Beni en çok üzen ne biliyormusunuz dostlar....
Kendi halimize o kadar düşmüşüz ki ( en başda kendimi katıyorum bu kapsama ) bazıları yüzyıl sürecek uzunlukta planlar haızrlıyorlar ve bunu nesilden nesile aktararak uygulamasını büyük bir kararlılıkla sürdürüyorlar. Bizlerse onların bizim için oluşturduğu suni gündemlerle oyalanmakta ısrar eserek bir türlü kafamızı gömdüğümüz topraktan çıkartmıyoruz.
Öncelikle şunu hep birlikte kabul edelim bizler artık biz değiliz. Bizimle oyuncak çamur gibi oynayarak şekillendiriyorlar ve bunda da çok başarılı oluyorlar. Onlar bizim ezelden sahip olduğumuz değerlere daha yeni yeni önem vermeye başlarken bizleri çokdan o değerlerden uzaklaştırmayı başardılar.
Ha bazılarınızı duyar gibi oluyorum. al bir geri kafalı daha diyorsunuz kim bilir belki de !!!
Ama medeni olmak hiç bir zaman kendi kültürünüzden aile değerlerinden toplumsal sorumluluklardan vazgecmek olmamalı...
Oysa bizler şu anda örnek aldığımızı idda ettiğimiz medeniyet yoksulu toplulukların 30-40 yıl önce yaşadıkları sosyal sorunlara doğru hızla sürükleniyoruz. Manevi değerlerimizi hızla yitirerek daha çok dünya zevklerine düşkün ruhsal hazlardan uzak bir topluluk olma yolunda kararlı adımlar atıyoruz.
Burada rahatsız olmak gereklimidir sorusunu tekrar tekrar kendine soruyor insan kendine...
Çünkü şöyle bir gerçek var ki üzerimizde bu tür toplumsal oyunlar oynayan insanlar barutlu silahları kullanıp bizi yok etmiyorlar sonucta , eğer önemli olan nefes alıp vermekse yaşamakdan anladığımız bu ise bizler topluluk olarak daha uzun yıllar herhangi bir barutlu silahla hatta nükler silaha maruz kalmadan yaşayacak bir topluluğuz bundan hiç şüphem yok.ama sadece topluluk olarak yaşarız millet ya da ulus olarak değil zaten anladığım kadarı ile artık bir çokları için bu kelimelerin herhangi bir anlamı kalmamıştır.
Olayın maddi boyutuna bakınca aslında onda da merak edilecek çok ciddi bir sorun yok bence ... Her ne kadar olusal güçler büyük bir hızla malum güçlerin eline geçmekte olsa da , güneydoğu doğuanadolu ve güney bölgelerimiz sevr anlaşması gereği anlaşıldığı şekilde ancak bu sefer bizim yasalarımız gereği satılmaya başlamış olsa da , bor - neptünyum- aslan armudu gibi gelecek için çok ciddi enerji ve astronomi ye gerekli maden kaynaklarımız tıpkı hayal perest olmakla suçlanan iki yazar kardeşimizin yazdıkları gibi gene aynı topluluğa ait fason şirketlere devredilmekte olsa da
Merak etmeyin aç kalmayız ve hatta televizyonlarda izlediğimiz o cümbüşlü hayatı seyretmeye devam ederek ve hatta belkide maddi anlamda biraz daha refaha çıkarak yaşamaya devam edeceğiz.
Çünkü en azından şimdilik aç kalmamız ya da çok cidii şekilde ezilmemiz kimsenin işine gelmez. Bildikleri çok iyi bir şey var ki o da milli değerlerimizle oynandığının farkına vardığımız anda çok güçlü bir güç olarak bütün dünyaya kafa tutabilmekte ve yine bu güçle bütün dünyayı alt edebilmekdeyiz. <
İşte bu yüzden bizim aç kalmamız ya da olayların canımıza tak etmesi kimsenin işine gelmemekte ve bizi tatlı tatlı uyutmaktadırlar.
Ve bir çoğumuz bu uyku arasında gerçekleri kabus gibi fark ederek uyanmakta ve silkelenerek kendimiz gelmekteyiz ancak uyuyanların çokluğu larışısında birşeyler yapamadan paronayaklıkla suçlaranarak tekrar günlük yaşam telaşı içerisinde ki tatlı uykumuza dalıyoruz.
« önceki yazı TEKRAR DEĞİŞMEDEN ÖNCE SON Bİ SÖZ DAHA… |
sonraki yazı » nietzsche doğru söylemiş.... |
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

