zannedersem yapacağı şey, ölmek üzere olan, ağır hasta birisinin, son saatlerini (agoni*) müzede, halkın bakışları arasında geçirmeyi kabül etmesi.
*agoni- döneminde kişiye canlılık niteliklerini kazandıran 3 büyük sistem olan merkezi sinir sistemi, dolaşım ve solunum sisteminde ağır fonksiyon bozuklukları gelişir. kişinin bir süre sonra öleceğini gösterir. bu nedenle kişinin aktivitesinde büyük bir azalma olur, hareketsiz ve sakin görünür. dolaşım sistemindeki fonksiyon bozukluğu nedeni ile şoktaki görünüm gibi yüz solar, el ve ayakta soğuma başlar; önce ayaklar soğur, uzun süren agonilerde vücutta staza bağlı olarak mor lekeler gelişir; bradikardi ya da taşikardi gelişir. yüzde soğuk terlemeler olur, dudaklar morarır, alt çene düşer ve ağız açılır. halk arasında bu durum "çene alma" adını alır ve ölümün yaklaşmakta olduğunun bir işareti olarak kabul edilir.
yutma, ağız ve diğer reflekslerdeki azalma nedeni ile boğazda koyu tükürük birikir, düzeni bozulmuş olan solunum sırasında hırıltılar çıkar(cheyne stokes), üst göz kapakları düşer, göz aralık kalır, midriazis, korneada bulanıklık olur, ışık refleksi kaybolur. vücutta irade dişi hareketler oluşur. kişi bilinçsiz olarak kolunu, bacağını oynatır. irade dışı hareketler içinde en karakteristik olanı elde para sayar gibi hareketin görülmesidir. bu harekete "karfoloji" denir.
beş duyuda da bozukluklar olur. önce görme, sonra işitme ve hissetme duyuları bozulur. kişi konuşamaz, sorulan sorulara mırıltılarla cevap verir, ancak bunlar bilinçli cevaplar değildir.
son dönemde sayılan bütün bu belirtiler kaybolur, kişinin iyileşerek hayata döndüğü zannedilir, bu ilginç durum bitmekte olan canlılığın son reaksiyonudur ve yine çok ilginçtir ki bitmekte olan bir mumun son iri parıltısına benzemektedir. aslında bu, düşünülenin tam tersi bir olaydır ve kişi kısa bir süre sonra ölür.(ekşi)