Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "chainfire dslr controller"

Bağlantıları sıklaştıralım
Bağlantıları sıklaştıralım

Webmasterlar sitelerini yaparken psikolojik olarak hiçbir konuyu düşünmezler. Oysa ki sitemizde sürekliliği sağlamak için biraz psikolojik kavramlara dikkat etmek gerekir. Eğer site ziyaretçileriniz için geri dönülmesi zorunlu bilgiler veriyorsanız hit çekme ve siteye gelen ziyaretçi hitini başka yere göndermemek için uğraşmanıza gerek yok. Zaten kişiler bu kadar önemli bir siteye geri döneceklerdir. Peki siteniz bu kadar önemli değil ise kullanıcının sitenizden ayrılmaması için neler yaptınız?
İşte bu konuda sizin için ufak tefek olmasına rağmen kullanıcıları sitenizde tutabileceğiniz birkaç tavsiye vermek istedim.

Sitenize Eklediğiniz Resimlere Dikkat Edin
Sitenizin yazılarının arasına yerleştirdiğiniz resimler eğer sizin sunucunuzda barınmıyorsa ve tıklayınca başka bir sayfada açılıyorsa bu bir hatadır. Kullanıcı resmin üstüne tıklayınca açılan sayfada sadece resim gözükecek ise bunun kendi sitenizin içinde açılan sayfa olarak ayarlayın. Çünkü kullanıcıya şu an ki bulunduğu sayfa dışında bir sayfaya yönlendirmeniz kullanıcının dikkatinin o anda açılmış olan farklı sayfalara yönelmesine sebep olabilir. Oysa ki siz resme kendi sayfanızda açılan bir link vermiş olsaydınız kullanıcı diğer sayfaları görmeden sadece resme bakıp tekrar geri tuşundan sitenize dönecekti.

Alıntı Adreslerini Link Olarak Vermeyin
Bir konuda adı geçen bir bilinmeyen için link vermeyin. Ya da konuyu bir siteden alıntı olarak aldıysanız bunu link şeklinde değil de sadece isim şeklinde verin. Bu kullanıcının başka sitelere gitmesi için ona sağlamış olduğunuz kolaylıktan başka bir şey değildir. Örneğin www.google.com.tr adresinden bir alıntı yaptınız ve bunu belirtmek istiyorsunuz. Bunun için google.com.tr gibi ifadeler kullanabilirsiniz.

Kullanıcıyı Kızdıran Sayfalar Yapmayın
Kullanıcılarınızın girdiği zaman bir daha girmek istemeyeceği uygulamalar yapmayın. Örneğin tıklanan bir link ardından reklam panelleri açılmamalı. Bu sizin sitenizin kalitesizliğini gösterir ve sizin sitenizde aradığı içeriği bir başka sitede aramaya iter. İnternet üzerinden sadece para kazanmayı bile hedefleseniz bu tip uygulamalar size sadece para kaybettirir. Kişilerin dikkatini çekmek için açılan ek reklamlar kişilerin dikkatini çekmesini bırakın hemen sitenizden çıkmasına neden olur. Bunun yerine bir metin ya da sitenizde yer alacak bir resim olması daha iyidir. Çünkü kullanıcının ilgilendiği bir konu olsa sizin ufaktan bir yazı ile belirtmeniz bile kullanıcıyı o yöne çeker.

Etiketlerinize Dikkat Edin
Arama sitelerinden hit çekmek için eklediğiniz ve konu ile ilgili olarak gerçeği yansıtmayan etiketler eklemeyiniz. Kullanıcı bu yaptığınıza bir kere kanar ve daha sonrasında arama sayfasına geri dönüp tekrar arama yaptığında sizin sitenizde var olan bir konu orada çıksa bile siz o kullanıcı için artık güvensiz bir sitesiniz ve en son seçenek demeksiniz. Kim “aslında konusu bende olmayan etiketlerden hit çekiyorum ama bende var olan konulardan bu bağlamda kaybetmiyorum” diyebilir ki?

