninle ayni fikirde degil diye kisisel dusmanlik boyutlarina tasidin. su harcadigin enerjiyi cok daha ikna edici, kaliteli tartismalara harcayabilirdin ama yapmadin.

sen buyuk bir hayal kirikligisin.

Clicia x  |  (0 puan) 28 Aralık 2007 00:38

ben kendilerine şu filmi öneririm, ayrıca yayınlıyacağım bildirimde anlatcam, filmi......
I'm a Cyborg, But That's OK, ayrıca buradan...

gerçekten @proksima'nın serimlediği gibi clicia x mahlaslı kişilik bir cyborg.

Ampouble  |  (0 puan) 28 Aralık 2007 00:45

ya öyle bir battım ki sorma, boğazıma kadar..... yaw o değil ahkam kesiyordum neler varmış neler. ebcekte 9 hatamız varmış meğer. Ama çok sağlam filmler buldum. Şu anda liste dünya filmeleri listesi şekillendi de bir kaç japon sinemacı izlicem, yaşanılan döngüyü anlatmak için. "Ozu" ve -sizin favoriniz- kitano'nun filmlerinde oynağı, en önemli esinlenme noktası "nagisa oshima" kaldı. kenji mizoguchi'nin filmlerini çok aradım. biraz daha süre lütfen...............

Ampouble  |  (0 puan) 28 Aralık 2007 01:03

onu bunu bilmem ama proksima iyi para yapacak bu yazidan. kiskandim :)

cezass  |  (0 puan) 28 Aralık 2007 01:36

teknik konudaki eksikligini yazina yanit verenlere kisisel saldirilarla kapatmayi dusunecek kadar alcak bir sahissin.

bu konu Rohs direktivinin Turkiye ile ilgili kisimlarini tartismak icin gecis olabilirdi, ama ne sen tartisabiliyorsun, ne de baskalarinin yanitlarina civitmadan cevap verebiliyorsun.

lanet olsun senin gibi trollara!

Clicia x  |  (0 puan) 28 Aralık 2007 03:50

@clicia x
Aslında sölediklerimin telmihinin mahiyet olarak zemin bulamıyacağından bahsediyorsan, "Hep süper, hem de insancıl olunamaz", amanne efendim. Ama benim asıl dikkat çektiğim bu kadar geniş muktebasata sahip bir toplumun bu kadar saf dil hale gelmesine dikkat çekiyorum. Ama toplumun menşeii vardır ve geçmişi geleceğini yön verir. Bizim machiavellici bir tutumu siyaset olarak benimsememiz, Churchill'den mülhem

"Eğer yenemiyorsam, yanında olurum"

tarzı bir üslupla davranışlarımızı şekilledirmemizden rahatsızım. Bunun dünyanın benimsediği "kabullenilmesi" gereken bir tarz olduğunun orta seviye bir insana "olağan" olarak aktarılmasına karşıyım (Sözüm meclisten dışarı).

İkinci olarak bahsettiğin bir kavram,

"inherently corrupt"

Bu insanın kültür hayatına sonradan girmiş bugünün dünyasının artık resmi ideoloji olarak lanse edilen "liberalizm**"in -belkide ne önemli- düşünürlerinden ahlak profesörü adam smith'in sıklıkla kullandığı bir kavramdır (Kendisinin İngilterenin 17. yüzyıl düşünürlerini etkileyen deizm etkisinde olduğu düşünülürse, sav'ları kendi içinde tutarlıdır.) Burda esas olarak bugünün dünya koşullarını şekillendiren homo economicus tabiridir (Linkten homo economicus hakkında fikir edinilebilir, ingilizce için burdan). Burda dikkat çekilen nokta "insanın isteklerinin sonsuz ama dünya kaynaklarının sınırlı olduğu" ve bu bilgi üzerine bir bilim dalı oluştu. İşte tam bu noktada amerikalı antropoloğun afrikalı yerliler arasında ki ilişlileri incelen bir kitabı yayımlandı. Yaklaşık olarak dini intibah diye tabir edilen avrupa'nın buhran çağında. Ve bu kitaptaki bilgilere göre ilkel bir kabile toplumu inceleniyor. Avcı-toplayıcı yaşam için gerekli olan alanda 4 kabile yaşıyor. Aslında antropolog'un gözlemine göre bir kabileye bile yetmeyecek bir alan. Ama 4 bölgeye ayrılmış ve herkes ayrı bir bölgede yaşayıp avlanıyor. Gerektiğinde birbirlerinde bölgelerinde avlanabiliyorlar (izin dahilinde), herhangi bir kıtlık veya açlık sıkıntısında yiyeceklerini paylaşıyorlar. Ve eğer bir kabile saldırgan ve başka kabilelerin nufüs alanlarına saldıran kabile için kabile kurulları bir araya geliyor ve çevre kabilelerden yardım alınarak saldırgan kabile yok ediliyor -çok ağır şekilde- (Hatırladığım kadarıyla ergen olan hatta çocuk olan bütün erkekler öldürülüyor, kadınlarına el konulup ganimet olarak dağıtılıyor, bu uygulama sayesinde evlencek olan ama parası olmayan erkekler "bedavaya" savaştırılıyor). Aslında burdaki tutum ilkel komünizm olarak adlandırılıyor. Aslında bu kadar bilginin bize düştüğü ezcümle " homo economicus" ve "inherently corrupt" tabirlerinin sonradan aşılanan bir bilgi olmasıdır. "megamachine" nin kuramı olmasıdır. Ve bu tür köleliğin gelişim ve "yaşama" için gerekli olması mısırlılarla başlar. Aslında piramitlerde bunun göstergesidir.

megamachine: mekanik araçların insani işlev ve amaçlardan koptuğu aşamaya*

Bu tez sonradan Roma'ya geçmiş ve adına "colossi" denmiştir. Asıl amaç insanın sisteme hizmet etmesidir. Ve sistemin teklememesi için insanın hareket ve yaşamı sistematikleştirilmeye başlanması da, bu zamanda gerçekleştirmiştir (Tabii bu nizam ve intizamın, hukuk şekillendirilmesine de sebebiyet vermiştir.) Ama asıl sorun modern dünyanın ve gelmiş geçmiş bütün zamanları sıkıntıda bırakan insanları şifozreniye iten bir sorun yaratmıştır.

Menşeii sorgulanmayan doğrular

işte bu sorun en büyük teklemeyi yaratan ussal dejenerasyona yol açmaktadır. İşte bu "kitle kültürü" yada diğer adıyla "popüler kültür" olaraka adlandırılan paket halinde "doğruluğu kabullenilmiş" hayatlar yaratmıştır.

Beni aslında "romantik" olma üzerinden eleştirmişsin doğrudur da ama "doğruluğu kabullenilmiş" "doğrular" kullanıldığında doğrudur. Sistemin işleyiş tarzları sorgulandığı zaman edward said'in başına geldiği gibi ucube bir oryantalist olarak adlandırılmak aslında "Batı" dünyasının pek sevdiği bernard shaw tarzı bir tutumdur (Bugün belkide dünya insanın amerika'daki en ciddi gazete olarak kabullendiği nytimes, a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Edward_Said">edward said'e etmediği bırakmamış "Amerikadan kovulması gerektiği" iddia etmişti. Oysaki onun vatanını amerika'nın desteklediği İsrail işgal etmişti.). Aslında batı'nın çöplüğü haline geldik demiştim burda bir kaç kere, 1945'den sonra "naturmensh" kişilikten sonra batı İsaac Asimov'lar yetiştirdi, Orwell'ler yetiştirdi ama bizim hala tam anlamıyla adam smith'i bile çözdüğümüz söylenemez. Önümüze konan ile idare etmek milli sporumuz oldu, herhal....

Not: "Neo" karakterine dikkat derim filmi yapan ve kıyametleri koparttıran Wachowski kardeşler rus asılıdırlar (Tabii olayı müphemleştirip kitle kültürünün beğenisine sunulmuştur). İsaac Asimov rus asılıdır. Belkide Frank O'Connor karısı olan belkide zamanın en orjinal fikirli, 2. Dünya Savaşından sonra "yeniden" kurulan dünya düzenin en önemli düşünürlerinden ve objektivizm kuramını kurucusu Ayn Rand rustur. Eğer daha da budakladırırsak Ali şeriati'dir ki, bence bu yüzyılda yaşayan en önemli düşünürlerden biridir. Velhasıl "batı" dünyası hümanizm akımına kapılıp kalbini geride bıraktığından beri bir tane "başka" insanlara zarar vermeden yapmadığı becerebildiği bir fikir akımı bile yoktur. Çok manidar bir hikayedir, Karl Marx öldürülen hintlileri yanındaki ne gösterip

Üzülme bu hintliler bizim gibi değildir, fazla acı çekmezler. Öldürülmeye alışıktırlar

demiştir. O kişi batının; en insancıl, en başarılı ve en kabullenilebilir kuramının geliştiricisidir. "Onun davası" için milyonlar ölüme yürümüştür.

Asıl sorun safdil olmamızdır.

*Alev Alatlı: "Or'da Kimse var mı" serisinin ilk kitabi Viva la muerte (Yaşasın Ölüm)'den alıntıdır.

Ampouble  |  (0 puan) 18 Şubat 2008 00:31

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu