Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Avatar The Last Airbender Season 3 Vol. 4"


\

4.6 milyon kişinin yaşadığı Norveç'te, Avrupa'da kabul edilen ROHS direktiflerinde belirtilen 6 adet kullanılması yasak olan maddeyi
(Kurşun, Civa, Kadmiyum, Krom 6, PBB, PBDE)
tüketici elektroniği kapsamındaki ürünlerde 18'e çıkartmayı planlıyor. Yasaklı malzemeler listesine Arsenik'de dahil edilmiş.
Arsenik, GaAs
entegrelerde ve diğer ürünlerde kullanılan ana materyallerden bir tanesi. Bu yapı yüksek frekanslarda anahtarlama işlemlerini düşük gürültü ve yüksek verimli bir şekilde yapabildiği için kablosuz iletişim ürünlerinde tercih edilmekte.
GaAs görüntüsü
GaAs görüntüsü

Arsenik yasağının gelmesi demek, ülke içerisine cep telefonu, kablosuz LAN, GPS ve benzer bir çok ürünün girmesinin önlenmesi demek olacağı için Norveç'in, bilişim çağında böyle bir kanunla kendini dünyadan izole etmesi ve sonuçları tartışılıyor.

Üçüncü nesil cep telefonlarının daha geniş bant genişlik talepleri ile popüler olmasından sonra birim başına yaklaşık 2.5$ olan GaAs maliyeti, 6$'a fırladığından ve şu anda aynı fiyat/performans oranını verebilen başka bir yapı bulunmadığından Norveç'in nasıl bir çözüm bulacağı tam bir muamma.

GaAs Moleküler yapı
GaAs Moleküler yapı

Benzer şekilde tüm Avrupa’da yürürlükte olan ürünlerde izin verilen maksimum kurşun seviyesini %0.1’den %0.01’e düşürdüler.

Norveç’e özel yasanın taslak dökümanına ulaşabilirsiniz.


  • proksima
  • 84 yorum var
  • 27 Kasım 2007 08:16

sonraki yazı »
mozilla +100

Yorumlar

ya bu durum tamamiyle "pilot uygulama" sistemiyle alakalı. sonuçta çok küçük bir ülke. türkiye ile kıyaslamak ne kadar doğru orası tartışılır ancak bir çok şehrimizin nüfusu norveçten daha fazla.

norveçliler üzerinde bu sadece bir deneme. işe yararsa (uygulamada yani pratikte), bunu denettiren kim ise diğer ülkelerde de benzer işlemleri yaptırmak için önerilerde ya da baskılarda bulunacaktır.

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!

yine de bu tip uygulamalar emsal kabul edilip, Avrupa birliği tarafından da kabul edilebilir ileride.

sonuçta böyle bir karar alınması durumunda, nüfusmuş pilotmuş bakılmadan bizim de aynı çevre kurallarına tabi olacağımız aşikar (geçmişte, CE işareti, ROHS vb. için işler hep böyle yürümüş)

tabi, mevcut yasalarda kimi üretim teknikleri, direktif kapsamı dışında tutulabiliyor, bunu da göz ardı etmemek lazım, mesela kurşunun hala kullanılabildiği elektronik uygulamalar mevcut her ne kadar kullanımı yasaklanmış/sınırlandırılmış olsa da. Norveç'de böyle bir önlemle sıyırabilir zannımca...

lakin haber, dünya nereye gidiyor, nelerle karşılaşabilirize cevap olarak okunabilir bence. bir de çevre/insan sağlığı konusunda dünyada ne tip uygulamalar var bunu kestirebilmek adına...(yazıda verilen yasa, tam manası ile bu devirde yeldeğirmenlerine karşı don kişotluk yapmak.)

sony de artık sadece yeni çıkan teknolojilerin patentlerini satacak deniyor. çünkü playstation mühendislik dehası olsada titreşimlik kolun yani :; sinyal algılamalı vibratörün patentini alan bir uyanık yüzünden ps3 ün karizması çok kötü çizildi ! :(

taninmayan-68170 | 27 Kasım 2007 09:11

"norveç bilişim dünyasına kapılarını kapıyor"çok iddialı bir başlık, avrupa'nın değil, dünyanın en eğitimli, varlıklı ve çevreye duyarlı toplumlarından birisinden bahsediyoruz burada, vardır bir bildikleri merak etmeyin, en azından bir kaç dolar için ucuzunu tercih etmeyeceklerinden eminim :)

@gaykedi senin iddian başlıktan daha iddialı! hehe =) dünyanın en eğitimli insanları değiller o kadar abartmamak lazım. oransal olarak nasıl değerlendirilirdi bilmiyorum ama bunlar tamamen göz boyama.

norveçin insanı tahmin edilenden çok daha kaba ve şovenisttir. içlerinde en iyisi isveçtir ama onlarında aşağı kalır yanları yoktur.

http://www.youtube.com/watch?v=NnRAIYtAGdU

bu bir örnek sadece ama tabiki tüm topluma maledilemez demeden de edemiyorum...

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!

ufopilotu, bu yarışmanın türkiye versiyonu da çok iç acıcı değildi :) burada hiç değilse işlemci ile felan uğraştırıyorlar hatunları, bizimkinde kabartma tozu felan vardı...

gaykedi, keşke sorun birkaç dolar olsaydı, lakin işin detaylarına inildikçe milyarlarca dolarlık maliyetler çıkıyor ortaya...

lakin çevre konusunda duyarlı oldukları elbette su götürmez...avrupa'da trend, zararlı atıklı üretimi azaltmak yönünde, misal bir tekstil boyahaneleri felan hep ortadoğuya (dolayısı ile Türkiyeye de ) kaydırıldı. artık bu yörelerin insanlarının zehirlenmeleri ve temiz su kaynaklarının heba edilmesi izleniyor avrupalılar tarafından...

"Çevreye Duyarlı"
etme @gaykedi, o kadar konuştuk bari sen etme......

adamlarda nüfus az, para bol, bir sürü ihraç ürünleri var, norveçte petrol de çıkıyor... artık adamlar ne yapsakta günü geçirsek diye düşünüyorlar boşluktan.

işlerin iç yüzü çok çok farklı. ha mesela sigara içen birisine tiksinerek bakabiliyorlar ya da en çok değer verilen şeylerden birisi vergi olayı. vergisini düzgün vermeyen vatan haini gibi algılanıyor. ordaki bilinç çok farklı yani.

imaj herşeydir anlayışı kuzey ülkelerinin çok değer verdiği bir anlayış. o yüzden normalde çok iyi gibi görünen ama aslında farklı olan bir toplum yapısı var kuzey ülkelerinin. mesela isveçin 9 milyonluk nüfusuna karşılık 9 nükleer reaktörleri var ve dünyanın en yoğun çalışan silah endüstrilerinden biri bu ülkede. görünüşte ise demokrasi ve barışın beşiği bir ülke =) öyledir de yani gerçekten! ama parlementer monarşiyle yönetilir. orası teknik detay... demokrasiye çok değer verirler ama onu elde ediş biçimleri tartışılır demek istiyorum.

bir de bu boyutlu bir konu, ne kadar konuşsanız bitmez...

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!

"İçlerinde en iyisi işveç"
bu söz de çok su götürür, doğrudan ben sadece yüzlerce olaylarını anlatırım ama konuyu meşruu zemininden başka mihvale taşımamak için susuyorum.

"görünen köy de kılavuz istemez" be hani arkadaşlar, şu eğitim, kişi başına gelir ve çevre duyarlılığı konusunda istatistiksel verilerle sizi sıkmayayım, sonuçta dünyanın oldukça kalbur üstü bir ülkesinden bahsediyoruz, norveçlilerin genel karakteristik özellikleri gibi muğlak konulara girmeyelim yoksa çıkamayız, bu arada kızları ve erkekleri pek bir güzeldir :)

@gaykedi, bak o konuda sana katılıyorum! hahah erkeleri sen al! gerisi bana kalsın :P

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!

Norvec dunyanin en egitimli ulkelerindendir, kaba olmalarinin egitimle alakasi yok; ezelden beri Isvecliler Norveclilere "koylu" gozuyle bakrlar zaten. Norvec ve Isvec'te kadin milletvekili sayisi 50%'ye yakindir ve kadin erkek esitliginin bilincli olarak gelistirildigi nadir ulkelerdendir. Kuzeyde yasama gafletinde bulunmus bir vatandas olarak, Norveclilerin bir takim kimyasal maddeleri disarida tutarak kanser vs riskini azaltmaya calistiklarini dusunuyorum. Eger Danimarka'daki gibi sperm sayisi problemi varsa umutsuzluktan ona aradiklari bir cozum olabilir (zira toplu halde yok olacaklar). GaAs hazard listesine suradan bakabilirsiniz.

Ayrica GaAs'in yerine kullanacak baska dusuk gurultulu entegre edilebilir teknolojiler mevcut; SiGe (silicon germanium) gibi. Norvec'in tuzu kuru cunku adamlarin IC teknolojileri genelde Fabless firmalarda yaratiliyor; zehirli maddenin cogunu kullanan ve cevreyi kirleten fabrikalar Cin'de zaten.

gaykedi, Norvec'ten muhtesem gorunuslu vikingler cikabiliyor ama, hic biri Kuzey Kafkasya erkekleri kadar ayni anda asil ve yakisikli degiller.

proksima., dunyanin en WIRED ulkelerindne Norvec'i boyle yaniltici bir baslikla tanitmani ofkeyle kiniyorum, norvec adina degil, boyle yaniltici oldugun icin.

"Neyin görünen kılavuzu" allah aşkına yaww. Lanse edilen rakamlar üzerinden içeriği ile bilgi sahibi mi olunur. Süreç hakkında bir lafza bile bilmeden. Eğer buna inananlar %50'yi geçtiyse, o zaman gerçekten resmi olarak 3. Selim ile başlamış batılılaşma sürecimiz "mutlu" sona ermiştir. Sonuçta artık orta seviyeli, uzmanlık alanı haricinde zır cahil "proseför"ler okullarımızı kaplayabilir. Artık başka bir ülkeyi "özgürlük ve demokrasi" adına işgal edebiliriz. Asya'daki ve afrika'daki rejimleri yada sistemleri işlemez hale getirip öldürülen insanlar için silah, bomba satabilir. Milyonlarca dolarlık silah satar üstüne 1-2 milyon dolar insani yardım yaparız. İşimize gelmeyen sistemin kilit noktasındaki adamaların "öldürülmesini" izler üstüne mülteci durumuna düşen milyonlarca insanı "ülkemizin yurttaşların haklarını korumak için" kapımızda ölmesini izleriz. İsrail ile nükleer silah geliştiririz. Fakat sokaktaki kurşunla, civayla... vb. uğraşırız. Sonra belkide bizim için "gelişmiş", "duyarlı", "eğitimli" diyen gayretkeşler çıkar..... Vaybe herhalde ormanı kaçırıp, ağacı görmede uzman oluruz, sonrada.....

ampouble yazdiklarin "simply incomprehensible" kusura bakma, ama kapsamina bakinca anladigim kadariyla "sozde demokrasi"yi elestiriyorsun.

eger tesbitim dogruysa, gercek dunyaya hos geldin Neo, hicbir zaman evrensel adalet ve demokrasi uygulayan bir ulke olmadi, olmayacak; bunun nedeni insanin "inherently corrupt" olmasindan kaynaklaniyor. hic bir kapali sistem baska sistemlerden enerji somurmeden kendi kendine gelisemez; orman kanunu gecerli bir dunyada yasiyoruz ve evet, "dunya adil degil".

o yuzden bunu kabullenecek ve hukmedilmemek icin savasacaksin. isin ozu bu.

sevgili clicia, lütfen yazıdaki linklere tıklayınız ve bu davranışı bildirgeç'te okuduğunuz her yazı için lütfen şiar edininiz..
neler mi göreceksiniz;

benim biçare alıntılamaya çalıştığım yazımdan hareketle, aksi bir eylemde neler kaçırabileceğinize, hangi yanlış zanlara saplanabileceğinize bir bakalım...

1) yazının bir başka yazının sadeleştirilmiş çevirisi olduğu ve orjinal yazıda bizzat;
"the country of 4.6 million people would have a rough time remaining isolated from the information age " şeklinde bir ifade olduğunu ve bunun da başlıkla çelişmediğini, nihayetinde yazının insanlara samimiyetle bilgi vermek için sadeleştirilmiş bir naçizane çeviri girişimi olduğunu göreceksiniz.

2) Yazıda vedahi yorumlarımda, hiçbir şekilde GaAs'ın tek kablosuz haberleşme teknolojisi
olduğunu belirtmiyorum, bilakis Silikonla kıyaslandığında en ucuz ve popüler
yöntem olduğuna dair atıfların linkini veriyorum.
"GaAs devices have cost and performance benefits over silicon and they are found in wireless products and all high-speed communications equipment."

"We just don't see advancements in deep submicron silicon approaching the performance and cost levels of GaAs,""

kaldı ki, adamlar da silikon kullanmayıp çoğu üründen GaAs'ı kaldıramayacaklarının farkındalar;

"England said her office does not want to regulate substances if there are no viable
alternatives. "In our ongoing process we would consider if restrictions are necessary with some
exceptions or if it's possible to handle it in another way," she said.

ve siz sanıyor musunuz ki, sadece Norveç'te geçerli olacak bir kural için, cep telefonu üreticileri daha pahalı olan silikon teknolojisine yönelip mevcut GaAs teknolojisini kullanan ürünleri silikona evirmek için harıl harıl arge yapacaklar, sadece Norveç'te kullanılacak bir telefon icat edecekler,
yine mevzubahs yazıda yer alan IPC linkinde bu meyanda bir uyarı da mevcut;

Norway only” ban on these substances, which are widely used in the electronics industry, will create an unjustifiable restriction on the free movement of goods within the internal market and will represent a severe barrier to trade. In practice, the proposed law
will lead to a prohibition against the import of both new and existing electronic products from the rest of the world to Norway. Such a ban would have global effects for international producing and user industries. Industry would have to adjust its production lines to comply with multiple market demands. A practical consequence might be that some electronic products would disappear from the Norwegian market due to costs associated with industry compliance to a “Norway only” ban. Suppliers will exclude Norway rather than spend money on research and testing concentrations so low that they realistically cannot be achieved. There would also be an added burden of border control for goods containing the Norway banned substances. Additionally, spare parts for existing electronic products will not get into the country. Eventually, the products orwegians depend on every day such as cars, telephones, television, computers and more will break and not be replaced.

3) bilmeden norveç'in turizm elçisi titrini sahiplendim de haberim mi olmadı? norveç'i iyi tanıtmak gibi bir misyonu mu var her türk gencinin...(buna rağmen yazıdaki ikinci linkte sıcacık bir norveç yazısı bulunduğuna da eklemeden geçemeyeceğim)

4) İyi hoş, Arsenik'in zararlarını vermişsiniz, lakin yine yazıdaki linkte;
"Norway's proposal brought a critical response from the Brussels-based European Semiconductor Industry Association (ESIA), which represents Europe-based chipmakers.
The ESIA said that with daily use of GaAs-containing products such as mobile phones,
there is no risk of arsenic exposure. In the disposal phase of products, the risk of GaAs
devices ending up in a landfill is adequately addressed by the WEEE directive,
which mandates recycling of electronics products, ESIA said.

bir ifade de var, yani verdiğiniz alıntıdaki olayların olması için, çipleri yutmamız gerekiyor
bu da yetmiyor, çiplerin içerdiği Arsenik miktarının insan sağlığına zararlı limitlerde olması gerekiyor.

5) Bakın yine yazıda yer alan linkte bir takım kimyasal maddeleri Norveç sınırları dışında bırakma konusunda bir tezinize dair nasıl bir haber var?
Moreover, Norway has granted exemptions for the use of arsenic in other applications such as wood preservatives, paint and cosmetics, which hold a bigger risk to the environment than GaAs devices, the ESIA argued.

Haberin altında yer alan yorumda da benzer bir açıklama yapmaya çalışmıştım aslında, bazı hariciyetler yaratarak bu durumdan kurtarmaları mümkün deyu...kimyasallardaki arsenik'e izin veren ülke her nedense yarı iletkenlerde çok az miktarlarda ve dışarısı ile izole bir şekilde kullanılan arsenik'e yasak koyabilmekte. haber daha da ilginçleşti mi ney?

6)evet, Çin en çok toksit madde çıktısı olan ülkelerden bir tanesi lakin elbette tek değil, şu anda, Avrupa'da böyle işletmelerin olmadığını mı sanıyorsunuz...Mümkün değil, tüm dünyada
kalitesiz üretim yapılmaktadır...Türkiye'de bu ülkelerin başında gelmektedir. Keza kimi spesifik ürünler için halen kurşunlu(vfd displayler, bizzat saf bakırın kendisi)/kadmiyumlu(röleler)/civalı(lambalar) üretimler bilhassa Avrupa''da devam etmektedir

7) Durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamanız için, elektronik kart üretiminde uluslararası en büyük kuruluşu IPC'nin durum rapor linkine (ki, bahsi geçen linki tıklasaydınız bunu da görecektiniz) yeniden göz atabiliriz.

"An electronic product can consist of many different boards manufactured from different base materials, thousands of components, with or without underfill, and an enclosure. As a result, nearly all electronic products are likely to contain HBCDD, TBBPA, BPA and GaAs exceeding the limitations proposed by the Norwegian government. The following list can be helpful in understanding how these essential substances are currently used in electronics often in excess of Norway’s proposed substance limits.

Norway proposes a limit of 0.01% weight in homogenous material for arsenic
compounds, such as GaAs. Circuits for microwaves, infrared diodes, laser
diodes and solar cells contain up to 0.05% GaAs. These types of components
exist in nearly all mobile phones, GPS receivers, computer systems and radar units."

8) Norveç'in en "wired" ülke olduğundan dem vuran siz ( bu arada nev-i şahsına münhasır bu cümlenizden öperim efendim)
yine yazıyı iyi incelememenizden dolayı bir ufak detayı ıskaladığınızdan
"Norwegians consume an estimated 25 million electronic products every year. TBBPA, BPA and other flame retardants can only be tested by grinding the actual bare board. Testing must take place in a sophisticated laboratory which takes a long time and costs
approximately $2,000 to $3,000 for each product. The costs for such testing will largely
be prohibitive and large scale smuggling of electronic products may result."

gayet "w(e)ird" bir açıklamaya imza atmışsınız maalesef. bakınız efendim, bakınız ve şüphe ediniz, ne biliyorum, bildiklerim ne kadar güncel diye...geleceğe bakınız...
kaç gündür bildirgecte birden fazla başlıkta dolaşıyor, kimi haberleri inceleyiniz

adamlar boş mu duruyorlar, hayır, harıl harıl elbette "wire"lardan kurtulmaya, kablosuza geçmeye çalışıyorlar.

9) bu kadar teferruatlı bir biçimde yazıyı incelemeniz gerekiyor mu, elbette ki hayır, lakin öyle itham edici ifadeler kullanacaksanız, diğer haberlerin yorumlarında bizzat sizin tarafınızdan yapılan uyarılardaki misal mutlak bilimden, akıldan, izandan bahsedebilmeniz için, yorum yapacağınız haberi didik didik inceleyeceksiniz cancağızım...
yoksa bu mekan "aazı olan konuşuyor" arenasına döner ki, işte eyle....

10) Bende, bana haberi k'çımdan uydurmuşum gibi bir muameleyi layık gördüğünüz için, "şu şöyle olabilir mi?" ya da "şurda yanılıyor olabilir misiniz?" tarzı hiçbir kibarlık emaresi dahi göstermediğiniz için sizi kınıyorum, kendim için değil üstelik, sitedeki tüm emek verilerek yazılıp, pat diye olur olmaz eleştirilere maruz kalan diger yazılar adına...

yukarıdaki cümle açıklamayı incelediğinizde, bahsi geçen konuda k'çından sallayan tek bir olgu göreceksiniz...o da Norveç'tir efendim...

meğer ki mevzubahs coğrafyanın kızının oğlanının güzelliğini manidar bulmayıp işin teknik yanları ile ilgileniyorsunuz, şol yanlış anlaşılmaları düzelteyim istedim...

@proksima...

Üşenmeyip yazmışsın teşekkürler. Norveçteki olay bizi ilgilendirmez elbet, ama bize geyik konusu gerek:). Burdan ne öğrendiğime gelirsek;
Çipleri yutmamalıyım... :)

ampouble yazdiklarin "simply incomprehensible" kusura bakma, ama kapsamina bakinca anladigim kadariyla "sozde demokrasi"yi elestiriyorsun.

eger tesbitim dogruysa, gercek dunyaya hos geldin Neo, hicbir zaman evrensel adalet ve demokrasi uygulayan bir ulke olmadi, olmayacak; bunun nedeni insanin "inherently corrupt" olmasindan kaynaklaniyor. hic bir kapali sistem baska sistemlerden enerji somurmeden kendi kendine gelisemez; orman kanunu gecerli bir dunyada yasiyoruz ve evet, "dunya adil degil".

o yuzden bunu kabullenecek ve hukmedilmemek icin savasacaksin. isin ozu bu.

clicia x, yazdıklarını okuduktan sonra "alderliefest" dilimizi neden katlettiğini uzun uzun düşündüm zira "apprehensive" de değildi bana kalırsa. Böyle "unbid" bir biçimde ifade ettiklerin doğru olsa bile "riggish" sıfatı yapışıverir adama.

her neyse, ülkelerin tamamının iyi veya kötü tanımlanmasını hiç sevmemişimdir. "bütün Türkler bilişimden haz eder"! Oldu mu? Hayır! "Bütün Türkler köylüdür"? Hayır! "Köylülerin hiçbiri, bilişimden anlamaz"! Yine olmadı... boş işler bunlar.

rica ederim :)

bilakis hyro, su ile karıştırarak yutulduklarında şundan bile daha etkili emin ol...

arsenik; kanatlandırııırrrrrrrr :P

güzel bir tartışma dönmüş, bildirgeç'in böyle şeylere de ihtiyacı var.

norveç'e gelince, bu tarz pilot uygulamalarda avrupa ülkeleri genelde görev üstleniyor. imaj kaygısı konusuna katılıyorum. bu şekilde yaparak "bakın biz nelerle uğraşıyoruz" havası yaşatmak istiyorlar iskandinav ülkeleri. geçenlerde yine norveç milyonlarca tohumun stoklandığı bir kıyametsonrası deposu yapmıştı sanırım. görünürde ne gerek var diyorsun ama adamları takdir ediyorsun.

proxima, herseyden once bu kadar ilginc bir konuyu dile getirdigin ve yanitlarimi dikkatle inceleyip tartismaya deger buldugun ve alt noktalari tek tek dile getirdigin icin tesekkur ederim. seni degil, yazdiklarini elestirdigimi hatirlatarak, zaman icinde madde madde cevap vermek istiyorum:

1) Alinti yaptigin bir “Trade Magazine” olup, bilimsel gerceklerden daha cok hype ve trendlere odaklanan , daha cok elektronik ticareti ve yatrimcilara yonelik bir teknik websitesi.

“would have a rough time remaining isolated from the information age equipment”i orada tamamen bir gazeteci diliyle, konuya ilgi cekmek, ehemmiyetini vurgulamak icin konulmus bir “istah acici” oldugunu anlatmak isterim. Ingilizce’de herseyi edebi anlamiyla cevirmek dogru degil. Burada anlatilmak istenen, henuz olusmamis ama olasi bir durumun cok ekstrem bir pozisyonunu sunarak, yaziya dikkat cekilmek istenmesi.

Neden baslik yanlis ifade iceriyor soyleyeyim mi?

Bir Iskandinav’i bilgisayarindan, internetinden, DotA’sindan ve mobil telefonundan asla ayri koyamazsin, kan cikar, ilk elden soyleyeyim. Cok uzun kis gunlerinde yapacak uc sey var: icmek, icmek ve yine icmek. Icmek kadar onemli bir baska sey internet ya da bilgisayarda harcanan zaman. Ayrica ulkeye gore degisen cografyanin zorluklari ile gelen inanilmaz izolasyonda mobil telefonun hayati onemini aciklamaya gerek duymuyorum.

Bilisim teknolojisi cok genis bir terim ve havadan veya telden yapilan her tur veri haberlesmesini icerir.

“Norvec Bilisim dunyasina kapilarini kapiyor”, demek buyukaridaki durum yuzunden kiya,met kopmasi demektir. Bu kadar buyuk bir genelleme yapilamaz. Zaten yukaridaki cumle de bunu soylemiyor, diyor ki Norvecliler cok zor durumda kalabilirler diyor. Boyle bir durum hasil olmayacak, olamaz. Adamlar isyan eder Oslo’daki AB kurumlarini kiliselerini yaktiklari gibi yakarlar valla.

Devami gelecek…

bir saniye sayin ampouble, once proxima'nin yanitlarina cevap vereyim, sonra seninanlatmaya calistigin noktalari tartisalim, lutfen musaade ;-)

Izninle 2 numarayi sonraya birakacagim sayin proxima, cunku en "juicy" olan ve tartismaya degen iki maddeden ilki. digeri de madde 5.

Hemen 8 numarali maddeyi acikliga kavusturalim, zira cok fena siritmakta. Ben onu "weird" yani tuhaf kelimesinin bi anagram'i olarak kullanmadim. "wired" literal anlamda telle baglanmis demek; ama bir internet jargonudur, internete baglanmis demektir. "wired" jargonu "wireless" i da kapsayan ironik bir kelimedir, yani kablolu ya da kablosuz nete bagli olma durumunu teskil ediyor. Hatta meshur bir tech sitesinin ismi WIRED dir.

ITU (Uluslarasi Telekommunikasyon Birligi)ne gore Norvec dunyanin en cok internete bagli besinci ulkesi. Asagida da bir BBC ingilizce dil alistirmasinda "wired" kelimesinin aciklanmasi:

"To be wired. Well, if you're talking about electricity that's not surprising I suppose, wires
join electrical things. But people being wired? If I say to you "are you wired?" or you say
to me, "yes, you're wired'? It's another one of those descriptive words that came in in the
1990s, based on technology. It really was referring to the I.T. world, the world where
computers connect to the internet, and because your computer was now wired in through a cable into a telephone line, people were said to be 'wired' meaning you are connected to
the internet.
"

3) Benim Norvec’in turizm elcisi rolu usteldigimi dusunuyorsun ve bu yuzden kiziyorsun? ne demek istedigini anlamadim.

4)GAAs wafer’i uretilirken cok buyuk tehlikeler teskil ediyor. Ozellikle grinding ve cutting sahfalarinda veya buhar depozitlemede. Fab’ler bu risklere gore degisik sahfalarda calisanlari icin gerekli onlemi alirlar. Senin bu yazi icin veri aldigin ve linkini vermedigin (tamam seni affediyoruz proxima) answers.com gaas sayfasindan
su makaleye ulastim. Burada sadece fab calisanlari yani gaas wafer gelistirenlein karsilastigi tehlikeler hakkinda yazilmis.
Gelelim elektronik malzeme kullanicilarinin guvenligine. Bir cep telefonunu acip kurcalamak cogu elektronik egitimi olmayan insnalarin da eglencesi. Adam soketinden cikardigi GaAs Power Amp entegresini ya da transistor’unu agzina atacak degil ya... belki kedisi, kopegi veya bebesi lakrits (bi sekerleme) sanip yer o baska mesele. diyelim ki bizim koylu Bjorn ya da Birgit cekicle mobil telefonunu ceviz gibi kirdi. Youtube’da buna benzer jackass kro videolari mevcut. Kirilan gaas entegre veya discrete transistorden cikan parcaciklar veya buhari nefes almak isten bile degil!

Iste bu yuzden Hukuki yukumlulukten korunmak icin entgre/discrete ureticileri veri sayfalarinda su kismi barindirirlar (sayfa 2);

The product contains gallium arsenide, GaAs.
GaAs vapor and powder are hazardous to human health if inhaled or ingested.
• Do not destroy or burn the product.
• Do not cut or cleave off any part of the product.
• Do not crush or chemically dissolve the product.
• Do not put the product in the mouth.
Follow related laws and ordinances for disposal. The product should be excluded from general
industrial waste or household garbage.

mobil telefon ureticilerinin sorumlulugu da “sakin kapagi acmayin garantisi tutmaz” vs gibi bir cunleyle ellerini yikayiverirler, isteee bu. ARGE'de cep telefonu tasarlayan muhendis arkadas bu sayfayi mutlaka gorecektir.
Ama bizim Bjorn ya da Birgit nereden bilsin bu lakrits gorunumlu entegre ya da transistorlarin bu kadar riskli oldgunu, hmmmm???.Kim korur Bjorn’u ve ailesini? Norvec devleti elbette. Unutma Norvec Amerikan tabiri ile “nanny state"’lerin anasidir. Vatandaslarini dogumdan olume koruyup kollayan. Senin verdigin link bi ABD kurumu. Adamlarin 2000 yil baslarinda cok ciddi yatirim yaptigi multi milyar dolarlik Gaas endustrisinin bi “paranoid Norvec devleti” tarafindan tehlikeye dusurulmesine, diger AB ulkelerine domino etkisi yaratmasina nasil izin verir? Elbette savunacaklar sattiklari seyin riski olmadigini, elbette uyduracaklar bi kiyamet alamet (teknolojiden kopacaklar) hikayesini. Internet’in cokusu gibi, yil 2000 bug’i gibi. Uzerlerine yoktur hype yaratmada ve isine geldigi gibi propaganda yapmada.

6) Dunya ulkelerinin arsenic trioxide(gaas tan daha zehirli), arsenic acid ve arsenic metal uretimi icin su linke bakalbiliriz. (Sayfa 3 tablo 3)

1999 da Arsenic trioxide miktarlari (metrik ton):

China 15 500
Belcika 724
Fransa 1410
Almanya 3

Pek de ayni gorunmedi bu miktarlar. Ab’deki uretim ceviz kabuguna sigmaz Cin’e gore.

Turkiye henuz Abde degil hatirlatayim. Turkiye’de oturmus can ve mal guvenligi bilinci var mi ki AB ulkeleriyle kiyasliyorsun? Hukuk kovboylarinin elinde talan olmus zavalli yasalarimizi karistirma bile derim. Ab en pis islerini Cin ve uzakdogu ulkelerine tasiylai yillar oldu, kisa mesafede de her tur toksik b*klarini bizim sahillere deviriyor zaten.

Bu adamlar "Denmark'ta azalmis sperm meselesinden korkusundan dolayi banliyor" olabilir tezimi savunan bi kanit mevcut. Oho oho. Sacmaliyo demeden once bi daha dusun.

yuregine su(!) serpecek baska bir tibbi makale'de de "gaas’in verildigi farelerde bagisiklik sistemi hucrelerinin islevini nasil etkiledigini "anlatiliyor.

Googlebook’tan su kitap da aci toxic gercekleri ortaya koymakta.

7) sakin olalim, durum “ciddi” gorunse de panik olmaya gerek yok. 5 milyonluk ufak bi pazar degil soz konusu olan. Gaascilara ve ve her yeri kirletmeye alismis elektronik devlere gore onemli olan “diger Ab ulkelerinin aklina bir seyler sokmamak” yani uyuyan devi uyandirmamak. Norvec bu oneriyi 15 aralikta sunacak, su anda halka acik bir tartisma, ve ocak1 2008de muhtemelen yururluge girecek. Sonrasi kimbilir ab bunu pilot proje olarak izleyecek, kimbilir kac yil sonra ab parlamentosuna gelecek de ab capinda bir banlanma soz konusu olacak. Ama sana bir haber vereyim, amerika’da ki gaas endustrisi de yavas yavas vestiyerden paltosunu almaya basladi. Nedenini madde 2 ve 5’te aciklayacagim. yavas olun yaaaa, tek tek gelin....

9)” mutlak bilimden, akıldan, izandan bahsedebilmeniz için …blah blah … didik didik inceleyeleceksin” demissin. Sen didik didik incelememissin ama!!! Cok adaletsiz ve onyargilisin be…. Yukarida yaptigim tartisma ve kanitlar mutlak bilimin tam da merkezinden, birinci elden gelmektedir, “cancagizim”. Haklisin ya, “aaazi olan konusmamali”, iyi ki benim “aazi”m degil agzim var. :-)))))

10) vay canina, iki satir yanit yazdim meger ne buyuk suc islemisim…halbuki mesela konunun basligini gaykedi de elestirmisti ona laf yok, bizi engizisyona yolladi. arkadas birden bildirgec emekcileri dayanisma ve yardimlasma dernegi baskani kesilivermis. :-))))) Ustelik "pat diye olur olmaz elestirilere maruz kalan diger yazilar adina" konusurmus hem de. Neyse.

Bak proxima bey kardesim, sirf KADIN oldugum icin benden KIBARLIK abidesi olmami ASLA isteyemezsin. Ben sizli bizli teferruat li Osmanlica kelimeleri samimi bulmuyorum kardesim var mi bi deiyecegin. Burasi TEKNIK bir portal ve herkes goruslerini, ISTEDIGI USLUPTE belirtme hakkina sahip. Anladin mi baby boy? Bence sirtindan Icarus kanatlarini cikarsan iyi olur, egon tavan yapmis; ucuyor da ucuyorsun… in bakayim bizim seviyemize. :-)))))

Bir yandan “kibarlik” bekliyor, ote yandan gemi yapimi teknolojisi disinda bir kapsamda “kic” kelimesini kullanarak kendinle celisiyorsun. Cik cik cik …

lanet olsun proxima senin yuzunden tezimi yazamadim. beni mesgul ettin!

neyse, son bolum, madde 2 ve 5 uzerine olacak. "nail in the coffin" tabiri caiz ise hehe.

:-))))))

Bu konu uzayacak, ne yapalım muhattabın kestiği parmak acımazmış, yorum köşesini işgal ettiğimiz için şimdiden alakalı alakasız herkezden özür dileriz.
Yazılan birkaç kelamla egomuzdan dem vuran bir egoyu şahlandırırmak, işten bile değil…

Başa gelen çekilir, uzun bir gün olacak.

Bende pafta pafta gideceğim ki, atıf yaptığım metinleri de birer birer sunabileyim;

proxima, herseyden once bu kadar ilginc bir konuyu dile getirdigin ve yanitlarimi dikkatle inceleyip tartismaya deger buldugun ve alt noktalari tek tek dile getirdigin icin tesekkur ederim. seni degil, yazdiklarini elestirdigimi hatirlatarak, zaman icinde madde madde cevap vermek istiyorum:

rica ederim, biz miskinin yazdıkları ertesinde üslubunuzdaki değişiklikten ötürü biz
teşekkür ederiz, bu sözlerimde de ziyadesi ile samimiyim (gerçi yazınız akıp gittikçe
bu zannımda ne kadar yanıldığımı anladım ya neyse, ee iyi niyet parayla değil elbet,
hayat hayalkırıklıkları ile dolu, her neyse, bende k'ç diyerek haddi aşmışım sonuçta, mübahtır…yeri gelmişken, son yorumlarınız bir kısmı polemik çıkartabilecek türden(dernek başkanı olmak yaftası, vb., bunlara hiç girmeyelim, bizi konudan saptıracağını düşünüyorum zira) bir kısmı ise üsluba yönelik, hani baby boy'lar felan, ben sizin üslubunuzu tasvip etmiyorum, (cinsiyetiniz konusunda bir bilgim yok ve kibar olmanın kadın değil insan olmanın bir gereği olduğunu düşünüyorum) sert, "öfkeyle kınıyorum!, yanlış haber veriyorsun!" yaklaşımı içerdikleri için söyleminizi beğenmedim, buna hakkım var, tıpkı sizin benim için yaptığınız eleştirilerek hakkınız olduğu gibi. eyvallah, istifade etmeye çalışacağım...)

1) Alinti yaptigin bir “Trade Magazine” olup, bilimsel gerceklerden daha cok hype ve trendlere odaklanan , daha cok elektronik ticareti ve yatrimcilara yonelik bir teknik websitesi.

“would have a rough time remaining isolated from the information age equipment”i orada tamamen bir gazeteci diliyle, konuya ilgi cekmek, ehemmiyetini vurgulamak icin konulmus bir “istah acici” oldugunu anlatmak isterim. Ingilizce’de herseyi edebi anlamiyla cevirmek dogru degil. Burada anlatilmak istenen, henuz olusmamis ama olasi bir durumun cok ekstrem bir pozisyonunu sunarak, yaziya dikkat cekilmek istenmesi.

Başlık konusu tamamen sübjektif bir mevzudur, sizinle kesinlikle aynı fikirde değilim, “Ingilizce’de herseyi edebi anlamiyla cevirmek dogru degil” bu yeni mi çıktı şimdi, Allah Allah, bildirgeç’te böyle bir edebi kural mı yürürlüğe konuldu da bizim haberimiz olmadı. Size katılmıyor olmam ise düşüncelerinizin doğru olmadığı anlamına gelmez elbette. Zira benim de doğrularım var, sizin de, hadi bakalım çıkın işin içerisinden, hangisi doğru…Hiçbir yere varmayacak gayet soyut bu tartışmadan uzaklaşarak teknik konular için yorumunuzda ilerlemeye devam edelim.

Alinti yaptigin bir “Trade Magazine” olup, bilimsel gerceklerden daha cok hype ve trendlere odaklanan , daha cok elektronik ticareti ve yatrimcilara yonelik bir teknik websitesi.

Bu arada, kaynakla alakalı da bir ufak yanılgıya düştüğünüzü düşünüyorum, hükümetlerin/devletlerin kurumların aldığı kararları IEEE transaction’larından mı takip etmeyi düşünüyorsunuz? Bilimsel gerçekler mi? Burada bir ülkenin 2008 yılında yürürlüğe koymayı planladığı bir yasadan bahsediliyor.
Kalkıpta siteyi "magazin" mertebesine indirerek haberin meşruiyetini zedeleyecek böyle bir yorum yapmanız üstelik yine mevzubahs sitede kanunun taslak metninin, IPC’nin konu üzerine yaptığı resmi yazıların ve Norveç’in IPC’ye döndüğü cevabın yer almasına rağmen. Ne yani, tüm bunlara rağmen, "bu trade magazin canım" deyip kesip atacağız öyle mi?

Bu haber, bir trade magazinden gelse de doğru clicia, ayrıca bir sır vereyim mi, üretimle alakadar olan, üretim süreçlerine bulanmış teknik adamlara (mühendis, tekniker), sizin burun kıvırarak tariflediğiniz bu tip dökümanlar, siteler ilgili sektör hakkında güncel ve genel bilgileri verebildikleri için çok faydalı olurlar.

Ayrıca bu tip haberleri resmi gazetede bile duyabilirsiniz (ki bizim ülkemizde çevre konuları bakanlığa bağlı olduğu için uygulama aynen tarif ettiğim biçimde, resmi gazeteden duyurularak yapılmaktadır, bilimsel yayınlar olmamaları ise içerdikleri kanunların gerçekliklerine zeval vermez), resmi gazetenin ise bilimsel bir yayın olmadığı tarafınızdan malumdur. Lütfen parmağa değil, parmağın gösterdiğine bakınız…

İşin uygulama tarafına bakacak olursanız, benzer yasa/standartların devreye alınmalarında (bkz. WEEE&ROHS Avrupa birliği direktifleri) genellikle ticari diye addettiğiniz kurumların oluşturdukları (Technical Adaptation Committee_TAC) komitelerle gerçekleştirilmektedir, bir örnek vermek gerekirse, IEN 60335 Elektronik Güvenlirlik konularındaki teknik komitenin başında bizzat Siemens’den bir adam bulunmaktadır ve bu komiteler o kadar güçlüdürler ki, eup olsun life cycle olsun, WEEE&ROHS olsun REACH olsun türlü türlü direktiflerin içeriklerini etkileyecek başat şahıslar/kurumlardır.

Bilgi babından, bu tip kurallar sadece kullanıcı ölmesin, çevreye bişey olmasın tarzında kutsanmış amaçlar uğruna değil, aynı zamanda ticari amaçlarla, Pazar kapmak&yaratmak için de düşünülebileceğinin es geçilmemesi gerekir.

Neden baslik yanlis ifade iceriyor soyleyeyim mi?
Bir Iskandinav’i bilgisayarindan, internetinden, DotA’sindan ve mobil telefonundan asla ayri koyamazsin, kan cikar, ilk elden soyleyeyim. Cok uzun kis gunlerinde yapacak uc sey var: icmek, icmek ve yine icmek. Icmek kadar onemli bir baska sey internet ya da bilgisayarda harcanan zaman. Ayrica ulkeye gore degisen cografyanin zorluklari ile gelen inanilmaz izolasyonda mobil telefonun hayati onemini aciklamaya gerek duymuyorum.
Bilisim teknolojisi cok genis bir terim ve havadan veya telden yapilan her tur veri haberlesmesini icerir.
“Norvec Bilisim dunyasina kapilarini kapiyor”, demek buyukaridaki durum yuzunden kiya,met kopmasi demektir. Bu kadar buyuk bir genelleme yapilamaz. Zaten yukaridaki cumle de bunu soylemiyor, diyor ki Norvecliler cok zor durumda kalabilirler diyor. Boyle bir durum hasil olmayacak, olamaz. Adamlar isyan eder Oslo’daki AB kurumlarini kiliselerini yaktiklari gibi yakarlar valla.
Devami gelecek…

yukarıda bilimsellikten uzaklıktan, "trade magazin"den alıntıladığımı söylediğiniz üslubunuzla, “Cok uzun kis gunlerinde yapacak uc sey var: icmek, icmek ve yine icmek.” Tarzında genellemeler yapmaya, “bilimsel&teknik&akademik” anlamlarda “ilk el" gibi ne idüğü belirsiz bir kavramı şahsınız adına kullanmaya (doğru ya, vakti ile kuzeyde yaşamış bir vatandaşsınız, böyle genellemeleri, Yorumları yapmak sizin için doğal bir hak elbett, ne de olsa oraların suyunu içmiş havasını solumuşsunuz, “ağzınızdan” ne çıksa fetva addedilesi olsa gerek)

Neyi tartışıyoruz Allah aşkına, yukarıdaki cümle tam da bunu söylüyor clicia, hangi genelleme, size alıntıladığım yazıları okuyup, makalenin tamamına göz attınız mı? Yazı tam da bunu söylüyor, bu da neden biliyor musunuz? Norveç hükümetinin, muhtemelen Nihilianth ve ufopilotunun yorumladığı gibi imaj ve görüntü uğruna böyle bir karar alması nedeniyle..üstelik çeşitli kimyasallardaki Arsenik’in (wood preservative, hatırladınız mı?) ülkeye girmesine izin verilmesine rağmen(naçizane yine bir üstdeki yorumuma işaret edeceğim).

--devamı var :)

hepsini okudum ama ucunu kaçırdım tartışmanın.. söylenenleri tekrarlarsam affola..

ilk önce burası olayın resmi sitesi.. buradan ulaşılabilecek Draft regulation, proxima'nın verdiği dökümanın ilk 4 sayfasını kapsıyor ve norveç'in tutumunu özetliyor.. RoHS bu konu gündeme gelince bir makale yayınlamış.. oradan alıntı yapacak olursak;

"Although the legislation will apply only to Norway this is likely to become the new defacto RoHS standard for Electrical and Electronic companies exporting to Europe as few companies will make a variant of a product solely for one market. The alternative is always there - don’t ship to Norway."

pilot uygulama ya da değil, sizin şirketiniz avrupa'ya mal veriyorsa, ya norveç'e satmayacak mallarını, ya da norveç'in kurallarına uyup onlara da satacak.. kimsenin iki ayrı ürün yapacağını sanmıyorum.. komik derecede fazla olur masrafı..

bilişim teknolojisi konusuna gelirsek.. şu var ki gerçekten yazıda verilen kaynak haber'de "kendini bilişim dünyasından soyutluyor" diyerek biraz magazine kaçmış, zira bu tamamen yazarın yorumu ve hiç bir resmi görüş yok ortada.. ancak, norveç'in bu kararı, ki adı pohs, tüm "consumer products" ailesini kapsıyor.. hariç tuttuğu konular; taşıtlar, gıda ürünleri ve bilişim sektörüyle pek de ilgisi olmayan, şimdi hatırlamadığım bir iki sektör daha.. onun dışında norveç vatandaşının kolundaki dijital saatin bile pohs uyumlu olması gerekiyor artık..

bu durumda, "soyutlama" yorumu biraz dramatik kaçsa bile gerçekten çok da uzak değil.. dediğim gibi, ya uyacaksın, ya da norveç'e satmayacaksın kardeşim.. 1 ocak'ta sunulduğunda avrupa birliği'ne, hemen kabul edilir de yürürlüğe girerse ve bütün avrupa'da destek görürse o zaman firmaların pek bir çaresi kalmayacak.. ama sürüncemede kalırsa, ya da direk reddedilirse, norveç'in tek başına bunu sürdürecek hali olduğunu hiç sanmıyorum.. ki zaten dikkat ederseniz bu öneri temmuz civarında ortaya çıkmış ve bürokrasi için inanılmaz bir hızla ilerlemiş.. halk bazındaki test süresi bile bir iki ay sürmüş.. norveç sanıyorum ki bu durumdan darbe yemekte.. ve "ne olacaksa olsun, şu olay artık çözümlensin de, kim kime uyacaksa devam edelim işimize" diye düşünüyorlar bence

Who wills, can.. Who tries, does.. Who loves, lives..

clicia;

3) Benim Norvec’in turizm elcisi rolu usteldigimi dusunuyorsun ve bu yuzden kiziyorsun? ne demek istedigini anlamadim.

İzah etmeye çalışayım;

proksima., dunyanin en WIRED ulkelerindne Norvec'i boyle yaniltici bir baslikla tanitmani ofkeyle kiniyorum, norvec adina degil, boyle yaniltici oldugun icin.

cümleciğiniz için zikredilmiştir.

sonuç olarak icatlar ya zorunluluktan ya da tesadüfen bulunuyor bu da demekki mutlaka yerine geçilecek bir şey bulurlar. sonuçta bu kadar telefon vs benim spermlerimi, sonraki neslimi tehdit ediyor.
Bence akıllıca, yaşamayı seviyorlar demek ki.

Koray KIRCAOĞLU sayfam yenilendi mis gibi oldu:[mncvizyon.com] [hengame.mobil] | Hedef Yunanistan the box said 'requires windows 95 or better'. so I installed linux.
Izninle 2 numarayi sonraya birakacagim sayin proxima, cunku en "juicy" olan ve tartismaya degen iki maddeden ilki. digeri de madde 5.

Hemen 8 numarali maddeyi acikliga kavusturalim, zira cok fena siritmakta. Ben onu "weird" yani tuhaf kelimesinin bi anagram'i olarak kullanmadim. "wired" literal anlamda telle baglanmis demek; ama bir internet jargonudur, internete baglanmis demektir. "wired" jargonu "wireless" i da kapsayan ironik bir kelimedir, yani kablolu ya da kablosuz nete bagli olma durumunu teskil ediyor. Hatta meshur bir tech sitesinin ismi WIRED dir.
ITU (Uluslarasi Telekommunikasyon Birligi)ne gore Norvec dunyanin en cok internete bagli besinci ulkesi. Asagida da bir BBC ingilizce dil alistirmasinda "wired" kelimesinin aciklanmasi:
"To be wired. Well, if you're talking about electricity that's not surprising I suppose, wires
join electrical things. But people being wired? If I say to you "are you wired?" or you say
to me, "yes, you're wired'? It's another one of those descriptive words that came in in the
1990s, based on technology. It really was referring to the I.T. world, the world where
computers connect to the internet, and because your computer was now wired in through a cable into a telephone line, people were said to be 'wired' meaning you are connected to the internet

sevgili clicia,
wired kelimesinin ne olduğunu biliyorum, kullandığınız şekilde anladım, açıklamanızın tarafımdan tuhaf bulunmasına bir de ingilizce söz kullanma tutumunuza analoji kurabilmek için onu Weird haline getiren benim.

Lakin naçizane tavsiyem, takip eden yorumlarınızda BBC sözlükten alıntı yapmamak, sözcüğün ironik manalarını okuyuculara açıklamak zorunda kalmamak adına türkçe sözcükler kullanmanızdır. Zira bu tip yanlış anlaşılma riski, bu tutum devam ettiği sürece şüphesiz devam edecektir. Elbette bu da sübjektif bir tercihtir, uygularsınız, uygulamazsınız, şüphesiz size kalmış.

hamiş: yukarıdaki alıntınızdan;

because your computer was now wired in through a cable into a telephone line, people were said to be 'wired' meaning you are connected to the internet

@proksima boşver abicim, kendisi başka hiç kimsenin bilmediği şeyleri biliyor gibi davranıyor, hafif.org'ta da benzer bir tartışma yaşanmıştı hehe =) cahillik işte. :P

"kafkaslı, zeki, seksi bir erkek olarak ve aynı zamanda kültürlü olduğum için" :P bu tür şeyleri mazur görüyorum. hepinizi bir arada yakalamışken yanaklarınızdan da öpüyorum!

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!

Bu yazdığınız en ilginç yorum olmuş açıkçası, detaylı bir şekilde okumadığınız makale/rapor linkleri göndermişsiniz sanırım;
Nereden başlayacağımı bilemedim;

öncelikle linkini verdiğiniz tabloyu incelediniz mi? bakın arsenik elektronikle birlikte asıl nerede kullanılıyormuş, evet evet, wood preservatives(buna boya ve kozmetikle alakalı materyalleri de eklemeli elbette), dönüp dolaşıp buraya geliyoruz, 99 verilerine göre Arsenik kimya sektöründe elektronik sektörünün neredeyse 20 katı fazla oranlarda kullanılıyor ve nanny state olarak ruhani bir mertebeye çıkardığınız Norveç bunları ülkesine almakta bir beis görmüyor (bu bilgi için makaleyi, dolayısı ile IPC raporunu kaynak gösteriyorum, başka bir araştırmam olmadı).

6) Dunya ulkelerinin arsenic trioxide(gaas tan daha zehirli), arsenic acid ve arsenic metal uretimi icin su linke bakalbiliriz. (Sayfa 3 tablo 3)
1999 da Arsenic trioxide miktarlari (metrik ton):
China 15 500
Belcika 724
Fransa 1410
Almanya 3
Pek de ayni gorunmedi bu miktarlar. Ab’deki uretim ceviz kabuguna sigmaz Cin’e gore.

yazdığım yoruma bakacak olursanız, kalitesiz üretimden dem vurulmaktadır ve örnek olarak kurşun, civa ve kadmiyum kullanımları verilmektedir. Arsenik miktarlarının aynı olduğu yönünde bir cümlem bulunmamaktadır.

Turkiye henuz Abde degil hatirlatayim. Turkiye’de oturmus can ve mal guvenligi bilinci var mi ki AB ulkeleriyle kiyasliyorsun? Hukuk kovboylarinin elinde talan olmus zavalli yasalarimizi karistirma bile derim. Ab en pis islerini Cin ve uzakdogu ulkelerine tasiylai yillar oldu, kisa mesafede de her tur toksik b*klarini bizim sahillere deviriyor zaten.

hmmm, :)
Bu adamlar "Denmark'ta azalmis sperm meselesinden korkusundan dolayi banliyor" olabilir tezimi savunan bi kanit mevcut. Oho oho. Sacmaliyo demeden once bi daha dusun.

Bu tezinize (düşüncenize, ya da ne diye ifade ediyorsanız) yorumumda bir atıf söz konusu değil, lütfen yeniden okuyunuz, sadece Norveç’i kimyasallardan uzak tutulmasının kanserle ilintilendirmeniz mevzuuna değiniyorum, bana ne spermlerden danimarkadan)

yuregine su(!) serpecek baska bir tibbi makale'de de "gaas’in verildigi farelerde bagisiklik sistemi hucrelerinin islevini nasil etkiledigini "anlatiliyor.

Bravo, bir yerde Arsenik sağlığa zararlı değildir mi dedim? Hmmm, ilginç, çok ilginç…
Ayrıca, linkini verdiğiniz makaleyi okudunuz mu? bakın ne diyor, nasıl bir miktar uygulamışlar zavallı fareciğe;

Chemical Exposure. Mice were injected intraperitoneally with 200 mg/kg body weight GaAs crystals with a 1.5-µm mean diameter (Research Triangle Institute, Research Triangle Park, NC) suspended in saline containing 0.05% Tween 80 (Sigma-Aldrich Chemical Co., St. Louis, MO). This dose induces systemic immunosuppression without general toxicity

Hmm, sanki sizin tariflediğiniz buharlı soluma şekline pek uymuyor gibi.

“Kirilan gaas entegre veya discrete transistorden cikan parcaciklar veya buhari nefes almak isten bile degil!”

elbette zararlı lakin sizin verdiğiniz örnek, telefonu açacak, doğru çipi bulacak, onu kıracak, bir de daha havaya karışmadan buharını soluyacak (ki buhar, bilinçli olarak verilen 200mg/kg ile bir tutulamaz şüphesiz ) olasılıklı olmasına rağmen, bu olasılığın ne olabileceğini taktirinize bırakıyorum.

@proksima
oohahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahah
hahahahahahahahahahahahahahahahahahahahaha!

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!
7) sakin olalim, durum “ciddi” gorunse de panik olmaya gerek yok. 5 milyonluk ufak bi pazar degil soz konusu olan. Gaascilara ve ve her yeri kirletmeye alismis elektronik devlere gore onemli olan “diger Ab ulkelerinin aklina bir seyler sokmamak” yani uyuyan devi uyandirmamak. Norvec bu oneriyi 15 aralikta sunacak, su anda halka acik bir tartisma, ve ocak1 2008de muhtemelen yururluge girecek. Sonrasi kimbilir ab bunu pilot proje olarak izleyecek, kimbilir kac yil sonra ab parlamentosuna gelecek de ab capinda bir banlanma soz konusu olacak. Ama sana bir haber vereyim, amerika’da ki gaas endustrisi de yavas yavas vestiyerden paltosunu almaya basladi. Nedenini madde 2 ve 5’te aciklayacagim. yavas olun yaaaa, tek tek gelin....

Bu yorumunuzda, Ekim 2007 tarihli gönderdiğiniz link nasıl bir anlam ihtiva ediyor doğrusu anlayamadım. Taa işin başına, yazıya dönecek olur isek, ne diyoruz, Norveç bilişim dünyasına kapılarını kapıyor, hmm, tasarı ne zaman oylanacak, tam da sizin belirttiğiniz üzere 2008’in ilk aylarında yürürlüğe girmesi planlanıyor (Normandy'nin de yazdığı gibi inanılmaz hızda bir bürokratik süreç izlenerek). Tüm bu bilgiler, verdiğimiz haberin doğruluğuna halel getirmemektedir. Şöyleki, GaAs üretimi şu an durup, Norveç’ce caiz yeni teknolojiler üzerinde çalışılmaya başlansa bile, gerekli arge çalışmalarının ve üretimin zamanında yetişmeyecek olması nedeni ile bu kanun kabul edilirse Norveç 2008’I gayet sıkıntılı geçirecek, muhtemelen oslo’da yine kiliseler yakılacaktır.

Fakat her üreticinin işleri kötü gitmiyor clicia, bakın yine sizin yukarıdaki alıntıda verdiğiniz linkte bir GaAS üreticisi için nasıl bir cümle sarfedilmiş;
''With expansion plans in place that will effectively increase the company’s wafer capacity by 200 percent in 2008, Win Semiconductor is well positioned to stretch its lead over competitors,'' he said

hmm, bazı GaAS üreticilerinin işleri iyi gidiyor olsa gerek. Belki de sektörden çıkan firmaların dertleri eskiyen teknoloji değil finansal problemlerdir...kim bilir? du bakiim, sizin alıntı verip, koskoca GaAs sınayisi konusunda atıfta bulunduğunuz site bir trade magazine değil mi yoksa...hani
"mutlak bilimin tam da merkezinden, birinci elden gelmiş kaynaklarınızdan birisi"
iyi yaptığınızı düşünüyorum şahsen, gelişmeleri takip etmek için birebirdirler...

ufopilotu ne desen haklısın,

kusura bakmayın,
s'dik yarışına döndürdük, şimdi gördüm yorumlarını....

napıyorum ben yaa...

ben gider...(her ne kadar tez yazmıyor olsak da, bu bizim zamanımızı değersiz kılmaz değil mi ;) )

sabreden herkese teşekkürler,
muhabbetle :)

sayın @proksima
Bence bu konuşulanları lünpen bir s'idik yarışı olarak nitelendirmen, ne kaynaktan mülhem bilmem ama yapılması gereken en son şey bu işi sonunu bırakmaktır. Bu bana bir ingiliz deyimini hatırlattı

Türk gibi başlayıp, ingiliz gibi bitirmek

Aslında üslup ve bilginin değerlendirilmesi farklılıkları mevcut. Fakat asıl sorun olayın tez-antitez boyutundan boyutundan alınıp çemkirme boyutuna dönüştürülmesidir. Dinlemek ve argumentum ad hominem*'e kaçmamak bu iki arkadaşımıza nacizane tavsiyemdir. (sonuçta bizde bu işten nemalanıyoruz)

eyvallah ;)

hamiş: 1) çemkirmeyi tdk'nın verdiği ilk anlamda aldım, dilerim bu lüksümüz vardır hiç değilse,
2) ilk fırsatta Alatlı'nın, safsata kılavuzu'nu okuyacağım(yaşasın ölüm'den bile önce), ikinci eyvallah

bildiri iiçin teşekürler.

yorumlara gelince 'norveç norveç olalı kendilerini bu kadar düşünen bir topluluk görmemiştir'.

yanlış anlamayın konu güzel fakat o kadar uzun yorumları okuyamıyorum. zaten bu bildiriye girenler üst dudak ve alt dudak arasını iyice açarak OHA demiştir :)

neyse herkes sağlıcakla bildirgeçi bildirilesin...

bildirgeç olarak norveç'e savaş açalım!

ege bence savaş açalım oraya gidince niyetimiz değişsin sevişelim :P nasıl ama?

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!

@scar tissue
O zaman ben alatlı'nın bir sözü daha alayım. "Aydınlama değil merhamet"ten gogol üçlemesinin ilk kıtabından

Türk, dünyanın emniyet subabı olabilir.

Ulan proxima! Bastaki ilk paragraf gercekten samimiydi, konu secimi yani. Ama hitap mis kibarlik mis, guya benim uslubumu degistirttigini dusunmus de hayal kirikligina ugramismis… geciniz bu sahte kirilganliklari…. Ben uslubumu ASLA degistirmem, baskalarinin da (sahsima kufur disindaki oda hukuki risk tasir) uslubuyla degil , yazdiklarinin icerigiyle ugrasirim. Bastaki uslup degisikligi cok ince bir alay iceriyordu; alas; sende mizah anlayisi yok ki bunu farkedesin… yazidaki nice alaya eglenerek gulesin.

Ingilizce’de bir seyi oldugu gibi, literal anlamda cevirmek dogru degildir. Kaldi ki sen oyle bile yapmamis, olayi bir kiyamet alamet noktasina getirmissin. Ben sana bunun neden oyle olamayacagini denyimlerimle acikladim. Bana tesekkur edecegine inatla ayni noktadan kendini savunuyorsun. Yoksa sen bi bot musun?

Kalkıpda siteyi "magazin" mertebesine indirerek…. Demissin, vay be gozunde amma buyutmussun adamlari…sonra da bak guncel haberler icin faydalidir demissin… yani “magazin” oldugunu kabul etmisin de bi turlu cikmiyor agzindan.

Evet proxima, eetimes bir TRADE MAGAZINE (bak listeye)
Bunu ben uydurmadim, bu sahada 40+ senelik uzmanligi olanlarin coin ettigi bir terim. CMP adminini yakindan taniyorum, seminarlarinin iceriginin endustri bazinda birbirini koklamaya yarayan bi orgy oldugunu sokaktaki ali ile ayse bile biliyor. Regulasyonlarla ilgili haberleri bu tur endustride taraf tutan satilmis magazinlerde okudugunda verilen bilgiyi tarafli bilgiden ayiklayacaksin. “Take it with a pinch of salt” derler. Haberi aldin mi, haberin ciktigi asil dokumanlardan baska ciddiye alacak bir sey yoktur, cunku yaninda yazilan hersey trade magazine’nin sponsoru olan firmaya gore degisir. Anladin mi durumu simdi. Eger ben bi hukumetsem haberi sadece eetimes’dan aliyorsam ayvayi yemisim demektir J)))) . Resmi gazeteyi karistirma. Resmi gazete her gun katledilen anayasaya yakilan resmi matemdir. Yasalarin sehit listesidir, hic gelmeyelim oralara.

Evet uluslarasi consortiumlar bir araya gelip bazi karar alirlar sonrada regule eden bi kurum esliginde kural haline gelebilir. Mesela 802.11, 3G vs standardtlari gibi. Ama IEEE esliginde. Hersey bilimseldir, tartismalar firmalarin kiran kirana guc dovusu olmasina ragmen. Sen ticari magazinle asil aktif karar alan ticari kurumlari neden karistiriyorsun anlamadim. Ben burada ticarete karsi degilim ki, sadece magazinin belli ticari amaclara hizmet ettigini, politik ve tarafli oldugunu soyluyorum. Haberleri literal anlamda okumayacaksin diyorum. Satirlarin arasini okuyacaksin diyorum.

Teessuf ederim. Kuzeyde yasamis olmamin hersey hakkinda atip tutmaya “dogal hak kazanmak” “fetva”… bu ne demek ya? Ben adamlar zil zurna geberene kadar iciyorlar diyorum, sen fetvadan haktan falan bahsediyorsun. Sarhos diyorum, sarhoslar. Anladin mi? bunun genellemeyle ilgisi yok. Tum Iskandinavlar sizana kadar iciyorlar.

Ilk elden demek, bu olayin icinde yasamakla alakali. Ab'nin en buyuk entellektuel malvarligi ureten bilimsel merkezindeyim.

goruntu ve imaj bilmemne.. bunlar kuru onyargilar proxima, norvecliler bir karar aliyorlarsa bunun kesin mantikli bir nedeni vardir, bak mnc de oyle bir yanit vermis; imajla bilmemneyle alakasi yok. Adamlarda muthis bi sperm sayisi korkusu mevcut. Gaas dan tut batan nukleer denizaltina kadar kanser yapan ya da sperm sayisi dusuren her toxic maddeye korkuyla bakiyorlar. Cunku adamlar oluyorlar nesilleri tukeniyor anladin mi. Boyle kararlarda genelde norvec dik baslilik yapar, diger iskandinavya ulkeleri norvec'i ab de iskandinavlari izlerler zamanla. Isin dinamigi boyle.

Gaas’in carcinogenic materyal oldugunu o kadar delillerle gosterdik hala kanserle ilintilendiremiyormusun. Gosterdigim paper binlerce toxicology makalesinden sadece bir tanesi. Yari iletken veri sayfasi uyarilarini da mi iplemiyorsun? Bulup sana illa human immunology paperlarini mi arastirmami bekliyorsun? Pes valla. Ac bak medikal jurnallari biraz da sen arastir. Google kitap linkinde de yaziyor ac oku. Ayrica gaas entegrenin buharini solumak icin cekicle vurmak yetiyor, tornavidayla kapagi acip entegreyi yutmaktan daha buyuk bir olasilik.

Verdigim link 2007 ekim olmasi bu haberin taze olmasindan baska neyi gosterir anlayamadim. Amerikan gaas endustri elbette belli bir kac yerde kalmak zorunda, cunku gaas en cok Dod tarafindan radar uretiminde kullaniyor. Dunya tarihinin bu kanli surecinde, savaslarin peak attigi bi zamanda yasiyoruz. O haberin geldigi yerin yorumlarini degil sadece haberi gosteriyorum sana. Gaas firmalari cikis yapiyor diyor. Aman cikis yapiyor kiyamet kopacak elektroniksiz kalacagiz demiyor! Tekrar edeyim “Take it with a pinch of salt”!!

Arsenik yonunde verilen numaralar senin Ab'de uretilen toksik madde miktariyla Cin’le yarisamayacak kadar az olduguna dair bir bilgiydi. Yanlis anlamissin.

Onyargilarinla ugrasmaktan asil konudan uzaklastik be proxima. Madde 2 ve 5 bi dahaki sefere kalacak….elektronik disi arsenik konusuna aciklama geliyor.

PS: bbc’ den alinti yapmamak, jargon kullanmamak. Iyitten sacmalamissin. “Wired” kelimesini kullanmayacakmisiz… arkadas oyle buyuruyo… O zaman bildirgec iceriginin tumunden jargonu cikar, geriye ne kaliyor bir bak bakalim.

ağzım dilim lâl oleyddiii,

yazıyı gönderen ellerim kopeyydiiii,

benim yüzümdeeeaannnn !!!

cevaplamaz idi o vakıt, cevaplamaz idı clicia'm

@clicia x!!! :P

var bor du nånstans? var jobbar du?
du snakkar bara skitsnack!
dina ointressanta meningar gör folk uppmärksamma!
jag kan slå vad om att alla vet google bättre än dig!!

Do you know the relation between your two eyes? They blink together, they move together, they cry together, They see things together and they sleep together. Even though they never see each other.... Friendship should be just like that!