Site Yapınıza Dikkat Edin
Kimi sitelerde görmüşsünüzdür, siteyi yapan webmasterlar site ile ilgili kurallara pek uymuyorlar. Örneğin sitenizin ana sayfasında site içeriği ile ilgili olarak kısa bir açıklama yer almalıdır. Bu her site için geçerli bir kuraldır aslında ama kaç adet site bu gibi kurallara dikkat etmiş diye kimse bakmıyor sanırım. Birçok kişi siteleri için örnek siteleri gezerken var olan sitelerin olması gerektiği gibi yapıldığını zanneder. Bu yanlıştır. Sizin siteniz için örnek oluşturabilecek olan bir site yapılış şemasına dikkat edilmiş bir sitedir ve konusu sizin ile ilgili olanıdır. Sitenizin ne amaçla kurulduğundan sonra diğer sayfalar hakkında ve bu sayfalara ulaşım linkleri verebilirsiniz. Bu tip bir site kullanıcı için daha açıklayıcı olmaktadır.

Abartı Şablonlardan Kaçının
Sitenizi çok güzel yapmak isterken bunun kimsenin görmemesi için yapmayınız. Yani siteye ağır resimler yüklerseniz, önce gelmesi gereken resimler sonra gelir ve sitenizin hızı düşer. Bu da sitenizin ilk açılışında sizin istemediğiniz bir tasarımın ortaya çıkmasını sağlar. Siteniz flash ile yapılmış ise sorun yok. Kullanıcı yükleme menüsünden başka bir şey görmeyecektir ama diğer kodlama dilleri kullanılmış ise öncelik belirtemediğimizden dolayı en az dosya boyutundan başlayarak en ağır olan dosyalar açılacaktır. Bu da sizin sitenizin yazılarının önce resimlerinin de sonra çıkmasına neden olup ilk başta kullanıcının gözünde iyi bir etki ortaya çıkarmaz.

Bol Resimli Hatta Videolu Sayfalar Yapın
Sayfalarınızın görselliği ne kadar çok olur ve hızlı açılır ise o kadar iyidir. Kullanıcılar genelde okumayı sevmeyen kişiler olabilir. Onlar için resimler ve videolar ekleyin. Video sitelerini dikkate alırsak gerçekten tutulmaktadır. Bunun nedeni insanların bir şeyler okumak zorunda kalmamasıdır.

Sitenizin Simetrisine Özen Gösterin
Bazı kullanıcılar vardır ve her şeyin tam olarak simetrik olmasını isterler. Aslında bu dediğim onların istediği için değil sitenizin belli bir şekli olması gerektiği için. Biz olayı psikolojik boyutu ile incelediğimiz için bu konu da önemlidir. Bunu bir örnek ile açıklamak gerekirse; flash ile yapılmış bir site sizin çok beğeninizi kazandığında siteye tekrar tekrar uğrayıp göz zevkinize hitap eden bir şeyler görmek istersiniz. Bu da buna benzer.

Popup Sayfalardan Kaçının
Birçok kullanıcı popup ile açılan sayfalar web browser tarafından kısıtlanınca activex denetimi işlemini bilmediği için popup sayfanızı göremeyebilir. Eğer illa poppup sayfada bilgiyi vermeniz gerekiyor ise tarayıcının sizin sayfanızı tehlike ilan edebilecek şekilde kodlamayın. Şimdi burada bir kullanıcı gözü ile bakalım; sayfada bir link var ve ben ona tıklıyorum ama hiçbir tepki yok. Site bozuk…
Aslında site bozuk falan değil. Activex işlemi çalıştı ama tarayıcı bunu engelledi ve kullanıcı bunu görmediği için sitenin çalışmadığını varsaydı. Sizce o sitede daha ne kadar vakit geçirir? Bu arada popup boyutlarına dikkat edin. Artık yeni tarayıcılarda sekme kavramı yerleştiği için popup sayfasının boyutları büyük olduğu zaman yeni sekme ile açılmaktadır.

Eminim içinizdeki birçok ziyaretçi bunları yaptıktan sonra çok kısıtlı şekilde ilerlememiz gerekir diyecektir. Aslına bakarsanız hayır. Çünkü bu kurallar bir web sitenin temel kurallarından bazılarıdır ve her site kendini farklı anlatmak için bu kuralların dışına çıkmıştır. Sonuç olarak siz bu kurallara uyarsanız diğer siteler ile aranızda gerçek anlamda bir farklılık çıkacaktır. Bahsettiğim kurallara uyan bir site ile bu kurallara uymayan bir site açın. İkisinin de konusu aynı olsun ve sıfırdan başlansın. Arada ki ziyaretçi farkını gözleriniz ile göreceksiniz. Unutmayın bir webmaster asla kendisi gibi düşünemez. Bizler bir evin konukları gibi hareket eden ama aslında evin sahibi olan kişileriz. Bir webmaster sayısız kullanıcı demektir.

Spacer
Spacer
 | 13 yorum var 
 | 05 Mart 2009 14:29 

Yorumlar

Bence artık rss vermeyen bir site unutulmaya mahkum, ya düzenli aralıklar ile bilgilendirme mesajı göndereceksiniz ki ziyaretci geri dönsün, yada her değişikliği haber veren rss olacak. ben artık rss'de kaydı olmayan nerede ise hiç bir siteyi izlemiyorum.

iMania  |  (2 puan) 05 Mart 2009 17:02

Ek: Bildiri yazarken kodlara dikkat edin. Yeşil zeminli yazılar zor okunur ve kullanıcıya rahatsızlık verir. :)

ozayo  |  (0 puan) 05 Mart 2009 17:33

Zemin rengini ben ayarlamadım bir yanlışlık oldu sanırım. yazının kaynağında da görünmüyor ama gösterimde alt taraf yeşil olmuş.

http://www.webdakika.com/
herkezim  |  (-1 puan) 05 Mart 2009 19:12
Alıntı Adreslerini Link Olarak Vermeyin
Bir konuda adı geçen bir bilinmeyen için link vermeyin. Ya da konuyu bir siteden alıntı olarak aldıysanız bunu link şeklinde değil de sadece isim şeklinde verin. Bu kullanıcının başka sitelere gitmesi için ona sağlamış olduğunuz kolaylıktan başka bir şey değildir. Örneğin www.google.com.tr adresinden bir alıntı yaptınız ve bunu belirtmek istiyorsunuz. Bunun için google.com.tr gibi ifadeler kullanabilirsiniz.

bu nasıl saçmasalak bir bilgilendirmedir. alıntı yaptığın yere elbette bağlantı vereceksin, kaynak göstersen bile o kaynağın diğer içeriklerine ve emeğine saygısız etmiş olursun ki gözümde, o da alıntı değil çalıntıdır.

okckilinc  |  (1 puan) 05 Mart 2009 21:14

yazının sonunda kaynağın linkinin verilmesi gerekir tabi ki, ve bana göre linkin tıklanabilir olması önemlidir, sonuçta daha detaylı bilgilere veya yazının orijinaline/kaynağına ulaşmak isteyenler için kolaylık olur. illa okuyucu sitemizde kalsın diyorsak, kişi linke tıkladığında yeni bir pencere açılması sağlanır.

Sonrisa  |  (2 puan) 05 Mart 2009 21:28

Benim burada alıntı adında bahsettiğimiz şey sayfalarca yazı değildir arkadaşlar. Benim belirttiğim sadece kısa bir paragraf olabilir. Bunun haricindekilere tabiki link verilmeli çünkü zaten içerik kopyala yapıştır olduğu herkes tarafından anlaşılır. Ayrıca bu sitenin durumunu Google açısından zor duruma getirir. Saçma salak dediğin bilgi senin düşündüğün tarzda bir fikir için yazılmadı. Olaylara birazda webmaster açısından bak. Bir siteyi iyi şekile sokmak istiyorsan bunların haricinde bir çok detay var. Ben sadece kendi keşfim olanları burada yazdım. Tabi site yapımı ile uğraşmayıp hazır bloglar kullanıyorsan zaten yazdıklarımı anlaman güç. Salakça bir durumu düzeltmek istiyorsan öncelikle sitenden başla.

http://www.webdakika.com/
herkezim  |  (-1 puan) 06 Mart 2009 04:14

@herkezim yaptığın alıntı bir cümle de olsa, bir paragraf da olsa, tamamı da olsa (ki tamamı olması da ayrı bir haksızlıktır), tıklanabilir bağlantı vermelisin. internet kullanıcısı üşengeçtir, tıklanabilir bağlantı vermezsen adres çubuğuna o adresi girip gitmez alıntı kaynağına ki bu da alıntı kaynağına haksızlık olur.

5 yıldan uzun süre çeşitli siteleri hem teknik hem de editörel anlamda yönettim. daha "webmaster" olmanın ne demek olduğunu bilmeden karşıma çıkan veletleri ise çok gördüm ve hiçbir zaman "webmaster" olduğumu iddia etmedim. ya yöneticiydim, ya editör, bazen de tasarımcı.

siteyi iyi bir yere getirmek için, kullanıcıya içeriği en kolay ve akıcı şekilde sunmalısın. beslendiğin kaynaklara bağlantı vermemen senin kredini düşürür, çünkü internet aleminde bu işler karşılıklıdır. sen alıntına bağlantı verirsin, bir vakit gelir ben senden bilgi alırım ve sana bağlantı veririm. ama bana bağlantı vermemişsen, ödeşme adına alır giderim bilgini. @sonrisa'nın dediği gibi bağlantıyı yeni sayfada açtırman bu adresleme için oldukça yeterli olacaktır.

blog yazarı olduğum için beni küçümsemişsin, keşke "Türk Blog Yazarları İstanbul 2.Buluşması"ndaki "Web Sitesi Mi, Blog Mu?" sunumumu dinleyebilmiş olsaydın. Blog yazarlığına nasıl ve neden geçtiğimi çok daha iyi anlayabilirdin.

okckilinc  |  (0 puan) 06 Mart 2009 08:22
@herkezim yaptığın alıntı bir cümle de olsa, bir paragraf da olsa, tamamı da olsa (ki tamamı olması da ayrı bir haksızlıktır), tıklanabilir bağlantı vermelisin. internet kullanıcısı üşengeçtir, tıklanabilir bağlantı vermezsen adres çubuğuna o adresi girip gitmez alıntı kaynağına ki bu da alıntı kaynağına haksızlık olur.

Konu başlığına da bakarsan zaten bahsetmek istediğim olayda budur. Haksızlıkta olacağını düşünmüyorum. Kişi illa alıntı yapılan adrese gitmek isterse kopyala yapıştır ile adresi alabilir.
5 yıldan uzun süre çeşitli siteleri hem teknik hem de editörel anlamda yönettim. daha "webmaster" olmanın ne demek olduğunu bilmeden karşıma çıkan veletleri ise çok gördüm ve hiçbir zaman "webmaster" olduğumu iddia etmedim. ya yöneticiydim, ya editör, bazen de tasarımcı.
İşte o veletler ile beni karıştırma çünkü onlardan değilim. Üniversite mezunuyum. Hemde kendi mesleğimde. çeşitli projelerde bende yer aldım ama gizli oldukları için açıklayamıyorum. Şimdiki çalışmalarımdan bir tanesi de uzaktan eğitim ile ilgili ve binlerce kullanıcısı olan bir sistem. Bu işin içindeyim ve blog ile site arasında ki farkları seminerlere gidip iyi şekilde kavrayamazsın. Ben bir çok seminere gidipte yanlış bilgiler ile geri gelen kişi biliyorum. Seminer konuşması sırasında bahsedilen bir bilginin senin blog sayfandan alınmadığı garantisi var mı? Peki bu bilgileri kişi size verirken bilgi aldığıkaynakları alıntı adresi şeklinde verdi mi? Bana kimse o seminerde bilgi hırsızlığı yapılmadı ve herkes hakkını aldı demesin. Bu ülkede NewYork Times gazetesinin injection açığından hacklendiğini ve kötü niyetli kişinin yazarlardan birinin ismi ile giriş yapmayı başarabildiğini duyuran ilk kişiydim. Çünkü kaynağım bunu yapan kişiydi ve görüntü resimlerinide yayınladım ama kimse biliyor mu? Bunun nedenlerini anlatmıyorum çünkü artık standart haline geldi. Alıntı yapmak internet ortamında geçerli olan bir kural değildir sadece.
siteyi iyi bir yere getirmek için, kullanıcıya içeriği en kolay ve akıcı şekilde sunmalısın. beslendiğin kaynaklara bağlantı vermemen senin kredini düşürür, çünkü internet aleminde bu işler karşılıklıdır. sen alıntına bağlantı verirsin, bir vakit gelir ben senden bilgi alırım ve sana bağlantı veririm. ama bana bağlantı vermemişsen, ödeşme adına alır giderim bilgini. @sonrisa'nın dediği gibi bağlantıyı yeni sayfada açtırman bu adresleme için oldukça yeterli olacaktır.

bağlantıyı başka sayfada açtık diyelim nerde kaldı benim konumun amacı? Ben bunları yapmalısınız illa diye bir makale yazmadım. Uygulamak isteyen kişiler uygular gerisi onların sorunu.
blog yazarı olduğum için beni küçümsemişsin, keşke "Türk Blog Yazarları İstanbul 2.Buluşması"ndaki "Web Sitesi Mi, Blog Mu?" sunumumu dinleyebilmiş olsaydın. Blog yazarlığına nasıl ve neden geçtiğimi çok daha iyi anlayabilirdin.

Blog yazarı olduğun için seni küçümsediğimi nerden çıkardın anlamadım. Benim yazım webmaster olan arkadaşlara yönelikti. Sen ise web kodlama ile ilgili bir uğraşın olmadığı halde gelip yazıma çatmışsın. bana savaş baltaları çeken bir insana gül vermemi bekleme. kimse Peygamberler kadar iyi olamaz. blog yazarı olman senin bloglar ile ilgili olarak her işi bilmen anlamına gelmiyor. yazarlık başka web kodlama başka. katıldığın seminerde size verilen ana fikiri özetlememe izin ver; "bloglar geleceğin yatırım atacı ve ileride büyük yer kaplayacak. " bunları bu tip seminerlerin hepsinde söylüyorlar. Ayrıca seminerler için ayıracak vaktim yok malesef. Hem benim bu konuda seminer veremeyeceğim yada daha önce seminer vermeyen bir insan olduğumu nerden çıkardın? Zamanımı çalmaz isen sevinirim.

http://www.webdakika.com/
herkezim  |  (-1 puan) 06 Mart 2009 17:21

üniversiteden mezun olmuşsun ama henüz okuduğunu anlamanın ne demek olduğunu öğrenememişsin. ah ben bu yüzden herkesi üniversitelere almasınlar diyorum, ama dinlemiyorlar beni...

ben diyorum internet kullanıcısı üşengeçtir, tıklanabilir bağlantı vermezsen adres çubuğuna o adresi girip gitmez alıntı kaynağına, sen zaten gitmesini istemiyorum diyorsun. ben de diyorum ki kullanıcıyı alıntı kaynağına kolay bir şekilde göndermezsen emeğe saygısızlık etmiş olursun, ama sen ben haksızlık ettiğimi düşünmüyorum diyorsun.

ben Türk Blog Yazarları İstanbul 2.Buluşması demişim, sen seminer anlamışsın ve bunun seminerler üzerine bol keseden atıp tutmuşsun. sanki bildiklerin sana vahy ile geldi, sanki diğer insanlardan ve kaynaklardan öğrenmedin.

ben demişim "Web Sitesi Mi, Blog Mu?" sunumumu dinleyebilmiş olsaydın. Blog yazarlığına nasıl ve neden geçtiğimi çok daha iyi anlayabilirdin. demişim, sen Seminer konuşması sırasında bahsedilen bir bilginin senin blog sayfandan alınmadığı garantisi var mı? demişsin. sunumu zaten benim yaptığımı, "sunumum" kelimesindeki "-im" iyelik eki ile belirtmiştim. sunumda web sitesi çalışmalarından blog yazarlığına geçişimin nedenlerini aktarmıştım.

ben 5 yıldan uzun süre çeşitli siteleri hem teknik hem de editörel anlamda yönettim cümlesinde "teknik" kelimesi ile kodlama çalışmalarımdan ve teknik altyapı çalışmalarına atıfta bulundum, ama sen "teknik" kelimesinin anlamını sanırsam bilmediğinden web kodlama ile ilgili bir uğraşın olmadığı halde cevabını vermişsin.

ben hiçbir zaman "webmaster" olduğumu iddia etmedim diyerek hiçbir zaman senin gibi havalardan uçarak çok bir şeyler bildiğimi iddia etmediğimi gösterdim (ki bu 5 yıllık sürecin rahat 3 yılı usta olarak bilindim, ama olaylara hep çaylak gibi baktım).

önce sen dikkatli okumayı ve okuduğunu anlamayı öğren, sonra karşıma çık.

ve son olarak benden sana tavsiye, sen bu saçma bilgilendirmelerinle kimsenin zamanını çalma.

okckilinc  |  (-1 puan) 06 Mart 2009 23:40

Tavsiyelerine ihtiyacım olsaydı konferansına katılırdım. Okadar "geçmişinden bahsedipte kendimi övmem" deme kendi kendini yalancı çıkarma. Konuşmalarının başında söylediklerini sonradan "ben böyle demiştim ben böyle demek istemiştim" diye değiştiren bir makale yazarını ilk kez görüyorum.

Ha seminer demişim ha konferans demişim senin için fark eder mi? Oraya gelip seni dinleyen insanlara yazık gerçekten. Kendini pohpohlayıp duruyorsun başka bişiy yaptığın yok. teknik kelimesi burada pek açıklayıcı bir kelime değil. bunu sende iyi biliyorsun. teknik değince işin içine alt yapısı, sunucu işlemleri vb. gibi bir sürü kavram geliyor. Bunu kodlama gibi daha açık bir ifade ile anlatsan iyi olur sanırım. Malüm anlama yetersizliğim olduğunu en başta anlamışsın yaa inatla bu neden den dolayı açık ifadeler kullanmamışsın. Sakın haa bu laflarıda çarpıtıp "ben böyle dedim sen anlamadın ben şunu hima ettim sen yine anlamadın" deme güler giderim.

Kendini şanslı hissetmen gerekli seni muhattap aldım. Bu benim kendimi yükselttiğim anlamına gelmesin senin küçüklüğünden kaynaklanıyor.

sana ufak bir sır ( tubitak onaylı ve milli eğitim bakanlığında kullanılacak olan %100 bir şekilde canlı eğitim olanağı sunan bir proje üzerinde çalışıyorum). bu sadece içinde olduğum bir projedir. buraya gelip yazı yazmamın tek amacı kafamı dağıtmak ve insanlara birşeyler kazandırmaktır. senin anliyacağın bilgilerimi ücretli bir şekilde satmıyorum.internete koyuyorum ki isteyen istediği zaman ulaşabilsin.

çok ilginçtir ki senin gibi değerli bir insan konuşma sanatını kullanmayı bilmiyor. Örnek:

bu nasıl saçmasalak bir bilgilendirmedir.
gibi bir cümle ile karşındaki kişinin yazdığı bir yazıyı eleştirme hitabet sanatında değilde sadece senin kafanda yer almakadır. eminim ki bu tip bir yorum senin yazına yazsam sen şahsın için hakaret saymassın ama herkes sen değil işte.

Senin yüzünden değerli vaktimi bu tip tartışmalara ayırıyorum. sana cevap yazma ihtiyacı duyduğumdan dolayı iki makalemi heba ettin.

Seninle tecrübe yarışına girecek değilim. öncelikle karşımdaki insanda mantık ararım. Daha sonrasında kendisi ile iletişime geçerim. Eksiklerini tamamla öyle gel. (sana rağmen yazı yazmaya devam edeceğimden emin olabilirsin)

http://www.webdakika.com/
herkezim  |  (-1 puan) 07 Mart 2009 00:51

hala konferans diyorsun, senin gerçekten anlama problemin var... üstüne üstlük hiç araştırma özelliğinin olmadığını da görmüş olduk, neyden bahsediyor diye de bir bakmamışsın. bir araştırsaydın, bu buluşmanın benim tarafımdan gerçekleştirilmediğini de görmüş olurdun.

ben böyle diyerek bunu kastetmiştim dedim, ama bu laf çevirme değildir. her yazdığım kelimenin bir de açıklamasını eklersem yazılarımın nasıl bir boyuta erişeceğinin farkında mısın? kullandığım kelimeleri tek tek açıklamanın ne kadar anlamsız olacağını sen de biliyorsun, bilmiyorsan kendi alanında kullandığın her terimin açıklamalarını da yazına eklemeyi dene. gör bakalım neler olacak, hayattan vazgeçme olasılığın bile var.

bir de belki farkındasın ya da değilsin, ama öfkelendiğinde kendini kontrol edemiyorsun. yazdıklarımı anlamamanın temelinde de bunun yattığını düşünüyorum. yazın boyunca kelimeleri yanlış yazman, bozuk cümle yapın bunu gösteriyor. kendini kontrol etmeyi öğren, en azından öfkeliyken.

bak bir konuda sana hak veriyorum. evet benim yaptığım yorumu benim yazıma yazsan, kendi kişiliğime hakaret saymam. çünkü bilirim ki, yazılarımdan biri benim sadece ufak bir parçamdır. tüm şahsıma yönelik almam. ayrıca yazı içerikleri kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir. o yorumun neden yapıldığını iyice anlamaya çalışırım ve yazılarımı yazarken daha dikkatli olurum ya da yazı üzerinde düzenleme yaparım. bu laf çevirme değil, daha iyiye ulaşmak için bir düzenlemedir ki temelini doğadan alır. doğada da daha iyiye ulaşmak için, sürekli bir değişim ve yenilenme vardır.

sana yazılarında ve yaşamında başarılar. dilerim daha bilgilendirici yazılar yazmaya devam edersin, takipte olacağım.

okckilinc  |  (-1 puan) 07 Mart 2009 08:11

Ben hayatta sinirlenmem çok zordur. Klavyeyi 7 parmaktan 10 parmağa çıkarmaya çalışıyorum ondandır. Bu arada buluşmanın senin tarafından gerçekleştirildiğini idda etmedim. Seni dinlemeye gelen insanlar dedim. Size de kolay gelsin.

http://www.webdakika.com/
herkezim  |  (-1 puan) 07 Mart 2009 13:55

güzel bildiri eline sağlık...

mekya  |  (0 puan) 07 Mart 2009 16:00

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Beğendiğiniz bir yazıya "tuttum" demek için başlığın yanındaki yıldıza tıklayabilirsiniz.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)
bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

son yorumlar

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu